Yerel Haberler
Antalya
Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın Doğu ve Güneydoğu İş Adamları ile bir araya geldi 15 Nisan 2026 Çarşamba - 13:44:00 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, AK Parti Antalya Milletvekilleri ve İl Başkanı Ali Çetin ile birlikte Antalya Doğu ve Güneydoğu İş İnsanları Derneği’ni ziyaret etti. 23 vilayet ile bin 275 üyeyi bünyesinde barındıran derneğin çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirten Aydın, dernek başkanlığına seçilen Dilaver Tanık ve yönetimine ise hayırlı olsun dileklerinde bulundu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, AK Parti Antalya Milletvekilleri Kemal Çelik ve Mustafa Köse ile AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, Antalya Doğu ve Güneydoğu İş İnsanları Derneği’ni (ADGİAD) ziyaret etti. Ziyarette konuşan AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak dernek yönetimi ve üyelerine misafirperverlikleri dolayısıyla teşekkür etti. AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse ve Kemal Çelik de yaptıkları açıklamalarda dernek başkanı ve üyelerine teşekkürlerini iletti. Tanık ve yönetimine birlik mesajı Dernek Başkanlığı görevine seçilen Dilaver Tanık ve yönetimine hayırlı olsun dileklerinde bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Antalya Doğu ve Güneydoğu İş İnsanları Derneği üyeleriyle AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, Antalya Milletvekilleri Mustafa Köse ve Kemal Çelik ile bir araya geldiklerini söyledi. 23 vilayet ve bin 275 üyeyi bünyesinde barındıran derneğin çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirten Aydın, "Bu ülke, bu şehir hepimizin ortak şehridir, ortak ülkesidir. Kim katma değer üretiyor, kim bu memleketin ve ülkenin gelişimine katkı sağlıyorsa bizim için saygıdeğerdir. Allah hepinizden razı olsun" ifadelerini kullandı. Birlikte üretme ve birlikte kalkınma vurgusu yapan Aydın, "Birlikte yaşayarak, birlikte çalışarak hem şehrimizi hem de ülkemizi kalkındırmak durumundayız. Hepimizin ortak paydası şehrimiz, ülkemiz, bayrağımız ve inandığımız değerlerdir. Bu değerler etrafında bir araya geldikçe inşallah önümüz daha da aydınlık olacaktır" dedi. Ülke için üreten ve katma değer sağlayan herkese şükranlarını sunduğunu belirten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, iş insanlarına her zaman destek mesajı verdi. Aydın, "Bir kardeşiniz, içinizden biri olarak şunu özellikle ifade etmek isterim; Ankara’da bakanlığımızın, Meclisimizin ve teşkilatımızın kapıları sizlere sonuna kadar açıktır. Bizimle ilgili ne varsa her zaman bekleriz, bunu özellikle bilmenizi isterim. Hepinize çok müteşekkiriz, Allah razı olsun" dedi. Şehrin ekonomik gelişimi, istihdamı ve sosyal dayanışmasına katkı sunan iş insanlarıyla verimli bir sohbet gerçekleştirdiklerini ifade eden Aydın, misafirperverliklerinden dolayı Dernek Başkanı Dilaver Tanık ve yönetimine teşekkür etti. Ziyarette dernek üyeleri de sektörlerine ilişkin görüş, sorun ve taleplerini iletti. Programın sonunda ADGİAD Başkanı Dilaver Tanık, Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın ve protokol üyelerine plaket takdim etti. Tanık, ziyaret dolayısıyla heyete teşekkür etti.