Yerel Haberler
Antalya
Emine Erdoğan: "Çocuklarımız için şiddeti özendiren ve sıradanlaştıran ne varsa, hangi mecrada ve ne kılıkta olursa olsun kararlılıkla mücadele etmek zorundayız" 18 Nisan 2026 Cumartesi - 14:18:14 Emine Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı konuşmada Filistin ve Gazze için uluslararası topluma destek çağrısında bulunurken, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarında hayatını kaybeden çocukların ailelerine başsağlığı diledi. Günümüz çocuklarının içine sürüklendiği şiddet sarmalına terk edilemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, "Çocuklarımız için şiddeti özendiren ve sıradanlaştıran ne varsa, hangi mecrada ve ne kılıkta olursa olsun kararlılıkla mücadele etmek zorundayız" dedi. Antalya’da düzenlenen Antalya Diplomacy Forum kapsamında gerçekleştirilen "Filistin için Tek Yürek: Eğitimde Yıkıma Karşı Geleceği Korumak" başlıklı oturumda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan; BM Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Najat Maalla M’jid, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başbakanı’nın eşi Mirela Bocirovic ve akademisyen Ilan Pappe ile bir araya geldi. "Vereceğimiz mesajlar savaş kurbanı olan çocuklar için yepyeni bir hayatın umut olsun" Oturumda konuşan Emine Erdoğan, "Bu sene 5’incisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu vesilesiyle sizlerle buluşmaktan büyük mutluluk duyduğumu ifade ediyorum. Dünyanın dört bir yanından katılım sağlayan kıymetli misafirlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu buluşma, en ufak anlaşmazlıklarda dahi silahların konuştuğu dünyamızda, insanlık onuruna en çok yakışan değer olan diyalog ve diplomasiyi sürdürme kararlılığımızın bir göstergesidir. Temennim odur ki vereceğimiz mesajlar kalplere dokunsun, daha da önemlisi dünyanın dört bir yanında savaşların kurbanı olan çocuklar için yepyeni bir hayatın umut ışığı olsun" dedi. "Çocuklarımız için şiddeti normalleştiren her unsura karşı kararlı mücadele edeceğiz" Sözlerinin başında Şanlıurfa’da ve ardından Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen silahlı saldırılardan dolayı duyduğu derin üzüntüyü ifade eden Erdoğan, "Saldırılarda hayatını kaybeden kıymetli öğretmenimize ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Kederli ailelerine, yakınlarına ve eğitim camiamıza başsağlığı diliyorum. Hastanede tedavi gören evlatlarımızın bir an önce sağlıklarına kavuşmasını temenni ediyorum. Çocuklar ve gençler bir milletin ümidi ve yarınlarıdır. Onları içine düştükleri bu şiddet sarmalına terk edemeyiz. Şiddeti özendiren ve sıradanlaştıran ne varsa, hangi mecrada ve ne kılıkta olursa olsun kararlılıkla mücadele etmek zorundayız. Özellikle dijital dünyada ve kültür endüstrisinde yer alan kontrolsüz şiddet içeriklerinin çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat edilmelidir. Temennim odur ki hiçbir öğretmen, hiçbir öğrenci ve hiçbir aile böyle acılarla sınanmasın. Bir kez daha milletimize ve acılı ailelerimize başsağlığı diliyorum" şeklinde konuştu. "Filistin’de eğitim direnişin ve umudun adı oldu" Filistin halkının 1948’de öz vatanlarından sürgün edildiğinde, mülteci kamplarındaki ilk işlerinden birinin okul kurmak olduğunu dile getiren Erdoğan, "O günden bu yana eğitim, Filistin halkı için bir direniş ve varoluş cephesi olmuştur. Çocukların ve gençlerin ellerinden düşürmedikleri defter ve kalem, Filistin’in geleceğine dair umudun sembolüdür. 