Yerel Haberler
Artvin
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:14 ’Sakin Şehir’ Şavşat’ın her köşesi saklı cennet Artvin’in "Sakin Şehir" ünvanlı Şavşat ilçesinde yer alan Peribacaları ve hemen üst bölümündeki Cil Gölü, doğaseverler ile fotoğraf tutkunlarını kendine hayran bırakıyor. Artvin’in doğal güzellikleriyle ünlü Şavşat ilçesi, saklı kalmış güzellikleriyle dikkat çekmeye devam ediyor. İlçeye bağlı Meşeli köyünde bulunan Şavşat Peribacaları, benzersiz görüntüsüyle ziyaretçilerine görsel şölen sunarken, hemen üst bölümünde yer alan Cil Gölü ise bölgeye ayrı bir güzellik katıyor. Yıllar önce ormanlık alanda meydana gelen heyelan sonucu oluştuğu bilinen doğal kaya yapıları, peri bacalarını andıran görüntüsüyle uçurum kenarında etkileyici bir manzara oluşturuyor. Yemyeşil doğanın içinde yükselen kayalar, doğaseverler ve fotoğraf tutkunlarının uğrak noktaları arasında yer alıyor. Şavşat ilçe merkezine yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta bulunan Peribacaları, Karagöl Tabiat Parkı’na ise yürüyüş mesafesinde yer alıyor. Bölge, sessizliği, temiz havası ve doğal güzellikleriyle huzur arayan ziyaretçilere farklı bir deneyim yaşatıyor. Şavşat Peribacaları’nın hemen üst bölümünde bulunan Cil Gölü de henüz çok fazla bilinmeyen doğal güzelliklerden biri olarak dikkat çekiyor. Peribacalarını gezmek için bölgeye gelen ziyaretçiler, yürüyüşle ulaştıkları göl manzarası karşısında hayranlık yaşıyor. Bölgede turizm amaçlı geziler düzenleyen Bülent Çelik, "Bugün Şavşat Cil Gölü ve Peribacaları’nı görmeye geldik. Amacımız hem Şavşat’ımızı hem de Peribacaları’nı tanıtmak. Doğasıyla, yürüyüş parkurlarıyla çok güzel bir yer. Harika bir manzarası var. İnşallah bu bölgelerimizi turizme kazandırırız" dedi. Şavşat’ta dört mevsim yaşadığını belirten bölge halkından Nursal Bulutlar ise "Şavşat, ormanıyla, doğasıyla ve yeşiliyle iç içe bir yer. Az önce Cil Gölü’ndeydik, şimdi Peribacaları’ndayız. Herkesi bu bilinmeyen, tarihi ve güzel coğrafyaya; Cil Gölü’ne ve Peribacaları’na davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Artvin’de 300 yıllık kar üstü karakucak geleneği yaşatılıyor
07 Şubat 2026 Cumartesi - 15:36 Artvin’de 300 yıllık kar üstü karakucak geleneği yaşatılıyor Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Veliköy’de 300 yıllık kar üstü karakucak güreşi geleneği 29. kez uluslararası katılımla gerçekleştirildi. Artvin’in ’Sakin şehir’ (Cittaslow) unvanına sahip Şavşat ilçesine bağlı Veliköy’de 29. kez düzenlenen Uluslararası Kar Üstü Karakucak Güreşleri, binlerce vatandaşın katılımıyla renkli görüntülere sahne oldu. Şavşat Kaymakamlığı, Şavşat Belediyesi ile Veliköy Kültür ve Dayanışma Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen organizasyon, 12 kategoride yapıldı. Azerbaycan ve Gürcistan’ın yanı sıra Erzurum, Amasya, İstanbul, Tokat, Samsun, Artvin ve ilçelerinden toplam 149 sporcunun katıldığı güreşler, karla kaplı alanda yapıldı. Geleneksel güreşlerin minderde değil, kar üstünde yapılması izleyicilerin büyük ilgisini çekti. Sakin şehir kimliğiyle bilinen Şavşat’ta, kar üstünde güreşleri izlemek isteyen binlerce vatandaş sabahın erken saatlerinden itibaren Veliköy’e akın etti. Soğuk havaya rağmen güreşleri yakından takip eden vatandaşlar, hem güreşlerin hemde doğanın tadını doyasıya çıkardı. Karla kaplı zeminde kıyasıya mücadele eden sporcular ise, rakiplerini tuş etmek için büyük efor sarf etti. Soğuk hava nedeniyle zorlanan bazı sporculara sağlık ekipleri tarafından müdahale edildi. Müsabakalarda 7 hakem görev alırken, köyün gençlerinden oluşan 20 kişilik ekip de organizasyonda aktif rol aldı. Toplam 190 bin lira para ödülünün dağıtıldığı güreşlerde, başpehlivana ise 50 bin liralık ödül verildi. Veliköy Muhtarı Şentürk Kartal, yaklaşık 300 yıllık bir geleneği yaşattıklarını belirterek, "Geleneksel hale getirdiğimiz kar üstü karakucak güreşlerinin bu yıl 29’uncusunu düzenledik. İlgi her geçen yıl artıyor. Bu organizasyonu daha da geliştirerek sürdürmeyi hedefliyoruz" dedi. Uluslararası kar üstü karakucak güreşleri, dereceye giren sporculara ödüllerinin verilmesiyle sona erdi. Öte yandan güreşlere verilen arada ise vatandaşlar kar üzerinde horon oynadı.
