Yerel Haberler
Antalya
01 Nisan 2026 Çarşamba - 15:53 Aldatılma iddiası cinayet davasına girdi: Mahkemeden DNA incelemesi talebi Antalya’da, 6 çocuk annesi eşi Hale Akbaş P.’yi tabancayla vurarak öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan tutuklu sanık Abdullah P.’nin davasında mahkeme, sanığın ortaya attığı aldatılma iddiaları üzerine otopsi raporunda yer alan erkek sperm hücresinin kendisine ait olup olmadığının belirlenmesini isteyerek, duruşmayı erteledi. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Abdullah P. ile taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet savcısı, önceki celsede sanığın ’eşe karşı kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etmişti. Bu celsede ise mahkeme heyeti, sanığın cezaevinden gönderdiği, sürekli olarak aldatıldığı yönündeki iddialarına ilişkin dilekçeleri değerlendirdi. İddialarına ilişkin savunması sorulan Abdullah P., "Olaydan önce yaklaşık 2 yıl boyunca hiç ilişki yaşamadık. Otopsi raporundaki spermlerin benimle bir ilgisi yok. Beni aldattığını düşünüyorum. Hatta eşim, en son beni aldattığı kişiyi eve almıştı. Daha önce de belirtmiştim, eve çiçekler geliyordu" dedi. Sanığın savunmasının ardından mahkeme heyeti, DNA analiz çalışmaları kapsamında özlük örneklerinin alınarak genetik inceleme yapılmasına, otopsi raporuna yansıyan erkek sperm hücresinin Abdullah P.’ye ait olup olmadığının tespit edilmesine karar verdi. Heyet, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Abdullah P., esas hakkında mütalaaya ilişkin savunmasında, "Olaydan sonra karakola gidip teslim oldum. Ayrıca yazılı savunmamı da sunuyorum. Pişmanım. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Olayın geçmişi Olay, 27 Kasım 2024 tarihinde saat 15.50 sıralarında Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi 2238 Sokak’ta bulunan bir sitedeki apartmanın 3’üncü katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Abdullah P. (55) polis merkezine giderek, eşiyle arasında çıkan tartışma sırasında eşini tabancayla vurduğunu, silahı evde bırakarak ikametten ayrıldığını ve teslim olmak istediğini söyledi. Verilen adrese polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı kontrolde Hale Akbaş P.’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Kızının feryatları yürekleri dağlamıştı Olayın ardından adrese Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Olay Yeri İnceleme ekipleri sevk edildi. Bu sırada eve gelen Hale Akbaş P.’nin kızı, ekipler tarafından ikamete alınmadı. Annesine ne olduğunu öğrenmek isteyen küçük kızın, "Annemi bir kere gösterin bana, gidin bakın anneme bir şey mi oldu" diyerek gözyaşı döktüğü, komşuların ise çocuğu sakinleştirmek için yoğun çaba sarf ettiği öğrenildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerine, "Bana değil gidin anneme bakın" diyen küçük kız ambulansa alınırken, savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Hale Akbaş P.’nin cenazesi otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Cenaze aracının hareketi sırasında maktulün kardeşinin, "Bacım nereye gidiyorsun" diyerek gözyaşı döktüğü görüldü. Hale Akbaş P.’nin kızının, olayın yaşanmasının ardından kısa süre sonra eve geldiği, kapıyı açan olmayınca Abdullah P.’yi aradığı ve sanığın kendisine, "Çarşıdayım" dediği öğrenildi. Şüphelinin polisteki ilk ifadesinde, kıskançlık krizi sonrası eylemini gerçekleştirdiğini söylediği belirtildi. Hale Akbaş P.’nin, ilk eşinden olan kızının doğum günü hazırlıkları yaptığı öğrenilirken, çiftin 4 küçük çocuğunun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından koruma altına alındığı bildirildi. Adliyeye sevk edilen Abdullah P., çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. İddianamede dinleme cihazı detayı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede cinayetin işlenişine ilişkin detaylara yer verilirken, sanık Abdullah P.’nin eşinin çantasına dinleme cihazı yerleştirdiğini itiraf ettiği kaydedildi.