Yerel Haberler
Antalya
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:34 İş adamı kendi verdiği tüfekle vurulmuş Antalya’nın Kepez ilçesinde borç anlaşmazlığı yaşadığı iş adamı Hasan Doğan’ı av tüfeğiyle kasığından yaraladığı belirtilen tutuklu sanık İlyas Ç.’nin, "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanmasına başlandı. Duruşmada, İlyas Ç.’nin işverenini, daha önce mağdur tarafından verilmiş olduğu öne sürülen av tüfeğiyle vurduğu ortaya çıktı. Antalya’nın Kepez ilçesi Fabrikalar Mahallesi 3047 Sokak’ta 10 Ekim 2025 tarihinde saat 18.00 sıralarında meydana gelen olayda, iddiaya göre Hasan Doğan ile İlyas Ç. arasında bir süredir borç anlaşmazlığı nedeniyle husumet bulunuyordu. Otomobille Doğan’ın evinin bulunduğu sokağa gelen İlyas Ç., yanında getirdiği av tüfeğiyle bir el ateş etti. Kasığından vurulan Hasan Doğan yere yığılırken, ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı Hasan Doğan, tedavisi için hastaneye sevk edilirken, olayın ardından bölgeden uzaklaşan İlyas Ç. emniyet güçlerince yakalandı. Şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Hazırlanan iddianamede, İlyas Ç. hakkında "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suçundan dava açılırken, babası Sirat Ç. ile kardeşi Enes Ç. hakkında ise "azmettirme" suçundan yargılama talep edildi. "Dilenci gibi bin TL, iki bin TL ödeme yapıyorlardı" Olayın ilk duruşması Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık İlyas Ç., tutuksuz sanıklar Enes Ç. ve Sirat Ç., sanık yakınları, mağdur Hasan Doğan ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan İlyas Ç., öldürmeye teşebbüs suçlamasını kabul etmediğini belirterek, kardeşi ve babasıyla inşaat sektöründe çalıştıklarını, müştekinin inşaatında da görev aldıklarını söyledi. Hasan Doğan’dan yaklaşık 400 bin liraya yakın alacakları olduğunu ileri süren İlyas Ç., ödemelerin parça parça yapıldığını ve uzun süre alacaklarının verilmediğini iddia etti. Sanık İlyas Ç., savunmasında, "Öldürmeye teşebbüsle alakam yoktur. Kardeşim ve babamla inşaat sektöründe çalışıyoruz, müştekinin inşaatında da çalıştık, paramızı vermedi, alacağımız vardı. Ben kiracıyım, kardeşim kiracı, zor durumdayız. 400 bin TL’ye yakın alacağımız vardı. Dilenci gibi bin TL, iki bin TL ödeme yapıyorlardı. Dört beş ay geçti, alacağımızı vermedi. Kendisiyle görüştüğümüzde, ‘Alacağınız varsa alabiliyorsanız alın’ dedi" diye konuştu. "Beline elini atınca silahı var sandım" Daha sonra çalıştığı başka bir firmadan hak edişini aldığını ve bu parayla araç satın aldığını söyleyen İlyas Ç., Diyarbakır’a gitmeden önce dedesinin elini öpmek için olay yerine gittiğini anlattı. Hasan Doğan ile dedesinin aynı yerde oturduğunu ifade eden sanık, olay günü Doğan’ı aracının yakınında görünce alacak meselesini sorduğunu, Doğan’ın beline elini götürmesi üzerine silahı olduğunu düşündüğünü savundu. İlyas Ç., "Olay günü aklıma önce kardeşim, sonra alacağım geldi. Dedemin yanından ayrıldıktan sonra aracının yakınında Hasan Doğan’ı gördüm. ‘Neden alacaklarımızı vermiyorsunuz’ dedim. Elini beline atınca silahı var sandım, bana zarar vereceğini düşünerek bir el ateş ettim. Yeni aldığım arabada av tüfeği vardı, onunla ateş ettim. Kendisine ‘Babamın selamı var’ demedim. Silahlı ateş etmemde ailemin haberi yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum, tahliyemi ve beraatimi istiyorum" diye konuştu. "Tüfek, Hasan Doğan’ın verdiği aracın bagajındaydı" Azmettirme suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık Sirat Ç. ise olaydan haberlerinin olmadığını söyledi. Olay günü oğluyla birlikte inşaatta çalıştıklarını belirten Sirat Ç., polislerin kendisini arayarak olaydan haberdar ettiğini ifade etti. Sirat Ç., "Olay günü inşaatta oğlumla beraber çalışıyorduk, hiçbir şeyden haberimiz yoktu. Polis aradı, böyle bir olay oldu haberin var mı dedi. Haberimiz olmadığını söyledim. Daha sonra