Yerel Haberler
Antalya
01 Nisan 2026 Çarşamba - 15:53 Aldatılma iddiası cinayet davasına girdi: Mahkemeden DNA incelemesi talebi Antalya’da, 6 çocuk annesi eşi Hale Akbaş P.’yi tabancayla vurarak öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan tutuklu sanık Abdullah P.’nin davasında mahkeme, sanığın ortaya attığı aldatılma iddiaları üzerine otopsi raporunda yer alan erkek sperm hücresinin kendisine ait olup olmadığının belirlenmesini isteyerek, duruşmayı erteledi. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Abdullah P. ile taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet savcısı, önceki celsede sanığın ’eşe karşı kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etmişti. Bu celsede ise mahkeme heyeti, sanığın cezaevinden gönderdiği, sürekli olarak aldatıldığı yönündeki iddialarına ilişkin dilekçeleri değerlendirdi. İddialarına ilişkin savunması sorulan Abdullah P., "Olaydan önce yaklaşık 2 yıl boyunca hiç ilişki yaşamadık. Otopsi raporundaki spermlerin benimle bir ilgisi yok. Beni aldattığını düşünüyorum. Hatta eşim, en son beni aldattığı kişiyi eve almıştı. Daha önce de belirtmiştim, eve çiçekler geliyordu" dedi. Sanığın savunmasının ardından mahkeme heyeti, DNA analiz çalışmaları kapsamında özlük örneklerinin alınarak genetik inceleme yapılmasına, otopsi raporuna yansıyan erkek sperm hücresinin Abdullah P.’ye ait olup olmadığının tespit edilmesine karar verdi. Heyet, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Abdullah P., esas hakkında mütalaaya ilişkin savunmasında, "Olaydan sonra karakola gidip teslim oldum. Ayrıca yazılı savunmamı da sunuyorum. Pişmanım. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Olayın geçmişi Olay, 27 Kasım 2024 tarihinde saat 15.50 sıralarında Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi 2238 Sokak’ta bulunan bir sitedeki apartmanın 3’üncü katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Abdullah P. (55) polis merkezine giderek, eşiyle arasında çıkan tartışma sırasında eşini tabancayla vurduğunu, silahı evde bırakarak ikametten ayrıldığını ve teslim olmak istediğini söyledi. Verilen adrese polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı kontrolde Hale Akbaş P.’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Kızının feryatları yürekleri dağlamıştı Olayın ardından adrese Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Olay Yeri İnceleme ekipleri sevk edildi. Bu sırada eve gelen Hale Akbaş P.’nin kızı, ekipler tarafından ikamete alınmadı. Annesine ne olduğunu öğrenmek isteyen küçük kızın, "Annemi bir kere gösterin bana, gidin bakın anneme bir şey mi oldu" diyerek gözyaşı döktüğü, komşuların ise çocuğu sakinleştirmek için yoğun çaba sarf ettiği öğrenildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerine, "Bana değil gidin anneme bakın" diyen küçük kız ambulansa alınırken, savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Hale Akbaş P.’nin cenazesi otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Cenaze aracının hareketi sırasında maktulün kardeşinin, "Bacım nereye gidiyorsun" diyerek gözyaşı döktüğü görüldü. Hale Akbaş P.’nin kızının, olayın yaşanmasının ardından kısa süre sonra eve geldiği, kapıyı açan olmayınca Abdullah P.’yi aradığı ve sanığın kendisine, "Çarşıdayım" dediği öğrenildi. Şüphelinin polisteki ilk ifadesinde, kıskançlık krizi sonrası eylemini gerçekleştirdiğini söylediği belirtildi. Hale Akbaş P.’nin, ilk eşinden olan kızının doğum günü hazırlıkları yaptığı öğrenilirken, çiftin 4 küçük çocuğunun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından koruma altına alındığı bildirildi. Adliyeye sevk edilen Abdullah P., çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. İddianamede dinleme cihazı detayı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede cinayetin işlenişine ilişkin detaylara yer verilirken, sanık Abdullah P.’nin eşinin çantasına dinleme cihazı yerleştirdiğini itiraf ettiği kaydedildi.