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 12:05 Kepez’de ‘Özgül Öğrenme Bozuklukları’ konuşuldu Kepez Belediyesi, çocukların öğrenme süreçlerinde yaşadığı zorluklara dikkat çekmek ve aileleri bilinçlendirmek amacıyla, "Özgül Öğrenme Bozuklukları: Disleksi ve Disgrafi Semineri" düzenledi. Antalya Bilim Merkezi’nde gerçekleştirilen, "Özgül Öğrenme Bozuklukları: Disleksi ve Disgrafi Semineri yoğun ilgi gördü. Seminerde, Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzm. Dr. Merve Günay Ay ile Özel Eğitim Uzmanı Tolga Yıldırım, özgül öğrenme bozukluklarına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Uzmanlar, özellikle erken farkındalığın çocukların gelişim sürecinde kritik rol oynadığının altını çizdi. "Zeka geriliği değil, öğrenme güçlüğü" Özel Eğitim Uzmanı Tolga Yıldırım, özgül öğrenme bozukluğunun çoğu zaman disleksi ya da öğrenme güçlüğü olarak bilindiğini ancak tanımlamada daha geniş bir kapsama sahip olduğunu belirterek, "Okuma, yazma ve matematik alanlarında çocukların en az 6 ay boyunca yapılan müdahalelere rağmen güçlük yaşamaya devam etmesi bu durumu işaret eder. Ancak bu bir zeka geriliği değildir" dedi. "Özel eğitim desteği önemli" Özgül öğrenme bozukluğunun hafif, orta ve ağır olmak üzere üç düzeyde değerlendirildiğini ifade eden Yıldırım, orta düzeydeki çocukların yoğun ve uzun süreli özel eğitim desteği olmadan yeterli akademik beceri kazanmasının zor olduğunu dile getirdi. Disleksinin erkek çocuklarda kızlara oranla iki kat daha fazla görüldüğünü aktaran Yıldırım, yazma güçlüğü yaşayan çocuklarda harf ve hece karıştırma, imla hataları, sağ-sol karışıklığı ve kendini yazılı ifade etmede zorlanma gibi belirtilerin görülebileceğini söyledi. Ayrıca matematik alanındaki öğrenme güçlüğü olan (diskalkuli) çocukların sayı kavramlarını anlamakta zorlandığını ve zaman kavramlarında güçlük yaşayabildiğini belirtti. "Erken farkındalık çok önemli" Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzm. Dr. Merve Günay Ay ise özgül öğrenme bozukluğunun nedenlerine değinerek, durumun yüzde 50-70 oranında genetik temelli olduğunu söyledi. Ailelerde bu durumun bulunmasının çocukta görülme riskini 5 ila 12 kat artırdığını ifade ederek, çevresel faktörlerin de bu süreci etkilediğini belirtti. "Uzmana başvurulmalı" Ay, okul öncesi dönemde konuşma gecikmesi, kelime dağarcığında sınırlılık, renk ve sayı kavramlarını öğrenmede zorluk gibi belirtilerin erken sinyaller olabileceğini dile getirerek, "Bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalı" dedi. "Tanıda acele edilmemeli" Tanı sürecinde acele edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, öğrenme güçlüğü tanısı koyulmadan önce çocuğun yeterli eğitim alıp almadığının, görme gibi fiziksel sorunlarının olup olmadığının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Tanı sürecinde zeka testleri ve özel değerlendirme bataryalarının kullanıldığını da sözlerine ekledi. "Okul öncesinde farklı testler" Çocukların okumasına, yazmasına ve aritmetik becerilerine bakıldığının da altını çizen Ay, okul öncesi çocuklara da farklı testlerle işitmeyle ilgili ve algısal testlerle sonuca ulaşıldığını bildirdi. Okul dönemindeki çocuklar için ise öncelikle yeterli eğitim almış mı, yeterli eğitim almasına rağmen öğrenmemiş mi bunlara bakıldığını sözlerine ekledi. Multidisipliner destek vurgusu Söyleşiye katılan her iki uzmanda, özgül öğrenme bozukluğunun uzun soluklu bir süreç olduğunu ve tedavide aile, okul, öğretmen ve uzman iş birliğinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Ayrıca bu tanıyı alan öğrencilerin eğitim hayatında ek süre, bireysel sınav ortamı gibi çeşitli haklara sahip olduğu da hatırlatıldı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:56 Büyükşehir’den sinek üreme alanlarında yoğun çalışma Antalya Büyükşehir Belediyesi, çevre ve insan sağlığını tehdit eden sivrisinek, karasinek, hamam böceği, pire ve kemirgenlere karşı vektörle mücadele çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Büyükşehir