eve gittik, İlyas eve geldi. İlyas’a çok kızdım, hatta bir tokat attım. Olay öncesinde Selman ve İlyas inşaat alanında işçi olarak çalışıyordu, 400-500 bin TL alacakları vardı. Ayrıca daha önce Hasan Doğan’ın oğlunun karıştığı bir kavgada oğlum Selman Ç. ayağından vuruldu" dedi. Sanık baba, olayda kullanılan av tüfeğine ilişkin de, "Hasan Doğan, Selman vurulduktan sonra hastane işlerinde kullanılması için araç vermişti. İlyas’ın yaralamada kullandığı silah, bu aracın bagajındaki silahtır. Hasan Doğan, inşaata gidip gelirken ‘Ne olur ne olmaz, aracında bulunsun. Karşı taraf sorunlu, ne yapacağı belli olmaz. İnşaatın bulunduğu yer ormanlık alan, yaban domuzu çıkabilir’ diyerek av tüfeğini almamızı istedi. Ben de tüfeği alıp depoya koyarım diye düşünmüştüm. Sonradan öğrendiğime göre İlyas bu tüfeği alıp bizden habersiz aracının bagajına koymuş" ifadelerini kullandı. "Olaydan haberimiz olsaydı izin vermezdik" Tutuksuz yargılanan bir diğer sanık Enes Ç. de Hasan Doğan’dan yaklaşık 400 bin lira alacakları olduğunu, bu paranın yalnızca küçük bir kısmının ödendiğini ileri sürdü. Olay günü babasıyla birlikte çalıştığını anlatan Enes Ç., ağabeyinin böyle bir eylem gerçekleştireceğinden haberlerinin olmadığını savundu. Enes Ç., "Hasan Doğan’dan 400 bin TL alacağımız vardı, parça parça veriyordu. Olay günü babamla çalışıyorduk. Polis görüntülü aradı, Hasan Doğan’ın vurulduğunu, nerede olduğumuzu sordu. İnşaat alanındaydık, daha sonra eve gittik. Abimle babam tartıştı. Olay öncesinde ben ve Selman abim Çakırlar’daki villasında çalıştık, bu nedenle kendisinden 400 bin TL alacağımız vardı, bu miktarın yaklaşık 50 bin TL’sini parça parça ödedi. Beraber çalışırken abim Selman, Hasan Doğan’ın oğlu Fatih D.’nin karıştığı kavgada ayağından vuruldu, sakat kaldı. Olay günü abimizin yapacağından haberimiz yoktu, olsaydı izin vermezdik" dedi. "Baş göz sadakası niyetine üç hayvan kestirip, evimize getirdi" Tanık olarak dinlenen Selman Ç. de Hasan Doğan’ın inşaat işlerinde kardeşi Enes ile birlikte çalıştıklarını, sigortalarının yapılmadığını ve bu nedenle şikayette bulunduklarını söyledi. Yaklaşık 450 bin lira civarında alacakları bulunduğunu öne süren Selman Ç., oğul Fatih D.nin karıştığı kavga sonrası yaralanıp sakat kaldığını ifade etti. Selman Ç., "Hasan Doğan’ın inşaat işlerinde kardeşim Enes ile birlikte çalışıyorduk, İlyas arada gidip geliyordu. Sigortamızı yaptırmadılar, sigortamızın yapılmadığına dair şikayette bulunduk. 450 bin civarında alacağımız vardı, istedik, hiç ödeme yapmadı, alacağımız konusunda aracı koyduk. Hasan Doğan’ın oğlu Fatih’in karıştığı kavgadan sonra yaralanarak sakat kaldım. Bunun üzerine baş göz sadakası niyetine üç küçükbaş hayvanı kesip evimize getirdi. Abim İlyas Ç.’nin psikolojik sorunları vardı, Hasan Doğan’a karşı bir eylem gerçekleştireceğine dair bilgimiz yoktu" dedi. Güvenlik kamerası görüntüleri mahkemede izletildi Duruşma salonunda güvenlik kamerası görüntüleri de izletildi. Görüntülerde sanık İlyas Ç.’nin, Hasan Doğan’ın aracına doğru yaklaşarak ateş ettiği, ardından aracın plakasını çıkardığı ve olay yerinden otomobille uzaklaştığı görüldü. Görüntülerin ardından yeniden savunma yapan İlyas Ç., pişman olduğunu belirterek, "Tanıklar doğru söylüyor, böyle bir olaya karıştığım için pişmanım. Böyle bir olayı hedeflesem maske takarım, akşamı beklerim. Keşke olmasaydı. Hasan amca pişmanım, özür dilerim" dedi. "İki daire ve milyonlar istediler" Olayda kasığından vurularak yaralanan ve duruşmaya katılan Hasan Doğan ise yapılan işin kısa süreli olduğunu, sanık tarafın iddia ettiği büyüklükte bir alacak bulunmadığını öne sürdü. Oğlunun daha önce karıştığı kavgaya ilişkin hastane masraflarını karşıladıklarını belirten Doğan, buna rağmen daha sonra kendisinden yüksek miktarda para talep edildiğini savundu. Hasan Doğan, "Yaptıkları iş 10 günlük iş, fazlasıyla paralarını aldılar. Oğlumun