Yerel Haberler
Antalya
Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:12:49 Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:11 Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:30 Kepez’de 19 Mayıs coşkusu "GençFest" ile taçlandı Kepez Belediyesi’nin iki gün sürecek GençFest etkinlikleri renkli görüntülerle başladı. Çocuklarla beraber uçurtma uçuran Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Sizler de bu uçurtmalar gibi özgürce hayallerinizin peşinden uçun" dedi. Kepez Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "GençFest" ile Hasan Doğan Stadyumu’nu bayram alanına çevirdi. Çocuk ve gençlerin yoğun ilgi gösterdiği festivalde uçurtma şenliğinden sportif etkinliklere, geleneksel oyunlardan sahne gösterilerine kadar birçok renkli etkinlik gerçekleştirildi. GençFest’in ilk gününde düzenlenen Uçurtma Şenliği ile stadyum rengarenk görüntülere sahne oldu. "Antalya’nın Geleceği Kepez" yazılı uçurtmalar gökyüzünü süslerken, çocuklar ve aileleri 19 Mayıs coşkusunu doyasıya yaşadı. Etkinlik alanında kurulan şişme oyun grupları gün boyunca çocukların yoğun ilgisini görürken; ayak tenisi, voleybol, futbol, basketbol, badminton ve masa tenisi gibi sportif aktiviteler de gençlerin ilgi odağı oldu. "Sizler bu ülkenin geleceğisiniz" 19 Mayıs coşkusuna ortak olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, çocuklarla birlikte uçurtma uçurdu, gençlerle top oynadı. Çocuk ve gençlerle sohbet eden Başkan Kocagöz, "19 Mayıs, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği, gençliğe duyulan güvenin ve geleceğe olan umudun simgesidir. Sizlerin mutlu olması bizim için çok kıymetli Biz de çocuklarımızın ve gençlerimizin mutlu olduğu bir Kepez için çalışıyoruz. Sizler bu ülkenin geleceğisiniz. Yüzünüzdeki mutluluk bizim en büyük gururumuz" diye konuştu. Çimlere uzanarak gökyüzündeki uçurtmaları izleyen çocukların yanına gelen Başkan Kocagöz, onlara "Çocuklar, sizler de bu uçurtmalar gibi özgürce hayallerinizin peşinden uçun" dedi. Festival kapsamında saat 20.30’da Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde "Bandırma Vapuru" tiyatro oyununun gala gösterimi de gerçekleştirilecek. Festivalin ikinci günü olan 17 Mayıs’ta ise Hasan Doğan Stadyumu’nda DJ performansları, dans gösterileri ve çeşitli gençlik etkinlikleri düzenlenecek. Saat 19.30’da gerçekleştirilecek kortej ve doğum günü buluşmasının ardından sanatçı Emir Can İğrek sahne alacak.
Uzmanlardan kadınlara ‘Kansızlık’ uyarısı: "Normalleştiriyorlar, gebelikten önce mutlaka düzeltilmeli"
26 Nisan 2025 Cumartesi - 10:13 Uzmanlardan kadınlara ‘Kansızlık’ uyarısı: "Normalleştiriyorlar, gebelikten önce mutlaka düzeltilmeli" Kadınlarda kansızlık problemine dikkat edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar uyardı. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Üstün, "Hiçbir zaman istemediğimiz bir şey ama toplumda, sadece Türkiye’de değil, dünyada da bu böyle, kadınlar bunu normalleştiriyor. Fazla kanıyorlar, kansızlar ama bu normalmiş gibi davranıyorlar. Gidermeye yönelik tedavi almalı, demir takviyesi mutlaka kullanmalılar diyoruz. Gebe kalmadan önce aneminin düzeltilmesini mutlaka öneriyoruz" dedi. Türkiye’nin dört bir yanından doktorların katıldığı, dünyanın önde gelen isimlerin yer aldığı Türk Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı (TAJEV) tarafından bu yıl 15’incisi gerçekleştirilen Türk-Alman Jinekoloji Kongresi Antalya’da bir otelde başladı. 