Yerel Haberler
Antalya
Can pazarının yaşandığı sahilde boğulan genç yüzündeki egzama için denize girmiş 03 Nisan 2026 Cuma - 12:42:01 Antalya’da fırtınalı havada girdiği denizde kuzenlerinin tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybeden gencin cenazesi adli tıptan teslim alındı. Diyarbakır’dan gezmek için gelen gencin yüzündeki egzama nedeniyle denize girdiği öğrenildi. Muratpaşa ilçesi Konyaaltı Sahili’nde dün saat 17.00 sıralarında meydana gelen olayda, Diyarbakır’dan Antalya’ya geldiği öğrenilen Mazlum Kaymak ve Şiyar Kaymak kardeşler ile kuzenleri Ali Ülkaç (26) gezmek için Konyaaltı Sahili’ne geldi. Yüzünde egzama rahatsızlığı bulunan Ali Ülkaç, tuzlu suyun iyi geleceğini düşünerek denize girdi. Sert dalgaların olduğu denizde Ülkaç’ın açığa doğru sürüklendiğini ve suda çırpındığını gören kuzenleri Mazlum Kaymak ve Şiyar Kaymak genci kurtarmak için suya girdi. İnsan zinciri ile kurtarmaya çalıştılar Ancak sert dalgalar nedeniyle Mazlum Kaymak da boğulma tehlikesi geçirdi. Mazlum Kaymak kendi imkanlarıyla yüzerek kıyıya çıkarken, ağabeyi ile kuzeni dalgaların arasında kaldı. İki genci dalgaların arasında gören vatandaşlar, insan zinciri oluşturarak iki genci kurtarmak için harekete geçti. Şiyar Kaymak, kardeşi ve vatandaşlarla birlikte uzatılan demir çubuk yardımıyla dev dalgaların arasından kıyıya alındı. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesinin ardından olay yerine polis, deniz polisi, sahil güvenlik ve sağlık ekipleri sevk edildi. Denizde can pazarının yaşandığı o anlar kameralara anbean yansıdı. Vatandaşlar tarafından insan zinciri oluşturularak kıyıya çekilen Şiyar Kaymak sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülürken, yaklaşık 25 metre açıkta suda hareketsiz duran Ali Ülkaç ise deniz polisi ekiplerince bota alınıp Kaleiçi Yat Limanı’na götürüldü. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Ülkaç’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Ali Ülkaç’ın cenazesi, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Egzama nedeniyle denize girmiş Diyarbakır’dan gezmek için geldikleri Antalya’da egzamaya iyi geleceği düşüncesi ile girdiği denizde boğularak hayatını kaybeden gencin cenazesi, Antalya Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerin ardından kuzeni Mazlum Kaymak ve yakınları tarafından teslim alındı. Gözyaşları içinde teslim alınan gencin cenazesi, toprağa verilmek üzere memleketi Diyarbakır’a götürüldü.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:32 Cinayet davasında otopsi raporu detayı Antalya’da 45 yaşındaki Nida Nazlıer’in evinde öldürülmesine ilişkin davada, hakkında "canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen tutuklu sanık Aref Elhussein, ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada gündeme gelen otopsi raporunda şüphelinin ifadesinin aksine cinsel birleşmeye ilişkin bulguya rastlanmadığı belirtilirken, sanık savunmasında, "Çok pişmanım, olay nasıl oldu bilmiyorum. Beni çağırdı yanına gittim, beni bırakması için para teklif ettim ancak beni bırakmadı" dedi. Olay, 31 Temmuz günü saat 17.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Zerdalilik Mahallesi Cebesoy Caddesi üzerindeki 5 katlı binanın 1’inci katında meydana geldi. İşten çıkan Halil İ. (23), birlikte yaşadığı arkadaşı Nida Nazlıer’in evine geldi. Eve giren Halil İ., Nazlıer’i banyoda kanlar içerisinde buldu. İhbar üzerine adrese gelen sağlık ve polis ekipleri, Nazlıer’in hayatını kaybettiğini belirledi. Nazlıer’i bulan Halil İ. ile maktulle en son telefonda görüştüğü ve anahtar almak için eve geldiği belirlenen H.H. (39) gözaltına alındı. Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri ise olayın ardından 80’in üzerinde güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyerek şüphelinin kimliğini tespit etti. Kepez ilçesi Güneş Mahallesi’nde oturduğu belirlenen Suriye uyruklu Aref Elhussein (28), düzenlenen operasyonla yakalandı. Şüphelinin kimliği parmak izi çalışmasıyla netlik kazandı. Elhussein ile birlikte Halil İ. ve H.H., ifadelerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi. Hastanedeki işlemler sırasında Elhussein’den kan örneği alındığı, sağ elinin bandajlı olduğu görüldü. İfadesinde suçunu kabul eden Elhussein, Nazlıer ile ilişki konusunda anlaştıklarını, aralarında çıkan tartışma sırasında aynanın kırıldığını, cam parçalarıyla kendisine saldırıldığını ve Nazlıer’i kanlar içinde görünce kaçtığını öne sürdü. Adliyeye sevk edilen