Yerel Haberler
Antalya
Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş 08 Mayıs 2026 Cuma - 00:39:55 Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:55 Çatıya çıkıp üzerine benzin döktü gazeteci oyaladı polis yakaladı Antalya’nın Manavgat ilçesinde 2 katlı binanın çatısına çıkarak üzerine benzin döken şahıs, yaklaşık 1 saat süren ikna çabalarının ardından bölgeye gelen bir gazetecinin oyalamasıyla polis ekiplerince yakalanarak aşağı indirildi. Olay, Manavgat ilçesine bağlı Yayla Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 katlı bir binanın çatısına çıkan Ahmet Y. isimli şahıs, elindeki bidondan üzerine benzin dökerek kendisini yakacağını söyledi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi, 112 sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Bölgeye gelen itfaiye ekipleri, şahsın düşme ya da atlama ihtimaline karşı binanın önüne şişme yatak kurarken, polis ve itfaiye ekipleri de Ahmet Y.’yi ikna etmek için çatıya çıktı. Elindeki çakmağı gösteren Ahmet Y., yaklaşılması halinde kendisini yakacağını ve aşağı atlayacağını söyledi. Hurdacılık yaparak geçimini sağladığını belirten Ahmet Y., sanayide bulunan iş yerinin zabıta ekipleri tarafından mühürlendiğini, ev sahibinin kendisini evden çıkardığını ve borçları nedeniyle zor durumda kaldığını ileri sürdü. Şahsı ikna etmek amacıyla olay yerine zabıta görevlileri de çağrıldı. Ancak yapılan görüşmelere rağmen Ahmet Y. ikna olmadı ve üzerine benzin dökmeyi sürdürdü. Gazeteci oyaladı polis müdahale etti Daha önce Ahmet Y. ile ilgili çeşitli haberler yapan İhlas Haber Ajansı Muhabiri Arif Kaplan da olay yerine gelerek şahısla konuşmaya başladı. Aşağıdan seslenerek Ahmet Y.’yi sakinleştirmeye çalışan Kaplan’ın konuşması sırasında bir anlık dalgınlıktan yararlanan Cumhuriyet Polis Karakolu Amiri ve beraberindeki polis ekipleri, şahsı belinden tutarak çatının kenarından içeri çekti. Kontrol altına alınan Ahmet Y., daha sonra binadan indirilerek polis ekip aracıyla önce hastaneye, ardından emniyete götürüldü. Öte yandan, Ahmet Y.’nin daha önce de elinde benzin bidonuyla bir binanın çatısına çıktığı ve belediye yetkililerinin verdiği sözler üzerine ikna edildiği öğrenildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:51 Bakan Tekin: "100 ortaöğretim öğrencisinin 43’ü mesleki eğitime kayıt yaptırdı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’de mesleki ve teknik eğitime olan ilginin arttığını belirterek, "Şu an itibarıyla Türkiye’deki 100 ortaöğretim öğrencisinden 41 tanesi, mesleki ve teknik eğitim alıyor. Bu yıl 100 ortaöğretim öğrencimizin 43’ü mesleki ve teknik eğitime kayıt yaptırdı. Bu bizim için oldukça önemli" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü koordinesinde, TÜBİTAK ve TİKA iş birliğiyle, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü yürütücülüğünde "Yeşil Vatan, Mavi Gelecek" temasıyla Antalya Spor Salonu’nda düzenlenen "18. Uluslararası MEB Robot Yarışması" programına katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, mesleki eğitimin geliştirilmesine yönelik açıklamalarda bulundu. Mesleki ve teknik eğitimin iki açıdan büyük önem taşıdığını ifade eden Bakan Tekin, 28 Şubat sürecinin oluşturduğu olumsuz etkilerin giderilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını söyledi. Tekin, "Mesleki ve teknik eğitimi geliştirecek, güçlendirecek her adımın Türkiye’de demokraside açılan yarayı onaracak adımlar olduğunun farkındayız" ifadelerini kullandı. Gençlerin yeteneklerinin geliştirilmesinin ülkelerin ekonomik kalkınmasına doğrudan katkı sağladığını dile getiren Tekin, bu nedenle öğrencilerin becerilerinin geliştirilmesi için yoğun çaba içerisinde olduklarını kaydetti. 2010 yılından itibaren mesleki eğitim alanında önemli düzenlemeler yapıldığını belirten Tekin, meslek liselerinin önündeki katsayı engelinin kaldırıldığını ve öğrencilerin gelecek kaygısına neden olan uygulamaların sona erdirildiğini söyledi. Çağın ihtiyaçlarına göre mesleki eğitim sisteminin yeniden yapılandırıldığını ifade eden Tekin, işlevsiz hale gelen bazı alanların kapatıldığını, yerine yeni alan ve dalların açıldığını belirtti. 2014 yılında hayata geçirilen proje okul modeliyle sektör temsilcilerinin sürece dahil edildiğini aktaran Tekin, müfredat hazırlıklarından öğretmen eğitimlerine kadar birçok konuda iş dünyasıyla ortak hareket edildiğini dile getirdi. Mesleki eğitimde uygulamalı eğitime de önem verdiklerini kaydeden Tekin, öğrencilerin staj programlarına ilişkin önemli düzenlemeler yaptıklarını ifade etti. Atölye ve laboratuvar altyapılarının güçlendirildiğini belirten Bakan Tekin, işletmelerle yapılan protokoller kapsamında öğrencilere asgari ücretin yüzde 30 ila yüzde 50’si oranında cep harçlığı verildiğini söyledi. Protokol imzalanan işletmelerde aranan temel kriterin, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bütün tedbirlerin alınması olduğunu vurgulayan Tekin, ’Mesleki ve teknik eğitim konusunda yeniden 28 Şubat’tan önceki duruma gelmeye başladık çok şükür. Şu an itibarıyla Türkiye’deki 100 ortaöğretim öğrencisinden 41 tanesi, mesleki ve teknik eğitim alıyor. Bu yıl 100 ortaöğretim öğrencimizin 43’ü mesleki ve teknik eğitime kayıt yaptırdı. Bu bizim için oldukça önemli" dedi. Robot yarışmasının Bakanlığın en yoğun katılımlı organizasyonlarından biri olduğunu belirten Tekin, bu yıl yarışmaya 23 ülkeden öğrencilerin katıldığını söyledi. Bakan Tekin, "81 ilimizden on binlerce öğrencimiz bu yarışmaya katılmak için burada bulunuyor" dedi. Programa Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Muhammet Bilal Macit, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz, İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, kurum müdürleri ve protokol üyeleri katıldı. Programın ardından Tekin ve protokol üyeleri yarışma alanındaki stantları gezerek öğrencilerle sohbet etti.
