Yerel Haberler
Antalya
15 Mayıs 2026 Cuma - 14:57 Kendilerini emniyet müdürü olarak tanıtıp 50 milyon TL’lik vurgun yaptılar Antalya merkezli 8 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, telefonla aradıkları çifti kendilerini emniyet müdürü olarak tanıtıp yaklaşık 50 milyon TL dolandırdığı öne sürülen 15 şüpheli yakalandı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 14’ü tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne başvuran M.A. ve eşi F.A., tanımadıkları kişiler tarafından telefonla arandıklarını belirterek şikayetçi oldu. Şüphelilerin telefonda kendilerini emniyet müdürü olarak tanıttığını ifade eden çift, baskı ve yönlendirmeler sonucu banka hesaplarındaki paraları, evde bulunan ziynet eşyalarını ve toplam 6 ayrı dairelerini satarak nakde çevirdiklerini söyledi. Müştekiler, yaklaşık 50 milyon TL’lik paranın bir kısmını elden teslim ettiklerini, bir kısmını ise şüphelilerin yönlendirdiği banka hesaplarına havale ettiklerini beyan etti. Şikayet üzerine çalışma başlatan ekipler, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 15 şüpheliyi Antalya merkezli 8 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonla yakaladı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 1 adet ruhsatsız av tüfeği, 2 adet kuru sıkı tabanca, 3 adet şarjör, 74 adet fişek, çok sayıda cep telefonu ve SIM kart ele geçirildi. Ayrıca suçtan elde edildiği değerlendirilen 1 daire, 3 araç ve 1 milyon TL nakit paraya el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından "Nitelikli Dolandırıcılık" suçundan adliyeye sevk edilen şüphelilerden 14’ü tutuklanırken, 1 şüpheli hakkında adli işlem uygulandığı öğrenildi.
Daireyi saran alevler apartman sakinlerini çatıya çıkarttı
04 Mayıs 2025 Pazar - 23:48 Daireyi saran alevler apartman sakinlerini çatıya çıkarttı Antalya’da bir apartman dairesinde çıkan yangın mahalle sakinlerini sokağa döktü. Panik yaşayan apartman sakinleri çatıya çıkarken, itfaiye ekipleri tarafından söndürülen yangın sonrası dairede büyük çapta hasar meydana geldi. Olay, saat 20.30 sıralarında Kepez ilçesi Yenigün Mahallesi 3066 sokak üzerinde bulunan bir apartmanın giriş katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Abdullah G.’nin oturduğu dairede henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Dairenin salon kısmında başlayan yangını fark eden Abdullah G. ve apartman sakinleri alevlere kendi imkanları ile müdahale etmek istedi. Yangın kısa sürede büyürken durumun 112 Acil Çağrı Merkezine bildirilmesi üzerine verilen adrese çok sayıda itfaiye sevk edildi. Apartman sakinleri çatıya çıktı Apartman dairesindeki yangın nedeniyle üst katları duman kaplarken bina sakinleri panikle çatıya çıkarak kendilerini korumaya çalıştı. Olay yerine sevk edilen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri yangına müdahale ederken, çatıdaki vatandaşları bulundukları yerden kurtarmak için çalışma başlattı. Apartmandan yükselen alevleri gören mahalle sakinler sokağa dökülürken itfaiye ekiplerinin söndürme çalışmasını endişeli gözlerle izledi. Çatıdaki bina sakinleri tahliye edilirken, ekiplerin yaklaşık 1 saatlik çalışmasının ardından yangın tamamen söndürüldü. Üst katlarda alevlerden etkilendi Yangına müdahale etmek istediklerini ancak yeterli olmadığını belirten Tayfun Yalçın isimli vatandaş, "Yan apartmanda kuaförüm, burada yangın çıktı. Koştuk müdahale etmek istedik ama yetişemedik. Hemen itfaiye geldi. Yangın tüpü üst kattaydı, dumandan dolayı giremedik. 15 dakika boyunca söndürmek için çalıştılar, içerisi bayağı bir harabe olmuş. Çok büyük zarar var içerde, geçmiş olsun" dedi. Yangın nedeniyle daireden büyük çapta hasar meydana gelirken, apartmanın üst katlarında bulunan bazı daireler de alevlerden etkilendi.
