Yerel Haberler
Antalya
18 Nisan 2026 Cumartesi - 19:12 Bakan Murat Kurum’dan yeniden inşa için Türkiye’den küresel seferberlik mesajı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "İki yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konut vatandaşlarımıza teslim edildi. Burada elde edilen bilgi, beceri ve tecrübeyi tüm dünyaya aktaracağız. Bununla da yetinmedik; Türkiye’de 500 bin sosyal konut projesini başlattık. Bu projeyle de edindiğimiz deneyimi küresel ölçekte paylaşma kararlılığındayız" dedi. Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında düzenlenen sohbet paneline katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, yaptığı konuşmada COP31 sürecinin uygulama ve icra odaklı bir yaklaşım olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele, afet yönetimi ve yeniden inşa konularındaki tecrübelerini uluslararası alana taşıdığını ifade etti. 6 Şubat depremleri sonrası yürütülen konut seferberliği, Sıfır Atık Projesi ve çevre yatırımlarına da değinen Kurum, artan küresel krizler karşısında ülkelerin kendi kendine yetebilir olması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin savunma, enerji ve gıda alanlarında güçlü ve bağımsız bir ülke olma hedefini vurguladı. "Yeni kararlardan ziyade eylemin, icraatın ön planda olduğu bir süreç olacak" Bakan Kurum, "Bugüne kadar birçok farklı kadar karar alındı. Ama insanlık, tam da bu krizlerin ortasında artık bizden yeni karardan ziyade uygulama bekliyor, aksiyon bekliyor, netice bekliyor. Biz de COP31’i aslında geleceğin COP’u olarak nitelendiriyoruz, değerlendiriyoruz. Ve bugüne kadar alınmış kararları uygulamaya geçiren, hayata geçiren, bu kötü gidişata dur diyen bir COP olarak görüyoruz. Antalya’nın da bir hikayesi var. Burası tarihin en büyük yangınlarından birini yaşadı. Manavgat’ta o zaman birçok köyümüzde insanların hatıraları, evleri, maalesef tarlaları ve ağaçları yandı, yok oldu. Hızlı bir şekilde müdahale ettik. Bu zararları telafi etmek için insanlarımızın evlerini, iş yerlerini, ahırlarını yaptık ama o hatıralar geri gelmiyor. Yani o elli yıllık bir zeytin ağacını düşünün; belki orada tüm ailenin çocukları büyüdü. Orada hikayeleri var. O hikayeler de maalesef yok oluyor. Bugün iklim değişikliğinin etkilerini herkes hissediyor. Her dünya halkı maalesef olumsuz etkileniyor. Biz de bu noktada artık bu iklim değişikliğini durduracak aksiyon boyutuna geçmeliyiz. Yani yeni kararlardan ziyade eylemin, icraatın ön planda olduğu bir süreç olmalı. Türkiye’de de inşallah tüm dünyaya öncülük edeceğiz" dedi. "İki yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konut vatandaşlarımıza teslim ettik" "6 Şubat’ta asrın felaketi dediğimiz bir deprem yaşadık. Gerçekten 7,8 büyüklüğünde, 11 ilimizi etkileyen 108 bin kilometrekarelik alanda, 14 milyon insanımızın yaşadığı o felaketi gördük" diyen Bakan Kurum, "Türkiye, iki yıl içinde dünyada eşi benzeri görülmemiş bir seferberlikle, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 11 ilde 3 bin 481 şantiyede, saatte 23 bin 550 konut üretir hale geldi. Üretilen konutların tamamı depreme dirençli olarak inşa edildi. Aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı, ısı yalıtımlı, kendi atığını dönüştürebilen yapılar olarak hayata geçirildi. İki yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konut vatandaşlarımıza teslim edildi. Burada elde edilen bilgi, beceri ve tecrübeyi tüm dünyaya aktaracağız. Bununla da yetinmedik; Türkiye’de 500 bin sosyal konut projesini başlattık. Bu projeyle de edindiğimiz deneyimi küresel ölçekte paylaşma kararlılığındayız" şeklinde konuştu. Yeniden inşa için Türkiye’den küresel seferberlik mesajı Filistin’de, Suriye’de, İran’da, Ukrayna’da ve Rusya’da yaşanan savaşların ardından yeniden inşa süreçlerinin gündeme geldiğini belirten Kurum, "Türkiye olarak biz de böyle bir yeniden seferberlik sürecine hazır olduğumuzu, sahip olduğumuz bilgi ve tecrübeyi paylaşmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Dolayısıyla aslında