Yerel Haberler
Antalya
22 Nisan 2026 Çarşamba - 12:48 Kepez’in drag pisti, 2026 sezonuna damga vuracak Kepez Belediyesi’nin Aydoğmuş Mahallesi’ne kazandırdığı modern drag pisti, 2026 sezonunda motor sporlarının önemli organizasyonlarına ev sahipliği yapacak. Türkiye Otomobil Federasyonu ve Türkiye Motosiklet Federasyonu işbirliğiyle Kepez’de, 3 otodrag ve 4 motodrag yarışları gerçekleştirilecek. Kepez Belediyesi’nin Varsak Aydoğmuş Mahallesi’ne kazandırdığı, Drag Pisti, 2026 sezonunda otomobil sporlarının en heyecanlı organizasyonlarına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Kepez’in yeni drag pisti, Türkiye Otomobil Federasyonu’nun 2-3 Mayıs tarihlerinde düzenleyeceği 1. Ayak otodrag yarışlarıyla açılacak. Türkiye’nin dört bir yanından gelecek sporcular, Kepez’de hız ve performanslarını sergileyecek. Yeni pist, 830 metre uzunluğu, 400 metrelik yarış alanı ve güvenli frenaj mesafesiyle dikkat çekerken, modern altyapısıyla yarışçılara üst düzey bir deneyim sunacak. Otodrag ve motodrag yarışları Kepez’de Türkiye Otomobil Federasyonu’nun 2026 takvimine göre Kepez’de otodrag yarışları üç ayaktan oluşacak. 1. Ayak yarışları 2-3 Mayıs’ta start alırken, 2. Ayak yarışları 6-7 Haziran, 3. Ayak yarışları 12-13 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde, Türkiye Motosiklet Federasyonu işbirliğiyle düzenlenecek motodrag yarışları ise dört etap halinde yapılacak. Sezonun ilk yarışı 9-10 Mayıs, 2. Ayak yarışları 13-14 Haziran, 3. Ayak yarışları 19-20 Eylül ve 4. Ayak yarışları 24-25 Ekim de gerçekleştirilecek. Kepez’de heyecanlı yarışlar Mayıs, Haziran, Eylül ve Ekim aylarında düzenlenecek otodrag ve motodrag yarışlarıyla Kepez’in hız ve adrenalin dolu organizasyonlara ev sahipliği yapacağını belirten Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "İlçemize kazandırdığımız modern drag pistimizde sezon boyunca birbirinden heyecanlı yarışlara imza atacağız. Türkiye’nin dört bir yanından sporcuları ve motor sporlarına gönül veren herkesi Kepez’de buluşturacağız. Bu organizasyonlarla hem sporun gelişimine katkı sunacak hem de Kepez’imizi motor sporlarının önemli merkezlerinden biri haline getireceğiz. Tüm vatandaşlarımızı bu heyecana ortak olmaya davet ediyorum" dedi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 12:36 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AÜ CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’ne tam destek Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Antalya’da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, üniversite bünyesinde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’nde önce kan kanseri tedavilerine başlanacağını, ardından diğer kanser türleri ve kanser dışı hastalıklara yönelik çalışmaların genişletileceğini belirterek, "Bu merkezde kan kanseriyle başlayacağız ve daha sonra diğer kanserleri ve kanser dışı hastalıkları da yönleneceğiz. Cumhurbaşkanımızla konuşurken, sağlığın savunma sanayi kadar önemli bir konu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ülke stratejisi anlamında buna dikkat çekti. Çünkü görüyorsunuz birçok savaş oluyor. Savaşta hava sahanız kapanıyor, kara sahanız kapanıyor. Birçok