Elhussein, "kasten öldürme" suçundan tutuklanırken, Halil İ. ile H.H. serbest bırakıldı. İddianamede ağırlaştırılmış müebbet talebi Hazırlanan iddianamede, sanık Aref Elhussein hakkında "canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede savunmasına da yer verilen sanık, maktulün kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etti. Bu iddia üzerine Antalya 2’nci Sulh Ceza Hakimliği kararıyla sanık hakkında iç beden muayenesi yapıldı. Yapılan muayenede, sanığın cinsel saldırı iddiasını doğrulayacak herhangi bir bulguya rastlanmadığı, bu yöndeki beyanlarının ise suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirildi. Duruşmada otopsi raporu gündeme geldi İddianamenin Antalya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmesiyle açılan davanın ikinci duruşmasına taraf yakınları ve taraf avukatı katıldı. Duruşmada söz alan maktulün avukatı, HTS kayıtlarında maktulle sanık arasında herhangi bir iletişim bulunmadığını belirterek, sanığın öne sürdüğü şekilde cinsel bir ilişkinin yaşanmadığını savundu. Maktul Nazlıer ailesinin avukatı Erdem Elmas otopsi raporuna dikkat çekerek, "Maktulün otopsi raporunda cinsel birleşmeye dair bir bulgu yer almıyor. Bu nedenle bu olay yağma amacıyla adam öldürmedir" ifadelerini kullandı. "Sadece pişmanım" Savunma yapan tutuklu sanık Aref Elhussein ise, "Çok pişmanım, olay nasıl oldu bilmiyorum. Beni çağırdı yanına gittim, beni bırakması için para teklif ettim ancak beni bırakmadı, ücreti ödemek istedim ama kabul etmedi, kendimi kurtarmak için böyle yaptım, diyeceğim bir şey yok, sadece pişmanım" dedi. "Üzerindeki altınları aldım. Telefonunu da aldım, parçalayıp çöpe attım" Sanık Aref Elhussein, ilk duruşmada ise maktulle ilişkiye girdiklerini, ardından tartışma çıktığını öne sürerek, "Bana engel olmaya çalıştı. Masanın üzerindeki bardağı alıp başına vurdum. Aramızda arbede yaşandı. Sinirden kendimi kaybettim, saçından tutup aynalı dolaba vurdum. Ayna kırıldı. Cam parçasını sol ayağıma sapladı. O beni öldürmek istedi. Üzerindeki altınları aldım. Telefonunu da aldım, parçalayıp çöpe attım. Üzerimde kan olduğu için evden kıyafet bulup giydim. Yüzüm tırnak izleriyle çizilmişti, içeriden bir gömlek alıp yüzüme sardım. Taksi çağırıp iş yerine geldim. Kanlı elbiselerimi poşete koydum" diye konuşmuştu. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:32 Antalyakart Londra’dan birincilikle döndü: "Mobil Engelli Bildirimi" ödül kazandırdı Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki Antalya Ulaşım A.Ş. tarafından işletilen Antalyakart, Londra’da düzenlenen uluslararası Transport Ticketing Awards yarışmasında önemli bir başarıya imza attı. Antalyakart Mobil uygulamasına eklenen "Mobil Engelli Bildirimi" özelliği, Antalya Büyükşehir Belediyesine 2026 Ulaşım Biletleme Ödülleri’nde En İyi Eşitlik ve Kapsayıcılık Girişimi ödülünü kazandırdı. Ulaşım sektörünün geleceğini şekillendirmek için dünyanın önde gelen ulaşım liderlerini bir araya getiren Transport Ticketing Global etkinliğinde elde edilen bu başarı, 13 kişilik uluslararası jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda açıklandı. Ödül, Antalya Ulaşım A.Ş. Bilişim Sistemleri Müdürü Murat Altıntaş, Muhasebe ve Finans Müdürü Vedat Subaşı ile Kentkart CEO’su Çınar Basmacı, Uluslararası Satış ve Küresel Pazarlama Müdürü Fırat Albayrak ve Pazarlama Yöneticisi Aidar Zain’a takdim edildi. Engelsiz, sürdürülebilir ve erişilebilir toplu taşıma amaçlanarak engelli derneklerinin sivil toplum örgütlerinin destekleri ve Kentkart çözüm ortağı ile hazırlanan Mobil Engelli Bildirimi özelliği, engelli bireylerin ulaşım deneyimini kolaylaştırıyor. Uygulama sayesinde durakta bekleyen engelli yolcular, mobil uygulama üzerinden durağa gelmekte olan otobüs sürücüsüne bildirim gönderebiliyor. Önündeki ekranda bu bildirimi gören sürücüler, durağa yaklaşırken daha dikkatli davranıyor ve gerektiğinde yolculara destek olabiliyor. Bu özellik, kullanıcılar tarafından da memnuniyetle karşılanıyor. Online başvuru sistemi de finale kaldı Antalyakart’ın bir diğer projesi olan 6 Kasım 2025’te devreye aldığı online başvuru platformu da, aynı etkinlikte "En İyi Yolcu Deneyimi Girişimi" kategorisinde finale yükseldi. Türkiye’de bir ilk olan sistemle kullanıcılar başvurularını online olarak tamamlayıp, Antalyakartlarını PUDO kargo otomatlarından temassız bir şekilde teslim alabiliyor. Hizmete girdiği günden beri bin 796 Antalyakart sahiplerine ulaştırılırken, 7 bin 899 indirimli ve ücretsiz Antalyakart’ın vize işlemi tamamlandı. Online hizmetler sayesinde vatandaşlar, kart merkezlerine gitmeden işlemlerini kolaylıkla tamamlayabiliyor. Antalyakart, elde ettiği bu başarılarla hem uluslararası alanda adından söz ettiriyor hem de Antalya’da daha erişilebilir ve kullanıcı dostu bir toplu ulaşım sistemi sunmaya devam ediyor.