ekipleri, sivrisinek larvası ve uçkun mücadelesi kapsamında üreme alanlarında yoğun çalışma gerçekleştiriyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı’na bağlı Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğü ekipleri, merkez ilçelerde vektörle mücadele çalışmalarına yoğun şekilde devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylanmış ve T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış biyosidal ürünlerin kullanıldığı çalışmalarda, hastalık taşıyıcı canlıların çevre ve insan sağlığını tehdit etmeyecek seviyede kontrol altında tutulması hedefleniyor. Sivrisinek üreme alanlarına yakın takip Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri, sivrisinek larvası ve uçkun mücadelesi kapsamında rögarlar, menholler, yağmur suyu ızgaraları, inşaat boşlukları, fosseptikler ve atıl durumdaki lastikler gibi riskli alanlarda ilaçlama çalışmaları gerçekleştiriyor. Özellikle su birikintilerinin oluştuğu alanlarda sürdürülen uygulamalarla sivrisinek popülasyonunun önüne geçilmesi amaçlanıyor. Karasinek mücadelesi yıl boyu devam ediyor Karasineklerin çoğalmasına neden olan çöp konteynerleri, çöp yığma alanları, pazar yerlerindeki tarımsal ürün atıkları ve bahçe atıkları gibi organik materyallerin bulunduğu alanlarda da düzenli mücadele yürütülüyor. Çürüyen organik atıkların oluşturduğu risklere karşı yapılan ilaçlama çalışmalarıyla da karasinek üremesinin kontrol altına alınması hedefleniyor. Hamam böceğine karşı gece gündüz çalışma Hamam böceğiyle mücadelede özellikle üreme dönemlerinde yapılan çalışmalar büyük önem taşıyor. Ekipler, hem gündüz hem gece saatlerinde kalıcı ürünlerle rögarlar başta olmak üzere riskli noktalarda uygulamalarını sürdürüyor. Böylece hamam böceklerinin çoğalmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Biyolojik mücadeleyle çevre dostu uygulama Süs havuzları gibi durgun sularda üreyen sivrisinek larvalarına karşı kullanılan biyolojik ürünler sayesinde, yalnızca hedef canlıya etki eden çevre dostu bir mücadele yürütülüyor. Uygulanan ürünler su içindeki diğer canlılara, kuşlara ve evcil hayvanlara zarar vermeden sivrisinek larvalarını kontrol altına alıyor. Yağışlar sonrası su birikintilerine dikkat İklim değişikliğine bağlı yağış rejimlerindeki belirsizlikler nedeniyle yaşam alanlarında bulunan lastik, bidon, varil, saksı ve benzeri materyallerde yağmur suyu birikmesi, sivrisinekler için yeni üreme alanları oluşturabiliyor. Bu nedenle vatandaşların açık alanlarda su birikmesine neden olabilecek materyallere karşı dikkatli olması gerektiği belirtildi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:40 İller Bankası Kavşağı ve bağlantı yollarında düzenleme Antalya Büyükşehir Belediyesi, şehir trafiğini rahatlatmak amacıyla yaptığı çalışmaları sürdürüyor. Bu kapsamda, İller Bankası Kavşağı ve bağlantı yollarında düzenleme ve genişletme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Yapılan çalışmalarla bölgede şerit sayısı artırılırken, güvenlik önlemleri de güçlendirildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, planlı kentleşme hedefi doğrultusunda şehir genelinde ulaşımı rahatlatacak projelerine devam ediyor. Bu kapsamda İller Bankası Kavşağı ve çevresindeki ana arterlerde yürütülen çalışmalarla trafik akışının daha düzenli hale getirilmesi amaçlanıyor. Yapılan planlama kapsamında, İller Bankası Kavşağı yaklaşım kollarında, Gazi Bulvarı, Hürriyet Caddesi ve Dumlupınar Bulvarı’nda düzenleme çalışmaları sürüyor. İlk etapta İller Bankası Kavşağı üzeri ile İller Bankası Kavşağı’nın Gazi Bulvarı ile Hürriyet Caddesi