Yerel Haberler
Antalya
Tropikal papaya meyvesinde hasat heyecanı: Kilosu 90 TL’ye kadar çıkıyor 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:09:18 Antalya’nın Alanya ilçesinde son yıllarda yaygınlaşan tropikal meyve üretiminde papaya hasadı başladı. İlçeye bağlı Güney Mahallesi’nde 15 dönümlük arazide yetiştirilen papayalar, özenle toplanarak iç ve dış pazara gönderiliyor. Kilogram fiyatı 80 ile 90 TL arasında değişen meyveye talep her geçen gün artıyor. Alanya’nın Güney mahallesinde tropikal meyve papaya hasadına başladı. Seralarda yetiştirilen papayalar, dalında olgunlaştıktan sonra dikkatlice toplanıyor. Hasat sırasında zarar görmemesi için özel meyve kılıflarına yerleştirilen ürünler, ardından kasalara dizilerek hale sevk ediliyor. Üreticiler, özellikle turistik bölgelerde ve büyükşehirlerde papayaya olan ilginin arttığını belirtiyor. Üretici Ümmügülsüm Kayacı (50), yıllar önce yerleştikleri Alanya’da tropikal meyve üretimine yöneldiklerini söyledi. Kayacı, "Evlendikten sonra Alanya’ya yerleştik. Güney Mahallesi’nde tropikal meyve üretimi yapıyoruz. Papaya hasadı başladı. Gördüğünüz gibi meyveleri toplayıp paketleyerek hale gönderiyoruz. Şu anda kilogram fiyatı 80 ila 90 TL arasında değişiyor. Herkesi papaya yemeye davet ediyorum" dedi. Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu ise papayaya olan talebin hızla arttığını vurguladı. Hüddoğlu, "Papaya hasadımız başladı ve yoğun bir talep var. Bu talep her geçen gün artıyor. Çünkü papaya çok sağlıklı bir meyve. Bölgemizde üretim hızla yayılıyor. Papayanın birçok çeşidi var ancak özellikle ‘Alanya bal papayası’ aroması yüksek ve en tatlı türlerden biri. Tüketicilere bunu tavsiye ediyoruz" diye konuştu. Papayanın sadece taze tüketimde değil, mutfakta da geniş kullanım alanı bulduğunu belirten Hüddoğlu, yeşil papayanın özellikle yemeklerde tercih edildiğini ifade etti. Hüddoğlu, "Yeşil papaya mutfaklarda kızartma, balık yemekleri ve farklı tariflerde kullanılıyor. Son dönemde turşu ve sirke yapımında da ciddi bir artış var. Bu da ürüne olan talebi artırıyor. Ayrıca pastaneler ve dondurmacılar da papayaya yoğun ilgi gösteriyor. Özellikle turistik bölgelerde papayalı dondurma oldukça popüler hale geldi" dedi. Papayanın sağlık açısından da önemli bir meyve olduğuna dikkat çeken Hüddoğlu, "Glikemik indeksi düşük olduğu için şeker hastaları rahatlıkla tüketebilir. Yaz aylarında karpuz ve kavun gibi şeker oranı yüksek meyveler yerine papaya tercih edilebilir. Ayrıca parkinson hastaları ve mide rahatsızlığı olan vatandaşlar da bu ürüne yoğun ilgi gösteriyor. Talep arttıkça üretim de artmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı. Bölgede üreticilerin yüzünü güldüren papaya, hem ekonomik getirisi hem de artan tüketici talebiyle Alanya tarımında önemli bir yer edinmeye devam ediyor.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:04 ALKÜ’de uluslararası gençlik projesi başladı Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nde (ALKÜ) "Gençlikte Yeşil Adımlar Ortak Yarınlar" başlıklı Gençlik Değişim Programı kapsamında Alanya’ya gelen Irak Al-Mustaqbal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hassan ShakerMajdi ve öğrenciler ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan’ı ziyaret ettiler. "Gençlikte Yeşil Adımlar Ortak Yarınlar" başlıklı Gençlik Değişim Programı, Türkiye (Antalya-Alanya) ve Irak (Babil) arasında gençleri bir araya getirerek sürdürülebilir gelecek vizyonuna katkı sunmayı hedefliyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı koordinasyonunda ve Avrupa Birliği fonları desteğiyle hayata geçirilen proje, uluslararası iş birliği açısından güçlü bir örnek teşkil ediyor. Projenin paydaşları arasında yer alan Muratpaşa Gençlik Merkezi gençlik çalışmaları alanındaki deneyimiyle sürece aktif katkı sağlarken, ALKÜ Enerji Yönetimi ve Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü de projenin akademik ve uygulamalı boyutunda stratejik ortak olarak yer alıyor. Bu kapsamda koordinatörlük, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir kampüs uygulamaları alanlarında eğitim, içerik geliştirme ve saha uygulamalarını yürütüyor. Projeye dahil olan Irak’ta bulunan Al-Mustaqbal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hassan Shaker Majdi, akademisyenler ve öğrencilerle birlikte Alanya’ya gelerek Rektör Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan’ı ve üniversite yönetimini ziyaret ettiler. Ziyarette Rektör Türkdoğan ve Rektör Majdi hediyeleşerek projenin hayırlı olmasını dilediler. Proje kapsamında yürütülen faaliyetler, yalnızca teorik eğitimlerle sınırlı kalmayıp saha uygulamaları ve kültürel etkileşimlerle destekleniyor. İlk gün gerçekleştirilen yenilenebilir enerji eğitimlerinde katılımcılar, güneş enerjisi sistemleri, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm konularında bilgi edinirken, Alanya’nın tarihi ve turistik alanları gezilerek kültürel farkındalık artırıldı. Programda Akseki Meslek Yüksekokulu önemli bir uygulama merkezi olarak öne çıkıyor. Akseki’de gerçekleştirilecek faaliyetlerde katılımcılar, endemik bitkilerin tanıtımı, doğal ürün geliştirme ve koku üretimi gibi uygulamalı eğitimlere katılacak. Bununla birlikte bölgenin tarihi dokusu, geleneksel mimari yapıları, düğmeli evleri, doğal alanları ve kırsal yaşam kültürü yerinde incelenerek sürdürülebilirlik kavramının yerel ölçekteki yansımaları gözlemlenecek. Bu kapsamda Akseki’nin doğal ve kültürel mirası, projenin çevresel farkındalık boyutuna güçlü bir katkı sunacak. Bilim ve teknoloji boyutunda ise Antalya’da gerçekleştirilen bilim merkezi ziyaretleri, inovasyon atölyeleri ve havacılık alanındaki uygulamalı eğitimler ile gençlerin teknik bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi hedeflendi. Programda değerlendirme toplantısı ve sertifika töreni ile katılımcılar edindikleri bilgi ve deneyimleri paylaşırken, Antalya’nın tarihi ve kültürel alanlarına yönelik gezilerle program tamamlandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:41 Üretime genç kadın eli değdi: O ilçede yıllık 550 bin ton domates hasat ediliyor Antalya’nın Aksu ilçesinde 33 bin dekar alanda üretimi yapılan ve yıllık yaklaşık 550 bin ton hasat edilen domateste ikinci ekim sezonunun ilk hasatları başladı. Boztepe Mahallesi’nde genç çiftçi Melike Sogay’ın serasında yapılan ilk hasat, kadın ve genç çiftçilerin tarımdaki yerini bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye’nin önemli tarım üretim merkezlerinden Antalya’nın Aksu ilçesinde domates üretimi tüm hızıyla devam ediyor. İlçe genelinde 33 bin dekar alanda ekimi yapılan ve yıllık yaklaşık 550 bin ton üretim gerçekleştirilen domateste ikinci ekim sezonunun ilk hasatları başladı. Boztepe Mahallesi’nde üretim yapan 25 yaşındaki Melike Sogay’ın serasında sezonun ilk domatesleri toplandı. Çocuk yaşlardan bu yana üretimin içinde yer aldığını belirten Sogay, ailesiyle birlikte toplam 7 dönüm serada üretim yaptıklarını söyledi. Üç dönümlük alanda pembe domates yetiştirdiklerini belirten Sogay, "Normalde 7 dönüm seramız var. İki buçuk dönümünde patlıcan yetiştiriyoruz. Bir buçuk dönümünde farklı ürünlerimiz var. Burası da domates alanımız. Yeni siftah yaptık, bugün ilk hasadımızı gerçekleştirdik. Yaklaşık 500 kilo civarında ürün aldık" dedi. Hasadın yaz aylarına kadar devam edeceğini ifade eden genç çiftçi, üretimin yoğun emek istediğini belirterek, "Ben bu işi 9 yaşından beri yapıyorum. 