Yerel Haberler
Antalya
01 Nisan 2026 Çarşamba - 15:53 Aldatılma iddiası cinayet davasına girdi: Mahkemeden DNA incelemesi talebi Antalya’da, 6 çocuk annesi eşi Hale Akbaş P.’yi tabancayla vurarak öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan tutuklu sanık Abdullah P.’nin davasında mahkeme, sanığın ortaya attığı aldatılma iddiaları üzerine otopsi raporunda yer alan erkek sperm hücresinin kendisine ait olup olmadığının belirlenmesini isteyerek, duruşmayı erteledi. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Abdullah P. ile taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet savcısı, önceki celsede sanığın ’eşe karşı kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etmişti. Bu celsede ise mahkeme heyeti, sanığın cezaevinden gönderdiği, sürekli olarak aldatıldığı yönündeki iddialarına ilişkin dilekçeleri değerlendirdi. İddialarına ilişkin savunması sorulan Abdullah P., "Olaydan önce yaklaşık 2 yıl boyunca hiç ilişki yaşamadık. Otopsi raporundaki spermlerin benimle bir ilgisi yok. Beni aldattığını düşünüyorum. Hatta eşim, en son beni aldattığı kişiyi eve almıştı. Daha önce de belirtmiştim, eve çiçekler geliyordu" dedi. Sanığın savunmasının ardından mahkeme heyeti, DNA analiz çalışmaları kapsamında özlük örneklerinin alınarak genetik inceleme yapılmasına, otopsi raporuna yansıyan erkek sperm hücresinin Abdullah P.’ye ait olup olmadığının tespit edilmesine karar verdi. Heyet, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Abdullah P., esas hakkında mütalaaya ilişkin savunmasında, "Olaydan sonra karakola gidip teslim oldum. Ayrıca yazılı savunmamı da sunuyorum. Pişmanım. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Olayın geçmişi Olay, 27 Kasım 2024 tarihinde saat 15.50 sıralarında Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi 2238 Sokak’ta bulunan bir sitedeki apartmanın 3’üncü katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Abdullah P. (55) polis merkezine giderek, eşiyle arasında çıkan tartışma sırasında eşini tabancayla vurduğunu, silahı evde bırakarak ikametten ayrıldığını ve teslim olmak istediğini söyledi. Verilen adrese polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı kontrolde Hale Akbaş P.’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Kızının feryatları yürekleri dağlamıştı Olayın ardından adrese Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Olay Yeri İnceleme ekipleri sevk edildi. Bu sırada eve gelen Hale Akbaş P.’nin kızı, ekipler tarafından ikamete alınmadı. Annesine ne olduğunu öğrenmek isteyen küçük kızın, "Annemi bir kere gösterin bana, gidin bakın anneme bir şey mi oldu" diyerek gözyaşı döktüğü, komşuların ise çocuğu sakinleştirmek için yoğun çaba sarf ettiği öğrenildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerine, "Bana değil gidin anneme bakın" diyen küçük kız ambulansa alınırken, savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Hale Akbaş P.’nin cenazesi otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Cenaze aracının hareketi sırasında maktulün kardeşinin, "Bacım nereye gidiyorsun" diyerek gözyaşı döktüğü görüldü. Hale Akbaş P.’nin kızının, olayın yaşanmasının ardından kısa süre sonra eve geldiği, kapıyı açan olmayınca Abdullah P.’yi aradığı ve sanığın kendisine, "Çarşıdayım" dediği öğrenildi. Şüphelinin polisteki ilk ifadesinde, kıskançlık krizi sonrası eylemini gerçekleştirdiğini söylediği belirtildi. Hale Akbaş P.’nin, ilk eşinden olan kızının doğum günü hazırlıkları yaptığı öğrenilirken, çiftin 4 küçük çocuğunun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından koruma altına alındığı bildirildi. Adliyeye sevk edilen Abdullah P., çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. İddianamede dinleme cihazı detayı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede cinayetin işlenişine ilişkin detaylara yer verilirken, sanık Abdullah P.’nin eşinin çantasına dinleme cihazı yerleştirdiğini itiraf ettiği kaydedildi.