afetler nedeniyle tüm bu adımları atıyoruz. Türkiye’nin bu tür afetlerden daha az etkilenmesi adına çalışmalarımızı sürdürüyor, ilgili muhatap ülkelerle iş birliği içinde bu süreci yürütüyoruz" dedi. "Biz hiçbir zaman sözde çevreci olmadık her zaman icraatla, eylemle ve somut adımlarla bu hassasiyetimizi ortaya koyduk" "2017 yılında başladık ve saygıdeğer Hanımefendi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürüttüğümüz, bugün ise dalga dalga büyüyerek tüm dünyada çevre ve farkındalık alanında bir marka haline gelen Sıfır Atık Projesi’ni büyütüyoruz" diyen Bakan Kurum, "Her sektörle, her bakanlıkla birlikte çalışıyoruz. Sıfır Atık Bankamız var ve bu yapı, tüm sektörleri kapsayan adımlar atılmasına katkı sağlıyor. Bakanlığımız da aynı şekilde her sektörü içine alan çalışmalar yürütüyor. Çünkü kaynaklar sonsuz değil. Ağacımız, havamız, suyumuz sınırlı. Hatta su, önümüzdeki süreçte çok daha kıymetli hale gelecek. Bu nedenle suyumuzu da korumamız gerekiyor. Burada asıl yapılması gereken, sıfır atık bilincini ve anlayışını toplumun tamamına yerleştirmektir. Peki buradaki başarının nedeni nedir? Bence samimiyet. Biz bu sürece samimiyetle yaklaştık ve tüm sektörleri kapsayan adımlar attık. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve saygıdeğer eşi bu projeye sahip çıktılar. Aslında çevreye sahip çıktılar. Biz hiçbir zaman sözde çevreci olmadık her zaman icraatla, eylemle ve somut adımlarla bu hassasiyetimizi ortaya koyduk" ifadelerini kullandı. Çevre projelerinde kararlılık ve samimiyet vurgusu Millet bahçeleriyle ülke genelinde 1 milyona ulaşan bir yeşil alan inşa ettiklerini dile getiren Kurum, "Bu projeleri kısa sürede hayata geçirdik ve her geçen gün artırıyoruz. Şimdi de kıyılarımızla ilgili "Mavi" projelerimizi yürütüyoruz. Bu kapsamda mapa-şamandıra projelerini hayata geçirdik ve yaklaşık 800 noktada uygulama gerçekleştirdik. Bu sayede kıyılarımızı koruyacak önemli adımlar atıyoruz. Ayrıca depozito iade sistemine geçiyoruz. Bu yıl inşallah 81 ilimizin tamamında atıkların ekonomiye kazandırıldığı sistemi çok daha güçlü bir şekilde hayata geçireceğiz. Tüm bunlar aslında samimiyetle ve iyi niyetle yürütülen projelerdir. Kadınlarımız da her zaman olduğu gibi bu süreçte yanımızda yer alıyor, projeye destek veriyor. Biz de bu destekle daha çok çalışmaya devam ediyoruz" diye konuştu. "Dünyadaki bu savaşlar bitmeyecek, Önümüzdeki süreçte su ve gıda güvenliğiyle ilgili ciddi problemler de yaşanacak" Dünyadaki bu savaşların bitmeyeceğini dile getiren Kurum, "Bugün de var, yarın da olacak, sonraki süreçlerde de devam edecek. Elbette isteriz ki hiç olmasın. Ancak anlık krizlerle dünya karşı karşıya kalabiliyor. Fotoğrafın bütününe baktığımızda, bu gerçeği göz ardı etmemek gerekiyor. Ya bu kötü gidişata dur diyeceğiz ya da bu kötü gidişat ile birlikte biz de yok olacağız. Yaşadığımız afetler de bize açıkça gösteriyor ki, sistemdeki sorunları çözmek zorundayız. Savaşların sonucunda ülkelerde anlık krizler ve sıkıntılar yaşanıyor. Nitekim son döneme baktığımızda bu tür krizlerin giderek arttığını görüyoruz. Önümüzdeki süreçte su ve gıda güvenliğiyle ilgili ciddi problemler de yaşanacak. Bu nedenle her ülkenin kendi kendine yetebilir olması gerektiğini düşünüyoruz" dedi. "Her alanda kendi kendine yeten güçlü bir Türkiye hedefliyoruz" "Türkiye olarak biz de bu doğrultuda adımlar atıyoruz" diyen bakan Kurum, "Türkiye kendi kendisine yeter. Her alanda kendi kendine yetebilen savunma sanayisinde üretim ve ihracat gerçekleştiren, istihdam oluşturan ve geleceğe umutla bakan bir Türkiye inşa etmek istiyoruz. Bu yöndeki mücadele yaklaşık 24 yıldır sürüyor. Enerji bağımsızlığını sağlamış, gıda alanında kendi kendine yeten ve hatta ihracat yapan, savunma sanayisinde dünyada söz sahibi olmuş bir ülke olmayı hedefliyoruz. Üretimde ise teknoloji hayati bir öneme sahip. Çünkü teknoloji olmadan ilerleme sağlamak maalesef mümkün değil. Finansal önemli bu noktada da adımlarımızı atacağız" şeklinde konuştu.