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:43 Japon deprem uzmanı Moriwaki’den hayat kurtaran uyarılar Deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kepez Kitap Fuarı’nda Antalyalı çocuklarla bir araya gelerek, deprem konusundaki tecrübelerini paylaştı. Moriwaki, deprem bilinci, hayatta kalma yöntemleri ve alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler verdi. Türkiye’deki büyük projelerdeki çalışmaları ve yıllara dayanan deprem deneyimiyle tanınan Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kepez Kitap Fuarı’nın konuğu oldu. Söyleşiye Japonca selam vererek başlayan Moriwaki’nin kravatında ve yakasındaki Atatürk rozetleri dikkat çekti. Sunumunu Türkçe gerçekleştiren uzman isim, depremin oluşumu, tsunami, yaşam üçgeni, aile içi acil durum planları ve eşyaların güvenli yerleştirilmesi gibi konuları çocuklara anlaşılır bir dille anlattı. Moriwaki, eğitim ve tatbikatların okul ve mahallelerde yaygınlaştırılmasının önemine de vurgu yaptı. "Türkiye depreme hazır mı?" sorusuna da yanıt veren Moriwaki, Antalya ve çevresindeki deprem riskine değinerek, bölgede çok büyük bir deprem beklentisinin olmadığını ifade etti. Depremlerde zemin yapısının önemine dikkat çekerek, sert zeminde sarsıntının daha az hissedildiğini, yumuşak zeminde ise daha şiddetli etkiler görüldüğünü belirten Moriwaki, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında hasar gören 11 ili bir yıl içinde 83 kez ziyaret ettiğini belirterek, gözlemlerini dinleyicilerle paylaştı. Depremlerde "yaşam üçgeni"nin hayati önem taşıdığını vurgulayan uzman, özellikle dolap ve yatak çevresinde oluşan boşlukların hayat kurtarabileceğini ifade etti. Deprem anında asansör ve merdiven kullanımına da değinen Moriwaki, en tehlikeli alanlardan birinin merdivenler olduğunu belirterek, "Birinci katta yaşıyorsanız hızlıca çıkabilirsiniz ancak yüksek katlardan merdivenle kaçmaya çalışmak risklidir" dedi. Moriwaki, depreme asansörde yakalananların ise tüm düğmelere basarak ilk durduğu katta çıkmaları gerektiğini söyledi. Afet sonrası hayatta kalma konusunda da önemli uyarılarda bulunan Moriwaki, enkaz altında suyun en kritik ihtiyaç olduğunu belirtti. Kuru gıdaların susuzluğu artıracağını ifade ederek, az miktarda suyun dikkatli tüketilmesi gerektiğini söyleyen Yoshinori Moriwaki, besin olarak sıvı çikolata gibi ürünlerin tercih edilmesini önerdi. Moriwaki, ayrıca metal ve ışıklı düdük, tuz ve su gibi malzemelerin deprem çantasında mutlaka bulunması gerektiğini vurguladı. Japonya’da deprem sırasında telefon görüşmesi yapılmadığını, bunun yerine mesajlaşmanın tercih edildiğini belirten Moriwaki, iletişim hatlarının gereksiz yere meşgul edilmemesi gerektiğini söyledi. Uzman, deprem çantasının ev veya iş yerlerinde kolay ulaşılabilecek bir noktada ve çıkışlara yakın bir yerde hazır tutulmasının önemine de değindi. Afet sonrası ilk 72 saatin kritik olduğunu hatırlatan Moriwaki, yardım ekiplerinin herkese aynı anda ulaşamayabileceğini belirterek, deprem çantalarında en az üç gün yetecek gıda ve su bulunması gerektiğini ifade etti. Japonya ve Amerika gibi ülkelerde afet bölgelerine gıda ulaşımının çoğu zaman üçüncü günde ancak başlanabildiğini vurgulayan Moriwaki, soğuk hava şartlarında streç filmin hem ısınma hem de ilk yardım amaçlı kullanılabileceğini sözlerine ekledi. Aile bireylerinin acil durumlarda buluşacağı noktaların önceden belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Moriwaki, sadece bina güvenliğinin değil, ev içindeki eşyaların sabitlenmesinin de hayati önem taşıdığını belirtti. 1999 depremi sonrası yaptığı gözlemlerden örnekler veren uzman, dolapların devrilmesinin ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Program sonunda Moriwaki, "Deprem Rehberi" adlı kitabını çocuk okurları için imzaladı.