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:43 Japon deprem uzmanı Moriwaki’den hayat kurtaran uyarılar Deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kepez Kitap Fuarı’nda Antalyalı çocuklarla bir araya gelerek, deprem konusundaki tecrübelerini paylaştı. Moriwaki, deprem bilinci, hayatta kalma yöntemleri ve alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler verdi. Türkiye’deki büyük projelerdeki çalışmaları ve yıllara dayanan deprem deneyimiyle tanınan Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kepez Kitap Fuarı’nın konuğu oldu. Söyleşiye Japonca selam vererek başlayan Moriwaki’nin kravatında ve yakasındaki Atatürk rozetleri dikkat çekti. Sunumunu Türkçe gerçekleştiren uzman isim, depremin oluşumu, tsunami, yaşam üçgeni, aile içi acil durum planları ve eşyaların güvenli yerleştirilmesi gibi konuları çocuklara anlaşılır bir dille anlattı. Moriwaki, eğitim ve tatbikatların okul ve mahallelerde yaygınlaştırılmasının önemine de vurgu yaptı. "Türkiye depreme hazır mı?" sorusuna da yanıt veren Moriwaki, Antalya ve çevresindeki deprem riskine değinerek, bölgede çok büyük bir deprem beklentisinin olmadığını ifade etti. Depremlerde zemin yapısının önemine dikkat çekerek, sert zeminde sarsıntının daha az hissedildiğini, yumuşak zeminde ise daha şiddetli etkiler görüldüğünü belirten Moriwaki, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında hasar gören 11 ili bir yıl içinde 83 kez ziyaret ettiğini belirterek, gözlemlerini dinleyicilerle paylaştı. Depremlerde "yaşam üçgeni"nin hayati önem taşıdığını vurgulayan uzman, özellikle dolap ve yatak çevresinde oluşan boşlukların hayat kurtarabileceğini ifade etti. Deprem anında asansör ve merdiven kullanımına da değinen Moriwaki, en tehlikeli alanlardan birinin merdivenler olduğunu belirterek, "Birinci katta yaşıyorsanız hızlıca çıkabilirsiniz ancak yüksek katlardan merdivenle kaçmaya çalışmak risklidir" dedi. Moriwaki, depreme asansörde yakalananların ise tüm düğmelere basarak ilk durduğu katta çıkmaları gerektiğini söyledi. Afet sonrası hayatta kalma konusunda da önemli uyarılarda bulunan Moriwaki, enkaz altında suyun en kritik ihtiyaç olduğunu belirtti. Kuru gıdaların susuzluğu artıracağını ifade ederek, az miktarda suyun dikkatli tüketilmesi gerektiğini söyleyen Yoshinori Moriwaki, besin olarak sıvı çikolata gibi ürünlerin tercih edilmesini önerdi. Moriwaki, ayrıca metal ve ışıklı düdük, tuz ve su gibi malzemelerin deprem çantasında mutlaka bulunması gerektiğini vurguladı. Japonya’da deprem sırasında telefon görüşmesi yapılmadığını, bunun yerine mesajlaşmanın tercih edildiğini belirten Moriwaki, iletişim hatlarının gereksiz yere meşgul edilmemesi gerektiğini söyledi. Uzman, deprem çantasının ev veya iş yerlerinde kolay ulaşılabilecek bir noktada ve çıkışlara yakın bir yerde hazır tutulmasının önemine de değindi. Afet sonrası ilk 72 saatin kritik olduğunu hatırlatan Moriwaki, yardım ekiplerinin herkese aynı anda ulaşamayabileceğini belirterek, deprem çantalarında en az üç gün yetecek gıda ve su bulunması gerektiğini ifade etti. Japonya ve Amerika gibi ülkelerde afet bölgelerine gıda ulaşımının çoğu zaman üçüncü günde ancak başlanabildiğini vurgulayan Moriwaki, soğuk hava şartlarında streç filmin hem ısınma hem de ilk yardım amaçlı kullanılabileceğini sözlerine ekledi. Aile bireylerinin acil durumlarda buluşacağı noktaların önceden belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Moriwaki, sadece bina güvenliğinin değil, ev içindeki eşyaların sabitlenmesinin de hayati önem taşıdığını belirtti. 1999 depremi sonrası yaptığı gözlemlerden örnekler veren uzman, dolapların devrilmesinin ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Program sonunda Moriwaki, "Deprem Rehberi" adlı kitabını çocuk okurları için imzaladı.