9 yaşından 25 yaşıma kadar seraların içindeyim. Sabah 7’de giriyoruz öğlen sıcak olunca çıkıyoruz. Sonra öğleden sonra tekrar giriyoruz, akşam 7’ye kadar devam ediyoruz. Bu hasadımız Haziran-Temmuz ayına kadar sürecek" diye konuştu. Çiftçiliği severek yaptığını belirten Sogay, gençlere de üretim çağrısında bulunarak, "Ben severek yapıyorum. Üretmek çok güzel bir duygu. Herkesin bir kendi işi olmalı. Ben üretim tarafını seçtim. Mutluyuz işimizden. Üretiyoruz, hale götürüp satıyoruz. İnsanların memnun olması da bizi mutlu ediyor. Şu anda domatese talep çok güzel" ifadelerini kullandı. İlk hasada katılan Aksu İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur ise genç üreticilerin tarım sektörünün geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Boğatimur, "Bugün burada Melike Hanım’ın misafiri olduk ve ilk hasadı bize de nasip oldu. Gözlerindeki pırıltı bizi çok mutlu etti. Tarım sektörüyle ilgili zaman zaman olumsuz konuşmalar yapılıyor. Ancak böyle genç, parlak, işini severek yapan gençlerimizi ve genç kızlarımızı görünce geleceğe güven duyuyoruz" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın vizyonunda kadın ve genç çiftçilerin önemli bir yer tuttuğunu belirten Boğatimur, "Bir ilçe tarım müdürü olarak kadın ve genç çiftçilerimizin yanında olduğumuzu söylemek istiyorum. Sadece domates değil, farklı ürünler üretmeleri yönünde de fikir geliştireceğiz. Teknik destek, yeni iş fikirleri ve girişimler konusunda her zaman yanlarında olacağız" diye konuştu. Genç çiftçilerin eğitim çalışmalarında da yer almasını istediklerini kaydeden Boğatimur, "Melike kızımız lise mezunu. Açacağımız tarımsal eğitim akademilerinde kendisini de yanımızda görmek isteriz. Donanımına donanım katmak, kapasitesini geliştirmek adına destek vermek istiyoruz. Kendisine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Seralarda bilinçli üretim yapıldığını da vurgulayan Boğatimur, "Sabah çok erken saatlerde seraya giriliyor. Kullanılan ilaçlar ve gübreler doğru dozda, doğru zamanda uygulanıyor. Bugün burada gönül rahatlığıyla dalından domates koparıp yiyebiliyoruz. Genç çiftçilerimiz tarımın geleceğidir" dedi. Genç çiftçilere destek veren Emine Yıldırım da genç üreticinin seracılığın her aşamasına hakim olduğunu belirterek, "Bugün Boztepe Mahallemizde genç çiftçimiz Melike Sogay Hanımefendiyi ziyaret ettik. Kızımız çiftçiliğe bayağı hakim maşallah. Seraların hazırlanmasından başlayarak ürün bitimine kadar her şeyi biliyor. Traktörü de kullanıyor. Seradaki her iş onun elinden geçiyor" dedi. Genç kadın çiftçilerin üretimde yer almasının sevindirici olduğunu ifade eden Yıldırım, "Bu yaşta bütün seraların hazırlığından işçiliğine kadar her aşamaya hakim olması çok hoşuma gitti. Genelde yaşça büyük üreticiler görüyoruz. Ancak böyle genç, eğitimli ve çiftçiliği seven kızlarımızı görmek beni çok mutlu etti. Her zaman kadın çiftçilerimizin yanındayım, destekliyorum" diye konuştu. Yıldırım, ilk hasadın bereketli geçmesini dileyerek, "Bugün serasının ilk hasadıymış. Domatesine çok güzel bakmış. Ürünler çok güzel yetişmiş maşallah. Çiftçiliği de kaliteli yapıyorlar" ifadelerini kullandı.