Antalya Teknokent uluslararası açılımını Silikon Vadisi’ne taşıyor
20 Ocak 2026 Salı - 14:09 Antalya Teknokent uluslararası açılımını Silikon Vadisi’ne taşıyor Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent, Türkiye’deki girişimcilik ve teknoloji ekosistemini küresel merkezlere taşıma vizyonu kapsamında uluslararası ölçekte dikkat çeken bir adım atıyor. Girişimcilik ekosisteminin kalbi olarak kabul edilen ABD’deki Silikon Vadisi’nde yeni bir ofis açmaya hazırlanan Antalya Teknokent, bu stratejik hamlesiyle teknoloji tabanlı firmalarını dünya sahnesine taşımayı hedefliyor. Dünyanın önde gelen inovasyon platformları arasında gösterilen Plug and Play Tech Center bünyesinde kurulacak ofisle birlikte girişimlerin uluslararası hızlandırma programlarına erişimi güçlenecek, uluslararası yatırım ağlarıyla görüşmelerin artırılması ve uluslararası pazarlara açılımın hızlandırılması amaçlanacak. Plug and Play ile stratejik iş birliği süreci resmiyet kazandı Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent’in Silikon Vadisi’nde kuracağı ofisinin, Plug and Play Tech Center bünyesinde hayata geçirilmesi, uluslararası bağlantıların en güçlü olduğu inovasyon ağlarından birine doğrudan erişim anlamına geliyor. Bu kapsamda yürütülen çalışmaların belirli bir aşamayı tamamladığı, gerekli sözleşmelerin imzalandığı ve ofisin açılış sürecine yönelik operasyonel planlamaların başlatıldığı bildirildi. Uluslararası ekosisteme dâhil olacak Plug and Play çatısı altında faaliyet gösterecek bu ofisle Antalya Teknokent firmalarının uluslararası ekosisteme dahil olması ve küresel ölçekte büyüme yolculuklarının hızlandırılması hedefleniyor. Antalya Teknokent bünyesindeki firmaların, uluslararası yatırımcı görüşmelerini daha etkin yürütmesi, teknoloji odaklı uluslararası etkinliklerde daha görünür hale gelmesi ve doğru ekosistem paydaşlarıyla eşleşmesi açısından bu yeni yapılanmanın önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Silikon Vadisi’nde görüşmeler gerçekleştirildi Yeni ofisin açılış süreci kapsamında Akdeniz Üniversitesi Rektörü Antalya Teknokent Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Özlenen Özkan, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz, Plug and Play yetkilileriyle Silikon Vadisi’nde bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede, ofisin kuruluş süreci, işleyiş modeli ve sürdürülebilir bir uluslararası çalışma mekanizmasının nasıl yapılandırılacağı değerlendirildi. Küresel pazara açılmada katkı Toplantıda ayrıca Antalya Teknokent ekosisteminde yer alan firmaların Plug and Play ağına dahil olmasıyla birlikte, hızlandırma programları, yatırımcı erişimi, uluslararası mentorluk ağları ve proje geliştirme fırsatlarının genişletilmesine yönelik başlıklar üzerinde duruldu. Görüşmelerin, Antalya Teknokent bünyesindeki girişimlerin küresel pazarlara daha kısa sürede açılmasına katkı sunacak bir zemin oluşturması bekleniyor. Küresel pazarlara açılan stratejik köprü Silikon Vadisi’nde kurulacak yeni ofisin Antalya Teknokent firmaları açısından yalnızca bir temsil noktası değil uluslararasılaşmayı hızlandıran, yatırım süreçlerini güçlendiren ve uluslararası ölçekte proje geliştirme imkanlarını artıran stratejik bir köprü görevi üstlenmesi planlanıyor. Bu kapsamda, Antalya Teknokent’in firmalarının uluslararası yatırım çevrelerine doğrudan ulaşabilmesi, potansiyel stratejik ortaklarla daha hızlı bağlantı kurabilmesi ve yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak bir yapı hedefleniyor. Avantaj sağlayacak Yeni ofisin, özellikle uluslararası yatırımcılarla yürütülen süreçlerde girişimlerin doğru kanallara yönlendirilmesini desteklemesi, yatırım sunum süreçlerinin güçlendirilmesi ve girişimlerin kurumsal ölçeklenme aşamalarında gerekli ağlara daha hızlı bağlanması açısından önemli bir avantaj sağlaması bekleniyor. Bu yönüyle ofisin, Antalya Teknokent girişimlerinin uluslararası rekabet gücünü artırma hedefinde kritik bir rol üstlenmesi öngörülüyor. Uluslararası arenada daha görünür olacak Antalya Teknokent, Silikon Vadisi ofisi üzerinden özellikle Ar-Ge temelli projelerin uluslararası ölçekte görünürlüğünü artırmayı amaçlıyor. Girişimlerin geliştirdiği teknolojilerin global pazarlarda tanıtılması, ürünlerin uluslararası ölçekte ticarileştirilmesi ve teknoloji çözümlerinin uluslararası iş birlikleriyle güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda Silikon Vadisi’nde kurulacak ofisin, uluslararası etkinlikler, toplantılar ve girişim-yatırımcı eşleştirmeleri aracılığıyla firmalara önemli bir ivme kazandırması bekleniyor. Ayrıca girişimlerin mentorluk mekanizmalarına daha etkin katılım sağlaması, küresel pazarlarda doğru strateji kurabilmesi ve ölçeklenme süreçlerinde ihtiyaç duyduğu know-how desteğine erişebilmesi açısından, ofisin önemli bir uluslararası merkez olması planlanıyor.