Antalya-Moskova hattında stratejik buluşma: "Ortaklığımız yeni aşamaya geçiyor"
25 Eylül 2025 Perşembe - 17:13 Antalya-Moskova hattında stratejik buluşma: "Ortaklığımız yeni aşamaya geçiyor" Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Moskova Hükümeti Bakanı Sergey Çeremin ile bir araya geldi. Özdemir, "Moskova bizim için yalnızca dost şehir değil, aynı zamanda stratejik bir ortak" dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Rusya Federasyonu’nun Moskova Hükümeti Dış Ekonomi ve Uluslararası İlişkiler Başkanı Sergey Çeremin, Moskova-Güney İdari Yönetimi Başkan Yardımcısı Aleksey Yeroşin, Rusya Antalya Başkonsolosu Sergey Vetrik ve beraberindeki heyeti ağırladı. Görüşmede, Moskova Hükümeti’nin Antalya’da geliştirebileceği iş birlikleri masaya yatırıldı, turizmden tarıma, sağlıktan kültüre kadar pek çok alanda yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi. "Moskova bizim stratejik ortağımız" Moskova heyetini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Vekili Büşra Özdemir, iki şehir arasındaki dostluğun güçlü bir temele dayandığını vurguladı. Özdemir, "Başkanımız Muhittin Böcek, malum sebeplerden ötürü aramızda değil ama en kısa sürede Antalya-Moskova dostluğunu bizzat selamlayacaktır. Antalya’da bugün yaklaşık 30 bin Rus vatandaşı yaşıyor. Bu yılın ilk 8 ayında 2 milyon 664 bin Rus ziyaretçi ağırladık. Bu rakam toplam ziyaretçilerin yüzde 24,3’üne karşılık geliyor. Moskova, Antalya için yalnızca dost değil, stratejik bir ortak" dedi. İş dünyası konferansa hazırlanıyor Özdemir, 26 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek "Moskova-Antalya: Ortaklığın Yeni Aşaması" başlıklı ekonomi konferansına da dikkat çekerek, "Tarım, turizm, gıda, bilişim ve finans gibi alanlarda işbirliği için hazırız. Sağlık ve eğitimde uzman değişimleriyle bilgi paylaşımını artırmak, kültürel mirasın korunmasında ortak projeler yürütmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Antalya’da 4 binden fazla Rus iş insanı yatırım yapıyor" Antalya’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Moskova Hükümeti Bakanı Sergey Çeremin ise, "Antalya ile işbirliğimiz 3 yıldır devam ediyor. Sadece kültür ve turizm değil, iş dünyasında da sıkı bir işbirliği söz konusu. Antalya’da 4 binden fazla Rus iş insanı yatırım yapıyor. Geçen yıl dış ticarette 29 milyon dolarlık hacimle Türkiye, Rusya’nın 3. sırada ticari ortağı oldu. Moskova’nın yarısı Antalya’yı ziyaret etti diyebiliriz. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenleyeceği festival ve fuarlarda da yer almaktan mutluluk duyarız" dedi. Görüşmenin sonunda taraflar karşılıklı hediye takdiminde bulundu.