Rektör Özkan, buluşlarıyla ödül alan öğretim üyelerini tebrik etti
25 Eylül 2025 Perşembe - 12:51 Rektör Özkan, buluşlarıyla ödül alan öğretim üyelerini tebrik etti Akdeniz Üniversitesi öğretim üyeleri, TÜRKPATENT ISIF’25’te kazandıkları madalyalarla inovasyondaki gücünü ortaya koydu. Rektör Prof. Dr. Özkan, ödül alan öğretim üyelerini makamında kabul ederek tebrik etti. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, TEKNOFEST ev sahipliğinde düzenlenen 10. Uluslararası Buluş Fuarı-TÜRKPATENT ISIF’25’te ödül kazanan öğretim üyeleriyle bir araya geldi. Akdeniz Üniversitesi öğretim üyelerini makamında ağırlayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, öğretim üyelerinin çalışmaları hakkında bilgi aldı. Rektör Özkan, Akdeniz Üniversitesi olarak Türkiye’nin AR-GE ve inovasyon yolculuğunda yaptıkları çalışmalar ve buluşlarla yer almaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi. "Bilgiler patente dönüşüyor" Rektör Özkan, "Akdeniz Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından yapılan araştırmalar, üretilen bilgi ve birikimler, Antalya Teknokentimiz aracılığıyla patente, ürüne dönüşerek ülkemizin ve insanlığımızın kalkınmasına katkı sunmak üzere dünya ile paylaşılıyor. Her bilgi ve birikim üretimi zahmetli bir şekilde uzun süzgeçlerden geçirilerek hayata geçiriliyor. Akdeniz Üniversitesi’nin her bir ferdi de bilgisini, üretime dönüştürme konusunda çabalarını ortaya koyuyor. Öğretim üyelerimize bu yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorum. Bilginin faydaya dönüşmesinde Akdeniz Üniversitesi öğretim üyelerinin buluşlarıyla yakından çalışan Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz’a ayrıca teşekkür ediyorum. Bütün çalışma arkadaşlarımıza insanlığa faydalı bilgiler üretmesi konusunda başarılar diliyorum." dedi. Altın, gümüş, bronz madalya TÜRKPATENT ISIF’25 kapsamında Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Karabağ "Bal Arılarında CRISPR-Cas9 ile Varroa Destructor’a Dirençli JHAMT Geni Susturulmuş Genotip Üretim Yöntemi" başlıklı buluşu ile Altın Madalya, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi İbrahim Yıldırım "Uzaktan Komutalı Evrensel Atış İstasyonu" başlıklı buluşu ile Gümüş Madalya, Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Torun "Sığla (Liquidambar Orientalis) Yağı Kapsülü" başlıklı buluşu ile Gümüş Madalya, Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murad Çanakcı ve Elmalı Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Erdem Yıldız "Modern Seralar İçin Mobil Robot Sistemi" başlıklı buluşu ile Bronz Madalya, Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Mutay Aydın Aslan ve Prof. Dr. Filiz Basralı "Hipertansiyon Tedavisinde Aurantiamid Asetat Kullanımı" başlıklı buluşu ile Bronz Madalya, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ceren Karaman ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Karaman "Radyoaktif Bileşen İçeren Süperkapasitör ve Hazırlama Yöntemi" başlıklı buluşu ile Bronz Madalya kazandı.