23 Nisan - 27 Nisan tarihleri arasındaki etkinlik çerçevesindeki basın toplantısına Vakıf ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Mehmet Cihat Ünlü, Kongre Sekreteri, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Üstün ile endometriozis cerrahisinde dünyada öne çıkan isimlerden olarak gösterilen Prof. Dr. Ceana Nezhat katıldı. Toplantıda kadın hastalıkları ve doğum branşındaki birçok hastalığa yönelik açıklamalar yapılırken önemli uyarılarda bulunuldu. "Bazen 11-12 doktor gezmeleri gerekiyor" Toplumda özellikle üreme çağındaki çok sayıda kadını etkileyen endometriozis, rahim içi dokusunun rahim dışında bulunması olarak ifade edilirken, halk arasında ‘Çikolata kisti’ olarak bilinen kistlere yol açan hastalığa ilişkin konuşan Dr. Ceana Nezhat, "Endometrioziste bize yol gösteren semptomlar var, özellikle de pelvik ağrı dediğimiz ağrı bize yol gösteriyor. Endometriozis çok sessiz bir şekilde organlara zarar verebiliyor. Göğüste, akciğerde bildirdiğim etkileri var. Cerrahi doğru yapılmış olmalı. Ergenlerdeki endometriozisin tanısı da olması gerekenin altında konuluyor. Gerçek anlamda tanısı konulabilene kadar bazen 11-12 doktor gezmeleri gerekiyor. Semptomlarının ergenlik döneminde başladığını görüyoruz. Bazen çok ağır kanamalar, kramplar, mide bulantısı, kusmalar hatta hastaların bir kısmındaki semptomlar astıma bile benzeyebilir. Bazen ürologlara kadar gitmelerine neden olan ağrılar alabilir. Vücudunun farklı yerlerinde etkileri olabileceğini bilmek önemli" dedi. Toplantıda konuşan Prof. Dr. Mehmet Cihat Ünlü ise kadınların geçmişe nazaran daha geç evlendiğini ve kariyer planlarının annelik süreçlerini etkilediğini aktardı. Rutin kadın doğum kontrollerinin önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ünlü, kadınların gebelik sürecinde de düzenli takiplerini aksatmaması gerektiğine vurgu yaptı. Ünlü, anne ve bebek sağlığı için gelişen teknoloji ve hekim iş birliğinin önemli kazanımlar sağladığına vurgu yaparken anne karnında sağlık sorunu tespit edilen bebeklere çok başarılı müdahaleler gerçekleştirildiğini belirtti. "Gebeyim’ deyip ilaçların bırakması hayatlarını tehlikeye sokabilir" Anne ölüm sebeplerine ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Yusuf Üstün, "Ülkemizde de artık gelişmiş ülkelerde olduğu gibi anne ölümleri açısından kalp damar sistemine ait hastalıklara bağlı nedenler ilk sıraya çıktı. Tüm dünya genelinde en yaygın neden; kanamadır yani doğum sonrası kanamalarıdır. Bu bizde de tıpkı gelişmiş ülkelerde olduğu gibi aşağılara indi. Anne ölümleri açısından en önemli şeylerden bir tanesi; epileptik gebelerin ‘Gebeyim’ deyip hemen ilaçlarını bırakmaları, onlar için çok büyük bir sıkıntıya yol açabiliyor. Epilepside kullanılan ilaçların bir kısmı bebeğe zarar verebiliyor ama hastaların kafalarına göre bu ilaçları bırakması kendi hayatlarını tehlikeye sokabilir. Bu nedenle halkın bu konuda mutlaka uyarılması gerekiyor" dedi. "Sadece Türkiye’de değil dünyada da böyle, kadınlar normalleştiriyor" Kadınlarda kansızlık konusunda değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Üstün, "Aşırı kanayan hastaların anemik şekilde dolaşması bizim hiçbir zaman istemediğimiz bir şey ama toplumda, sadece Türkiye’de değil dünyada da bu böyle, kadınlar bunu normalleştiriyor. Fazla kanıyorlar, kansızlar ama bu normalmiş gibi davranıyorlar. Halbuki bunlar, gebe kalmadan önce hem sosyal yaşantılarının hem iş yaşamında aktif bir şekilde devam etmelerinin önüne geçiyor çünkü kansız bir kadın daha çabuk yorulacak. O nedenle bu kansızlıklarını hem gidermeye yönelik tedavi almalılar hem de kansızlığı gidermek için demir takviyesi mutlaka kullanmalılar diyoruz. Gebe kalmadan önce aneminin düzeltilmesini mutlaka