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:30 Antalya semaları kahverengiye büründü Sahra Çölü üzerinden gelen toz taşınımı çamur olup yağdı Antalya’da Sahra Çölü üzerinden gelen toz taşınımı sabah saatlerinde etkisini gösterdi. Gece saatlerinde başlayan yağışla birlikte havadan adeta çamur yağarken, sabahın erken saatlerinde uyanan vatandaşlar yoğun toz bulutuyla karşılaştı. Dün Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Ege ve Batı Akdeniz kıyıları için toz taşınımı uyarısın ardından Antalya’da toz taşınımı etkili oldu. Alanya’da sabah saatlerinde yağışla birleşen toz bulutları ilçe genelinde araçların ve açık alanların üzerini kahverengi çamur tabakasıyla kapladı. Yer yer oluşan su birikintilerinin çamur görünümünde olduğu gözlemlenirken, öğle saatlerinde toz taşınımı ektisini kaybetti. Sahra’dan gelen toz bulutunun Alanya semalarındaki etkisi drone ile havadan görüntülendi. Görüntülerde, ilçe üzerinde yoğun bir sis tabakasını andıran toz bulutu dikkat çekti. Yağmur yerine çamur yağdığını söyleyen Enes Ayaz Sipahi (20) ‘’Sabah işe gitmek için kalktığımda böyle bir manzara ile karşılaştım. Afrika’dan geldiğini duydum. Sabah yağmur yerine sanki çamur yağıyordu’’ dedi. Manavgat ilçesinde de, etkili olan toz taşınımı yoğunluğu yağışla birlikte araçların camlarında göze çarptı. Öte yandan toz taşınımın etkisinin yağışla birlikte azalacağı, akşam saatlerinde ise etkini yitireceği belirtildi.
ALKÜ’lü öğrenci TEKNOFEST İSİF’25’te uluslararası altın ödül kazandı
24 Eylül 2025 Çarşamba - 13:30 ALKÜ’lü öğrenci TEKNOFEST İSİF’25’te uluslararası altın ödül kazandı Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) yüksek lisans öğrencisi Ayberk Kafadar, Türk Patent ve Marka Kurumunun (TÜRKPATENT) davetiyle katıldığı TEKNOFEST İSİF’25 (10. İstanbul Uluslararası Patent Fuarı) uluslararası yarışmasında altın ödül kazandı. ALKÜ Rafet Kayış Mühendislik Fakültesi Nanobilim ve Nanomühendislik tezli yüksek lisans öğrencisi Ayberk Kafadar, TÜRKPATENT’in davetiyle katıldığı 10. İstanbul Uluslararası Patent Fuarı’ndaki (TEKNOFEST İSİF’25) uluslararası yarışmada büyük bir başarı göstererek altın ödül kazandı. Kafadar’ın ödüle layık görülen nanomalzeme tabanlı sistemi, savunma sanayiinde silah üstü sistemlere entegre edilerek hedef isabet oranını artırmaya ve elektronik destek sağlamaya yönelik tasarlandı. Proje, savunma alanında bugüne kadar düşünülmemiş yönleriyle "oyun değiştirici" bir teknoloji olarak değerlendiriliyor. Ürünün üretim ve ticarileştirilmesi için Alanya TEKMER’de AYYILDIZ Savunma Ar-Ge şirketi kuruldu. Çalışmaların hızla devam ettiği ürünün hem ülke savunma sanayiine hem de uluslararası alanda teknolojiye önemli katkılar sunması bekleniyor. Rektör Türkdoğan: "Başarı grafiğimizi yükseltmeye devam edeceğiz" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, "Üniversitemiz öğrencilerinin bilimsel ve teknolojik alanlarda elde ettiği her başarı bizleri gururlandırıyor. Ayberk Kafadar’ın uluslararası alanda kazandığı bu altın ödül, ALKÜ’nün genç beyinlere sağladığı destek ve fırsatların bir göstergesidir. TEKNOFEST gibi ülkemizin ve dünyanın yakından takip ettiği prestijli bir organizasyonda elde edilen bu başarı hem öğrencilerimizin yeteneklerini hem de üniversitemizin vizyonunu ortaya koymaktadır. Önümüzdeki yıl öğrencilerimizle birlikte bu tür ulusal ve uluslararası yarışmalarda çok daha güçlü bir şekilde yer alacak, yenilikçi projelerimizle başarı grafiğimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Hem ülkemize hem de insanlığa katkı sağlayacak projelerin arkasında durmaya devam edeceğiz" dedi. Ayberk Kafadar ise, bu başarıda yanında olan ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan’a, Alanya TEKMER ekibine ve danışmanları Prof. Dr. Derman Vatansever Bayramol ile Doç. Dr. Sefa Yıldırım’a teşekkür etti. Geçtiğimiz haftalarda TEKNOFEST 2025’te ALKÜ Rafet Kayış Mühendislik Fakültesi öğrencileri "Enerji ve Çevre" kategorisinde Türkiye birincisi olmuştu. Yine ALKÜ bünyesinde kurulan ZeroneTech Kılıç&Arslan Takımı, "En İyi Tasarım" ödülünü alarak Türkiye 4.sü olmuştu.
