Yerel Haberler
Antalya
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:00 Muhittin Böcek’in de yargılandığı davada "tehdit" ve "menfaat" iddiaları Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü aynı dosyadan tutuklu toplam 41 sanık yeniden yargılanmaya başlandı. Duruşmada suçtan zarar gören Emin Hesapçıoğlu, Muhittin Böcek ile seçim öncesi yaptığı görüşmelere yönelik; "Seçim için maddi yönden destek olmamı istedi, seçimi kazanacağını, destek vermezsem zarar göreceğimi söyledi" derken, müşteki Evren Topal ise "Hayatım bitme noktasına gelmiş, ben şikayetçi olmayacağım da kim şikayetçi olacak" ifadelerini kullandı. Hesapçıoğlu’nun beyanlarının ardından söz alan Muhittin Böcek ise, "Tutuklandıktan sonra ifadeleri değişmiştir. Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, aralarında görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada suçtan zarar görenlerin ifadeleri alındı. Dava kapsamında tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, Fazlı Ateş ile Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Ali Altun, Yasin Yellice, Zuhal Böcek, Mehmet Okan Kaya ve Levent Şapçılar’ın da aralarında bulunduğu 41 sanık yargılanıyor. Muhittin Böcek ve Fazlı Ateş mahkeme salonunda hazır bulunurken, Zuhal Böcek, Yasin Yellice ve Mehmet Okan Kaya duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı. Rahatsızlığı nedeniyle duruşmaya katılamayan Gökhan Böcek ve İlker Arslan’ın bulunmadığı duruşmayı taraf yakınları ve avukatların yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir de takip etti. "Seçim için destek olmazsam zarar göreceğimi söyledi" Duruşmada ifadesi alınan suçtan zarar gören Emin Hesapçıoğlu, kendisinden nakdi olarak alındığını öne sürdüğü paralar ve araç alımı eylemine ilişkin ifade verdi. 25 Eylül tarihli ifadesini tekrar ettiğini belirten Hesapçıoğlu, son yerel seçimlerden 3 ay önce Muhittin Böcek’in kendisini WhatsApp üzerinden aradığını ve ASAT’taki makamına gittiğini anlattı. Hesapçıoğlu, "Seçim için maddi yönden destek olmamı istedi. Seçimi kazanacağını, destek vermezsem zarar göreceğimi söyledi. Olumlu ya da olumsuz cevap vermedim, geçiştirdim. Bir süre sonra Gökhan Böcek yanıma geldi, seçim için maddi destek vermemi istedi. Bunun üzerine Muhittin Böcek’i aradım, AKM’deki ofisine çağırdı. ‘Oğlunuz benden para istiyor’ dediğimde, ‘Bilgim var’ dedi. Seçimde kendisine destek olmazsam zarar göreceğimi, seçimi kendisinin kazanacağını söyledi. Akabinde, ‘Bundan sonra Gökhan senin yanına gelecek, ne söylerse gereğini yapmalısın’ dedi" ifadelerini kullandı. Bu sözleri tehdit olarak değerlendirdiğini belirten Hesapçıoğlu, yeniden seçilmesi halinde işlerinde sıkıntı yaşayacağını düşündüğü için talepleri kabul ettiğini söyledi. Hesapçıoğlu, "Bu tehdit karşısında yeniden seçilmesi halinde işlerimde sıkıntı yaşayacağımdan çekindim. Yeniden seçilirse sıkıntı göreceğimi düşündüğüm için Gökhan Böcek’in seçim giderleri kapsamında benden istediği 1 milyon TL nakdi ve 1 milyon TL değerindeki yakıt kartını seçim öncesinde Gökhan Böcek’e elden teslim ettim" dedi. "‘Muhittin Böcek belediye başkanı olduğu sürece gerçekleştiremezsin" Emin Hesapçıoğlu, 2018 yılında imarlı olarak satın aldığını belirttiği akaryakıt istasyonuna ilişkin de beyanda bulundu. Herhangi bir yasal engeli olmayan yer için inşaata başlamak üzere proje çizdirdiğini ve müracaat ettiğini anlatan Hesapçıoğlu, belediye tarafından taleplerinin çeşitli gerekçelerle bekletildiğini ileri sürdü. Hesapçıoğlu, "2018 yılında akaryakıt istasyonunu imarlı olarak satın aldım. Herhangi bir yasal engeli olmayan yerime inşaata başlamak üzere proje çizdirdim, müracaat ettim. Ancak Büyükşehir Belediyesi, yakınlarda Camii olmasına rağmen istasyonda mescit olmadığı ve otomasyon odası olması gerektiği gibi bahanelerle taleplerimizi dondurdu. Bu düzeltmeleri yaptık. 4-5 ay geçtikten sonra belediyede bu konuda yetkili olan Serkan T.’den randevu istedim" diye konuştu. Serkan T. ile görüşmeye gittiğini, görüşme sırasında başka bir odaya geçtiklerini belirten Hesapçıoğlu, geçtikleri odada Gökhan Böcek’in bulunduğunu söyledi. Hesapçıoğlu, "Gittiğimiz odada Gökhan Böcek vardı. Beni Gökhan Böcek’le baş başa bırakarak Serkan T. ayrıldı. Gökhan Böcek, süreçten haberdar olduğunu ifade etti. Bu sürecin çözülmesini istiyorsam birtakım talepleri olacağını söyledi. Serkan T.’nin oğlunun eğitim masraflarının karşılanması için 1 milyon TL destek olmamı ve kendisinin bir arabaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu talepler yerine getirilmezse, ‘Muhittin Böcek belediye başkanı olduğu sürece gerçekleştiremezsin’ dedi. Bana göre beni tehdit etti" ifadelerini kullandı. "Tehditleri kısmen engellemek amacıyla aracı teslim ettim" Hesapçıoğlu, söz konusu süreçte talep edildiğini öne sürdüğü aracı kira sözleşmesi yaparak teslim ettiğini anlattı. Aracın mülkiyetini vermemek ve baskıları azaltmak amacıyla bu yönteme başvurduğunu söyleyen Hesapçıoğlu, daha sonra kira bedelleri için hukuki süreç başlattıklarını belirtti. Hesapçıoğlu, "Daha sonra kira sözleşmesi yaparak kendisinin talep ettiği aracı teslim ettim. Hem aracın mülkiyetini vermemek hem de bu tehditleri kısmen engellemek amacıyla aracı bu şekilde teslim ettim. Kiralama bedellerine ilişkin faturaları kestim. Benden baskı ile aldıkları bu bedelleri geri almak istiyordum. Daha sonra bu işlem için de icra takibi yoluna başvurarak aracın kirasının ödenmesi için işlem başlattım" dedi. "Diğer istasyonlarımın da mühürleneceği korkusuyla baldızına aracı verdim" Gökhan Böcek’in 2024 yılı Mart ayı başlarında baldızının bir araca ihtiyacı olduğunu söylediğini ileri süren Hesapçıoğlu, kırmızı