Hayırseverlerden 8 adet köpek ve 50 adet kedi kulübesi
01 Şubat 2026 Pazar - 11:05 Hayırseverlerden 8 adet köpek ve 50 adet kedi kulübesi Kepez Belediyesi’ne bağlı Veteriner İşleri Müdürlüğü’nün Sokak Hayvanları Geçici Bakım Evi ve Rehabilitasyon Merkezi’ne, hayırseverler tarafından 8 adet köpek kulübesi ve 50 adet kedi kulübesi kazandırıldı. Kepez Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü, 4 veteriner hekim, 3 teknisyen olmak üzere toplam 22 personelle ilçedeki sokak canlarına hizmet veriyor. Sokak Hayvanları Geçici Bakım Evi ve Rehabilitasyon Merkezi’nin yaklaşık üç buçuk dönümlük alanında yürütülen iyileştirme çalışmalarıyla sokak hayvanları için güvenli ve hijyenik yaşam alanları oluşturan Kepez Belediyesi, tüm odalara kurduğu soğutma ve ısıtma sistemleri sayesinde hayvanların yıl boyunca rahat etmesini sağladı. Kepez Belediyesi, sokaktaki canların yaşam şartlarını daha da iyileştirmek için hayırseverlerle iş birliği içinde çalışıyor. Bu kapsamda hayırseverlerin desteğiyle 8 adet köpek kulübesi ve 50 adet kedi kulübesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne kazandırıldı. Hayırseverlere teşekkür eden Veteriner İşleri Müdürü Dr. Vahap Alagöz, "Sokaktaki canlarımız bizim için çok kıymetli. Göreve geldiğimizde vatandaşlardan gelen aylık ortalama şikayet sayıları ile bugün ulaşılan veriler kıyaslandığında, şikayetlerde yüzde 50 oranında azalma oldu. Tüm patili dostlarımıza burada hijyenik ortamlarda bakıyor ve tedavilerini düzenli olarak yapıyoruz" dedi. Dr. Alagöz, vatandaşlara çağrıda bulunarak, "Lütfen patili dostlarımızı sahiplenin. Bu sayede hem hayvanlarımıza sıcak bir yuva sağlamış oluruz hem de yaşam kalitelerini artırırız" diye konuştu.
Serçe sürüsünün arasında gördüler, ismini ’Kömür’ koydular
01 Şubat 2026 Pazar - 09:48 Serçe sürüsünün arasında gördüler, ismini ’Kömür’ koydular Isparta’da nadir görülen siyah renkli bir serçe, kuş gözlemcileri ve doğaseverlerin ilgisini çekti. Uzman Biyolog Dilek Arslan Hisarkaya ve eşi Mestan Hisarkaya tarafından fark edilen ve "Kömür" adı verilen serçenin, genetik bir farklılık sonucu bu renge sahip olduğu belirtildi. Isparta’da yaşayan Hisarkaya çifti, serçe sürüsü içinde tamamen siyah tüylere sahip bir serçeyi 22 Ocak 2025 tarihinde fark etti. Diğer serçelerden farklı görünümüyle dikkat çeken kuşun davranışları ve ötüşü ise normal bir serçe ile aynıydı. Uzman Biyolog Dilek Arslan Hisarkaya, her sabah balkonlarına yem bıraktıklarını belirterek, "Yolda ailemle yürürken serçe sürüsü içinde simsiyah, kömür gibi bir kuş gördük. İlk başta farklı bir tür sandık ancak hareketleri ve diğer serçelerle olan uyumu bunun bir serçe olduğunu gösteriyordu. Ona ’Kömür’ adını verdik. Kuşun zarar görmemesi için bulunduğu yeri paylaşmak istemiyoruz" dedi. Ziraat Yüksek Mühendisi Mestan Hisarkaya ise, "Yıllardır kuşları gözlemlerim ancak böyle bir serçeye ilk kez rastladım. Çok özel bir misafir olduğunu anladık ve bu nadir güzelliği kayıt altına almak istedik" ifadelerini kullandı. Uzmanlar, siyah serçenin bu özelliğinin ’melanizm’ adı verilen genetik bir varyasyon sonucu ortaya çıktığını belirtiyor. Melanizmin, vücutta melanin pigmentinin aşırı artmasıyla oluştuğu ve albino durumunun tam tersi olduğu ifade edildi. Bu tür genetik farklılıkların binlerce bireyden sadece birinde görülebildiği kaydedildi. Isparta semalarında süzülen ve ’siyah pırlanta’ olarak nitelendirilen serçe, şehirde doğa meraklılarının ilgisini artırırken, vatandaşlar nadir görülen kuşu görebilmek için çevrelerini daha dikkatli gözlemlemeye başladı.