Alanya’da yağmur suyu hatları robot kamera ve kombine araçlarla temizleniyor
25 Eylül 2025 Perşembe - 11:43 Alanya’da yağmur suyu hatları robot kamera ve kombine araçlarla temizleniyor Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Alanya’da 60 kilometrelik yağmur suyu hattının temizlik çalışmalarına başladı. ASAT ekipleri, robot kamera ve kombine araçlarla detaylı temizlik çalışması gerçekleştiriyor. Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Antalya merkezde başlattığı yağmur suyu hat temizlik çalışmalarına ilçelerde de devam ediyor. Alanya merkezde başlayan temizlik çalışması mahalle mahalle gerçekleştiriliyor. 23 milyon TL bedelli 60 kilometrelik yağmur suyu hattında ekipler robot kamera ve kombine araçlarla tıkanıklıkları açıyor. İlçe genelinde gerçekleştirilen çalışmalarda ASAT ekipleri, şehir içi altyapının sağlıklı şekilde işlemesini sağlıyor. 60 km’lik hatta temizlik çalışması Temizlik çalışmalarının geniş bir alana yayıldığını belirten ASAT Kontrol Mühendisi Yasin Saltuk Duranoğulları, "Alanya ilçesi Kızlarpınarı Mahallesi’nde, yağışlar başlamadan önce önleyici bakım hizmetleri kapsamında yağmur suyu hatlarının temizliğine başladık. Bu çalışmalar kapsamında Alanya genelinde ve mahallelerinde toplam 23 milyon TL bedelle, 60 kilometrelik yağmur suyu hattını temizlemiş olacağız. Çalışmalar tamamlandığında, yıllardır sorun oluşturan göllenmelerin ve hatlarda meydana gelen tıkanıklıkların önüne geçmeyi hedefliyoruz’’ dedi.
Alanya’da  seralarda ejder meyvesi hasadı başladı
25 Eylül 2025 Perşembe - 11:20 Alanya’da seralarda ejder meyvesi hasadı başladı Antalya’nın Alanya ilçesine bağlı Mahmutlar Mahallesi’nde tropikal meyve üretiminde önemli bir yere sahip olan ejder meyvesinin (pitaya) hasadına başlandı. Üretici’den ebatına göre kilogramı 150 TL’ye kadar hal esnafına satılan meyve hem yurt içi hem yurt dışı pazarına gönderiliyor. Akdeniz’in sıcak ve verimli arazilerinde tropikal meyve üretimi son hız devam ediyor. Bölgedeki iklim avantajlarını değerlendiren üreticiler dikenli yapısı nedeniyle toplanması zahmetli olan ejder meyvelerini plastik kasalara yerleştirip, araçla hal pazarına sevk ediyor. Hasat edilen meyveler burada boyutlarına göre ayrılıyor ve kilogram fiyatı 100 ila 150 TL arasında değişen ücretlerle tüccarlara satılıyor. Ejder meyvesi, hem yurt içi pazarda hem de yurt dışı ihracatında sofralarda yerini alıyor. Seralara fotokapanlı güvenlik önlemi Seralarında ejder meyvesinin yanı sıra avokado, zeytin ve muz gibi tropikal meyveler de yetiştiren Saadettin Koç, üretimini doğal tehditlere karşı da koruma altına almış durumda. Domuz ve benzeri yabani hayvanların ürünlere zarar vermemesi için sera çevresine yerleştirilen fotokapan sistemleriyle gece gündüz kontrol sağlanıyor. Fotokapanlar, bir nevi seraların bekçiliğini de üstleniyor. Yaz aylarında seralarda oluşan yüksek sıcaklık nedeniyle hasat öğleden sonra ve akşam saatlerinde serin havada yapılıyor. Tropikal meyve üretimi Alanya’da yaygınlaşıyor Alanya’da son yıllarda tropikal meyve üretimine olan ilgi artarken, ejder meyvesi de bu alanda dikkat çeken ürünler arasında yer alıyor. Görsel güzelliği, lezzeti ve sağlığa faydalarıyla bilinen pitaya, hem yerli tüketici hem de ihracatçılar tarafından rağbet görüyor. Mahmutlar Mahallesinde babası ile birlikte ejder meyvesi hasadına yardımcı olan Mehmet Can Koç (25) "12’inci aya kadar hasat devam ediyor. Buradan topladığımız ürünleri Alanya’da toptancı haline gönderiyoruz. Fiyatlar kilogram fiyatı 100-150 TL civarında. Seralarda gündüz her zaman buradayız. Akşamlar içinde hayvanlar için kullanılan fotokapanımız var. Olumsuz durumda bize hemen bildirim düşüyor. Hemen alarm çalıyor’’ dedi. Sera sahibi Saadettin Koç ise "Ejder meyvesinin hasadına başladık. Topladıktan sonra hale gönderiyoruz. Bu yılki don olaylarından dolayı rekoltemiz az. Dönüm olarak beklentim 5 ton civarındaydı ancak don alaylarından sonra 3 ton bekliyoruz’’ şeklinde konuştu.
