Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Uluslararası Spor Yönetimi Kongresi’ne ALKÜ imzası
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:51:33
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Antalya’da düzenlenen 7. Uluslararası Rekreasyon ve Spor Yönetimi Kongresi’nde hem akademik birikimiyle hem de paydaş kimliğiyle alanın öncü kurumlarından biri olduğunu kanıtladı. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bilimsel proje ve akademik çalışmalarıyla bilim dünyasına önemli katkılar sunmaya devam ediyor. ALKÜ, "Aktif Toplum ve Etkili Yönetim" temasıyla gerçekleştirilen 7-10 Mayıs tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen kongrede akademik birikimi ve paydaş kimliğiyle kongreye damga vurdu. Kongre boyunca ALKÜ’nün sergilediği güçlü akademik duruşun yanı sıra yönetsel süreçlerdeki iş birliği de dikkat çekti. Prof. Dr. Hamdi Alper Güngörmüş, organizasyonun koordinasyon süreçlerine destek vererek, genç akademisyenler ile bilim dünyası arasında güçlü bir köprü kurulmasına da vesile oldu. Bilimsel üretkenlik ve sanatın estetiği Kongre genelinde sunulan 220 bilimsel çalışma içinde ALKÜ, adeta bilimsel bir çıkarma yaparak büyük takdir topladı. Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamdi Alper Güngörmüş, ALKÜ’lü 10 akademisyen ile 30 lisans ve lisansüstü öğrencilerin 26 bildiriyle sağladığı katılımın, üniversitenin araştırma kapasitesini yansıttığını ifade ederek tüm çalışma arkadaşlarına ve öğrencilerine teşekkür etti. Bilimin yanı sıra sanatın da kongre atmosferine dahil olduğu açılış programında, Prof. Dr. Erman Öncü ve ALKÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalından Doç. Dr. Eren Lehimler, gerçekleştirdiği müzik söylemi açılış coşkusuna sanatsal bir destek sundu. Küresel bilgi birikimine akademik köprü Uluslararası düzeyde büyük ses getiren kongre oturumlarında, alanında otorite kabul edilen isimler sırasıyla önemli sunumlar gerçekleştirdi. Indiana Üniversitesinden Prof. Dr. Lynn M. Jamieson sporda şiddetin azaltılması üzerine konuşurken, North Carolina State Üniversitesinden Prof. Dr. Jonathan Casper spor yoluyla sağlıklı yaşlanmanın fiziksel ve sosyal boyutlarını ele aldı. Ardından Indiana Üniversitesinden Prof. Dr. Stephen A. Wolter rekreasyonel yürüyüş yollarının yönetimindeki en iyi uygulama örneklerini, Shanghai University of Sport’tan Doç. Dr. Chenyu Shi ise Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Feyza Meryem Kara’nın oturum başkanlığında spor etkinliklerinin kentsel gelişimdeki rolünü katılımcılara aktardı. Bu seçkin panel oturumlarının tüm çevirileri, ALKÜ Spor Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Elvan Deniz Yumuk tarafından başarıyla gerçekleştirilerek, küresel bilgi birikiminin eksiksiz bir şekilde paylaşılmasına aracılık edildi. Rektör Türkdoğan’dan akademik başarıya tebrik Yoğun programı nedeniyle kongreye fiziksel olarak katılamayan ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, organizasyonun ardından elde edilen başarıdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. ALKÜ’nün uluslararası bilimsel platformlarda 30’a yakın bildiriyle temsil edilmesinin üniversite adına gurur verici olduğunu belirten Rektör Türkdoğan, "Üniversitemizin adını bilim dünyasında başarıyla temsil eden, bildirileriyle alana katkı sunan akademisyenlerimizi, onlara rehberlik eden hocalarımızı ve geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum. ALKÜ olarak bilimsel üretimin ve akademik gelişimin her daim destekçisi olmaya devam edeceğiz" mesajını paylaştı. REKÇAD Başkanı Prof. Dr. Bülent Gürbüz de kapanış konuşmasında, ALKÜ’nün kurumsal desteğinin kongrenin başarısında hayati bir rol oynadığını vurgulayarak tüm üniversite yönetimine teşekkürlerini sundu. Antalya’da bir otelde gerçekleşen kongreye ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Işık Bayraktar, REKÇAD Başkanı Prof. Dr. Bülent Gürbüz, REKÇAD Yönetim Kurulu Üyesi ve ALKÜ Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamdi Alper Güngörmüş, Indiana Üniversitesinden Prof. Dr. Lynn M. Jamieson, North Carolina State Üniversitesinden Prof. Dr. Jonathan Casper, Indiana Üniversitesi’nden Prof. Dr. Stephen A. Wolter, Shanghai University of Sport’tan Doç. Dr. Chenyu Shi, REKÇAD yönetim kurulu üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:40
Antalya’da 40 metrelik falezlerden düşen şahıs hayatını kaybetti
Antalya’da Düden Şelalesi’nin denize döküldüğü noktada yaklaşık 40 metrelik falezlerden düşen şahıs hayatını kaybetti. Olay, saat 14.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Çağlayan Mahallesi Düden Park içerisinde bulunan Düdten Şelalesi’nin denize döküldüğü noktada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, şelalenin denize döküldüğü noktada çitleri aşan bir şahsın denize düştüğü ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis, AFAD ve deniz polisi sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler su yüzeyinde bir şahsın hareketsiz yattığını gördü. Havanın rüzgarlı ve denizin dalgalı olması nedeniyle su yüzeyinde hareketsiz yatan şahsın cansız bedeni kayalıkların arasına sürüklendi. Cansız bedeni ekipler tarafından çıkartıldı Bunun üzerine şahsın cansız bedeninin, olay yerinde hazır bulunan Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekip tarafından alınmasına karar verildi. Şahsın yanına inmek için hazırlıklarını yapan itfaiye ekipleri patika yolu kullanarak falezlerden aşağıya indi. İsminin Mehmet Şan (41) olduğu öğrenilen şahsı çıkarmak için ekipler çalışma başlattı. Şan’ın cansız bedeni iple erişim teknikleri kullanılarak ekipler tarafından 40 metrelik falezlerden yukarı çıkartıldı. Çevrede bulunan yerli ve yabancı turistler ekiplerin çalışmasını meraklı gözlerle izleri. Olay Yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Mehmet Şan’ın cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:56