öneriyoruz. C vitaminini bir portakal suyuyla aldığınız zaman çok daha fazla demir emilimi sağlayabiliyorsunuz. İdrar kaçırmayla ilgili özellikle öksürüp, aksırırken veya ani işeme isteğiyle tuvalete yetişememe şeklinde tanımladığımız farklı idrar kaçırma modeliteleri var. Normalmiş gibi karşılıyor, bezle dolaşıyorlar, bunların çok kolayca, çok basit ameliyatlarla giderilebildiğini söyleyebiliriz. Mutlak suretle bu hastalarımızın pelvik taban egzersizleri yapmalarını öneriyoruz" ifadelerini kullandı. "Sezaryen anne ve bebeği kurtarmak için yapılması gereken bir operasyon" Gebelerde görüntülüme tetkiklerine yönelik değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Üstün, "Bir trafik kazası olabilir veya herhangi bir nedenle beyin tomografisi çekmemiz gerekti, bebeği kurşun önlükle koruyarak tomografileri çekebiliyoruz. Hastalar bazen çok sıkıntı çıkarıyor, bebeğe zarar verecek diye korkuyorlar. Tabii ki gebe radyasyon olan alanlardan her zaman uzak durmalı ama gerektiğinde hekim zaten söylüyor, ‘Bunu çekmem gerekiyor’ diye, onlara da karşı durmamak lazım. Gebelikte takipte özellikle tansiyon takibi önem arz ediyor. Bu açıdan gebelerin uyanık olması lazım. Cumhurbaşkanımız da zaten söyledi, ‘İsteğe bağlı sezaryen olmasın’ dedi. Biz de istemiyoruz, o anne ve bebeği kurtarmak için yapılması gereken bir operasyon" dedi.
Gazipaşa’da tütün denetimi
26 Nisan 2025 Cumartesi - 09:39 Gazipaşa’da tütün denetimi Antalya’nın Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürlüğü, ilgili kurumlarla birlikte ilçe genelinde nargile ve tütün denetimi gerçekleştirdi. Yapılan kontroller sonrası tütün ve tütün ürünü içilmeyen işletmelere de teşekkür belgesi takdim edildi. Sağlık Bakanlığı tarafından kapalı alanlarda sigara kullanımının önüne geçilmesi amacıyla uygulanan tütün yasağına yönelik, Gazipaşa’da 4207 sayılı "tütün ürünlerinin zararlarının önlenmesi ve kontrolü hakkında kanun uygulamaları" çerçevesinde, tütün ve tütün ürünlerinin kullanımının yasak olduğu kapalı alanlar ve açılır kapanır sisteminde hizmet veren özel işletmeler denetlendi. Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürlüğü ve polis ekipleri tarafından yapılan denetimlerde ayrıca 4733 sayılı kanunun 8. maddesine istinaden nargile satışı yapılan işletmelerde nargilelik tütün mamulü sunum uygunluk belgesi ve kapalı alanda tütün mamullerinin içilip içilmediği kontrol edildi. Ekipler tarafından mekanların "Dumansız Hava Sahası" planına uygunluğuna bakılarak iş yeri sahipleri de sigara içme yasağıyla ilgili mevzuat konusunda bilgilendirildi. Yapılan denetimler ile ilgili bilgi veren İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, "4207 sayılı tütün ürünlerinin zararlarının önlenmesi ve kontrolü hakkında kanun uygulamaları" kapsamında tütün ve tütün ürünlerinin kullanımının yasak olduğu kapalı alanlar ve açılır kapanır sisteminde hizmet veren özel işletmeler ile 4733 sayılı kanunun 8. maddesine istineden nargile satışı yapılan işletmeleri denetledik. Öte yandan, yasaklı alanda sigara kullanımına tanık olan vatandaşların Sağlık Bakanlığı’nın "ALO 184" iletişim hattı üzerinden şikayette bulunabileceklerini hatırlatıyoruz. Denetimlere uymayanlara esneme yapılmaksızın cezai işlemler uygulanacak" ifadelerini kullandı. Çelik, ayrıca yapılan kontrollerde şimdiye kadar iş yeri sahipleri ve vatandaşların sigara ve nargile yasağına uyduğunu gördük diye ekleyerek, işletmesinde tütün ve tütün ürünleri içilmediğinden dolayı İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Teşekkür Belgesi’ni işletme sahiplerine takdimini gerçekleştirdi.