7 Ekim sonrasında Gazze’de yaşanan soykırım, bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sermiştir. Gazze’nin dört bir yanında, harabeler ve çadırlar arasında, bombaların gölgesinde eğitim devam etmiştir. Öğretmenler ve eğitimciler sivil direnişin en önemli aktörleri olmuşlardır" ifadelerini kullandı. "Eğitim barışı beklerken durdurulamaz" Tam 78 yıldır süren abluka ve bitmeyen saldırılara rağmen eğitime ara vermeyen Filistinlilerin, dünyaya çok önemli bir mesaj verdiğini ifade eden Erdoğan, "Eğitim, barışı beklerken askıya alınabilecek bir faaliyet değildir. Filistinliler sadece bir savaşın içinde değil, yaklaşık bir asırdır sistematik bir kültür kırımı, eğitim kırımı ve soykırıma maruz kalmaktadır. Bugün Gazze’de okul ve üniversite binalarının yüzde 90’dan fazlasının yıkılmış olması bu stratejinin bir sonucudur. Bu, savaşın yan hasarı değildir. İsrail, kütüphaneleri ve yüzyılların mirası olan kültür varlıklarını kasten bombalayarak Filistin’in varlığını hedef almaktadır. Amaç, Filistin halkına ait tarihî ve kültürel izleri tamamen silmektir" dedi. Çocukların yaşadığı dram ve uluslararası çağrı 7 Ekim öncesinde dünyanın en yüksek okuryazarlık oranlarından birine sahip olan Gazze’de bugün yaklaşık 637 bin çocuğun yüzde 60’ı eğitime erişemediğini dile getiren Erdoğan, "Bunun yanı sıra 90 bin üniversite öğrencisi eğitimine devam edememektedir. 1 milyondan fazla çocuk ise ruhsal yaralarla acil psikososyal desteğe ihtiyaç duymaktadır. Geçtiğimiz günlerde Gazze’de 3-5 yaşlarındaki çocukların oyuncak bir bebeği şehit gibi taşıdığı cenaze oyunu, medyada geniş yankı uyandırmıştır. Oysa çocuk oyunları denildiğinde akla saklambaç, bebek oyunları gelir. Ancak Gazze’nin çocukları artık ölümün ötesinde bir hayal kuramamaktadır. Öyle ki orada oyuncak bebekler bile ‘ölmektedir.’ Buna rağmen Gazze’de eğitim sürdürülmekte, mezuniyetler yapılmakta ve kolektif öğrenme kültürü ayakta tutulmaktadır. Ne yazık ki sadece birkaç gün önce İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde çocukların eğitim aldığı çadırlara açtığı ateş sonucu 9 yaşındaki bir kız çocuğu hayatını kaybetmiştir. Annesinin sevgiyle büyüttüğü bir evladın ölümü tüm dünyayı ayağa kaldırmalıdır. Çocuklara karşı savaş yürütecek kadar akıl dışı, gayri insani ve hukuksuz bir şiddetle karşı karşıyayız. Uluslararası toplumun harekete geçmesi ve bu korkunç çocuk katliamına dur demesi için daha kaç çocuğun ölmesi gerektiğini bilmiyorum" şeklinde konuştu. Türkiye’nin yardım çalışmaları ve çağrı Türkiye olarak 7 Ekim’den bu yana Kızılay, AFAD ve Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumlar ile Filistinli vatandaşlara destek olmak için insani yardım faaliyetleri yürüttüklerini ifade eden Erdoğan, "Bu süreçte 110 bin tondan fazla insani yardımı Gazze’ye ulaştırdık. Ancak 80-90 kilometrekarelik dar bir alana sıkışmış 2 milyon Filistinliye hâlâ yeterli insani yardım ulaştırılamamaktadır. Uluslararası yardımlar ise İsrail tarafından engellenmektedir. Bu vesileyle tüm ülkelerin Filistin halkının yanında durmasının ve gerekli siyasi ile finansal desteği vermesinin ne kadar önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Filistin halkı küllerinden doğacak bir Filistin’e inanıyor, biz de buna inanıyoruz. O yüzden gelin el ele verelim; medeniyet değerlerinin ve insanlık vicdanının dimdik ayakta olduğunu gösteren bir Filistin’i birlikte inşa edelim" dedi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 14:17 MHP’li belediyeler Manavgat’ta toplandı MHP’nin ’Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’ Manavgat’ta başladı. Toplantıda konuşan Yerel Yönetimlerden Sorumlu MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, "Günümüzde hemen her gün basına düşen, ekranlarda yer alan rüşvet, irtikap, görevi kötüye kullanma, imar rantı üzerinden menfaat temini gibi sorunlar, bize göre yalnızca hukuki değil aynı zamanda ahlaki ve milli bir beka sorunudur çünkü yolsuzluk, devletle millet arasındaki güven bağını çürüten