Antalya’da 35 gönüllü dalgıç denizin dibini temizledi, çıkanlar pes dedirtti
04 Mayıs 2025 Pazar - 14:19 Antalya’da 35 gönüllü dalgıç denizin dibini temizledi, çıkanlar pes dedirtti Antalya’da Kaleiçi yat limanında düzenlenen etkinlikte 35 gönüllü dalgıç, denizin dibini temizledi. Denizden çıkan klozet, gramofon, tekerlek, demir gibi atıklar pes dedirtti. Belediye Başkan Danışmanı ve Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy, "Daha önce yaptığımız üç etkinlikte yaklaşık 1 tona yakın atık topladık. İlk bakışta denizin yüzeyi tertemiz görünüyor ancak suyun altına indiğimizde lastikten fenerlere, pet şişelerden cam şişelere kadar binlerce atıkla karşılaşıyoruz" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Konyaaltı Sualtı Sporları Kulübü iş birliğiyle sezon başlamadan önce düzenlenen deniz dibi temizliği etkinliğinin 4’üncüsü Kaleiçi yat limanında gerçekleştirildi. 35 gönüllü dalgıcın katıldığı etkinlikte suyun altındaki atıklar temizlenirken, çarpıcı manzaralarla karşılaşıldı. Dalışın ardından konuşan Belediye Başkan Danışmanı ve Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy, "Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Konyaaltı Sualtı Sporları Kulübü iş birliğiyle sezon başlamadan önce dördüncüsünü gerçekleştirdiğimiz bir dalış etkinliği düzenledik. Bu etkinliği yapma amacımız; suyun üstü kadar altının da önemli olduğunu vurgulamak. Ne yazık ki denizlerimizi bilerek ya da bilmeyerek kirletiyoruz. Bu konuda farkındalık oluşturmak ve toplumda bilinç uyandırmak için bu etkinlikleri yapıyoruz" dedi. "Daha önce yaptığımız üç etkinlikte yaklaşık 1 tona yakın atık topladık" Bugün 35 gönüllü dalgıçla bir araya geldiklerini ifade eden Atasoy, "İlk bakışta denizin yüzeyi tertemiz görünüyor, ancak suyun altına indiğimizde lastikten fenerlere, pet şişelerden cam şişelere kadar binlerce atıkla karşılaşıyoruz. Denizleri kirletmememiz gerekiyor çünkü onlar bizim en değerli doğal zenginliklerimizden biri. Antalya, 640 kilometrelik kıyı bandıyla çok şanslı bir bölge. Temiz denizlerimiz sayesinde turizmde önemli bir paya sahibiz. Daha önce yaptığımız üç etkinlikte yaklaşık 1 tona yakın atık topladık. Bugünkü etkinlikte ne kadar atık toplandığını henüz bilmiyoruz, dalışın ardından göreceğiz" diye konuştu. "Plastik atıklar, tek kullanımlık mendiller gibi pek çok çevre kirliliği oluşturan nesneyle karşılaştık" Denize daldıklarında balık görmek istediklerini ama klozet ya da gramofon gibi ilginç atıklarla karşılaştıklarını belirten Atasoy, "Bu tür atıkların bilinçli olarak atılmadığını ümit ediyoruz. Dalış sırasında bizim için anlamlı bir ana da tanıklık ettik: Su altında bir Türk bayrağı bulduk. Büyük ihtimalle farkında olmadan denize atılmıştı. Biz onu aldık ve göğsümüzde taşıdık. Ayrıca plastik atıklar, tek kullanımlık mendiller gibi pek çok çevre kirliliği oluşturan nesneyle karşılaştık. Bizde bunları toplayarak toplumun bilinçlenilmesini sağlamak istedik" dedi.
