Yerel Haberler
Antalya
Antalya’da infaz koruma memurlarını taşıyan servis aracı şarampole devrildi: 16 yaralı 28 Mart 2026 Cumartesi - 08:58:42 Antalya’da cezaevi infaz koruma memurlarını taşıyan servis midibüsünün şarampole devrilmesi sonucu 16 kişi yaralandı. Yaralılar çevredeki hastanelere kaldırıldı.Kaza, Döşemealtı ilçesi Akdeniz Bulvarı üzerinde saat 20.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vardiya değişimi sonrası mesaiden çıkan infaz korumama memurlarını taşıyan Mustafa O. yönetimindeki 07 C 4119 plakalı midibüs, sağ şeritten önüne çıkan tıra çarpmamak için fren yaptı.Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği araç, yaklaşık 2 metrelik şarampol devrildi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans, itfaiye, AFAD, UMKE ve polis ekipleri sevk edildi.Midibüste bulunan infaz koruma memurlarından 16’sı yaralandı. Yaralılar ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.Kazayla ilgili ali soruşturma başlatıldı."Ciddi boyutta bir yaralanma yok"Kazaya ilişkin açıklama yapan Antalya Cumhuriyet Başsavcı vekili Adnan Tabar, "Döşemealtı ilçemizde 20.30 sıralarında cezaevi kampüsümüzdeki vardiyadan çıkan infaz koruma memurlarını şehir merkezine nakletmekte olan servis aracımız kaza yaptı. Önüne çıkan ar nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole devrildi. 16 infaz koruma memurumuz yaralandı. Ciddi boyutta bir yaralanma yok. Çevredeki hastanelere kaldırıldılar. Hastaneye gidip arkadaşlarımızın durumuna bakacağız. Olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı" dedi.
27 Mart 2026 Cuma - 23:00 Antalya Cumhuriyet Başsavcıvekili Tabar: "16 infaz koruma memurumuz yaralandı, ciddi boyutta bir yaralanma yok" Antalya Cumhuriyet Başsavcıvekili Adnan Tabar, 16 infaz koruma memurunun yaralandığı kazaya ilişkin, "Ciddi boyutta bir yaralanma yok. Çevredeki hastanelere kaldırıldılar" dedi. Kaza, Döşemealtı ilçesi Akdeniz Bulvarı üzerinde saat 20.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vardiya değişimi sonrası mesaiden çıkan infaz koruma memurlarını taşıyan Mustafa O. yönetimindeki 07 C 4119 plakalı midibüs, sağ şeritten önüne çıkan tıra çarpmamak için fren yaptı. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği araç, yaklaşık 2 metrelik şarampole devrildi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans, itfaiye, AFAD, UMKE ve polis ekipleri sevk edildi. Midibüste bulunan infaz koruma memurlarından 16’sı yaralandı. Yaralılar, yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. "Ciddi boyutta bir yaralanma yok" Kazaya ilişkin açıklama yapan Antalya Cumhuriyet Başsavcıvekili Adnan Tabar, "Döşemealtı ilçemizde 20.30 sıralarında cezaevi kampüsümüzdeki vardiyadan çıkan infaz koruma memurlarını şehir merkezine nakletmekte olan servis aracımız kaza yaptı. Önüne çıkan araç nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole devrildi. 16 infaz koruma memurumuz yaralandı. Ciddi boyutta bir yaralanma yok. Çevredeki hastanelere kaldırıldılar. Hastaneye gidip arkadaşlarımızın durumuna bakacağız. Olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı" dedi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