Uyuşturucu ticaretinin merkezi bölgesine ekipler amirliği ve bekar polisler için lojman ve yaşam alanı
20 Ocak 2026 Salı - 13:48 Uyuşturucu ticaretinin merkezi bölgesine ekipler amirliği ve bekar polisler için lojman ve yaşam alanı Antalya Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu Antalya’ya gelen herkesin, uyuşturucu temini için Zeytinköy’e gidileceğini bildiğini belirterek "İnsanlar kapılarına ‘Bu evde uyuşturucu satılmıyor’ diye yazmak zorunda kalmış. Zeytinköy’ün tam ortasına mobil karakol koyduk. Yetmeyecek dedik, ekipler amirliği yapacağız, bu da yetmeyecek 15 tane bekar lojmanı yapacağız. Bekar polislerimiz burada yaşayacak, yaşam alanı olacak. Yetmeyecek, orada bir arazi daha bulduk, onu da mobil karakolun bulunduğu alanda birleştireceğiz. Polislerin aileleri ile çocukları ile birlikte yaşayabilecekleri 20 tane daha polis lojmanı yapacağız. Orası bizim alanımız oradan çıkmayacağız. dedi. Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) her ay gerçekleştirdiği basın sohbetlerinin konuğu Antalya İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu oldu. Toplantıda konuşan ve gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zaimoğlu, asayişten trafiğe kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Antalya’nın, turizm açısından bakıldığında zaman zaman tek bir ilde insan yoğunluğu bakımından kentlerin başında geldiğini belirterek, "O yüzden hep söylüyoruz, Antalya turizmin başkentidir. Tabii ki ilimize gelen insanlar huzur ve güvenlik isterler. Bizim görevimiz de hem vatandaşlarımızın hem de misafirlerimizin güvenli bir şekilde tatillerini yapıp huzur içinde evlerine dönmelerini sağlamaktır" dedi. "Birinci önceliğimiz, bu zehir ağını kurutmak" Her ay düzenli toplantılar yaptıklarını ve ne kadar suç işlendiği, ne kadarı aydınlatıldığı gibi verilerle çözümler aradıklarını belirten Antalya İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, uyuşturucu ile kararlılıkla mücadele ettiklerinin altını çizerek, "Uyuşturucu kullanıp sokakta yatıp kalkan kişilerle sürekli çalışmalar yapıyoruz. Birinci önceliğimiz, bu zehir ağını kurutmak için çalışmaktır. Bu ulaşım ağının engellenmesi, sorunun kökten çözümü anlamına gelebilir. Amacımız, çocukların bu zehirleri denemelerinin önüne geçmektir. Çünkü uyuşturucu ilk denemede yüzde 80 oranında bağımlılık yapıyor. Bağımlı olduktan sonra yüzde 4 ila yüzde 10 arasında bağımlılıktan kurtulma oranı var. Şanslı olsanız dahi ömür boyu yoksunluk hissi çekiyorsunuz. Madde bağımlılarının 40 yaşını görme oranı çok düşüktür. Yüzde 75’i 40 yaş ve üzerini göremiyor. Dolayısıyla ne kadar büyük bir sorun olduğunun herkesin farkında olması lazım. Baronları yakaladık, aracıları yakaladık. Ancak bu sorun bunlardan ziyade talep ve kullanımdan çözülecek" ifadelerini kullandı. "Artık alışılmış, kimse ihbar etmiyor" Zeytinköy’de insanların gözü önünde uyuşturucu kullanımının artık alışılmış hale geldiğini ve vatandaşların ihbarda bulunmadığını belirten Zaimoğlu, "Zeytinköy’de herkesin gözü önünde, her apartmanda, her sokakta uyuşturucu kullanılıyor. Balkondan görenler de artık alışmış. Kimse ihbarda bulunmuyor. Yaya devriyeleri artırdık, apartman diplerine çekilmeye başladılar. Çekildikleri köşe başlarında ve apartman diplerinde bize ihbar gelmiyor. Şimdi de dron soktuk. Bu şekilde çalışıyoruz. Bazıları zaten burası bataklıktı, içende ölen de bu bataklıkta yaşıyordu. "Bütün Antalya’ya mı yayacaksınız?" diye soruyorlar. Hayır, bataklığı kurutmak istiyoruz. Gidebilecekleri birkaç mahalle var. Şimdiden o bölgelerde kamera ve devriye çalışmalarını yaptık. Kepez’de, Aksu’da bu mahallelere önlemler aldık. Günde 80, gece 60 personelle Zeytinköy’de devriye atıyoruz. Zeytinköy’ün tam ortasına mobil karakol koyduk. Yetmeyecek dedik, ekipler amirliği yapacağız. 