Antalya’da Altın Portakal için geri sayım başladı: 62’nci yıla özel 62 Venüs heykeli
24 Eylül 2025 Çarşamba - 13:10 Antalya’da Altın Portakal için geri sayım başladı: 62’nci yıla özel 62 Venüs heykeli Türkiye’nin en eski ve en uzun soluklu film festivali olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl 24 Ekim-2 Kasım tarihlerinde sanatseverler ile buluşacak. Antalya Altın Portakal Film Festivali için geri sayım sürerken, festivalin simgesi haline gelen altın renkli "Venüs" heykelleri kentin önemli noktalarına yerleştirilmeye başlandı. Bu yıl festivalin 62’inci yılına özel 62 heykel kentin caddelerini süsleyecek. 24 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek Antalya Altın Portakal Film Festivali için hazırlıklar sürüyor. Hazırlıklar kapsamında festivali simgesi olan Venüs heykelleri kentin önemli noktalarına konulmaya başlandı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları kapsamında boyaları ve bakımları yapılan Venüs heykelleri ilk olarak festival heyecanın yaşandığı Atatürk Kültür Merkezi (AKM) yanındaki Antalyaspor Kavşağı’na yerleştirildi. Beach Park girişi, Üç Kapılar, Havalimanı, Selekler Çarsısı, Kepez üstü gibi şehrin birçok önemli cadde ve kavşaklardaki yerlerini alacak Venüs heykelleri, Antalya’ya festival heyecanını şimdiden yaşatacak. Elinde portakal tutan altın renkli Venüs heykelleri Antalya’da festival coşkusuna renk katacak. Venüs heykellerini gören vatandaşlar da görüşlerini dile getirdi. Gökhan Kırtaş, "Yakışmış güzel olmuş. Güzel eserler yurt dışında ve içinde bizi güzel temsil ederler" dedi.
Alacak yüzünden tartıştığı adamın babasını öldüren sanık hakim karşısına çıktı
24 Eylül 2025 Çarşamba - 13:04 Alacak yüzünden tartıştığı adamın babasını öldüren sanık hakim karşısına çıktı Antalya’da alacak yüzünden tartıştığı kişinin babasını tabancayla vurarak öldüren eski Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan’ın yargılanmasına başlandı. 22 Nisan’da Aksu ilçesi Fatih Mahallesi Şahinler Caddesi’ndeki bir kozmetik dükkanında eski Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan’ın tabancayla vurduğu Hamit Sunbat, kaldırıldığı Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti. Olayın ardından tutuklanan Arslan’ın yargılanmasına Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Hamit Sunbat’ı "kasten öldürmek", Sebahattin Sunbat’a karşı "öldürmeye teşebbüs" ve Tamer Ertürk’e karşı "silahla tehdit" suçlamalarıyla hakim karşısına çıkan Arslan, ayrıca "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma ya da bulundurma" suçundan da yargılanıyor. "Eşimi, işimi, çevremi kaybettim" Sanık Durmuş Ali Arslan, duruşmada uzun süredir Sebahattin Sunbat ve Tamer Ertürk tarafından mağdur edildiğini öne sürerek, "Sebahattin Sunbat ve Kamil Ertürk birleşerek beni uzun süre dolandırdılar. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde genel sekreter yardımcısıydım, borçlandırıldım, emekli olmak zorunda kaldım. İşimi, çevremi kaybettim. Daha önce belediye başkan adaylığım, milletvekili adaylığım oldu. Almanya’da doktora yaptım. Tamer Ertürk okul arkadaşımdı, fabrikasının borçları için destek istiyordu. Evlerimi verdim, kefil oldum. Aksu’da daha büyük bir fabrikaya taşınmasına yardımcı oldum. Borçlarını ödemediler, ben başkalarından borç alarak verdim. Kendi yengemin evini satarak bile borçlarını kapattım. Çocuklarıma harçlık gönderemez hale geldim. Annem kalp krizinden öldü, eşim bebeğini kaybetti. Bir yıl boyunca haksız tahrik altında bırakıldım" şeklinde konuştu. "Herhangi bir öldürme kastım yoktu" Olay günüyle ilgili olarak Arslan şunları söyledi: "Fabrikaya gittiğimde Sebahattin Sunbat’ın yanında bir kişi daha vardı. Sonradan babası Hamit Sunbat olduğunu öğrendim. Selam verdim, Sebahattin Sunbat’a ‘Sen yalanlarına doymadın, birçok insanı mağdur ettin, hâlâ yalan söylemeye devam ediyorsun’ dedim. Bunun üzerine ‘Babamın yanında beni rezil edemezsin’ diyerek ayağa