yaklaşımlarında orta refüjlere müdahale edilerek, toplamda 3 şerit olacak şekilde şerit artırımı yapıldı. Genişletme ve düzenleme çalışması Devam eden çalışmalarda, İller Bankası Kavşağı’nın üniversite dönüş kolunda yer alan Hürriyet Caddesi-Konyaaltı Sahil dönüşü genişleme ve düzenleme çalışmaları yapıldı. Yapılan tüm düzenlemelerde sürücü ve yayaların can güvenliği ön planda tutulurken, oto korkuluk sistemleri ile motorcu dostu bariyerler de yerleştirildi. Bir sonraki etapta ise İller Bankası Kavşağı’nın Otogar yönü bağlantısında düzenleme yapılması planlanıyor. 2 bin 500 ton asfalt döküldü Şu ana kadar belirtilen bölgelerde yapılan çalışmalarda, 2500 ton asfalt dökümü yapılırken, 1200 metre bordür, 700 metrekare de parke taşı imalatı yapıldı. Ayrıca yıl içerisinde şimdiye kadar 2600 metre motorcu dostu oto korkuluk yapılırken, yıl sonuna kadar bunun 6000 metreye çıkarılması hedefleniyor. Bunların yanı sıra bölgelerde, yağmursuyu altyapıları, yol çizgi silim ve yapım imalatları da tamamlandı. "Trafik yoğunluğu azalacak" Antalya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Serdar Oruç Gün, "Antalya’mızın ulaşım altyapısını güçlendirmek ve şehrimizdeki trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bu kapsamda çalışmalarımızı İller Bankası Kavşağı’nda yoğunlaştırdık. Köprü girişlerimizde, trafiğin yoğun olduğu saatlerde bir dar boğaz oluşmaktaydı. Bu darboğazı engellemek adına, köprü üzerinde çalışmalara başladık ve köprü orta refüjünde yaptığımız çalışmalarla, köprüyü 3 şerit giriş, 3 şerit çıkış haline getirmiş olduk. Böylece trafiğin rahatlamasını sağladık" dedi. "Güvenli ve konforlu sürüş" Çalışmanın devamında köprüye bağlantı yollarını ve köprüden çıkış yollarının planlandığını söyleyen Gün, "İlerleyen günlerde belirleyeceğimiz bir Pazar günü, trafik yoğunluğunun en az olduğu saatlerde, köprü üzerindeki asfaltı yenileyip, yol çizgilerini baştan yapacağız. Bu haliyle de hem trafiğin rahatlamasını sağlayıp, hem de güvenliği ve sürüş konforu yüksek bir yol haline getireceğiz. Sabır gösteren Antalyalı hemşerilerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Yayanın aracın altında kaldığı kaza kamerada
02 Nisan 2026 Perşembe - 10:33 Yayanın aracın altında kaldığı kaza kamerada Antalya’nın Manavgat ilçesinde hafif ticari aracın yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada, ayakları aracın tekerinin altında kalan yaya yaralandı. Güvenlik kamerasına yansıyan kazada, sürücü belgesinin alkollü araç kullanmaktan dolayı alındığı belirlenen araç sürücüsüne 200 bin TL para cezası uygulandı. Kaza, Kavaklı Mahallesi Şeyh Şamil Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Murat T.’nin kullandığı 06 PRB 35 plakalı hafif ticari araç, yaya geçidi bulunmayan yerden yolun karşısına geçmekte olan Sıla Y.’ye çarptı. Güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansıyan kazada, aracın çarptıktan sonra yayanın ayaklarını tekerin altında kaldığı gözlenirken, araç sürücüsünün geri manevra yaparak yayanın ayağının çıkmasını sağladı. Kazada yaralanan Sıla Y. 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye götürüldü. Diğer taraftan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerince kazanın ardından yapılan kontrolde hafif ticari aracı kullanan Murat T.’nin sürücü belgesine daha önce alkollü araç kullandığı için el konulduğu belirlendi. Araç sürücüsüne ehliyeti alkollü araç kullanmaktan iptal edildiği halde araç kullanmaktan 200 bin TL, muayenesiz araç kullanmaktan 2 Bin 719 TL, sigortasız araç kullanmaktan bin 246 TL olmak üzere 203 bin 965 TL idari para cezası uygulandı.