15 tane bekar lojmanı yapacağız. Bekar polislerimiz burada yaşayacak, yaşam alanı olacak. Yetmeyecek, orada bir arazi daha bulduk, onu da mobil karakolun bulunduğu alanda birleştireceğiz. Polislerin aileleri ile çocukları ile birlikte yaşayabilecekleri 20 tane daha polis lojmanı yapacağız. Orası bizim alanımız oradan çıkmayacağız. Bunun haricinde gidebilecekleri her alanı da daraltmaya, boğmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Kapısına uyuşturucu satılmadığını yazan var" Antalya’ya gelen herkesin, uyuşturucu temini için Zeytinköy’e gidileceğini bildiğini söyleyen İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu, "Orada yaşayan ve bu işi yapmayan aileler, kapılara ‘Bu evde uyuşturucu satılmıyor’ diye yazmak zorunda kalmış. Bu kadar fazla talep var. Dolayısıyla burada işimiz ve uygulamalarımız çok ve devam edecek. Yıl sonuna kadar 1000 adet yüz tanıma kameramız her tarafta aktif olacak. Yüz tanıma kameralarıyla terörden, uyuşturucudan veya asayiş olaylarından aranan kişiler yakalanacak. Bir süre sonra 5 suçtan fazla kaydı olanlar, çocuk istismarından, yankesicilikten kaydı olanlar için yakalama alarmı üretmesine komut vereceğiz. Alarm verildiğinde o bölgedeki ekipler bu şahıslar için daha dikkatli olacak. Herhangi bir şahıs kamera ile tespit edildikten sonra bir suç işlerse sistem 1 haftalık geriye dönük verileri bize sunar. Nerede, ne zaman görüldüğünü saniyeler içinde bize verir. Bu sayede suçluyu hemen yakalayabiliriz. İnsan hakları açısından bir vatandaşın canının yanmaması mı, yoksa kamunun önünde olan verilerin bizde bir süre kalması mı? Ben kimsenin canının yanmamasından yanayım" dedi. "Uyuşturucu içmek suçtur" Ünlü isimlere düzenlenen uyuşturucu operasyonlarına da değinen Zaimoğlu, "Uyuşturucu kullananlar, nasıl olsa kullanmak suç değil diye düşünüyor. Bunu kafadan silmek için kullananları gözaltına alıp onlara psikolog çağırıyoruz, ailesini ve yakınlarını çağırıp durumu anlatıyoruz. Ünlü, ünsüz kim olduğu önemli değil. Biz ünlü ya da ünsüz ayrımı yapmıyoruz. Herkese eşit muamele yapılır, biz de öyle yapıyoruz" ifadelerin kullandı. Çocukların ailedeki eğitimleri hakkında önemli açıklamalarda bulunan Sabit Akın Zaimoğlu, "Çocuklarımız bizim olmazsa olmazımızdır. Gençlerimiz bu kadar önemliyken bu konuya daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor. Çocuklarda empati gelişimi iki yaşında tamamlanır. İki yaşına kadar çocuğa empati verebilirsiniz. Ondan sonra sadece suç ve ceza mantığıyla hareket eder. Karnı açken karnını doyurmayıp altını temizlemezseniz, o çocukta empati gelişmiyor. Yabancılarda ‘moral eğitimi’, bizde ‘din kültürü ve ahlak eğitimi’ dediğimiz şey 4-5 yaşında tamamlanır. Çocuk eğitimi bu kadar önemliyken biz evlenecek kişilere aile eğitimi için 1-2 saatlik seminer dahi vermiyoruz. Suç ve suçluyu önlemek açısından bu noktalarda dikkat etmek gerekiyor. Milli Eğitim ile bu konularda çalışmalar yapmamız gerekiyor" dedi "1 milyon 600 bin araç sayımız var" Antalya trafiğinde 1 milyon 600 bin araç bulunduğunu ve bu rakamın üçte birini motosikletlerin oluşturduğunu söyleyen Zaimoğlu, "Antalya’da 1 milyon 600 bin araç var. 2 milyon 600 bin nüfusa bu araç sayısı oldukça yüksek bir rakam. Nüfusla kıyaslandığında motosiklet kullanımında açık ara zirveden olan şehir ise Antalya. Şehirde bulunan 1 milyon 600 bin aracın üçte biri motosiklet. Kazalara karışan motosiklet oranı üçte bir olmasına rağmen, motosiklet kaynaklı kazaların oranı neredeyse yüzde 50’lerde. Bu noktada kaportası sizin olduğunuz araçlar olan motosikletlere dikkat etmek gerekiyor. Bunun yanında, hırsızlık, gasp gibi olaylarda da genellikle motosiklet kullanıldığı için bizim için önceliklerden biri plakasız motosikletlerdir. Bu noktada motosikletle alakalı uygulamalarımızı sıklıkla sürdürüyoruz" diye konuştu. "7-24 değil, 8-25 çalışıyoruz" Zaimoğlu, "Aranan şahıslar, suç işleme potansiyeli en yüksek kişilerdir. Neden? Çünkü zaten aranıyor, dolayısıyla kaybedecek bir şeyi yok. Yine suç işleyebilir. Cezaevine girdiğinde kendine yetecek kadar para bulmak zorunda. Bir diğer sebep de cezaevine girdiğinde ailesine yetecek kadar para bırakmak zorunda olmasıdır. Dolayısıyla biz aranan şahsı aldığımızda, otomatik olarak suç işleme potansiyelini ciddi oranda düşürmüş oluyoruz. Dolayısıyla biz 7-24 değil, tabiri caizse 8-25 huzur ve güvenlik için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Antalya’da 3 aylık evli kadının ölümünde ağabey adalet istedi