Okul koridorunda para buldu, aklına ilk gelen hadisle öğretmenler odasının yolunu tuttu
27 Mart 2026 Cuma - 11:21 Okul koridorunda para buldu, aklına ilk gelen hadisle öğretmenler odasının yolunu tuttu Antalya’da duyarlı bir ortaokul öğrencisi, okul çıkışında merdivene düşürülen 200 TL’yi sahibine ulaştırmak için örnek bir davranış sergiledi. Parayı alıp idareye giden öğrenci, odasında bulamadığı müdür yardımcısının masasına parayı "Merhaba hocam ben Yusuf Kerim Aydeniz, yerde 200 TL buldum, 200 TL masanızın üstünde" notuyla bıraktı. Olay anı okul kameralarına yansırken, örnek bir davranış sergileyen öğrenci, "Peygamber efendimiz bunun haram olduğunu söylüyor. Birinin eşyasını izinsiz almamalıyız" dedi. Antalya’nın Kepez ilçesinde Kepez Mahmut Celalettin Öktem İmam Hatip Ortaokulu’nda 7. Sınıf öğrencisi olan 13 yaşındaki Yusuf Kerim Aydeniz, okul çıkışında merdivenlerden inerken yere düşürülen 200 TL’yi gördü. Parayı sahibine teslim etmek isteyen Aydeniz, durumu Müdür Yardımcısı Mustafa Yapıcı’ya iletmek üzere odasına yöneldi. Müdür Yardımcısını odasında bulamayan Aydeniz, bulduğu parayı masasının üzerine bırakarak yanına durumu anlatan bir not bıraktı. Not üzerinde ise "Merhaba hocam ben Yusuf Kerim Aydeniz, yerde 200 TL buldum, 200 TL masanızın üstünde" ifadelerine yer verdi. Parayı bulma anı kamerada Öte yandan Aydeniz’in parayı bulma anı okulun güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde öğrencinin okul çıkışı merdivenlerden inerken parayı fark edip alması ve ardından çevresindekilere paranın kimin olduğunu sorması, daha sonrasında ise okul müdür yardımcısının odasına girmesi yer aldı. Okulda düşürülen parayı buldu, sahibine ulaştırmak için not yazdı Parayı sahibine ulaştırmak isteyen ortaokul öğrencisi Yusuf Kerim Aydeniz ,"Dersimiz bitmişti, okul çıkışı çıktım, merdivenlerden inerken yerde 200 TL buldum, aşağı inip Mustafa hocamın yanına gittim odasında yoktu. Bende kâğıt kalem alıp not yazdım, para ve notu masaya bırakıp çıktım. Bir de not yazdım. Peygamber efendimiz bunun haram olduğunu söylüyor. Birinin eşyasını izinsiz almamalıyız" dedi. Notu okuyunca çok duygulandım Odasında para ile notu gören müdür yardımcısı Mustafa Yapıcı, öğrencisinin gösterdiği duyarlı davranışı takdir ederek, "Öğretmenler odasına çıkmıştım, öğrencilerimizin çıkış saatinde masama geldiğimde Yusuf’un parayı bıraktığını gördüm ve notu okuyunca çok duygulandım. Ahlaklı öğrencilerimizin yetiştirildiğini görmek bizi çok mutlu ediyor. İnşallah tüm öğrencilerimize örnek olur. Zaten daha önce de böyle güzel faydalı ahlaklı işler yapan bir öğrencimizdi, ikinci kez güzel bir davranışta sergiledi. Merdivenlerde bulduğu parayı benim odama bırakmış. Yusuf’un Ramazan ayında yapmış olduğu bir davranışta var. İftar programında okula bir miktar para bırakılması gerekiyordu. Öğrencilerin iftar programına katılabilmesi için bırakmış olduğu paranın üstünde bir para bırakmıştı. Bende kendisine neden böyle bir para bıraktığını sorduğumda " hocam kendi harçlığımdan biriktirdiğim sadaka niyetine" diye konuşmuştu. İkinci defa da böyle güzel bir davranışta bulununca bende kendi sosyal medya hesabımdan hem kendisini hem ailesini hem de tüm okul velilerimizi onurlandırmak için böyle bir paylaşımda bulundum. Öğrencimize ve ailesine aynı zamanda da tüm okul velilerimize ayriyeten çok teşekkür ediyorum." şeklinde konuştu.