Trendyol Süper Lig: Corendon Alanyaspor: 0 - Galatasaray: 1 (İlk yarı)
26 Eylül 2025 Cuma - 20:57 Trendyol Süper Lig: Corendon Alanyaspor: 0 - Galatasaray: 1 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 7. haftasında Corendon Alanyaspor, sahasında Galatasaray ile karşılaşıyor. Mücadelenin ilk yarısı konuk ekibin 1-0’lık üstünlüğü ile sona erdi. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 13. dakikada orta sahadan topu alan Maestro ceza sahası içine girip sağ çaprazdan uzak köşeye vuruşunda meşin yuvarlak az farkla direğin dibinden auta çıktı. 23. dakikada sağ kanattan ceza sahasına giren Singo’nun pasında kale önünde Icardi’nin topukla vuruşunda top kaleci Ertuğrul’un sağından ağlara gitti. 27. dakikada Maestro’nun pasına ceza sahası içinde Ogundu’nun şutunda kaleci Uğurcan topu güçlükle çeldi. 33. dakikada Sane’nin pasına ceza sahası içinde topla buluşan Icardi’nin şutunda kaleci Ertuğrul gole izin vermedi. Stat: Alanya Oba Hakemler: Zorbay Küçük, İbrahim Çağlar Uyarcan, Mehmet Salih Mazlum Alanyaspor: Ertuğrul Taşkıran, Lima, Aliti, Ümit Akdağ, Hadergjonaj, Makouta, Maestro, Yusuf Özdemir, İbrahim Kaya, Hwang, Ogundu Yedekler: Victor, Efecan Karaca, Enes Keskin, Mounie, Güven Yalçın, Ruan, Hagi, Janvier, Fatih Aksoy, Viana Teknik Direktör: Joao Pereira Galatasaray: Uğurcan Çakır, Singo, Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı, Torreira, Sara, Sallai, Sane, Barış Alper Yılmaz, Icardi Yedekler: Güven Yalçın, Metehan Baltacı, Jakobs, Yunus Akgün, Berkan Kutlu, İlkay Gündoğan, Ahmed Kutucu, Kaan Ayhan, Osimhen, Lemina Teknik Direktör: Okan Buruk Gol: Icardi (dk. 23) Galatasaray Sarı kartlar: Makouta, Aliti (Alanyaspor)
AESOB Başkanı Dere: "7 bin 200 gün düzenlemesi esnafımıza nefes aldıracak
26 Eylül 2025 Cuma - 15:50 AESOB Başkanı Dere: "7 bin 200 gün düzenlemesi esnafımıza nefes aldıracak Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, "7 bin 200 gün düzenlemesi sosyal güvenlik sistemimize olan güveni artıracak ve esnafımıza hakkının teslimi olacaktır" dedi. Bağ-Kur’lu esnaf ve sanatkarların yıllardır en önemli beklentilerinden biri olan prim gün sayısının 7 bin 200’e düşürülmesi yeniden gündeme geldi. Mevcut sistemde SSK’lı çalışanlar 7 bin 200 prim günüyle emekli olabilirken, kendi işinin patronu olan, vergisini, kirasını, faturasını ödeyen esnafın emekli olabilmesi için 9 bin gün prim ödemesi gerekiyor. Bu durum, yıllardır esnaf kesiminde adalet talebini gündeme taşımıştı. "Bu fark ortadan kalkacak, hak teslim edilecek" TESK Genel Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere, bu düzenlemenin esnafa hakkının iadesi olduğunu vurgulayarak, "Esnafımız sabahın erken saatlerinde iş yerinin ışığını yakıyor, vergisini ödüyor, istihdam sağlıyor, üretime katkıda bulunuyor. Buna rağmen yıllardır SSK’lı çalışanlara göre daha fazla prim ödemek zorunda kalıyor. 