Yutma güçlüğü ile ortaya çıkan sessiz tehdit: Akalazya hastalığı
25 Eylül 2025 Perşembe - 11:06 Yutma güçlüğü ile ortaya çıkan sessiz tehdit: Akalazya hastalığı Gastroenteroloji Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Gömceli, yemek borusunun nadir görülen hastalığı akalazyanın erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Yemek borusunun alt ucundaki kasların yeterince gevşeyememesi ve kas hareketlerinin bozulmasıyla ortaya çıkan akalazya, nadir görülse de yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Gömceli, hastalığın erken dönemde teşhis ve tedavi edilmesinin önemine dikkat çekti. "Yutma güçlüğünü hafife almayın" Prof. Dr. Gömceli, akalazyanın her yaşta görülebileceğini ancak en sık 25-60 yaş arasında ortaya çıktığını belirterek, "Bu hastalıkta yemek borusunun alt ucundaki kaslar yeterince gevşeyemez ve yemek borusunun kas hareketleri bozulur. Bu nedenle yutulan gıdalar mideye geçemez ve yemek borusunda birikir. Katı ve sıvı gıdalarda yutma güçlüğü, yiyeceklerin veya sıvıların geri gelmesi, göğüs ağrısı ya da baskı hissi, sebepsiz kilo kaybı, geceleri öksürük ve boğulma hissi ile mide ekşimesiyle karışabilecek şikayetler en sık karşılaşılan belirtiler arasındadır" dedi. Erken tanı ve tedavi yaşam kalitesini artırıyor Akalazyanın her yıl 100 bin kişiden 1 ila 3’ünde görüldüğünü kaydeden Gömceli, "Erken dönemde botoks veya balonla genişletme gibi endoskopik işlemler uygulanabilir. Bu yöntemlerle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir" ifadelerini kullandı. Cerrahi ile kalıcı çözüm Cerrahi tedavi hakkında bilgi veren Gömceli, "Heller miyotomi, yemek borusunun alt ucundaki kasların laparoskopik yani kapalı yöntemle gevşetilmesi işlemidir. Böylece yiyeceklerin mideye rahat geçmesi sağlanır. Ameliyat sırasında genellikle mide ile yemek borusu arasındaki reflü riski de ek bir işlemle azaltılır. Hastanede kalış süresi 1-2 gün olup, ilk gün sıvı diyet, ikinci günden itibaren yumuşak gıdalara geçiş yapılır. 1-2 hafta içinde ise normal gıdaya dönüş mümkündür" diye konuştu. Prof. Dr. Gömceli, yutma güçlüğü şikâyeti olanların vakit kaybetmeden gastroenteroloji uzmanına başvurması gerektiğini vurguladı.