Manavgat Belediyesine yönelik yolsuzluk yolsuzluk davasında karar açıklandı
Manavgat Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk, rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında 5’i tutuklu 41 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Manavgat Belediyesi’ne yönelik geçen yıl nisan ayında başlatılan ’yolsuzluk’, ’rüşvet’ ve ’irtikap’ soruşturması kapsamında Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, aynı yılın temmuz ayında tutuklandı ve görevinden uzaklaştırıldı. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Niyazi Nefi Kara ile belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve iş insanlarının da aralarında bulunduğu 41 sanık hakkında hazırlanan iddianame, Manavgat 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede Manavgat Belediyesi içinde çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu, örgütün yöneticiliğini de Niyazi Nefi Kara’nın yaptığı belirtilerek, Kara’nın, kamu gücünü kullanarak bir araya getirdiği kişilerle ’suç örgütü kurmak’, ’rüşvet almak’, ’zimmet’ ve ’irtikap’ suçlarının birincil sorumlusu olduğu iddia edildi. İddianamede Niyazi Nefi Kara hakkında ’suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’rüşvet’, ’irtikap’ gibi 6 ayrı suçtan toplam 31 yıldan 69 yıla kadar hapis, diğer sanıklar hakkında ise çeşitli hapis cezaları talep edildi. Niyazi Nefi Kara, belediye başkan yardımcıları Mehmet Engin Tüter ve Sıla Ceyhan Berkaya, Kara’nın yeğeni Hüseyin Cem Gül ve müteahhit Mesut Kara’nın tutuklu yargılandığı davada karar açıklandı. Mahkeme, ’suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’rüşvet’, ’irtikap’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığını aklama’ suçlarından Niyazi Nefi Kara’ya toplam 45 yıl 22 ay 15 gün hapis ve 2 milyon 500 bin lira adli para, baklava kutusuyla rüşvet alırken suçüstü yapılan Belediye Başkan Yardımcısı Engin Tüter’e 40 yıl 20 ay hapis ve 2 milyon lira adli para, Niyazi Nefi Kara’nın yeğeni Hüseyin Cem Gül’e 41 yıl 9 ay hapis ve 2 milyon TL, Mesut Kara’ya 22 yıl 28 ay 15 gün hapis ve 1 milyon 400 bin lira adli para, İlker Günay’a 23 yıl 15 ay 15 gün hapis ve 1 milyon 800 bin lira, Demir Demir’e 16 yıl 28 ay hapis ve 1 milyon 666 bin lira adli para, Belediye Başkan Yardımcısı Sıla Ceyhan Berkaya’ya 12 yıl 10 ay 30 gün, özel kalem müdürü Buğlem Şahbaz’a 7 yıl 8 ay 15 gün hapis, belediye meclis üyesi Mehmet Tosak’a 5 yıl cezası verdi. Mahkeme ayrıca M. Okan Kaya’ya da ‘rüşvet’, ‘irtikap’ ve ‘suçtan kaynaklanan malvarlığını aklama’ suçlarından 8 yıl 21 ay 15 gün hapis ve 540 bin lira adli para verdi. Bazı sanıkların beraatine karar veren mahkeme heyeti bir kısım sanığa da çeşitli suçlardan cezalar verdi. Mahkeme heyeti tutuklu sanık Sıla Ceyhan Berkaya’nın adli kontrolle tahliyesine karar verirken, İlker Günay ve Demir Demir’in hükmen tutuklanmalarını kararlaştırdı. Mahkeme Niyazi Nefi Kara’ya ait Manavgat’ın Side Mahallesi’ndeki taşınmaz ile bazı sanıklara ait araçların suçtan elde edilen gelirle alındığını belirterek müsadere edilmelerine karar verdi. Mahkeme başkanı, alınan kararların, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf edilebileceğini belirtti.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:38
Alanyaspor, Joao Pereira’nın sözleşmesini uzattı
Corendon Alanyaspor, Teknik Direktör Joao Pereira’nın sözleşmesini 1 yıl uzattığını açıkladı. Pereira’nın sözleşme uzatmasıyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "Teknik Direktörümüz Joao Pereira ile 2026-2027 sezonunun sonuna kadar 1 yıllık yeni sözleşme imzaladık. Yeni dönemin hayırlı olmasını diler, Pereira ve ekibine başarılarının devamını dileriz" ifadelerine yer verildi.
04 Mayıs 2025 Pazar - 17:54
Serik’te ağlara dolanan yılanı itfaiye kurtardı
Serik’te bir evin bahçesinde balık ağlarına dolanan yılanı, itfaiye ekipleri bulunduğu yerden kurtararak doğal ortamına saldı. Serik ilçesi Kökez Mahallesi Belkıs yolu Egeler mezarlığı mevkiinde meydana gelen olayda bir evin bahçesinde bulunan ağaçtaki eski balık ağlarına bir yılanın dolandığını gören Servet Çetin (42) isimli vatandaş durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Verilen adrese gelen ekipler özel kıyafet ve aparatlarla yaklaşık 180 santim uzunluğundaki siyah yılanı 30 dakikalık bir çalışmanın ardından ağları keserek kurtardı. Doğal ortamına bırakıldı Yılan itfaiye ekipleri tarafından doğal ortamına bırakıldı. Servet Çetin, "Bu ağaçta genelde sincaplar vardı. Eve gelirken ağaçta birden yılanı gördüm. Daha önce buraya balık ağı bırakmışlar. İtfaiyeyi arayarak bilgi verdim" dedi.