AESOB Başkanı Dere: "Pazar günü düzenlemesi esnafımız için tarihi bir adım olur"
25 Eylül 2025 Perşembe - 15:12 AESOB Başkanı Dere: "Pazar günü düzenlemesi esnafımız için tarihi bir adım olur" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın müşterek teklif gelirse marketlerin pazar günü kapatılabileceği açıklamasına ilişkin, "Pazar günü düzenlemesi esnafımız için tarihi bir adım olur" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın marketlerin pazar günü kapalı olması talebine dair yaptığı "Müşterek teklif gelirse bunu belirleyebiliriz" şeklindeki açıklaması, Antalya’da esnaf ve sanatkarlar camiasında memnuniyetle karşılandı. TESK Genel Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere, konuya ilişkin yaptığı basın açıklamasında esnafın beklentilerini ve bundan sonra atılacak adımları değerlendirdi. Dere, "Bakanımızın desteğiyle, hem esnafımızın hem de çalışanlarımızın yaşam kalitesini artıracak bir dönüm noktasındayız. Bu tarihi fırsatı bize sunacak olan devletimize ve Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’a şükranlarımızı sunuyoruz" dedi. Dere, Bakan Bolat’ın açıklamalarının yıllardır dile getirdikleri haklı mücadelenin hükümet tarafından da sahiplenildiğini gösterdiğini vurguladı. Dere, söz konusu kararın esnaf ve sanatkara can suyu olacağını aktararak, "Bakanımızın sözleri, esnafımızın ve çalışanlarımızın yaşam kalitesini artırmaya yönelik talebimizin devletimizin de gündeminde olduğunu gösteriyor. Pazar günleri marketlerin kapalı olması sadece bir ticari düzenleme değil; mahalle kültürünü, komşuluk ilişkilerini ve en önemlisi esnafın ve çalışanların aileleriyle geçirebileceği zamanı koruma altına alma meselesidir" değerlendirmesini yaptı. "Esnafı güçlendirmek, milli serveti güçlendirmektir" Dere, düzenlemenin sosyo-ekonomik boyutuna dikkat çekerek, bunun sadece esnafı değil, tüm ülkeyi ilgilendiren milli bir politika olduğunu ifade ett. Dere, "Esnafımız kazandığını yine bulunduğu mahallede, ilçede harcar. Bu milli servetin tabana yayılması demektir. Esnaf, bulunduğu bölgeden çalışan istihdam eder, işsizliğin önlenmesinde kritik rol oynar. Mahalle bakkalı, kasabı, manavı sadece birer işletme değil, bununla birlikte sosyal dokumuzun temel taşları, milletimizin öz sermayesidir. Esnafımız tekelleşmenin önüne geçerek sağlıklı bir rekabet ortamı oluşturuyor ve fiyatlar üzerinde dengeleyici bir rol üstleniyor" dedi. "Esnaf haksız rekabet baskısı altında" Esnafın yaşadığı rekabet baskısına dikkati çeken AESOB Başkanı Dere, "Zincir marketlerin her türlü ürünü satması ve haftanın yedi günü geç saatlere kadar açık olması, mahalle esnafımızın ayakta kalmasını zorluyor. Pazar günü marketlerin kapalı olması, tüketicinin yeniden küçük esnafa yönelmesini sağlayacak, böylece ekonomimiz daha dengeli bir yapıya kavuşacaktır" diye konuştu. "Sürecin en yakın takipçisi olacağız" TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in esnafın bu ortak talebine sahip çıkarak gerekli çalışmaları başlatacağını aktaran Adlıhan Dere, sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti. Dere, bunun tüm esnaf için tarihi bir fırsat olduğunu kaydederek, "Genel Başkanımız Bendevi Palandöken öncülüğünde bu konuda gerekli çalışmalar hızla yapılacak. Biz de Antalya’dan yükselen sesle birlikte bu sürecin en yakın takipçisi olacağız. Esnafımızın geleceği için atılacak her adımın arkasında duracak, bu mücadeleyi sonuç alıncaya kadar sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. "Valimiz Antalya için bir şans" Düzenlemenin