Antalya’da tarihi Saat Kulesi’nde zaman bir kez daha durdu
02 Nisan 2026 Perşembe - 10:30 Antalya’da tarihi Saat Kulesi’nde zaman bir kez daha durdu Antalya’nın turistik simgelerinden birisi olan ve her gün yüzbinlerce insanın önünden geçtiği, yabancı turistlerin ise önünde fotoğraf çekindiği Saat Kulesi’nde zaman bir kez daha durdu. Antalya’nın simgelerinden olan ve her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı tatilcinin ziyaret ettiği Kaleiçi’nin girişinde bulunan ve Helenistik dönemine ait burçlar üzerinde yer alan, kule kısmı Bizans Dönemi’nde yapılan ve 1900’lü yılların başında saat kulesi olarak inşa edilen yapıda, 2023 yılında restorasyon çalışmaları başlatıldı. 3 milyon 600 bin TL’lik ödenek harcanan proje uygulaması sırasında kulenin dört bir yanında bulunan saatlerin orijinal olmadığı, orijinal saatlerin ise çalındığı ortaya çıktı. Orijinal saatlerin çalındığı ortaya çıktı Restorasyon sürecinde, çalınan saatlerin birebir aynısını bulmak için saat ustası Recep Gürgen ile temasa geçilerek 1900’lü yıllardaki orijinaline uygun, her saat başı ses çıkaracak şekilde bir koleksiyonerin hibe ettiği saatin tamir ve yapımı tamamlanarak geçtiğimiz yıl yerine takıldı. Ancak yerine takılan saatler, geçen sürede ilk önce zamanı doğru göstermemeye, ardından da saatler durmaya başladı. Yapılan kontrollerde saatin kesintisiz güç kaynağına bağlı olmaması ve zaman zaman yaşanan elektrik kesintileri nedeniyle durduğu belirlendi. Saat Kulesi’nde zaman tamamen durdu Antalya’nın simgelerinden olan ve binlerce yıldır ayakta duran burçlar üzerine inşa edilen tarihi kuledeki 4 saatin son günlerde bir kez daha tamamen durduğu ve çalışmadığı görüldü. Kale Kapısı Esnafları Güçlendirme ve Kalkındırma Derneği (KALEDER) Başkanı Hasan Kilit, "Saat Kulesi bölgemizin ve şehrimizin en eski yapılarından bir tanesidir. Burada korsanlar döneminden kalan bir bölümün yanı sıra Selçuklular ve Osmanlılara ait izler bulunuyor. Osmanlılar döneminde Türkiye’de 8 tane yapılmış tarihi yapılardan bir tanesi. Ama bir türlü dikiş tutturamadık. Herkes bir şey yapmaya çalışıyor" dedi. "Bazen biri, bazen de hepsi bozuluyor" Her 2-3 ayda bir Saat Kulesi’nde ki saatlerden bazen birisinin bazen de tamamının arızalandığını belirten Kilit, "Bizim gençliğimiz zamanında saat zincirli bir şekildeydi. Bir defa kurulurdu, 15 gün çalışırdı. En son yapılan restorasyonun ardından klasik saat yapısından çıkarak elektronik saate dönüştü. Bu da çok çabuk bozuluyor. İlk yapıldığı zaman her saat başı çalıyordu. O istenmedi kaldırıldı. Bozulduğu zaman biz gerekli yerlere durumu iletiyoruz. Ama buraya Anıtlar Kurulu, Büyükşehir Belediyesi, Muratpaşa Belediyesi herkes bir şekilde karışıyor. Yaptırıncaya kadar zaman geçiyor. Arızayı yaptırıyoruz, biraz zaman alıyor ama neticede yaptırıyoruz. Ortalama her 2-3 ayda bir bazen bir taraf bozuluyor, bazen de hepsi birden bozuluyor " ifadelerini kullandı.
Aldatılma iddiası cinayet davasına girdi: Mahkemeden DNA incelemesi talebi
01 Nisan 2026 Çarşamba - 15:53 Aldatılma iddiası cinayet davasına girdi: Mahkemeden DNA incelemesi talebi Antalya’da, 6 çocuk annesi eşi Hale Akbaş P.’yi tabancayla vurarak öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan tutuklu sanık Abdullah P.’nin davasında mahkeme, sanığın ortaya attığı aldatılma iddiaları üzerine otopsi raporunda yer alan erkek sperm hücresinin kendisine ait olup olmadığının belirlenmesini isteyerek, duruşmayı erteledi. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Abdullah P. ile taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet savcısı, önceki celsede sanığın ’eşe karşı kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etmişti. Bu celsede ise mahkeme heyeti, sanığın cezaevinden gönderdiği, sürekli olarak aldatıldığı yönündeki iddialarına ilişkin dilekçeleri değerlendirdi. İddialarına ilişkin savunması sorulan Abdullah P., "Olaydan önce yaklaşık 2 yıl boyunca hiç ilişki yaşamadık. Otopsi raporundaki spermlerin benimle bir ilgisi yok. Beni aldattığını düşünüyorum. Hatta eşim, en son beni aldattığı kişiyi eve almıştı. Daha önce de belirtmiştim, eve çiçekler geliyordu" dedi. Sanığın savunmasının ardından mahkeme heyeti, DNA analiz çalışmaları kapsamında özlük örneklerinin alınarak genetik inceleme yapılmasına, otopsi raporuna yansıyan erkek sperm hücresinin Abdullah P.’ye ait olup olmadığının tespit edilmesine karar verdi. Heyet, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Abdullah P., esas hakkında mütalaaya ilişkin savunmasında, "Olaydan sonra karakola gidip teslim oldum. Ayrıca yazılı savunmamı da sunuyorum. Pişmanım. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Olayın geçmişi Olay, 27 Kasım 2024 tarihinde saat 15.50 sıralarında Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi 2238 Sokak’ta bulunan bir sitedeki apartmanın 3’üncü katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Abdullah P. (55) polis merkezine giderek, eşiyle arasında çıkan tartışma sırasında eşini tabancayla vurduğunu, silahı evde bırakarak ikametten ayrıldığını ve teslim olmak istediğini söyledi. Verilen adrese polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı kontrolde Hale Akbaş P.’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Kızının feryatları yürekleri dağlamıştı Olayın ardından adrese Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Olay Yeri İnceleme ekipleri sevk edildi. Bu sırada eve gelen Hale Akbaş P.’nin kızı, ekipler tarafından ikamete alınmadı. Annesine ne olduğunu öğrenmek isteyen küçük kızın, "Annemi bir kere gösterin bana, gidin bakın anneme bir şey mi oldu" diyerek gözyaşı döktüğü, komşuların ise çocuğu sakinleştirmek için yoğun çaba sarf ettiği öğrenildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerine, "Bana değil gidin anneme bakın" diyen küçük kız ambulansa alınırken, savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Hale Akbaş P.’nin cenazesi otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Cenaze aracının hareketi sırasında maktulün kardeşinin, "Bacım nereye gidiyorsun" diyerek gözyaşı döktüğü görüldü. Hale Akbaş P.’nin kızının, olayın yaşanmasının ardından kısa süre sonra eve geldiği, kapıyı açan olmayınca Abdullah P.’yi aradığı ve sanığın kendisine, "Çarşıdayım" dediği öğrenildi. Şüphelinin polisteki ilk ifadesinde, kıskançlık krizi sonrası eylemini gerçekleştirdiğini söylediği belirtildi. Hale Akbaş P.’nin, ilk eşinden olan kızının doğum günü hazırlıkları yaptığı öğrenilirken, çiftin 4 küçük çocuğunun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından koruma altına alındığı bildirildi. Adliyeye sevk edilen Abdullah P., çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. İddianamede dinleme cihazı detayı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede cinayetin işlenişine ilişkin detaylara yer verilirken, sanık Abdullah P.’nin eşinin çantasına dinleme cihazı yerleştirdiğini itiraf ettiği kaydedildi.
Japon deprem uzmanı Moriwaki’den hayat kurtaran uyarılar
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:43 Japon deprem uzmanı Moriwaki’den hayat kurtaran uyarılar Deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kepez Kitap Fuarı’nda Antalyalı çocuklarla bir araya gelerek, deprem konusundaki tecrübelerini paylaştı. Moriwaki, deprem bilinci, hayatta kalma yöntemleri ve alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler verdi. Türkiye’deki büyük projelerdeki çalışmaları ve yıllara dayanan deprem deneyimiyle tanınan Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kepez Kitap Fuarı’nın konuğu oldu. Söyleşiye Japonca selam vererek başlayan Moriwaki’nin kravatında ve yakasındaki Atatürk rozetleri dikkat çekti. Sunumunu Türkçe gerçekleştiren uzman isim, depremin oluşumu, tsunami, yaşam üçgeni, aile içi acil durum planları ve eşyaların güvenli yerleştirilmesi gibi konuları çocuklara anlaşılır bir dille anlattı. Moriwaki, eğitim ve tatbikatların okul ve mahallelerde yaygınlaştırılmasının önemine de vurgu yaptı. "Türkiye depreme hazır mı?" sorusuna da yanıt veren Moriwaki, Antalya ve çevresindeki deprem riskine değinerek, bölgede çok büyük bir deprem beklentisinin olmadığını ifade etti. Depremlerde zemin yapısının önemine dikkat çekerek, sert zeminde sarsıntının daha az hissedildiğini, yumuşak zeminde ise daha şiddetli etkiler görüldüğünü belirten