Danıştay kararı Karadeniz’de atmaca geleneğini tartışmaya açtı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 12:09 Danıştay kararı Karadeniz’de atmaca geleneğini tartışmaya açtı Danıştay’ın, kızıl sırtlı örümcek kuşunun avlanmasına izin veren düzenlemeyi iptal etmesi, Karadeniz’de nesillerdir sürdürülen geleneksel atmaca geleneğini fiilen durma noktasına getirirken bölgede tartışma ve tepkilere yol açtı. Ülkemizde Artvin, Rize ve Trabzon illerinde nesillerdir sürdürülen atmaca geleneği, son dönemde yaşanan hukuki gelişmelerin ardından tartışmalara neden oldu. Bölgede kültürel yaşamın önemli bir parçası haline gelen atmacacılık geleneği, asırlardır yaşatılırken yöre insanı için de vazgeçilmez bir tutku olmayı sürdürüyor. Doğa Derneği tarafından, 2021–2022 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu (MAK) Kararı’nın iptali istemiyle açılan davada, Danıştay 10. Dairesi kısmi iptal kararı verdi. Mahkeme, atmacanın yakalanmasında yem olarak kullanılan kızıl sırtlı örümcek kuşunun avlanmasına izin veren düzenlemeyi uluslararası sözleşmelere aykırı bularak iptal etti. MAK kararının diğer maddeleri yönünden ise davanın büyük bölümü reddedildi. Kararla birlikte, mutlak koruma altında bulunan kızıl sırtlı örümcek kuşunun yakalanması yasaklandı. Atmacanın kendisi için açık bir yasak getirilmezken, yem kuşunun yasaklanmasının atmacacılığı uygulamada durma noktasına getirdiği ifade ediliyor. Karar sonrası Arhavi’de toplantı yapıldı Danıştay kararının ardından Artvin’in Arhavi ilçesinde, atmaca kültürü ve yasak sürecine ilişkin geniş katılımlı bir istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, yörede "ğaço / ciciyen" olarak bilinen kızıl sırtlı örümcek kuşunun yasaklanmasının atmaca geleneğine etkileri ele alındı. Ev sahipliğini Turgay Ataselim’in yaptığı toplantıya, bölgedeki atmaca severler, Avcılar ve Atmacacılar Dernek başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. "Bu kültürümüze yapılmış bir saldırıdır" Fındıklı Avcılar ve Atmacacılar Derneği Başkanı Hüseyin Uzunhasanoğlu ise yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Bugün gerçekleştirdiğimiz toplantı telekonferans yoluyla oldukça olumlu geçti. Siyasi partilerimizin tamamı bize gerekli desteği verdi. Artvin Milletvekilimiz Sayın Faruk Çelik, konuyu anlatmak üzere bizi Ankara’ya davet etti. Hukuksal boyutta yapmamız gereken tüm itirazları yapacağız. Bu karar, kültürümüze yapılmış bir saldırıdır. Yeterli araştırma yapılmadan verildiğini düşündüğümüz bu kararı kabul etmiyoruz. Atmaca, dedelerimizden bize kalan bir kültürdür. Açıklamalarımız, ‘ğaço’ serbest olana kadar devam edecek." "Kendimizi savunma fırsatı bulamadık" Arhavi Avcılar, Atıcılar ve Atmacacılar Derneği Başkanı Refik Lakerta ise da, "Son günlerde gündeme gelen ve atmacacılıkta kullandığımız kızıl sırtlı örümcek kuşunun, yani halk arasında ‘ğaço’ olarak bilinen türün Danıştay kararıyla yasaklanmasıyla karşı karşıya kaldık. Dava sürecinden haberimiz olmadı, kendimizi savunma fırsatı bulamadık. Atmaca kuşunu seviyoruz. Onun davranışlarında kendimizi görüyoruz. Atmacacılar olarak geleneksel kültürümüzün zarar görmesine kesinlikle izin vermeyiz. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız" dedi. Karar öncesi gençlere tanıtıldı Öte yandan Danıştay kararından yaklaşık iki hafta önce, Arhavi Gençlik Merkezi tarafından düzenlenen bir etkinlikte atmaca kültürü gençlere tanıtılmıştı.