Veliler öğrenciyi darp ettiği iddia edilen öğretmene destek için okul önünde toplandılar
27 Mart 2026 Cuma - 10:45 Veliler öğrenciyi darp ettiği iddia edilen öğretmene destek için okul önünde toplandılar Antalya’da ilkokul öğrencisi A. Ö.’nün (8) öğretmeni S.Ö. tarafından omuzlarından sıkılarak darp edildiği ve ’Seni karanlık odaya hapsederim’ şeklinde tehdit edildiği iddiasıyla annesi S. C’nin şikayetçi olmasının ardından aynı sınıfta çocukları öğrenim gören aileler sınıf öğretmeni S.Ö.’ye destek oldu. Hiçbir öğrenci veya velinin yıllardır öğretmen S.Ö. ile sorun yaşamadığını belirten aileler öğretmenlerine sahip çıktı. Konyaaltı ilçesinde meydana geldiği iddia edilen olayda Sevilay C., 2’nci sınıfa başlayan oğlu Alperen Ö.’yü iş yerine yakın olan Hurma Yarbay Pınar İlkokulu’na kaydettirdi. Okul çıkışında annesini görüntülü arayan A.Ö. omuzlarındaki morlukları gösterdi. A.Ö, eve gelen annesine öğretmen S.Ö.’nün kendisini omuzlarından tutarak salladığı, canının çok yandığını söylemesine rağmen bırakmadığını ve ’Seni karanlık odaya hapsederim’ dediğini iddia etti. Oğlunu sağlık kuruluşuna götürüp darp raporu alan Sevilay C., polise ve CİMER’e öğretmen hakkında şikayetçi olduktan sonra okul idaresine de oğlunun sınıfının değiştirilmesi için başvuru yaptı. Sevilay C.’nin iddialarının sosyal medyada yayılmasının ardından çocukları A.Ö. ile aynı sınıfta öğrenim gören veliler küçük çocuğu darp ettiği iddia edilen sınıf öğretmenleri S.Ö.’ye sahip çıkarak destek oldu. Bahsi geçe iddianın 1.5 ay önce yaşandığını ve yeni bir olay olmadığını belirten veliler, çocuklarının sınıf öğretmeni olan S.Ö.’ye iftira atıldığını iddia etti. Sınıftaki diğer öğrencilerin velilerinden Tuğçe Güler, olayda ismi geçen öğretmen S.Ö’nün son derece mütevazi ve mülayim bir insan olduğunu belirterek, "3 senedir ben öğretmenimizi tanıyorum, gözlemliyorum. Biz okula verirken çocuğumuzu soruşturuyoruz. Öğretmenlerin nasıl olduğunu, Hakkında her zaman iyi şeyler duyduk, sakin sessiz. mütevazi, mülayim bir insan, adam bağıramıyor bile. Çocuk sırt çantasını ters olarak takıp bisikletle okula geliyor. Çantada ağırsa tahriş etmesi mümkün. Annesi çocuğun beyanı esas diyor, bizim çocuklarımızda bunu öğretmenlerinin yapmadığını söylüyor. Neden tek bir çocuğa inanılıyor da, diğer 26 çocuğa inanılmıyor. Haksız ere, bir sonuç yok, ispat yok. Delil yok, gösteririm diyor, gösterdiği bir şey yok. Öğretmene iftira atılıyor, haksızlık yapılıyor. Benim çocuklarım bu sınıfta okumuyor, ama öğretmenin velisi olmadığım halde buradayım" ifadelerini kullandı. Bir başka öğrenci velisi Müge