Yerel Haberler
Antalya
"5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali" kapılarını açtı 08 Mayıs 2026 Cuma - 21:31:59 Antalya’nın zengin mutfak kültürünü tanıtmak, yöresel lezzetlerini ve coğrafi işaretli ürünlerini geniş kitlelere duyurmak amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali "Her Sofra Başka Bir Hikaye" temasıyla bu yıl da ziyaretçilere kapılarını açtı. "Her Sofra Başka Bir Hikaye" temasıyla bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin resmi açılış töreni Karaalioğlu Parkı’nda Antalyalıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, meslek odası başkanları ve gastronomi dünyasının tanınmış isimleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış töreninde konuşan Vali Şahin, "Bizim her soframız başka bir hikaye barındırıyor ama bazı şeyler var ki her sofrada aynı. Mesela bizde her sofrada bereket var. Bizim sofralarımızın hepsinde değişmeyen misafirperverlik, samimiyet, içtenlik var. Ne yok israf yok. Şimdi sürdürülebilirlik diyorlar. Bizim büyüklerimizin sofralarında ismi konmamış sürdürülebilirlik hep vardı. Çöp çıkmazdı her şey kullanılırdı. Bizim yeniden elde etmemiz gereken bu değerler. FoodFest belki bunun da öncüsü olacaktır" dedi. Vali Şahin, FoodFest’in 5 yıldır organizasyonunu düzenleyen ve kurumsallaşmış bir yapıya kavuşturan Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni de Başkan Vekili Büşra Özdemir’in şahsında kutladı. Her sofrada Antalya hikayesi Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, FoodFest’in yalnızca bir gastronomi festivali olmadığını, Antalya’nın kültürünü, üretimini ve hafızasını dünyaya taşıyan güçlü bir değer olduğunu söyledi. Özdemir, 4 yıl önce Muhittin Böcek’in öncülüğünde "Antalya’dan Dünyaya" mottosuyla yola çıktıklarını belirterek festivalin bugün bir marka haline geldiğini ifade etti. Özdemir, "Bazen bir şehir kendini en güzel sofralarında anlatır. Bir tatta geçmişini, bir kokuda hatıralarını yaşatır. İşte tam olarak böyle bir şehir Antalya" sözleriyle kentin gastronomi kültürüne dikkat çekti. Antalya’nın bereketli topraklarında yetişen ürünlerin, şeflerin yorumuyla kültüre ve sanata dönüştüğünü vurgulayan Özdemir, festivalin Antalya halkına bırakılmış bir miras olduğunu dile getirdi. Yerel ürünler vitrine çıktı Antalya’nın dünyanın en büyük örtü altı tarım merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Özdemir, kentin sahip olduğu endemik bitki çeşitliliği ve Akdeniz yeşilliklerinin festivalin bu yılki ana odağı olduğunu ifade etti. Yerel üreticilerin ürünlerinin festival boyunca şeflerin özel sunumlarında kullanılırken, ziyaretçilerin de Antalya mutfağını daha yakından tanıma fırsatı bulacağını söyleyen Büşra Özdemir, 3 gün boyunca sürecek festival kapsamında yurt içinden ve yurt dışından gelecek ödüllü şefler ile sektörün farklı alanlarındaki çok sayıda önemli isme ev sahipliği yapacağını belirtti. Konuşmalardan sonra ise Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Vali Hulusi Şahin’e teşekkür plaketi takdim etti. Daha sonra ise Vali Hulusi Şahin ve Başkan Vekili Büşra Özdemir katılımcılarla birlikte 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış kurdelesini kesti. Açılış töreninden sonra ise Başkan Vekili Büşra Özdemir ve Vali Hulusi Şahin, katılımcılarla birlikte festival alanını gezdi. Alanda Antalya ve Türk mutfağının birbirinden farklı ürünlerinin yer aldığı stantları ziyaret eden Vali Şahin ve Büşra Özdemir, işletmecilerle sohbet ederek, katılımlarından dolayı teşekkür etti ve tadımlar gerçekleştirdi. Gastronomi,şehir ve markalaşması konuşuldu 5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali’nin ilk paneli Türk yemek tarihçisi şef Vedat Başaran moderatörlüğünde gerçekleşti. Panele AKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ve Sözen Group CEO’su Gökmen Sözen katıldı. Gerçekleştirilen panelde gastronominin turizm üzerine etkisi, yerel mutfağın korunması ve şehirlerin gastronomiyle markalaşması konuları ele alındı. 5. Uluslararası FoodFest Antalya Gastronomi Festivali kapsamında üç gün boyunca workshoplar, şef gösterileri, tadım etkinlikleri ve paneller gerçekleştirilecek. Festival süresince Antalya’nın yerel ürünleri ve mutfak kültürü binlerce ziyaretçiyle buluşmaya devam edecek.