7 bin 200 gün düzenlemesi sosyal güvenlik sistemimize olan güveni artıracak ve esnafımıza hakkının teslimi olacaktır. Biz bu sürecin en yakın takipçisi olmaya devam edeceğiz" dedi. "Sayın Cumhurbaşkanımıza ve bakanlığımıza güvenimiz tam" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın esnafın yanında olduğunu her fırsatta gösterdiğine işaret eden Dere, "Esnafımıza her fırsatta sahip çıkan Sayın Cumhurbaşkanımızın bu haklı talebimizi de destekleyeceğine ve gerekli adımları atacağına yürekten inanıyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımıza da bu süreçteki hassasiyetleri, yapıcı yaklaşımları ve esnafımıza gösterdikleri ilgi için şükranlarımızı sunuyoruz" ifadelerini kullandı. "Düzenleme esnafımıza nefes aldıracak" Dere, yapılacak düzenlemenin esnafın sosyal güvenlik sistemine olan güvenini artıracağını vurgulayarak, "Yıllarca alın teri döken, kendi işinin patronu olan esnafımız, tam 5 yıl daha fazla prim ödemek zorunda kalıyor. Bu adım, esnafımıza nefes aldıracak, geleceğe umutla bakmasını sağlayacak tarihi bir karardır. Esnafımızın yükünü hafifletecek her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Geleceğin esnafına güçlü destek" Dere, bu düzenlemenin esnaf ve sanatkarlığın geleceği açısından taşıdığı öneme de dikkat çekti. Sosyal güvenlikteki bu eşitliğin mesleğini icra etmek isteyen genç girişimciler için de büyük bir teşvik olacağının altını çizen Dere, "Gençlerimiz artık kendi işinin sahibi olmanın ağır maliyetleri yanında bir de uzun prim farkıyla karşılaşmayacak. Bu adım, onlara daha güvenli bir gelecek vadediyor. ‘Kendi işimi kurarsam ne zaman emekli olurum?’ endişesini azaltarak, girişimcilik ruhunu cesaretlendiriyor. Biz inanıyoruz ki bu düzenleme ile birlikte daha fazla genç, ata mesleği olan esnaflığa yönelecek ve Türkiye ekonomisinin üretim gücü artarak yenilenmeye devam edecektir" dedi.
Okul üniforması ücreti derdini sona erdiren proje
26 Eylül 2025 Cuma - 14:18 Okul üniforması ücreti derdini sona erdiren proje Antalya’nın Serik ilçesinde hayata geçirilen "Okulumuzun Kıyafetini Okulumuzda Üretiyoruz" projesi kapsamında Halk Eğitim Merkezi kursiyerleri, birleştirilmiş sınıflarda eğitim gören öğrencilerin okul formalarını köy yaşam merkezlerinde dikiyor. Proje sayesinde velilerin kıyafet maliyetleri sıfıra inerken, öğrenciler ve kursiyerler de sürece aktif olarak katılıyor. Serik Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü’nün öncülüğünde başlatılan "Okulumuzun Kıyafetini Okulumuzda Üretiyoruz" projesi, Zırlankaya Mahallesi’ndeki Zırlankaya Köy Yaşam Merkezi’nde uygulamaya kondu. Projede kursiyerler, hayırseverlerin desteği ile birleştirilmiş okullarda eğitim gören öğrencilerin kıyafetlerini üretiyor. Projenin 2025-2026 eğitim ve öğretim yılında birleştirilmiş okullarda eğitim gören tüm öğrencileri kapsaması hedefleniyor. İlk aşamada 12 kursiyer 30 öğrencinin kıyafetlerini hazırlarken, bu sayı kısa sürede 60’a çıkarılarak, okul formaları öğrencilere teslim edilecek. Kursiyerler, okulun teneffüs saatlerinde ise öğrencilerle bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyor. Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, Zırlankaya Köy Yaşam Merkezi’nde çok güzel bir manzara ile karşılaştıklarını belirterek, "Bu uygulama kursiyerlerimizin yaparak ve yaşatarak ortaya koydukları el birliği ile yapılmış bir çalışma. Çok güzel emeklerle ortaya konulmuş bu projede çocuklarımızın üzerinde bu kıyafetlerin kendilerini bulmuş olması önemli. Projenin devamını diliyoruz. Yaygınlaştırılması için çalışma başlatalım" dedi. "Bu uygulama ile velilerimize kıyafet külfeti ve maliyet olmayacak" Serik İlçe Milli Eğitim Müdürü