04 Mayıs 2025 Pazar - 14:19
Antalya’da 35 gönüllü dalgıç denizin dibini temizledi, çıkanlar pes dedirtti
Antalya’da Kaleiçi yat limanında düzenlenen etkinlikte 35 gönüllü dalgıç, denizin dibini temizledi. Denizden çıkan klozet, gramofon, tekerlek, demir gibi atıklar pes dedirtti. Belediye Başkan Danışmanı ve Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy, "Daha önce yaptığımız üç etkinlikte yaklaşık 1 tona yakın atık topladık. İlk bakışta denizin yüzeyi tertemiz görünüyor ancak suyun altına indiğimizde lastikten fenerlere, pet şişelerden cam şişelere kadar binlerce atıkla karşılaşıyoruz" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Konyaaltı Sualtı Sporları Kulübü iş birliğiyle sezon başlamadan önce düzenlenen deniz dibi temizliği etkinliğinin 4’üncüsü Kaleiçi yat limanında gerçekleştirildi. 35 gönüllü dalgıcın katıldığı etkinlikte suyun altındaki atıklar temizlenirken, çarpıcı manzaralarla karşılaşıldı. Dalışın ardından konuşan Belediye Başkan Danışmanı ve Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy, "Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Konyaaltı Sualtı Sporları Kulübü iş birliğiyle sezon başlamadan önce dördüncüsünü gerçekleştirdiğimiz bir dalış etkinliği düzenledik. Bu etkinliği yapma amacımız; suyun üstü kadar altının da önemli olduğunu vurgulamak. Ne yazık ki denizlerimizi bilerek ya da bilmeyerek kirletiyoruz. Bu konuda farkındalık oluşturmak ve toplumda bilinç uyandırmak için bu etkinlikleri yapıyoruz" dedi. "Daha önce yaptığımız üç etkinlikte yaklaşık 1 tona yakın atık topladık" Bugün 35 gönüllü dalgıçla bir araya geldiklerini ifade eden Atasoy, "İlk bakışta denizin yüzeyi tertemiz görünüyor, ancak suyun altına indiğimizde lastikten fenerlere, pet şişelerden cam şişelere kadar binlerce atıkla karşılaşıyoruz. Denizleri kirletmememiz gerekiyor çünkü onlar bizim en değerli doğal zenginliklerimizden biri. Antalya, 640 kilometrelik kıyı bandıyla çok şanslı bir bölge. Temiz denizlerimiz sayesinde turizmde önemli bir paya sahibiz. Daha önce yaptığımız üç etkinlikte yaklaşık 1 tona yakın atık topladık. Bugünkü etkinlikte ne kadar atık toplandığını henüz bilmiyoruz, dalışın ardından göreceğiz" diye konuştu. "Plastik atıklar, tek kullanımlık mendiller gibi pek çok çevre kirliliği oluşturan nesneyle karşılaştık" Denize daldıklarında balık görmek istediklerini ama klozet ya da gramofon gibi ilginç atıklarla karşılaştıklarını belirten Atasoy, "Bu tür atıkların bilinçli olarak atılmadığını ümit ediyoruz. Dalış sırasında bizim için anlamlı bir ana da tanıklık ettik: Su altında bir Türk bayrağı bulduk. Büyük ihtimalle farkında olmadan denize atılmıştı. Biz onu aldık ve göğsümüzde taşıdık. Ayrıca plastik atıklar, tek kullanımlık mendiller gibi pek çok çevre kirliliği oluşturan nesneyle karşılaştık. Bizde bunları toplayarak toplumun bilinçlenilmesini sağlamak istedik" dedi.
04 Mayıs 2025 Pazar - 11:31
‘Bir Bilenle Bilge Nesil’ projesi ödül töreni 8 Mayıs’ta
Genç Memur-Sen tarafından hayata geçirilen ‘Bir Bilenle Bilge Nesil’ projesi kapsamında düzenlenen kompozisyon yarışmasının ödül töreni 8 Mayıs’ta gerçekleştirilecek. Genç Memur Sen tarafından fikre yönelen bir gençlikle yarına daha güvenli adımlarla yürünebileceği düşüncesiyle hayata geçirilen ‘Bir Bilenle Bilge Nesil’ projesi kapsamında düzenlenecek olan buluşma 8 Mayıs Perşembe günü saat 20.00’de Erdem Beyazıt Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İstiklal Marşımızın yazarı, milli şair Mehmet Akif Ersoy’un hayatını, mücadelesini ve değerlerini güçlü bir anlatımla kaleme alan Mehmet Akif kitabının yazarı Ali Emre’nin programın konuşmacı konuğu olacağını belirten Memur Sen İl Temsilcisi Eyüp Bülent Miran, konferansın ardından liseler arası kompozisyon yarışmasının ödüllerinin verileceğini belirtti. "Gençlere karşı sorumluluklarımız var" ‘Bir Bilenle Bilge Nesil’ projesinin; okuyan, milli ve manevi değerlerine sahip nesiller yetişmesine vesile olduğunu belirten Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, "Gençlere karşı sorumluluklarımız var. İyi ve başarılı; araştıran, soran, sorgulayan, olaylara eleştirel bakabilen, dünyada olup bitenleri okuyabilen ve medeniyet değerlerine vakıf gençler yetiştirmeliyiz. Bunun için gençleri daha çok kitapla buluşturmalıyız. Güzellikleri çoğaltmalı, kitap meclislerini artırmalı ve yarınları hep birlikte inşa etmeliyiz" dedi. Miran, geçmişte bilgiyi, eğitimi kaybedenlerin mevziyi de kaybettiğini kaydederek, yeniden mevziyi kuşananların da bilgi ve eğitim ile zirveye ulaştığını, millet olarak yeniden zirve yolculuğunun ‘Bir Bilenle Bilge Nesil’ ile mümkün olduğunu sözlerine ekledi.