ahlaksız bir ihanettir" dedi. Manavgat’taki toplantıya Yerel Yönetimlerden Sorumlu MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, parti yöneticileri ve belediye başkanları katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda açılış konuşmasını gerçekleştiren Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, son dönemde yaşanan olaylarla dünya çapında güç dengelerinin yeniden şekillendiğini söyledi. Devletler arasında ekonomik, siyasi ve askeri rekabetin belirginleştiğini söyleyen Durmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından ortaya konulan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da desteğiyle devlet projesine dönüşen ’Terörsüz Türkiye’ vizyonunun toplumsal huzurun, milli birlik ve dayanışmanın güçlendirilmesini hedefleyen kardeşlik projesi olduğunu ifade etti. Durmaz, Türkiye için en önemli olanın iç cepheyi tahkim etmek, milletin birlik ve beraberliğini güçlendirmek, terörün istismar alanlarını tamamen ortadan kaldırmak olduğunu söyleyerek köklü devlet geleneği ve sarsılmaz milli birliğiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin bu fırtınalı coğrafyada emin adımlarla yoluna devam edeceğini, hiçbir emperyalist gücün yolundan döndüremeyeceğini belirtti. Türk kültür ve medeniyetinde şehircilik anlayışının, insan onurunun korunduğu, sosyal adaletin gözetildiği, çevrenin ve tüm canlıların muhafaza edildiği yaşam alanı olduğunu, MHP’nin de kadim Türk şehircilik geleneğinin en yetkin temsilcisi olduğunu vurgulayan Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, belediyeler ve şehirlerin yeni ve çok boyutlu risklerle karşı karşıya bulunduklarını söyledi. Durmaz, büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri arasında yetkilerin yeniden ve tam olarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’de belediyelerdeki en önemli sorunlardan birinin ahlaki kavramların aşınması olduğunu anlatan Durmaz, "Belediye bütçeleri, bir siyasi partinin, bir zümrenin, bir çevrenin değildir. Doğrudan doğruya aziz milletimizin alın teriyle oluşmuş kamu kaynağıdır ancak bugün hepinizin malumu olduğu üzere birçok belediyede gösteriş odaklı projeler, ihtiyaç dışı harcamalar, şatafatlı ve bir o kadar pahalı organizasyonlar, verimsiz iştirakler, plansız yatırımlar sebebiyle ciddi bir kaynak israfı yaşanmaktadır. Belediye başkanı o şehrin emin kişisidir. Şehri bütün değerleriyle mukaddes bir emanet olarak görüp sahiplenmelidir. Günümüzde hemen her gün basına düşen, ekranlarda yer alan rüşvet, irtikap, görevi kötüye kullanma, imar rantı üzerinden menfaat temini gibi sorunlar, bize göre yalnızca hukuki değil aynı zamanda ahlaki ve milli bir beka sorunudur çünkü yolsuzluk, devletle millet arasındaki güven bağını çürüten ahlaksız bir ihanettir" ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz’ın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
Antik kentlerde ziyaretçi bilinci uyarısı: "Kültürel miras ve doğal denge tehlikede"
19 Ağustos 2025 Salı - 12:52 Antik kentlerde ziyaretçi bilinci uyarısı: "Kültürel miras ve doğal denge tehlikede" Binlerce yıllık antik kentlerin bilinçsiz ziyaretlerle zarar gördüğünü belirten Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) akademisyenlerinden Doç. Dr. Tuna Akçay, kültürel mirasın korunması için tüm ziyaretçileri duyarlı olmaya çağırıyor. Binlerce yıllık tarihiyle açık hava müzesi niteliği taşıyan antik kentler, her yıl yerli ve yabancı birçok ziyaretçiyi ağırlıyor. Ancak uzmanlar, bu alanlarda yapılan bilinçsiz ziyaretlerin hem kültürel mirasa hem de doğal yaşama ciddi zararlar verdiği konusunda uyarıyor. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) akademisyenlerinden Selinus Arkeolojik Araştırmaları Başkanı Doç. Dr. Tuna Akçay, antik kentlerde ziyaretçi bilincinin büyük önem taşıdığını vurguladı. "Bir taşın bile yerinin değiştirilmesi, arkeolojik bağlamın bozulmasına yol açabilir. Aynı şekilde, flora ve fauna üzerinde oluşturulan baskı, ekolojik dengeleri sarsıyor." diyen Akçay, ziyaretçilerin özellikle belirlenmiş yürüyüş rotalarından ayrılmamaları gerektiğini belirtti. "Kazı alanlarına izinsiz giriş ve duvar yazılarına dikkat" Bitki örtüsünün tahrip edilmesi, taşınabilir küçük buluntuların yerinden alınması, duvar yazıları ve kazı alanlarına izinsiz giriş gibi davranışların yaygınlaştığını ifade eden Akçay, bu tür eylemlerin hem tarihi hem de doğal yapıya geri dönüşü olmayan zararlar verdiğini söyledi. Akçay, "Bilgi panolarını dikkatle okumak, koruma amacıyla konulan uyarı tabelalarına uymak ve yerel rehberler eşliğinde geziler yapmak; bilgilendirici ve koruyucu olacaktır" dedi. Kenelere ve yılanlara karşı uyarılar Antik kentlerin doğal yapısının bazı sağlık riskleri barındırdığını da belirten Akçay, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında sıkça karşılaşılan kenelere karşı ziyaretçileri uyardı. Uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesi, pantolon paçalarının çorap içine sokulması, kene kovucu spreylerin kullanılması ve açık alanlarda yere oturulmaması gerektiğini ifade eden Akçay, "Geziden sonra vücut kontrolü yapılmalı, özellikle çocuklu aileler bu konuda daha dikkatli olmalıdır." dedi. Bölgelerde zaman zaman yılanların da görülebildiğini hatırlatan Akçay, "Taşlık alanlarda çıplak elle temas etmekten kaçınılmalı, çalılık bölgelerde yürürken dikkatli olunmalı ve ayak bileklerini koruyan ayakkabılar giyilmelidir" uyarısında bulundu. "Yaban hayatına müdahale etmeyin" Yaban hayvanlarıyla doğrudan temas kurma girişimlerinin de arttığını belirten Doç. Dr. Akçay, "Yaban hayvanları ilgi çekici olabilir ancak onların yaşam alanlarına müdahale etmeden, uzaktan gözlemle yetinmek gerekir. Bu hem bireysel güvenlik hem de doğal denge açısından önemlidir" diye konuştu. Son olarak Akçay; antik kentlerin korunmasının yalnızca uzmanların değil, tüm ziyaretçilerin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı ve kamuoyunun bu konuda daha fazla bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Büyükşehir itfaiye kadrosunu güçlendiriyor
19 Ağustos 2025 Salı - 11:56 Büyükşehir itfaiye kadrosunu güçlendiriyor Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin itfaiye kadrosunu güçlendirmek amacıyla 45 itfaiye eri alımı için başvurular başladı. Başvuru şartlarını taşıyan adayların sözlü ve uygulamalı sınava öncesinde sağlık personeli gözetiminde boy ve kilo ölçümü yapıldı. Antalya’nın 19 ilçesinde yangın, deprem, sel ve arama-kurtarma gibi her türlü afet ve acil durumda 7/24 görev yapan Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, yeni personel alımıyla kadrosunu güçlendiriyor. Büyükşehir Belediyesi, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında istihdam edilmek üzere, İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği ile Sivil Savunma ve İtfaiyecilik ön lisans programlarından mezun adaylar arasından 45 itfaiye eri alımı gerçekleştirecek. Başvurular sağlık personeli gözetiminde geçekleştiriliyor Adayların, 2024 yılı Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) (B) puan türünden en az 55 puan almaları, C sınıfı sürücü belgesine sahip olması ve sınavın yapıldığı tarihte 30 yaşını doldurmamış olması gerekiyor. Gerekli şartları taşıyarak, sözlü sınava katılmak isteyen adayların başvuru süreci başladı. Adaylar, Antalya Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası’nın -1. katındaki eğitim salonu bizzat başvurularını gerçekleştiriyor. Girişte, sağlık ve itfaiye personelleri gözetiminde boy