il düzeyinde de valilik kararıyla mümkün olabileceğine değinen Dere, "Valimiz Hulusi Şahin, göreve başladığı günden bu yana esnafımıza ve yerel ekonomiye büyük önem veren bir isim oldu. Kendisi, esnafın sorunlarına hakim, çözüm odaklı ve her zaman yanımızda olan bir devlet büyüğümüz. Onun varlığı, Antalya esnafı için büyük bir şanstır. İnanıyorum ki, valimiz bu konuda atılacak adımlara en büyük desteği verecek ve ilimizin özel şartlarını da göz önünde bulundurarak en doğru kararı alacaktır" ifadelerini kullandı. "Pazar günü uygulamasına dünya çapında güçlü örnekler" AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Türkiye’deki pazar günü düzenlemelerinin yalnızca yerel bir tartışma olmadığını, dünya genelinde farklı uygulamalarla desteklendiğini vurguladı. Dere, "Almanya ve Fransa’da büyük mağazalar pazar günleri kapalı tutuluyor; bu uygulama çalışan hakları ve sosyal yaşamın korunması amacıyla yürütülüyor. Birleşik Krallık’ta büyük mağazalar pazar günleri en fazla altı saat açık kalabiliyor. İtalya ve İspanya’da ise turistik bölgelerde veya yerel yönetim izniyle bazı günlerde mağazalar açık olabiliyor. ABD ve Kanada’da ise pazar günü ticaret çoğu eyalette tamamen serbest" dedi. Dere, "Dünyadaki uygulamalar gösteriyor ki pazar günü düzenlemesi, esnafımız için son derece elverişli ve verimli bir sistem oluşturabilir. Bu karar, sadece ticari bir adım değil, esnafımızın ekonomik gücünü ve piyasadaki dengeyi artıracak tarihi bir fırsattır. Antalya’dan başlayarak sürecin her adımını titizlikle takip edeceğiz; esnafımızın haklı talepleri için kararlılıkla mücadele edeceğiz" diye konuştu. Dere, tüm esnaf ve sanatkarları haklarını korumak için el birliğiyle hareket etmeye davet ederek, "Devlet-millet işbirliğinin güzel bir örneğini sergileyeceğimize inanıyorum" dedi.
Moskova Hükümet Bakanı Çeremin: "Moskova ile Antalya arasındaki işbirliğinin artarak devam etmesini arzuluyoruz"
25 Eylül 2025 Perşembe - 14:35 Moskova Hükümet Bakanı Çeremin: "Moskova ile Antalya arasındaki işbirliğinin artarak devam etmesini arzuluyoruz" Moskova Dış Ekonomik ve Uluslararası İlişkiler Departmanı Başkanı Sergey Çeremin, Antalya Valisi Hulusi Şahin’i valilik makamında ziyaret etti. Çeremin, Antalya’nın sadece Türkiye için değil, bölge ülkeleri açısından da önemli bir merkez olduğuna dikkat çekerek, Moskova ile Antalya arasındaki işbirliğinin artarak devam etmesini arzuladıklarını kaydetti. Ziyarette Çeremin’e; Moskova Dış Ekonomik ve Uluslararası İlişkiler Departmanı Uluslararası İlişkiler Dairesi Başkanı Anastasia Sibileva, Moskova Güney İdari Bölgesi Valiliği Özel Kalem Müdürü Aleksey Eroşin, Moskova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Vladimir Platonov ve Rusya Federasyonu Antalya Başkonsolosu Sergey Vetrik eşlik etti. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü Candemir Zoroğlu, Dışişleri Bakanlığı Antalya Temsilcisi Büyükelçi Deha Erpek, Tarım İl Müdürü Fırat Erkal’ın da hazır bulunduğu görüşmede, iki ülke arasındaki tarım, turizm ve ticaret alanındaki işbirliği imkânları ele alındı. Antalya’nın bereketli toprakları, güçlü tarımsal üretim kapasitesi, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan turizm potansiyeli ve gelişen ticaret altyapısıyla öne çıktığını vurgulayan Vali Hulusi Şahin, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin Cumhurbaşkanları nezdinde güçlü bir zemine sahip olduğunu belirtti. Şahin, bu ilişkilerin karşılıklı ziyaretler, yatırımlar ve ortak projelerle daha da güçleneceğine inandığını ifade etti. Moskova Hükümeti Bakanı Sergey Çeremin de Antalya’nın sadece Türkiye için değil, bölge ülkeleri açısından da önemli bir merkez olduğuna dikkat çekerek, Moskova ile Antalya arasındaki işbirliğinin artarak devam etmesini arzuladıklarını kaydetti. Görüşmede, tarım ürünleri ticaretinde karşılıklı kolaylıkların sağlanması, turizmde ortak tanıtım faaliyetlerinin geliştirilmesi ve sanayi odaları arasında işbirliği mekanizmalarının güçlendirilmesi konularında karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