renkte bir aracın beğenildiğini ve satış yapılmaması konusunda personelini uyardığını belirtti. Hesapçıoğlu, aracın teslim alınacağı gün tadilat yapılan istasyona belediye ekiplerinin kontrole geldiğini ve yapı tatil zaptı tutularak inşaatın mühürlendiğini ifade etti. Hesapçıoğlu, "Aracı teslim alacağı gün tadilat yapılmakta olan istasyonda belediyenin ekipleri kontrole gelmiş, yapı tatil zaptı tutarak inşaatı mühürlemişler. Aynı gün Gökhan Böcek, baldızını alıp yanıma ziyarette bulundu. Geldiğinde istasyonumun mühürlendiğinden haberi olduğunu ve daha sonra başka istasyonlar için de işlem yapılacağına dair bilgi aldığını söyledi. Aracın ödemesini hemen yapamayacağını, mayıs ayında parasının geleceğini, o zaman ödemeyi yapacağını söyledi. Diğer istasyonlarımın da mühürleneceği korkusuyla baldızına aracı verdim, baldızı adına fatura kestirdik" diye konuştu. Araçla ilgili süreci avukatlarına verdiklerini ifade eden Hesapçıoğlu, "Daha sonra icra takibi için konuyu avukatlarıma vermiş durumdayız. Araç akşam saatlerinde teslim edildi, aynı gün kontrole gelinmesi ilginç bir tesadüf gibi geliyor. Gökhan, Muhittin Böcek’in oğludur. Şehrin her ilçesinde iş yerlerim var ve bu konuda üstüme gelinmemesi için talepleri kabul ettim" dedi. "Talebi yerine getir dedi" Hesapçıoğlu, ifadesinin devamında Gökhan Böcek’in İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutuklanmasının ardından ailesine yardım topladığını söylediğini ileri sürdü. Hesapçıoğlu, "Gökhan Böcek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutuklanmasından sonra ailesine yardım topladığını, bana da 50 bin dolar düştüğünü söyledi. Ardından Muhittin Böcek beni aradı, ‘Gökhan seni aramış, talebi yerine getir’ dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı beni aradığı için işlerime zarar gelir korkusuyla 300 bin TL verdim" ifadelerini kullandı. "Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor" Emin Hesapçıoğlu’nun ifadesinin ardından söz alan Muhittin Böcek, Hesapçıoğlu’nun beyanlarına cevap verdi. Böcek, ifadelerin değiştiğini savunarak, Hesapçıoğlu’nun kendisini kurtarmak amacıyla konuştuğunu ileri sürdü. Böcek, "Tutuklandıktan sonra ifadeleri değişmiştir. Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor. Yeğeni ve oğluyla birlikte benim makamıma gelip ‘Duayen başkan’ diyerek sohbette bulundu. Gökhan Böcek ile haftada bir kez bir araya geliyordu. Kendisine, ‘Gökhan Böcek, geleceğin başkanı’ diye hitap ediyordu" dedi. "Başkanın oğlu olmazsa benimle herhangi bir ilişkisi olamaz" Muhittin Böcek’in sözlerine cevap veren Emin Hesapçıoğlu, her belediye başkanını ziyaret ettiği gibi Muhittin Böcek’i de ziyaret ettiğini söyledi. Şirketlerinin farklı belediyelerden ihale aldığını belirten Hesapçıoğlu, Gökhan Böcek ile samimiyetinin bulunmadığını ifade etti. Hesapçıoğlu, "Her başkanı ziyaret ettiğim gibi Muhittin Böcek’i de ziyaret ettik. Benim şirketlerim her belediyeden ihale almaktadır. Antalya Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketlerinden de ihale aldım. Gökhan Böcek ile bir samimiyetim yok, çocuğum yaşındadır. Muhittin Böcek’in oğlu olması sıfatıyla tanırım. Başkanın oğlu olmazsa benimle herhangi bir ilişkisi olamaz. Muhittin Başkanı 30 yıldır tanırım. Benden taleplerde bulunmuştu, taleplerini yerine getirmediğim zaman işlerim yok sayılmıştır" dedi. "Uygunsuz olan işyeri için cezai işlem başlatılmıştı" Hesapçıoğlu’nun ifadesinin ardından tutuksuz yargılanan sanık Serkan T. de beyanda bulundu. 2024 yerel seçimlerinden sonra genel sekreter yardımcılığı görevinde bulunduğunu belirten Serkan T., sorumluluğu altında kaçak yapılarla ilgili bir birimin olduğunu söyledi. Serkan T., "2024 yerel seçimlerinden sonra genel sekreter yardımcılığı görevinde bulundum. Sorumluluğum altında, kaçak yapılarla ilgili bir birim bulunmaktaydı. 2025 yılında akaryakıt istasyonuyla ilgili proje bölümünün bir şikayeti oldu. Projenin uygun olmadığına dair bir dilekçe yazıldı. Belediye personelimiz alana giderek birtakım tespitler yaptı ve aykırılıklar tespit etti. Bunun üzerine Gökhan yanıma gelerek yıkılmaması konusunda taleplerde bulundu. O şekilde olamayacağını kendisine ilettik. Muhittin Başkan’a da iletince bunun belediyeye ait mülkiyet olduğunu söyledi. Ancak bizim yaptığımız tespitlerde uygunsuz olan işyeri için cezai işlem başlatılmıştı" ifadelerini kullandı. "Aralarında ahbaplık ilişkisi vardı" Gökhan Böcek ile Emin Kemal Hesapçıoğlu arasındaki ilişki sorulan Muhittin Böcek’in şoförü sanık Onur Nasuh ise taraflar arasında arkadaşlık ilişkisi bulunduğunu öne sürdü. Nasuh, "Gökhan ile Emin Kemal Hesapçıoğlu’nun arasında ahbaplık ilişkisi vardı. Saatlerce otururlardı. Birlikte yemek yerlerdi ve sürekli de görüşürlerdi" diye konuştu. "Hayatım bitme noktasına gelmişti" Müşteki Evren Topal ise 20 yıldır Antalya’da asfalt ve yol işleri yaptıklarını, 19 ilçede birçok ilçe belediyesine iş yaptıklarını belirtti. 2020 yılında içme suyu imalatına başladıklarını ve büyük bir ihale aldıklarını söyleyen Topal, işin yüzde 50 seviyesine geldiği dönemde yaşanan süreçleri anlattı. Topal, "20 yıldır Antalya’da asfalt yol işleri yapıyorduk. 19 ilçede birçok ilçe belediyesine iş yaptık. 2020 yılında içme suyu imalatı yapmaya başladık, büyük bir ihale aldık. Biz burada işe başladık, işimizin yüzde 50’sine gelmiş bulunmaktaydık. 29 gün Antalya’da yağmur yağdı. Daire Başkanı Osman Sütçü, bir an önce gereken yolların asfaltlanması konusunda yazılar yazdı. Hava müsait olunca asfaltlamayı yapalım dedik, sözleşmemiz feshedildi" dedi. Aradan zaman geçtikten sonra tekrar asfalt ihalesi aldıklarını belirten Topal, 5 ay boyunca hakkedişlerini alamadıklarını ileri sürdü. Topal, "Aradan zaman geçti, tekrar asfalt ihalesini aldık. 