ve kilo ölçümü yapılıyor. Erkek adaylarda en az 1.67 cm kadın adaylarda ise 1.60 cm boyunda olma şartı aranıyor. Aday itfaiye erleri için uygulamalı ve sözlü sınav 18-22 Ağustos 2025 tarihleri arasında mesai saatleri içinde yapılacak başvuruların ardından adaylar, KPSS puanlarına göre sıralanacak. En yüksek puandan başlayarak değerlendirilecek adaylar sözlü ve uygulamalı sınava davet edilecek. Sınava girmeye hak kazananların KPSS puanları ile sınav tarihleri, 29 Ağustos 2025 tarihinde www.antalya.bel.tr adresinden ilan edilecek. Sözlü ve uygulamalı sınavlar ise 15-19 Eylül ve 22-24 Eylül 2025 tarihlerinde, Gülveren Mahallesi Hürriyet Caddesi’nde bulunan Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda gerçekleştirilecek. Sınavlar saat 09.00’da başlayacak.
"Anfaş Fresh Antalya" 18-20 Eylül’de kapılarını açıyor
19 Ağustos 2025 Salı - 11:45 "Anfaş Fresh Antalya" 18-20 Eylül’de kapılarını açıyor 6. Sebze, Meyve, Arıcılık, Ambalaj, Lojistik, Depolama ve Taze Ürün Teknolojileri Fuarı (Anfaş Fresh Antalya), 14 yıl aradan sonra yeniden Antalya’da sektör profesyonelleriyle buluşmaya hazırlanıyor. 18-20 Eylül 2025 tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek olan fuar için tüm hazırlıklar tamamlandı. Yurt dışından gelecek ziyaretçilerin netleştiğini, bugün itibarı ile ziyaretçiler için ayrılan 480 odanın dolduğu açıklandı. 50’den fazla ülkeden alım heyeti, Antalya’da ağırlanacak ve sektörün önde gelen 200’ün üzerindeki katılımcısı ile bir araya gelecek. Bu yıl Anfaş Fresh Antalya için Orta Doğu, Rusya, Balkanlar ve Avrupa ülkelerinden dört farklı uluslararası acente ile iş birliği yapıldı. Bu acenteler aracılığıyla, zincir marketler ve büyük toptancılardan oluşan 500’ün üzerinde profesyonel alıcı Antalya ile buluşmaya hazırlanıyor. Farklı fuar organizatörleri tarafından Antalya’da fuar düzenlenmeyeceğine dair çeşitli spekülasyonların ortaya atıldığını iddia eden ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı, iddiaların gerçekleri çarpıtmak amacıyla ortaya atıldığını belirterek, "Bu asılsız söylentilerin fuara katılacak olan firmalarımızı da bizzat arayarak ulaştırıldığını öğrendik. Bunlara rağmen, ‘Anfaş Fresh Antalya 2025’ hazırlıkları planlandığı şekilde sürmektedir ve fuar, belirtilen tarihlerde Antalya’da gerçekleştirilecektir" dedi. ANFAŞ Başkanı Ali Bıdı, Anfaş Fuar Merkezi’nin yangın yönetmeliğine uymadığına dair kamuoyunda ortaya atılan iddiaların da gerçek dışı olduğuna dikkat çekerek, "Cumhurbaşkanlığı tarafından 31.12.2025 tarihine kadar uzatılan ve 1 Temmuz 2025 tarihli 32943 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan ‘Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ gereğince Anfaş kapalı otopark alanlarına yangın splitleri takılmasına ilişkin yönetim kurulu kararı alınmış ve gerekli ihaleler şeffaflıkla gerçekleştirilmiştir. Yangın splitlerinin bugün itibariyle yüzde 90’i tamamlanmıştır. Sektör paydaşlarımızdan gelen geri dönüşler ve kamuoyunda hissettiğimiz kafa karışıklığını gidermek adına bu açıklamayı yapmak zaruriyeti doğmuştur" diye konuştu. Anfaş Fresh Antalya’nın, yalnızca bölge üreticileri ve ihracatçıları için değil, Türkiye’nin taze meyve-sebze sektöründeki uluslararası görünürlüğü için de önemli bir buluşma noktası olmayı hedeflediğini ve bu hedef doğrultusunda emin adımlarla ilerlediğini sözlerine ekleyen Başkan Ali Bıdı, konuşmasını şöyle tamamladı: "Fuarın 2026 yılı için de sürekliliğini sağlamak amacıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB) başvuru yapılmış ve onaylanmıştır. Şimdiden takvimlerinizde Eylül 2026’yı işaretlemeyi unutmayın. Bu adım, Fresh Antalya’nın Antalya’da uzun yıllar boyunca sektöre hizmet vermeye devam edeceğinin güçlü bir göstergesidir."