Gazipaşa’da sezonun ilk kiraz hasadı yapıldı
26 Nisan 2025 Cumartesi - 09:39 Gazipaşa’da sezonun ilk kiraz hasadı yapıldı Antalya’nın Gazipaşa ilçesi Çile Mahallesi’nde yazın habercisi kirazın hasadına başlandı. Sezonun ilk kiraz hasadını gerçekleştiren üretici Erdoğan Bulut, cristobalina cinsi kirazın kilosunun 1.000 TL’den alıcı bulduğunu ifade etti. Gazipaşa’da kırmızı altın olarak nitelendirilen erkenci kirazın ilk hasadı, her yıl olduğu gibi bu yıl da Çile Mahallesi’nde yapıldı. Hava sıcaklıklarındaki artışla birlikte dallardaki kirazlar kırmızıya döndü. Böylelikle ilçede ilk erkenci kirazı üreten çiftçiler de ürünün bereketini yaşadı. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber kiraz bahçelerine giren üreticiler, dallardaki kırmızı rengiyle olgunlaşan kirazları toplamaya başladı. Yapılan ilk hasatta yaklaşık 20 kilogram cristobalina cinsi kiraz toplandı. Sezonun ilk kiraz hasadını kendi bahçesinde gerçekleştiren üretici Erdoğan Bulut, bu yıl sezondan umutlu olduklarını belirterek, şöyle konuştu: "Sezonun ilk kirazı her yıl olduğu gibi bu yıl da erkenci kirazıyla meşhur Çile Mahallesi’nde toplandı. 2025 yılının ilk kirazını hasat ettik. Gazipaşa’da normal hasat döneminden 1 ay önce yetişen erkenci kiraz olarak da bilinen "cristobalina" cinsi kirazı satışa sunduk. Yaklaşık 20 kilo kiraz topladık. Ürünlerimizin kalitesi gayet güzel. İlk hasat esnasında Gazipaşa Ziraat Odası Başkanı Yusuf Çelik de bizleri yalnız bırakmadı. Cistobalina cinsi kirazın kilosunun 1.000 TL’den alıcı buldu." Gazipaşalı üreticiler, önümüzdeki haftalarda ise 500- 800 rakımları arasındaki Doğanca, Gökçesaray, Sugözü ve Şahinler mahallelerinde de yetişen kirazlarını piyasaya sürmeye hazırlanıyor.