Çiçeklerden çok oyuncaklarla bezenen mezarlıkta duygulandıran görüntüler
01 Şubat 2026 Pazar - 09:48 Çiçeklerden çok oyuncaklarla bezenen mezarlıkta duygulandıran görüntüler Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Kavaklı Mezarlığı bünyesinde oluşturulan Bebek Mezarlığı, rengarenk rüzgar gülleri, oyuncaklar ve bebek kıyafetleriyle ziyaretçilere duygusal anlar yaşatıyor. Manavgat’ta bulunan Kavaklı Mezarlığı’nın özel bir bölümünü oluşturan bebek mezarlığı, mezar başlarına bırakılan eşyalarla görenlerin yüreğini burkuyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü biriminin hemen karşısında yer alan bu alanda, 0-1 yaş arası bebeklerin ebedi istirahatgâhları bulunuyor. Hayatının baharına dahi ulaşamayan miniklerin mezarları, aileleri tarafından bırakılan rengarenk objelerle adeta birer oyun alanını andırıyor. Mezar taşlarını rüzgar gülleri ve oyuncaklar süslüyor Bebek mezarlığı bölümündeki kabirlerin üzerinde, geleneksel çiçeklerin yanı sıra bebeklere ait pek çok hatıra yer alıyor. Antalya Büyükşehir Mezarlıklar Müdürlüğü görevlileri; anne karnında hayatını kaybeden ya da bir yaşına kadar olan bebeklerin defnedildiği bu alandaki mezarların, aileleri tarafından özenle süslendiğini ifade etti. Mezarların üzerine bırakılan ve rüzgarda dönen rengarenk rüzgar gülleri, pelüş oyuncaklar ve minik çıngıraklar, mezarlığı ziyaret eden vatandaşların dikkatinden kaçmıyor. Evlatlarının kıyafetlerini mezar başlarına bıraktılar Ziyaretçileri duygulandıran bu manzara, sadece oyuncaklarla da sınırlı kalmıyor. Bazı bebek mezarlarının üzerinde, miniklerin hiç giyemediği veya hatırası olan bebek kıyafetlerinin de bulunduğu gözleniyor. Evlat hasreti çeken anne ve babaların, hatıraları yaşatmak adına oluşturduğu bu görüntüler, Kavaklı Mezarlığı bebek bölümü içinde hüzünlü bir atmosfer oluştururken, yas sürecindeki ailelerin sessiz vedalarını yansıtıyor.
Görgün: "2026’da Kızıl Elma’nın ilk teslimatına başlayacağız"
01 Şubat 2026 Pazar - 09:09 Görgün: "2026’da Kızıl Elma’nın ilk teslimatına başlayacağız" Antalya’da düzenlenen 5’inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı kapsamında gerçekleştirilen "2025 Yılı Gerçekleşmeler ve 2026 Yılı Hedefler Basın Buluşması"nda konuşan Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, 2025 ihracat performansını ve 2026 hedeflerini değerlendirdi. Görgün, 2026 yılına ilişkin en kritik eşiğin havacılık ve insansız sistemlerde olduğunu vurgulayarak, "2026 yılında Kızıl Elma insansız savaş uçağının ilk teslimatını son kullanıcılarımıza teslim etmeye başlayacağız" dedi. Antalya’nın Serik ilçesindeki Belek Turizm Merkezi’nde düzenlenen basın buluşmasına, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ile savunma sanayiinin önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticileri katıldı. Toplantıda 2025 yılı performansı ve 2026 yol haritası ele alındı. Görgün, ihracatı bir satış kalemi olarak görmediklerine dikkat çekerek, "Bizim için ihracat; stratejik etki, sürdürülebilir üretim ve jeopolitik dayanıklılık anlamına geliyor. Savunma sanayi ihracatına bu perspektifle bakıyor ve tüm planlamamızı buna göre yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "10 milyar dolar ihracat, 18 milyar dolar yeni sözleşme" 2025 yılı ihracat verilerini değerlendiren Görgün, ulaşılan seviyenin tarihi bir eşik olduğuna işaret etti. Son 20 yılda savunma sanayiinde yaşanan dönüşüme dikkat çeken Görgün, şunları söyledi: "10 milyar doların üzerindeki ihracat gerçekten çok önemli bir rakam. Yirmi yıl önce 250 milyon dolar seviyesinde olan bir ihracattan bugün bu noktaya gelmek, yaklaşık kırk katlık bir büyümeyi ifade ediyor. Bununla birlikte, 2025 yılında şirketlerimizin yaklaşık 18 milyar dolarlık yeni sözleşme imzalaması da sektörün sürdürülebilirliği açısından son derece kıymetlidir." "Ekosistem yönetimi" 2025 yılında sanayileşmeyi "ekosistem yönetimi" yaklaşımıyla ele aldıklarını belirten Görgün, tedarik zincirinin tamamına yayılan bir yapı oluşturduklarını söyledi. Yan sanayi ve KOBİ’lerin bu yapıdaki rolüne dikkat çeken Görgün, "Başkanlığımız yalnızca tedarik süreçlerini yönetmez; stratejik yönlendirme, kapasite geliştirme ve teknoloji transferini birlikte yürütür. Bu nedenle sözleşme bedellerinin en az yüzde 21’inin yan sanayi ve KOBİ’lere verilmesini zorunlu kılıyoruz. Ayrıca bu işlerin en az yüzde 70’inin EYDEP sertifikalı firmalar tarafından yapılmasını esas alıyoruz" diye konuştu. "22 adet Hürkuş teslimatını tamamlamayı planlıyoruz" 2026 yılı hedeflerinde havacılık ve insansız sistemlerin öne çıktığını belirten Görgün, Kızıl Elma, KAAN ve TB3 projelerine ilişkin takvimi paylaştı. Görgün, şu değerlendirmelerde bulundu: "2026 yılında Kızıl Elma insansız savaş uçağının ilk teslimatlarını son kullanıcılarımıza yapmayı hedefliyoruz. KAAN projesinde geliştirme ve prototip aşamalarına ilişkin sözleşmeleri daha önce imzalamıştık; bu kapsamda altı prototipin üretilmesine yönelik sürecimiz devam ediyor. Bu yıl içerisinde Savunma Sanayii İcra Kurulu’nda KAAN’ın seri üretimine ilişkin kararların alınmasını bekliyoruz ve çalışmalarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz. Gemiden kalkış ve iniş kabiliyetine sahip TB3 insansız hava araçlarımız, TCG Anadolu ile birlikte uluslararası tatbikatlara katılmaya başladı. TB3’ün, yapay zekâ yetenekleriyle desteklenen yapısı sayesinde hem ulusal hem de uluslararası görevlerde öne çıkacağını değerlendiriyoruz. Aynı şekilde TB2 platformunda da yapay zekâ destekli yeni kabiliyetler üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Gökbey helikopterimizde TS1400 turboşaft motorunun platform üzerindeki testlerini sürdüreceğiz. Hürkuş eğitim uçağımızın teslimatları bu yıl başlıyor; kullanıcılarımıza ilk uçakları teslim edeceğiz ve toplamda 22 adet Hürkuş teslimatını tamamlamayı planlıyoruz. KAAN’ın özgün motoru kapsamında ise 2026 yılı içerisinde PDR süreçlerini tamamlamayı ve CDR sözleşmesini imzalamayı hedefliyoruz." Deniz ve denizaltı platformları: AKYA, MİDLAS, Murat Reis Stratejik sistemlerde deniz ve denizaltı kabiliyetlerinin 2026 hedeflerinde önemli yer tuttuğunu vurgulayan Görgün, seri üretim ve teslimat sürecine girilecek projeleri şöyle anlattı: "Stratejik sistemlerde 2026 yılı hedeflerimiz, caydırıcılığı artıran kabiliyetlerde yüksek adetli teslimatların gerçekleştirilmesi ve kritik eşiklerin tamamlanması üzerine odaklanıyor. Seri üretim süreçlerine giren ürünlerimizin, daha önce imzalanan sözleşmeler kapsamında ordumuza teslimatları hız kazanacak; Roketsan başta olmak üzere ilgili şirketlerimiz bu teslimatları sözleşme takvimlerinden önce gerçekleştirmek üzere gerekli altyapı çalışmalarını yürütüyor. Bu altyapıların bir bölümü hâlihazırda faaliyete geçmiş durumda, kalan kısmının da bu yıl içerisinde tamamlanmasını öngörüyoruz. Hava savunma ve füze sistemleri projeleri kapsamında yüksek adetli teslimatlar yapılacak; bu