Danıştay kararı Karadeniz’de atmacacılığı tartışmaya açtı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 10:20 Danıştay kararı Karadeniz’de atmacacılığı tartışmaya açtı Danıştay’ın, kızıl sırtlı örümcek kuşunun avlanmasına izin veren düzenlemeyi iptal etmesi, Karadeniz’de nesillerdir sürdürülen geleneksel atmacacılığı fiilen durma noktasına getirirken bölgede tartışma ve tepkilere yol açtı. Ülkemizde Artvin, Rize ve Trabzon illerinde nesillerdir sürdürülen atmaca geleneği, son dönemde yaşanan hukuki gelişmelerin ardından tartışmalara neden oldu. Bölgede kültürel yaşamın önemli bir parçası haline gelen atmacacılık geleneği, asırlardır yaşatılırken yöre insanı için de vazgeçilmez bir tutku olmayı sürdürüyor. Doğa Derneği tarafından, 2021-2022 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu (MAK) Kararı’nın iptali istemiyle açılan davada, Danıştay 10. Dairesi kısmi iptal kararı verdi. Mahkeme, atmacanın yakalanmasında yem olarak kullanılan kızıl sırtlı örümcek kuşunun avlanmasına izin veren düzenlemeyi uluslararası sözleşmelere aykırı bularak iptal etti. MAK kararının diğer maddeleri yönünden ise davanın büyük bölümü reddedildi. Kararla birlikte, mutlak koruma altında bulunan kızıl sırtlı örümcek kuşunun yakalanması yasaklandı. Atmacanın kendisi için açık bir yasak getirilmezken, yem kuşunun yasaklanmasının atmacacılığı uygulamada durma noktasına getirdiği ifade ediliyor. Karar sonrası Arhavi’de toplantı yapıldı Danıştay kararının ardından Artvin’in Arhavi ilçesinde, atmaca kültürü ve yasak sürecine ilişkin geniş katılımlı bir istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, yörede "ğaço / ciciyen" olarak bilinen kızıl sırtlı örümcek kuşunun yasaklanmasının atmaca geleneğine etkileri ele alındı. Ev sahipliğini Turgay Ataselim’in yaptığı toplantıya, bölgedeki atmaca severler, Avcılar ve Atmacacılar Dernek başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. "Bu kültürümüze yapılmış bir saldırıdır" Fındıklı Avcılar ve Atmacacılar Derneği Başkanı Hüseyin Uzunhasanoğlu ise, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Bugün gerçekleştirdiğimiz toplantı telekonferans yoluyla oldukça olumlu geçti. Siyasi partilerimizin tamamı bize gerekli desteği verdi. Artvin Milletvekilimiz Sayın Faruk Çelik, konuyu anlatmak üzere bizi Ankara’ya davet etti. Hukuksal boyutta yapmamız gereken tüm itirazları yapacağız. Bu karar, kültürümüze yapılmış bir saldırıdır. Yeterli araştırma yapılmadan verildiğini düşündüğümüz bu kararı kabul etmiyoruz. Atmaca, dedelerimizden bize kalan bir kültürdür. Açıklamalarımız, ‘ğaço’ serbest olana kadar devam edecek." "Kendimizi savunma fırsatı bulamadık" Arhavi Avcılar, Atıcılar ve Atmacacılar Derneği Başkanı Refik Lakerta ise da, "Son günlerde gündeme gelen ve atmacacılıkta kullandığımız kızıl sırtlı örümcek kuşunun, yani halk arasında ‘ğaço’ olarak bilinen türün Danıştay kararıyla yasaklanmasıyla karşı karşıya kaldık. Dava sürecinden haberimiz olmadı, kendimizi savunma fırsatı bulamadık. Atmaca kuşunu seviyoruz. Onun davranışlarında kendimizi görüyoruz. Atmacacılar olarak geleneksel kültürümüzün zarar görmesine kesinlikle izin vermeyiz. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız" dedi. Karar öncesi gençlere tanıtıldı Öte yandan Danıştay kararından yaklaşık iki hafta önce, Arhavi Gençlik Merkezi tarafından düzenlenen bir etkinlikte atmaca kültürü gençlere tanıtılmıştı.