daha önce karıştığı kavga bir anda oluşan bir kavga, bu vaka yaşandı. Selman bunun üzerine ameliyat oldu, ikinci ameliyatına kadar hastane masraflarını karşıladık. Fakat ikinci ameliyattan önce Selman farklı taleplerde bulundu, her türlü yardımı yaptık. Oğlum hastaneye giderek Selman’a 50 bin TL, Enes’e 20 bin TL verdi, kurbanlıkları kesildi" dedi. Hasan Doğan, 28 Haziran 2025 tarihinde Sirat Ç. ile üç kişinin iş yerine geldiğini ileri sürerek, "İki daire ve 2-2,5 milyon para istediler. Olaydan bir ay sonra parayı istediler. Verecek durumum yok dedim. Kan parası adı altında para istediler, yok deyince ‘O zaman bir daha görüşmeyelim’ dediler. Bir daha hastaneye gitmedim" ifadelerini kullandı. "Önce acıyı ve sıcaklığı hissettim" Olay anını da anlatan Hasan Doğan, evinin yanındaki inşaattan bir müşterisine daire gösterdiğini, aracına döndüğü sırada vurulduğunu söyledi. Sanığı olay öncesinde görmediğini belirten Doğan, kendisine yönelik sözler duyduğunu da iddia etti. Hasan Doğan, "Olay günü bir müşterime evimin yanındaki inşaattan daire bakıp aracıma doğru dönerken önce acıyı ve sıcaklığı hissettim. Sıcaklığı hissetmeden önce İlyas’ı görmedim. ‘Hasan Doğan bu sana ders olsun’ dedi, ancak ‘Babamın selamı var’ dediğinden emin değilim. Şikayetçiyim, İlyas Ç.’yi hiç görmedim, kendisiyle aramızda husumet yoktur" dedi. Mağdur Hasan Doğan ayrıca, söz konusu işin söylendiği gibi uzun süreli bir iş ya da yüksek bedelli bir proje olmadığını savunarak, "Oğlum Fatih, alçı boya işlerini Selman ve Enes’e yaptırdı. Bir kişi yapsa 1 hafta sürecek bir işti. 400-500 bin TL alacak birikecek bir iş yoktu" diye konuştu. Mahkeme heyeti, tutuklu sanık İlyas Ç.’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
30 Mart 2026 Pazartesi - 15:18 Japon deprem uzmanı ’450 yıldır enerji birikiyor’ deyip konum verdi Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, beklenen Marmara depremine ilişkin, "7.5 civarında büyük deprem bekleniyordu ama geçen yıl 23 Nisan’da Silivri tarafında, yani 170 kilometrelik alanın orta fay hattında kırılma olduğu söylediler. Küçükçekmece’den Yalova Çınarcık’a kadar sadece 70 kilometre. Büyük deprem için 150 km olması lazım. Onun için Kuzey kolunda risk azaldı. Ancak hiç gelmez diye söyleyemeyiz ama Güneyindeki fay hattı, Gemlik, Bursa, Bandırma ve Balıkesir’e gidiyor. O fay hattı uzun zamandır kırılmadı ve risk var diyebiliriz. Bandırma’da 450 yıldan fazla deprem olmadı ve burası büyük deprem açısından riskli. Ancak orada çok yüksek bina yok ve genel olarak zemini iyi" dedi. Kepez Belediyesi’nin bu yıl ‘İnsan Okur’ mottosuyla düzenleyeceği Kepez Kitap Fuarı, 27 Mart Cuma günü kapılarını açtı. Fuar’ın 4’üncü gününde Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, çocuklar için deprem farkındalığını anlatmak için geldi. Moriwaki, depreme ilişkin de İHA’ya özel açıklamalarda bulunu. "Antalya için büyük bir deprem beklemiyorum" Antalya’da yakın tarihte meydana gelen 3 ve 4 büyüklüklerinde 2 depremi değerlendiren Yoshinori Moriwaki, "Burası için büyük bir depreme beklemiyoruz. Ancak yumuşak zeminse küçük depremde de bina için sıkıntı olabilir. Antalya’da en fazla 5 büyüklüğüne kadar bile deprem beklemiyoruz ama Kaş tarafında biraz risk var. Fakat orası da Antalya oraya biraz uzak" dedi. Marmara güney kolundaki fay hattı Marmara bölgesi için beklenen depreme ilişkin görüşlerini ifade eden Moriwaki, şunları söyledi: "1999 depreminde Yalova- Çınarcık’a kadar fay hattı kırıldı ve 1912’de Çanakkale Gelibolu tarafından Tekirdağ’a kadar kırıldı. Tekirdağ’dan Yalova Çınarcık’a kadar 170 kilometre var. Bu bir kerede kırılıyorsa 7.5 civarında büyük deprem bekleniyordu ama geçen yıl 23 Nisan’da Silivri tarafında, yani 170 kilometrelik alanın orta fay hattında kırıldığını söylediler. Küçükçekmece’den Yalova Çınarcık’a kadar sadece 70 kilometre. Büyük deprem, 7’nin üzerinde deprem olması için 150 km olması lazım. Onun için Kuzeyinde risk azaldı. Ancak hiç gelmez diye söyleyemeyiz ama Güney kolundaki fay hattı, Gemlik, Bursa, Bandırma ve Balıkesir’e gidiyor. O fay hattı uzun zamandır kırılmadı ve risk var diyebiliriz. Bunu tam olarak ne zaman olacağını söylemek mümkün değil. Genel olarak 30 sene içinde 7 büyüklüğünde yüzde 60 ya da 70 gerçekleşebilir diye söyleyebiliriz." 