kalktı. Aramızda 4-5 metre vardı. Üzerime doğru hamle yapınca geri çekildim. Tamer Ertürk yanıma gelerek sol bileğimi tuttu, ‘Akıllı ol’ deyip küfür etti. Sebahattin Sunbat elini beline atınca silahı var sandım. Belimden silahı çektim. Mekanizmayı çekerek bir el havaya ateş ettim. Kaçsınlar diye ateş etmiştim. Kaçmadılar. Bu kez yere doğru ateş ettim. İkinci kurşun Hamit Sunbat’a isabet etmiş. Onu da birkaç dakika sonra öğrendim. Sebahattin Sunbat ve Tamer Ertürk kaçtı. O esnada Hamit Sunbat ‘Ben vuruldum’ dedi. Arkalarından yavaşça gidip bir el daha havaya ateş ettim, sonra geri döndüm. ‘Ambulans çağırın’ dedim. Sebahattin Sunbat bana ‘Senin soyunu kurutacağım, seni öldüreceğim’ diyerek küfür etti. Ben de ‘Benim de çocuklarım var, benim intikamımı alır’ dedim. Tamer’e, ‘Beni neden çağırdın, ben buraya dertleşmeye gelmedim mi?’ dedim. Polis geldi, silahımla birlikte teslim oldum. Herhangi bir öldürme kastım yoktu." Mahkeme başkanı uyardı Sanık, ifadesinde Tamer Ertürk’ün kendisine olay anında hakaret ettiğini de ileri sürdü. Bu sırada Arslan’ın küfrü birkaç kez tekrar etmesi üzerine mahkeme başkanı, "İkide bir söyleyip durma, anladık" diyerek sanığı uyardı. Sanık ayrıca tabancayı 7-8 ay önce işine ilişkin tehditler nedeniyle satın aldığını, Sebahattin Sunbat’a nakit ve EFT yoluyla çok sayıda ödeme yaptığını dile getirdi. Müşteki Sebahattin Sunbat ise sanık ile olan ticari ilişkilerini ve tapu işlemlerini anlattı. Sunbat, sanığın fabrikayı akrabasının üzerine devrederek başka bir isimle kurduğunu belirterek şunları söyledi: "Ağabeyimin ticari işleri sebebiyle 2 ay cezaevinde yattım, çıktım. Çıktıktan sonra kendisini aradım, fabrikaya bir ortak aldığını duydum. ‘Senden bu hisseleri devralalım, biz bu fabrikayı devam ettirelim’ dedik. Kendisiyle sözleşme yaptık, olay olmadan kendisine senet verdim. Şirketi Tamer Ertürk’ün üzerine devraldım. Daha sonra sözleşmede fabrika bedeli için gayrimenkul vereceğimizi, para olmazsa oradan mahsuplaşacağımı kendisine ilettim." Olay günü sabah sanığı aradığını söyleyen Sunbat, "’Babam geldi, onunla ilgileniyorum, saat 2’de buluşacağız’ dedim. Bana ‘Sen neredesin, seninle görüşüp iki cümle edeceğim. Güvenip tapuyu bana vermiyorsun’ dedi. Ben de dedim ki ‘Tapuyu mal sahibine vereceğim.’ ‘Tapu da istemiyorum, ev istemiyorum, seni görüp iki cümle kuracağım’ dedi. ’Konyaaltı’ndayım, fabrikaya geçince haber veririm, gelirsin’ dedim" ifadelerini kullandı. "Yanımıza gelmeden silahını çıkartıp ateş etmeye başladı" Saat 11.00-11.30 civarında fabrikada olduğunu belirten Sunbat, olay anını şöyle anlattı: "Bir baktım fabrikadan içeri girdi. Babam saygıdan dolayı ayağa kalktı. ‘Bu kim?’ dedi, ‘Başkan’ dedim, düğmesini ilikledi. Başkan hiç yanımıza gelmedi, başkana ‘Babam’ dedim. Yanımıza gelmeden silahını çıkartıp ateş etmeye başladı. Elini atarken ben kaçtım. Dışarı kaçınca arkamdan mermi attı, bağırdı; ‘Buraya geleceksin, gelmezsen babanın kafasına sıkacağım, babanı öldüreceğim, buraya gel’ dedi." Sebahattin Sunbat, kaçarken babasının vurulduğunu görmediğini belirterek, "Babam deyince karşıya geçip ateş etmeye başlamıştı. Zaten küçücük bir alan, aramızda 1 metre mesafe vardı. Sonra ambulans ve polis geldi" ifadelerini kullandı. Müşteki Tamer Ertürk ise, "Odaya geldi, ateş etti. Benim adamlarım vardı, o an beni dışarı çıkardılar" dedi. Sanık avukatı ise müvekkilinin haksız tahrik altında hareket ettiğini söyleyerek, "Tutuklandığı gün eşi bebeğini kaybetti. Olayda öldürme kastı yoktur. Yaralanma olarak başlayan olayda ölüm daha sonra gerçekleşmiştir. Müvekkilimiz öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla haksız yere yargılanmaktadır" dedi. Duruşmada müşteki taraf tanıkları dinlendi. Sanık avukatları, tanıkların HTS kayıtlarının incelenmesini ve olay yerinde keşif yapılmasını talep etti. Mahkeme, taleplerin sonraki duruşmada değerlendirilmesine karar vererek, davayı 11 Kasım tarihine erteledi.
