Yerel Haberler
Bartın
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:11 BARÜ LABSİS ile laboratuvar süreçleri dijital ortamda yönetilecek Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından laboratuvar süreçlerinin daha etkin ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla yerli laboratuvar bilgi sistemi geliştirildi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) dijitalleşme çalışmaları kapsamında eğitim-öğretim ve araştırma-geliştirme altyapısını güncelleyerek güçlendirmeye devam ediyor. Bu doğrultuda laboratuvar süreçlerinin daha etkin, şeffaf ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi amacıyla BARÜ LABSİS (Laboratuvar Bilgi Sistemi) hayata geçirildi. BARÜ Dijital Dönüşüm Koordinatörlüğü ile Merkezi Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde geliştirilen LABSİS; analiz talebi, numune yönetimi, randevu işlemleri, finansal süreçler, faturalandırma, sonuç raporlama ve cihaz yönetimi gibi süreçlerin tek merkezden dijital olarak yönetilmesini sağlıyor. BARÜ personelinin öz kaynaklarıyla geliştirdiği LABSİS’in kamu kaynaklarının etkin kullanımına katkı sağlaması, üniversiteler arası iş birliği ve dayanışmayı güçlendirmesi hedefleniyor. Teknolojik altyapısını çağın gerekleri doğrultusunda yenileyen BARÜ, uygulamayı talep eden üniversitelerin kullanımına ücretsiz olarak sunacak. Dijitalleşmenin yükseköğretim kurumları için önem taşıdığını belirten BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, laboratuvar süreçlerini daha verimli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturan BARÜ LABSİS’in geliştirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti. BARÜ LABSİS hakkında detaylı bilgiye http://labsis.bartin.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir.
24 Mayıs 2026 Pazar - 15:58 Bartın protokolü kurban bağışını Kızılay’a yaptı Bartın Valisi Nurtaç Arslan’ın ardından AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, AK Parti İl Başkanı yaşar Arslan, Ulus Kaymakamı Fırat Kadiroğlu ve Amasra Kaymakamı Muhammed Çetin, kurbanlarını kesilerek ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere Kızılay’a bağışladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğini açıkladığı Türk Kızılay tarafından başlatılan ’’Kurban Bereketini Yıl Boyu Yaşatıyorsan Hilal Olsun Türkiye’’ isimli kampanya Bartın’da yoğun ilgi görüyor. Türk Kızılay Bartın Şubesi Başkanı Nihat Yalçın ve yönetim kurulu üyelerinin ziyaretinin ardından Bartın Valisi Nurtaç Arslan, kurbanın kesilerek ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere Kızılay’a bağışlamıştı. Yalçın ve Kızılay yöneticilerinin ziyaret ettiği, Ulus Kaymakamı Fırat Kadiroğlu ve Amasra kaymakamı Muhammed Çetin’in ardından AK Parti Bartın İl Başkanı Yaşar Arslan, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz da kampanyaya destek verdi. AK Parti İl Başkanı Arslan, Kızılay’a yapılan bağışlarla, vacip olan bir ibadetin yerine getirmek istediklerini ve dünyanın çeşitli coğrafyasında bayramı mazlum geçirenlere küçük de olsa bir el uzatmak istediklerini kaydetti. Ayrıca kendisinin Bartın’da kurban keseceğini de sözlerine ekleyen Arslan, ekonomik imkanı olan herkesin Kızılay’a bağış yapması için çağrıda bulundu. AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz da, kampanya için bilgilendiren Yalçın ve Kızılay ekibine, yürüttükleri ulvi görev ve sorumluluk için de teşekkür etti. Aldatmaz, her zaman milletinin yanında olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, dünyanın diğer ucundaki mazlumları da asla unutmadığını ve unutmayacağını kaydetti. Aldatmaz, köklü bir tarihe sahip olan Kızılay gibi kuruluşlar vasıtasıyla Türk milletinin bir elinin de farklı coğrafyalardaki ihtiyaç sahiplerinin üzerinde olduğunu da sözlerine ekledi. Arslan ve Aldatmaz, tüm İslam coğrafyasının Kurban Bayramı’nı da kutladı. Kampanyaya destek verenlere teşekkür plaketi de takdim eden Yalçın, kampanyanın yoğun ilgi gördüğünü kaydetti. Kampanyanın önem ve sorumluluğunun da farkında olduklarını hatırlatan Yalçın, ’’Kurban Bayramı öncesi bağış kampanyalarını sürdürmeye ve iyiliğe vesile olmayı sürdürüyoruz. Güzel örneklerin ve yardımların çoğaldığı Bartın’da yaşamak için şehrin önde gelen isimlerinin bu yolda örnek olması büyük önem taşıyor. Birlik ve beraberliğin yanı sıra yardımseverliği ile de öne çıkan şehrimizde insanlar kurban bağışının önemini çok iyi idrak ediyor. Bu nedenle kampanyamız, yoğun ilgi görüyor. Destek olan herkese teşekkür ediyoruz, Allah-ü Teala, ibadetlerini, dualarını ve niyetlerini hayırlı eylesin. İsteyen herkesi Kızılay’ımızın uzattığı bu yardım, destek elini tutmaya ve ülkemizin ve dünyamızın farklı yerlerindeki ihtiyaç sahiplerine de bayram yaptırmaya davet ediyoruz’’ diye konuştu.