04 Mayıs 2025 Pazar - 11:18
Çiçekler sahada, hayaller desende yarışacak
Muratpaşa Belediyesi’nin 8-10 Mayıs tarihlerinde Ziya Gökalp Kent Parkı’nda düzenleyeceği Antalya Çiçek Desenleri Günleri’nde 11 liseden öğrenciler, 115 bin dal çiçekle en güzel çiçek desenini oluşturmak için yarışacak. Antalya’da bu yıl ilki gerçekleştirilecek olan Antalya Çiçek Desenleri Günleri, uzun yıllardır düzenlendiği çiçek festivaliyle milyonlarca turisti adaya çeken Sicilya’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki kenti Noto’nun iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Festivalin en dikkat çekici etkinliği, Antalya’nın farklı liselerinden 11 okulun katılımıyla gerçekleşecek çiçek desen yarışması olacak. Belediyenin kendi tesislerinde yetiştirdiği 115 bin dal çiçek, gençlerin tasarımıyla sanat eserine dönüşecek. Öğrenciler desen çalışmalarını 8-9 Mayıs tarihlerinde sahada gerçekleştirecek. Yarışmanın kazananları ise 9 Mayıs Cuma günü saat 16.00’da düzenlenecek törenle açıklanacak. Yarışmaya Adem Tolunay Anadolu Lisesi, Antalya Ticaret Borsası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Güzel Sanatlar Lisesi, Dr. İlhami Tankut Anadolu Lisesi, Metin-Nuran Çakallıklı Anadolu Lisesi, Final Akademi Okulları, Özel Akant Anadolu Lisesi, Özel İstek Lara Anadolu Lisesi, Bahçeşehir Koleji Lara Kampüsü, Özel Renk Okulları ve TED Antalya Koleji Özel Lisesi öğrencileri katılacak. Festival öncesinde Noto’nun ünlü festivalinin arkasındaki ekip Noto Usta Çiçekçiler Derneği, yarışmacı öğrencilere özel bir atölye düzenledi. Dernek Başkanı Oriana Montoneri liderliğindeki ekip, desen oluşturma teknikleri, çiçek seçimi, kroki çizimi ve uygulamalı yerleştirme yöntemlerini öğrencilere aktardı. Başkan Uysal’dan davet Yarışmada en iyiyi seçecek jüri ise Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Paşaoğlu Yöndem, Antalya Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Gülsüm Kıldan, Antalya Çiçekçiler Esnaf Odası Başkanı İsmail Bakaç, Muratpaşa Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Ziraat Mühendisi Şölen Acar ve Muratpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilisinden oluşuyor. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Antalya’nın iklimi, toprağı ve üretim gücüyle çiçekçilikte Türkiye’nin lider kentlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Antalya’ya çok yakışan bu festivalle gençlerimizin emeğini ve doğanın güzelliğini bir araya getiriyoruz. Herkesi Ziya Gökalp Kent Parkı’na bekliyoruz" dedi.
04 Mayıs 2025 Pazar - 11:13
Uğur Dündar, Kepez Kitap Fuarı’nda anılarını paylaştı
Kepez Kitap Fuarı, gazetecilik kariyerinde yarım asrı geride bırakan duayen gazeteci ve televizyoncu Uğur Dündar’ı ağırladı. Dündar, "Basın Özgürlüğü" konulu söyleşisinde basının dünü ve bugününü değerlendirdi. Dündar’a Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz tarafından babasına ait kitaplar arasında bulunan el yazması not verildi. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Kepez Kitap Fuarı, her gün birbirinden değerli konukları ağırlıyor. Kepez Kitap Fuarı dokuzuncu gününde Türk basınının duayen ismi gazeteci ve televizyoncu Uğur Dündar’ı konuk etti. Dündar, büyük ilgi gören "Basın Özgürlüğü" konulu söyleşisinde basının geçmişini ve bugününü değerlendirdi. Söyleşide Antalya’daki gazetecilik anılarını okurlarıyla paylaşan Dündar, gazeteciliğin etik ve sorumluluk temelli yanına vurgu yaptı. 1986 yılında Antalya’da yaşanan bir cinayet vakasına dair anısını paylaşan Dündar, para karşılığı yalancı tanıklık yapan bir kişinin ifadesiyle suçsuz bir kadının hayatının karartılmak istendiğini anlattı. Gazetecilik sorumluluğuyla bu kadının hapse girmesinin engellendiğini belirten Dündar, "Gazetecilik, kılı kırk yarmayı zorunlu kılan, kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına yapmamayı ilke edinen bir meslektir" dedi. Babasına ait el yazması not hediye edildi Dündar, kendisinin bir süre önce Kepez Belediyesi’nin kütüphanesinden arandığını, Maraşal Fevzi Çakmak’ın askeri ve siyasi dehasıyla ilgili olan bir kitapta babası Osman Dündar’ın adına bir not bulunduğunun tarafına bildirildiğini söyledi. "El yazısını görürsem babamın olduğunu