Artvin’de 4,5 milyon liralık telefon dolandırıcılığı önlendi
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:02 Artvin’de 4,5 milyon liralık telefon dolandırıcılığı önlendi Artvin İl Emniyet Müdürlüğü, suç ve suçlularla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalar neticesinde telefon dolandırıcılığına yönelik önemli bir başarıya imza attı. İl genelinde yürütülen önleyici faaliyetler sayesinde milyonlarca liralık dolandırıcılığın önüne geçildi. Emniyet birimlerince yürütülen bilgilendirme çalışmaları kapsamında Artvin genelinde 9 bin 200 hane yüz yüze ziyaret edilerek vatandaşlar telefon dolandırıcılığına karşı bilinçlendirildi. SİBERAY (Siber Suçlarla Mücadele) faaliyetleri çerçevesinde yapılan incelemelerde ise Artvin’de ikamet eden bir vatandaşa ait banka hesabından, telefon yoluyla dolandırıcılık yöntemiyle 4 milyon 500 bin TL tutarında para çıkışı yapıldığı tespit edildi. Durumun fark edilmesi üzerine ekipler ivedilikle harekete geçerek mağdur vatandaşa ulaştı. Konu derhal Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirildi. Alınan talimatlar doğrultusunda ilgili banka ile iletişime geçilerek dolandırıcılara gönderilen para anında bloke edildi. Hızlı ve etkin müdahale sayesinde yüksek miktardaki para dolandırıcıların eline geçmeden engellenirken, vatandaşın birikimi korunmuş oldu. Artvin İl Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, resmi kurumların hiçbir surette telefonla para, altın, banka şifresi ya da kişisel bilgi talep etmeyeceğini hatırlatarak, bu tür aramaların tamamen dolandırıcılık amaçlı olduğunu vurguladı. Vatandaşlardan şüpheli durumlarda 112 Polis İmdat hattına veya en yakın kolluk birimine başvurmaları istendi.