Alacaklısının yaşlı babasını öldüren sanık hakim karşısına çıktı
24 Eylül 2025 Çarşamba - 12:27 Alacaklısının yaşlı babasını öldüren sanık hakim karşısına çıktı Antalya’da alacak tartışması sırasında tabancayla vurduğu Hamit Sunbat’ın ölümüne neden olan eski Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan’ın yargılanmasına başlandı. Arslan hakkında "kasten öldürme", "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma ya da bulundurma" ve "silahla tehdit" suçlarından yargılama yapılıyor. Olay, 22 Nisan’da Aksu ilçesi Fatih Mahallesi Şahinler Caddesi’ndeki bir kozmetik dükkanında meydana gelmiş, eski Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan’ın tabancayla vurduğu Hamit Sunbat karın bölgesinden yaralanarak kaldırıldığı Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirmişti. Olayın ardından tutuklanan Arslan’ın yargılanmasına Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Sanık, Hamit Sunbat’ın ölümünden sorumlu tutulurken, Sebahattin Sunbat’a karşı "öldürmeye teşebbüs" ve Tamer Ertürk’e karşı "silahla tehdit" suçlamalarıyla da hakim karşısına çıktı. "Eşimi, işimi, çevremi kaybettim" Sanık Durmuş Ali Arslan, duruşmada uzun süredir Sebahattin Sunbat ve Tamer Ertürk tarafından mağdur edildiğini öne sürerek, "Sebahattin Sunbat ve Kamil Ertürk birleşerek beni uzun süre dolandırdılar. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde genel sekreter yardımcısıydım, borçlandırıldım, emekli olmak zorunda kaldım. İşimi, çevremi kaybettim. Daha önce belediye başkan adaylığım, milletvekili adaylığım oldu. Almanya’da doktora yaptım. Tamer Ertürk okul arkadaşımdı, fabrikasının borçları için destek istiyordu. Evlerimi verdim, kefil oldum. Aksu’da daha büyük bir fabrikaya taşınmasına yardımcı oldum. Borçlarını ödemediler, ben başkalarından borç alarak verdim. Kendi yengemin evini satarak bile borçlarını kapattım. Çocuklarıma harçlık gönderemez hale geldim. Annem kalp krizinden öldü, eşim bebeğini kaybetti. Bir yıl boyunca haksız tahrik altında bırakıldım" şeklinde konuştu. "Herhangi bir öldürme kastım yoktu" Olay günüyle ilgili olarak Arslan şu ifadeleri kullandı: "Fabrikaya gittiğimde Sebahattin Sunbat’ın yanında bir kişi daha vardı. Sonradan babası Hamit Sunbat olduğunu öğrendim. Selam verdim. Sebahattin Sunbat’a, ‘Sen yalanlarına doymadın, birçok insanı mağdur ettin, hâlâ yalan söylemeye devam ediyorsun’ dedim. Bunun üzerine ‘Babamın yanında beni rezil edemezsin’ diyerek ayağa kalktı. Aramızda 4-5 metre vardı. Üzerime doğru hamle yapınca geri çekildim. Tamer Ertürk yanıma gelerek sol bileğimi tuttu, ‘Akıllı ol’ deyip küfür etti. Sebahattin Sunbat elini beline atınca silahı var sandım. Belimden silahı çektim. Mekanizmayı çekerek bir el havaya ateş ettim. Kaçsınlar diye ateş etmiştim. Kaçmadılar. Bu kez yere doğru ateş ettim. İkinci kurşun Hamit Sunbat’a isabet etmiş. Onu da birkaç dakika sonra öğrendim. Sebahattin Sunbat ve Tamer Ertürk kaçtı. O anda Hamit Sunbat ‘Ben vuruldum’ dedi. Arkalarından yavaşça gidip bir el daha havaya ateş ettim. Sonra geri döndüm. ‘Ambulans çağırın’ dedim. Sebahattin Sunbat bana ‘Senin soyunu kurutacağım, seni öldüreceğim’ diyerek küfür etti. Ben de ‘Benim de çocuklarım var, benim intikamımı alır’ dedim. Tamer’e, ‘Beni neden çağırdın, ben buraya dertleşmeye gelmedim mi?’ dedim. Polis geldi, silahımla birlikte teslim oldum. Herhangi bir öldürme kastım yoktu." Mahkeme başkanı uyardı Sanık, ifadesinde Tamer Ertürk’ün kendisine olay anında hakaret ettiğini de ileri sürdü. Bu sırada Arslan’ın, söylediğini iddia ettiği küfrü birkaç kez tekrar etmesi üzerine Mahkeme Başkanı, "İkide bir söyleyip durma, anladık" diyerek sanığı uyardı. Sanık ayrıca tabancayı 7-8 ay önce işine ilişkin tehditler nedeniyle satın aldığını, Sebahattin Sunbat’a nakit ve EFT yoluyla çok sayıda ödeme yaptığını dile getirdi. Müşteki Sebahattin Sunbat konuştu Müşteki Sebahattin Sunbat, sanık Durmuş Ali Arslan ile ticari ilişkilerini ve tapu işlemlerini ayrıntılı biçimde anlattı. Sunbat, sanığın fabrikayı akrabasının üzerine devrederek başka bir isimle kurduğunu belirterek şunları söyledi: "Abimin ticari işleri sebebiyle 2 ay cezaevinde yattım, çıktım. Çıktıktan sonra kendisini aradım, fabrikaya bir ortak aldığını duydum. ‘Senden bu hisseleri devralalım, biz bu fabrikayı devam ettirelim’ dedik. Kendisiyle sözleşme yaptık, olay olmadan kendisine senet verdim. Şirketi Tamer Ertürk’ün üzerine devraldım. Daha sonra sözleşmede fabrika bedeli için gayrimenkul vereceğimizi, para olmazsa oradan mahsuplaşacağımı kendisine ilettim." Olay günü sabah sanığı aradığını söyleyen Sunbat, görüşmeyi şöyle aktardı: "Babam geldi, onunla ilgileniyorum, saat 2’de buluşacağız dedim. Bana ‘Sen neredesin, seninle görüşüp iki cümle edeceğim, güvenip tapuyu bana vermiyorsun’ dedi. Ben de dedim ki ‘Tapuyu mal sahibine vereceğim." ‘Tapu da istemiyorum, ev istemiyorum, seni görüp iki cümle kuracağım.’ Dedi. Konyaaltı’ndayım, fabrikaya geçince haber veririm, gelirsin dedim." "Yanımıza gelmeden silahını çıkartıp ateş etmeye başladı" Saat 11.00-11.30 civarında fabrikada olduğunu belirten Sunbat, sanığın içeri girmesiyle yaşananları şöyle anlattı: "Bir baktım fabrikadan içeri girdi. Babam saygıdan dolayı ayağa kalktı, ‘Bu kim?’ dedi, ‘Başkan’ dedim, düğmesini ilikledi. Başkan hiç yanımıza gelmedi, başkana ‘Babam’ dedim. Yanımıza gelmeden silahını çıkartıp ateş etmeye başladı. Elini atarken ben kaçtım. Dışarı kaçınca arkamdan mermi attı, bağırdı: ‘Buraya geleceksin, gelmezsen babanın kafasına sıkacağım, babanı öldüreceğim, buraya gel’ dedi." Sebahattin Sunbat, kaçarken babasının vurulduğunu görmediğini belirterek, "Babam deyince karşıya geçip ateş etmeye başlamıştı. Zaten küçücük bir alan, aramızda 1 metre mesafe vardı. Sonra ambulans ve polis geldi" ifadelerini kullandı. Müşteki Tamer Ertürk ise, "Odaya geldi, ateş etti. Benim adamlarım vardı, o an beni dışarı çıkardılar" dedi. Sanık avukatı ise müvekkilinin haksız tahrik altında hareket ettiğini şu şekilde savundu: "Tutuklandığı gün eşi bebeğini kaybetti. Olayda öldürme kastı yoktur. Yaralanma olarak başlayan olayda ölüm daha sonra gerçekleşmiştir. Müvekkilimiz öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla haksız yere yargılanmaktadır." Mahkeme ara kararı Duruşmada müşteki taraf tanıkları dinlendi. Sanık avukatları, tanıkların HTS kayıtlarının incelenmesini ve olay yerinde keşif yapılmasını talep etti. Mahkeme, taleplerin sonraki duruşmada değerlendirilmesine karar vererek davayı 11 Kasım tarihine erteledi. (BA-SM-
Başkan Güngör: "Manavgat ekonomisini çeşitlendirmek için çaba gösteriyoruz"
24 Eylül 2025 Çarşamba - 12:19 Başkan Güngör: "Manavgat ekonomisini çeşitlendirmek için çaba gösteriyoruz" Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Yüksek İstişare Kurulu toplantısında, MATSO’nun yaptığı projeler, ekonomiyi çeşitlendirmek için atılan adımlar ve Manavgat için önemli olabilecek projeler üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. MATSO Yüksek İstişare Kurulu toplantısı, MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör başkanlığında kurul üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda Manavgat’ın sorunları ele alınırken, bölge için önemli projeler üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Turizmden tarıma, ticaretten, sanayiye, ulaşımdan hizmet sektörüne kadar birçok alandaki sorunlar ve çözüm önerileri konuşuldu. Kurul üyelerinin tek tek söz alarak görüşlerini aktardığı toplantıda Manavgat’ın geleceği için birlik ve beraberlik içinde hareket etmenin önemine değinildi. Başkan Güngör MATSO’nun çalışma hakkında bilgi verdi MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, kurul üyelerine MATSO’nun 2025 yılı faaliyetleri hakkında bilgi vererek tamamlanan ve devam eden projeleri aktardı. Manavgat Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) mevcut durumu ve gelinen aşama hakkında bilgi veren Başkan Güngör, OSB’nin faaliyete geçmesi için yapılacak çalışmalarla bölge ekonomisine sağlayacağı katkılara dikkat çekti. Üyelerden gelen talepler doğrultusunda hazırlanan sektörel talep, sorun ve çözüm önerilerini içeren raporlar hakkında da bilgi paylaşan Güngör, raporların ilgili kurumlara iletildiğini kaydetti. Toplantıda ayrıca MATSO’nun hayata geçirmeyi planladığı yeni hizmet binasıyla coğrafi işaret tescili alınan Manavgat Altın Susamı ve coğrafi işaret süreci devam eden diğer yöresel ürünler hakkında da bilgi verildi. "MATSO olarak Manavgat ekonomisini çeşitlendirmek için çaba gösteriyoruz" Toplantıda konuşan MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, MATSO olarak Manavgat ekonomisini çeşitlendirmek ve daha dirençli bir hâle getirmek için yoğun çaba gösterdiklerini, bu kapsamda birçok alanda çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Yüksek İstişare Kurulu’nun MATSO için önemine değinen Güngör, kurulun birbirinden değerli üyelerden oluştuğunu vurguladı. Başkan Güngör, "Yüksek İstişare Kurulumuz Odamız için son derece önemlidir. Siz kıymetli üyelerimizin fikirleri bizler için büyük önem taşıyor. Bu vesileyle kuruluşundan bugüne kadar Manavgat Ticaret ve Sanayi Odamıza emek veren herkese teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum" dedi.