bilirim dedim ve el yazısı babama aitti. Yıllar önce yüksek dedektif olan ve hakkın rahmetine kavuşan babamla ilgili bir belge Kepez Belediyesi kütüphanesinde karşımıza çıkabiliyor. Hayat çok enterasan, hiç beklenmedik süreçler bir anda karşınıza çıkabiliyor" diye konuştu. Söyleşide Antalya ile ilgili anılarını paylaşan Dündar, "Ben bütün dünyayı dolaştım. Allah’ın bahşettiği cennet benzeri bir yer. Antalya için ne yapsak azdır, çünkü dünyada ikinci bir Antalya yok. Kıymetini bilelim" dedi. Makalesine alkış yağmuru Dündar, konuşmasının sonunda kaleme aldığı "Cezaevinde çekilen o fotoğraftaki ışık saçan gülümseme" başlıklı makalesini de okurlarıyla paylaştı. Makalenin "Siz bakmayın havaların serin gidişine" diye başlayan ve "Çünkü inanmışlığın ışık saçan gülüşleri dönüştürür karanlıkları aydınlığa" cümlesiyle son bulan sözler, salonda alkışlarla karşılandı. Dündar, araştırmacı gazetecilik alanında önemli çalışmalara imza atan ve Kepez Kitap Fuarı’nda dinlediği Timur Soykan ve Murat Ağırel için de, onlarda kendi gençliğini görmenin umut verici olduğunu söyledi. Söyleşinin sonunda Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Dündar’a babasının el yazması notu ve "Büyük Maraşal Fevzi Çakmak" kitabını takdim ederek, "Bugün Antalya için, Kepez için tarihi bir gün. Antalya ve Kepez için büyük bir şanssınız" dedi. Başkan Kocagöz, "Kıymetli Salih, kitabınızı okudum ve çok memnun oldum. Fakat geciktirdiğim için çok teşekkür ederim. En derin sevgilerimle, arkadaşın Osman Dündar" dizelerinin yer aldığı duygu dolu notu söyleşiye katılan konuklara okudu. Başkan Kocagöz, Uğur Dündar’a Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bir portresini de hediye etti.
04 Mayıs 2025 Pazar - 10:57
Yalnız yaşayan kadın evinde ölü bulundu
Antalya’nın Manavgat ilçesinde 61 yaşındaki kadın, yalnız yaşadığı evinde komşuları tarafından ölü bulundu. Olay, Manavgat ilçesi Sarılar Mahallesi’nde Sarılar köyü yolu Şelale kavşağında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tek katlı müstakil evde yalnız yaşayan Zehra Kantarcılar’ı (61) bir süredir görmeyen komşusu, evin kapısını açtığında yaşlı kadının nefes almadığını fark edince 112’yi aradı. İkamete gelen sağlık ekibi, yaptığı kontrolde Katrancılar’ın yaşamını yitirdiğini belirledi. Kalp rahatsızlığı olduğu ve daha önce kalp krizi geçirdiği öğrenilen Zehra Katrancılar’ın cenazesi, Jandarma Olay Yeri İnceleme, cumhuriyet savcısı ve adli tabibin incelemelerinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
04 Mayıs 2025 Pazar - 10:49
Astım mevsim geçişlerinde artıyor: Tedaviyi bırakmayın uyarısı
Uzm. Dr. Arif Keleşoğlu, "Astım iş gücü kaybına, yaşam kalitesinde bozulmaya neden olur. Bu nedenle ilaçların düzenli kullanılması ve hekime başvuruların aksatılmaması şart" uyarısında bulundu. Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü doktorlarından Uzm. Dr. Arif Keleşoğlu, 6 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada astımın dünya genelinde ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekerek, tedavinin bırakılmaması gerektiği uyarısında bulundu. Dünyada toplumun yaklaşık yüzde 10’unun astımdan etkilendiğini belirten Keleşoğlu, "Astım geri dönüşebilir, kontrol altına alınabilir, havayolu darlığı ve inflamasyon dediğimiz hafif iltihapla seyreden, nefes darlığı, öksürük gibi şikayetlerle kendini gösteren bir hastalıktır. Genetik geçişli olan türleri çoğunlukta olsa da sonradan ortaya çıkan vakalar da mevcut" dedi. Toplumun yüzde 5 ila 10’luk kesimini etkileyen astımın sadece bireyi değil, ailesini de etkilediğini ifade eden Keleşoğlu, "Astımlı bir çocuğun yetiştirilmesi, şikayetlerinin takip edilip, tedavi edilmesi aileleri de epeyce etkiliyor. Aynı zamanda iş gücü kaybına da yol açabiliyor. Ataklar ya da astım nedeniyle işten uzak kalma, işini layıkıyla yapamama gibi sonuçlar kişiyi olumsuz etkiliyor" diye konuştu. "Tedaviyle kontrol altına alınabilir" Astımın kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Keleşoğlu, "Yeterince oksijen alamamak, yeterince nefes alamamak hem psikolojik hem bedensel olarak kişiyi yıpratıyor. Fonksiyonlarını tam anlamıyla yerine getirememesine neden oluyor. Ev hanımıysa ev işlerini, çalışan bireyse işini yeterince yapamıyor. Öğrenciler için de aynı durum geçerli" ifadelerini kullandı. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların bazı olumsuz etkileri olabileceğini belirten Keleşoğlu, buna rağmen tedaviyle sağlanan rahatlamanın ve hastalığın kontrol altına alınmasının öncelik taşıdığını ifade etti. Keleşoğlu, astım hastalarının aktif bir yaşam sürebilmesi için düzenli takip ve hekimin önerdiği tedaviye uyumun önemine dikkat çekti. Bahar ve sonbahar aylarında şikayetler artıyor Astım hastalığının genellikle mevsim geçişlerinde daha sık görüldüğünü aktaran Keleşoğlu, "Hafif seyirli astımlar, genellikle ilkbahar ve sonbaharda şikayetlerinin arttığını bildiriyorlar. İlkbaharda çiçek ve ağaç polenleri, sonbaharda ise mantarlar ve yabani ot polenleri bu duruma neden oluyor. Bu dönemlerde hastaneye başvurular artıyor, acil servise başvuru gerektiren astım tabloları daha sık görülüyor" dedi. Bazı hastaların kendilerini iyi hissettiklerinde tedaviyi bırakabildiğini, bazı durumlarda ise hekimlerin süreci kontrol altında gördüklerinde geçici olarak ara vermeyi önerebildiğini belirten Uzm. Dr. Arif Keleşoğlu, şu uyarıda bulundu: "Özellikle alerji sezonunun geldiği bu ilkbahar ve sonbahar ayları öncesi hastaların tekrar hekimleriyle irtibata geçip, şikayetlerinin artmış olması ya da olmaması durumunda bile tedaviyi bundan sonra nasıl sürdürecekleri ya da tedavisiz devam edip etmeyeceklerini hekimlerinden öğrenmelerinde fayda var." Sigara, enfeksiyonlar ve hava kirliliği tetikleyici Astımın genetik yapının yanı sıra dış ortam etkileriyle de şekillendiğini dile getiren Keleşoğlu, şunları söyledi: "Psikolojik gerginlikler bile atağa sebep olabiliyor. Ancak en önemli engellenebilir faktör sigara kullanımıdır. Ayrıca enfeksiyonlardan korunmak büyük önem taşıyor. İnfluenza, VSV virüsü, adenovirüs gibi solunum yolu enfeksiyonları astım ataklarını tetikliyor. Grip aşısı ve zatürre aşısı yaptırmak bu açıdan faydalı." Toplu alanlarda bulunmaktan kaçınılması, bulunuluyorsa da maske kullanılmasının koruyucu olduğunu ifade eden Keleşoğlu, ev içi ve dış ortamdaki kirleticilerin de astım hastalarını olumsuz etkilediğini belirterek, havanın kirli olduğu günlerde açık alanlardan uzak durulmasının faydalı olacağını aktardı. "Kontrolsüz astım ölümcül sonuçlara yol açabilir" İlaçların düzenli ve hekimin belirlediği dozda kullanılması gerektiğini vurgulayan Keleşoğlu, "Süregiden astım doğrudan ölüme yol açmaz. Ancak kontrol altında olmayan bir astım, atakla birlikte ciddi solunum yetmezliğine neden olabilir. Bu da oksijen, kortizon, solunum desteği gerektirir. Tüm bu tedavilere rağmen hayatını kaybeden hastalar da oluyor. Ölümcül olmaktan çok, sosyal yaşamı ve hastanın konforunu ciddi anlamda azaltan bir hastalıktır. Bu nedenle astım ciddiye alınmalıdır" dedi.
04 Mayıs 2025 Pazar - 10:44
Devrilen motosikletin sürücüsü yaralandı
Antalya’nın Manavgat ilçesinde devrilen motosikletin sürücüsü yaralandı. Kaza, Manavgat ilçesi Side Mahallesi Çakalderesi Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya-Alanya D-400 karayolunda Alanya istikametine seyir halindeki B.B.’nin kullandığı 07 BEN 832 plakalı motosiklet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırım taşına çarpması sonucu devrildi. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekibi sevk edildi. Kazada yaralanan sürücü B.B., olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaralının hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.
04 Mayıs 2025 Pazar - 10:19
Antalya’da otomobille çarpışan motosiklet sürücüsü havada taklalar attı
Antalya’da kavşak sisteminde otomobil ile çarpışan motosiklet sürücüsünün havada taklalar attığı kaza güvenlik kamerasına yansıdı. Kazada yaralanan motosiklet sürücüsü hastaneye kaldırıldı.
04 Mayıs 2025 Pazar - 10:01
Suların yükseldiğini fark etmeyince ırmaktaki adacıkta mahsur kaldılar
Antalya’nın Manavgat ilçesine bağlı Sarılar Mahallesi’nde Manavgat Irmağı’nda suların azalması ile oluşan adacıkta alkol alan bir grup arkadaş, suların yeniden yükselmesi ile mahsur kaldı. Yüzme bilenler kıyıya ulaşırken, 2 kişi ise itfaiye ekipleri tarafından botla kurtarıldı.