‘Bir Bilenle Bilge Nesil’ projesi ödül töreni 8 Mayıs’ta
04 Mayıs 2025 Pazar - 11:31 ‘Bir Bilenle Bilge Nesil’ projesi ödül töreni 8 Mayıs’ta Genç Memur-Sen tarafından hayata geçirilen ‘Bir Bilenle Bilge Nesil’ projesi kapsamında düzenlenen kompozisyon yarışmasının ödül töreni 8 Mayıs’ta gerçekleştirilecek. Genç Memur Sen tarafından fikre yönelen bir gençlikle yarına daha güvenli adımlarla yürünebileceği düşüncesiyle hayata geçirilen ‘Bir Bilenle Bilge Nesil’ projesi kapsamında düzenlenecek olan buluşma 8 Mayıs Perşembe günü saat 20.00’de Erdem Beyazıt Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İstiklal Marşımızın yazarı, milli şair Mehmet Akif Ersoy’un hayatını, mücadelesini ve değerlerini güçlü bir anlatımla kaleme alan Mehmet Akif kitabının yazarı Ali Emre’nin programın konuşmacı konuğu olacağını belirten Memur Sen İl Temsilcisi Eyüp Bülent Miran, konferansın ardından liseler arası kompozisyon yarışmasının ödüllerinin verileceğini belirtti. "Gençlere karşı sorumluluklarımız var" ‘Bir Bilenle Bilge Nesil’ projesinin; okuyan, milli ve manevi değerlerine sahip nesiller yetişmesine vesile olduğunu belirten Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, "Gençlere karşı sorumluluklarımız var. İyi ve başarılı; araştıran, soran, sorgulayan, olaylara eleştirel bakabilen, dünyada olup bitenleri okuyabilen ve medeniyet değerlerine vakıf gençler yetiştirmeliyiz. Bunun için gençleri daha çok kitapla buluşturmalıyız. Güzellikleri çoğaltmalı, kitap meclislerini artırmalı ve yarınları hep birlikte inşa etmeliyiz" dedi. Miran, geçmişte bilgiyi, eğitimi kaybedenlerin mevziyi de kaybettiğini kaydederek, yeniden mevziyi kuşananların da bilgi ve eğitim ile zirveye ulaştığını, millet olarak yeniden zirve yolculuğunun ‘Bir Bilenle Bilge Nesil’ ile mümkün olduğunu sözlerine ekledi.
Çiçekler sahada, hayaller desende yarışacak
04 Mayıs 2025 Pazar - 11:18 Çiçekler sahada, hayaller desende yarışacak Muratpaşa Belediyesi’nin 8-10 Mayıs tarihlerinde Ziya Gökalp Kent Parkı’nda düzenleyeceği Antalya Çiçek Desenleri Günleri’nde 11 liseden öğrenciler, 115 bin dal çiçekle en güzel çiçek desenini oluşturmak için yarışacak. Antalya’da bu yıl ilki gerçekleştirilecek olan Antalya Çiçek Desenleri Günleri, uzun yıllardır düzenlendiği çiçek festivaliyle milyonlarca turisti adaya çeken Sicilya’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki kenti Noto’nun iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Festivalin en dikkat çekici etkinliği, Antalya’nın farklı liselerinden 11 okulun katılımıyla gerçekleşecek çiçek desen yarışması olacak. Belediyenin kendi tesislerinde yetiştirdiği 115 bin dal çiçek, gençlerin tasarımıyla sanat eserine dönüşecek. Öğrenciler desen çalışmalarını 8-9 Mayıs tarihlerinde sahada gerçekleştirecek. Yarışmanın kazananları ise 9 Mayıs Cuma günü saat 16.00’da düzenlenecek törenle açıklanacak. Yarışmaya Adem Tolunay Anadolu Lisesi, Antalya Ticaret Borsası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Güzel Sanatlar Lisesi, Dr. İlhami Tankut Anadolu Lisesi, Metin-Nuran Çakallıklı Anadolu Lisesi, Final