20 Ocak 2026 Salı - 12:11 Antalya’da 3 aylık evli kadının ölümünde ağabey adalet istedi Geçtiğimiz günlerde eşinin başından silahla vurulmuş halde hastaneye götürdüğü ve tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybeden 24 yaşındaki genç kadının ağabeyi, kardeşinin olayının intihar olmadığını iddia ederken, ablası ise "Bana boşanmak istediğini, ama boşanırsa kendisini öldüreceğini söyledi" dedi. Kepez ilçesi Sütçüler Mahallesi Sütçüler Caddesi üzerinde bir apartmanda önceki gece meydana gelen olayda, 3 ay önce dünya evine giren Helin K. (24), eşi İsmail K. ile birlikte misafirliğe gittiği babasının evinden döndükten sonra eşi ile aralarında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıkmıştı. Genç çiftin kavga sesini duyan ve kontrol etmek için kapıya gelen komşuları daire içerisinden bir el silah sesi duymuş, ardından kapıyı açan İsmail K. eşinin hayatına son vermek istediğini belirterek kucağında bulunan Helin K.’yı kendi imkanları ile Kepez Devlet Hastanesi’ne götürmüş, ancak 24 yaşındaki genç kadın doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetmişti. Eşi kasten öldürme suçlamasıyla tutuklandı Antalya Adli Tıp Kurumu morgunda yapılan otopsi ve savcılık incelemesinin ardından yakınları tarafından gözyaşları içerisinde teslim alınarak toprağa verilmek üzere Kurşunlu Mezarlığı’nda toprağa verilmişti. Olayın ardından İsmail K. Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınarak ifadesinin adliyeye sevk edilerek, savcılık ifadesinin ardından çıkarıldığı mahkemece ’kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. "İntihar ettiğini düşünmüyorum" Helin’in hayat dolu bir insan olduğunu ve intihar etmediğini düşündüğünü söyleyen ağabeyi Emrah Nama, "Asla intihar ettiğini düşünmüyorum. Neşe dolu bir insandı, daha 23 yaşındaydı. 23 sene boyunda ben Helin’in yüzünü astığını görmedim. Her ne olduysa evlendiği 3 aylık süre zarfı içerisinde çocuk intihar edebilecek bir seviyeye geliyor. Tabi buna intihar diyebileceksek. Ben intihar ettiğini düşünmüyorum, benim kardeşim gitti evliliği için kendisine kredi çekti. Düğününü kendisi yaptı, eşyalarını kendisi aldı. En sonunda olaydan 3 gün önce kendisine araba aldı. Onu da eşinin üzerine yaptı" dedi. "Ailesi eşine silah hediye etti" iddiası Helin’in eşinin evlenmeden önce ailesi ile arasının bozuk olduğunu ve kısa süre önce babasının İsmail K.’ya silah hediye ettiğini belirten ağabey Emrah Nama, "Aracı kendi üzerine almak istediği zaman eşi benim kardeşimi öldürdü. Ailesi her zaman için onu reddetti. Ne zaman evlendi ondan sonra ailesi ile can ciğer oldu her ne hikmetse. Birde kardeşim ayrılmak istiyor. Biz kardeşimizin intihar ettiğini düşünmüyoruz. Kardeşim için adli mercilere sesleniyorum, adalet istiyorum" ifadelerini kulandı. Ablasına boşanmak istediğini söylemiş Helin’in olaydan birkaç gün önce eşi ile birlikte Eskişehir’e geldiklerini ve kendisine boşanmak istediğini söylediğini beliren ablası İlkay Adıyaman ise, "Olaydan 3-4 gün önce Eskişehir’e benim yanıma geldiler. Biz beraber gittik, arabayı aldık. O süre zarfında Helin bana boşanmak istediğini, ama boşanırsa kendisini öldüreceğini söyledi. Benim kardeşim intihar edecek bir insan değildi" dedi. Helin’in bir diğer ablası Eylem Dereli ise kardeşinin intihar edecek bir yapıda olmadığını söyleyerek "Helin neşe dolu bir insandı, Helin öldürüldü, Helin’in gençliği, hayatı bizim kursağımızda kaldı"
Emniyetin teknolojik gücü ’Gözcü’, hapis cezası bulunan firariyi araç sürerken tespit etti
20 Ocak 2026 Salı - 11:42 Emniyetin teknolojik gücü ’Gözcü’, hapis cezası bulunan firariyi araç sürerken tespit etti Antalya’nın Manavgat ilçesinde emniyetin teknolojik gücü "Gözcü" yüz tanıma sistemi, 10 yıldan fazla hapis cezası bulunan cezaevi firarisini araç kullanırken tespit etti. Polise başkasının kimlik bilgilerini veren şüpheli, ekiplerin dikkati sayesinde yakalandı. Sürücü belgesini yanında taşımamak, SRC ve Yetki Belgesi eksikliği gibi suçlardan toplam 36 bin 391 TL para cezası yiyen firari, adli makamlara sevk edilmek üzere emniyete götürüldü. Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından kentin kritik noktalarına kurulan ve suçluların korkulu rüyası haline gelen "Gözcü" isimli yüz tanıma sistemi, bir araç içerisindeki şüpheliyi tespit etti. Sistemin uyarı vermesi üzerine harekete geçen Ekipler Amirliği ve Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri, 07 CHV 242 plakalı kapalı kasa kamyoneti bir cadde önünde durdurdu. Araç sürücüsü, üzerinde kimlik ve ehliyet olmadığını iddia ederek polise bir T.C. kimlik numarası verdi. Yapılan sorgulamada, verilen T.C. numarasındaki kişinin suç kaydı olmadığı ve ehliyetinin bulunduğu görüldü. Ancak polis ekipleri, tabletteki fotoğrafla sürücünün yüz hatlarının uyuşmadığını fark etti. Polisin "Bu fotoğraftaki kişi sen misin?" şeklindeki defalarca