Antalya Büyükşehir’in çölyak hastalarına gıda yardımı sürüyor
25 Eylül 2025 Perşembe - 10:52 Antalya Büyükşehir’in çölyak hastalarına gıda yardımı sürüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin glutensiz gıda tüketmek zorunda olan çölyak hastalarına gıda yardımı desteği sürüyor. Büyükşehir’in bu desteği ile ihtiyaç sahibi çölyak hastaları sağlıklı, güvenli gıdaya ücretsiz ve kolayca ulaşabiliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, özel beslenme ihtiyacı olan çölyak hastalarına destek sağlıyor. Vatandaşlar, çölyak teşhisini gösteren sağlık raporu ve dilekçeleriyle belediyeye başvuruda bulunabiliyor. Sosyal inceleme uzmanlarının değerlendirmeleri sonucunda uygun görülen ihtiyaç sahibi vatandaşların adreslerine ücretsiz olarak glutensiz gıda paketleri ulaştırılıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlar Şube Müdürü Funda Alpaslan Talay, glutensiz beslenmek zorunda olan vatandaşları unutmadıklarını belirterek, "Sosyal destek politikalarımızı vatandaşlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiriyoruz. 2020 yılında başlattığımız glutensiz gıda kolisi uygulamasıyla çölyak hastalarının yanında olmaya devam ediyoruz. 235 haneye düzenli olarak glutensiz gıda desteği sağlıyoruz. Gıda paketlerimizde 3 adet glutensiz un, 2 paket glutensiz makarna, 1 paket glutensiz şehriye, 4 paket tatlı ve 4 paket tuzlu glutensiz kurabiye bulunuyor" dedi. "Glutensiz ürün bulmak çok zor oluyor" Beş yıldır çölyak hastalığı ile mücadele eden Esra Ünsal, çok zor bir hastalıkla mücadele ettiklerini belirterek, "Dışarıda restoranlarda yemek yemek neredeyse imkânsız. 13 yaşındaki kızım da çölyak hastası. Dışarı çıktığımızda güvenilir, glutensiz ürün bulmak çok zor oluyor. Bu gıdalar çok pahalı, hepsini tedarik edemiyoruz. Büyükşehir Belediyemiz sağolsun kapımıza kadar getiriyor. Kutudan çıkan unlarla evde pasta, börek yapabiliyorum. Ama dışarıda herkes gibi yiyip içip vakit geçiremiyoruz" diye konuştu. "Bu destek bizim için çok kıymetli" Çölyak hastası çocuğu için glutensiz gıda desteği alan Kerime Yılmaz da memnuniyetini dile getirerek, "4 yaşında bir kızım var, çölyak hastası. Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ederim. Bu ürünler kolay bulunmuyor ve çok pahalı. Kızım her gıdayı yiyemiyor, sadece mısırdan üretilen gıdaları tüketebiliyor. Bu destek bizim için çok kıymetli" dedi.
Denetime takılan motosikletli polisin arkasını dönmesini fırsat bilip ’U’ dönüşü yaparak kaçtı
25 Eylül 2025 Perşembe - 10:15 Denetime takılan motosikletli polisin arkasını dönmesini fırsat bilip ’U’ dönüşü yaparak kaçtı Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, öğrencilerin güvenliğini sağlamak amacıyla okulların bulunduğu bölgede motosiklet denetimi yaptı. Denetim sırasında durdurulan bir motosikletli ise trafik polisinin arkasını dönmesini fırsat bilip ’U’ dönüşü yaparak kaçması görüntülere yansıdı. Antalya’nın Manavgat ilçesinde İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri, Şahin Tepesi olarak bilinen Mimar Sinan Mahallesi’ndeki okullar bölgesinde motosiklet denetimi gerçekleştirdi. Okul çıkış saatine denk getirilen uygulamalarda, okul dışından gelerek tehlikeli motosiklet kullananlar ve motosikletle okula gidip gelen öğrenciler kontrol edildi. Resmi ekiplerin de destek verdiği denetimlerde motosikletlerin ruhsat ve plakaları, sürücülerin ise ehliyet ve kask kullanımı denetlendi. Polisin arkasını dönmesini fırsat bilip kaçtı Denetimler sırasında, trafik polisinin belgelerini sormak için durdurduğu bir motosikletli, ekiplerin gösterdiği alana doğru ilerledi. Bu sırada polis memurunun arkasını dönmesini fırsat bilen motosiklet sürücüsü, U dönüşü yapıp karşı şeride geçerek hızla kaçtı. Trafik ekipleri, kazaya sebebiyet vermemek için sürücüyü takip etmeyip plakasına işlem yaptı. Uygulamada çok sayıda sürücüye para cezası uygulanırken, 1 sürücünün ehliyeti iptal edildi, 1 motosiklet ise trafikten men edildi. Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, öğrencilerin ve motosiklet sürücülerinin güvenliği için okul önlerinde ve ilçenin farklı noktalarında denetimlerin devam edeceğini belirtti.