6 Şubat 2023 yılındaki Kahramanmaraş merkezli depremde, 400 yıllık bir enerji birikimin sonucu meydana geldiğine dikkati çeken Moriwaki, "Enerji çok biriktirdiği için bir günde 2 büyük deprem oldu. Bandırma’da tarafında 450 yıldan fazla deprem olmadı ve burası riskli. Ancak orada çok yüksek bina yok ve genel olarak zemini iyi. Bandırma’da yaşanacak bir deprem, İstanbul’daki yumuşak zemin kısımlarında etkili olabilir" diye konuştu. Moriwaki, 2018 yılından sonra Japonya ve Türkiye’nin deprem konusundaki yönetmeliğin aynı seviyeye geldiğini ancak uygulamada ise farklılıklar yaşandığını kaydetti. Japonya’nın bu yönetmelikleri yüzde yüz uyguladığını ancak Türkiye’nin ise maalesef izinsiz ve kaçak yapıların fazla olduğunu ve bunun da sıkıntıları beraberinde getirdiğini kaydetti. Kentsel dönüşümün de önemli olduğuna vurgu yapan Moriwaki, yapılan binaların da sağlamlığına dikkat edilmesi ve küçük yaştan çocuklara eğitim verilmesi gerektiğini söyledi.
30 Mart 2026 Pazartesi - 14:52 Lara Sahili’nde öğrencilerden bilimsel temizlik Antalya Muratpaşa Belediyesi 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Lara Sahili’nde gerçekleştirilen plaj temizliği etkinliğine öncülük etti. Gerçekleştirilen çalışmada toplanan atıklar bilimsel yöntemlerle analiz edilerek kıyı kirliliğinin kaynağına inildi. Muratpaşa Belediyesi’nin öncülüğünde, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV), Lara Turizm Yatırımcıları Birliği (LATUYAB) ve Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, klasik kıyı temizliğinin ötesine geçilerek bilimsel temelli Marine Litter Watch (MLW) çalışması yapıldı. Çalışmaya, İstek Okulları Lara, Özel Antalya Akant Okulları ve Antalya Yediiklim Okulları’ndan katılan öğrenciler, sahada ‘araştırmacı’ kimliğiyle görev aldı. Topladıkları atıkları plastik, metal, cam ve benzeri kategorilere ayıran öğrenciler, hem veri topladı hem de çevre bilinci konusunda uygulamalı eğitim aldı. Öğrenciler yalnızca atık toplamakla kalmadı. Kıyılardaki kirliliğin kaynağına inmek ve kalıcı çözümler üretmek amacıyla "veriyle koruma" yaklaşımıyla hareket etti. Bulunan atıkları türlerine göre sınıflandıran kayıt altına alan öğrenciler, gözlemlerini raporladı. Yıl içerisinde aynı bölgede dört kez tekrarlanacak olan çalışma ile ayrıca mevsimsel değişimler de takip edilecek. Toplanan veriler doğrultusunda, kıyı kirliliğinin kaynağı tespit edilerek önleyici adımlar atılması planlanıyor. Öğrencilerin gözlemlerinden oluşan raporların ise geleceğe yönelik çözüm önerileri geliştirmeye katkı sunması hedefleniyor. Atıklar bilimsel verilerle izleniyor Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) Antalya İl Koordinatör Yardımcısı Gözde Gönültaş, etkinlik kapsamında uygulanan Marine Litter Watch (MLW) programının Avrupa Çevre Ajansı tarafından yürütülen bir ‘deniz çöpü izleme programı’ olduğunu belirtti. Gönültaş, "Burada atıkları belli bir alanda topladıktan sonra karakterizasyona sokarız. Daha sonra sınıflandırılan atıkları, her birinin kendine ait kodlarıyla Avrupa Çevre Ajansı’nın sistemine giriyoruz" dedi. Programın en önemli yönünün düzenli veri takibi olduğuna dikkat çeken Gönültaş, "MLW yapılırken belirlenen aynı alanda yılda dört kez çalışma gerçekleştiriliyor. Böylece atık çeşitliliğinin değişimi izlenerek bilimsel bir sonuca ulaşılıyor" diye konuştu. Çalışmanın farkındalık ve veri üretimi açısından önemli olduğunu vurgulayan Gönültaş, Türkiye genelinde birçok yerel yönetimle birlikte çalıştıklarını dile getirdi. Gönültaş, en