Moriwaki, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında hasar gören 11 ili bir yıl içinde 83 kez ziyaret ettiğini belirterek, gözlemlerini dinleyicilerle paylaştı. Depremlerde "yaşam üçgeni"nin hayati önem taşıdığını vurgulayan uzman, özellikle dolap ve yatak çevresinde oluşan boşlukların hayat kurtarabileceğini ifade etti. Deprem anında asansör ve merdiven kullanımına da değinen Moriwaki, en tehlikeli alanlardan birinin merdivenler olduğunu belirterek, "Birinci katta yaşıyorsanız hızlıca çıkabilirsiniz ancak yüksek katlardan merdivenle kaçmaya çalışmak risklidir" dedi. Moriwaki, depreme asansörde yakalananların ise tüm düğmelere basarak ilk durduğu katta çıkmaları gerektiğini söyledi. Afet sonrası hayatta kalma konusunda da önemli uyarılarda bulunan Moriwaki, enkaz altında suyun en kritik ihtiyaç olduğunu belirtti. Kuru gıdaların susuzluğu artıracağını ifade ederek, az miktarda suyun dikkatli tüketilmesi gerektiğini söyleyen Yoshinori Moriwaki, besin olarak sıvı çikolata gibi ürünlerin tercih edilmesini önerdi. Moriwaki, ayrıca metal ve ışıklı düdük, tuz ve su gibi malzemelerin deprem çantasında mutlaka bulunması gerektiğini vurguladı. Japonya’da deprem sırasında telefon görüşmesi yapılmadığını, bunun yerine mesajlaşmanın tercih edildiğini belirten Moriwaki, iletişim hatlarının gereksiz yere meşgul edilmemesi gerektiğini söyledi. Uzman, deprem çantasının ev veya iş yerlerinde kolay ulaşılabilecek bir noktada ve çıkışlara yakın bir yerde hazır tutulmasının önemine de değindi. Afet sonrası ilk 72 saatin kritik olduğunu hatırlatan Moriwaki, yardım ekiplerinin herkese aynı anda ulaşamayabileceğini belirterek, deprem çantalarında en az üç gün yetecek gıda ve su bulunması gerektiğini ifade etti. Japonya ve Amerika gibi ülkelerde afet bölgelerine gıda ulaşımının çoğu zaman üçüncü günde ancak başlanabildiğini vurgulayan Moriwaki, soğuk hava şartlarında streç filmin hem ısınma hem de ilk yardım amaçlı kullanılabileceğini sözlerine ekledi. Aile bireylerinin acil durumlarda buluşacağı noktaların önceden belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Moriwaki, sadece bina güvenliğinin değil, ev içindeki eşyaların sabitlenmesinin de hayati önem taşıdığını belirtti. 1999 depremi sonrası yaptığı gözlemlerden örnekler veren uzman, dolapların devrilmesinin ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Program sonunda Moriwaki, "Deprem Rehberi" adlı kitabını çocuk okurları için imzaladı.
Annesini kazada yaralayıp kaçan sürücüyü, gözyaşlarıyla babasına şikayet etti
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:20 Annesini kazada yaralayıp kaçan sürücüyü, gözyaşlarıyla babasına şikayet etti Antalya’nın Serik ilçesinde otomobilin çarptığı motosikletteki anne yaralandı, 7 yaşındaki kızı kazayı yara almadan atlatırken, sürücü ise olay yerinden kaçtı. Annesinin yaralı olduğunu gören küçük çocuk ise, olay yerine sonradan gelen babaya gözyaşlarıyla kazayı anlattı. Serik ilçesine bağlı Orta Mahalle Salı Pazarı mevkiinde meydana gelen kazada, Saime A. idaresindeki 07 CBU 730 plakalı motosiklet, plakası ve sürücüsü henüz belirlenemeyen bir otomobille çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü Saime A. yola savrularak yaralandı. Kazaya neden olan otomobil sürücüsünün ise görgü tanıklarının polise verdikleri sözlü ifadesine göre olay yerinden kaçtığı öğrenildi. Motosiklette yolcu olarak bulunan 7 yaşındaki kız çocuğu kazayı yara almadan atlatırken, annesinin yaralandığını görünce büyük panik yaşadı. Gözyaşlarına boğulan küçük kız, çevredeki vatandaşlar tarafından kucaklanarak sakinleştirilmeye çalışıldı. O anlar çevrede duygusal anlara sahne oldu. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı anne, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Babasına gözyaşlarıyla kazayı anlattı Kaza haberini alıp olay yerine gelen baba ise polis ve sağlık ekiplerinden olaya ilişkin bilgi aldı, bir yandan da ağlayan kızını sakinleştirmeye çalıştı. Küçük kız, gözyaşlarıyla "Babacım geldi, bize çarptı böyle düştük" diyerek kazayı anlattı. Saime A.’nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenilirken, polis ekipleri kaçan sürücünün kimliğini belirlemek için çalışma başlattı.