sorduğu soruya şüpheli ısrarla "Evet, benim" diyerek yalan beyanda bulunmaya devam etti. 28 ayrı suç kaydı çıktı Şüphe üzerine ekip otosuna alınan şahıs, polisin kararlı takibi sonucu gerçek kimliğini itiraf etmek zorunda kaldı. Yapılan detaylı incelemede şahsın Halil İ. Ü. olduğu; çoğunluğu sahte çekten olmak üzere tam 28 ayrı suçtan kaydının bulunduğu, hakkında 10 yıl 446 gün kesinleşmiş hapis cezası ve 1 milyon 279 bin TL adli para cezası olduğu ortaya çıktı. Gözaltına alındı Gözaltına alınan Üstündağ ve araçta bulunan yolcuya kimlik bulundurmamaktan işlem yapıldı. Trafik ekipleri ise sürücüye; sürücü belgesini yanında taşımamak, SRC ve Yetki Belgesi eksikliği gibi suçlardan toplam 36 bin 391 TL para cezası uyguladı. Kamyonet trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekilirken, azılı firari adli makamlara sevk edilmek üzere emniyete götürüldü.
Antalya Büyükşehir ayrıştırılabilir kurumsal atıkları geri dönüşüme kazandırıyor
20 Ocak 2026 Salı - 11:41 Antalya Büyükşehir ayrıştırılabilir kurumsal atıkları geri dönüşüme kazandırıyor Antalya Büyükşehir Belediyesi ‘Sıfır Atık Projesi’ kapsamında birimlerinden çıkan tonlarca atığın bertaraf ve geri dönüşümünü sağlıyor. Çevreye zararlı tehlikeli atıklar periyodik olarak bertaraf edilirken belediyenin birim ve yerleşkelerine konulan atık ayrıştırma üniteleri ile atıklar geri dönüşüme kazandırılıyor. Son 3 yılda toplam 32 ton tehlikeli atık bertaraf edilirken, 125 ton atık ise geri dönüşüme kazandırıldı. Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı "Sıfır Atık" prensibiyle sürdürdüğü atık politikaları ile çevre dostu belediyeciliğe öncülük ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Sıfır Atık Sistemi’ne kayıt olan Antalya Büyükşehir Belediyesi, hizmet binaları, birimleri ve sorumluluk alanlarında bulunan yerleşkelerinden ayrıştırarak topladığı atıkları geri dönüşümle yeniden ekonomiye kazandırıyor. Lisanslı kuruluşlar aracılığı ile belediyenin tonlarca kurumsal tehlikeli atığı da bertaraf ediliyor. Tehlikeli atık yönetmeliğine uygun bertaraf Atık yönetimi yönetmeliğinde tehlikeli atıklar olarak yer alan araçların bakım ve onarımlarından çıkan araç yağ ve hava filtreleri, aküler, piller, floresan lambalar, kartuş, tonerler, temizlik kimyasalları, boya, solvent boyalı kutular, basınçlı sprey kutuları, laboratuvar atıkları ve vektörel ilaç ambalajları gibi atıklar özel olarak bertaraf ediliyor. 3 yılda 32 ton tehlikeli atık bertaraf edildi Toprağı, yeraltı sularını kirleterek yangın, patlama ve zehirlenme gibi insan sağlığına ciddi zararlar oluşturabilecek bu atıklar ayrı olarak titizlikle toplanarak bertarafı için anlaşmalı lisanslı kuruluşlara teslim ediliyor. Uygun etiketleme, sızdırmaz ambalajlama ve ayrı toplama konteynerlerine nakliyesiyle süreç işletiliyor. 180 günden fazla depolarda bekletilemeyen tehlikeli atıklar yılda iki kez bertarafa gönderiliyor. Lisanslı kuruluşlar tarafından teslim alınan tehlikeli atıklar, ulusal atık izleme sistemi üzerinden kayıt altına alınarak takibi yapılıyor. Atıklar yetkili bertaraf tesislerinde çevreye zarar vermeyecek şekilde bertaraf ediliyor. Büyükşehir son 3 yılda 32 ton tehlikeli atığın bertaraf edilmesini sağladı. Sıfır atık belge sayısı 21’e ulaştı Kurumsal sıfır atık çalışmaları kapsamında hizmet binalarından çıkan atıkları ayrıştırma üniteleri ile toplayan Büyükşehir, kağıt, cam, plastik ve metal atıkların ayrıştırılmasıyla da son 3 yılda 125 ton atık geri dönüşüme kazandırdı. Kurumsal sıfır atık hedefiyle 2023 yılında 7 sıfır atık belgesi bulunan Büyükşehir 2025 yılında bu sayıyı 21’e çıkardı. Atık yönetimi titizlikle yürütülüyor Kurumsal tehlikeli atık bertaraf çalışmaları ile ilgili bilgi veren "Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, Sıfır Atık ve Çevre Eğitim Şube Müdürlüğü Çevre Mühendisi Dilayda Can, kurumsal faaliyetler sonucunda oluşan tehlikeli atıkların yürürlükte olan çevre mevzuatına uygun şekilde anlaşmalı lisanslı kuruluşlarımız aracılığı ile bertaraf edildiğini söyledi. Can, "Tehlikeli atık sınıfına giren tüm maddeler 6 aylık periyotlarla toplanarak bertaraf ediliyor. Çevresel sürdürülebilirlik ve yasal yükümlülüklerimiz doğrultusunda atık yönetimi süreçlerimizi titizlikle yürütüyoruz. Antalya’mızın doğasını ve doğal kaynaklarını sıfır atık hedeflerimiz doğrultusunda en iyi şekilde korumaya devam edeceğiz" dedi.