şeye ulaşmanız mümkün olmuyor. Bu anlamda kendi elinizdekilerle yetinmek durumundasınız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için bulunduğu Antalya’da Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ı kabul etti. Görüşmede, Akdeniz Üniversitesi’nin sağlık alanında yürüttüğü projeler ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleriyle hayata geçirilen İleri Sağlık Araştırma Merkezi bünyesindeki CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi hakkında bilgi verildi. Üniversitenin son dönemde attığı en stratejik adımlardan biri olarak öne çıkan merkezde, özellikle lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde kullanılan CAR-T hücre tedavisinin yerli üretimi ve klinik uygulamasına ilişkin çalışmalar yürütülüyor. Akdeniz Üniversitesi’nde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi, Türkiye’de üniversite temelli olarak hayata geçirilen ilk CAR-T altyapısı olma özelliği taşıyor. "Cumhurbaşkanımız projeyi benden daha iyi hatırladı" Görüşme sonrası İHA’ya açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, göreve geldiği ilk yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’a projeyi anlattığını, son görüşmede ise Erdoğan’ın projeyi tüm ayrıntılarıyla hatırlamasının kendisini şaşırttığını söyledi. Özkan, "İlk göreve geldiğimiz yıl, hemen akabinde Cumhurbaşkanımıza gidip ne yapmak istediğimizi anlatmıştım. Akdeniz Üniversitesi sağlıkta gerçekten bir marka. Ben de bir tıp doktoru olarak, ilk rektör olduğum anda aklıma gelen projeler sağlıkla ilgiliydi. Özellikle insanın en büyük illetlerinden bir tanesi olan kanserle ilgili bazı planlarımız vardı. Cumhurbaşkanımıza o zaman konuyu açmıştım ve sağ olsun bize destek vermişti. Bu görüşmemizde de tekrar neler yaptığımızı anlattım. O zaman ne konuştuğumuzu yeniden dile getirdim. Çok ilginç bir şekilde o konuşmamızı ve projeleri benden daha iyi hatırladı. Bu da beni açıkçası çok şaşırttı" diye konuştu. "Tam destek aldık" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın projeye büyük bir dikkatle yaklaştığını belirten Özkan, "Bir ülkenin en üst yöneticisi olarak, ülkeye çok ciddi bir hizmet getireceği için belki de çok yakından ilgilendi. O zaman da çok yakından ilgilenmişti. Hafızası beni gerçekten etkiledi. Bu konuşmamızda neler yaptığımızı ve bu merkezin daha neler yapabileceğini ele aldık ve tam destek aldık. Bu da bizi elbette çok mutlu etti" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin geç kalmaması gerekiyor" Merkezin en büyük hedefinin kanser tedavisinde en son teknolojiyi uygulamak olduğunu ifade eden Özkan, hücresel tedavilerin gelecekte çok daha geniş bir alanda kullanılacağını söyledi. Prof. Dr. Özkan, "Bu merkezin en büyük görevi kanser tedavisi. Bu, kanser tedavisinin en son teknolojisi. Bence bu süreç sadece kanserle sınırlı kalmayacak. CAR-T ve hücresel tedaviler, yalnızca CAR-T olarak değil, tüm hücresel tedaviler açısından bakıldığında önümüzdeki dönemde birçok tedavinin yerini alacak. Bu anlamda Türkiye’nin geç kalmaması gerekiyor. Biz de Türkiye’nin, dünyada 8’inci merkez olarak, üzerine düşen görevi yapmaya çalışıyoruz" dedi. Türkiye’nin sağlık hizmeti