5 ay boyunca hakedişlerimizi alamadık. Belediyenin en altından en üstüne kadar her personeline ulaşmaya çalıştık ama netice alamadık. Genel müdür yardımcısı ile toplantı yaparken Osman S. geldi. ‘Daha önce içme suyu projeniz de feshedildi, sen konuyu anlamadın, gelsin seni Tayyip Erdoğan kurtarsın’ dedi" ifadelerini kullandı. "Bana kolaylık sağlayabileceklerini söyledi" Topal, Osman S.’nin daha sonra şantiyeye geldiğini ve kendisinden 2 milyon TL talep ettiğini iddia etti. Topal, Serkan T., Gökhan Böcek ve adını vermek istemediği bazı kişilerin içinde olduğu bir sistemden kendisine bahsedildiğini öne sürdü. Topal, "Daha sonra şantiyeye gelip 2 milyon talep etti. Serkan T., Gökhan Böcek ve adını vermeyeceği bazı kişilerin içinde olduğu bir sistemden bahsetti, bana kolaylık sağlayabileceklerini söyledi. Daha sonra bu iş çözülmedi, çözülmediği için zaman zaman sıkıştırdım. Şikayetçi olmadan önce param ödendi. Hayatım bitme noktasına gelmiş, ben şikayetçi olmayacağım da kim şikayetçi olacak. Kendimin ve ailemin can güvenliğinden endişem var" diye konuştu. "Evleri iki ay arayla üzerime aldım" Duruşmada malen sorumlu sıfatıyla ifade veren Meltem Yılmaz da beyanda bulundu. Tuncay S.’nin eski eşi olduğunu ve 10 yıl önce boşandıklarını belirten Yılmaz, eski eşinin yeniden evlenmek istediğini ve iki çocuğu üzerine daire yapmak istediğini söylediğini aktardı. Yılmaz, "Tuncay S.’nin eski eşiyim. 10 yıl önce boşandım, 2 çocuğumuz vardı. 2 yıl önce yeniden evlenmek istediğini ve 2 çocuğum üzerine daire yapmak istediğini söyledi. Bana gidip sen tapu alacaksın dedi. Demir Bey’le ilk kez orada karşılaştık. Evleri 2 ay arayla üzerime aldım. Ailesi zengin bir aile, maddi durumları iyi diye biliyorum. Evlerin 1+1 ve 2+1 olması nedeniyle o kapasiteye sahip olduğunu düşündüğüm için başka bir şey aklıma gelmedi" şeklinde konuştu. Duruşma, tanıkların ifadelerinin dinlenmesiyle devam edecek.
Varyanttan aşağı atılan scooter 15 yaşındaki çocuğun başına düştü
15 Haziran 2025 Pazar - 17:58 Varyanttan aşağı atılan scooter 15 yaşındaki çocuğun başına düştü Antalya’da arkadaşı ile birlikte denize gelen 15 yaşındaki çocuğun kafasına, varyantın üst kısmından aşağı atılan scooter düştü. Yaralanan genç hastaneye kaldırıldı. Olay, saat 16.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan Konyaaltı Varyantında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre. Arkadaşı ile birlikte denize girmek için Konyaaltı’na gelen isminin Emirhan olduğu öğrenilen 15 yaşındaki çocuk evlerine dönmek için varyantın yan kısmında bulunan eski merdivenler bölümünden yukarı çıkmaya başladı. Dik merdivenlerden yukarı çıkmaya başlayan iki arkadaş yolun yarısında durarak sahili izlemeye başladı. Bu sırada 15 yaşındaki çocuğun kafasına varyantın üst kısımdan kimliği belirsiz kişi veya kişilerce atılan kiralık scooter düştü. Acı içinde yere yığılan gencin yardımına çevrede bulunan vatandaşlar yetişti. Başına scooter düştü Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine polis, itfaiye, sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi. AFAD ve itfaiye ekiplerinin yardımıyla bulunduğu yerden sedyeyle ambulansla taşınan genç, ilk tedavisinin ardından hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlatırken yaşananlara şahit olan Veli Tokalar isimli genç, "İki arkadaş burada oturuyordu. Yaklaşık 10-15 metre yukardan bir scooter Emirhan isimli çocuğun başına düştü. Başında 3-4 santimetre yarılma vardı, kendisine ilk müdahaleyi vatandaşlarla birlikte yaptık. Sağlık ekiplerine haber verdik, ambulans gelene kadar şuurunu açık tutmaya çalıştık. Sağlık ekipleri kendisini hastaneye götürdüler. Daha öncede benzer olaylar yaşandı, buraya bir önlem alınabilir" dedi.
Manavgat’ta LGS heyecanı: Veliler dua etti, öğrenciler ter döktü
15 Haziran 2025 Pazar - 17:05 Manavgat’ta LGS heyecanı: Veliler dua etti, öğrenciler ter döktü Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ülke genelinde uygulanan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında Manavgat’ta da sınav heyecanı yaşandı. 13 okul ve 198 salonda gerçekleştirilen sınava 3 bin 340 öğrenci katılırken, öğrenciler sınavda, veliler ise dışarıda ter döktü. Sınav, Manavgat genelinde 13 okul, 198 salon ve özel öğrenciler için oluşturulan 32 tek kişilik salonda yapıldı. Katılımın zorunlu olmadığı LGS’ye, ilçedeki 3 bin 713 8’inci sınıf öğrencisinden 3 bin 340’ı katıldı. Sınavın yapıldığı Mimar Sinan Mahallesi’ndeki okullar bölgesinde yoğunluk yaşanırken, bazı aileler sınavın stresini kitaplardan ya da cep telefonlarından dua okuyarak hafifletmeye çalıştı. Özellikle annelerin cep telefonundan internet sayfaları açarak dua okuduğu gözlendi. Sınava girmek isteyen Ömer G. G. isimli öğrenci ise saat 09.50’de, yani sınav süresinden 5 dakika sonra okula geldi. Ancak hem geç kalması hem de kimliğinin yanında olmaması nedeniyle sınava alınmadı. Ömer G. G., babasıyla birlikte okuldan geri döndü. Caddeden geçen iş makineleri velilerin tepkisine neden oldu Sınav sırasında öğrencilerin dikkatini dağıtan olaylar da yaşandı. DSİ’ye ait iki iş makinesi yüksek sesle çalışarak sınavın yapıldığı alanlardan geçmek istedi. Velilerin tepkisi üzerine operatörler güzergâhlarını değiştirmek zorunda kaldı. Ayrıca sınav sırasında aşırı hız yapan ve yüksek ses çıkaran iki motosiklet sürücüsü de çevredeki vatandaşların tepkisini çekti. Bölgedeki trafik yoğunluğuna zaman zaman polis ekipleri müdahale etti. Sınav öncesi öğrenciler tek tek aranarak salonlara alınırken, bazı velilerin duygusal anlar yaşadığı, bir annenin gözyaşlarını tutamadığı görüldü.