Büyükşehir Belediyesi’nden sömestr tatilinde dolu dolu program
20 Ocak 2026 Salı - 11:40 Büyükşehir Belediyesi’nden sömestr tatilinde dolu dolu program Antalya Büyükşehir Belediyesi, sömestr tatilinde çocukların hem eğlenip hem öğrenebileceği birbirinden renkli etkinliklerle kenti adeta bir çocuk şenliğine dönüştürüyor. Kültürden sanata, eğitimden sosyal desteklere kadar birçok alanda hazırlanan programlar, tatil boyunca çocukları bekliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, sömestr tatilini çocuklar için sadece bir dinlenme değil keşfettikleri, öğrendikleri ve keyifle hatırlayacakları özel hatıralara dönüştürüyor. Kentin dört bir yanında düzenlenen etkinliklerle çocuklar yeni deneyimler kazanırken, aileler de çocukların güvenli, eğlenceli ve öğretici bir ortamda tatilin tadını çıkarmasının mutluluğunu yaşıyor. Minikler tiyatroyla buluşuyor Antalya Şehir Tiyatroları, sömestr tatiline özel olarak sahnelediği çocuk oyunlarıyla minik izleyicileri tiyatroyla buluşturuyor. Çocuklara yönelik hazırlanan oyunlar, hem eğlenceli içerikleri hem de öğretici mesajlarıyla dikkat çekiyor. 17 Ocak-1 Şubat tarihleri arasında gerçekleşen "Çocuklar ve Gençler İçin Yarıyıl Tiyatro Şenliği" kapsamında oyunlar, her gün saat 15.00’te Yıldız Kenter Sahnesi’nde biletli şekilde sahnelenmeye devam ediyor. Çevre Eğitim ve İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen atölye çalışmalarıyla çocuklar; çevre bilinci, geri dönüşüm ve sürdürülebilir yaşam konularında bilinçleniyor. Uygulamalı atölyeler, çocukların hayal güçlerini ortaya koymalarına imkan sağlıyor. Atölyelere katılım sağlamak isteyen çocuklar, hafta içi 09.00 ile 16.00 saatleri arasında randevu oluşturarak etkinliklere katılabiliyor. Kitaplarla dolu bir tatil Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğan Hızlan Kütüphanesi, sömestr tatilinde de çocukları kitaplarla buluşturmaya devam ediyor. Atatürk Kültür Parkı içerisinde yer alan ve sessiz ortamıyla dikkat çeken kütüphane, pazar ve pazartesi günleri hariç her gün 09.30-18.30 saatleri arasında hizmet veriyor. Araştırma ve okuma salonlarıyla her yaştan ziyaretçiye hitap eden kütüphane, çocukların tatil sürecini verimli değerlendirmesine katkı sağlıyor. Oyuncak Müzesi’nde eğlence zamanı Antalya Oyuncak Müzesi, çocuklara yönelik oyun ve atölye çalışmalarıyla tatil süresince minik ziyaretçilerini ağırlıyor. Etkinlikler, çocuklara hem eğlenceli hem de öğretici anlar sunuyor. Minikler, atölye çalışmalarına randevu oluşturarak katılım sağlayabiliyor. Doğayla iç içe tatil Antalya Doğal Yaşam Parkı da sömestr tatilinde çocuklara doğayı ve canlıları yakından tanıma fırsatı sunuyor. Parkta gerçekleştirilen geziler sayesinde çocuklar, farklı hayvan türlerini doğal yaşam alanlarına yakın ortamlarda gözlemleyerek doğa sevgisi ve çevre bilinci kazanıyor. Minikler, pazartesi günleri hariç haftanın diğer günleri 09.00-17.30 saatleri arasında parkı ziyaret edebiliyor.