Antalya’da kıraathanedeki cinayet davasında sanık ikinci kez hakim karşısında
25 Eylül 2025 Perşembe - 10:12 Antalya’da kıraathanedeki cinayet davasında sanık ikinci kez hakim karşısında Antalya’da kuzeninin daha önce çalıştığı iş yerinden kalan alacak meselesi nedeniyle gittiği kıraathanede çıkan tartışmada vurularak hayatını kaybeden şahsın ölümüyle ilgili davanın 2. duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanıkların adli kontrol şartının sürmesine karar verdi. 28 Kasım 2024 tarihinde Kepez ilçesi Yeni Mahalle’de meydana gelen olayda Uğur A. (37), kuzeninin sigorta işlemleri ve alacak meselesi için kuzeni Ahmet A. ve kardeşi Mehmet A. ile birlikte iş yeri sahibiyle konuşmaya gitti. Burada iş yeri sahibinin yeğeni Furkan Dere ile tartışmaya başlayan Uğur A., kıraathane dışına taşan kavgada tabancayla vuruldu. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Uğur A., tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Sanık Furkan Dere ise kısa sürede yakalanarak tutuklandı. Dere hakkında hazırlanan iddianamede ’kasten öldürme’, ’ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma ya da bulundurma’ ve ’silahla tehdit’ suçlarından dava açıldı. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk celsede, olay günü kaydedilen güvenlik kamerası görüntüleri izlendi. Mahkeme heyeti, sanık Furkan Dere’nin tutukluluğunun devamına, ayrıca akıl sağlığının tespiti için rapor hazırlanmasına karar verdi. Tutuksuz yargılanan sanıklar hakkında ise adli kontrol uygulanmasına karar verildi. Akıl sağlığı raporu tartışıldı Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmada, sanık Furkan Dere hakkında hazırlanan rapor okundu. Rapora göre sanığın suç işleme bilincinin yerinde olduğu belirtildi. Sanık Dere, "Sadece 3-4 dakika muayene ettiler" diyerek rapora itiraz etti. Sanık avukatı da raporun bilimsel olmadığını öne sürerek, "Tıbbi muayene yok, müşahede yok. 7-8 dakika bir sürede ifade aldılar, sonuç suç işleme bilinci yerinde deniliyor. Daha önce sunduğumuz şizofreni raporu hiç dikkate alınmadı. Dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na sevk edilmesi gerektiğini düşünüyoruz" dedi. Tanık beyanı gerginliğe neden oldu Sanık tarafının tanığı Murat Kocabaş, maktulün tartışmayı başlatan taraf olduğunu ileri sürerek, "Uğur A., Furkan’a saldırdı, küfretti. Benim elimi çekti, bana da küfretti" dedi. Kocabaş, olay sırasında ortalığı yatıştırmaya çalıştığını söyledi. Maktulün kuzeni Ahmet A. ise tanığın sözlerine sert tepki göstererek, "Orada bir kavga, küfür yoktu, ispat etsin" dedi. Mahkeme salonunda bir başka gerginlik de maktulün ağabeyi Mehmet A. ile sanıklar arasında yaşandı. Mehmet A.’nın sözleri üzerine taraflar arasında "Biz oraya baskına mı geldik" tartışması çıktı. "En önemli tanığımız, sanığın gönderdiği dilekçe" Müşteki avukatı da tanığın ilk ifadesinde saldırıdan bahsetmediğini vurgulayarak, "Tanık tamamen gerçeğe aykırı beyanda bulunmuştur. İlk verdiği ifadede maktulün kendilerine