27 Mart 2026 Cuma - 17:27 Kepez Kitap Fuarı kapılarını açtı: Edebiyat dolu 10 gün başladı Antalya’nın kültür ve edebiyat vizyonuna önemli katkılar sunan Kepez Kitap Fuarı, kitapseverlere kapılarını açtı. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuar, 27 Mart-5 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Kepez Belediyesi’nin bu yıl "İnsan Okur" mottosuyla düzenlediği Kepez Kitap Fuarı, okurları yayınevleri ve yazarlarla buluşturdu. Kepez Kitap Fuarı, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde saat 14.30’da düzenlenen törenle kapılarını kitapseverlere araladı. Fuarın açılış konuşmasını ev sahibi Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz gerçekleştirdi. Başkan Kocagöz, bir kentin yalnızca taşlarla değil, düşüncelerle kurulduğunu ve Kepez’in geleceğinin hep birlikte yazıldığını dile getirdi. Okuyan toplumların büyüdüğüne, düşünen toplumların geliştiğine, yazan toplumların ise kalıcı izler bıraktığına değinen Başkan Kocagöz, "İlim ve bilginin en güçlü taşıyıcısı kitaptır. Ulu önderimiz Gazi M.Kemal Atatürk kitap ve okuma sevgisini hayatın merkezine koymuş ve şöyle demişti: ‘Ben çocukken yoksuldum. 2 kuruş elime geçince bunun 1 kuruşunu kitaba verirdim eğer böyle olmasaydım bu yaptıklarımın hiçbirisini yapamazdım.’ Bu ekonomik şartlarda fuarımızda yüzlerce gencimizin kitap alabilmek için belki boğazlarından kısarak, belki otobüs parası vermemek için yürüyerek buraya geldiğini biliyoruz. Bu bize kitabın ne kadar değerli olduğunu göstermez mi? Yazarlarımızın emekleri, yayın evlerimizin emekleri bize kitabın değerini göstermez mi? Kitap, insanlığın hafızasıdır. Kitap geçmişin bilgeliğini geleceğe taşıyan en güçlü köprüdür. Kepez’de kitap yalnızca bir etkinliğin konusu değil; bir kültür meselesidir. Bizim için önemli olan fuarlar değil, okuma alışkanlığının hayatın doğal bir parçası haline gelmesidir" dedi. "Kepez’de her yerde kitap" Yazarlık atölyeleri, yazar buluşmaları etkinlikleri yanı sıra okuma alanlarının oluşturulduğunu da belirten Başkan Kocagöz, "Mobil kütüphanelerle kitabı farklı noktalara taşıdık, kare kod uygulamalarıyla sesli kitapları günlük hayatın içine dahil ettik, kitap kumbaralarıyla paylaşma kültürünü büyüttük. Yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz söyleşiler ve kitap kulüpleriyle bu kültürü canlı tuttuk. Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez vizyonumuzla önemli bir çalıştay gerçekleştirdik. Ortaya çıkan fikirleri yalnızca bir rapor olarak bırakmadık, somut adımlara dönüştürdük" diye konuştu. "Şiir ve edebiyat yaşamın parçası" Gençlere yönelik hedeflerini de aktaran Başkan Kocagöz, "Genç yazarlar için "İlk Kitap Yarışması" düzenleyeceğiz. Genç çizerler için illüstrasyon ve çizim yarışmaları gerçekleştireceğiz. Kepez’in farklı noktalarında oluşturulacak edebiyat duvar kağıtlarıyla, şiiri ve edebiyatı gündelik yaşamın bir parçası haline getireceğiz. Hedefimiz açık: Kepez, yalnızca kitap okuyan değil, aynı zamanda yazar yetiştiren bir merkez olacak. Kepez’de hedeflenen tam olarak şudur: Bilgiyle büyüyen, kültürle güçlenen ve geleceğini kendisi yazan bir anlayış. Fuarın onur konuğu, yazıları ve konuşmalarıyla pek çok insana ilham veren Sayın Ahmet Şerif İzgören’e katkıları için teşekkür ediyorum. Kepez Belediyesi Kitap Fuarı’nın şehrimize, ülkemize ve kültür dünyasına hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Kitap fuarının onur konuğu olan Eğitimci-Yazar Ahmet Şerif İzgören de, "Burada harika bir iş yapılmış" diyerek, Kepez Kitap Fuarı’na emeği geçenlere teşekkür etti. CHP Meclis Üyesi ve Antalya Milletvekili Cavit Arı da, yazarlarla okurları buluşturan Kepez Kitap Fuarı’nın çok önemli bir fuar olduğunu dile getirdi. Kepez Kitap Fuarı’na gençlerin