Akademi Okulları, Özel Akant Anadolu Lisesi, Özel İstek Lara Anadolu Lisesi, Bahçeşehir Koleji Lara Kampüsü, Özel Renk Okulları ve TED Antalya Koleji Özel Lisesi öğrencileri katılacak. Festival öncesinde Noto’nun ünlü festivalinin arkasındaki ekip Noto Usta Çiçekçiler Derneği, yarışmacı öğrencilere özel bir atölye düzenledi. Dernek Başkanı Oriana Montoneri liderliğindeki ekip, desen oluşturma teknikleri, çiçek seçimi, kroki çizimi ve uygulamalı yerleştirme yöntemlerini öğrencilere aktardı. Başkan Uysal’dan davet Yarışmada en iyiyi seçecek jüri ise Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Paşaoğlu Yöndem, Antalya Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Gülsüm Kıldan, Antalya Çiçekçiler Esnaf Odası Başkanı İsmail Bakaç, Muratpaşa Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Ziraat Mühendisi Şölen Acar ve Muratpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilisinden oluşuyor. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Antalya’nın iklimi, toprağı ve üretim gücüyle çiçekçilikte Türkiye’nin lider kentlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Antalya’ya çok yakışan bu festivalle gençlerimizin emeğini ve doğanın güzelliğini bir araya getiriyoruz. Herkesi Ziya Gökalp Kent Parkı’na bekliyoruz" dedi.
Uğur Dündar, Kepez Kitap Fuarı’nda anılarını paylaştı
04 Mayıs 2025 Pazar - 11:13 Uğur Dündar, Kepez Kitap Fuarı’nda anılarını paylaştı Kepez Kitap Fuarı, gazetecilik kariyerinde yarım asrı geride bırakan duayen gazeteci ve televizyoncu Uğur Dündar’ı ağırladı. Dündar, "Basın Özgürlüğü" konulu söyleşisinde basının dünü ve bugününü değerlendirdi. Dündar’a Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz tarafından babasına ait kitaplar arasında bulunan el yazması not verildi. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Kepez Kitap Fuarı, her gün birbirinden değerli konukları ağırlıyor. Kepez Kitap Fuarı dokuzuncu gününde Türk basınının duayen ismi gazeteci ve televizyoncu Uğur Dündar’ı konuk etti. Dündar, büyük ilgi gören "Basın Özgürlüğü" konulu söyleşisinde basının geçmişini ve bugününü değerlendirdi. Söyleşide Antalya’daki gazetecilik anılarını okurlarıyla paylaşan Dündar, gazeteciliğin etik ve sorumluluk temelli yanına vurgu yaptı. 1986 yılında Antalya’da yaşanan bir cinayet vakasına dair anısını paylaşan Dündar, para karşılığı yalancı tanıklık yapan bir kişinin ifadesiyle suçsuz bir kadının hayatının karartılmak istendiğini anlattı. Gazetecilik sorumluluğuyla bu kadının hapse girmesinin engellendiğini belirten Dündar, "Gazetecilik, kılı kırk yarmayı zorunlu kılan, kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına yapmamayı ilke edinen bir meslektir" dedi. Babasına ait el yazması not hediye edildi Dündar, kendisinin bir süre önce Kepez Belediyesi’nin kütüphanesinden arandığını, Maraşal Fevzi Çakmak’ın askeri ve siyasi dehasıyla ilgili olan bir kitapta babası Osman Dündar’ın adına bir not bulunduğunun tarafına bildirildiğini söyledi. "El yazısını görürsem babamın olduğunu bilirim dedim ve el yazısı babama aitti. Yıllar önce yüksek dedektif olan ve hakkın