Vali Ergün: "Arama kurtarma çalışmaları durmadı, çığ riski sebebiyle ara verildi"
03 Şubat 2026 Salı - 19:45 Vali Ergün: "Arama kurtarma çalışmaları durmadı, çığ riski sebebiyle ara verildi" Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, Ardanuç’taki çığ bölgesinde 5 ayrı noktada yüksek risk bulunduğunu, kaçış süresinin yalnızca 10-15 saniye olduğunu belirterek, arama çalışmalarının durmadığını, çığ riski sebebiyle ara verildiğini açıkladı. Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, Ardanuç ilçesine bağlı Zekeriya köyü Aksu Dağı bölgesinde 31 Aralık 2025’te meydana gelen çığ felaketinde kaybolan çoban Bülent Gezer için yürütülen arama çalışmalarının durdurulduğu yönündeki iddialara sert tepki gösterdi. Ergün, kamuoyunda kasıtlı bir algı oluşturulmaya çalışıldığını belirterek, "Ailenin acısını istismar edenler var. Arama faaliyetleri bitti diye bir algı oluşturuluyor, bu doğru değil" dedi. Vali Ergün, bu açıklamaları Artvin’de, AFAD gönüllülük sistemi kapsamında akreditasyon sürecini başarıyla tamamlayan Hopa Arama Kurtarma Derneği (HOPAK) için düzenlenen bröve ve sertifika takdim töreninde yaptı. Törende HOPAK ekibine brövelerini takan Ergün, akreditasyonun afet ve acil durumlarda hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Vali Ergün, afet anlarında iyi niyetle ancak plansız yapılan müdahalelerin ciddi riskler doğurabileceğini ifade ederek, akreditasyon sayesinde can güvenliğini esas alan, koordinasyon içinde ve disiplinli bir müdahale anlayışının güçlendirildiğini söyledi. "Zamanla yarışıyoruz; doğru ekiplerin doğru zamanda ve doğru şekilde sahaya sevk edilmesi büyük önem taşıyor" dedi. Törende konuşmasının devamında çığ felaketiyle ilgili iddialara değinen Vali Ergün, şu ifadeleri kullandı: "Arama faaliyetleri bitti diye bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bunu söyleyenlerin büyük çoğunluğu bırakın çığ bölgesini, Zekeriya köyünü hayatında bir defa görmüş insanlar değil. Bu arkadaşlarımızın hepsi oradaydı. Onlar güzel güzel çaylarını, kahvelerini içiyorlardı. Öyle absürt talepler oluyor ki; helikopterle su dökelim, karı eritelim deniliyor. Bir köpek var, o buluyormuş; bir de horoz var, o horozu getirin, ötüp buluyormuş gibi abuk sabuk talepler var. Böyle abuk sabuk fantezilerle, hiç alakası olmayan hurafelerle uğraşmayı bir kenara bırakalım." Vali Ergün, çığ altında kalan kişilerin meslekleri üzerinden yapılan yorumlara da sert tepki göstererek, "Bir de çıkıyorlar, ‘utanmazlar, çoban olmasa kurtarılırdı’ diyorlar. Oraya gittiğimizde çığ altında kalan insanların çoban olduğunu bilmiyor muyduk? Çıkartılan iki insan başka bir iş mi yapıyordu? Onlar çoban değil miydi? Onları kim çıkarttı? Bunlara verilecek cevap yok. Vatandaşlarımız zaten biliyor" dedi. Arama kurtarma çalışmalarının sona ermediğini vurgulayan Ergün, yalnızca çığ riski nedeniyle ara verildiğini belirterek şunları söyledi: "Doğruları size aktarayım; arama kurtarma çalışmaları durmadı, ara verildi. Neden ara verildi? Çığ riski sebebiyle. Bunu da yaşadık, bir iş makinesinin üzerine çığ düştü. Şu anda ne yapıyoruz? İki günde bir, gün aşırı bölgeye gidiliyor. Dronlarla arkadaşlarımız bölgeyi tarıyor. Bu zamana kadar 14 kez bu çalışma yapıldı. Ayrıca bir defa da AFAD Başkanlığından bir ekip geldi." Yapılan tüm çalışmaların sonuçlarının aileyle paylaşıldığını ifade eden Ergün, bölgedeki riskin devam ettiğini vurgulayarak şöyle devam etti: "Bu incelemelerin tamamında yüksek çığ riskinin bulunduğu ifade edildi. Dünyada çığ altında kalan kişileri, insan gücü kullanmadan çıkartabilecek bir teknoloji yok. Burada 5 ayrı bölgeden çığ düşme riski var ve dönem dönem de düşüyor. Bunları kar yapısından, yukarıdaki kar birikintilerinden simüle etmişler. Kaçmak için maksimum süre 10 ya da 15 saniye. Bizim bölgemizde eğim yüzde 55, Van’daki ise yüzde 38’di. Ayrıca çığ riski sadece bölgede değil, bölgeye ulaşımda da var." Vali Ergün, herkesin ortak amacının kayıp vatandaşa ulaşmak olduğunu belirterek konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Hepimizin amacı, cansız da olsa o vatandaşımızı oradan çıkartmak. O acılı anneyi, o acılı eşi bir an olsun rahatlatmak. Mezarının başında dua okuyabilecekleri bir ortam sağlamak."