saldırdığından bahsetmedi. Bu durum kamera kayıtlarıyla da sabittir, açıkça yalancı tanıklık yapmıştır" ifadelerini kullandı. Avukat ayrıca sanığın cezaevinden gönderdiği dilekçeye dikkat çekerek, "En önemli kanıtımız tutuklu olan sanığın cezaevinden gönderdiği dilekçedir. Çok açık olarak orada beyanda bulunmuştur. Bundan kısa bir süre sonra savcılık ve avukatının bulunduğu bir ortamda olayı olduğu gibi anlatmıştır. Gerek maktulün gerek Ahmet’in kendisine küfür etmediğini, husumeti gerektirecek aralarında bir problem olmadığını da dile getirmiştir. Tutuklu sanık, ‘Beni çağırdılar, bunun için mi çağırdınız dedim. Beni dövdüler, yönlendirdiler, yapacaksın dediler’ diyor. Daha sonra ifadeleri incelediğimizde gördüğümüz en önemli husus, haksız tahrik vardı, saldırı vardı gibi ifadeler. O da nereden çürüdü, gelen kamera kayıtlarındaki bilirkişi raporlarıyla çürüdü. Ahmet ve maktul dışarı çıktıktan yaklaşık 5 buçuk, 6 dakika sonra tutuklu sanık dışarı çıkıp vuruyor. Sıcağı sıcağına bir temas yok. Bunun ispatı cezaevinden gönderdiği, daha sonra savcılık huzurunda verdiği ifadeler birebir o görüntülerle aynı. Tutuklu sanığın Ahmet’le ya da maktulle hiçbir husumeti yok. Ne diye gelip vursun, ancak birileri bir şey yaptırırsa vurur. A.D. olay günü sabahında Ahmet’in evinin önüne geliyor, Ahmet’le arabanın içinde konuşuyorlar. Bakıyorlar ki olay çözülmüyor, tekrar Ahmet’i oraya çağırıyorlar. Sıkıntıyı oluşturan Ahmet’in oraya tek geleceğini düşünmelerinden kaynaklandı ve Ahmet oraya tek gelmediği için cinayet olayını gerçekleştiriyorlar. Hatta ’Silaha kurşunu doldur’ diye diğer sanıklar bizzat söylemiştir. Her üç sanığın tasarlayarak adam öldürmeden cezalandırılmasını istiyoruz" dedi. Sanık savunmaları Tutuksuz sanık Adem D., olay günü maktulün kuzeni Ahmet A. ile yaptığı görüşmeyi anlatarak, "Telefonla aradım, ‘Ahmet neredesin’ dedim, ’Evdeyim’ dedi. Evinin altına gittim konuştuk. ’20 bin TL param var’ dedim, ’Tazminat olarak düşün’ dedim. Kabul etmedi. ’Bana iki gün müsaade ver, sigorta paranı hesaplattırayım, helalleşelim’ dedim. İki güne tamam dedi. Akşamüstü geldiler, kafaları güzeldi, bir tek ayık Mehmet A. vardı. Beraber dışarı çıktık, ’Şunları al götür, rezil olduk’ dedim. ’Yarın gel konuşalım’ dedim, benim yeğenim koştu geldi, olay oldu. Yeğenim, yüzde 70 görme engelli bir adam, eline nasıl silah vereyim" şeklinde konuştu. Tutuksuz yargılanan diğer sanık Akseven A. ise, olayda yönlendirme yaptığı iddialarını reddederek, "Ahmet ve Mehmet A. ile konuştuk. Dışarı çıktıklarında tartışma başladı. Ben çıktığımda Furkan’ın yakasından tutmuşlardı. ‘Koskoca adamlarsınız yakışıyor mu?’ dedim. Benim Furkan’a yönlendirme yaptığım doğru değil." Mahkeme heyeti, sanık Furkan Dere’nin tutukluluğunun devamına, tutuksuz yargılanan Adem D. ve Akseven A. hakkındaki adli kontrol kararının sürmesine hükmetti. Ayrıca müşteki Ahmet A., Mehmet A. ile tutuksuz sanıkların HTS kayıtlarının incelenmesine karar verilerek, dava 23 Ekim tarihine ertelendi.