Kepez Belediyesi’nin üniversite öğrencilerine eğitim bursu için son tarihi 25 Eylül
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:52 Kepez Belediyesi’nin üniversite öğrencilerine eğitim bursu için son tarihi 25 Eylül Kepez Belediyesi, "Başarı sizden, destek bizden" mottosuyla 2025-2026 eğitim-öğretim yılında da maddi imkânı kısıtlı üniversite öğrencilerine karşılıksız burs desteğinin başvuruları için son gün 25 Eylül. Kepez Belediyesi tarafından üniversiteyi kazanan ve maddi desteğe ihtiyaç duyan öğrencilere verilen burs, bu yıl da Kepez Kalkınma ve Dayanışma Vakfı İktisadi İşletmesi aracılığıyla sağlanacak. Ayrıntılı bilgiye www.kepez-bld.gov.tr adresinden veya (0 242) 310 58 58 numaralı telefondan ulaşılabiliyor. "Gençlerimize yapılan yatırım geleceğe yapılan en kıymetli yatırım" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, burs desteğine ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Gençlerimizin eğitime erişimini kolaylaştırmak bizim için bir görev değil, aynı zamanda büyük bir mutluluktur. Üniversiteyi kazanmış ama ekonomik sebeplerle zorlanan öğrencilerimize destek vererek onların hayallerine ortak oluyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki gençlerimizin başarısı, Kepez’in ve ülkemizin geleceğine yapılan en kıymetli yatırımdır." Başvuru şartları Öğrencinin ailesinin Kepez sınırlarında ikamet etmesi, ailenin toplam gelirinin iki asgari ücreti geçmemesi, üniversite öğrencisi olmak, sınıf tekrarı veya alttan dersi bulunmamak, aynı aileden sadece bir öğrencinin başvuruda bulunması, fotoğraflı ve eksiksiz doldurulmuş başvuru formu teslim edilmesi gerekiyor. Yüzde 100 burslu olmayan özel üniversite öğrencileri ile açıköğretim öğrencilerinin başvuruları kabul edilmiyor.
Antalya Toptancı Halleri’nin ilk 8 ayında yaklaşık 20 milyar TL işlem hacmine ulaşıldı
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:41 Antalya Toptancı Halleri’nin ilk 8 ayında yaklaşık 20 milyar TL işlem hacmine ulaşıldı Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya Toptancı Hali’nde yeni sezon öncesi düzenlenen toplantıya katıldı. Sezonun hayırlı, bereketli ve bol kazançlı geçmesini dileyen Özdemir, "Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak hal esnafımızın yanında olmaya, üreticimizin yükünü hafifletmeye devam edeceğiz" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Merkez Toptancı Hali’nde yeni sezon öncesi toplantı düzenlendi. Toplantıda üreticilerin, esnafın ve tüccarların talebi doğrultusunda, toptancı hallerinin saat 20.00-02.00 arasında kapalı kalarak Antalya Büyükşehir Belediyesince bakım çalışmalarının yapılması konusunda ortak bir karara varıldı. Toplantıda yaptığı konuşmada Antalya’nın turizmin olduğu gibi tarımın da başkenti olduğunu söyleyen Başkan Vekili Özdemir, "Alın teriyle toprağa can veren üreticilerimize, ürünleri en iyi şekilde pazara ulaştırmak için gece gündüz çalışan komisyoncu, tüccar ve pazarcı arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Antalya, sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da yaş sebze ve meyve deposudur. Bu başarının arkasında sizlerin emeği, bilgisi ve yıllardır süregelen tecrübesi var" dedi. "İlk 8 ayda yaklaşık 20 milyar TL işlem hacmi" Tarımda rekabetin artık sadece tarlada değil; lojistikte, teknolojide, planlamada ve pazarlamada da sürdüğünü söyleyen Özdemir, "21 toptancı halimizde 1938 komisyoncu ve tüccar esnafımızla 2025 yılının ilk 8 ayında yaklaşık 20 milyar TL işlem hacmine ulaşmış bulunuyoruz. Bu işlem hacmini daha da yukarı çıkarmanın, hepimizin görev ve sorumluluğunda olduğunun farkındayız" diye konuştu. Özdemir, sektörün tüm paydaşlarının ortak aldığı kararla merkez halinin 1 Ekim tarihi itibarıyla 20.00 ve 02.00 saatleri arasında, 6 saat yaya ve araç girişine kapatılmasını Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak desteklediklerini açıkladı. "Biz Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak hal esnafımızın yanında olmaya, üreticimizin yükünü hafifletmeye devam edeceğiz" diyen Özdemir, bu sezon, hal altyapısını güçlendirmeye, dijital sistemlerle süreçleri hızlandırmaya, gıda güvenliği denetimlerini artırmaya ve ürünlerin pazara daha sağlıklı ve verimli ulaşmasını sağlamaya yönelik çalışmaların süreceğini söyledi. Yeni sezonun bereketli olmasını dileyen Özdemir, konuşmasını "Unutmayın; siz üretirseniz, Antalya kazanır; Antalya kazanırsa, Türkiye kazanır, Türkiye büyür" sözleriyle noktaladı. Başkan Vekili Büşra Özdemir daha sonra Vali Şahin ile birlikte hal esnafını ziyaret ederek esnafa ve tüccarlara hayırlı işler diledi. Toplantıya Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, Ticaret İl Müdürü Halil Özşahan ve sektör temsilcileri katıldı.