yoğun karşılaşılan atık türüne ilişkin ise, "Yaptığımız karakterizasyon çalışmalarında en fazla izmarit atığıyla karşılaşıyoruz. İzmarit bir plastik atık ve sahillerimizde ciddi bir yoğunluk oluşturuyor" değerlendirmesinde bulundu. Etkinliğe katılan öğrenciler de sahilde karşılaştıkları kirliliğe dikkat çekerek çevre bilincinin önemini vurguladı. İstek Okulları öğrencisi Bade Akbuğa, "Lara Plajı’na çöp toplamaya geldik. Sahilde ve mangal alanlarında plastik, izmarit gibi çeşitli atıklar var. Bu atıkları toplayarak ayrıştıracağız" dedi. Özel Antalya Akant Koleji öğrencisi Deniz Işılak ise çalışmaların sistemli şekilde yürütüldüğünü belirterek, "Çöpler kategorize edilerek toplanıyor. Belirli renk alanlarındaki poşetlere depo ediliyor. Toplanan atıklar, ayrıştırma kategorisinde görevli arkadaşlarımız tarafından ayrılarak gerekli kurum ve kuruluşlara gönderiliyor" ifadelerini kullandı. Sahilde en çok karşılaştıkları atık türlerine de değinen Işılak, "Genel olarak sigara izmariti gibi insanların hızlı tükettiği ve doğada yok olmayan atıklarla karşılaştık. Bu üzücü bir durum olsa da biz burada üzerimize düşen görevi yerine getirerek çevreyi arındırmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Sinema öğrencileri Altın Portakal’da yarışacak
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:29 Sinema öğrencileri Altın Portakal’da yarışacak Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında düzenlenen Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda finalistler belli oldu. 75 okuldan 34 projenin başvurduğu yarışmada 10 öğrenci filmi, Altın Portakal heykelciği için yarışacak. Türkiye’nin en köklü film festivali olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında genç sinemacılar için önemli bir adım atıldı. 24 Ekim - 2 Kasım tarihleri arasında 62.’si düzenlenecek festivalde, sinema eğitimi alan öğrencileri desteklemek, onların profesyonel çevrelerle buluşmasını sağlamak ve potansiyellerini geliştirmek amacıyla gerçekleştirilecek "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nın finalistleri belli oldu. Türkiye genelindeki 75 farklı sinema okulundan 34 projenin başvurduğu yarışmada, yönetmen ve senarist Aydın Sayman ile yönetmen Onur Güler’in yer aldığı Ön Seçici Kurul değerlendirmeleri sonucunda 10 proje finale kaldı. Finale kalan öğrenciler, festival süresince yerli ve yabancı filmlere akredite olacak, sektörün önde gelen profesyonelleriyle bir araya gelme fırsatı yakalayacak. Yarışmada "En İyi Film" seçilen öğrenci projesi ise Altın Portakal heykelciği ile ödüllendirilecek. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışacak öğrenci filmleri şöyle: Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Seni Görebilecek Miyim Anne? (Hasan Hüseyin Korkmaz), Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Köye Dönerken (Musa Uysun), Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı ve Yönetmenliği Bölümü’nden Sahnenin Kadınları (Mustafa Uçar), Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü’nden Buharlaşır Tüm Katı Olanlar (Baturay Tunçat), İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Kusursuz Ölçü Nedir? (Eylül Babur), İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Tümseğin Uğultusu (Abdurrahim Karabulut), İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema ve Dijital Medya Bölümü’nden Sevim (Yağmur Canpolat), Kırıkkale Üniversitesi Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Radyo Televizyon Programcılığı Bölümü’nden Sazdan Örülen Hayat (Zeynep Aslı Yoncu & Zübeyde Melek Algül), Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Çukurova’nın Kara Ekmeği (Onur Sürek) ve Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden RAH (Beyza Nimet Emişen). Bu yıl Altın Portakal’da genç sinemacıların eserleri de geniş kitlelerle buluşacak ve festivalin uluslararası atmosferinde önemli bir görünürlük kazanacak.