Letonya Ankara Büyükelçisi Hasans: "Antalya, Letonyalılar için turistik açıdan ilk sırada yer alıyor"
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:00 Letonya Ankara Büyükelçisi Hasans: "Antalya, Letonyalılar için turistik açıdan ilk sırada yer alıyor" Letonya Ankara Büyükelçisi Bahtijors Hasans ve beraberindeki heyet, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti. Ziyarette konuşan Letonya Ankara Büyükelçisi Bahtijors Hasans, "Antalya, Letonyalılar için turistik açıdan ilk sırada yer alıyor. Antalya’ya 120 bin turist geliyor. Belki toplam rakamlar çok büyük görünmeyebilir, ancak iki milyondan fazla nüfusumuz olduğu için bu bizim için çok büyük bir rakam. Ve ilk destinasyon, ana turistik destinasyon" dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Genel Sekreteri Cansel Tuncer’in ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarete Letonya Ankara Büyükelçisi Bahtijors Hasans, Antalya Letonya Fahri Konsolosu Aslı Ulukapı ve Büyükelçi Asistanı Didzis Jeremics eşlik etti. "Yeni bir sayfa açacağız" Ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade eden Cansel Tuncer, "Ziyaretiniz bizim için çok anlamlıdır, Avrupa Birliği heyeti ziyareti sırasında gerçekleştirdiğimiz temasları hatırlıyoruz. Bu görüşmelerin her biri iş birliğimizi güçlendirmiştir ve sizi bugün yeniden ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bugünkü toplantı yalnızca fikir alışverişi yapmakla ilgili değil, aynı zamanda iş birliğimizde yeni bir sayfa açmakla ilgilidir" diye konuştu. 25 AB finansmanlı proje hayata geçirildi Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin son üç yılda, toplam bütçesi 3,5 milyon Euro’yu aşan, yaklaşık 25 AB finansmanlı projeyi hayata geçirdiğini söyleyen Cansel Tuncer, "Bunların tamamı kendi ekibimiz tarafından geliştirilmiş ve yönetilmiştir; bu da güçlü kurumsal kapasitemizi yansıtmaktadır. Letonya ile özellikle Riga gibi şehirlerle, iklim nötrlüğü, dijital dönüşüm, akıllı yönetişim ve AB iş birliği alanlarında ortak öncelikleri paylaştığımız için güçlü bir uyum görüyoruz. Bu durum, pratik iş birliği için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Antalya olarak uluslararası şehir ağlarında aktifiz ve birlikte çalışmaya hazırız. AB fonlu projelerde, iklim ve enerji dönüşümünde, akıllı şehir çözümlerinde ve sürdürülebilir turizmde iş birliği için güçlü bir potansiyel görüyoruz" dedi. "Antalya, Letonyalıların favori şehri" Letonya Ankara Büyükelçisi Bahtijors Hasans da Büyükelçi olarak Antalya’yı ziyaret etmekten mutluluk duyduğunu ifade etti. Hasans, "Benim için Antalya’ya gelmek bir onur, çünkü Antalya Letonyalılar için bir nevi memleket gibi. Çok güzel bir şehriniz var. Letonyalılar arasında çok popüler olduğunu biliyorum. Antalya, Letonyalılar için turistik açıdan ilk sırada yer alıyor. Antalya’ya 120 bin turist geliyor. Belki toplam rakamlar çok büyük görünmeyebilir, ancak iki milyondan fazla nüfusumuz olduğu için bu bizim için çok büyük bir rakam. Ve ilk destinasyon, ana turistik destinasyon. Yaz aylarında Antalya’ya günlük uçuşlarımız var, Riga-Antalya. Ama öğrendiğim kadarıyla bu yaz her gün iki uçuş olacak. Bu, sadece Letonyalıları değil, Baltık ülkelerinden, Litvanyalılardan, Estonyalılardan da turist getirdiğimiz anlamına geliyor" diye konuştu. Ziyaretin sonunda karşılıklı hediyeler takdim edildi.