İkram Ekiz ise, "Projemizin ismi ‘Okulumuzun Kıyafetini Okulumuzda Üretiyoruz’. Bu uygulama ile velilerimize kıyafet külfiyeti ve maliyeti olmayacak. Milli Eğitim Bakanlığınca okul kıyafetinin zorunlu hale gelmesiyle biz de böyle bir uygulamaya köy yaşam merkezimizde başladık" ifadelerini kullandı. Halk Eğitim Merkezi Müdürü İbrahim Türkmen, "Milli Eğitim Bakanlığının okul kıyafetlerini zorunlu kılması üzerine ilçe genelinde birleştirilmiş okullarda okuyan öğrencilerimizin kıyafetlerini köy yaşam merkezinde kursiyerlerimizle dikmeyi amaçladık" diye konuştu. Halk Eğitim Merkezi Kurs Öğretmeni Fatma Akbulut, "Kursiyerlerimizin kendi çocukları da bu okullarda okuyor. Kendi çocuklarına kıyafet dikmek, onların da anneleri tarafından kıyafet dikilmesini görmek çok hoşlarına gitti. 12 kursiyerimizle ilk aşamada 60 öğrencimize kıyafet dikiyoruz" dedi. "Bir ilki başardığımızı düşünüyorum" Kursiyerlerden İlkcan Bulut, "Öğrencilerimize formalarımızı dikmekteyiz. Bir hafta oldu başlayalı. Bu sürede çok iyi performans sergilediğimizi düşünüyorum. Böyle bir emek vermek bizim için çok heyecanlı. Bir ilki başardığımızı düşünüyorum" derken, Kamile Aldemir ise, "3 yıldır bu kursa devam ediyorum. Bu yıl forma dikmeye başladık. Başardık diye düşünüyoruz. Çok güzel bir duygu, herkese tavsiye ediyoruz. Çocuklar ayrı mutlu, biz ayrı mutlu" ifadelerini kullandı.
Okul üniforması ücreti derdini sona erdiren proje
26 Eylül 2025 Cuma - 14:15 Okul üniforması ücreti derdini sona erdiren proje Antalya’nın Serik ilçesinde hayata geçirilen "Okulumuzun Kıyafetini Okulumuzda Üretiyoruz" projesi kapsamında Halk Eğitim Merkezi kursiyerleri, birleştirilmiş sınıflarda eğitim gören öğrencilerin okul formalarını köy yaşam merkezlerinde dikiyor. Proje sayesinde velilerin kıyafet maliyetleri sıfıra inerken, öğrenciler ve kursiyerler de sürece aktif olarak katılarak büyük bir heyecan yaşıyor. Antalya’nın Serik ilçesinde Serik Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü’nün öncülüğünde başlatılan "Okulumuzun Kıyafetini Okulumuzda Üretiyoruz" projesi, Zırlankaya Mahallesi’ndeki Zırlankaya Köy Yaşam Merkezinde uygulamaya kondu. Projede kursiyerler, hayırseverlerin desteği ile birleştirilmiş okullarda eğitim gören öğrencilerin kıyafetlerini üretiyor. Hedef: Tüm öğrencilerin kıyafetleri üretilecek Projenin 2025-2026 Eğitim ve Öğretim yılında birleştirilmiş okullarda eğitim gören tüm öğrencileri kapsaması hedefleniyor. İlk aşamada 12 kursiyer ile 30 öğrencinin kıyafetleri tamamlandı, sayı kısa sürede 60’a çıkarılarak öğrencilere teslim edilecek. Kursiyerler, okulun teneffüs saatlerinde öğrencilerle bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyor. Yetkililerden destek ve teşekkür Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, Zırlankaya Köy Yaşam Merkezinde çok güzel bir manzara ile karşılaştıklarını belirterek, "Bu uygulama kursiyerlerimizin yaparak ve yaşatarak ortaya koydukları el birliği ile yapılmış bir çalışma. Çok güzel emeklerle ortaya konulmuş bu projede çocuklarımızın üzerinde bu kıyafetlerin kendilerini bulmuş olması önemli. Projenin devamını diliyoruz. Yaygınlaştırılması için çalışma başlatalım" dedi. "Bu uygulama ile velilerimize kıyafet külfeti ve maliyet olmayacak" Serik İlçe Milli Eğitim Müdürü