Rektör Özkan, buluşlarıyla ödül alan öğretim üyelerini tebrik etti
25 Eylül 2025 Perşembe - 12:51 Rektör Özkan, buluşlarıyla ödül alan öğretim üyelerini tebrik etti Akdeniz Üniversitesi öğretim üyeleri, TÜRKPATENT ISIF’25’te kazandıkları madalyalarla inovasyondaki gücünü ortaya koydu. Rektör Prof. Dr. Özkan, ödül alan öğretim üyelerini makamında kabul ederek tebrik etti. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, TEKNOFEST ev sahipliğinde düzenlenen 10. Uluslararası Buluş Fuarı-TÜRKPATENT ISIF’25’te ödül kazanan öğretim üyeleriyle bir araya geldi. Akdeniz Üniversitesi öğretim üyelerini makamında ağırlayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, öğretim üyelerinin çalışmaları hakkında bilgi aldı. Rektör Özkan, Akdeniz Üniversitesi olarak Türkiye’nin AR-GE ve inovasyon yolculuğunda yaptıkları çalışmalar ve buluşlarla yer almaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi. "Bilgiler patente dönüşüyor" Rektör Özkan, "Akdeniz Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından yapılan araştırmalar, üretilen bilgi ve birikimler, Antalya Teknokentimiz aracılığıyla patente, ürüne dönüşerek ülkemizin ve insanlığımızın kalkınmasına katkı sunmak üzere dünya ile paylaşılıyor. Her bilgi ve birikim üretimi zahmetli bir şekilde uzun süzgeçlerden geçirilerek hayata geçiriliyor. Akdeniz Üniversitesi’nin her bir ferdi de bilgisini, üretime dönüştürme konusunda çabalarını ortaya koyuyor. Öğretim üyelerimize bu yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorum. Bilginin faydaya dönüşmesinde Akdeniz Üniversitesi öğretim üyelerinin buluşlarıyla yakından çalışan Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz’a ayrıca teşekkür ediyorum. Bütün çalışma arkadaşlarımıza insanlığa faydalı bilgiler üretmesi konusunda başarılar diliyorum." dedi. Altın, gümüş, bronz madalya TÜRKPATENT ISIF’25 kapsamında Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Karabağ "Bal Arılarında CRISPR-Cas9 ile Varroa Destructor’a Dirençli JHAMT Geni Susturulmuş Genotip Üretim Yöntemi" başlıklı buluşu ile Altın Madalya, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi İbrahim Yıldırım "Uzaktan Komutalı Evrensel Atış İstasyonu" başlıklı buluşu ile Gümüş Madalya, Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Torun "Sığla (Liquidambar Orientalis) Yağı Kapsülü" başlıklı buluşu ile Gümüş Madalya, Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murad Çanakcı ve Elmalı Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Erdem Yıldız "Modern Seralar İçin Mobil Robot Sistemi" başlıklı buluşu ile Bronz Madalya, Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Mutay Aydın Aslan ve Prof. Dr. Filiz Basralı "Hipertansiyon Tedavisinde Aurantiamid Asetat Kullanımı" başlıklı buluşu ile Bronz Madalya, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ceren Karaman ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Karaman "Radyoaktif Bileşen İçeren Süperkapasitör ve Hazırlama Yöntemi" başlıklı buluşu ile Bronz Madalya kazandı.