sunumunda güçlü bir ülke olduğunu ancak aynı zamanda teknoloji geliştiren bir ülke haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, "Türkiye çok iyi sağlık hizmeti veren bir ülke. Ancak o hizmeti sunmanın yanında, o teknolojiyi geliştiren bir ülke de olması gerekiyor. Biz de bu sorumlulukla bu işe başladık. Bu merkezde kan kanseriyle başlayacağız, daha sonra diğer kanserlere ve kanser dışı hastalıklara yöneleceğiz" diye konuştu. "Hem milli ve yerli olacak hem daha güvenli hizmet sunulacak" Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde sağlık alanının stratejik öneminin de gündeme geldiğini kaydeden Özkan, "Cumhurbaşkanımızla konuşurken, sağlığın savunma sanayi kadar önemli bir konu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ülke stratejisi anlamında buna dikkat çekti. Çok haklıydı. Çünkü görüyorsunuz birçok savaş oluyor. Savaşta hava sahanız kapanıyor, kara sahanız kapanıyor. Birçok şeye ulaşmanız mümkün olmuyor. Bu anlamda kendi elinizdekilerle yetinmek durumundasınız" dedi. Söz konusu tedavinin en yakın uygulama merkezlerinden birinin İsrail’de bulunduğunu ve maliyetinin yaklaşık 1 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Özkan, yerli üretimin stratejik ve ekonomik önemine işaret ederek, "Bu tedavi en yakın İsrail’de ve maliyeti 1 milyon dolar. Bu anlamda hem oraya gidip paramızı aktarmamamız gerekiyor hem de bunun milli ve yerli olması gerekiyor. Herhangi bir sıkıntı olduğu zaman, bu hizmeti halkımıza kendimizin sunabilmesi çok daha güvenli olacak. Kendi hastanıza kendiniz sunuyorsunuz; bu da ayrıca güven veriyor. Bu açıdan baktığınızda bir taşla birkaç hedefe ulaşmış oluyorsunuz" ifadelerini kullandı. "Birkaç yıl sonra hücresel tedaviler birçok alanda ilk basamak tedavi olacak" Prof. Dr. Özlenen Özkan, hücresel tedavilerin ilerleyen dönemde birçok hastalıkta ilk basamak tedavi haline gelebileceğini belirterek, "Bugün birçok hastalıkta belli algoritmalar var; önce bir tedavi uygulanır, sonuç alınamazsa başka bir basamağa geçilir. Bence ". Bu işi şimdi yapıyor olmak çok önemli. İnşallah sonu da çok iyi olur. Çünkü biz bu işe çok iyi niyetlerle başladık. Birçok hasta da bunu umutla bekliyor" dedi. "Ruhsatı alır almaz tedaviye başlayacağız" Merkezin ruhsat sürecine ilişkin de bilgi veren Özkan, hazırlıkların tamamlandığını ve ruhsat alınır alınmaz hastaların tedaviye kabul edileceğini söyledi. Özkan, "Şu anda bir müfettişimiz burada. Biz bu merkeze ruhsatı alır almaz, ki o ruhsatı almak için de hazırlıklarımızı tamamladık, tedaviye başlayacağız. Birçok hasta da bu ruhsatı bekliyor. Umuyorum en kısa zamanda hastalarımızı alnımızın akıyla, şifayla evlerine göndeririz" diye konuştu. Yeni hastane binası ve yoğun bakım vurgusu Yeni hastane binası ve yoğun bakım kapasitesinin artırılmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin bölge için bir referans merkez olduğunu vurguladı. Özkan, "Akdeniz Üniversitesi Hastanesi bir referans hastane. Birçok travmada, birçok organ naklinde ilk akla gelen merkez olmak benim adıma büyük bir gurur kaynağı. Ancak bu hizmeti verirken bizi en çok zorlayan konu yoğun bakım yetersizliğiydi. Biliyorsunuz bir bloğumuz yandı. Allah’a şükür Antalya’daki büyük kurumlar bize yardım edecek. O farkındalığın artması açısından da bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Yardımlarla birlikte yanan merkezimiz 6 ay içinde yeniden açılacak. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın desteğiyle 900 yataklı hastanemiz de gündeme gelecek. Yoğun bakım sayımız artacak. Yoğun bakım kapasitesi, birçok tedaviyi uygularken bizi en çok yavaşlatan basamaktı. Yoğun bakım yetersizliği nedeniyle birçok hastamı kabul edemiyorum. Çünkü yoğun bakımlarım dolu" diye konuştu. Yeni hastanenin hizmete girmesiyle birlikte hem Antalya’nın hem de Türkiye’nin önemli ölçüde rahatlayacağını vurgulayan Özkan, "Bu hastane açılır açılmaz herkes çok rahatlayacak. O yüzden müteahhit firmayla çok yakın temas halindeyiz ve sürecin hızla tamamlanmasını istiyoruz. Yukarıdan gelen maddi destek de bu sürecin hızlanması açısından son derece önemli. Onlarla da sürekli temas halindeyiz. Bu hastaneyi en kısa zamanda Antalya’nın ve Türkiye’nin hizmetine açmayı çok arzu ediyorum" dedi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 12:34 Büyükşehir Belediyesi’nden "Yeşilçam Film Afişleri Sergisi" Antalya Büyükşehir Belediyesi, "Yeşilçam Film Afişleri Sergisi" ile sanatseverleri buluşturdu. Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde açılan sergi de Türk sinemasının altın çağı olarak bilinen Yeşilçam dönemine ait unutulmaz filmlerin hafızalara kazınan afişleri yer alıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Sinema Derneği iş birliğiyle düzenlenen "Yeşilçam Film Afişleri Sergisi" Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde açıldı. Serginin açılışına Antalya Valisi Hulusi Şahin, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Okan Yavuz, Antalya Sinema Derneği Başkanı Okan Dilek, Sergi Küratörü Koleksiyoner Ulvi Sulaoğlu, Koleksiyoner Mustafa Aydemir ve çok sayıda vatandaş katıldı. Vali Şahin Antalyalıları sergiye davet etti Serginin açılışında konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, serginin kendi jenerasyonlarının hatıralarını canlandırdığını belirterek, "Sergide son derece nadide film afişleri yer alıyor. Antalya; kültür, sanat ve spor şehridir ve böyle olmaya devam etmelidir. Aynı zamanda köklü bir tarihe sahip olan bu şehir, Altın Portakal Film Festivali’ne 60 yılı aşkın süredir ev sahipliği yapan çok değerli ve özel bir kenttir. Bu şehre nitelikli sergiler kazandırmak büyük önem taşıyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, tüm Antalyalıları bu güzel sergiyi ziyaret etmeye davet ediyorum" dedi. Sergi genç nesillerin ilgisini çekiyor Vali Şahin ardından katılımcılarla açılışını yaptığı sergiyi gezdi. Sergide, Yeşilçam’ın farklı dönemlerine damga vurmuş filmlerin özgün ve dikkat çekici afişleri yer aldı. Ziyaretçiler sergide Türk sinemasının geçmişine nostaljik bir yolculuk yapma fırsatı buldu. Sinema tarihine ışık tutan bu özel koleksiyon, hem sinema tutkunlarının hem de genç nesillerin ilgisini çekti. Vatandaşlar, serginin oldukça etkileyici olduğunu belirterek, Yeşilçam filmleriyle büyüyen kuşak için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.