Büyükşehir’den tarım ve hayvancılığa can suyu
15 Haziran 2025 Pazar - 16:23 Büyükşehir’den tarım ve hayvancılığa can suyu Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yerelden kalkınma vizyonuyla tarım ve hayvancılığa yönelik destekleri üreticinin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Kırsal hayvancılığı yerinde destekleyen uygulamalar ve projeler üreticilere adeta can suyu oluyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Başkan Muhittin Böcek’in yerelden kalkınma vizyonu doğrultusunda tarım ve hayvancılığa yönelik proje ve desteklerini aralıksız sürdürüyor. Antalya’nın yayla ve kırsal bölgelerinde yaygın şekilde yapılan hayvancılığı geliştirme ve korumaya yönelik destekler çiftçileri üretime teşvik ediyor. Üreticilerin yıllık giderleri arasında yer alan veteriner hekim hizmetleri hayvan yemi, silajlık mısır tohumu, hayvan sağlığı kontrolleri, parazit ilaçlama, büyükbaş hayvan tırnak bakım ve kesimi ile ilgili destek ve hibeleri artarak devam ediyor. Profesyonel ekip ve ekipmanlarla destek Beş yılda toplam 24 bin 572 hayvanın sağlık kontrolü, 5626 hayvanın parazit ilaçlaması ve 3 bin 606 büyükbaş hayvanın tırnak bakım ve kesimleri profesyonel ekip ve ekipmanlarla yerinde uygulandı. Çoban Haritası Projesi ile yayla hayvancılığına da destekleniyor. Büyükşehir Belediyesi, küçükbaş hayvanların gelişimi ve sağlığı için de 4 bin adet mineralli yalama taşını çobanlara dağıttı. Çeşitli hibe ve ücretsiz hizmetlerle yerelde hayvancılığı destekleyen Büyükşehir Belediyesi’nin uygulamalarından üreticiler son derece memnun. Üretici desteklerle ayakta kalıyor Elmalı Zümrütova Mahallesi’nde hayvancılık yapan Osman Aydın isimli vatandaş birçok üreticinin bu desteklerle ayakta kaldığını belirterek, "Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkla uğraşıyorum. Bu meslek bize atalarımızdan miras. Üretim her geçen gün zorlaşsa da ayakta kalmaya, üretmeye devam ediyoruz. Sağ olsun Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek bizlere bu doğrultuda elinden gelen desteği veriyor. Kimileri için küçük bir destek olabilir ama bizim için gerçekten büyük bir destek. Tırnak bakımı, hayvanların iç dış parazitleri ve yem destekleri bizlere bir can suyu oluyor. Daha büyük desteklerin yapılacağını da inanıyoruz. Herkes biliyor maliyetler günümüzde çok ağır. Şu an piyasada en düşük yem fiyatı 650 TL ama biz bunu belediyemizden daha iyi kalitelisini 500 TL’ye alabiliyoruz. Buğday ve silajlık mısır tohumu destekleri de alıyoruz bu desteklerle birçok üretici hayvancılığa devam ediyor çok memnunuz" dedi. Maliyetler yükseldi Hayvancılıkta maliyetlerin giderek arttığını belirten bir başka üretici Muzaffer Aydın ise "Büyükşehir Belediyemizin indirimli hayvan yemi desteğinden faydalanıyorum. Büyükşehir Belediyemizin yemlerini yüzde 50 hibeye kadar daha uygun alabiliyoruz. Çevremizde maliyetlerden dolayı hayvancılığı bırakanlar var. Ama biz bırakmayacağız zor olsa da devam edeceğiz. Devletin süte verdiği fiyat değeri 17 TL, ancak tüccarların bizden 14 TL’ye alıyor. Bu da şu an üreticiyi kurtarmıyor. Bu şartlarda ayakta kalmaya çalışıyoruz. Bu sene içinde Büyükşehir Belediyemizin diğer hizmetleri için dilekçelerimizi verdik hayvanlarımızın tırnak bakımı ve parazit ilaçlarını yaptıracağız. Belediyemiz gelmese tırnak kesimlerini veterinerlere yaptırıyoruz, bizim için fazladan masraf oluyor bir sürü para istiyorlar" diye konuştu.
Antalya’da park halindeki kamyon alev aldı, içindeki otel animasyon malzemeleri yandı
15 Haziran 2025 Pazar - 15:01 Antalya’da park halindeki kamyon alev aldı, içindeki otel animasyon malzemeleri yandı Antalya’nın Serik ilçesinde park halindeyken çıkan yangında kapalı kasa bir kamyon alev alev yandı. Sürücüsünün son anda fark ettiği yangın, itfaiyenin müdahalesiyle söndürüldü. Olay, Serik ilçesi Cumhuriyet Mahallesi Fatih Caddesi’nde Pazar sabahı saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Kerim D. yönetimindeki 42 BTL 14 plakalı kapalı kasa kamyon, cadde üzerine park halindeydi. Kamyonun içerisinde uyuyan Kerim D., arka lastiklerden yükselen alevlerle uyanarak durumu fark etti. Yangının büyümesi üzerine sürücü, aracını çalıştırarak yaklaşık 600 metre mesafedeki Hal kavşağına kadar sürdü. Alevlerin artması üzerine Kerim D, kamyonu terk ederken, olay yerine gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangının kontrol altına alındı. Yangın nedeniyle kamyonun arka kısmı tamamen yanarken, kasada bulunan otellerde kullanılmak üzere taşınan animasyon dekor malzemeleri de kullanılamaz hale geldi. İtfaiye ekipleri, malzemeleri dışarı çıkararak detaylı soğutma çalışması gerçekleştirdi. "Alevlerden dolayı uyandım. Oradan birisi arabamın tekerlerini yakmış" Yangının Pazar günü, araç ve yaya trafiğinin düşük olduğu saatlerde meydana gelmesi oluşabilecek bir faciayı önledi. Yangının çıkış nedeniyle ilgili teknik inceleme başlatılırken, kundaklama şüphesi üzerinde durulduğu öğrenilirken yangın ile ilgili açıklamalarda bulunan sürücü Kerim D., "Ben arabanın içinde uyuyordum. Alevlerden dolayı uyandım. Oradan birisi arabamın tekerlerini yakmış. Ben de kamyonu alıp buraya kadar getirdim. Yaklaşık 500-600 metre sürdüm" ifadelerini kullandı. Polis ekipleri olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı
YDKB Genel Başkanı Toraman: "Değişiklikler, bazı alanlarda olumlu adımlar içerse de uygulamada aksaklıklar doğurmaya açık"
15 Haziran 2025 Pazar - 12:56 YDKB Genel Başkanı Toraman: "Değişiklikler, bazı alanlarda olumlu adımlar içerse de uygulamada aksaklıklar doğurmaya açık" Yapı Denetim Kuruluşları Birliği (YDKB) Genel Başkanı Ramazan Fırat Toraman 12 Haziran tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan "Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile birlikte yapı denetim sektöründe hayata geçen çok sayıda yeni uygulamayı değerlendirdi. Toraman, "Yapı denetim sektörü, deprem başta olmak üzere birçok afete karşı halkın güvenliğini sağlayan birinci savunma hattıdır. Bu sistemin işleyişi, hem teknik hem hukuki hem de mali yönden adaletli olmak zorundadır. 12 Haziran’da yapılan değişiklikler, bazı alanlarda olumlu adımlar içerse de uygulamada aksaklıklar doğurmaya açıktır" dedi. YDKB Genel Merkezi gelişmeleri masaya yatırdı 12 Haziran 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan, "Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile birlikte yapı denetim sektöründe çok sayıda yeni uygulama hayata geçti. Denetim yetki kurallarından ücret tarifesine, cezai müeyyidelerden il dışı görevlendirme şartlarına kadar pek çok başlıkta köklü değişiklik yapıldı. Yapı Denetim Kuruluşları Birliği (YDKB) Genel Merkezi ise bu kritik değişiklikleri 13 Haziran’da Şanlıurfa Ticaret Ve Sanayi Odasında yaptığı olağanüstü toplantı ile yönetmeliği madde madde sıralayıp değerlendirdi. Nedir, ne değişti, yeni dönemde neler var Yönetmelikle iş fesih süresi 6 aydan 3 aya indirildi. Daha önce 6 ay içinde inşaata başlanmayan veya devam etmeyen işler için sözleşme feshi gündeme gelirken, yeni yönetmelikle bu süre 3 aya düşürüldü. Böylece denetim firmalarının uzun süre askıda kalan projelerle bağının kopartılmasının kolaylaşacağı kaydedildi. Hizmet bedelleri artık TÜFE + Yİ-ÜFE ortalamasıyla güncellenecek Önceden belirsiz biçimde güncellenen hizmet bedelleri artık her yıl TÜFE ve Yİ-ÜFE ortalamasına göre otomatik olarak artırılacak. Güncellemeler 1 Ocak itibarıyla geçerli olacak, Resmî Gazete ve Bakanlık portallarında yayımlanacak. Birim fiyatlar ve katsayılar güncellendi Yönetmeliğin 26. maddesiyle birlikte hem birim fiyatlar hem de katsayı oranları güncellendi. Mevcut işler için sadece güncel birim fiyatlar uygulanacak. Yeni başlayacak işler için ise hem yeni birim fiyatlar hem de yeni katsayılar geçerli olacak. Bu değişiklik ile denetim firmalarının gelir yapısı ekonomik gerçekliğe daha uygun hale getirildiği bildirildi. 500 metrekareye kadar yapılarda firma seçim serbestisi tanındı Küçük çaplı yapılar için yapı sahiplerine denetim firmasını seçme hakkı verildi. Yapı kullanım izin belgesi almayan fesihli işler de de yapı kalan inşaat alanı 500 metrekareden küçük olan inşaatlar da istediği denetim firmasıyla anlaşabilecek. Bu düzenlemenin elektronik görevlendirme dışında işlem yapılmasını mümkün kılarken, kontrolsüzlük riski taşıdığı yönünde sektörde tartışmaya sebep olduğu kaydedildi. Yeni model "Onaylı sıra sistemi" 500 metrekare üstü yapılar için 2’li alternatif Yeni yayımlanan tebliğe göre, yapı inşaat alanı 500 metrekarenin üzerinde olan yapılar için, yapı sahibi ile yapı denetim firması arasındaki ilişki yeni bir düzene kavuştu. Özellikle 45 ve üzeri aktif yapı denetim kuruluşu bulunan 16 il için bu sistem geçerlidir. YDKB toplantısında sistemin işleyişi şu şekilde açıklandı: "Yapı sahibi yapı ruhsatı başvurusunda bulunurken sistemi kullanarak havuza giriş yapar. Sistem, sıradaki yapı denetim kuruluşuna otomatik olarak ön teklif gönderir. Bu aşamada yapı denetim kuruluşu hiçbir işlem yapmaz, sadece sistemde ’beklemede’ kalır. Yapı sahibi veya proje müellifi, kendisine yönlendirilen yapı denetim kuruluşunu 3 iş günü içinde onaylarsa, otomatik olarak sözleşme süreci başlatılır. Onay verilmemesi halinde sistem, sıradaki yapı denetim kuruluşuna geçer. Bu durumda, yapı sahibi ile sıradaki yapı denetim kuruluşu arasında sözleşme imzalanması zorunlu hale gelir; yapı sahibine yeni bir tercih hakkı tanınmaz. Taraflar birbirini sistemden göremez. Bu da dış etkenlerden bağımsız, objektif bir sistem oluşturmayı hedefler." Bu modelle amacın tarafların iradesini koruyarak yapı sahibine belli bir seçim hakkı tanıdığı, aynı zamanda yapı denetim firmalarının birbirini görmeden adil ve sıraya dayalı bir süreçle iş almasını sağlaması olduğu ifade edilirken her ne kadar bağımsızlık ve denge gözetilmiş gibi görünse de, yapı sahibi lehine geniş bir manevra alanı tanındığı için sistemin bağımsız denetimini zayıflatabileceğine dikkati çekildi. YDKB Genel Başkanı Toraman her ne kadar bağımsızlık ve denge gözetilmiş gibi görünse de, yapı sahibi lehine geniş bir manevra alanı tanındığı için sistem bağımsız denetimi zayıflatabileceğini belirterek "Ayrıca, denetim firmalarının pasif rolü, piyasada eşit olmayan rekabet şartlarına yol açabilir" dedi. İller arası faaliyet şartlarının belirlenmesi Yapı denetim kuruluşlarının faaliyet alanlarını sadece merkez il ile sınırlandıran eski yaklaşım esnetildi. Artık belirli kriterleri sağlayan yapı denetim firmaları, elektronik görevlendirilebilecek başka illerde de faaliyet gösterebilecek. Kefalet Sigortası kabul edildi Artık sadece banka teminat mektubu değil; sigorta şirketlerinden alınan kefalet senetleri de teminat olarak kullanılabilecek. YDKB yönetimi bu durumun finansal erişimi kolaylaştırabilireceğini ancak zor ve riskli olabileceğine dikkat çekti. Yeni ceza başlıkları eklendi Denetçi firmanın beton dökümüne gitmezse, kalıp teslimini geciktirirse veya denetim görevini keyfi şekilde yapmazsa artık doğrudan fesih sebebi oluşabileceği maddesinin sektörde disiplin sağlayabileceği ancak kötüye kullanıma açık, yorum farklılıklarına neden olabileceği kaydedildi. Güçlendirme işlerinde oranlar netleşti Güçlendirme projelerinde yapı denetim hizmet bedeli, normal işin en az yüzde 25’i kadar olmak zorunda maddesinin "kapsamlı ama düşük ücretli" güçlendirme işlerini daha hakkaniyetli şekilde fiyatlandırılmış olacağının altı çizildi. Tadilat ve alan değişiminde kısmi bedel hesabı geldi Yapı ruhsatı alındıktan sonra değişiklik yapılırsa, yapı denetim firması artık yalnızca kalan alan üzerinden hizmet bedeli talep edecek. Bu sistem de seviye tespit tutanağı ile belgelenmek zorunda. YDKB Genel Merkezi: "Bu değişikliklerin sahada uygulanmasını adım adım takip edeceğiz" Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Genel Başkanı Ramazan Fırat Toraman yönetiminde toplanan Genel Merkez, bu değişikliklerin sahada oluşturacağı etkileri analiz etti. Başkan Toraman yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Yapı denetim sektörü, deprem başta olmak üzere birçok afete karşı halkın güvenliğini sağlayan birinci savunma hattıdır. Bu sistemin işleyişi, hem teknik hem hukuki hem de mali yönden adaletli olmak zorundadır. 12 Haziran’da yapılan değişiklikler, bazı alanlarda olumlu adımlar içerse de uygulamada aksaklıklar doğurmaya açık. YDKB olarak bu süreci yakından takip edecek, Bakanlık ile eşgüdüm içinde teknik önerilerimizi sunmaya devam edeceğiz." Sonuç olarak yeni yönetmelik ve sistemin daha maliyet kontrollü, daha çok denetlenen, ancak daha çok sorumluluk yüklenen bir yapıya evrildiği bilgisini paylaşan Toraman, "Yapı Denetim Kuruluşları Birliği, sektörün sesi ve sahadaki temsilcisi olarak süreci kurumsal çerçevede izlemeye, yorumlamaya ve yönlendirmeye devam edecektir" dedi.
YDKB Genel Başkanı  Toraman: "Değişiklikler, bazı alanlarda olumlu adımlar içerse de uygulamada aksaklıklar doğurmaya açık"
15 Haziran 2025 Pazar - 12:55 YDKB Genel Başkanı Toraman: "Değişiklikler, bazı alanlarda olumlu adımlar içerse de uygulamada aksaklıklar doğurmaya açık" Yapı Denetim Kuruluşları Birliği (YDKB) Genel Başkanı Ramazan Fırat Toraman 12 Haziran tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan "Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile birlikte yapı denetim sektöründe hayata geçen çok sayıda yeni uygulamayı değerlendirdi. Toraman, "Yapı denetim sektörü, deprem başta olmak üzere birçok afete karşı halkın güvenliğini sağlayan birinci savunma hattıdır. Bu sistemin işleyişi, hem teknik hem hukuki hem de mali yönden adaletli olmak zorundadır. 12 Haziran’da yapılan değişiklikler, bazı alanlarda olumlu adımlar içerse de uygulamada aksaklıklar doğurmaya açıktır" dedi. YDKB Genel Merkezi gelişmeleri masaya yatırdı 12 Haziran 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan "Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile birlikte yapı denetim sektöründe çok sayıda yeni uygulama hayata geçti. Denetim yetki kurallarından ücret tarifesine, cezai müeyyidelerden il dışı görevlendirme şartlarına kadar pek çok başlıkta köklü değişiklik yapıldı.Yapı Denetim Kuruluşları Birliği (YDKB) Genel Merkezi ise bu kritik değişiklikleri 13 Haziran’da Şanlıurfa Ticaret Ve Sanayi Odasında yaptığı olağanüstü toplantı ile yönetmeliği madde madde sıralayıp değerlendirdi. Nedir, ne değişti, yeni dönemde neler var Yönetmelikle iş fesih süresi 6 aydan 3 aya indirildi. Daha önce 6 ay içinde inşaata başlanmayan veya devam etmeyen işler için sözleşme feshi gündeme gelirken, yeni yönetmelikle bu süre 3 aya düşürüldü. Böylece denetim firmalarının uzun süre askıda kalan projelerle bağının kopartılmasının kolaylaşacağı kaydedildi. Hizmet bedelleri artık Tüfe + Yüfe ortalamasıyla güncellenecek Önceden belirsiz biçimde güncellenen hizmet bedelleri artık her yıl TÜFE ve Yİ-ÜFE ortalamasına göre otomatik olarak artırılacak. Güncellemeler 1 Ocak itibarıyla geçerli olacak, Resmî Gazete ve Bakanlık portallarında yayımlanacak. Birim fiyatlar ve katsayılar güncellendi Yönetmeliğin 26. maddesiyle birlikte hem birim fiyatlar hem de katsayı oranları güncellendi: Mevcut işler için sadece güncel birim fiyatlar uygulanacak. Yeni başlayacak işler için ise hem yeni birim fiyatlar hem de yeni katsayılar geçerli olacak. Bu değişiklik ile denetim firmalarının gelir yapısı ekonomik gerçekliğe daha uygun hale getirildiği bildirildi. 500 metrekareye kadar yapılarda firma seçim serbestisi tanındı Küçük çaplı yapılar için yapı sahiplerine denetim firmasını seçme hakkı verildi. Yapı kullanım izin belgesi almayan fesihli işler de de yapı kalan inşaat alanı 500 m2 den küçük olan inşaatlar da istediği denetim firmasıyla anlaşabilecek. Bu düzenlemenin elektronik görevlendirme dışında işlem yapılmasını mümkün kılarken, kontrolsüzlük riski taşıdığı yönünde sektörde tartışmaya sebep olduğu kaydedildi. Yeni model "Onaylı sıra sistemi" 500 metrekare üstü yapılar için 2’li alternatif Yeni yayımlanan tebliğe göre, yapı inşaat alanı 500 metrekarenin üzerinde olan yapılar için, yapı sahibi ile yapı denetim firması arasındaki ilişki yeni bir düzene kavuştu. Özellikle 45 ve üzeri aktif yapı denetim kuruluşu bulunan 16 il için bu sistem geçerlidir. YDKB toplantısında sistemin işleyişi şu şekilde açıklandı: "Yapı sahibi yapı ruhsatı başvurusunda bulunurken sistemi kullanarak havuza giriş yapar. Sistem, sıradaki yapı denetim kuruluşuna otomatik olarak ön teklif gönderir. Bu aşamada yapı denetim kuruluşu hiçbir işlem yapmaz, sadece sistemde "beklemede" kalır. Yapı sahibi veya proje müellifi, kendisine yönlendirilen yapı denetim kuruluşunu 3 iş günü içinde onaylarsa, otomatik olarak sözleşme süreci başlatılır. Onay verilmemesi halinde sistem, sıradaki yapı denetim kuruluşuna geçer. Bu durumda, yapı sahibi ile sıradaki yapı denetim kuruluşu arasında sözleşme imzalanması zorunlu hale gelir; yapı sahibine yeni bir tercih hakkı tanınmaz. Taraflar birbirini sistemden göremez. Bu da dış etkenlerden bağımsız, objektif bir sistem oluşturmayı hedefler." Bu modelle amacın tarafların iradesini koruyarak yapı sahibine belli bir seçim hakkı tanıdığı, aynı zamanda yapı denetim firmalarının birbirini görmeden adil ve sıraya dayalı bir süreçle iş almasını sağlaması olduğu ifade edilirken her ne kadar bağımsızlık ve denge gözetilmiş gibi görünse de, yapı sahibi lehine geniş bir manevra alanı tanındığı için sistemin bağımsız denetimini zayıflatabileceğine dikkati çekildi. YDKB Genel Başkanı Toraman her ne kadar bağımsızlık ve denge gözetilmiş gibi görünse de, yapı sahibi lehine geniş bir manevra alanı tanındığı için sistem bağımsız denetimi zayıflatabileceğini belirterek "Ayrıca, denetim firmalarının pasif rolü, piyasada eşit olmayan rekabet şartlarına yol açabilir" dedi. İller arası faaliyet şartlarının belirlenmesi Yapı denetim kuruluşlarının faaliyet alanlarını sadece merkez il ile sınırlandıran eski yaklaşım esnetildi. Artık belirli kriterleri sağlayan yapı denetim firmaları, elektronik görevlendirilebilecek başka illerde de faaliyet gösterebilecek. Kefalet Sigortası kabul edildi Artık sadece banka teminat mektubu değil; sigorta şirketlerinden alınan kefalet senetleri de teminat olarak kullanılabilecek. YDKB yönetimi bu durumun finansal erişimi kolaylaştırabilireceğini ancak zor ve riskli olabileceğine dikkat çekti. Yeni ceza başlıkları eklendi Denetçi firmanın beton dökümüne gitmezse, kalıp teslimini geciktirirse veya denetim görevini keyfi şekilde yapmazsa artık doğrudan fesih sebebi oluşabileceği maddesinin sektörde disiplin sağlayabileceği ancak kötüye kullanıma açık, yorum farklılıklarına neden olabileceği kaydedildi. Güçlendirme işlerinde oranlar netleşti Güçlendirme projelerinde yapı denetim hizmet bedeli, normal işin en az yüzde 25’i kadar olmak zorunda maddesinin "kapsamlı ama düşük ücretli" güçlendirme işlerini daha hakkaniyetli şekilde fiyatlandırılmış olacağının altı çizildi. Tadilat ve alan değişiminde kısmi bedel hesabı geldi Yapı ruhsatı alındıktan sonra değişiklik yapılırsa, yapı denetim firması artık yalnızca kalan alan üzerinden hizmet bedeli talep edecek. Bu sistem de seviye tespit tutanağı ile belgelenmek zorunda. YDKB Genel merkezi:" Bu değişikliklerin sahada uygulanmasını adım adım takip edeceğiz" Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Genel Başkanı Ramazan Fırat Toraman yönetiminde toplanan Genel Merkez, bu değişikliklerin sahada oluşturacağı etkileri analiz etti. Başkan Toraman yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:" "Yapı Denetim sektörü, deprem başta olmak üzere birçok afete karşı halkın güvenliğini sağlayan birinci savunma hattıdır. Bu sistemin işleyişi, hem teknik hem hukuki hem de mali yönden adaletli olmak zorundadır. 12 Haziran’da yapılan değişiklikler, bazı alanlarda olumlu adımlar içerse de uygulamada aksaklıklar doğurmaya açık. YDKB olarak bu süreci yakından takip edecek, Bakanlık ile eşgüdüm içinde teknik önerilerimizi sunmaya devam edeceğiz." Sonuç olarak yeni yönetmelik ve sistemin daha maliyet kontrollü daha çok denetlenen, ancak daha çok sorumluluk yüklenen bir yapıya evrildiği bilgisini paylaşan Toraman " Yapı Denetim Kuruluşları Birliği, sektörün sesi ve sahadaki temsilcisi olarak süreci kurumsal çerçevede izlemeye, yorumlamaya ve yönlendirmeye devam edecektir" dedi.
Sauna kullanımının 7 altın kuralı
15 Haziran 2025 Pazar - 12:08 Sauna kullanımının 7 altın kuralı Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Turan Aydın sauna kullanımının yararları ve bu konuda dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Turan Aydın, sauna kullanımının yararları ve bu konuda dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. Binlerce yıldır bir gelenek olan ve çoğunlukla rahatlamak ve dinç kalmak amacıyla kullanılan bir aktivite olan sauna banyosu giderek daha popüler hale geldiğini kaydeden Aydın, "Yapılan araştırmalar, sauna banyosunun keyif amaçlı kullanımının ötesinde birçok hastalıktan koruyucu ve sağlık sorunlarını tedavi edici olduğunu gösteriyor. Sauna sıcaklığında geçirilecek 15 dakikalık süre, günün yorgunluğundan kurtularak vücudun tazelenmesini sağlıyor. Saunanın ideal ortam şartlarında doğru kullanımı, özellikle kas kemik rahatsızlıklarında iyileşmeyi hızlandırarak ilaç kullanımına olan ihtiyacı azaltıyor" dedi. "Pek çok hastalıkta etkili oluyor" Prof. Dr. Ahmet Turan Aydın, saunanın terleme yoluyla vücuttan toksik maddelerin atılmasını ve ciltteki gözeneklerin temizlenmesini sağladığına işaret ederek, "Saunadaki sıcak ve kuru hava ile aniden karşılaşmanın doğrudan etkisi kalp ve dolaşım sistemine olmaktadır. Sauna ortamında cildin kan dolaşımında yüzde 5-10, kalp kan atımında yüzde 60-70 oranında artma olmaktadır. Bunun yanı sıra kaslar gevşeyerek rahatlar, yorgunluk ve stres ortadan kalkar. Yapılan araştırmalar sauna banyosunun; yüksek tansiyon ve kardiyovasküler, nörobilişsel, akciğer hastalıkları gibi damar dışı durumlar ve zihinsel sağlık bozukluklarında faydalı olduğunu göstermektedir. Ayrıca sauna cilt hastalıkları, artrit, baş ağrısı ve grip gibi rahatsızlıkları da hafifletmektedir" dedi. "Kas ve eklem hastalıklarında fayda sağlıyor" Saunanın sağladığı stres