Yorulmaz ise "Öğretmenimize bir iftira atıldı. Hanımefendinin belirttiği bir durum yok. 1.5 ay önce yaşanan bir olay, biz o zamanda öğretmenimizin yanında olduğumuzu söyledik. Bizim sınıf mevcudumuz 26 kişi, 25 kişi biz öğretmenimizin arkasındayız. Birkaç kişi demiş, ama biz hepimiz buradayız. Bir tek kendisi yok. Bunu kesinlikle öğretmenimizin yaptığı düşünmüyoruz. Sınıftaki çocukların hepsi öğretmenlerinin alakası olmadığını, böyle bir şey yapmadığını söylüyor. Şu anda öğretmenimizde, biz de, çocuklar da yıprandık. Çocuklarımızın psikolojisi bozuldu. Bu olay 1.5 ay önce oluyor, çocuk bir hafta okula gelmedi. Sonrasında okuluna gelmeye devam etti. Daha 2 gün önce çocuğun öğretmeniyle oyun oynadığı, harçlık verdiği, hatta öğretmenin çocuğun bozulan yakasını düzelterek öpüyor. Çocuk öğretmenine sarılıyor. Biz öğretmenimiz in arkasındayız " şeklinde konuştu. A.Ö.’nün bu sene başka bir okuldan geldiğini belirten velilerden Ferah Baloğlu da "Öğretmenimizin böyle bir şey yapması mümkün değil. Biz 2 senedir beraberiz, geçen sene de bizim öğretmenimizdi. Bizim öğretmenimiz mülayim bir öğretmen, ben kendim diyorum hocam biraz sesinizi çıkartın diye" dedi.
Alanya’da Mart ayında deniz keyfi
26 Mart 2026 Perşembe - 16:56 Alanya’da Mart ayında deniz keyfi Antalya’nın Alanya ilçesinde hava sıcaklığının 19 derece, deniz suyu sıcaklığının ise 18 derece ölçülmesiyle birlikte yerli ve yabancı turistler dünyaca ünlü Kleopatra Plajı’na akın etti. Alanya’da güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar sabah saatlerinden itibaren sahile gelirken, plajda yoğunluk oluştu. Sahil bandında yürüyüş yapanlar, güneşlenenler ve denize girenler renkli görüntüler oluşturdu. Hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle birlikte özellikle turistler denize girmeyi tercih etti. Bazı vatandaşlar serin sayılabilecek deniz suyuna rağmen Akdeniz’in mavi sularına girerek yüzmenin keyfini yaşadı. Kimileri sahilde şezlonglarda güneşlenirken, bazı aileler ise çocuklarıyla birlikte vakit geçirerek güzel havanın tadını çıkardı. Öte yandan, sahilin farklı noktalarında balık tutmayı tercih eden vatandaşlar da objektiflere yansıdı. Güzel havanın tadını çıkarmak için sahile gelen Doğan Karakoyun (33), ‘’Alanya her zamanki gibi çok güzel. Kışı ve yazı ayrı güzel. Yılın 7-8 ayı Alanya’da denize girilir. Kleopatra her zamanki gibi. İnsanlar güneşi gördüğü zaman ve dalgaların olmadığı zaman denize girer, güneşlenir. Bu coğrafya turizmden ekmek yiyor. Orta Doğu’da ki savaştan korkmasınlar. Yurt içi ve yurt dışından gelecek misafirlerimizi Alanya’ya bekliyoruz’’ dedi.