yoğun bir şekilde ilgi göstermesinin çok önemli olduğuna değinen Arı, gençlerin iyi bir şekilde yetişmesi, kültür seviyesinin ve bilgisinin armasının ne kadar çok kitap okunursa o kadar mümkün olabileceğini söyledi. "Kitap en değerli hazinedir" Antalya Vali Vekili Hulusi Arat da, Antalya’nın kültürel hayatına güzel bir sayfanın eklendiği Kepez Kitap Fuarı’nda bulunmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi. Kitabın insanlığın binlerce yıllık birikimini taşıyan en değerli hazine olduğunu belirten Arat, "Bu fuar vesilesiyle o hazinenin kapılarını şehrimize bir kez daha açmış oluyoruz. Kepez Belediyesi’nin bu anlamlı etkinliğe ev sahipliği yapması bizleri de ayrıca gururlandırmıştır. Kepez dinamik yapısı, genç nüfusu, kültür hayata olan değerli katkılarıyla Antalya’nın en önemli ilçesidir. Kepez Antalya’nın kalbinde de önemli bir yer tutmaktadır" dedi. "Kitap okuyan çocuklar dünyaya hakim olur" Bir toplumun gücünün sadece orduları ile ölçülemeyeceğini vurgulayan Arat, "Okuyan, çalışan, öğrenen, üreten genç nüfus önemli bir zenginliktir. Bu milli güç unsuru dediğimiz faktörlerden biride; çocuklarımızı kitapla büyüterek onlara bir dünya vermektir. Kitapla iç içe yetişen çocuklar evrene hakim olur, dünyayı anlar" diyerek, tüm Antalyalıları kitap fuarına davet etti. Konuşmaların ardından fuarın ev sahibi Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, konuklarla beraber kitap fuarını gezdi. Kepez Kitap Fuarı, UNESCO tarafından verilen "Dünya Kitap Başkenti" unvanını Antalya’ya kazandırma hedefi doğrultusunda atılan önemli adımlardan biri olarak dikkat çekiyor. Kültür ve edebiyatın buluşma noktası haline gelen fuarın, bölgedeki okuma alışkanlıklarını artırması ve gençleri kitapla daha fazla buluşturması hedefleniyor. Kitapseverler, fuarı her gün ziyaret ederek hem yeni eserlerle tanışabilecek hem de edebiyat dünyasının nabzını yakından tutabilecek.
Alanya Kitap Fuarı’na öğrencilerden yoğun ilgi
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:26 Alanya Kitap Fuarı’na öğrencilerden yoğun ilgi Alanya Belediyesi tarafından bu yıl 7.’si düzenlen Alanya Kitap Fuarı’na vatandaşların yoğun ilgisi sürüyor. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü destekleri ile okullardan gruplar halinde fuara gelen öğrenciler, fuar alanında hem keyifli vakit geçiriyor hem de en sevdikleri yazar ve kitaplarla bir araya geliyorlar. Bu yıl ‘Okumak Yeşertir’ teması ile Eski Belediye Binası arkasında gerçekleştirilen 7. Alanya Kitap Fuarı tüm coşkusuyla devam ediyor. Ülkemizin önde gelen yayınevlerinin alanda açtıkları stantlarda on binlerce kitap okurları ile buluşuyor. En sevilen yazarları da görme imkânı bulan katılımcılar her gün gerçekleşen söyleşilere de yoğun ilgi gösteriyorlar. Alanya Belediyesi ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde kent genelindeki tüm öğrenciler fuara katılma imkânı buluyor. Okullardan öğretmenlerinin gözetiminde gruplar halinde fuar alanına gelen öğrenciler, alanda keyifli vakit geçiriyor. En sevdikleri kitapları fuar alanında bulan öğrenciler, pek çok yeni yazar ve kitapla da tanışma imkânı yakalıyor. İlkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri gün boyunca fuar alanını bir an olsun boş bırakmıyor. Alanya Kitap Fuarı, 5 Ekim tarihine kadar devam edecek. Fuarda Şükrü Erbaş, Ali Koç, Sinan Candan ve Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, söyleşi programları ile okurlarıyla buluşacak.
Kepez Devlet Hastanesi’nde Gebe Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği açıldı
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:06 Kepez Devlet Hastanesi’nde Gebe Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği açıldı Anne ve bebek sağlığını korumak amacıyla Kepez Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan "Gebe Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği" hizmete açıldı. İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan törende yaptığı konuşmada, hamilelik sürecinde düzenli ve doğru ağız-diş bakımının hem anne hem de bebek sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Gebelikte meydana gelen hormonal değişikliklerin diş ve diş eti hastalıklarını tetikleyebildiğine dikkat çeken Özkan, "Anne adaylarımızı düzenli kontrol yaptırmaya davet ediyoruz" dedi. Yeni uygulama kapsamında, Kepez Devlet Hastanesi’ne başvuran her gebe; kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından muayene edildikten sonra ebe eşliğinde Diş Kliniği bünyesinde oluşturulan Gebe Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’ne yönlendirilerek diş hekimi kontrolünden geçirilecek. Ayrıca, hastane bünyesindeki Gebe Okulu müfredatına "Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimleri" eklendi. Her hafta düzenli olarak verilen bu eğitimlerle anne adaylarının ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlendirilmesi hedefleniyor. Kepez Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Ramazan Gürkan, uygulamanın önemine değinerek, "Bu sayede anne adaylarımızın gebelik sürecini daha bilinçli, güvenli ve sağlıklı bir şekilde geçirmelerini amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.
Antalya’da bir ayda 848 uyuşturucu operasyonu düzenlendi
02 Ekim 2025 Perşembe - 14:43 Antalya’da bir ayda 848 uyuşturucu operasyonu düzenlendi Eylül ayı İl Asayiş ve Güvenlik Toplantısı Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında yapıldı. Toplantının ardından Eylül ayında Antalya’da yaşanan asayiş olaylarının verilerini paylaşan Antalya Valisi Şahin, tescilli motorlu araç sayısı 1 milyon 644 bin 145 olduğunu, bunlardan 524 bin 589’unun motosiklet olduğunu belirtti. Şahin ayrıca uyuşturucuya yönelik düzenlenen 848 operasyonda 31 kg 45 gram esrar, 23 kg 308 gr bonzai, 68 kilogram skunk ve 10 kilogram kokainin ele geçirildiğini söyledi. İl Asayiş ve Güvenlik Toplantısı Antalya Valiliği’nde gerçekleştirildi. Toplantıda Antalya Valisi Hulusi Şahin’e Antalya İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, Antalya İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukçu, Sahil Güvenlik Grup Komutanı Yarbay Tolga Coşkun eşlik etti. Antalya’nın huzur ve güvenliği için Jandarma, Emniyet ve Sahil Güvenlik bölgelerinde Eylül ayında asayiş suçlarına yönelik çalışmaları açıklayan Antalya Valisi Hulusi Şahin verileri paylaştı. Olayları aydınlatma oranı yüzde 97.55 İl genelinde 10 bin 693 olay meydana geldiğini ve bu olayların yüzde 97.55 oranında aydınlatıldığını belirten Şahin, "Bu olayların 4 bin 350’si kişilere, 5 bin 521’i mal varlığına, 157’si devlete ve millete, bin 248’s topluma karşı meydana gelmiş. 3 bin 417’si ise takibi gereken suçlar kapsamındadır. 4 bin 843 aranan şahıs yakalanmış, 756’sı tutuklanmıştır. Bu çalışmalar neticesinde 186 adet tabanca, 134 adet av tüfeği, 265 adet av tüfeği fişeği, 3 bin 265 adet fişek, 18 adet çalıntı oto, 26 adet çalıntı motosiklet, 6 adet çalıntı elektrikli bisiklet, 75 bin 400 TL değerinde döviz, 37 bin 800 TL nakit para, 837 bin 207 TL değerinde zihniyet eşyası ele geçirilmiştir" dedi. 122 kaçakçılık operasyonu yapıldı Eylül ayında yapılan uygulama ve denetimlerde il genelinde toplam 1 milyon 705 bin 234 şahıs ve 1 milyon 876 bin 334 aracın sorgulandığını belirten Vali Şahin, "Kaçakçılık ve Organize Suçlar kapsamında 88, mali suçlar 32 ve organize suçlar 2 olmak üzere 122 operasyon yapılmıştır. Operasyonlarda 199 şüpheli işlem yapılmış, 152 şahıs serbest, 19 şahıs adli kontrol, 11 şahıs göz altı, 17 şans ise tutuklanmıştır. Mali suçlar ile mücadele kapsamında rüşvet suçundan 2olayda 30 şüpheli şahsa işlem yapılmış, 14 şahıs serbest kalırken, 9 şahıs adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 7 şahıs ise tutuklanmıştır. Nitelikli dolandırıcılık suçundan bir olayda 21 şüpheli şahsa işlem yapılmış, 10 şahıs serbest, 11 şahıs gözaltı durumundadır" ifadelerini kullandı. 9 milyon 433 bin 10 adet makaron ele geçirildi Yapılan aramalarda 1 ay içerisinde toplam 9 milyon 433 bin 10 adet kaçak makaron ele geçirildiğinin altını çizen Antalya Valisi Hulusi Şahin, "392 bin 840 adet kaçak içi doldurulmuş makaron, 15 bin 694 kg kaçak tütün, 88 paket nargile tütünü, 2 bin 583 paket kaçak ısıtma tütün, 14 bin 941 paket kaçak sigara, 3 bin 74 adet kaçak elektronik sigara, 165 paket kaçak elektronik sigara likiti, bin 196 adet pro, 10 bin 32 litre kaçak alkol, 500 litre etil alkol, 238 şişe kaçak alkol, 600 adet kaçak ilaç, bin 775 adet kaçak emtia, 16 bin 130 adet kaçak eşya 133 adet kaçak cep telefonu, 493 adet sahte para, 133 adet fişek, 1 adet av tüfeği ve 81 adet tabanca ele geçirilmiştir" şeklinde konuştu. Antalya’da 133 bin 11 yabancı uyruklu şahıs var Eylül ayı içerisinde 13 göçmen kaçakçılığı operasyonu yapıldığını söyleyen Şahin, "21 şüpheli organizatör şahıs hakkında işlem yapıldı. 9 şahıs tutuklandı, 8 şahıs adli kontrol şartı aldı. 4 şahıs ise savcılık talimatına istinaden serbest bırakıldı. Yakalanan 27 düzensiz göçmen hakkında gerekli işler işlemler yapılması için Döşemealtı GÖKSEM’e teslim edildi. Mobil Göç Noktaları’nda bin 156, merkez ve dış ilçe birimlerimizde 9 bin 609 yabancı uyruklu şahıs ülkemizde yasal kalış açısından sorgulandı. Bu sorgulamalar neticesinde toplamda 37 yabancı uyruklu şahsa ikametine kayıtlı olduğu illere dönmesi yönünde tebligat yapıldı. Kayıtsız 43 yabancı uyruklu şahıs geçici barınma merkezine sevk edildi. 48 yabancı uyruklu şahıs gönüllü geri dönüş kapsamında sınır dışı edildi. 100 farklı uyluklarda yabancı uyruklu şahıs ise sınır dışı edilmek üzere GÖKSEM geri gönderme merkezine teslim edildi. İlimiz genelinde toplam 133 bin 11 yabancı uyruklu şahıs oturma ve çalışma izni alarak yasal olarak ikamet etmektedir" şeklinde konuştu. Uyuşturucuya büyük darbe Uyuşturucuyla mücadeleye yönelik 848 operasyon gerçekleştirildiğinin altını çizen Antalya Valisi Şahin, "922 şüpheli şahsa işlem yapılmış ve 79 şahıs tutuklanmıştır. 9 şahsın işlemleri devam etmektedir. Operasyonlarda 31 kg 45 gram esrar, 23 kg 308 gr bonzai, 68 kilogram skunk, 10 kilogram kokain, 7 kilogram metamfetamin, 624.3 gram eroin, 127 bin 128 adet sentetik ecza, 46 adet 10 adet kaptagon, 173 kök kenevir bitkisi ele geçirilmiştir. Ayrıca NARVAS projesi kapsamında yapılan 422 ihbarı istinaden 684 uygulama yapılmıştır. Siber suçlar gerçekleştirilen 66 operasyonda toplam 315 şüpheli şahıs sorgulanmış, 48 şahıs adli kontrol, 118 şahıs serbest, 149 şahıs bize tutuklanmıştır. 17 şahıs ise firari durumdadır" ifadelerini kullandı. Bir ayda 2 bin 594 kaza meydana geldi İl genelinde gerçekleştirilen denetimlerde 463 bin 487 sürücü denetlendiğini söyleyen Şahin, "100 bin 741 adet idari para cezası uygulanmış 3 bin 401 araç trafikten men edilmiştir. 5 e-scooter sürücüsüne ceza işlem uygulanmıştır. İl genelinde 2 bin 594 trafik kazası meydana gelmiş, bu kazalarda maalesef 13 vatandaşımızı kaybetti, 2 bin 26 vatandaşımız ise yaralandı. Korsan taşımacılık kapsamında 28 engelli araçlar için ayrılmış park yeri denetimleri kapsamında bin 250 araca cezayı işlem uygulandı. İlimizde tescilli motorlu araç sayısı 1 milyon 644 bin 145’tir. Bunların da yüzde 32’si yani 524 bin 589’u motosiklettir" dedi.