08 Mayıs 2026 Cuma - 21:11 Ukrayna Kültür Parkı yenileme çalışmalarının ardından ziyarete açıldı Antalya’da Ukrayna Kültür Parkı, kapsamlı yenileme çalışmalarının ardından düzenlenen törenle yeniden ziyarete açıldı. Törende konuşan Ukrayna’nın Antalya Başkonsolosu Boğdan Konopliastyi, parkın yalnızca bir dinlenme alanı olmadığını belirterek, Ukrayna kültürünün, tarihinin ve ulusal kimliğinin Türkiye’deki önemli sembollerinden biri hâline geldiğini vurguladı. Muratpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Oya Kansu da, Antalya’da yaşayan Ukrayna toplumu ile kurulan dostane ilişkilerin önemine dikkat çekerek, kültürel iş birliğinin güçlenerek devam edeceğini ifade etti. Konuşmaların ardından davetlilere kısa bir sanat programı sunuldu. Ukrayna halk şarkıları, geleneksel Ukrayna enstrümanları eşliğinde gerçekleştirilen performanslar ve keman konseri törene renk kattı. Taras Şevçenko anıtının bulunduğu park yenilendi Ukrayna Kültür Parkı, 2019 yılında "Ukrayna Ailesi" Derneği’nin girişimi ve Muratpaşa Belediyesi’nin katkılarıyla hayata geçirildi. Parkta, Temmuz 2020’de Ukraynalı şair, ressam ve düşünür Taras Şevçenko’ya adanan anıt yerini aldı. Anıt heykeltıraş Salih Akbulut tarafından yapıldı. 2025-2026 yıllarında ise Ukrayna’nın Antalya Başkonsolosluğunun girişimi ve Ukraynalı iş insanlarının desteğiyle parkta modernizasyon çalışması gerçekleştirildi. Çalışmalarla, ziyaretçileri Ukrayna kültürünün atmosferine daha derinlemesine dahil edecek çağdaş bir kültür alanı oluşturulması amaçlandı. Parktaki çalışmalar, Muratpaşa Belediyesi, Ukraynalı iş insanları, Ukrayna Mykhailo Drahomanov Devlet Üniversitesi Teknoloji ve Tasarım Fakültesi öğrencileri, Ukrayna Ailesi Derneği ve Antalya’da yaşayan Ukraynalıların katılımıyla tamamlandı. Tören kapsamında Ukrayna’nın Antalya Başkonsolosu Boğdan Konopliastyi, parkın yenilenmesine katkı sunan sponsorlar, sanatçılar ve ustalara teşekkür belgeleri takdim etti.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:38 Akdeniz Üniversitesi’nde mezuniyet coşkusu İlahiyat Fakültesi ile başladı Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde düzenlenen mezuniyet töreninde 120 öğrenci mezun olmanın sevincini yaşadı. Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen mezuniyet törenine Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şükrü Özen, Prof. Dr. Cengiz Toker, Antalya İl Müftüsü Aydın Yığman, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Sözen, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Sabri Yılmaz, Prof. Dr. Ali Kürşat Turgut, akademisyenler, mezun olan öğrenciler ve aileleri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam etti. "Mezuniyet sevinci yaşayan öğrencilerimizi tebrik ediyorum" Törende konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Burada Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültemizin mezuniyet töreninde sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet ve gurur duyuyorum. Hayatınızın önemli dönüm noktalarından birini bugün hep birlikte yaşıyoruz. Uzun ve emek dolu bir eğitim sürecini başarıyla tamamlayarak mezuniyet sevincini yaşayan öğrencilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Aynı zamanda onların yetişmesinde büyük fedakârlık gösteren ailelerimize ve özveriyle emek veren akademisyenlerimize teşekkür ediyorum" dedi. "Zihinlere ve kalplere dokunacaksınız" Rektör Özkan, "İlahiyat eğitimi, teorik bilgi edinmekten ibaret değildir. Bu alan, ahlaki sorumluluğu, vicdanı, hikmeti, adaleti ve insan sevgisini merkeze alan çok kıymetli bir eğitim alanıdır. Sizler, bugün diplomalarınızı alırken aslında toplumun manevi dünyasına rehberlik edecek, zihinlere ve kalplere dokunacak büyük bir sorumluluğu da omuzlarınıza alıyorsunuz. İçinde bulunduğumuz çağ, bilginin hızla yayıldığı ancak aynı zamanda bilgi kirliliğinin ve manevi boşluğun da derinleştiği bir dönemdir. İnsanlığın her zamankinden daha fazla sağduyuya, merhamete, doğru bilgiye ve birlikte yaşama kültürüne ihtiyaç duyduğu bir çağda, sizlerin taşıdığı misyon çok değerlidir. Sizler, dijital gürültünün arasında hakkın ve hakikatin sesi olacak, aşırılıklardan uzak, İslam’ın kuşatıcı dilini temsil edeceksiniz. Modern dünyanın sorularına, kadim medeniyetimizin mirasıyla cevap üretecek olan sizlersiniz. Sahip olduğunuz ilmi birikimi, etik değerlerle ve toplumsal sorumluluk bilinciyle birleştirerek ülkemize ve insanlığa önemli katkılar sunacağınıza yürekten inanıyorum" şeklinde konuştu. "Evrensel bir dille, nezaketle dünyaya anlatmak zorundayız" Rektör Özkan, "Omuzlarınızdaki bu yük sadece yerel bir vazife de değildir; sizlerin sınırları aşan küresel bir sorumluluğu da var. Maalesef günümüzde dünyada İslam’ın barış ve rahmet mesaj,; cehalet, ön yargılar ve kasıtlı algı operasyonlarının gölgesinde bırakılmak isteniyor. İslamofobi adı altında büyütülen bu asılsız korkular, ne yazık ki dinimizin asıl çehresinin görülmesine engel oluyor. Önümüzde uzun bir yol var. Aranızdan bazıları akademik kariyerine devam edecek, bazılarınız ise hayatın bambaşka alanlarında hizmet verecek. Ancak şunu hiç unutmayın: Bizim bu ön yargıları kırmak için sloganlara değil,; bilime, akla ve nitelikli akademik çalışmalara ihtiyacımız var. Bizler, mensubu olduğumuz bu güzel dini evrensel bir dille, nezaketle dünyaya anlatmak zorundayız" ifadelerini kullandı. "Gazze’deki Müslümanların onurlu duruşu oyunu bozdu" Rektör Özkan, "Aslında bugün yıllardır o yıkılmaz sanılan algı duvarlarının nasıl yerle bir olduğuna hep birlikte şahitlik ediyoruz. İsrail’in uyguladığı soykırıma karşı Gazze’deki Müslümanların onurlu duruşu oyunu bozdu. Batı’nın yıllarca ilmek ilmek işlediği tehdit olarak sunulan Müslüman imajı darmadağın oldu. İsrail’in sığındığı mağduriyet maskesi ise bizzat kendi elleriyle düştü. Sokaklara taşan dayanışma ruhu ve özellikle Batı gençliğinin bu sarsılmaz inanca duyduğu hayranlık, aslında küresel bir uyanışın ayak sesleri oldu. Trajedinin içinden doğan bu yeni farkındalık eşiğinde bizlere düşen bu uyanışı entelektüel bir birikimle beslemek ve hakikatin sesini her mecrada en gür şekilde duyurmaktır" dedi. "Akdeniz Üniversitesi ailesinin parçası olmaya devam edeceksiniz" Rektör Özkan, "Üniversite yılları boyunca akademik yetkinlik kazandınız, aynı zamanda dostluklar kurdunuz, zorluklarla mücadele ettiniz, kendinizi geliştirdiniz ve hayata dair önemli deneyimler edindiniz. Bundan sonraki yaşamınızda da öğrenmeye açık olacağınıza, bilimin ışığından ve insani değerlerden ayrılmayacağınıza inanıyorum. Bugün mezun olarak aramızdan ayrılıyor olsanız da Akdeniz Üniversitesi ailesinin değerli birer parçası olmaya devam edeceksiniz. Üniversitemizin kapıları sizlere her zaman açık olacaktır. Sizlerin başarıları, bizlerin en büyük iftihar kaynağı olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, mezuniyetinizin sizlere, ailelerinize, üniversitemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, yolunuzun ve bahtınızın açık olmasını temenni ediyorum. Başarılarınız daim olsun" şeklinde konuştu. 