ASAT’tan 760 milyon TL’lik SCADA yatırımı
19 Ağustos 2025 Salı - 11:43 ASAT’tan 760 milyon TL’lik SCADA yatırımı Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, içme suyu şebekesindeki kayıp ve kaçak oranlarını düşürmek, sürdürülebilir su yönetimini sağlamak amacıyla dijital altyapı yatırımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen SCADA (Uzaktan İzleme ve Kumanda) Sistemi Projesi için 760 milyon 279 bin TL’lik yatırım yapılırken, 5 merkez ilçede DMA (İzole Alt Bölge) sayısı 70’ten 216’ya çıkarılıyor. Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, teknolojik yatırımlarına yenilerini eklemeye devam ediyor. SCADA merkezinin kapsamını her geçen gün büyüten ASAT, başlattığı dijital dönüşümle su kayıplarının önüne geçerek iklim değişikliğine bağlı olarak yaşanan kuraklığa karşı da önlemlerini artırıyor. Proje kapsamında, su kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi hedefiyle 5 merkez ilçede mevcut 70 olan DMA (İzole Alt Bölge) sayısı 216’ya çıkarılıyor. SCADA Sistemi ile oluşturulan izole bölgeler sayesinde, şebekeye giren su hacmi ve sistem basıncı gibi veriler anlık olarak izlenebiliyor. Böylece su kaçakları erken tespit edilerek arızalara daha hızlı müdahale ediliyor. Su kayıpları en aza indiriliyor. Hem şebeke hem yer altı suları dijital takipte Her bir DMA (İzole Alt Bölge) alanında; debimetre, basınç ölçer, motorlu aktüatör, basınç kırıcı ve pislik tutucu gibi teknolojik ekipmanlar yer alıyor. Ayrıca proje kapsamında bazı içme suyu kuyularına yerleştirilen hidrostatik seviye ölçerlerle yer altı su kaynakları da online olarak izlenebiliyor. "Su kaçaklarını anlık tespit ediyoruz" ASAT SCADA Şube Müdürü Dr. Tuğba Akdeniz, yapılan çalışmaları değerlendirerek, "5 merkez ilçedeki izole alt bölge sayımızı 216’ya çıkarıyoruz. Bu bölgeleri merkez SCADA sisteminden kontrol ederek, su kaçaklarına çok daha hızlı müdahale edebiliyor ve su kayıplarını minimuma indiriyoruz" dedi.