İkram Ekiz ise, "Projemizin ismi ‘Okulumuzun Kıyafetini Okulumuzda Üretiyoruz’. Bu uygulama ile velilerimize kıyafet külfiyeti ve maliyet olmayacak. Milli Eğitim Bakanlığınca okul kıyafetinin zorunlu hale gelmesiyle biz de böyle bir uygulamaya köy yaşam merkezimizde başladık" ifadelerini kullandı. Halk Eğitim Merkezi Müdürü İbrahim Türkmen, "Milli Eğitim Bakanlığının okul kıyafetlerini zorunlu kılması üzerine ilçe genelinde birleştirilmiş okullarda okuyan öğrencilerimizin kıyafetlerini köy yaşam merkezinde kursiyerlerimizle dikmeyi amaçladık" diye konuştu. Kursiyerler süreçten mutlu Halk Eğitim Merkezi Kurs Öğretmeni Fatma Akbulut, "Kursiyerlerimizin kendi çocukları da bu okullarda okuyor. Kendi çocuklarına kıyafet dikmek, onların da anneleri tarafından kıyafet dikilmesini görmek çok hoşlarına gitti. 12 kursiyerimizle ilk aşamada 60 öğrencimize kıyafet dikiyoruz" dedi. "Bir ilki başardığımızı düşünüyorum" Kursiyerlerden İlkcan Bulut, "Öğrencilerimize formalarımızı dikmekteyiz. Bir hafta oldu başlayalı. Bu sürede çok iyi performans sergilediğimizi düşünüyorum. Böyle bir emek vermek bizim için çok heyecanlı. Bir ilki başardığımızı düşünüyorum" derken, Kamile Aldemir ise, "3 yıldır bu kursa devam ediyorum. Bu yıl forma dikmeye başladık. Başardık diye düşünüyoruz. Çok güzel bir duygu; herkese tavsiye ediyoruz. Çocuklar ayrı mutlu biz ayrı mutlu" ifadelerini kullandı. (MD-
Boyasız kasisler gece karanlığında sürücülerin kabusu oldu: Fark edemeyen sanayinin yolunu tuttu
26 Eylül 2025 Cuma - 14:10 Boyasız kasisler gece karanlığında sürücülerin kabusu oldu: Fark edemeyen sanayinin yolunu tuttu Antalya’nın Manavgat ilçesinde aşırı hızı önlemek için konulan kasisler boyanmayınca sürücülerin kabusu oldu. Kasisi fark etmeyip hızlı gelen sürücüler, zarar gören araçlarını çekiciyle sanayiye götürmek zorunda kaldı. Yaşanan olaylar sonrası kasislerde boyama ve düzenleme gerçekleştirildi. Sık sık kazaların yaşandığı, motosiklet sürücülerinin hız ve akrobasi hareketleri yaptığı Herdford Caddesi’nde Manavgat Belediyesi tarafından araçların hız yapmamaları amacıyla dün oluşturulan kasisler sürücülere ecel terleri döktürdü. Belediye ekipleri tarafından asfalttan oluşturulan kasisler boyanmayınca ve kasis olduğunu belirten tabelaların kasisin hemen dibinde olması sürücülerin tehlikeli anlar yaşamasına, birçok aracın zarar görmesine neden oldu. Kasise aracının altını çarpan bazı sürücüler, zarar gören araçlarını çekici vasıtasıyla sanayiye götürmek zorunda kaldı. Gelen ihbarlar üzerine Herdford Caddesi’ne gelen Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri, vatandaşların kaza yapmamaları ve araçlarının zarar görmesini engellemek amacıyla yolda önlem alarak, sürücüleri uyardılar. Kasisler boyandı, levhanın yeri düzeltildi Araçların zarar gördüğünün fark edilmesi üzerine ise belediye ekipleri bugün kasislerde düzenleme gerçekleştirdi. Ekipler uyarı levhasını uygun noktaya alırken, kasisler de boyandı. Sorgun Mahallesi Muhtarı İbrahim Ethem Şeker, "Akşamları gençlerimiz motosikletle çok hızlı gidiyor. Bazı araçlarla da yarış yapıyorlar. Önlem amaçlı kasisler yapıldı ancak boyanmadığı için çok sayıda kaza ve düşmeler yaşandı. Levhanın yerinde olmaması da sorun oluşturuyordu, şimdi ise düzeltildi" dedi.