süreçte Makine ve Kimya Endüstrisi de üretim kabiliyetleriyle önemli bir rol üstlenecek. Önemli seri üretim başlangıçlarımızdan biri olan AKYA torpidosunda 2026 yılı itibarıyla seri üretim sürecine fiilen geçilmiş olacak. Deniz ve denizaltı platformlarımız için kritik bir güç çarpanı olan torpido sistemlerinde, testleri tamamlanan ürünlerin seri üretime alındığı bir yıl yaşayacağız. Muharip gemilerimizde MİDLAS entegrasyonunu tamamlayarak bu kabiliyeti envantere kazandıracağız. Bunun yanı sıra, ihracat lisansına sahip farklı silah ve mühimmat sistemlerinin yerli ve milli olarak geliştirilmesine yönelik sözleşmeleri imzalayacağız. Geniş bir kalibre yelpazesinde yürüttüğümüz çalışmaların bir bölümü tamamlandı, kalan kısmında ise yerlileştirme süreçleri devam ediyor; prototip ve ön geliştirme aşamalarını tamamlayan projelerimizi seri üretime geçireceğiz. 2026 yılı, aynı zamanda yüksek güçlü lazer sistemlerine sahip ülkeler arasına katılacağımız bir dönem olacak. Bulut programı da bu hedefler arasında önemli bir yer tutuyor; tasarım çalışmalarını tamamlayarak pilot uygulamayı belirleyecek ve ilk merkezde bulut altyapısını faaliyete geçireceğiz." Radar ve elektronik harp Radar ve elektronik harp kabiliyetlerine ilişkin 2026 hedeflerini de paylaşan Görgün, yüksek adetli teslimatlara vurgu yaparak, "Katmanlı hava savunma konsepti kapsamında, ALP radarları serisinden 100G ve 300G radarlar ile erken ihbar radarlarımızı en az ikişer adet olmak üzere bu yıl envantere kazandırmayı planlıyoruz. ASELSAN, bu projelerde sözleşme sürecini beklemeden stoka üretim yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Elektronik harp alanında ise KORAL Harp Sistemi’nin gelişmiş versiyonu olan KORAL 200’ü bu yıl envantere dahil edeceğiz. Elektronik harp ve taarruz sistemlerimizden İLGAR’ın ikinci versiyonunun teslimatlarını tamamlayacağız. Kara sistemleri tarafında, seri üretim kapsamında çift haneli sayılarda tank üretimini gerçekleştirerek bu yıl Kara Kuvvetlerimize teslim edeceğiz. Ayrıca farklı konfigürasyonlara sahip orta sınıf insansız kara araçlarını envantere kazandıracak yeni projeleri de başlatacağız. Deniz Kuvvetlerimiz için Murat Reis denizaltısı envantere girecek; TCG 18 Mart denizaltısının modernizasyon süreci bu yıl tamamlanacak. Yerli füze ve radar sensörlerine sahip altıncı gemimiz TCG İzmir de bu kapsamda hizmete alınacak" şeklinde konuştu. Uzay, askeri 5G-6G ve ağ merkezli harp Uzay tabanlı kabiliyetler ile askeri haberleşmenin 2026 hedeflerinde belirleyici olduğunu belirten Görgün, Gökbağı projesine dikkat çekti. Görgün, "Yakın yörünge uydularında askeri 5G ve 6G haberleşme altyapısını hedefleyen Gökbağı projesini 2026 yılında başlatacağız. Bu proje, ağ merkezli harp, platformlar arası veri paylaşımı ve gerçek zamanlı komuta-kontrol açısından kritik öneme sahip. Uzay, savunma sanayiinde artık tamamlayıcı değil, ana bileşen haline gelmiştir" dedi. Kara sistemleri ve amfibi kabiliyetler Kara ve amfibi unsurlara ilişkin hedefleri de açıklayan Görgün, yeni platformların envantere gireceğini belirterek, "Farklı konfigürasyonlarda orta sınıf insansız kara araçlarını envantere kazandıracak projeleri başlatacağız. Seri üretim kapsamında tank üretimlerini hızlandırarak Kara Kuvvetlerimize teslim edeceğiz. Amfibi harekât için 4 adet LCT’yi Deniz Kuvvetlerimize, 70 botu da Kara Kuvvetlerimize teslim edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kuantum, lazer