İtfaiye Haftası’nda ‘Pelerinsiz Kahramanlar’a teşekkür
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:15 İtfaiye Haftası’nda ‘Pelerinsiz Kahramanlar’a teşekkür Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, İtfaiye Haftası kapsamında itfaiye erleri ile bir araya geldi. Özdemir, "Her türlü doğal afette vatandaşın can ve mal güvenliği için 7/24 çalışan başta Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi olmak üzere tüm ‘Pelerinsiz Kahramanlar’ın İtfaiye Haftası kutlu olsun" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, 25 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında kutlanan İtfaiye Haftası kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Teşkilatı ile buluştu. Başkan Vekili Büşra Özdemir, itfaiye teşkilatının 311 yıllık bir köklü bir geçmişi olduğunu belirterek, depremde, selde, su baskınlarında, yangınlarda vatandaşın ‘Aman’ dediği anda ilk koşanların itfaiyeciler olduğuna dikkat çekerek, itfaiyecilerin çok zor şartlar altında görev yaptığını söyledi. "Zor bir coğrafyada yaşıyoruz" "Zor bir yaz geçirdik" diyen Başkan Vekili Özdemir, "Antalya’mız olarak zor bir coğrafyada yaşıyoruz. 1 milyon 180 bin hektar alanla Türkiye’nin en geniş ormanlık alanına sahip kentte yaşıyoruz. Yüzölçümünün de yüzde 57’si ormanlık alan olması sebebiyle, yangına da 1’inci derece hassas olan bir şehirde yaşıyoruz. Yükünüzün, sorumluluğunuzun farkındayız. Muhittin Başkan’ımız ilk göreve geldiğinde itfaiye teşkilatımızı hem personel olarak hem de araç olarak güçlendirmek için önemli adımlar attı. Şu an 19 ilçede 48 itfaiye istasyonumuzla, 637 personelimizle ve 162 itfaiye aracımızla hizmet vermekteyiz. Teşkilatımıza yeni katılacak 45 arkadaşımızda birlikte daha da güçleneceğiz. 7/24 esasıyla büyük bir özveriyle çalışan; ‘Pelerinsiz Kahramanlarımızın’ İtfaiye Haftası’nı kutluyorum. Sizlerle gurur duyuyoruz" dedi. İtfaiye araç parkı güçleniyor Yangın sezonu bitti derken Alanya’daki üzücü orman yangınlarıyla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden İtfaiye Daire Başkanı Ahmet Kısa ise, "Biz her yıl ortalama 14 binin üzerinde vakaya gidiyoruz. Bunun yaklaşık 7 bini yangınlardan oluşuyor. Diğerleri de çeşitli kurtarma vakaları, trafik kazaları, falezlerden düşme gibi birçok vakadan oluşuyor. Arkadaşlarımız 7/24 esasına göre gerek ilimiz gerekse ilimizin dışında oluşabilecek felaketlere hazır durumda. 14 milyon euroluk ihalemize ilaveten, 23 milyon euroluk bir kredi daha imzalandı. Bunun sözleşmelerini şu an hazırlıyoruz. 23 milyon euroluk araç alımı için de ihalemize çıkacağız. 40’a yakın bir araba öngörüyoruz. Bu alımları tamamlarsak, kadromuzu 2’ye katlamış olacağız. Her iki kredi paketiyle aldığımız araçlarla 132 aracımızın yüzde 50’sini yenilemiş olacağız. Bu aldığımız araçlar 20 yıl Antalya’mızın hizmetinde olacak" diye konuştu. Ziyaret anısına Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Ahmet Kısa, Başkan Vekili Büşra Özdemir’e baret takdim etti.
Antalya’da son 1 haftada 16 bin 155 araç ve sürücüsüne ceza kesildi
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:08 Antalya’da son 1 haftada 16 bin 155 araç ve sürücüsüne ceza kesildi Antalya’da İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerinin son 1 haftada kent genelinde helikopter ve drone destekli gerçekleştirdiği uygulamalarda 62 bin 695 araç ve sürücü kontrol edildi. Yapılan denetimler sonucunda 16 bin 155 araç ve sürücüsüne trafik idari para cezası uygulandı. Uygulamalarda yük taşıyan araçlara yönelik 10 bin 504, yolcu taşımacılığı yapan araçlara yönelik 2 bin 849, alkol ve uyuşturucu ya da uyarıcı madde etkisinde araç kullananlara yönelik 6 bin 757, emniyet kemeri kullanımına yönelik 12 bin 800 ve motosiklet ile motorlu bisikletlere yönelik 15 bin 554 olmak üzere farklı alanlarda geniş kapsamlı denetimler yapıldı. Çalışmalar sonucunda il genelinde toplam 62 bin 695 araç ve sürücüsü kontrol edildi. Denetimlerde trafik kurallarını ihlal eden bin 902 sürücünün yasak park yaptığı, 69 sürücünün engellilere ayrılmış park alanlarını işgal ettiği, 4 bin 187 sürücünün hız sınırını aştığı belirlendi. Ayrıca 286 sürücünün alkollü araç kullandığı, 7 sürücünün korsan taşımacılık yaptığı, 56 sürücünün abartı egzoz kullandığı, bin 318 sürücünün kırmızı ışık ihlali yaptığı, 854 sürücünün emniyet kemeri takmadığı ve 2 bin 619 sürücünün kask kullanmadığı tespit edildi. Bunun yanı sıra sürücü belgesi olmadığı, geri alındığı ya da iptal edildiği halde araç kullanan 357 sürücüye işlem yapıldı. Trafik birimlerinin çalışmaları sonucunda diğer ihlallerle birlikte toplam 16 bin 155 araç ve sürücüsüne trafik idari para cezası uygulandı.