13 yaşındaki kızını alevlerin arasından çıkardı, evi gözlerinin önünde küle döndü
25 Eylül 2025 Perşembe - 09:18 13 yaşındaki kızını alevlerin arasından çıkardı, evi gözlerinin önünde küle döndü Antalya’da iş çıkışı evine dönerken sokaktan yükselen dumanları gören adam kendi evinin yandığını görünce hayatının şokunu yaşadı. Evde bulunan 13 yaşındaki kızını son anda dışarı çıkartan ev sahibi küle dönen evinin pencere korkuluğuna dayanarak çaresiz şekilde evine son kez baktı. Evini alevler içinde görüp sinir krizi geçiren evin büyük kızı ise sağlık ekipleri ve kamşuları tarafından sakinleştirilmeye çalışıldı.Yangın, saat 18.00 sıralarında Kepez ilçesi Beşkonak Mahallesi 4402 sokak ile Altınova Caddesi arasında bulunan çıkmaz sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Alaaddin Can’a ait müstakil gecekonduda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. İkametten çıkan dumanları gören vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirirken, mahalle sakinleri hortumlarla yangına müdahale etmek istedi. Ancak kısa sürede gecekonduyu saran alevler nedeniyle vatandaşların çabası yetersiz kaldı. İhbarla verilen adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı çok sayıda ekip yangına müdahale etti.Ev tamamen küle döndüYangın sırasında evde bulunan 13 yaşındaki Burcu Can, babası ve komşular tarafından evden çıkartıldı. Yangını haber alarak çalıştığı işyerinden koşarak gelen Alaaddin Can’ın büyük kızı ise evlerinin alevler içinde yandığını görünce sinir krizi geçirdi. Kısa süreli baygınlık geçiren genç kadın komşuları ve 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından sakinleştirildi. Ekiplerin yaklaşık 45 dakikalık çalışması ile söndürülen gecekonduda soğutma çalışmaları yapılırken, ev sahibi Alaaddin Can küle dönen evi ve eşyalarını pencere korkuluklarına dayanarak bir süre çaresiz şekilde izledi. Yangında ev tamamen kullanılamaz hale geldi."Dumanları gördüm, evden ilk kızımı çıkardım"Mesaisini tamamlayarak işyerine dönerken sokaktan yükselen dumanları gördüğünü geldiğinde ise kendi evinin alevler içinde olduğunu söyleyen ev sahibi Aladdan Can, "İşten geliyordum, ana caddeden eve döndükten sonra duman çıkmaya başladı. Koştum, ilk çocuğu çıkardım. 13 yaşındaki kızım içerdeydi. Ondan sonra bir daha içeriye giremedik. 5 dakika içinde evin her yanını sardı. Tamamen yandı, hiç bir şey kalmadı. Tırnak makası kadar dahi bir şey kalmadı. Evimiz, eşyamız, yatağımız, yorganımız, kıyafetimiz, arabamın anahtarına varasıya kadar yandı. Yetkililerden bu evi tekrar ayağa kaldırmak için yardım bekliyorum" dedi.