04 Mayıs 2025 Pazar - 09:45
Antalya’da ’kuzugöbeği mantarı’ sezonu başladı
Antalya’nın Akseki ilçesinde doğada kendiliğinden yetişen ve bölgede yaşayanların ’göbek’ adını verdiği ’kuzugöbeği mantarı’ toplanmaya başlandı. Toros Dağları’nda yetişen ve diğer türlerine göre nadir bulunan, bölgedekiler için son yıllarda iyi bir gelir kaynağı haline gelen kuzugöbeği mantarının tazesinin kilogramı bin ila bin 250 lira arasında değişen fiyatlarla alıcı buluyor. İlçede ormanlık alanlarda yüksek kesimlerde doğal olarak yetişen mantar çeşitleri bulunurken, kuzugöbeği mantarı yörede yetişen en kıymetli mantar türü olarak öne çıkıyor. Akseki’de kuzugöbeği mantarı toplama işi nisan ayı ortasında başlıyor ve mayıs sonlarına kadar sürüyor. Kuzugöbeği mantarı sezonunun başlamasıyla vatandaşlar mantarın toplanabileceği muhtemel alanlara akın ediyor. "Ağaçların dibini bir bir arıyoruz" Akseki’de çocukluğundan bu yana nisan ve mayıs aylarında Toros Dağları’na kuzugöbeği mantarı aramaya giden Mehmet Kara, "Sabah erken saatlerde Toros Dağları’na kuzugöbeği mantarı aramak için çıkıyoruz. Sedir, ardıç ve ladin ağaçlarının diplerini tek tek arıyoruz. Yağışlı olursa kuzugöbeği çok çıkar. Her ağacın dibine gidiyoruz. Yağışlı olması durumunda bundan sonra daha da güzel olacak. Allah bereket versin. Geçimimize az çok katkısı oluyor. Havalar yağmurlu giderse mayıs sonuna kadar kuzugöbeği toplamaya devam ederiz. Yağmur yağmazsa olmaz. Yağmur yağarsa ağaçların diplerinde çıkmaya devam eder. Akseki’de bu, insanların geçim kaynağıdır" diye konuştu. "Bir hevesle gidiyoruz" Aksekili Hasan Sağlam, kuzugöbeği mantarını zor şartlarda topladıklarını söyledi. Mantarın nisan ve mayıs aylarında toplandığını belirten Sağlam, "Biz arkadaşlar ile beraber sabahın erken saatlerinde Toros Dağları’nda kuzugöbeği mantarı toplamaya çıkıyoruz. Kuzugöbeğini toplamak oldukça zahmetli bir iştir. Sabahtan akşama kadar ağaçların dibini gezerek kuzugöbeği arıyoruz. Bazen bir kilo, bazen 2-3 kilo bulabiliyoruz. Hevesle Toros Dağları’nın tepelerine çıkıp kuzugöbeğini toplamaya gidiyoruz" dedi. "Kuzugöbeği çok değerli" Bölgede yıllardır kuzugöbeği mantarı topladığını belirten Hüseyin Çatlı, "Kuzugöbeği mantarı çok değerli olmasının yanı sıra toplaması da oldukça zor bir mantar. Ormanlık alanlarda nisan ve mayıs aylarında yetişmekte ve bahar yağmurlarının yağması ile başlayıp hava sıcaklığının yükselmesiyle sezonu bitmektedir" dedi. "Toplamasının zevki bir başka" Kuzugöbeği mantarı toplamanın zevkinin bir başka olduğunu anlatan Çatlı, "Kuzugöbeğini bulunca insan aşırı mutlu oluyor. İnsan dağda gezerken başka bir şey düşünmüyor. Sadece kuzugöbeğine adapte oluyorsun. Kuzugöbeği mantarı aşırı lezzetli olması sebebiyle çok değerli bir mantardır" diye konuştu. "Zor şartlarda topluyoruz" Kuzugöbeği mantarını zor şartlarda topladıklarını ifade eden Çatlı, "Toros Dağları’nda nisan yağmurlarının başlamasıyla birlikte kuzugöbeği mantarı çıkmaya başladı. Kuzugöbeği mantarı her yerde çıkmaz. Güneş gören, nemli, sedir ve ladin ağacı olan bölgelerde çıkar. Kuzugöbeğini toplamak oldukça zahmetli bir iştir. Sabah erken saatlerde Toros Dağları’nın yüksek kesimlerine çıkar, akşama kadar ağaçların dibini geziyoruz. Günlük ortalama bir-iki kilogram mantar topluyoruz. Bu yıl kış ayında kar yağışı fazla olmadı ve toprak kabarmadı. Ayrıca bahar yağmurları çok az yağdı. Kuzugöbeği mantarı sezonu bu sene önceki yıllara göre az olacak gibi görünüyor" dedi. "Biz yemek için topluyoruz" Kuzugöbeği mantarını satmak amacıyla değil, yemek amacıyla topladığını da ifade eden Çatlı, "Kuzugöbeği ilk çıktığında bin 500 liraya satılıyordu. Şu anda ise kilogramı bin ila bin 250 liradan satıyor. Biz kuzugöbeğini satmak için toplamıyoruz. Kendimiz yemek için topluyoruz. Havalar yağmurlu giderse mayıs sonuna kadar kuzugöbeği toplamaya devam ederiz. Yağmur yağmazsa olmaz. Yağmur yağarsa ağaçların ve otların diplerinde çıkmaya devam eder. Akseki’de bu, insanların geçim kaynağıdır" diye konuştu. "Doğal ve organik" Akseki’de esnaflık yapan Bayram Erdoğan ise Akseki’de Toros Dağları’nda yetişen kuzugöbeği mantarının lezzetinin ve kalorisinin oldukça yüksek olduğunu söyledi. Akseki’de kuzugöbeğinin sedir ve ladin ağaçlarının diplerinde çokça çıktığını dikkat çeken Erdoğan, "Buranın kuzugöbeği lezzetli ve kalorisi yüksek bir mantar türüdür. Beyaz ve siyahı aynıdır. Halk sedir ve ladin ağaçlarının göbeklerini tercih ediyorlar. Buranın halkı kuzugöbeğini genellikle kendisi tüketiyor. Herkes topladıkları kuzugöbeğini satmaz. Doğal organik olduğu için kurutup kışın kendileri tüketiyor. Eskiden satan çoktu ama şimdi eskisi gibi satan yok. Dağa gitmeyenler ise gelip benden alıyorlar" diye konuştu.