Antalya Teknokent uluslararası burs ve araştırmalarla ilgili bilgilendirdi
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:18 Antalya Teknokent uluslararası burs ve araştırmalarla ilgili bilgilendirdi Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent tarafından burs ve araştırma desteklerini bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bumin Kağan Konferans Salonu’nda Antalya Teknokent ev sahipliğinde "Marie Sklodowska Curie Alanı (MSCA) Uluslararası Burs ve Araştırma Destekleri Bilgilendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıya European Research Executive Agency of the European Commission’dan Prof. Dr. Renat Bilyalov ve TÜBİTAK Ulusal İrtibat Noktası Yetkilisi Şeyma Sayımlar, araştırmacılar ve öğrenciler katıldı. Araştırmacılara uluslararası burs ve destek programları hakkında bilgi sağlamak ve akademik iş birliklerini güçlendirmek amacıyla düzenlenen etkinlikte, European Research Executive Agency of the European Commission’dan Prof. Dr. Renat Bilyalov ve TÜBİTAK Ulusal İrtibat Noktası Yetkilisi Şeyma Sayımlar, katılımcılara MSCA programı kapsamında sunulan uluslararası araştırma bursları ve finansal destek imkanları, araştırmacıların projelerini geliştirmeleri için sağlanan uluslararası fırsatlar ile proje başvuru süreçleri ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında kapsamlı olarak bilgilendirmede bulundu. Konuşmacılar, programın farklı alanlarda sunduğu araştırma ve uluslararası iş birliği fırsatlarını detaylı şekilde aktararak, araştırmacıların uluslararası platformlarda görünürlük ve etki elde etmelerine katkı sağlayacak bilgiler paylaştı. Katılımcılar bilgi sahibi oldu Katılımcılar, programın sunduğu fırsatlar hakkında kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Etkinlik, araştırmacıların uluslararası projeler geliştirmeleri, akademik kariyerlerini ilerletmeleri ve bilimsel iş birliklerini artırmaları açısından büyük önem taşıyor. Bilgilendirme Toplantısı, konuşmacıların değerli katkıları ve katılımcıların yoğun ilgisi ile verimli şekilde tamamlandı. Antalya Teknokent, araştırmacıların çalışmalarını güçlendirerek bilimsel projelerin ilerlemesine ve yenilikçi fikirlerin hayata geçmesine destek olmaya devam ediyor.
Yaptığı resimleri çöpe atıyor, koleksiyonerleri çöplük çöplük dolaştırıyor
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:14 Yaptığı resimleri çöpe atıyor, koleksiyonerleri çöplük çöplük dolaştırıyor Antalya’nın Kaş ilçesinde yaşayan ressam Efe Işıldaksoy (50), 11 yıldır yaptığı tablolarını çöpe atıyor. Bugüne kadar dünyanın farklı ülkelerinde 2 bin 175 eserini çöp kutularının kenarına bırakan Işıldaksoy, "Sanat toplumda saygı ve sevgiyi güçlendirmeli, resim yaparken ticare amaç gütmüyorum bunun için ömrüm boyunca resimlerimi çöpe atmaya devam edeceğim" dedi. Kaş ilçesinde yaşayan ressam Efe Işıldaksoy (50), 11 yıldır yaptığı tablolarını çöpe atıyor. Bugüne kadar dünyanın farklı ülkelerinde 2 bin 176 resmini çöp kutularının kenarına bırakan Işıldaksoy, 2 bin 176’ncı eserini Kaş Ortabağ’da haber çekimleri sırasında çöp bidonunun üzerine astı. Kaş’ın Ortabağ Mahallesi’nde hayatını sürdüren Efe Işıldaksoy, sanat yolculuğuna 14 yaşında Almanya’da başladı. Burs kazanarak Hamburg Üniversitesi Bismark Sanat Akademisi’nde 7 yıl eğitim alan sanatçı, 1996’da Türkiye’ye dönerek çalışmalarını burada sürdürdü. Işıldaksoy, doğadan topladığı ağaç parçalarını temizleyip tuval haline getiriyor; tek kalemle yolda, okul bahçelerinde ya da ormanda çizimler yapıyor. Daha sonra tablolarını aracıyla giderken çöplerin kenarına bırakıyor. "Toplumdaki saygı ve sevgi eksikliğini gördüm" 2014 yılında başladığı projenin çıkış noktasını anlatan ressam Işıldaksoy, "Yaklaşık 11 yıl önce toplumumuzdaki saygı ve sevgi eksikliğini fark ettim. O günden