rahmetine kavuşan babamla ilgili bir belge Kepez Belediyesi kütüphanesinde karşımıza çıkabiliyor. Hayat çok enterasan, hiç beklenmedik süreçler bir anda karşınıza çıkabiliyor" diye konuştu. Söyleşide Antalya ile ilgili anılarını paylaşan Dündar, "Ben bütün dünyayı dolaştım. Allah’ın bahşettiği cennet benzeri bir yer. Antalya için ne yapsak azdır, çünkü dünyada ikinci bir Antalya yok. Kıymetini bilelim" dedi. Makalesine alkış yağmuru Dündar, konuşmasının sonunda kaleme aldığı "Cezaevinde çekilen o fotoğraftaki ışık saçan gülümseme" başlıklı makalesini de okurlarıyla paylaştı. Makalenin "Siz bakmayın havaların serin gidişine" diye başlayan ve "Çünkü inanmışlığın ışık saçan gülüşleri dönüştürür karanlıkları aydınlığa" cümlesiyle son bulan sözler, salonda alkışlarla karşılandı. Dündar, araştırmacı gazetecilik alanında önemli çalışmalara imza atan ve Kepez Kitap Fuarı’nda dinlediği Timur Soykan ve Murat Ağırel için de, onlarda kendi gençliğini görmenin umut verici olduğunu söyledi. Söyleşinin sonunda Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Dündar’a babasının el yazması notu ve "Büyük Maraşal Fevzi Çakmak" kitabını takdim ederek, "Bugün Antalya için, Kepez için tarihi bir gün. Antalya ve Kepez için büyük bir şanssınız" dedi. Başkan Kocagöz, "Kıymetli Salih, kitabınızı okudum ve çok memnun oldum. Fakat geciktirdiğim için çok teşekkür ederim. En derin sevgilerimle, arkadaşın Osman Dündar" dizelerinin yer aldığı duygu dolu notu söyleşiye katılan konuklara okudu. Başkan Kocagöz, Uğur Dündar’a Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bir portresini de hediye etti.
Astım mevsim geçişlerinde artıyor: Tedaviyi bırakmayın uyarısı
04 Mayıs 2025 Pazar - 10:49 Astım mevsim geçişlerinde artıyor: Tedaviyi bırakmayın uyarısı Uzm. Dr. Arif Keleşoğlu, "Astım iş gücü kaybına, yaşam kalitesinde bozulmaya neden olur. Bu nedenle ilaçların düzenli kullanılması ve hekime başvuruların aksatılmaması şart" uyarısında bulundu. Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü doktorlarından Uzm. Dr. Arif Keleşoğlu, 6 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada astımın dünya genelinde ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekerek, tedavinin bırakılmaması gerektiği uyarısında bulundu. Dünyada toplumun yaklaşık yüzde 10’unun astımdan etkilendiğini belirten Keleşoğlu, "Astım geri dönüşebilir, kontrol altına alınabilir, havayolu darlığı ve inflamasyon dediğimiz hafif iltihapla seyreden, nefes darlığı, öksürük gibi şikayetlerle kendini gösteren bir hastalıktır. Genetik geçişli olan türleri çoğunlukta olsa da sonradan ortaya çıkan vakalar da mevcut" dedi. Toplumun yüzde 5 ila 10’luk kesimini etkileyen astımın sadece bireyi değil, ailesini de etkilediğini ifade eden Keleşoğlu, "Astımlı bir çocuğun yetiştirilmesi, şikayetlerinin takip edilip, tedavi edilmesi aileleri de epeyce etkiliyor. Aynı zamanda iş gücü kaybına da yol açabiliyor. Ataklar ya da astım nedeniyle işten uzak kalma, işini layıkıyla yapamama gibi sonuçlar kişiyi olumsuz etkiliyor" diye konuştu. "Tedaviyle kontrol altına alınabilir" Astımın kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Keleşoğlu, "Yeterince oksijen alamamak, yeterince nefes alamamak hem psikolojik hem bedensel olarak kişiyi yıpratıyor. Fonksiyonlarını tam anlamıyla yerine getirememesine neden oluyor. Ev hanımıysa ev işlerini, çalışan bireyse işini yeterince yapamıyor. Öğrenciler için de aynı durum geçerli" ifadelerini kullandı. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların bazı olumsuz etkileri olabileceğini belirten Keleşoğlu, buna rağmen tedaviyle sağlanan rahatlamanın ve hastalığın kontrol altına alınmasının öncelik taşıdığını ifade etti. Keleşoğlu, astım hastalarının aktif bir yaşam sürebilmesi için düzenli takip ve hekimin önerdiği tedaviye uyumun önemine dikkat çekti. Bahar ve sonbahar aylarında şikayetler artıyor Astım hastalığının genellikle mevsim geçişlerinde daha sık görüldüğünü aktaran Keleşoğlu, "Hafif seyirli astımlar, genellikle ilkbahar ve sonbaharda şikayetlerinin arttığını bildiriyorlar. İlkbaharda çiçek ve ağaç polenleri, sonbaharda ise mantarlar ve yabani ot polenleri bu duruma neden oluyor. Bu dönemlerde hastaneye başvurular artıyor, acil servise başvuru gerektiren astım tabloları daha sık görülüyor" dedi. Bazı hastaların kendilerini iyi hissettiklerinde tedaviyi bırakabildiğini, bazı durumlarda ise hekimlerin süreci kontrol altında gördüklerinde geçici olarak ara vermeyi önerebildiğini belirten Uzm. Dr. Arif Keleşoğlu, şu uyarıda bulundu: "Özellikle alerji sezonunun geldiği bu ilkbahar ve sonbahar ayları öncesi hastaların tekrar hekimleriyle irtibata geçip, şikayetlerinin artmış olması ya da olmaması durumunda bile tedaviyi bundan sonra nasıl sürdürecekleri ya da tedavisiz devam edip etmeyeceklerini hekimlerinden öğrenmelerinde fayda var." Sigara, enfeksiyonlar ve hava kirliliği tetikleyici Astımın genetik yapının yanı sıra dış ortam etkileriyle de şekillendiğini dile getiren Keleşoğlu, şunları söyledi: "Psikolojik gerginlikler bile atağa sebep olabiliyor. Ancak en önemli engellenebilir faktör sigara kullanımıdır. Ayrıca enfeksiyonlardan korunmak büyük önem taşıyor. İnfluenza, VSV virüsü, adenovirüs gibi solunum yolu enfeksiyonları astım ataklarını tetikliyor. Grip aşısı ve zatürre aşısı yaptırmak bu açıdan faydalı." Toplu alanlarda bulunmaktan kaçınılması, bulunuluyorsa da maske kullanılmasının koruyucu olduğunu ifade eden Keleşoğlu, ev içi ve dış ortamdaki kirleticilerin de astım hastalarını olumsuz etkilediğini belirterek, havanın kirli olduğu günlerde açık alanlardan uzak durulmasının faydalı olacağını aktardı. "Kontrolsüz astım ölümcül sonuçlara yol açabilir" İlaçların düzenli ve hekimin belirlediği dozda kullanılması gerektiğini vurgulayan Keleşoğlu, "Süregiden astım doğrudan ölüme yol açmaz. Ancak kontrol altında olmayan bir astım, atakla birlikte ciddi solunum yetmezliğine neden olabilir. Bu da oksijen, kortizon, solunum desteği gerektirir. Tüm bu tedavilere rağmen hayatını kaybeden hastalar da oluyor. Ölümcül olmaktan çok, sosyal yaşamı ve hastanın konforunu ciddi anlamda azaltan bir hastalıktır. Bu nedenle astım ciddiye alınmalıdır" dedi.