ALKÜ’de 10. yıl coşkusu devam ediyor
26 Nisan 2025 Cumartesi - 09:37 ALKÜ’de 10. yıl coşkusu devam ediyor Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ); 10. yıl kutlamalarının beşinci gününde hem geçmişe vefa gösterildi hem de öğrenciler bilim, farkındalık ve müzikle buluştu. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), kuruluşunun 10. yıl dönümünü çeşitli etkinliklerle kutlamaya beşinci gününde de hız kesmeden devam ediyor. Üniversitenin tüm birimleri ve öğrencilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen gün boyunca hem akademik içerikli hem de sosyal ve eğlenceli birçok etkinlik yer aldı. Günün ilk etkinliği, saat 10.00’da Alev Alatlı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen Markan Kariyeri Olsun konulu söyleşi oldu. Kariyer Danışmanı Ahmet Koşkan’ın konuşmacı olarak katıldığı programa, ALKÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Kılıç, Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, üniversitenin akademik ve idari personeli ile çok sayıda öğrenci iştirak etti. Ahmet Koşkan, öğrencilere kariyer yolculuklarında izlemeleri gereken adımları, hedef belirlemenin ve doğru yönlendirilmenin önemini vurgulayan bir yol haritası çizdi. Yoğun ilgi ve etkileşimle geçen program sonunda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, Ahmet Koşkan’a teşekkür belgesi takdim ederek katkılarından dolayı kendisine şükranlarını iletti. Emeği geçenler dualarla anıldı Beşinci günün bir diğer anlamlı etkinliği ise ALKÜ’nün bugünlere gelmesinde emeği geçen tüm isimleri anmak adına düzenlendi. Abdurrahman Nimet Alaattinoğlu Camii’nde, Cuma Namazı öncesinde üniversitenin kuruluşundan bu yana katkı sunmuş kişiler için mevlit okutuldu ve sonrasında hayır lokması dağıtımı yapıldı. ALKÜ, 10. yıl dönümünde sadece başarılarını değil, bu başarıların arkasındaki emek ve gönül birliğini de hatırlatarak anlamlı bir mesaj verilmiş oldu. Motosiklet sürücüleri bilgilendirildi ALKÜ Motospor Topluluğu Akademik Danışmanı Öğr. Gör. Serdar Aslan koordinatörlüğünde düzenlenen 8. Trafik ve İki Tekerlekli Taşıtlarda Kask ile Koruma Ekipmanlarının Önemi isimli konferansta öğrencilere ve vatandaşlara bilgi verildi. Konferansa ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, Prof. Dr. Oğuz Karahan, Gazipaşa İlçe Jandarma Komutanlığından Jandarma Astsubay Üstçavuş Ahmet Özker, Alanya Şehit Abdullah Ümit Sercan Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğinden Komiser Yardımcısı Ercan Yeni, Alanya Motospor Kulüp Başkanı Uğur Uzun, Etkinliklerin Ana Sponsorlarından Alanya Honda Motor Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tamer, dekanlar, MYO müdürleri, akademik, idari personel ile öğrenciler katıldı. Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, trafik kurallarının önemine değindi. Aynı zamanda Acil Tıp Uzmanı olan Rektör Türkdoğan, kazalardaki ağır yaralanmalarda yaşanan sorunlara değinirken ilk yardımın önemini vurguladı. Türkdoğan tüm sürücülere dikkatli olmaları konusunda da uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu ise konuşmasında kazaların hemen sonrasında yapılacak ilk yardım ve müdahaleler konusunun önemine değindi. Prof. Dr. Bayramoğlu, kazaların önlenmesi için trafik kurallarına uymanın altını çizdi. Alanya Motospor Kulüp Başkanı Uğur Uzun ise koruyucu ekipmanların önemini anlatırken Antalya İl Jandarma Komutanlığı tarafından Motosiklet Güvenli Sürüş Eğitimi verdi. Konferans sonunda motor ekipmanları çekilişi yapıldı. Çekilişte 11 kask, 5 bin liralık lastik ve akü hediye çeki, 4 adet Zafer Akçay tarafından yazılan "Motosiklette İleri Sürüş" kitabı, 8 litre motor yağı ve 3 motosiklet eldiveni verildi. Konferans, katılımcılara ve destek verenlere teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi. Kapmüste farkındalık, bilim ve eğlence buluştu Saat 14.00 itibarıyla ise üniversite kampüsünde güvenlik ve trafik bilinci kazandırmayı hedefleyen önemli bir farkındalık etkinliği düzenlendi. Antalya Jandarma Komutanlığı tarafından üniversiteye getirilen mobil trafik eğitim tırı ve emniyet kemeri simülasyon aracı, öğrencilere trafik güvenliği konusunda interaktif bir deneyim yaşattı. Öğrenciler, karşılaşabilecekleri kazalara karşı alabilecekleri önlemleri uygulamalı olarak öğrenme fırsatı yakaladılar. Günün akşamında ise öğrencilerin uzun süredir heyecanla beklediği konser gerçekleşti. Türk rap müziğinin sevilen ismi Burak King, sahne performansıyla kampüsü adeta coşturdu. Katılımcılar, müzikle dolu dakikalarda eğlencenin tadını doyasıya çıkardılar. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Karahan, ALKÜ’lü gençleri şarkılarıyla coşturan Burak King’e, DJ Salim Eren Çalışır’a ve etkinliklerin ilk günü İskele Şelale alanında sahne alan Kuple’ye teşekkür plaketi takdim etti. Daha sonra sahne alan DJ Salim Eren Çalışır performansıyla gençlere unutulmaz anlar yaşattı. Tüm gün boyunca kampüs içinde devam eden diğer etkinlikler de öğrencilere hem eğlenme hem de öğrenme fırsatı sundu. Yapay zekâ sunumlarıyla teknolojiye ilgi duyan öğrenciler bilgilendirilirken öğrenciler hem eğlendi hem de öğrendiler. Ayrıca çeşitli etkinlik faaliyetleri sayesinde öğrenciler hem fiziksel olarak aktif vakit geçirdiler hem de topluluklar arası etkileşim sağladılar. ALKÜ’nün 10. yıl kutlamaları, öğrenciler, akademik ve idari personel ile Alanya halkının katılımıyla dolu dolu yaşanmaya devam ediyor.