Engelsiz yürekler, Aşık Veysel’in türkülerini yaşatıyor
26 Eylül 2025 Cuma - 12:51 Engelsiz yürekler, Aşık Veysel’in türkülerini yaşatıyor Alanya Üniversitesi Müzik, Dans ve Drama Topluluğu tarafından yürütülen ve Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında desteklenen "Âşık Veysel: Gönül Gözüyle ‘Uzun İnce Bir Yol’; Sazınla ve Sözünle Engelsizce Nefes Ol" projesinin tanıtım etkinliği, Alanya Üniversitesi Şebnem Köseoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Program, büyük halk ozanı Âşık Veysel’in hayatını ve sanatını anlatan belgesel gösterimi ile başladı. Belgeselde, Aşık Veysel’in hayatı, sanata bakışı ve toplumdaki izleri dile getirildi. Gösterim sırasında salonda duygusal anlar yaşandı. Etkinliğin en çok ilgi gören bölümlerinden biri ise Alanya Belediyesi Engelsiz Park ve Yaşam Merkezi kursiyerlerinin sahne aldığı konser oldu. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın UNİDES desteğiyle, Alanya Üniversitesi ve Alanya Belediyesi iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında engelli bireyler, üç ay süren eğitimle saz çalmayı ve türkü söylemeyi öğrendi. Müzik eğitmenleri eşliğinde etkinliğe hazırlanan kursiyerler, "Uzun İnce Bir Yol" başta olmak üzere Âşık Veysel’in eserlerini seslendirerek hem kültürel mirasın yaşatılmasına hem de toplumsal farkındalığın artmasına katkı sundu. "Aşık Veysel’i yaşatmak bizlerin sorumluluğu" Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turan Sağer yaptığı konuşmada, "Aşık Veysel’in sözleri ve sazı, bizlere sadece bir sanat mirası değil, aynı zamanda birlik, eşitlik ve hoşgörü dersi bırakmıştır. Bu değerleri yaşatmak bizlerin en önemli sorumluluklarından biridir" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Turan Sağer, Alanya’nın engelsiz üniversitesi olarak engelleri ortadan kaldıran projelerin hayata geçirilmesi için çaba gösterdiklerini söyledi ve sözlerine şu cümleleri ekledi: "Bugün burada izlediğimiz performanslar, bize azmin ve emeğin her türlü engeli aşabileceğini gösterdi. Kursiyerlerimizin üç ay boyunca gösterdiği gayret, sadece sanat açısından değil, toplumsal birliktelik açısından da büyük bir örnek teşkil ediyor. Onların sahnede sergilediği kararlılık, hepimize ilham veriyor. Üniversite olarak, bu tür çalışmaları desteklemeye ve engelsiz bir toplum için adım atmaya devam edeceğiz." "Toplumda farkındalığı artıran etkinlik" Alanya Belediye Başkanı Faruk Konukçu da etkinlikte görüşlerini dile getirdi. "Bu proje, sadece müziği engelli bireyler aracılığıyla yeniden yorumlamakla kalmıyor, aynı zamanda toplumumuzda engellilik konusunda farkındalığı artırıyor ve kültürel değerlerimizi yaşatıyor" diyen Konukçu; "Âşık Veysel’in eserleri, Anadolu’nun en derin duygularını yansıtan ve her döneme ışık tutan değerlerimizden biridir. Bu değerleri gençlerimiz ve engelli kardeşlerimizle birlikte yaşatmak, kültürümüzü geleceğe taşımak adına çok anlamlı bir adım. Alanya Belediyesi olarak, engelli bireylerimizin sosyal hayata aktif katılımını desteklemek ve onların yeteneklerini ortaya çıkarmak için her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz. Projeye emeği geçen herkese teşekkür eder, bu anlamlı çalışmanın daha geniş kitlelere ulaşmasını temenni ederim" dedi. Etkinlik, emeği geçenlere teşekkür plaketlerinin verilmesi ve toplu hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi. Alanya Gençlik Merkezi, Alanya Belediyesi Engelsiz Park ve Yaşam Merkezi ile Patika Engelsiz Yaşam Gönüllüleri Derneği iş birliği ile gerçekleştirilen projenin tanıtım etkinliğine; Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Prof. Dr. Turan Sağer, Alanya Belediyesi Başkan Yardımcısı Abdullah Akbaş, Alanya Belediyesi Başkan Danışmanı Faruk Konukçu, Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yılmaz, Alanya Alaattin Keykubat Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Karahan, Alanya Gençlik Merkezi Müdürü Ahmet Eşref Sarı, Patika Engelsiz Yaşam Gönüllüleri Derneği Onursal Başkanı Can Direkçi, Başkanı levent Benal, Başkan Yardımcısı Hürses Ceylan, öğrenci ve akademisyenler katıldı.