Uluslararası Altın Portakal Film Festivali "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda jüri üyeleri açıklandı
02 Ekim 2025 Perşembe - 14:01 Uluslararası Altın Portakal Film Festivali "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda jüri üyeleri açıklandı Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nın jüri üyeleri açıklandı. Yarışmanın jürileri; "Leyla Özalp, Osman Özcan ve Sezen Kayhan’dan" oluşuyor. 24 Ekim - 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamındaki Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nın jüri üyeleri açıklandı. Türkiye genelindeki 75 farklı sinema okulundan 34 projenin başvurduğu Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nın Ön Seçici Kurulu’nda ise yönetmen, senarist Aydın Sayman ve yönetmen Onur Güler yer aldı. Sinemanın ustaları öğrenciler için bir arada "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nda jüri üyesi Leyla Özalp, 1979 ve 2004 yılları arasında, 28 uzun metraj sinema filmi, 2 belgesel, 2 televizyon dizisinde, yardımcı yönetmen, yürütücü yapımcı ve yapımcı olarak çalıştı. Türk film ve televizyon endüstrisinin aktif bir üyesi olan Özalp, 1993 yılında, Bizans döneminden günümüze; Haliç kıyısındaki tarihi semtlerin çok kültürlülüğünü ve birçok dinin birlikte barış içinde yaşamasını anlatan, "Mozaik", adlı belgeseli yönetti. 2003 yılında, görev aldığı Türk sinemasının 30 önemli yapımında kamera arkasını anlattığı, "Seni Seviyorum Sinema" adlı kitabı Remzi Kitabevi tarafından yayınlanan Özalp, 2003 yılında Uçan Süpürge Film Festivali’nin Türk sinemasında perde arkasında çalışan altı Türk kadınına ilk kez verilen, "Bilge Olgaç Başarı Ödülü"nü aldı. 2005-2007 yılları arasında çeşitli üniversitelerde, kurs ve festivallerde Film Yapımcılığı dersi veren Özalp’ın 2008 yılında Türkiye’deki film yapım sürecini anlattığı "Bir Film Yapmak" adlı kitabı İletişim Yayınları tarafından yayınlandı. Özalp, 2008 yılında ise bu kitapla 10. Anadolu Üniversitesi Eskişehir Uluslararası Film Festivali Sinema Kültürü Emek Ödülü ve "En İyi Sinema Kitabı Özel Ödülü" aldı. 2010-2011 yıllarında Türkan Şoray’ın NTV’de yaptığı "Sinema Benim Aşkım" adlı TV programının yapım danışmanlığını üstlenen Özalp, 2012 yılında NTV yayınları tarafından yayınlanan Türkan Şoray’ın "Sinema Benim Aşkım" adlı kitabının ve 2013 yılında Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanan "Sinemam ve Ben" adlı kitabın editörlüğünü yaptı. 2025 yılında, 26. Eskişehir Uluslararası Film Festivali’nde Onur Ödülü alan Özalp, Atıf Yılmaz, Yavuz Turgul, Ömer Kavur, Tunç Başaran, Şerif Gören, Zeki Ökten, Başar Sabuncu, Erden Kıral, Orhan Oğuz, Ömer Uğur, Reis Çelik, Sinan Çetin, Memduh Ün, Sinem Kaplanoğlu ve Yavuz Turgul’la da çalıştı. "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nda jüri üyesi Osman Özcan ise, İstanbul Yapı Meslek Lisesi yapı ressamlığı bölümünde okudu. Özcan, 1987- 2006 yılları arasında farklı atölyeler ve projelerde heykel, resim, iç mimari, sahne tasarımı, mimari ve endüstriyel tasarım alanlarında çalışmalar yürüttü. Osman Özcan aynı zamanda 1986-1998 yılları arasında bir tiyatroda oyunculuk, ışık, efekt tasarımı konularında çalıştı. 2006 yılından başlayarak tamamıyla sinema ve televizyon sektöründe, sanat tasarımı alanında çalışmaya devam eden Özcan, birçok ulusal ve uluslararası, uzun ve kısa metraj film ile Tv. dizisilerinde set dekoratörü,sanat yönetmeni ve yapım tasarımcısı olarak çalıştı. Özcan halen FST ulusal (Film ve sahne tasarımcıları derneği) ve uluslararası PCD (The Production Designers Collective) üyesi olarak görev alıyor. "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nda jüri üyesi yazar, yönetmen ve akademisyen Sezen Kayhan ise Bilkent Üniversitesi’nde Arkeoloji ve Sanat Tarihi lisansının ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde Sinema-TV yüksek lisansını, Antwerp ve Koç Üniversiteleri’nde Film Çalışmaları ve Görsel Kültür ortak doktora programını tamamladı. Kısa filmleri Erik Zamanı (2012), Elene (2016) ve İmparatorlukta Zor Bir Gün (2019) Tribeca, BFI London, Palm Springs, Montreal World gibi prestijli festivallerde gösterilen ve ödüller alan Kayhan’ın video işleri ve resimleri İstanbul Modern başta olmak üzere çeşitli müzelerde sergilendi. Türkiye, İtalya, Amerika ve Almanya’da pek çok film, dizi ve belgeselde çalışan ve sinema ve kültür üzerine yayınları da olan Kayhan, halen Johannes Gutenberg Üniversitesi’nde öğretim üyesi ve araştırmacı olarak çalışmayı sürdürüyor. Kayhan ilk uzun metrajlı belgeseli Mor Menekşeli Kadınlar üzerinde de çalışıyor. Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda "En İyi Film" seçilen öğrenci filmi 1 Kasım 2025, Cumartesi günü açıklanacak. Kazanan film, Altın Portakal heykelciğiyle ödüllendirilecek.
Prof. Dr. Özkan: "Hedefimiz ilaçsız rahim naklini yapabilmek"
02 Ekim 2025 Perşembe - 12:51 Prof. Dr. Özkan: "Hedefimiz ilaçsız rahim naklini yapabilmek" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, rahim naklinde bağışıklık sistemini bastıran ilaçlar kullanıldığını ve bunun bebeğe de bir miktar zararı olduğunu belirterek, "Buradaki hedef ilaçsız biz bu organ naklini nasıl yapabiliriz. Günün sonunda ufak ufak adımlar var ama daha çok yolumuz var. Tabii bu ufak adımlarla sonuca eriyorsunuz en nihayetinde. Bu anlamda hem yapay organ, hem ilaçları nasıl minimalize ederiz, hep bunun üzerine çalışılıyor. Hayvandan yine insana nakiller. Bunlar birkaç çeşit üzerine gidilen yeni modeller. Her şey önce hayal kurmakla başlıyor. Hayal kuruyoruz, ondan sonra o hayal nezdinde planlar yapıp devam ediyoruz" dedi. Dünyada ilk kadavradan rahim naklinin gerçekleştirildiği Akdeniz Üniversitesi, 2-3 Ekim tarihlerinde 5. Uluslararası Uterus Nakli Derneği (ISUTx) Kongresi’ne ev sahipliği yapıyor. Dünyada 130’dan fazla rahim naklinin ve 70’in üzerinde doğumun gerçekleştiği bu alandaki en önemli bilimsel etkinliklerden biri olan kongreye yaklaşık 20 ülkeden 100’e yakın bilim adamı katıldı. Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın başkanlığındaki kongrenin sekreterliğini Prof. Dr. Nasuh Utku Doğan üstlenirken, Uluslararası Uterus Nakli Derneği Başkanı Prof. Dr. Paige Parrot ve eski başkan Prof. Dr. Sara Brucker (Almanya) da katılımcılar arasında yer aldı. Kongrede canlı ve kadavra donörden uterus nakli cerrahisi, nakil sonrası gebelik ve doğum sonuçları, fertilitenin korunması ve etik tartışmalar, immünsupresyon yönetimi, komplikasyonlar, uzun dönem takip verileri ve deneysel yaklaşımlar gibi başlıklar ele alınacak. "Uterus naklinin 15. yılı" Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, açılış öncesi yaptığı konuşmada, "Uterus naklinin 15. yılına geldik. Kongremizin bu yıl 5’incisini düzenliyoruz. Dünyanın