04 Mayıs 2025 Pazar - 09:43
Antalya’da kuzugöbeği mantarı sezonu başladı
Antalya’nın Akseki ilçesinde doğada kendiliğinden yetişen ve bölgede yaşayanların "göbek" adını verdiği "kuzugöbeği mantarı" toplanmaya başlandı. Toros Dağları’nda yetişen ve diğer türlerine göre nadir bulunan, bölgedekiler için son yıllarda iyi bir gelir kaynağı haline gelen kuzugöbeği mantarının tazesinin kilogramı bin ila bin 250 lira arasında değişin fiyatlarla alıcı buluyor. İlçede ormanlık alanlarda yüksek kesimlerde doğal olarak yetişen mantar çeşitleri bulunurken, kuzugöbeği mantarı yörede yetişen en kıymetli mantar türü olarak öne çıkıyor. Akseki’de kuzugöbeği mantarı toplama işi nisan ayı ortasında başlıyor ve mayıs ayı sonlarına kadar sürüyor. Kuzugöbeği mantarı sezonunun başlamasıyla vatandaşlar mantarın toplanabileceği muhtemel alanlara akın ediyor. "Ağaçların dibini bir bir arıyoruz" Akseki’de çocukluğundan buyana Nisan ve Mayıs aylarında Toros Dağlarına kuzugöbeği mantarı aramaya giden Mehmet Kara, "Sabah erken saatlerde Toros Dağlarına kuzugöbeği mantarı aramak için çıkıyoruz. Sedir, ardıç ve ladin ağaçlarının diplerini tek tek arıyoruz. Yağışlı olursa kuzugöbeği çok çıkar. Her ağacın dibine gidiyoruz. Yağışlı olması durumunda bundan sonra daha da güzel olacak. Allah bereket versin. Geçimimize az çok katkısı oluyor. Havalar yağmurlu giderse mayıs sonuna kadar kuzugöbeği toplamaya devam ederiz. Yağmur yağmazsa olmaz. Yağmur yağarsa ağaçların diplerinde çıkmaya devam eder. Akseki’de bu, insanların geçim kaynağıdır." diye konuştu. "Bir hevesle gidiyoruz" Aksekili Hasan Sağlam, kuzugöbeği mantarını zor şartlarda topladıklarını söyledi. Mantarın nisan ve mayıs aylarında toplandığını belirten Sağlam, "Biz arkadaşlar ile beraber sabahın erken saatlerinde Toros Dağları’nda kuzugöbeği mantarı toplamaya çıkıyoruz. Kuzugöbeğini toplamak oldukça zahmetli bir iştir. Sabahtan akşama kadar ağaçların dibini gezerek kuzugöbeği arıyoruz. Bazen bir kilo, bazen 2-3 kilo bulabiliyoruz. Hevesle Toros Dağlarının tepelerine çıkıp kuzugöbeğini toplamaya gidiyoruz" dedi. "Kuzugöbeği çok değerli" Bölgede yıllardır kuzugöbeği mantarı topladığını belirten Hüseyin Çatlı, "Kuzugöbeği mantarı çok değerli olmasının yanı sıra toplaması da oldukça zor bir mantar. Ormanlık alanlarda nisan ve mayıs aylarında yetişmekte ve bahar yağmurlarının yağması ile başlayıp hava sıcaklığının yükselmesiyle sezonu bitmektedir" dedi" dedi. "Toplamasının zevki bir başka" Kuzugöbeği mantarının toplamasının zevkinin bir başka olduğunu anlatan Çatlı, "Kuzugöbeğini bulunca insan aşırı mutlu oluyor. İnsan dağda gezerken başka bir şey düşünmüyor. Sadece kuzugöbeğine adapte oluyorsun. Kuzugöbeği mantarı aşırı lezzetli olması sebebiyle çok değerli bir mantardır. " diye konuştu. "Zor şartlarda topluyoruz" Kuzugöbeği mantarını zor şartlarda topladıklarını belirten Çatlı, "Toros Dağları’nda Nisan yağmurlarının başlamasıyla birlikte kuzugöbeği mantarı çıkmaya başladı. Kuzugöbeği mantarı her yerde çıkmaz. Güneş gören, nemli, sedir ve ladin ağacı olan bölgelerde çıkar. Kuzugöbeğini toplamak oldukça zahmetli bir iştir. Sabah erken saatlerde Toros Dağları’nın yüksek kesimlerine çıkar, akşama kadar ağaçların dibini geziyoruz. Günlük ortalama bir iki kilogram mantar topluyoruz. Bu yıl kış ayında kar yağışı fazla olmadı ve toprak kabarmadı. Ayrıca bahar yağmurları çok az yağdı. Kuzugöbeği mantarı sezonu bu sene önceki yıllara göre az olacak gibi görünüyor" dedi. "Biz yemek için topluyoruz" Kuzugöbeği mantarını satmak amacıyla değil, yemek amacıyla topladığını da ifade eden Çatlı, "Biz kuzugöbeği mantarını yemek için topluyoruz. Kuzugöbeği ilk çıktığında bin 500 liraya satılıyordu. Şu anda ise kilogramı bin ila bin 250 liradan satıyor. Biz kuzugöbeğini satmak için toplamıyoruz. Kendimiz yemek için topluyoruz. Havalar yağmurlu giderse Mayıs sonuna kadar kuzugöbeği toplamaya devam ederiz. Yağmur yağmazsa olmaz. Yağmur yağarsa ağaçların ve otların diplerinde çıkmaya devam eder. Akseki’de bu, insanların geçim kaynağıdır" diye konuştu. "Doğal ve organik" Akseki’de esnaflık yapan Bayram Erdoğan, Akseki’de Toros Dağlarında yetişen kuzugöbeği mantarının lezzetinin ve kalorisinin oldukça yüksek olduğunu söyledi. Akseki’de kuzugöbeğinin sedir ve ladin ağaçlarının diplerinde çokça çıktığını dikkat çeken Erdoğan, "Buranın kuzugöbeği lezzetli ve kalorisi yüksek bir mantar türüdür. Beyaz ve siyahı aynıdır. Halk sedir ve ladin ağaçlarının göbeklerini tercih ediyorlar. Buranın halkı kuzugöbeğini genellikle kendisi tüketiyor. Herkes topladıkları kuzugöbeğini satmazlar. Doğal organik olduğu için kurutup kışın kendileri tüketiyor. Eskiden satan çoktu ama şimdi eskisi gibi satan yok. Dağa gitmeyenler ise gelip benden alıyorlar" diye konuştu. (AÇ-SM-
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder