Yerel Haberler
Antalya
Sami Uğurlu: "İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız" 01 Mart 2026 Pazar - 23:59:52 Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, Fenerbahçe maçının ardından, "İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız" dedi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Antalyaspor, sahasında Fenerbahçe ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, açıklamalarda bulundu. İç saha performanslarının iyi olduğunu ancak aynı performansı dış sahaya yansıtamadıklarını belirten Uğurlu, "Burada iç sahada 4. maçımızı oynadık. 8 puan aldık. İç saha performansına baktığınız zaman oldukça iyi, hatta bunu dışarıya da ansıtmak gerekiyor. Dışarıdaki maçlarda alacağımız puanlar bizi yukarıya taşıyacak. Fizik olarak da, mental olarak da hazırız. Geçen hafta son dakikalarda ediğimiz talihsiz gol bizi biraz üzdü. Onu telafi etmek için çıktık bugün de çok zorlu bir rakibe karşı. Kaliteli oyunculara sahip bir Fenerbahçe’ye karşı oynadık" diye konuştu. "Maçın 60 dakikalık bölümünde istediklerimizi tamamen sahaya yansıttığımızı söyleyebilirim" Fenerbahçe’ye çalıştıklarını söyleyen Uğurlu, "Özellikle maçın 60 dakikalık bölümünde istediklerimizi tamamen sahaya yansıttığımızı söyleyebilirim. Kenarlarda ve kanatlarda özellikle çok etkili olduk. Burada Fenerbahçe’nin 4’lü oynayabileceğini de düşünmüştük. 3’lü de çıkabileceğini düşünmüştük. Nottingham maçında 3‘lü oynayıp bunun karşılığını almaları, aslında iki türlü de Fenerbahçe’yi çalışmıştık. 3’lü başladıklarında iki kenar stopere geldiğinde bizim kanat oyuncularımız şiddetli baskı yapıp geçiş ve sonuçlandırma istemiştik. Bu biraz işin taktiksel bölümü ama, bize savunmada daha kalabalık ve güvenli kalmamızı sağladı. Sakatlık biraz dengeleri bozdu diyebilirim" ifadelerini kullandı. "Daha dikkatli olabilseydik bir pozisyonda golü yakalayabilirdik" Kendi kalelerine attıkları talihsiz bir golle sahadan 1 puanla ayrıldıklarını belirten Sami Uğurlu, "2-1’den sonra kanat oyuncularının da yorulduğunu gördük, hamleler yaptık. 2-1’den birkaç dakika sonra bulduğumuz pozisyonda eğer golü bulabilseydik burada maçı kazanabilirdik. Biz de Fenerbahçe’de pozisyonlar buldu. Daha sonra kendi kalemize talihsiz bir şekilde fol attık. Futbolda bunlar var, kendi kalemize attığımız ister istemez moral olarak takımı aşağıya çektiğini söyleyebilirim. 2-2 sonrası yaptığımız 2 değişiklikle ve geçişlerle pozisyon bulmaya çalıştık. Daha dikkatli olabilseydik bir pozisyonda golü yakalayabilirdik. Maçtan önce Fenerbahçe’den 1 puan verseler tabi ki her takım kazanılmış 1 puan olarak bakar. 2-0’dan sonra kaybedilmiş 2 puan, kazanılmış 1 puan olarak bakar" şeklinde konuştu. "İç saha performansımız iyi" İç sahada taraftar desteğinin arkalarında olmasının kendilerini güçlendirdiğinin altını çizen Uğurlu, "İç saha performansımız iyi, bunda taraftarında çok fazla rolü var. Her maçta onları arkamızda hissettiğimizde coşkumuzda artıyor. İçeride yakaladığımız coşkuyu dış sahada da yakaladığımızda sıralama olarak da yukarıya çıkacağımızı düşünüyorum" dedi. Her maç kendi oyunlarını oynamaya çalıştıklarını vurgulayan Uğurlu, "Tabii rakibin artıları, eksileri, pozitif yönleri ve zaaflarına baktığında ona göre de farklı planlar uygulayabiliyoruz. Bu maça kadar oynadığımız 6 maçta 3’ü duran top, 2’si penaltı, akan oyunda yediğimiz 2 gol. Oyun içinde bireysel hatalar oluyor, bunlar ne kadar azalırsa, puan sayısı da yukarıya çıkıyor" şeklinde konuştu. " Fenerbahçe karşısında takımın ilk 60 dakikalık bölümde sergilediği oyundan memnun kaldığını söyleyen Uğurlu, "Ben oyun ve mücadele olarak da ilk 60 dakikada oyuncularımdan çok memnunum. İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız. Geçen hafta son vuruş kalitesinden bahsetmiştim. Bu da santrfor işi, özel oyuncuların olduğu zaman ön bölgede kötü oynadığı zaman bile kazanabiliyorsun. Ancak bizim her maç iyi mücadele edip, iyi oynamamız gerekiyor. 1-2 oyuncu vasatın altına indiği zaman bizim bunu kaldıracak gücümüz çok fazla yok. Genele baktığımızda iç sahada bunu yakalıyoruz. Dış sahada da aynı konsantrasyonla, istek ve coşkuyla oynadığımızda dış sahadan da istediğimiz puanları alacağız. Kendi dengin takımlarla oynadığın zaman bireysel yeteneklerle ya da oyuncu kalitesiyle işi çözmen gerekiyor. Bunu da özellikle Kayserispor maçında Safuri ve Balet’in olmaması bizim gibi transferi kapalı bir takımda 2 tane çok önemli oyuncu oynamadığı zaman bunu maalesef ki karşılığı çok uyu olmuyor. Özel oyuncularımız var, ama 2-3 oyuncu kaybettiğimizde ister istemez bunun problemlerini yaşıyoruz" dedi.
01 Mart 2026 Pazar - 23:54 Zeki Murat Göle: "İki puanı ilk yarıda kaybettik" Fenerbahçe Teknik Sorumlusu Zeki Murat Göle, 2-2 biten Antalyaspor maçı sonrası yaptığı açıklamada, "İki puanı aslında ilk yarıda kaybettik. İstediğimiz tempoyu sahaya yansıtamadık" dedi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Antalyaspor ile 2-2 berabere kaldı. Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco’nun rahatsızlığı nedeniyle karşılaşmada takımın başında sahaya çıkan Zeki Murat Göle, basın toplantısında karşılaşmayı değerlendirdi. Hafta içi UEFA Avrupa Ligi’nde Nottingham deplasmanında harcanan efora dikkat çeken Göle, "Üç gün önce İngiltere’de oynadığımız maçtaki yüksek enerjiyi bugün sahada göremedik. Maça istediğimiz tempoyla başlayamadık. İlk yarıdaki erken oyun isteği, derine koşular ve uzun top tercihleri oyunun kontrolünü elimizden aldı. Bu da rakibin direncini artırdı" şeklinde konuştu. "İki puanı ilk yarıda kaybettik" İkinci yarının hemen başında kalelerinde gördükleri gole dikkat çeken Göle, "Devreye umutla başladık ancak kalemizde gördüğümüz gol bize yakışmadı. Buna rağmen oyuncularımız pes etmedi ve 2-2’yi yakalayacak reaksiyonu gösterdi. Galibiyet için çok net fırsatlar da bulduk ama değerlendiremedik" ifadelerini kullandı. Teknik direktörün rahatsızlığı nedeniyle süreci bir ekip ruhuyla yönettiklerini belirten Göle, "Bu süreci hep birlikte yönetiyoruz. Teknik direktörümüze her konuda destek oluyoruz. Alınan tüm kararlar yardımcı antrenörler ve analiz ekibimizle koordineli bir şekilde, ortak akılla hayata geçiriliyor. Biz kendi başımıza her kararı veremiyoruz. Biz aslında 2 puanı ilk yarıda kaybettik. İngiltere’deki enerjiyi oluşturamadık" diye konuştu. "Mücadelemizi son saniyeye kadar sürdüreceğiz" Şampiyonluk yürüyüşünde geri adım atmayacaklarını kaydeden Zeki Murat Göle, "Lig uzun bir maraton. Puan kayıpları olabilir ancak biz mücadelemizi son saniyeye kadar sürdüreceğiz. Bu takımı hedefine ulaştırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.
01 Mart 2026 Pazar - 23:44 Rıza Perçin: "2-2’lik sonuç bizi üzdü" Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, Fenerbahçe karşısında alınan 2-2’lik beraberliğin ardından yaptığı açıklamada, "2-0 öne geçtik, daha farklı olabilirdi. Genel tabloya baktığımızda bugün üzülen taraf biziz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Antalyaspor, sahasında Fenerbahçe ile 2-2 berabere kaldı. Karşılaşma sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, sergilenen oyunun skora yansımamasından dolayı üzgün olduklarını dile getirdi. "60 dakika müthiş bir oyun vardı" Maça oldukça etkili başladıklarını hatırlatan Başkan Perçin, "Maç 2-2 sona erdi ancak biz bu sonuca sevinmiyoruz. 2-0 öne geçtik, daha farklı olabilirdi. Yaklaşık 60 dakika çok iyi bir oyun ortaya koyduk. Futbolcu kardeşlerimizi ve teknik ekibimizi kutluyorum. Taraftarlarımız da 90 dakika boyunca müthiş bir destek verdi" ifadelerini kullandı. "3. golü bulabilirdik" Hafta içi yapılan hazırlıkların sahaya yansıdığını ancak son bölümde stres yaşadıklarını belirten Perçin, "Hafta içi çok iyi çalışılmıştı. Son dakikalarda biraz stres yaşadık. 3. golü de bulabilirdik. Ancak genel tabloya baktığımızda bugün üzülen taraf biziz" şeklinde konuştu. Hakemlere cesaret çağrısı Hakem yönetimiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Perçin, "Hakem arkadaşların biraz daha cesaretli olmasını istirham ediyoruz. Zaman zaman sıkıntılar yaşayabiliyoruz" dedi. "Alınan puan elbette kıymetli" Fenerbahçe’nin gücüne vurgu yapan Başkan Rıza Perçin, "Fenerbahçe gibi büyük bir takıma karşı alınan bir puan elbette kıymetli. Ancak oyuna baktığımızda 2-2’lik sonuç bizi üzmüştür" diyerek sözlerini noktaladı.
Rahim ağzı kanserinde "Aşı, tarama ve korunma ipuçları" ile riski sıfıra indirin
09 Ocak 2026 Cuma - 11:36 Rahim ağzı kanserinde "Aşı, tarama ve korunma ipuçları" ile riski sıfıra indirin Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre rahim ağzı kanseri her yıl yüz binlerce kadında teşhis edilirken, aşı ve düzenli taramayla büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olarak öne çıkıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Prof. Dr. Onur Erol, "Erken evrede yakalandığında başarı oranı yüzde 90’ların üzerindedir" diyerek erken tanının önemine dikkat çekti. Rahim ağzı kanseri, dünyada kadınlarda en sık görülen dördüncü kanser olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre 2022 yılında yaklaşık 660 bin yeni vaka kaydedilirken, 350 bin kadın bu hastalıktan hayatını kaybetti. GLOBOCAN 2022 tahminleri ise 662 bin 301 yeni vaka ve 348 bin 874 ölüm bildiriyor. Mevcut eğilimler değişmezse 2050 yılından itibaren yeni vakalarda yüzde 56,8’e ulaşan bir artış bekleniyor. En büyük neden HPV enfeksiyonu Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Prof. Dr. Onur Erol, 1-30 Ocak Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hastalığın nedenlerini ve korunma yöntemlerini anlattı. Prof. Dr. Erol, "Rahim ağzı kanseri, rahmin alt kısmında yer alan serviks bölgesindeki hücrelerin anormal büyümesiyle oluşur. Bu kanserin en yaygın nedeni, cinsel yolla bulaşan HPV 16 ve 18 virüsülerinin belirli tipleridir. Sigara kullanımı, çok sayıda cinsel partner, erken yaşta cinsel ilişki, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve düşük sosyoekonomik durum gibi faktörler riski artırır" dedi. Belirti vermediği için tarama şart Hastalığın erken evrelerde fark edilmediğini belirten Prof. Dr. Erol, "Hastalığın erken evrelerinde genellikle belirti vermez. Ancak ilerledikçe vajinal kanama, ilişki sonrası kanama, pelvik ağrı ve anormal akıntı gibi belirtiler ortaya çıkabilir bu yüzden belirtiler beklenmeden düzenli tarama yaptırılması önemlidir" ifadelerini kullandı. Aşı koruyor ancak tarama devam etmeli HPV aşısının etkinliğine dikkat çeken Prof. Dr. Erol, "HPV aşısı, kansere yol açan yüksek riskli HPV tiplerine karşı yüksek koruma sağlar, yaklaşık yüzde 70-90 oranında rahim ağzı kanserini önler. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre öncelikli olarak 9-14 yaş arası kız çocuklarında cinsel aktivite başlamadan önce en etkilidir. 15-26 yaş arası gençler ve yetişkinler de aşılanabilir, koruma biraz azalır ama hala faydalıdır. Bazı ülkelerde virüsün yayılımını azaltmak için erkek çocuklar da aşılanıyor. Aşı yapılmış olsa bile tarama testleri ihmal edilmemelidir, çünkü aşı tüm HPV tiplerini kapsamayabilir" diye konuştu. KETEM’de ücretsiz tarama fırsatı Türkiye’de tarama programlarının sağladığı avantajlara değinen Prof. Dr. Erol, "Pap smear testi rahim ağzından hücre örneği alınarak anormal hücreler aranır. HPV DNA testi virüsün varlığını doğrudan tespit eder. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’na göre 30 yaşından itibaren, her 5 yılda bir HPV testi ve smear önerilir. 30-65 yaş arası kadınlar düzenli tarama yaptırırsa, kanser nedeniyle yaşam kaybı riski neredeyse sıfıra iner. Tarama ücretsiz olarak Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM)’lerde yapılabilir" ifadelerini kullandı. Sigara ve bağışıklık sistemi riski etkiliyor Prof. Dr. Erol, HPV enfeksiyonunun kansere dönüşmesini etkileyen yaşam alışkanlıklarına da dikkat çekerek şunları söyledi: "Prezervatif kullanımı HPV bulaşını kısmen önler, tam koruma sağlamaz ama riski azaltır. Tek eşlilik veya partner sayısını sınırlamak riski düşürür. Sigara, HPV’nin kansere dönüşme riskini 2-4 kat artırır. Bağışıklık sistemini güçlendirmek; sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, yeterli uyku ve stres yönetimi HPV enfeksiyonunun vücuttan atılmasına yardımcı olur." Tedavide başarı erken tanıyla artıyor Hastalığın evresinin tedavi yöntemlerini belirlediğini vurgulayan Prof. Dr. Erol, "Tedavi seçenekleri ise kanserin evresine göre cerrahi müdahale, radyoterapi, kemoterapi veya immünoterapiyi içerir. Erken evrede yakalandığında başarı oranı yüzde 90’ların üzerindedir" diyerek rahim ağzı kanserinin doğru zamanda müdahale ile büyük oranda kontrol altına alınabileceğini belirtti.
Prof.Dr. Dipova:"Falezleri kaybedersek yalnız Antalya değil dünya kaybeder"
09 Ocak 2026 Cuma - 11:19 Prof.Dr. Dipova:"Falezleri kaybedersek yalnız Antalya değil dünya kaybeder" Antalya’nın eşsiz falezlerinin tahribat riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Prof. Dr. Nihat Dipova, "Bu statünün devam etmesi hem ekoloji hem de Antalya’nın turizm potansiyeli açısından çok önemli. Doğal ve sembolik değerleri, sınırlı bir kesimin kullanımına ve dolayısıyla sınırlı bir kesimin gelir elde etmesine açarsak, Antalya olarak kaybederiz, Türkiye olarak kaybederiz, hatta dünya olarak kaybederiz" dedi. Antalya’nın simge değerlerinden falezlerde, yapılaşma baskısının giderek arttığını belirten Antalya Kent Konseyi Altyapı Çalışma Grubu Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Nihat Dipova, yanlış müdahalelerin hem ekolojik hem ekonomik açıdan geri dönüşü zor kayıplara yol açtığını dile getirdi. Antalya falezlerinin, dünyada benzeri olmayan tüf kaya yapısı sayesinde küresel ölçekte eşsiz bir doğal oluşum olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dipova, "Antalya’nın çok önemli simge değerleri var. Bunlardan öncelikli olanı belki birinci sıraya gelen falezlerdir. Antalya’ya biliyorsunuz çok turist geliyor. Bunların gelme sebebi var. Bu sebeplerin içinde elbette simge değerler var. Antalya’daki bu falezler dünyada tek, bunu artık çok iddialı bir şekilde söylüyoruz" dedi. "Bu kaya dünyada nadir; Antalya’da geniş yayılıma sahip" Falezlerin jeolojik özelliğini anlatan Dipova, bu oluşumun taşıdığı değeri şöyle aktardı: "Çünkü kaya yapısı çok ilginç ve nadir bir kayadır. Adı da tufadır. Yıllarca yanlış bir ad verildi. Zaten tufa kayası da çok nadir bulunan bir kayadır. Dünyada en çok geniş alana yayılmış tufa da Antalya’dadır. Konu kıyı falezi olduğunda hem bu kadar uzun bir kıyı falezi olması hem de kayasının tufa olması bizim Antalya’nın falezlerini dünyada tek haline getiriyor." "En az müdahale gören yerin sit derecesi düşürüldü" Prof. Dr. Dipova, özellikle Varyant ile Piri Reis Caddesi arasındaki bölgenin korunması gerekirken statüsünün düşürüldüğüne dikkat çekerek, şöyle devam etti: "Varyant’tan Piri Reis Caddesi hizasına kadar olan konum çok kritik durumda. Orada bir kambur kaya diye bir özel yapı vardır. Kambur kaya ile varyant diyebiliriz. Bu kesimin sit derecesi düşürüldü. Gerekçe olarak da doğal niteliği kalmadı denildi. Gerekçesi var, burayı ayrıntılı incelediğimizde şunu görüyoruz. Aslında Antalya falezleri içinde en çok doğal niteliği korunmuş bölge burasıdır." Yarasa kolonisi ve Akdeniz fokları tehdit altında Dipova, bölgedeki biyolojik çeşitliliğin falezlerin korunduğunun somut kanıtı olduğunu şu şekilde belirtti: "Sebeplerinden birisi morfoloji. Çünkü çok diktir burası. Keçi bile duramaz. Yani insanlar orada bir tahribat yapamamışlar. Geri planı kamusal arazidir, mülkiyet yoktur. Bir de bu sebepten tahribat olmamış. Tahribatın az olmasının ya da olmamasının biyolojik kanıtlarını da görüyoruz. Antalya’nın en büyük yarasa kolonisi burada yaşıyor ve hala da yaşamaya devam ediyor. Fok, biliyorsunuz Akdeniz foku, Foça’yla anılır ama Antalya’ya haksızlık ediliyor. Aslında Antalya da Akdeniz foklarının bir yaşam alanıdır. Antalya içinde neresidir derseniz, işte bu falezlerdeki mağaralardır. Falezlerin içindeki mağaralarda yaşıyorlar, sadece avlanmak için suya çıkıyorlar. Bunlar bile kanıt, bozulmadığının kanıtı." "Betona dönüşen falez doğal mirası yok ediyor" Falezlerde yapılan eklemelerle doğal yapının hızla yok olduğuna dikkat çeken Dipova, "Madem doğa kendini bir şekilde koruyabilmiş, bizim de en yüksek koruma statüsü neyse o statüden kesinlikle taviz vermeden korumayı sürdürmemiz gerekiyor. 2024’e kadar kesin korunacak hassas alan statüsündeydi. Bu statünün devamı hem ekoloji açısından hem de Antalya’nın turizm potansiyeli açısından hayati öneme sahip. Çünkü bu doğal ve sembolik değerleri, sınırlı bir kesimin kullanımına ve dolayısıyla sınırlı bir kesimin gelir elde etmesine açarsak, Antalya olarak kaybederiz, Türkiye olarak kaybederiz, hatta dünya olarak kaybederiz. Tekrar vurguluyorum; bu yapı dünyada tek ve gerçek anlamda bir dünya mirasıdır. Kaybederiz ve artık böyle bir değerimiz olmaz" ifadelerini kullandı. "Bu uygulamalar 3-5 gün bir turizm geliri sağlar" Prof. Dr. Nihat Dipova, sürdürülebilir turizmin ancak korumayla mümkün olacağını vurgulayarak, "Antalya’nın özellikle doğu kesiminde böyle bölgeler var. Hiçbir falez dokusu kalmamış. Üzeri merdivenler, bir otelin yüzme havuzu ve güneşlenme platformları gibi yapılarla kaplanmış. Doğal falez görüntüsü ortadan kalkmış ve sıradan bir dik yamaç haline gelmiş. Dünyada tek olduğunu söylediğim o tufayı artık buralarda göremiyoruz. Neredeyse beton bir duvar görünümüne bürünmüş durumda. Bu uygulamalar 3-5 gün bir turizm geliri sağlar; hatta buna turizm dememek, otelcilik geliri demek gerekir. Ancak bunun sürdürülebilir turizm olduğunu hiçbir zaman iddia edemeyiz. Sonuç olarak Antalya değerini yitirir" dedi.
Kepez’e 2 Semt Evi, 1 Barınma Evi geliyor
09 Ocak 2026 Cuma - 11:13 Kepez’e 2 Semt Evi, 1 Barınma Evi geliyor Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Sütçüler ve Habibler mahallelerinde yapılacak semt evleri ve Yeni Mahalle’ye kazandırılacak Barınma Evi için hayırseverlerle protokol imzaladı. Kepez Belediyesi, kentin dört bir yanında temel hizmet çalışmalarını sürdürürken, diğer yandan da sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda ilçe sakinlerinin ihtiyaçlarına yönelik projelere yenilerini ekliyor. Bu kapsamda Kepez’e, vatandaşların sosyal, kültürel ve barınma ihtiyaçlarına cevap verecek 2 semt evi ve 1 barınma evi kazandırılacak. Semt evleri ve barınma evi protokolleri, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile hayırseverler arasında, başkanlık makamında imza altına alındı. Sütçüler Mahallesi’ne kazandırılacak semt evinin protokolü, hayırsever Mehmet Halil Çiçek, Habibler Mahallesi semt evi protokolü ise hayırsever Emin Aktaş ile imzalandı. Semt evleri, mülkiyetleri Kepez Belediyesi’ne ait olan Sütçüler Mahallesi 27140 adadaki park alanına ve Habibler Mahallesi 26393 adadaki park alanına inşa edilecek. Yeni semt evleri; vatandaşların taziye kabul edebileceği, sosyal etkinliklerin düzenlenebileceği ve mahalle sakinlerinin bir araya gelerek dayanışma içerisinde olabileceği merkezler olarak hizmet verecek. Barınma evi Kepez Barınma Evi protokolü, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ve Bilal Canpolat tarafından imza altına alındı. Protokol kapsamında; Yenimahalle 25506 ada 5 parselde, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait olan Sosyal Tesis Alanı’nda yer alan 3 katlı, 125 metrekare zemin oturumlu ve asma kat tadil edilerek Barınma Evi olarak kullanılmak üzere Kepez Belediyesi’ne bağışlanacak.
Kepez’e 2 Semt Evi, 1 Barınma Evi geliyor
09 Ocak 2026 Cuma - 10:59 Kepez’e 2 Semt Evi, 1 Barınma Evi geliyor Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Sütçüler ve Habibler mahallelerinde yapılacak semt evleri ve Yeni Mahalle’ye kazandırılacak Barınma Evi için hayırseverlerle protokol imzaladı. Kepez Belediyesi tarafından ilçeye vatandaşların sosyal, kültürel ve barınma ihtiyaçlarına cevap verecek 2 semt evi ve 1 barınma evi kazandırılacak. Semt evleri ve barınma evi protokolleri, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile hayırseverler arasında, başkanlık makamında imza altına alındı. Sütçüler Mahallesi’ne kazandırılacak semt evinin protokolü, hayırsever Mehmet Halil Çiçek, Habibler Mahallesi semt evi protokolü ise hayırsever Emin Aktaş ile imzalandı. Semt evleri, mülkiyetleri Kepez Belediyesi’ne ait olan Sütçüler Mahallesi 27140 adadaki park alanına ve Habibler Mahallesi 26393 adadaki park alanına inşa edilecek. Yeni semt evleri; vatandaşların taziye kabul edebileceği, sosyal etkinliklerin düzenlenebileceği ve mahalle sakinlerinin bir araya gelerek dayanışma içerisinde olabileceği merkezler olarak hizmet verecek. Kepez Barınma Evi protokolü, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ve Bilal Canpolat tarafından imza altına alındı. Protokol kapsamında; Yenimahalle 25506 ada 5 parselde, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait olan Sosyal Tesis Alanı’nda yer alan 3 katlı, 125 metrekare zemin oturumlu ve asma kat tadil edilerek Barınma Evi olarak kullanılmak üzere Kepez Belediyesi’ne bağışlanacak.
Çıkan yangında ev küle döndü, 1 kişi dumandan etkilendi, 3 hayvan telef oldu
09 Ocak 2026 Cuma - 10:25 Çıkan yangında ev küle döndü, 1 kişi dumandan etkilendi, 3 hayvan telef oldu Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinde bir evde çıkan yangında 3 büyükbaş hayvan telef olurken, dumandan etkilenen 1 kişi hastaneye götürüldü. Gündoğmuş’un Hacımehmetli Köprübaşı Mahallesi’nde dün henüz bilinmeyen bir nedenden ötürü yangın çıktı. Yangında, alevler kısa sürede tüm binayı sardı. Yangın başladığı sırada ev sahibi Mehmet Y. ve oğlu Özkan Y. dışarıda bulunurken, evin en üst katındayken dumanları fark eden anne Doyduk Y., hızla aşağı indi. Ancak alt katın alevlere teslim olması nedeniyle dışarı çıkamadı. Hayvanlarını kurtarmaya çalıştı Alt katı ahır olarak kullanılan evin dumanla dolduğunu gören talihsiz kadın, hayvanlarını kurtarmak için içeri girdiğinde acı manzarayla karşılaştı. Ahırdaki 3 inek telef olduğunu gören anne, ahırın yan tarafındaki diğer hayvanları kendi çabasıyla dışarı çıkarmayı başardı. Dumandan etkilenen Doyduk Y., olay yerine gelen ambulansla hastaneye sevk edildi. İtfaiye aracı arıza yaptı Çobanların ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve orman ekipleri yönlendirilirken, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait itfaiye aracının, olay yerine 35 kilometre mesafedeki Ortaköy Mahallesi altında arıza yapması müdahaleyi geciktirdi. Alevlere ilk müdahaleyi Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait yangın araçları yaparak soğutma çalışması gerçekleştirdi. Evleri tamamen yanan ve eşyaları kül olan aileye komşuları yardımcı oldu.
Gazipaşa Devlet Hastanesi’nde 2025’te 272 bin 822 poliklinik muayenesi
09 Ocak 2026 Cuma - 09:57 Gazipaşa Devlet Hastanesi’nde 2025’te 272 bin 822 poliklinik muayenesi Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde hizmet veren Gazipaşa Devlet Hastanesi, 01 Ocak 2025 – 31 Aralık 2025 tarihleri arasında sunduğu sağlık hizmetleriyle dikkat çekti. Hastane, yıl boyunca yüz binlerce hastaya sağlık hizmeti sunarken, muayene, ameliyat ve görüntüleme sayılarıyla bölgenin sağlık yükünü önemli ölçüde karşıladı. Poliklinik ve acil başvuruları öne çıktı 2025 yılı boyunca Gazipaşa Devlet Hastanesi’nde 272 bin 822 poliklinik muayenesi gerçekleştirildi. Acil servise başvuran hasta sayısı 133 bin 17 olarak kayıtlara geçti. Diş polikliniğinde yapılan muayene sayısı ise 11 bin 722 oldu. Bini aşkın ameliyat gerçekleştirildi Hastanede yıl içerisinde 7 bin 115 ameliyat yapıldı. Bu ameliyatların 2 bin 160’ı yatan hastalara uygulandı. Aynı dönemde 3 bin 997 hasta hastaneye yatırılarak tedavi edildi. Ayrıca 13 bin günübirlik hasta sağlık hizmetinden faydalandı. 2025 yılı boyunca hastanede 16 bin 389 ultrason, 8 bin 299 MR ve 3 bin 87 mamografi çekimi yapıldı. Bu rakamlar, hastanenin tanı ve görüntüleme alanındaki yoğunluğunu gözler önüne serdi. Doğum ve diş hizmetleri Gazipaşa Devlet Hastanesi’nde 2025 yılı içerisinde 383 doğum gerçekleşti. Diş sağlığı hizmetleri kapsamında ise 223 protez diş uygulaması yapıldı. 58 hekim görev yapıyor Hastanede farklı branşlarda görev yapan toplam 58 hekim bulunuyor. Kadroda anestezi, acil tıp, çocuk sağlığı ve hastalıkları, iç hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, genel cerrahi, ortopedi, kardiyoloji, nöroloji, radyoloji ve psikiyatri gibi birçok branş yer alıyor. Ayrıca 20 pratisyen tabip ve 6 diş tabibi görev yapıyor. Çevre ilçelerden yoğun hasta gelişi 2025 yılında Alanya’dan Gazipaşa Devlet Hastanesi acil servisine başvuran hasta sayısı 7 bin 764, polikliniğe başvuran hasta sayısı ise 10 bin 173 olarak kaydedildi. Bu veriler, hastanenin çevre ilçelere de hizmet verdiğini ortaya koydu. Evde Sağlık Hizmetleri Birimi tarafından 2025 yılı boyunca 4 bin 653 hasta, evlerinde ziyaret edilerek sağlık hizmeti aldı.