Antalya’da belirli alanlar hariç ormanlara girişler 1 Mayıs’tan itibaren yasak
25 Nisan 2025 Cuma - 19:04 Antalya’da belirli alanlar hariç ormanlara girişler 1 Mayıs’tan itibaren yasak Orman yangınlarıyla mücadelede örnek gösterilen Antalya, 2024 yılında 275 yangına rağmen yalnızca 333 hektarlık kayıpla Türkiye’de 12. sıraya geriledi. Vali Hulusi Şahin, 1 Mayıs-31 Ekim tarihleri arasında yeni hazırlanan genelgede belirtilen alanlar dışında ormanlara girişin yasaklandığını açıkladı. Havai fişek, anız ateşi, dilek balonu, sigara gibi riskli uygulamaları da kapsayan genişletilmiş tedbirlerle yeni yangın sezonuna sıkı hazırlık yapıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında düzenlenen Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyonu Toplantısı, Orman Bölge Müdürlüğü Merkez Misafirhanesi’nde yapıldı. Toplantıda 2025 yılı yangın sezonuna yönelik hazırlıklar masaya yatırılırken, 45 madde görüşüldü. "Sanayi devriminden bu yana en sıcak yaz geçirildi" Vali Şahin, 2024 yılının sanayi devriminden bu yana kaydedilen en sıcak yaz aylarını barındırdığına dikkat çekerek, bu zorlu iklim şartlarına rağmen Antalya’da çıkan 275 orman yangınına karşı etkin müdahaleyle sadece 333 hektar alanın zarar gördüğünü belirtti. Şahin, "Bu sayı bir önceki yıla göre yangın sayısında yüzde 60’ın üzerinde artış anlamına geliyor. Ancak yanan alan miktarındaki düşüş, orman teşkilatımızın ve destek veren tüm kurumların özverili çalışmasının sonucudur" dedi. Antalya’nın 1.1 milyon hektarlık orman varlığı ile Türkiye’de ilk sırada yer aldığını hatırlatan Vali Şahin, 2021 yılında Manavgat’ta yaşanan ve 60 bin hektarı küle çeviren büyük yangından sonra alınan derslerin yeni sezon önlemlerini şekillendirdiğini söyledi. 2025 yazında orman işçisi sayısının 1000’in üzerine çıkarılmasının hedeflendiğini ifade eden Şahin, yaz mevsimine 114 arazöz, 35 su ikmal aracı, 7 helikopter, 5 uçak ve 1 İHA ile girildiğini kaydetti. Şahin, "Orman teşkilatımızın araç ve personel altyapısı güçlü. Her türlü senaryoya hazırlıklıyız" dedi. Toplantıda alınan karar doğrultusunda, Antalya Valiliği tarafından 1 Mayıs - 31 Ekim 2025 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde yeni bir genelge yayımlandı. Genelgeyle birlikte, ormanlara girişler genelge ekinde belirlenen istisnai alanlar dışında yasaklandı. Genelgeye göre, ormanların 4 kilometre çevresinde veya köy sınırlarında anız yakmak, sönmemiş sigara atmak, havai fişek ve dilek balonu gibi yanıcı materyaller kullanmak da yasaklandı. Ormanlara sadece genelgede listelenen izinli alanlardan girilebilecek. Ayrıca piknik ve mesire alanlarında 21.00 ile 08.30 saatleri arasında mangal, semaver ve benzeri ateş yakılması da yasaklandı. Belirlenmemiş tüm ormanlık alanlarda ise bu faaliyetler tamamen yasak kapsamına alındı. Şahin, şu açıklamalarda bulundu: "Yaz aylarında hava sıcaklıklarının artması, ormanlık bölgelerde insan ve araç hareketliliğinin yoğunlaşması nedeniyle