Antalya’da 2025 yılında yabancılara konut satışı düştü
20 Ocak 2026 Salı - 11:18 Antalya’da 2025 yılında yabancılara konut satışı düştü Türkiye genelinde konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,3 artarak 1 milyon 688 bin 910’a yükselirken, Akdeniz Bölgesi’nde Antalya 86 bin 730, Burdur’da 3 bin 678, Isparta’da ise 7 bin 894 konut satışı gerçekleşti. Türkiye genelinde konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 14,3 artış göstererek 1 milyon 688 bin 910’a ulaştı. Yıl boyunca en fazla konut satışı 280 bin 262 ile İstanbul’da gerçekleşirken, Ankara 152 bin 534 ve İzmir 96 bin 998 satışla İstanbul’u izledi. Turizmin başkenti Antalya’da 2025 yılı Aralık ayında 12 bin 789 konut satışı gerçekleşti. Aynı dönemde Burdur’da 607, Isparta’da ise bin 128 konut el değiştirdi. Yıl geneline bakıldığında Antalya’da 2025 boyunca 86 bin 730 konut satılırken, Burdur’da 3 bin 678, Isparta’da ise 7 bin 894 konut satışı kayıtlara geçti. Yabancılara satışta düşüş Yabancılara yapılan konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 9,4 azalarak 21 bin 534 oldu. Toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan satışların payı yüzde 1,3 olarak gerçekleşti. Yabancılara konut satışının en fazla yapıldığı iller sırasıyla 7 bin 989 ile İstanbul, 7 bin 118 ile Antalya ve bin 800 ile Mersin oldu. Aralık ayında yabancılara yapılan konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,1 artarak 2 bin 541 olarak kaydedildi. Bu dönemde yabancılara yapılan satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 1,0 oldu. Antalya’da yabancılara yapılan konut satışlarında yıllık bazda düşüş yaşandı. Kentte 2024 yılında yabancılara 8 bin 223 konut satılırken, 2025 yılında bu sayı 7 bin 118’e geriledi. Rusya Federasyonu ilk sırada 2025 yılında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı 3 bin 649 ile Rusya Federasyonu vatandaşlarına yapıldı. Rusya Federasyonu’nu bin 878 konutla İran ve bin 541 konutla Ukrayna vatandaşları izledi. Aralık ayı verilerinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Söz konusu ayda yabancılara yapılan konut satışlarında 504 konutla Rusya Federasyonu ilk sırada yer alırken, İran vatandaşlarına 232, Ukrayna vatandaşlarına ise 193 konut satıldı.
Yusuf Akgül: "2026, iş dünyasında denge ve sürdürülebilirliğin yılı olacak"
20 Ocak 2026 Salı - 11:17 Yusuf Akgül: "2026, iş dünyasında denge ve sürdürülebilirliğin yılı olacak" MÜSİAD Antalya Başkanı Yusuf Akgül, 2025 yılının iş dünyası açısından zorlu geçtiğini vurgulayarak, 2026 yılına ilişkin beklentilerini ve öngörülerini paylaştı. Akgül, enflasyondaki gerilemeyle birlikte güven ortamının güçleneceğini ve firmalar için daha öngörülebilir bir ekonomik zeminin oluşacağını ifade etti. MÜSİAD Başkanı Yusuf Akgül, 2025 yılının Türkiye iş dünyası açısından hem mali hem de ekonomik anlamda son derece zorlayıcı bir dönem olarak yaşandığını belirtti. Artan rekabet şartları ve yükselen maliyet yapısının, firmaların kârlılıklarını ve pazar dengelerini ciddi biçimde zorladığını ifade eden Akgül, birçok işletme için bu yılın büyümeden çok finansal dengeyi koruma, nakit akışını yönetme ve ayakta kalma reflekslerinin öne çıktığı bir süreç olduğunu dile getirdi. "Yeni ekonomik düzen üretim ve katma değeri öne çıkarıyor" Dünyada yeni bir ekonomik düzenin şekillendiğine dikkat çeken Akgül, tüketim odaklı büyüme anlayışının sınırlarının daha net görüldüğü bir döneme girildiğini söyledi. Bu sürecin üretim, verimlilik, ihracat ve katma değer merkezli yeni bir bakış açısının güç kazandığı bir geçiş dönemi olduğunun altını çizdi. 2026 için güven ve öngörülebilirlik vurgusu 2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaşan Akgül, enflasyondaki gerilemeyle birlikte güven ortamının kademeli olarak güçleneceğini ve ekonomik zeminin daha öngörülebilir bir yapıya evrileceğini belirtti. Bu sürecin ani sıçramalar yerine, adım adım ilerleyen, dengelenme eksenli ve kontrollü bir toparlanma şeklinde gelişeceğini öngördüklerini ifade etti. "Firmalar için ana gündem: ’Denge, verimlilik ve sağlamlık’" Akgül, 2026 yılında öne çıkacak temel başlıkların net olduğunu vurgulayarak, nakit dengesini koruyan, finansal yapısını güçlendiren, verimliliği önceleyen ve mevcut kapasitesini daha sağlıklı kullanan firmaların bir adım öne çıkacağını söyledi. 2026 yılının büyümeden önce dengeyi, yatırımdan önce sağlamlığı ve genişlemeden önce sürdürülebilirliği esas alan bir yıl olarak şekilleneceğini ifade etti. MÜSİAD Antalya olarak sahadan edindikleri gözlemleri, oluşan tabloyu ve öngörüleri üyeleriyle paylaşmayı sürdüreceklerini belirten Akgül, üretimi, verimliliği ve katma değeri merkeze alan her adımın içinde olacaklarını kaydetti. Antalya iş dünyasını daha sağlam bir zemine taşımak için üyelerle birlikte süreci doğru okuyup, doğru yönetmeye devam edeceklerini vurguladı.