ve bulut programı Ar-Ge yönetimi kapsamında ileri teknoloji başlıklarına da değinen Görgün, 2026 yılında bu alanlarda önemli adımlar atılacağını söyleyerek, "Kuantum teknolojilerinde süperiletken kuantum işlemci birimi QPU geliştirme projesini başlatıyoruz. Yüksek güçlü lazer sistemlerine sahip ülkeler sınıfına giriş yapacağımız sözleşmeleri imzalayacağız. Bulut programında ise tasarım çalışmaları tamamlanacak ve pilot merkezde altyapı faaliyete geçecek" dedi. Roketsan: "750 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirdik" Basın buluşmasında ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de 2025 performansına ve küresel büyüme stratejisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sektör ihracatının 10 milyar doları aşmasının önemli bir eşik olduğunu vurgulayan İkinci, Roketsan’ın bu tabloya güçlü katkı sağladığını belirtti. İkinci, "10 milyar doları geçmiş bir sektör ihracatı var ve bu ihracata büyük oranda katkı sağlayan Roketsan, 750 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirdi. 2025 yılı bizim için çok ciddi başarılar elde ettiğimiz bir yıl oldu; mevcut sipariş miktarımızı iki katına çıkardık. Hem ihracat hem de yeni sözleşmelerle proje büyüklüğümüz iki katına çıktı; yılı yüzde 55’in üzerinde artışla kapattık ve büyümemiz dolar bazında yüzde 50’nin üzerinde devam ediyor" dedi. İkinci, seri üretime geçen yeni ürünlerle birlikte teslimatların sürdüğünü, Ar-Ge ve test faaliyetlerinin de yoğun biçimde devam ettiğini belirterek, "AKATA ve Tayfun gibi yeni ürünlerin seri üretimlerine 2025 yılı içerisinde başladık; bu yıl da teslimatlar sürecek. Bununla birlikte yeni ürünlerimizin geliştirme faaliyetlerini de eş zamanlı yürütüyoruz. 2025 yılı boyunca 850 gün test gerçekleştirdik; ekiplerimizin sahada farklı testleri eş zamanlı yürüttüğü, son derece yoğun bir yılı geride bıraktık" ifadelerini kullandı. Küresel pazarlarda büyüme hedefinin altını çizen İkinci, uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, "Roketsan olarak en büyük stratejimiz globalde ve yurt dışında büyümek. Bu kapsamda birçok uluslararası şirketle iş birlikleri kurarak üretimlere başladık; bu üretimler müşteri portföyümüzü hızla genişletiyor. Ürünlerimiz Uzak Doğu’dan Amerika kıtasına kadar 40’tan fazla ülkede kullanılıyor; bazı bölgelerde üretim faaliyetleri de başlamış durumda. Orta Doğu, Afrika ve Uzak Doğu’da Avrupa ile birlikte hızlı bir büyüme potansiyeli yakalamış durumdayız" diye konuştu. MUGEM, TCG Anadolu’nun 3 katı büyüklüğünde Milli uçak gemisi projesi MUGEM’e ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Haluk Görgün, Türkiye’nin mevcut bayrak gemisi TCG Anadolu ile karşılaştırmalı değerlendirmede bulundu. Görgün, MUGEM’in ölçek ve kabiliyet açısından çok daha ileri bir platform olacağını belirterek, "Şu anda Türkiye’nin bayrak gemisi olan TCG Anadolu’nun yaklaşık üç katı büyüklüğünde, 60 bin tonluk bir geminin inşa edilmesini planlıyoruz" dedi. Projenin kurumlar arası eş güdümle yürütüldüğünü vurgulayan Görgün, "Savunma Sanayii Başkanlığımız, İstanbul Tersane Komutanlığımız ve Deniz Kuvvetleri Komutanımızın bizzat proje yönetiminde sorumluluk aldığı, son derece önem verdiğimiz platformlardan bir tanesidir. Denizcilik, askerî denizcilik ve tersanecilik alanlarında kabiliyeti bulunan, katkı sunabilecek tüm üreticilerle birlikte bu platformu mümkün olan en kısa sürede tamamlayarak donanmamıza teslim etmeyi hedefliyoruz" dedi.