Yeğeninin düşen terliğini almak için baraj gölüne giren çocuktan acı haber
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 18:40 Yeğeninin düşen terliğini almak için baraj gölüne giren çocuktan acı haber Antalya’nın Manavgat ilçesinde yeğeninin baraj gölüne düşen terliğini almak için girdiği suda kaybolan 16 yaşındaki çocuk, göle girdiği alanın 10 metre uzaklığında 5 metre derinlikte bulundu. Ambulansla hastaneye kaldırılan çocuğun hayatını kaybettiği öğrenildi. Olay, öğle saatlerinde Manavgat ilçesi Oymapınar Mahallesi’ndeki baraj gölünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Van’dan Oymapınar Mahallesi’ndeki ablasının yanına gelen lise 3. sınıf öğrencisi Özgür G. (16), küçük yaştaki yeğeninin terliğinin göle düştüğünü fark etti. Özgür G., terliği almak için suya girdikten sonra gözden kayboldu. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine Jandarma Su Altı Arama Kurtarma, AFAD ve Side Su Altı Arama Kurtarma, Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi, Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı Sarılar Jandarma Karakolu ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler, bölgede çocuğu bulabilmek için çalışma başlattı. Su yüzeyi ve altında arama yapan ekipler, çocuğu göle girdiği alandan yaklaşık 10 metre uzaklıkta 5 metre derinlikte bulup karaya çıkardı. Burada uzun süre kalp masajı yapılan Özgür G., ardından ambulansla hastaneye sevk edildi. Özgür G.’nin hayatını kaybettiği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Başkan Kotan, Konyaaltı esnafıyla buluştu
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 17:12 Başkan Kotan, Konyaaltı esnafıyla buluştu Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, Konyaaltı esnafıyla üçüncü kez bir araya geldi. Buluşmada konuşan Başkan Kotan, "Kimsenin kimseden şikayet etmediği, herkesin birbirine yardımcı olduğu mutlu bir Konyaaltı için çalışıyoruz" dedi. Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, ilçe esnafıyla buluşmaya devam ediyor. Üçüncü kez düzenlenen buluşmada konuşan Başkan Kotan, Konyaaltı’ndaki huzur ve mutluluk için yapılan denetimlerde, esnafın kendilerini anlayışla karşılamasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Aynı şekilde Konyaaltı esnafı da kendilerine gösterilen ilgiden dolayı hem Kotan’a hem de tüm Konyaaltı Belediyesi ekiplerine teşekkürlerini iletti. ‘‘Mutlu bir Konyaaltı için çalışıyoruz’’ Vatandaşın huzuru ve mutluluğu için çalıştıklarını ifade eden Başkan Kotan, ‘‘Bu işin siyaseti veya ideolojisi yok. Kaldırım işgalinin önlenmesi konusunda bize çok yardımcı oluyorsunuz. Aynı şekilde denetimlerimize de devam ediyoruz. Bize zorluk çıkarmayıp yardımcı olduğunuz için ayrıca teşekkür ederim" dedi. Konyaaltı Belediyesi olarak tüm esnafın sorunlarına çözüm odaklı çalıştıklarını ifade eden Kotan, "Biz eleştiriye açığız. Hata yapsak da bize söyleyin. Bunu açık yüreklilikle söyleyebilirim" diye konuştu. Konyaaltı’nın çok büyük bir cazibe merkezi olduğunu sözlerine ekleyen Başkan Kotan, "Kimsenin kimseden şikayet etmediği, herkesin birbirine yardımcı olduğu, mutlu bir konyaaltı için çalışıyoruz. Geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum, ayağınıza sağlık. Hepinize bol bereketli kazançlar diliyorum" diye konuştu. Çözüm odaklı belediyecilik anlayışımız var Dünyanın çeşitli noktalarından insanların Konyaaltı’na geldiğini ifade eden Kotan, "İnsanlar ilçemizde eğleniyor, keyif alıyor ve yine gelmek istiyor. Bu siz kıymetli esnafımızın sayesinde oluyor. İlçemizi birlikte yönetiyoruz. Bizim çalışma prensibimizde ‘Belediyeye gidiyoruz, bir şekilde işi çözüyorlar yapmaya çalışıyorlar’ dedirten bir belediyecilik anlayışı var" dedi. ‘‘Esnafın sorunlarını dinlemeniz çok kıymetli’’ Konyaaltı’nda yer alan bir işletmenin müdürlüğünü yapan Yasin Şahin, "Böyle bir esnaf toplantısına ilk defa katıldım. Gerçekten de çok memnun oldum. Bütün esnafı bir araya getirip sorunlarını dinlemeniz çok kıymetli. Başkanımıza teşekkür ediyorum" dedi. Söz alan bir diğer işletmeci Konyaaltı Kent Meydanı İşletme Müdürü Senem Varol ise "Burada bir araya gelip yerel yönetimle, çözüm odaklı bir şekilde sektörel olarak konuşmak çok güzel. Hizmetlerin daha çabuk hayata geçtiğini düşünüyorum. Cem Başkanımıza ve ekibine çalışmaları için çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Buluşmada konuşan bir başka işletmeci Lokman Uysal ise; "Böyle bir toplantı düzenlenmesi çok önemli. Cem Başkanımızın çalışmalarını takip ediyoruz. Bizlere gerçekten çok ilgi gösteriyor ve sahip çıkıyor" ifadelerini kullandı.