Dalış eğitimi sırasında rahatsızlanan kadın kurtarılamadı
19 Ağustos 2025 Salı - 11:32 Dalış eğitimi sırasında rahatsızlanan kadın kurtarılamadı Antalya’da dalış eğitimi sırasında sualtında fenalaşan kadın hayatını kaybetti. Olay, saat 13.30 sıralarında Konyaaltı ilçesi Balıkçı Barınağı yakınında bulunan Sıçan Adası açıklarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, dalış eğitimi almak için özel bir dalış merkezine ait tekne ile Balıkçı Barınağı’ndan açılarak Sıçan Adası açıklarına gelen bir grup, eğitmenler eşliğinde hazırlıklarını tamamlayıp dalış yaptı. Suyun altında eğitim dalışı yapan grup içerisinde bulunan Fahriye Daşlı (47) henüz belirlenemeyen bir nedenle su altında dalış yaptığı sırada rahatsızlandı. Durumu fark eden dalış eğitmenleri tarafından sudan çıkartılarak tekneye alınan Daşlı’ya ilk müdahale yine teknede bulunanlar tarafından yapıldı. Hastanede hayatını kaybetti Olayın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine Balıkçı Barınağı’na Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’na bağlı botun yanı sıra Sahil Güvenlik ve sağlık ekipleri sevk edildi. Özel dalış merkezine ait tekne ile Balıkçı Barınağı’na getirilen Fahriye Daşlı, ilk müdahalesinin ardından ambulansla özel bir hastaneye kaldırıldı. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen Fahriye Daşlı, hayatını kaybetti. Dalış eğitimi sırasında geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybeden Fahriye Daşlı’nın cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Çardaklar yıkılıp halka açılmıştı, çöpten geçilmeyen sahile temizlik operasyonu
19 Ağustos 2025 Salı - 11:18 Çardaklar yıkılıp halka açılmıştı, çöpten geçilmeyen sahile temizlik operasyonu Antalya’nın Aksu ilçesindeki Kumköy Sahili’nde, geçen yıl yıkılan çardakların ardından bölge tamamen halka açıldı. Aynı zamanda caretta carettaların üreme merkezi olan ve aradan geçen zaman içinde bakımsızlık ve vatandaşların duyarsızlığı sebebiyle adeta çöplüğe dönen sahilde temizlik çalışması yapıldı. Yaklaşık 60 yıldır kullanılan ve aralarında konteyner tipi yapıların bulunduğu 600 çardak, 2024 yılı Kasım ayında Aksu Belediyesi ekipleri tarafından sabaha karşı gerçekleştirilen operasyonla kaldırıldı. Sahil, 2021 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile sit alanı ilan edilerek koruma altına alındı. Bölge, caretta carettaların üreme alanlarından biri olarak biliniyor. Yıkım sonrası Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ’ücretsiz halk plajı’ olarak düzenlenen ve halkın serbestçe kullandığı alanda, çevre kirliliği her geçen gün artmaya başladı. Vatandaşlar özgürce denize girip piknik yaparken, çoğu zaman çöplerini bırakarak bölgeden ayrılınca, sahilin çeşitli noktalarında bırakılan pet şişeler, cam kırıkları, yiyecek ambalajları ve mangal artıkları hem görüntü kirliliğine hem de ekolojik tehditleri beraberinde getirdi. Aksu Belediyesi, görüntülerin ardından Aksu Çayı ile Beşgöz Deresi arasında yer alan ve caretta caretta yuvalarına ev sahipliği yapan Kumköy Sahili’nde tüm belediye personelinin katılımıyla geniş çaplı bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. Temizlik İşleri Müdürlüğü tarafından sahilde gerçekleştirilen temizlik çalışmasına Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Çelik ve Mehmet Ünsal ile birim müdürleriyle belediye personeli eşlik etti. Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Kumköy Sahili’nin korunması gereken doğal bir miras olduğunu dile getirerek, "Kumköy Sahili, yalnızca Aksu için değil, ülkemiz için de çok değerli bir doğal alan. Turizm Bakanlığı’na devretmiş olmamıza rağmen belediye olarak tüm imkânlarımızla sahilin temizliği için çalışıyoruz. Temizlik İşleri Müdürlüğü’müz alanda süreli olarak temizlik çalışması yapmakta. Bu kez alanı tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte temizledik. Mesai saati gözetmeden seferber olan tüm belediye personelimize teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızdan da aynı hassasiyeti göstermelerini ve çöpleri bu eşsiz sahile değil, çöp kovalarına atmalarını önemle rica ediyoruz" şeklinde konuştu.