Büyükşehir Belediyesi çocuklara suyun önemini anlatıyor
26 Mart 2026 Perşembe - 14:09 Büyükşehir Belediyesi çocuklara suyun önemini anlatıyor Antalya Büyükşehir Belediyesi, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında, şehrin geleceği olan çocuklara yönelik eğitim düzenledi. Antalya Ramazan Savaş İlkokulu öğrencileri, Antalya Doğal Yaşam Parkı’nda gerçekleştirilen programda hem eğlendi hem de suyun önemi hakkında bilgi edindi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, çevreci projelerini sürdürürken, bir yandan da Antalyalılara gerekli çevre bilincini kazandırmak adına eğitimler düzenliyor. 22 Mart Dünya Su Günü etkinlikleri kapsamında, çocuklara erken yaşta çevre bilinci kazandırılması amacıyla Antalya Doğal Yaşam Parkı’nda, Antalya Ramazan Savaş İlkokulu öğrencilerine bir eğitim düzenlendi. Tasarruf yöntemleri anlatıldı Uzmanlar tarafından verilen eğitimde suyun önemi vurgulandı ve günlük hayatta uygulanabilecek tasarruf yöntemleri anlatıldı. Eğitimde öğrencilere diş fırçalarken musluğun kapatılması, gereksiz su kullanımının önüne geçilmesi, yağmur suyunun değerlendirilmesi ve su kaynaklarının kirletilmemesi gibi konularda bilgiler verildi. Ayrıca iklim değişikliği ve kuraklık arasındaki ilişkiye değinilerek, suyun bilinçsiz tüketiminin gelecekte oluşturabileceği sorunlar örneklerle anlatıldı. Teorik ve uygulamalı anlatımlar Antalya Doğal Yaşam Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikte teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı anlatımlar da yer aldı. Eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen etkinliklerde çocuklar, suyun doğadaki döngüsünü ve canlılar için önemini interaktif çalışmalarla deneyimledi. Programın devamında düzenlenen eğitici oyunlarla öğrenciler hem eğlendi hem de öğrendiklerini pekiştirdi. Gün boyunca keyifli vakit geçiren öğrenciler, etkinlik sonunda suyun korunmasının önemi hakkında bilinçlenirken, Antalya Büyükşehir Belediyesi yetkilileri benzer eğitim çalışmalarının yıl boyunca devam edeceğini ifade etti.
Gündoğmuşlu üreticilerin büyükbaş hayvanlarına tırnak bakım desteği
26 Mart 2026 Perşembe - 14:04 Gündoğmuşlu üreticilerin büyükbaş hayvanlarına tırnak bakım desteği Antalya Büyükşehir Belediyesi, hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik desteklerini sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi, büyükbaş hayvanların sağlığı ve verimi açısından büyük önem taşıyan tırnak bakım hizmetini çiftçilere ücretsiz olarak sunuyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilerin yükünü hafifletmek amacıyla tarım ve hayvancılık alanındaki çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Gündoğmuş ilçesinde hayvancılıkla uğraşan çiftçilere ücretsiz tırnak bakım hizmeti verildi. Büyükbaş hayvanlarda yürüyüş bozukluklarının önlenmesi, süt ve et veriminin korunması ve genel hayvan sağlığının desteklenmesi açısından önem taşıyan uygulama, özellikle kırsal mahallelerde yaşayan üreticiler için önemli bir kolaylık sağlıyor. İlçede hayvancılıkla uğraşan Ahmet Uyar, Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği hizmetin üreticiler için çok değerli olduğunu ifade ederek, tırnak bakım desteğini duyduktan sonra belediyeye başvurduğunu söyledi. Uyar, "Antalya Büyükşehir’in tırnak bakım hizmeti verdiğini duydum, aradım. Ekipler kısa sürede geldi. İneklerin sağlığı için tırnaklarının düzenli olarak törpülenmesi gerekiyor. Normalde bu bakım 5 bin liradan başlıyor. Büyükşehir Belediyesi bunu ücretsiz şekilde gerçekleştirdi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Bu hizmetlere ulaşmak kolay olmuyor" Kısa süre önce hayvancılığa başlayan Mustafa Demirel de Büyükşehir Belediyesi’nin desteğinin kendileri için büyük kolaylık sağladığını belirtti. Kırsal bölgelerde yaşadıkları için bu tür hizmetlere ulaşmanın zor olduğunu vurgulayan Demirel, "Hayvancılığa yeni başladım, 3 ay oldu. Kırsal bölgede yaşadığımız için bu hizmetlere erişim zor oluyor. Paramız olsa bile her zaman yaptıramıyoruz. Özelde bir hayvanın tırnak kesimi için 4-5 bin lira civarında ücret isteniyor" diye konuştu. "Verimi etkileyen önemli bir sorun çözülmüş oldu" 2 yıldır büyükbaş hayvancılıkla uğraşan Şaban Keskin ise hayvancılığa başladıktan sonra birçok zorlukla karşılaştığını, bunların başında da tırnak problemlerinin geldiğini söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin zamanında müdahalesi sayesinde önemli bir sorunun çözüldüğünü belirten Keskin, "Hayvancılığa başlarken bu işin zorlukları olacağını söyleyenler olmuştu ama içine girince daha iyi anladım. Bu zorlukların başında da tırnak problemleri geliyor. Hayvanlarımızın et verimini, süt verimini, hatta yerine göre döl tutma verimini bile etkiliyor" ifadelerini kullandı.