yangın riski yükseliyor. Milli servetimiz olan ormanlarımızı korumak için, 5442 sayılı il idaresi kanunun 11C maddesince bu genelge yayınlanmıştır." Vali Şahin, denetimlerin orman muhafaza memurları, jandarma, emniyet, zabıta ve özel güvenlik ekiplerinin koordinasyonunda yapılacağını, kurallara uymayanlar hakkında idari ve adli işlem başlatılacağını söyledi. "Yangınların yüreğimizi yakmasına müsaade etmeyelim" diyen Vali Şahin, "Bu zümrüt ormanları, bu güzel doğayı hep birlikte muhafaza edelim. Antalya’mıza bir acı daha yaşatmayalım" ifadelerini kullandı.
Antalya sürdürülebilir turizmin yeni lideri oluyor
25 Nisan 2025 Cuma - 17:30 Antalya sürdürülebilir turizmin yeni lideri oluyor Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı Julia Simpson ile turizmin geleceğini ele aldı. Başkan Muhittin Böcek, Antalya’nın küresel ölçekte sürdürülebilir turizmin öncü şehirlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini söyledi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı ve CEO’su Julia Simpson ve Coral Travel Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Bektaş’ı makamında ağırladı. Başkan Muhittin Böcek ile WTTC Başkanı Julia Simpson arasında gerçekleşen buluşmada turizmin geleceği ve Antalya’nın bu gelecekteki stratejik konumu ele alındı. Başkan Muhittin Böcek, WTTC’nin davetiyle 28-29 Eylül 2025 tarihlerinde Roma’da düzenlenecek Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Zirvesi’nde Antalya’yı temsilen bir sunum gerçekleştirecek. Muhittin Böcek’in Roma’da yapacağı sunum ile Antalya’nın küresel turizm politikalarına yön veren şehirler arasına adını yazdırması için fırsat olarak değerlendiriliyor. WTTC ile önemli iş birliği projeleri Başkan Muhittin Böcek, WTTC iş birliğiyle önemli çalışmalar yapacaklarını belirtti. Başkan Böcek, "Yeşil etkinlik takvimi ile çevreci etkinliklerin desteklenmesi, dijital turizm platformu kurulumu ile ziyaretçi deneyiminin süreç boyunca sürdürülebilir ve yenilikçi hâle getirilmesi, kadın girişimciliği ve yerel kültür eksenli projelerle toplumsal kapsayıcılığın artırılması ve WTTC Akdeniz Bölge Ofisi’nin Antalya’da açılması için girişimlerde bulunulması adına çalışmalar yapacağız" dedi. Ekonomik verileri paylaştı WTTC Başkanı Julia Simpson, Antalya’ya özellikle Başkan Muhittin Böcek ile görüşmek için geldiğini belirterek, Antalya’nın sürdürülebilir turizmde sergilediği vizyonun dikkat çekici olduğunu ifade etti. Ayrıca, WTTC’nin Türkiye turizmi hakkında güncel ekonomik öngörülerini de paylaştı. Julia Simpson, "Önümüzdeki dönemde turizmin Türkiye ekonomisine 5,2 trilyon TL katkı sağlamasını bekliyoruz. Bu rakam Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 12’sine karşılık geliyor ve 3,3 milyon kişilik istihdam potansiyeli taşıyor. Türkiye’nin güçlü bir şekilde büyüdüğünü görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, WTTC Başkanı Julia Simpson ile bir süre görüşerek, ziyaret anısına hediye takdim etti.