34 yılda bin 84 mezun İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Sözen, fakültenin 1992’deki kuruluşundan bu yana katettiği mesafeyi vurgulayarak, bu yıl mezun olan 120 öğrenciyle birlikte toplam mezun sayısının bin 84’e ulaştığını belirtti. Fakültenin sadece lisans değil, 2 binden fazla lisansüstü öğrencisiyle akademik alanda da güçlü bir merkez olduğunu ifade eden Sözen, Akdeniz İlahiyat Dergisi ve Bülteni gibi yayınlarla bilimsel çıtayı yükselttiklerini, TÜBİTAK projeleri ve toplumsal katkı faaliyetleriyle Antalya’nın her noktasında varlık gösterdiklerini dile getirdi. Desteklerinden dolayı Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkürlerini sunan Sözen, fakültenin uluslararası düzeyde tanınır hale gelmesi için çalışmaların kararlılıkla süreceğini kaydetti. Mezun olan öğrencilere ve ailelerine seslenen Prof. Dr. Kemal Sözen, gençlerin beş yıl önce kendilerine emanet edilen birer cevher olduğunu ve bugün vatana, millete hizmet etmeye hazır donanımlı bireyler olarak uğurlandıklarını söyledi. Bilimin ışığında, temel kaynakları referans alarak toplumu aydınlatmanın ulvi bir sorumluluk olduğunu hatırlatan Sözen, "Peygamberimizin ’Hikmet müminin yitiğidir’ ilkesini düstur edinerek; mutaassıplıktan ve hurafelerden uzak, ilmin izinde bir hayat sürün" mesajını verdi. Akdeniz Üniversitesi mezunu olmanın gururunu taşımaları gerektiğini belirten Dekan Sözen, mezunlarla bağlarını hiçbir zaman koparmayacaklarını ifade ederek, gençlere meslek hayatlarında başarılar diledi. İlahiyat Fakültesi birincisi Nur Efşan Barkuş ise İlahiyat Fakültesini bitirmenin gururunu yaşadıklarını ifade ederek, eğitim ve öğretim hayatlarına katkıda bulunan öğretim üyelerine teşekkür etti. Konuşmaların ardından İlahiyat Fakültesi birincisi Nur Efşan Barkuş, ikincisi Hatice Vurgun ve üçüncüsü Zeynep Sevgi Önce’ye mezuniyet belgelerini Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan takdim etti. Tören belgelerin mezunlara takdiminin ardından son buldu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:59 ALKÜ’de Alanya milli teknoloji hackathonu yarışları tamamladı Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) düzenlenen Alanya Milli Teknoloji Hackathonu Yarışması, ALKÜ ve Alanya tarihinde bir ilke imza atarak lise ve üniversite kategorilerinde yarışan genç yetenekleri sektörün ve akademinin önde gelen isimleriyle aynı çatı altında buluşturdu. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bilim ve teknoloji alanında her geçen gün yeniliklere ve ilklere imza atmaya devam ediyor. SiberAlkü Topluluğu ve Nexus ALKÜ öncülüğünde düzenlenen Alanya Milli Teknoloji Hackathonu Yarışması ile hem üniversite hem de Alanya tarihinde bir ilke imza atıldı. Yarışma ile lise ve üniversite kategorilerinde yarışan genç yetenekler, sektörün ve akademinin önde gelen isimleriyle aynı çatı altında buluşturuldu. Lise ve üniversite olmak üzere iki ayrı kategoride düzenlenen yarışmanın hakem heyetinde InspireIT Bilgi Teknolojileri Danışmanlığı Yöneticisi Hakan Ergun, Platform Siber Güvenlik Mühendisi, HAVELSAN Uğur Duman, ALKÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz Kemal Yüce, ALKÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Mert Gülsoy ve Siber Güvenlik Araştırmacısı, TÜBİTAK BİLGEM Siber Güvenlik Enstitüsünden Selahattin Polat yer aldı. Gençler vizyonlarını sergiledi Hakem heyeti, etkinlik süresinde tüm takımları tek tek ziyaret ederek geliştirilen projeleri yakından inceledi ve katılımcıların sorularını ayrıntılı biçimde yanıtladı. Sektör ve akademinin deneyimli isimleri, birikimlerini yarışmacılarla paylaşarak hackathonun mentorluk boyutunu güçlendirdi. Üniversite kategorisinde yarışan ekipler, yerli ve milli teknolojiler ekseninde geliştirdikleri özgün yazılım ve siber güvenlik çözümlerini hakem heyetine ve salondaki katılımcılara sundu. Sektör ile akademinin aynı salonda buluştuğu sunumlar, gençlerin teknik birikimini ve girişimcilik vizyonunu gözler önüne serdi. Lise kategorisindeki genç yarışmacılar ise sınırlı sürede ortaya koydukları yenilikçi fikirlerini ve teknolojik çözümlerini jüriye sundu. Lise sıralarından üniversite kampüslerine uzanan farklı yaş gruplarının ortak bir teknoloji vizyonu etrafında bir araya gelmesi, etkinliğin en kıymetli kazanımlarından biri olarak öne çıktı. Yarışma sonunda hünerlerini gösteren takımlara ödülleri verildi. Toplam 42 bin 500 TL’lik ödül havuzunun sahiplerini bulduğu yarışmada Üniversite Kategorisi’nde birinciliği DevrimSoft, ikinciliği FinEngineers takımları kazandı. Lise Kategorisi’nde ise birincilik 65+ takımının, ikincilik KİKİ takımının oldu. Yarışma sonunda başta InspireIT Bilgi Teknolojileri Danışmanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere etkinliğin gerçekleştirilmesine katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür edilirken, dereceye giren ekipler tebrik edildi ve yarışmaya katılan tüm takımların ortaya koyduğu çaba takdirle karşılandı. Yarışma toplu aile fotoğrafıyla sona erdi. Yarışmadan sonra ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Işık Bayraktar, yarışmanın düzenlenmesinde emeği geçen hakem heyetini tebrik ederek plaket takdim etti. Hackathonu nedir? Genellikle 24-48 saat süren, yazılımcıların, tasarımcıların ve proje yöneticilerinin takımlar halinde yoğun bir şekilde çalışarak belirli bir probleme veya temaya yönelik çalışan bir prototip (yazılım/donanım) geliştirdikleri yarışma odaklı teknoloji etkinliğidir.
Kepez’den öğrencilere ücretsiz deneme sınavı fırsatı
30 Mayıs 2025 Cuma - 11:57 Kepez’den öğrencilere ücretsiz deneme sınavı fırsatı Kepez Belediyesi, sınavlara hazırlanan öğrencilerin başarılarını artırmak ve sınav heyecanını önceden deneyimlemelerini sağlamak amacıyla Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ve Liselere Geçiş Sistemi (LGS) adaylarına yönelik ücretsiz deneme sınavı düzenliyor. 1 Haziran tarihinde yapılacak deneme sınavlarında, öğrenciler gerçek sınav şartlarını birebir yaşayacak. Kepez Belediyesi, öğrencilere eğitimde fırsat eşitliği sunmak amacıyla sosyal destek projelerine bir yenisini daha ekliyor. YKS ve LGS adaylarına yönelik olarak hazırlanan ücretsiz deneme sınavı, hem öğrencilerin bilgi düzeyini ölçmeyi hem de zaman yönetimi ve sınav stratejilerini geliştirmeyi hedefliyor. Gerçek sınav formatında düzenlenecek 1 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek deneme sınavlarının LGS oturumu, Kepez Belediyesi’ne bağlı etüt kurs merkezlerinde; YKS oturumu ise Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda yapılacak. Sınavlar, ÖSYM ve MEB formatına uygun şekilde hazırlanacak ve öğrencilerin sınav öncesinde kendilerini gerçek şartlarda test etmelerine imkân tanıyacak. Başvurular 30 Mayıs’a kadar Sınavlara katılmak isteyen öğrencilerin 30 Mayıs tarihine kadar başvurularını tamamlamaları gerekiyor. Başvurular, Teomanpaşa Yasin Naci Ağaroğlu, Esentepe Amir Ateş, Sütçüler Osmangazi, Şafak Orhangazi, Varsak Adnan Menderes ve Barış Mahallesi’ndeki Kepez Belediyesi Etüt Merkezleri’nden yapılabilecek. Eğitimde fırsat eşitliği vurgusu Kepez Belediyesi yetkilileri, düzenlenen deneme sınavlarıyla gençlerin sınav sürecine daha hazır ve özgüvenli şekilde girmelerini amaçladıklarını belirterek, eğitimde fırsat eşitliği ilkesi doğrultusunda çalışmaların devam edeceğini bildirdi.
Akdenizli öğrenciler Hatay’da kütüphane kurdu
30 Mayıs 2025 Cuma - 11:53 Akdenizli öğrenciler Hatay’da kütüphane kurdu Akdeniz Üniversitesi öğrencileri, "Bir Kitap, Bir Hayal, Bir Umut" sloganıyla başlattıkları sosyal sorumluluk projesi kapsamında Hatay’ın Defne ilçesinde kullanılmayan bir depoyu modern bir kütüphane ve çok amaçlı okuma salonuna dönüştürdü. Depremden etkilenen çocuklara moral ve eğitim desteği sağlamayı hedefleyen projede tüm süreç öğrenciler tarafından üstlenildi. Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler ve Tanıtım Programı’ndan 3’ü Hataylı 7 öğrenci, Öğr. Gör. Özlem Mansuroğlu Reyhan öncülüğünde yaklaşık 3 ay süren bir çalışma yürüterek, Defne ilçesindeki Subaşı Mehmet Akif İlkokulu’na kütüphane kazandırdı. Kütüphanesi bulunmayan okulda kullanılmayan bir depo, gerekli altyapı ve tadilat işlemlerinin ardından renkli, modern ve çocuk dostu bir okuma salonuna dönüştürüldü. Projede kitap rafları, masa-sandalye takımları ve projeksiyon sistemi gibi eğitim destekleyici ekipmanlar da yer aldı. Tüm süreci öğrenciler yönetti Öğrenciler Emilay Günsay, Mehmet Zeki Erciyaş, Buse Karakurt, Selma Kabasakal, Rahime Al, Aziza Ali, Mine Altay ve Berfin Kılgı, öğretmenleriyle birlikte kapı girişinden duvar ve tavan tadilatına, elektrik altyapısından boyama işlemlerine kadar tüm süreci üstlendi. Alanı daha cazip hale getirmek amacıyla çocuk temalı duvar resimleri ise sanatçı Derya Tatlıcı tarafından yapıldı. "Sıradan bir kütüphane değil, umutların mekânı" Proje koordinatörü Öğr. Gör. Özlem Mansuroğlu Reyhan, "Bu sıradan bir kütüphane yenileme değil, atıl bir alanı çocukların geleceğine katkı sağlayacak bir merkez haline getirdik. Hataylı öğrencilerimizin saha çalışmasına aktif katılması büyük avantaj sağladı. Çocukların gözlerindeki mutluluğu görmek her şeye değdi" dedi. Kendisinin de Hataylı olduğunu ifade eden Reyhan, "Depremin en büyük mağdurları çocuklar. Onların hayata yeniden tutunabilmeleri için elimizden gelen desteği vermeliyiz. Bu sadece eğitim değil, aynı zamanda psikolojik iyileşmenin de bir parçası" diye konuştu. "Memleketime katkı sağlamak gurur verici" Projede yer alan ve aynı zamanda Hataylı olan Halkla İlişkiler 2. sınıf öğrencisi Emilay Günsay da, "Çocukların yüzündeki o mutluluğu görmek her şeye bedeldi. Memleketime katkı sağlamak benim için gurur kaynağı" ifadelerini kullandı. "Bir Kitap, Bir Hayal, Bir Umut" sloganıyla yola çıkan üniversiteli gençler, sosyal sorumluluk bilinciyle eğitim ortamlarını iyileştirmekle kalmayıp çocukların hayallerine de dokunan kalıcı bir projeye imza attı.
Kepez’de 51 kilometrelik kaldırım çalışması
30 Mayıs 2025 Cuma - 11:52 Kepez’de 51 kilometrelik kaldırım çalışması Antalya’nın Kepez ilçesinde yürütülen altyapı çalışmaları kapsamında, vatandaşlara daha güvenli ve konforlu bir ulaşım imkânı sunmak amacıyla 51 kilometrelik kaldırım inşa edildi. Kepez Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerince hayata geçirilen projelerle, ilçenin ulaşım altyapısı baştan sona yenileniyor. Kepez Belediyesi, şehircilik anlayışını yaya güvenliği ve erişilebilirlik temeli üzerine inşa ederek, son 13 ayda 51 kilometre uzunluğunda kaldırım çalışmasını tamamladı. Yeni yapılan kaldırımlar sayesinde cadde ve sokaklar, hem yayalar hem de araç sürücüleri için daha güvenli hale geldi. Öncelikli olarak okul çevreleri, sağlık kuruluşları ve yaya yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelere yapılan kaldırım düzenlemeleriyle bu alanlarda vatandaşların ulaşımı daha konforlu ve güvenli hale getirildi. "Modern ve yaşanabilir Kepez için çalışıyoruz" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, kaldırım projelerinin yalnızca bir çevre düzenlemesi değil, aynı zamanda yaya güvenliğini esas alan önemli bir şehircilik adımı olduğunu vurguladı. Başkan Kocagöz, "Yürüttüğümüz kaldırım çalışmalarıyla vatandaşlarımızın günlük yaşamlarını kolaylaştırmayı ve Kepez’i daha güvenli, yaşanabilir bir kent haline getirmeyi hedefliyoruz. Altyapı yatırımlarımız kesintisiz şekilde sürecek" ifadelerini kullandı.
Kadın üretici dolu felaketini gözyaşlarıyla anlattı
30 Mayıs 2025 Cuma - 11:50 Kadın üretici dolu felaketini gözyaşlarıyla anlattı Antalya’nın Serik ilçesinde dün etkili olan dolu yağışı seraları ve tarım arazilerini vurdu. Ürünleri zarar gören üretici Burçak Uysal, yaşadıklarını gözyaşlarıyla anlatırken, "Bütün bahçem mahvoldu, bu sene çiftçinin başına gelmeyen kalmadı. Burada resmen felaketi yaşıyoruz" dedi. Serik ilçesinde dün sabah saatlerinde aniden bastıran şiddetli sağanak ve dolu yağışı, ilçede hayatı olumsuz etkiledi. Meteorolojinin uyarılarının ardından gelen yağış Eskiyörük, Yanköy, Tekke, Zırlankaya ve Pınarcık mahallelerinde büyük zarara yol açtı. Yağış nedeniyle bazı seralar tamamen çökerken, çok sayıda aracın camları kırıldı. Çöken seralarda yetiştirilen domates ve biberler büyük zarar gördü. Açık alandaki karpuz tarlalarının da doludan etkilendiği bildirildi. "Tarım bir kere daha şakaya gelmeyeceğini gösterdi bize" Ürünleri dolu nedeniyle zarar gören üretici Burçak Uysal ise yaşadıklarını gözyaşlarıyla anlattı. Uysal, "Artık söyleyecek hiçbir söz yok. Burada felaket koptu. Bu meyve bitti şu anda. Bahçede arabanın bile camları kırıldı. Bütün bahçem mahvoldu. Bu sene bu çiftçi ne çekti tarım bir kere daha şakaya gelmeyeceğini gösterdi bize" dedi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri de dolu yağışının ardından sahaya inerek incelemelerde bulundu. Resmi hasar tespit çalışmalarının kısa sürede tamamlanarak rapor haline getirileceği belirtildi.
Sarısu Kadınlar Plajı 1 Haziran’da açılıyor
30 Mayıs 2025 Cuma - 11:28 Sarısu Kadınlar Plajı 1 Haziran’da açılıyor Antalya Büyükşehir Belediyesi, Sarısu Kadınlar Plajı’nı yeni sezonda da binlerce kadına güvenli, konforlu ve keyifli bir sosyal yaşam alanı olarak sunmaya hazırlanıyor. Sarısu Kadınlar Plajı’nda yürütülen bakım ve onarım çalışmaları tamamlandı. Plaj 1 Haziran Pazar gününden itibaren hizmet vermeye başlayacak. Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden ANET A.Ş. tarafından işletilen Sarısu Kadınlar Plajı, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte kapsamlı bir bakım sürecine girdi. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ile Çevre Koruma Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarla, kış aylarında deforme olan alanlarda bakım ve onarım işlemleri yapılırken, ağaç budama ve genel temizlik çalışmaları gerçekleştirildi. Ayrıca alanda; sinek kapanları kurulumu, lavabo, su birikintileri ve rögar deliklerinin ilaçlanması, boyama, şezlong kurulumu gibi çalışmalar da yapıldı. Yaz sezonu öncesinde başlatılan hummalı çalışmaların tamamlanmasının ardından, Sarısu Kadınlar Plajı sezona hazır hale geldi. Kadınlar Plajı 1 Haziran Pazar günü kapılarını açacak. Plaj 09.00-19.00 saatleri arasında yalnızca kadınlara, 19.00’dan itibaren tüm halka açık olacak. Kadınlara özel sosyal yaşam alanı Girişin ücretsiz olduğu Sarısu Kadınlar Plajı, günün belli saatlerinde, sadece kadınlara özel hizmet vermesiyle dikkat çekiyor. Cankurtarandan güvenliğine, temizlik personelinden restoran ve kafe çalışanlarına kadar tüm personelin kadın olduğu plajda, misafirler güvenli ve huzurlu bir ortamda denize girmenin yanı sıra, piknik alanlarında da keyifli vakit geçirme imkanı buluyorlar. Plajda yer alan restoran, kafe, butik gibi sosyal alanlar da ziyaretçilerin ihtiyaçlarına yönelik hizmet veriyor. Sarısu Kadınlar Plajı, bu yaz da her yaştan, binlerce yerli ve yabancı kadının ziyaret ettiği bir tesis olacak.
Prematüre bir bebeğin yaşam mücadelesi, yapay zekâ destekli uygulamaya dönüştü
30 Mayıs 2025 Cuma - 10:30 Prematüre bir bebeğin yaşam mücadelesi, yapay zekâ destekli uygulamaya dönüştü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Özge Altun ve alanında uzman akademisyenler tarafından geliştirilen NestNeo, 2025 yılının başında kullanıma sunuldu. Uygulama, ailelerin yenidoğan ve bebek bakımına ilişkin sorularına yapay zekâ destekli, bilimsel ve bireyselleştirilmiş yanıtlar sunuyor. 18 yıl önce prematüre doğan Can’ın yaşam mücadelesinden ilhamla geliştirilen NestNeo hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özge Altun, "Binlerce cana can verecek bir uygulama olacak bu," dedi. Yapay zekâ destekli, bilimsel ve bireyselleştirilmiş yanıtlar sunan NestNeo hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özge Altun, uygulamanın 2025’in ilk aylarında kullanıma sunulduğunu belirtti. Aynı zamanda NestNeo’nun Kurucu Ortağı, Tıbbi Direktörü ve Başkan Yardımcısı olan Altun, bu yenilikçi projenin ebeveynlere güvenilir rehberlik sunmak üzere geliştirildiğini ifade etti. Her bebeğe özel, şefkatli ve bilimsel yanıtlar Prof. Dr. Altun, NestNeo’nun, yenidoğan döneminden itibaren özellikle ilk iki yaşta ve sonrasında ailelerin karşılaştığı her türlü soruya yapay zekâ destekli, bilimsel kaynaklara dayalı ve bireyselleştirilmiş yanıtlar sunduğunu vurguladı. "NestNeo, bizim geliştirdiğimiz bir yapay zekâ. Çok özel bir dili var. Şefkatli konuşuyor, annelerle empati kurabiliyor," diyen Altun, uygulamanın benzerlerinden farklı olarak yalnızca genel bilgi vermediğini; kendisinin ve alanında uzman birçok akademisyenin hazırladığı bilimsel rehberler ve kanıtlara dayalı önerilerle çalıştığını belirtti. Altun, "Soruların yanıtları bebeğin özelliklerine göre yapay zekâ desteğiyle bireyselleştiriliyor. Örneğin, ‘Bebeğim ne yesin?’ diye sorduğunuzda, sizin bebeğinizin özelliklerine uygun bir yanıt veriyor. Bu yanıt da hem bilimsel rehberlerle hem de uzman görüşleriyle uyumlu oluyor" dedi. Bilgi kirliliğine karşı güvenilir kaynak, rehber ebeveyn Uygulamanın geliştirilme gerekçesini aktaran Altun, şunları söyledi: "İnsanın hayatı boyunca en mükemmel yapmak istediği şey belki de iyi bir çocuk yetiştirmektir. Bu süreçte anne ve babalar kendilerini çok çaresiz hissedebiliyor. Özellikle ilk kez ebeveyn olanların aklında birçok soru işareti ve endişe oluyor. Bu soruların yanıtlarını sosyal medyada ya da Google’da arıyorlar. Ancak bilgi kirliliği nedeniyle yetersizlik hissine kapılıyorlar. Ne yazık ki bazen yanlış uygulamalar da ortaya çıkabiliyor. NestNeo, bu sorunu şefkatli ve bilimsel bir dille kökünden çözmeyi ve daha sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sunmayı hedefliyor." Can’ın yaşam mücadelesi nestNeo’ya ilham oldu Uygulamanın geliştirilme sürecini kişisel bir konuda da aktaran Prof. Dr. Altun, NestNeo’nun kurucu ortağı olan İstanbul Yüksek Teknoloji Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Tuğkan Tuğlular ile yollarının nasıl kesiştiğini şöyle anlattı:"Tuğkan Hoca’nın 18 yıl önce 24 haftalık olarak doğan bir oğlu oldu. Oğlunun ismi Can’dı. Biz Can yaşama tutununcaya dek yoğun bakımın içinde, sonrasında da çok uzun bir maratonla birlikte koştuk. Benim nasıl bir hekim olduğumu, sadece bebeği değil tüm aileyi merkeze alarak nasıl çalıştığımı birinci elden bilen insanlardan biri oldu" Altun, projenin devamında güçlü bir teknik ekiple bir araya geldiklerini belirterek şunları söyledi:"Tuğkan Hoca, bu hayalimi anlattığımda beni çok yetenekli bir mühendis ve teknik ekiple tanıştırdı. Ortaklarımızdan ikisi Türkiye’de yetişmiş çok zeki yazılımcılar ve şu anda Hollanda’da yaşıyorlar. Bu şirketi kurduktan sonra tamamen öz kaynaklarımızla çok iyi bir noktaya ulaştık. Bu da Can’ın şansı diye düşünüyorum. Sadece Can’a değil, binlerce cana can verecek bir uygulama olacak bu."
Sigarayı bırakmak uzun vadede depresyon ve anksiyete belirtilerini azaltıyor
30 Mayıs 2025 Cuma - 10:25 Sigarayı bırakmak uzun vadede depresyon ve anksiyete belirtilerini azaltıyor Psikiyatri Uzm. Dr. Fatma Arkaz, sigarayı bırakmanın depresyon ve anksiyete belirtilerinde azalma sağladığına dikkat çekerek, "Sigarayı bırakma sürecinde bazı bireylerde kısa süreli duygudurum dalgalanmaları yaşanabilir, ancak uzun vadede sigarayı bırakmak depresyon ve anksiyete belirtilerinde azalma sağlar. Bu konuda yapılan çalışmalarda sigarayı bırakan bireylerde depresyon, anksiyete ve stres seviyeleri anlamlı ölçüde düşerken, yaşam doyumu ve pozitif duygudurum artış göstermiştir" dedi. Dünya Sağlık Örgütü’nün öncülüğünde her yıl 31 Mayıs’ta anılan "Dünya Tütünsüz Günü", yalnızca tütün ürünlerinin zararlarına değil, aynı zamanda bağımlılıkla ilgili yanlış inanışlara da dikkat çekiyor. Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatma Arkaz, tütün bağımlılığına dair toplumda yaygın şekilde kabul gören fakat bilimsel gerçeklerle örtüşmeyen inanışları değerlendirdi. Bağımlılık bir irade sorunu değil, bir sağlık sorunudur diyen Uzm. Dr. Arkaz, bu tür günlerin bırakma süreci için bir dönüm noktası olabileceğini vurguladı. Uzm. Dr. Fatma Arkaz, tütün kullanımını destekleyen bazı yanlış inanışların bireylerin sigarayı bırakma çabalarını olumsuz etkilediğine işaret etti. Tütün ürünlerinin zararlarının yalnızca fiziksel etkilerle sınırlı kalmadığını belirten Arkaz, sosyal çevre, psikolojik yatkınlık ve kültürel etkenlerin de alışkanlıkların sürdürülmesinde etkili olduğunu söyledi. "Dünya Tütünsüz Günü"nün sigarayı bırakmak isteyen bireyler için bir başlangıç olabileceğini ifade eden Arkaz, şu değerlendirmede bulundu: "Tütün bağımlılığı doğru bilgiyle, destekle ve kararlılıkla aşılabilir. Bu özel günler, zararlı alışkanlıkları geride bırakmak için en uygun zamanlardan biridir." "Sigara stresi azaltmaz" Sigaranın stresi azalttığı yönünde düşüncenin yanlış olduğunu vurgulayan Arkaz, "Bu düşünce en yaygın ve en tehlikeli mitlerden biridir. Nikotin alındığında kısa süreli bir rahatlama hissi olur. Ancak bu rahatlama aslında nikotin yoksunluğunun geçici olarak giderilmesinden kaynaklanır. Kişi bir süre sigara içmediğinde huzursuzluk, gerginlik, sinirlilik gibi belirtiler yaşar ve sigara içtiğinde bu belirtiler azalır. Yani sigaranın "rahatlatıcı" etkisi kişinin kendini daha iyi hissetmesini değil, yoksunluk krizinden kurtulmasıyla olur. Uzun vadede nikotin beyindeki stres tepkilerini artırır, bedenin doğal stres yönetim sistemine zarar verir. Sigara içenlerde kortizol düzeylerinin yüksek seyrettiği, kaygı ve depresyon belirtilerinin daha sık görüldüğü araştırmalarla gösterilmiştir. Sigarayı bırakan bireylerde ise bir süre sonra anksiyete seviyelerinde belirgin bir düşüş görülmektedir" diye konuştu. "Keyif için içilen sigara kısa sürede bağımlılığa dönüşür" Nikotinin çok kısa sürede bağımlılık yapan güçlü bir madde olduğuna işaret eden Arkaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Beynin ödül ve öğrenme sistemini etkileyerek "keyif için" içilen sigaraların çok kısa sürede bağımlılığa dönüşmesine neden olur. Sigara içenlerin çoğu bir noktada "sadece alışkanlık" diyerek bağımlılığı küçümser. Oysa içmediğinde huzursuzluk, sinirlilik ve konsantrasyon güçlüğü gibi belirtiler yaşanıyorsa bu açık bir yoksunluk belirtisidir. Bağımlılık sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve davranışsal bir durumdur. Özellikle belirli durumlarla (çay-kahve içmek, mola vermek) sigara içmenin eşleşmesi, bu alışkanlığı daha da pekiştirir." "Sigara bırakma sürecinde doğru beslenme ve fiziksel aktivite ile kilo kontrolü" Uzm. Dr. Fatma Arkaz, sigarayı bıraktıktan sonra bazı bireylerde hafif bir kilo artışı olabildiğini aktararak, "Ancak bu durumun kaçınılmaz ve kalıcı olduğunu söylemek yanlıştır. Nikotin metabolizmayı hafifçe hızlandırır ve iştahı baskılayabilir, ancak bu etkiler çok sınırlıdır. Sigaranın yerini yemek yeme gibi başka bir davranışın alması esas sorunu oluşturan durumdur. Sigarayı bırakma sürecinde bireylere doğru beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktivite desteği verildiğinde kilo kontrolü mümkün olur" dedi. "Hedef sigarayı azaltmak değil, tam bırakmak olmalı" "Sigara sayısını azaltmak bazı kısa vadeli sağlık yararları sağlasa da, tamamen bırakmak kadar etkili değildir" diyen Arkaz, "Günde birkaç sigara bile kalp hastalığı ve inme riski açısından önemli derecede zararlıdır. Örneğin yapılan bir çalışmaya göre günde sadece 1 sigara içenlerde bile koroner kalp hastalığı riski yüzde 48, inme riski yüzde 25 oranında artmaktadır. Ayrıca sigara azaltıldığında bile nikotin bağımlılığı sürdüğü için birey tekrar tam kullanıma geri dönebilir. Bu nedenle hedef azaltmak değil, tam bırakmak olmalıdır" dedi. "Elektronik sigaralar da nikotin içerir ve bağımlılık yapar" Elektronik sigara ile ilgili görüşlerini de dile getiren Arkaz, "Günümüzde giderek daha sık duyduğumuz bir cümledir. Elektronik sigaralar geleneksel sigaraya göre daha az zararlı olarak pazarlansa da, bu onların sağlıklı veya güvenli olduğu anlamına gelmez. Elektronik sigaralar da nikotin içerir ve bağımlılık yapar. Ayrıca bu cihazlarda kullanılan aroma vericiler ve kimyasalların uzun vadeli solunmasının akciğer sağlığı üzerindeki etkileri henüz tam olarak bilinmemektedir. Son yıllarda özellikle gençler arasında elektronik sigara kullanımının arttığı görülmekte ve bu durum bağımlılığın yaş sınırını düşürmekte, yeni bir tütün kuşağı oluşturmaktadır" şeklinde konuştu. "Sigarayı bırakmak depresyon ve anksiyete belirtilerinde azalma sağlar" Uzm. Dr. Fatma Arkaz, sigarayı bırakma sürecinde duygudurum dalgalanmaları yaşanabileceğini ifade ederek, "Sigarayı bırakma sürecinde bazı bireylerde kısa süreli duygudurum dalgalanmaları yaşanabilir, ancak uzun vadede sigarayı bırakmak depresyon ve anksiyete belirtilerinde azalma sağlar. Bu konuda yapılan çalışmalarda sigarayı bırakan bireylerde depresyon, anksiyete ve stres seviyeleri anlamlı ölçüde düşerken, yaşam doyumu ve pozitif duygudurum artış göstermiştir. Bırakma süreci, doğru destekle yönetildiğinde, psikolojik sağlığı bozmaz, aksine güçlendirir. Sigarayı bırakan bireylerin zamanla stresle başa çıkmada daha etkili yöntemler geliştirdikleri, özgüvenlerinin arttığını ve psikolojik iyilik hallerinin güçlendiği gözlemlenmektedir" dedi.
Prematüre bir bebeğin yaşam mücadelesi, yapay zekâ destekli uygulamaya dönüştü
30 Mayıs 2025 Cuma - 10:23 Prematüre bir bebeğin yaşam mücadelesi, yapay zekâ destekli uygulamaya dönüştü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Özge Altun ve alanında uzman akademisyenler tarafından geliştirilen NestNeo, 2025 yılının başında kullanıma sunuldu. Uygulama, ailelerin yenidoğan ve bebek bakımına ilişkin sorularına yapay zekâ destekli, bilimsel ve bireyselleştirilmiş yanıtlar sunuyor. 18 yıl önce prematüre doğan Can’ın yaşam mücadelesinden ilhamla geliştirilen NestNeo hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özge Altun, "Binlerce cana can verecek bir uygulama olacak bu," dedi. Yapay zekâ destekli, bilimsel ve bireyselleştirilmiş yanıtlar sunan NestNeo hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özge Altun, uygulamanın 2025’in ilk aylarında kullanıma sunulduğunu belirtti. Aynı zamanda NestNeo’nun Kurucu Ortağı, Tıbbi Direktörü ve Başkan Yardımcısı olan Altun, bu yenilikçi projenin ebeveynlere güvenilir rehberlik sunmak üzere geliştirildiğini ifade etti. Her Bebeğe Özel, Şefkatli ve Bilimsel Yanıtlar Prof. Dr. Altun, NestNeo’nun, yenidoğan döneminden itibaren özellikle ilk iki yaşta ve sonrasında ailelerin karşılaştığı her türlü soruya yapay zekâ destekli, bilimsel kaynaklara dayalı ve bireyselleştirilmiş yanıtlar sunduğunu vurguladı. "NestNeo, bizim geliştirdiğimiz bir yapay zekâ. Çok özel bir dili var. Şefkatli konuşuyor, annelerle empati kurabiliyor," diyen Altun, uygulamanın benzerlerinden farklı olarak yalnızca genel bilgi vermediğini; kendisinin ve alanında uzman birçok akademisyenin hazırladığı bilimsel rehberler ve kanıtlara dayalı önerilerle çalıştığını belirtti. Altun, "Soruların yanıtları bebeğin özelliklerine göre yapay zekâ desteğiyle bireyselleştiriliyor. Örneğin, ‘Bebeğim ne yesin?’ diye sorduğunuzda, sizin bebeğinizin özelliklerine uygun bir yanıt veriyor. Bu yanıt da hem bilimsel rehberlerle hem de uzman görüşleriyle uyumlu oluyor" dedi. Bilgi Kirliliğine Karşı Güvenilir Kaynak, Rehber Ebeveyn Uygulamanın geliştirilme gerekçesini aktaran Altun, şunları söyledi: "İnsanın hayatı boyunca en mükemmel yapmak istediği şey belki de iyi bir çocuk yetiştirmektir. Bu süreçte anne ve babalar kendilerini çok çaresiz hissedebiliyor. Özellikle ilk kez ebeveyn olanların aklında birçok soru işareti ve endişe oluyor. Bu soruların yanıtlarını sosyal medyada ya da Google’da arıyorlar. Ancak bilgi kirliliği nedeniyle yetersizlik hissine kapılıyorlar. Ne yazık ki bazen yanlış uygulamalar da ortaya çıkabiliyor. NestNeo, bu sorunu şefkatli ve bilimsel bir dille kökünden çözmeyi ve daha sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sunmayı hedefliyor." Can’ın Yaşam Mücadelesi NestNeo’ya İlham Oldu Uygulamanın geliştirilme sürecini kişisel bir konuda da aktaran Prof. Dr. Altun, NestNeo’nun kurucu ortağı olan İstanbul Yüksek Teknoloji Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Tuğkan Tuğlular ile yollarının nasıl kesiştiğini şöyle anlattı:"Tuğkan Hoca’nın 18 yıl önce 24 haftalık olarak doğan bir oğlu oldu. Oğlunun ismi Can’dı. Biz Can yaşama tutununcaya dek yoğun bakımın içinde, sonrasında da çok uzun bir maratonla birlikte koştuk. Benim nasıl bir hekim olduğumu, sadece bebeği değil tüm aileyi merkeze alarak nasıl çalıştığımı birinci elden bilen insanlardan biri oldu" Altun, projenin devamında güçlü bir teknik ekiple bir araya geldiklerini belirterek şunları söyledi:"Tuğkan Hoca, bu hayalimi anlattığımda beni çok yetenekli bir mühendis ve teknik ekiple tanıştırdı. Ortaklarımızdan ikisi Türkiye’de yetişmiş çok zeki yazılımcılar ve şu anda Hollanda’da yaşıyorlar. Bu şirketi kurduktan sonra tamamen öz kaynaklarımızla çok iyi bir noktaya ulaştık. Bu da Can’ın şansı diye düşünüyorum. Sadece Can’a değil, binlerce cana can verecek bir uygulama olacak bu."
Alanya’da kurban satış yerleri doldu
30 Mayıs 2025 Cuma - 10:20 Alanya’da kurban satış yerleri doldu Antalya’nın Alanya ilçesinde 2025 yılı Kurban Bayramı öncesi üreticiler Kurban Pazarında yerlerini aldı. Üreticiler fiyatlardan memnun ancak alıcı olamamasından dertli. Antalya’nın Alanya ilçesinde Kurban Bayramı öncesi kurbanlık satışları başladı. Oba Mahallesi Yerlikler Sokak üzerinde kurulan kurban satış pazarında hem Alanya’dan hem de çevre illerden gelen üreticiler yerlerini aldı. Pazarda büyükbaş ve küçükbaş kurbanlıklar satışa sunulurken, üreticiler fiyatlardan memnun olduklarını ancak alıcı bulmakta zorlandıklarını söyledi. Büyükbaş hayvanlarda fiyatlar 80 bin liradan başlayıp 350 bin liraya kadar çıkarken, küçükbaş hayvanlar ise 10 bin ile 30 bin lira arasında değişen fiyatlarla satışa sunuluyor. Alanya’nın yaylalarından getirilen küçükbaş hayvanlar da pazardaki yerini aldı. Satıcılar, geçen yıla göre alım oranlarında düşüş olduğunu belirtirken, bayrama yaklaşıldıkça hareketliliğin artmasını bekliyor. Kurban pazarına kendi yetiştirdiği hayvanları yayladan getiren üretici Musa Yılmaz "Biz buraya 3 gün önce geldik. Bayrama bir hafta var. İnşallah satışlarımız iyi olur. Geçen seneden daha aşağıya hayvanlarımızı satıyoruz’’ dedi. Yılmaz, ayrıca Belediyemizden kurban pazarında bulunan demirlerin biraz yüksek olmasını ve hayvanların üzerine örtülen tüllerin bu sene çok olmadığına da sözlerine ekledi. Demirtaş’tan getirdiği 150 hayvandan büyük kısmını satan üretici Ahmet Ekici ‘’Demirtaş’tan çiftlikten 150 tane hayvan getirdim. 30 tane hayvanım kaldı satışlar iyi gidiyor. Yüzde yirmiye kadar geçen seneden fiyatlar zamlı. Oda yem ve saman fiyatlarından dolayı’’ ifadelerini kullandı. Alıcılar ile satıcılar arasında kurban pazarlarının olmazsa olmazlarından pazarlık ise bazılarını memnun ederken bazılarını ise üzdüğü görüldü. Pazarın en pahalısı ve en büyük hayvanı yaklaşık 900 kilogram ağırlığında 350 bin TL’ye doktor lakaplı bir müşteriye satıldı.