azaltma özelliğinin yanı sıra, vücuttaki antikor üretimi de artarak bağışıklık sistemini güçlendirdiğini kaydeden Aydın, "Astım, kronik bronşit, cilt hastalıkları, hormonal bozukluklar, uykusuzluk ve depresyonun tedavisinde de yararlı olan sauna banyosu sayesinde, özellikle romatizmal hastalıklarda eklem ağrısı ve hareket kısıtlığı, yüzde 40-70 oranında azalmaktadır. Doğru uygulanan sauna banyosu, kas ve eklem hastalıklarında sıcak tedavisi olarak kullanılmaktadır. Kas ağrıları, krampları ve eklem kireçlenmeleri olan hastalarda, yumuşak doku ve eklemlerde yaptığı yumuşatma etkisi ile yararlıdır. Yapılan araştırmalarda düzenli sauna kullanımının eklem ağrısını azalttığı, hareketi artırdığı ve hastanın daha az ilaç kullanmaya başladığını ortaya koymuştur" diye konuştu. Sauna kullanımında dikkat edilmesi gereken 7 kural Saunadan maksimum düzeyde faydalanabilmek için belirli ortamsal şartların sağlandığından emin olunması gerektiğinin altını çizen Aydın, dikkat edilmesi gereken kuralları ise şöyle sıraladı: "Saunanın nem ve havalanmasının optimum olabilmesi için ideal büyüklüğü 3 metrekare olmalıdır. İyi bir saunada yüz seviyesinde 80-100C ve ayaklar seviyesinde 30C ısı sağlanmalıdır. Nem en az (yüzde 10-20) olmalı ve hava sirkülasyonu da (3-8 kez /saatte) sık sağlanmalıdır. Saunada kalış süresi kişiden kişiye göre değişebilir. Ancak ideal kalış süresi 10-20 dakikadır. Yaşlılar, hamileler ve çocuklar düşük ısıda (70C) ve daha kısa sürelerde kalmalıdır. Saunada sıcak periyot, soğuk su banyosu ve dinlenme araları (en az 30 dakika) ile birlikte iki saatlik süre yeterlidir. Sauna haftada en az iki kez tekrarlanabilir." "Alkollü olarak saunaya girmek tehlikeli" Aydın, son olarak şunları kaydetti: "Sauna erişkinler için uygundur. 65 yaşın üzerinde dikkatli olunmalıdır. Ancak 2 yaşından sonra yaklaşık 70 derece ısıda ve ebeveynlerinin refakatinde haftada bir kez olmak ve 10 dakikayı geçmemek kaydıyla çocuklar da saunaya girebilir. Hipertansiyon, kalp hastalığı, obezite ve damar hastalığı olanlar saunadan kaçınmalıdır. Alkollü olarak girmek çok tehlikelidir, ani tansiyon düşmelerine neden olur. Hamilelerin kaçınmaları konusunda toplumda bir yargı olmasına rağmen döllenme ve hamilelik üzerinde olumsuz etkileri olmamaktadır."
Antalya’da LGS sınavı öğrenciler kadar velileri de heyecanlandırdı
15 Haziran 2025 Pazar - 11:54 Antalya’da LGS sınavı öğrenciler kadar velileri de heyecanlandırdı Antalya’da Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 8’inci sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav başladı. Sınav öncesi öğrenciler kadar velilerin de heyecan yaşadığı gözlendi. Antalya’da 8. sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki iki oturumdan oluşan sınavın birinci oturumu saat 09.30’da başladı. Saat 10.45’te sona eren ilk oturumun ardından ikinci oturum saat 11.30’da başladı ve 12.50’de sona erecek. Öğrenciler kadar veliler de heyecanlıydı Antalya’da belirlenen okullarda sınava girecek olan öğrenciler aileleri ile saatler öncesinden okul önüne gelerek beklemeye başladı. Sınavın başlangıç saatini okul önünde çocukları ile birlikte bekleyen velilerin de bir hayli heyecanlı olduğu görüldü. Saat 09.00’da kapıların açılması ile birlikte sınav belgeleri ile birlikte okuldaki görevliler tarafından uyarı, bilgilendirme yapılan öğrenciler sınıflara alındı. Çocuğunu sınav için Aldemir-Atilla konuk Anadolu Lisesi’ne getiren velilerden Hakim Ak, "Oğlumuzu bütün veliler gibi sınava getirdik. Onlar kadar bizde heyecanlıyız. İnşallah bütün öğrencilerimiz başarılı bir sonuç alırlar ve istedikleri liseyi kazanırlar. Lise üniversiteden önce temel eğitimin verildiği yer olduğu için önemli. Tüm öğrencilere başarılar diliyorum" dedi. "Üniversiteye giden yolda önemli" Kızını sınava getiren Mehmet Kurtel ise, üniversiteye giden yolda çocukların alacağı eğitimin oldukça önemli olduğunu belirterek, "Kızımızı sınava getirdik bugün, kendisi ve tüm çocuklarımız adına heyecanlıyız. Lisenin önemi artık daha fazla kendisini göstermeye başladı. Üniversiteye giden yolda alacakları eğitimin oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz. Yarışmacı sistemin çocuklar üzerinde bıraktığı tahribatta oldukça önemli. Liseler arasında bu kadar fark olmasaydı çocuklar yarış içerisinde olup kendilerini psikolojik olarak rahatsız hissetmeye bilirlerdi. Liseler arasındaki farkın denetimin belirli bir seviyeye getirilmesi, her lisenin fen lisesi ve Anadolu lisesi kalitesinde bir eğitim verdiği günleri umut ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Herkes doktor, avukat olmak zorunda değil" Herkesin doktor veya avukat olmak durumunda olmadığını çocukların ortaokul döneminden itibaren mesleklere yönlendirilmesi gerektiğini belirten Kurtel, "Mutlaka eleminasyon olması gerektiğini düşünüyoruz, ama bunun bu kadar hayat memat meselesi olarak ergenlik çağındaki çocukların önünde dağ gibi durması biraz onların da psikolojisini etkilediğini düşünüyorum. Mutlaka eleminasyon olacaktır, fakat kurumlar arasında bu kadar eğitim seviye farkının olmadığı bir eğitim sistemi gayet mümkün. Mühim olan aradaki farkı kapatarak daha iyi, daha verimli bir eğitime çocukları yönlendirmek. Özellikle herkes doktor veya avukat olmak durumunda olmadığını, mesleklere yönlendirmemiz gerektiğini, ortaokul itibariyle meslek seçimleri ile ilgili okul ve kurumların gözlemlerini liyakatli bir şekilde ortaya koymalarını, çocukların meslek liselerine mesleklere yönlendirilmesini yaşayacağımız günleri temenni ediyoruz" şeklinde konuştu