Yangın depoda sakladıkları 90 bin TL’yi kül etti, Merkez Bankası’na başvurdular
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 15:47 Yangın depoda sakladıkları 90 bin TL’yi kül etti, Merkez Bankası’na başvurdular Antalya’nın Serik ilçesinde çıkan yangında yatalak annesini kurtarmak için parayı ve evi gözden çıkaran Sarıdemir ailesi, Kurban Bayramı’nda sattıkları küçükbaş hayvanlardan elde ettikleri 90 bin lirayı depoyla birlikte kaybetti. Aile yanan para için Merkez Bankası’na başvurdular. Yangın, 25 Temmuz Cuma günü Serik’te otluk bir alanda başladı. Rüzgarın etkisiyle hızla yayılan alevler, eski bir okul binası ile Sarıdemir ailesinin evinin yanındaki ahır ve depoya sıçradı. Alevlerin sardığı ahşap depo tamamen yanarken, içeride bulunan 90 bin lira ile hayvan yemleri küle döndü. Depoda saklanan para, çiftin Kurban Bayramı’nda sattıkları küçükbaş hayvanlardan elde ettikleri kazançtı. Bu parayla yeniden yem alınması ve evde yatalak olan 76 yaşındaki Semiye Şenay’ın tedavi masraflarının karşılanması planlanıyordu. "Ev mi kurtulsun, para mı? Önce annem dedim" Yangın sırasında evde annesiyle birlikte bulunan Nuriye Sarıdemir (47), o anları şu sözlerle anlattı: "Ahırda koyunlara su verdim, çıktığımda dumanı gördüm. Evde yatalak annem vardı. Onu yerde sürükleyerek dışarı çıkardım. Ev mi kurtulsun, para mı? Önce annem dedim. Komşular yardıma yetişti ama malımız, yemimiz, paramız her şeyimiz yandı." "Gözümü açtım, her yer alev içindeydi" Yatalak halde evde bulunan 76 yaşındaki Semiye Şenay ise yaşadıklarını şöyle aktardı: "Yatakta yatıyordum. Çocuklardan biri ‘yanıyoruz’ dedi. Beni dışarı çıkarmışlar, nasıl olduğunu hatırlamıyorum. Gözümü açtığımda her yer alev ve duman içindeydi. Bir haftadır duman kusuyorum, çok korktum." "Sadece annemi kurtar dedim" Yangın sırasında evde olmayan ve durumu yoldayken öğrenen Yüksel Sarıdemir (52) ise "Serik’ten geliyordum. Uzaktan evin yandığını gördüm. Eşim beni aradı, ‘sadece annemi kurtar’ dedim. Diğer şeyler telafi olur ama can olmaz" diyerek yaşadığı anları paylaştı. Merkez Bankası’na başvuru Yangında tamamen yanan 90 bin lira için Sarıdemir çifti, Merkez Bankası’na başvurarak paranın değiştirilmesini talep etti. Başvurunun yetkililer tarafından değerlendirildiği öğrenildi. Destek bekliyorlar Birikimlerini ve hayvan yemlerini kaybeden Sarıdemir ailesi, yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi için hem maddi hem manevi destek beklediklerini ifade etti. (MD-SM-