ekspertleri burada şu anda, 20’den fazla ülkeden bir katılım var. Dünyada 130’dan fazla nakil yapıldı, gayet iyi hissediyoruz" dedi. "Dünyada 70’in üzerinde bebek doğdu" İsveç’ten Prof. Dr. Mats Brnnström ise sözlerine Antalya’daki tarihi nakli hatırlatarak başladı. Brnnström, "Aslında 2011 yılının Ağustos ayında buradaydım. Çünkü Antalya’da ilk cerrahi olarak başarılı rahim naklini burada gerçekleştirmiştiniz. Ardından ertesi yıl dünyada ilk canlı donör naklini yaptık ve 2014’te ilk doğumları elde ettik. Bugün dünyada 120’den fazla işlem yapılmış durumda ve muhtemelen 60 ya da 70’ten fazla bebek doğdu. Şu anda bu işlemi yapan yaklaşık 25 merkez var. En büyük his, aslında bir aileyi tamamladığınızı gördüğünüzde yaşanıyor; anne babaların imkânsız olduğunu düşündükleri bir çocuğa kavuştuğunu görmek" diye konuştu. "Rahim nakli dünyası Antalya’da toplandı" Uluslararası Uterus Nakli Derneği eski Başkanı Prof. Dr. Sara Brucker, kongrenin önemini şu sözlerle dile getirdi: "Biz küçük bir topluluğuz, küçük bir derneğiz fakat her yıl bir araya gelerek hem başardıklarımızı kutluyoruz hem de nereye gitmemiz gerektiğine bakıyoruz. Burada Asya’dan, Avustralya’dan, Güney Afrika’dan, Güney Amerika’dan, Kuzey Amerika’dan, Avrupa’dan gelenler var. Bugün rahim nakli dünyası Antalya’da toplanmış durumda. Bu bizim 5. kongremiz ve dünya Antalya’da Ömer, Mats Brnnström ve bir sonraki başkan olan Paige Birch ile birlikte buluşuyor. Burada bulunmak çok büyük bir onur." "Rahim naklinde en iyiler burada" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise şunları söyledi: "Çok heyecanlıyım. Çünkü 15. yıl. Dile kolay üzerinden 15 yıl geçmiş, çok hızlı geçti. Bu rahim naklinde dünyanın en iyileri burada, yapmak isteyen ekipler yine burada. Yaklaşık 20 ülkeden 100 katılımcımız var. Burada en önemli şey, bu bir organ nakli. Rahim naklinde immune sistemini bastıran ilaçlar kullanıyoruz. O anlamda bebeğe de elbette bir miktar zararı oluyor. Buradaki hedef ilaçsız biz bu organ naklini nasıl yapabiliriz. Günün sonunda ufak ufak adımlar var ama daha çok yolumuz var. Tabii bu ufak adımlarla sonuca eriyorsunuz en nihayetinde. Bu anlamda hem yapay organ, hem ilaçları nasıl minimalize ederiz hep bunun üzerine çalışılıyor. Hayvandan yine insana nakiller. Bunlar birkaç çeşit üzerine gidilen yeni modeller. Her şey önce hayal kurmakla başlıyor. Hayal kuruyoruz, ondan sonra o hayal nezdinde planlar yapıp devam ediyoruz. Bazen başarılı oluyoruz, bazen başarısız oluyoruz. Şu anda çok ufak adımlar ama tabii en nihayetinde bir yere varacağız. Sonuç olarak yapay organ çok da kolay bir şey değil. Şu an bunları oluşturmak, birleştirmek çok mümkün gözükmüyor. Ama bunlar ilk adımlar. Bizden sonraki nesiller belki görür. Şimdiye kadar yapılanların hepsi tartışılacak. Nerede hata yaptık, neyi daha iyi yapabilirdik? Bundan sonra nasıl daha iyi yapabiliriz? Kadınlar 5 binde bir rahimsiz doğuyor. Çok ciddi bir ihtiyaç var. Eğer rahmi yoksa hastanın bir tek yöntemi var. Ya çocuk evlat edinecek ya da kendi yumurtaları var ise rahim nakli yapılıyor. Her seferinde söylüyoruz ama eksik bir bilgi oluyor. Kaliteli yumurtası olan hastaların rahim nakli yapılıyor, kendi bebeklerini doğuruyorlar. Başkasının bebeğini doğurmuyorlar. Bunun yine altını çizelim. Bu etapta da bekleyen çok fazla hasta var, inşallah herkes günün sonunda istediği hedefe ulaşır."