bu yana 2 bin 175 resmimi çöpe attım. İlk başta kendi eserime saygısızlık gibi gözükse de aslında resim alamayan birinin evine girmesi, onun duygu reflekslerini geliştirmesi çok kıymetli. Bu da uzun vadede toplumsal saygıyı ve sevgiyi getirir. Sanat çok önemli, bu farkındalığın artması için ömrüm boyunca resimlerimi çöpe atmaya devam edeceğim" dedi. "Koleksiyonerler peşine düştü" Çöpe bırakılan tabloların zamanla koleksiyonerlerin ilgisini çektiğini söyleyen Işıldaksoy, "İlk başta hedefim gençlerdi. Proje duyulunca koleksiyonerler peşine düştü. Bu sebeple sosyal medyadan haber vermiyorum artık. Ama bazen üniversitelerin harita bölümlerindeki öğrenciler, önceki bıraktığım yerleri işaretleyip bir sonraki çöpleri tahmin ederek buldular. Biraz da gençlere beyin jimnastiği yaptırıyorum aslında" diye konuştu. "Çocuklarla resim yapıp çöpe atıyoruz" Sanatçının projesi yalnızca bireysel değil, toplumsal faydaya da dönüşüyor. Daha önce Sabancı Vakfı’nın çocukları için ve İngiltere’de Maltepe Sokak’ta yaşayan çocuklar yararına bağışlanan resimleri satıldı. Işıldaksoy, "23 Nisan başta olmak üzere birçok bayramda, okullarda gönüllü resim dersleri veriyorum. Sonra da çocuklarla birlikte yaptığımız resimleri çöpe atıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yurt dışında sanatçılar da başladı" Son 8 yıldır Kaş’ın Ortabağ köyünde doğayla iç içe yaşayan Işıldaksoy’un projesi yurt dışına da taşmış durumda. Işıldaksoy, "Danımarka’da bir festival için davet aldım. Bir buçuk ay boyunca bütün şehirlerinde resimlerimi çöpe attım. Sonra Almanya, Fransa, İtalya, İspanya’ya devam ettim. Bunun dışında da Uzakdoğu’da da Vietnam, Tayland gibi yerlerde resimlerim çöpe gitti. Hatta Amerika’da bir üniversitede bu çöp projem ders olarak okutuluyor. Benden etkilenen Hollanda, Danimarka, Almanya, İspanya’daki sanatçılar da resimlerini çöpe atmaya başladı" dedi. Kaş’tan dünyaya yayılan sanat Ortabağ köyünde resim çalışmalarını sürdüren Işıldaksoy, sanatın kısa sürede ölçülmeyeceğini vurgulayarak, "Sanatın toplum üzerindeki etkisi genellikle yüzyıllarla ölçülür. Bu nedenle projemin nereye varacağını ben göremeyebilirim ama devam edeceğine inanıyorum" sözleriyle projesini özetledi.
ASAT Alanya’da yeni içme suyu deposu inşa edecek
29 Eylül 2025 Pazartesi - 11:18 ASAT Alanya’da yeni içme suyu deposu inşa edecek Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Antalya’nın doğu ve batı ilçelerinde başlattığı gömme betonarme içme suyu deposu yapım çalışmaları kapsamında önemli bir yatırıma imza atıyor. Yaklaşık 250 milyon TL maliyetle hayata geçirilen proje kapsamında, Alanya’da 8 adet olmak üzere toplamda 14 yeni içme suyu deposu inşa edilecek. Kent merkezinde ve ilçelerde içme suyu yatırımlarını hızlandıran Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, yeni depolarla birlikte içme suyu altyapısını daha güçlü ve güvenli hale getirmeyi hedefliyor. Alanya’da yapılacak 8 deponun 3’ü Mahmutlar Mahallesi’nde inşa edilecek. Bunlardan biri 5000 metreküp kapasiteli ana depo, diğer ikisi ise 1000’er metreküplük içme suyu depoları olacak. 50 bin nüfuslu Mahmutlar’ın su depoları yenileniyor Projeyle birlikte hem mevcut su ihtiyacının karşılanacağını hem de gelecekte artacak taleplere karşı kalıcı çözümler üretileceğini belirten ASAT Alanya Şube Müdürü Ümit Demirel çalışmalarla ilgili şunları söyledi: "Alanya ve diğer ilçelerimizle birlikte toplamda 14 depo inşa edeceğiz. Bunların 8 tanesi Alanya ilçemizde olacak. Sadece Mahmutlar mahallemize 3 yeni depo kazandırıyoruz. Çalışmalar tamamlandığında 50 bin nüfuslu Mahmutlar Mahallemizdeki tüm depolar yenilenmiş olacak. Böylece hem suyun daha sağlıklı şartlarda depolanmasını hem de mahallemizde yaşayan vatandaşlarımızın içme suyuna kesintisiz şekilde ulaşmasını sağlayacağız" dedi.