24 Mayıs 2026 Pazar - 15:23 Milletvekili Serkan Bayram, gençlere engelleri aşan hayat hikâyesini anlattı Bartın Üniversitesinde (BARÜ) "Engelleri Aşan Bir Yaşam Söyleşisi"nde Milletvekili Serkan Bayram; gençlere azim, mücadele ve toplumsal farkındalık konularında önemli tavsiyeler verdi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) Özel Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörlüğü iş birliğinde "Engelleri Aşan Bir Yaşam: Avukat Serkan Bayram Söyleşisi ve İmza Günü" programı düzenlendi. AK Parti İstanbul Milletvekili ve Birleşmiş Milletler (BM) Barış Elçisi Serkan Bayram’ın konuk olduğu etkinlik, yoğun ilgi gördü. Açılış konuşmalarında erişilebilirlik ve kapsayıcı eğitim vurgusu yapıldı Programın açılışında konuşan BARÜ Özel Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü, Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Tahir Mete Artar, özel ihtiyaç sahibi bireylerin toplumsal hayatta karşılaştığı zorluklara dikkat çekerek kapsayıcı toplum vizyonuyla çalışmalar yürütülmesinin önemine değindi. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ise, "Erişilebilir ve kapsayıcı eğitimi, yükseköğretim vizyonumuzun temel unsurları arasında görüyoruz. Üniversitemizde YÖK Engelsiz Üniversite Ödülleri kapsamında 21 erişilebilirlik bayrağına ve 7 Engelsiz Üniversite Program Nişanı’na sahibiz. 2026 başvurularında ise 12 erişilebilirlik ve 5 program nişanı için başvuruda bulunduk. Bununla birlikte Engelsiz Yaşam Merkezimizde erken çocukluktan yetişkinliğe 151 özel ihtiyaç sahibi birey ve ailesi, 381 oturumda özel eğitim hizmetlerine erişim sağlıyor. Engellilik meselesini farkındalık meselesi olarak görüyoruz. Bu noktada bizler için ilham olacak kişi de bugün aramızda bulunan Milletvekilimiz Sayın Serkan Bayram olacak. Bu vesileyle herkes için istifadesi bol olan bir söyleşi programı diliyorum" dedi. Milletvekili Serkan Bayram, ilham veren hayat yolculuğunu anlattı Hayat hikâyesini katılımcılarla paylaşan Milletvekili Serkan Bayram, "Benim filmimi izlemediyseniz izleyin. Buğday Tanesi aslında bir hayat hikâyesi, bir sosyal sorumluluk projesidir. Bu çalışmayla 50’den fazla uluslararası ödül aldık. Ben 1974 yılında Erzincan’da doğdum, bir yaşındayken tarlada bir kaza geçirdim. 40 gün yoğun bakımda kaldım, 41’inci gün hayata döndüm. 18 yaşına kadar mahalle ve toplum baskısından dolayı ellerim cebimde dolaşan bir gençtim. İnsanların sorularından kaçmak için yurt dışına gittim ama bugün hayat bana farklı ülkelerde hayat hikâyemi anlatmayı bahşetti" diye konuştu. Bayram: "Yere düştüğünde değil, vazgeçtiğinde kaybedersin" Eğitim ve siyaset hayatında edindiği tecrübeleri anlatarak gençlere önemli tavsiyelerde bulunan Milletvekili Bayram, "2015 yılında 41 yaşımda Erzincan milletvekili oldum. Düştüğün yerden kalkıp insanlığa hizmet edeceksin. Buradan insanlara hizmet etmem gerektiği mesajını aldım. Dünyanın birçok yerinde üniversitelerde konuştum. Gençler, kader gayrete âşıktır. Mücadele edeceğiz, çok çalışacağız. Başarmak için hayallerimiz ve hedeflerimiz için çalışacağız. Mottomuz ’yere düştüğünde değil, vazgeçtiğinde kaybedersin.’ olacak. Hayat uzun bir yol, inişler ve çıkışlar var. Bazı şeyler hayal ettiğimiz gibi olmayabilir. Gençler, idealleriniz olacak ve onların peşinde koşacaksınız. Kendinizi iyi yetiştireceksiniz. Ülkemizi uluslararası arenada sizler temsil edeceksiniz" ifadelerini kullandı. Söyleşinin ardından başta Rektör Akkaya olmak üzere katılımcılar, Milletvekili Bayram’a Buğday Tanesi kitabını imzalattı.
Bakan Tunç: "Her alanda topyekûn bir mücadele gerekiyor’’
31 Ocak 2026 Cumartesi - 15:54 Bakan Tunç: "Her alanda topyekûn bir mücadele gerekiyor’’ Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Üniversitesi’nde gerçekleşen TOKİ konutları kura töreninin ardından gazetecilerin, 15 yaşında öldürülen Ahmet Munguzzi, Van Gölü’nde ölü bulunan üniversite öğrencisi Rojan Kabais ve Sivas ziyaretinde paylaştığı kar görüntüleri ile ilgili eleştiriler ile ilgili sorulara cevap verdi. Adalet Bakanı Tunç, Ahmet Minguzzi davası ile ilgili soru üzerine yaptığı açıkalamada, ’’Ahmet Minguzzi’nin hunharca katledilmesinden sonra Atlas evladımızın da aynı şekilde hayatını kaybetmesi bizi derinden sarstı. Cumhurbaşkanımız’ın her iki aile için de hem telefonla, hem yüz yüze görüşmeleri oldu. Konuda ne yapılması gerekiyorsa, gerekli talimatları da oldu. Ailelerin acısı çok büyük. Bir annenin evladını kaybetmesi çok acı, anneler ne derse haklıdırlar. Allah kimseye böyle bir acı vermesin. Temennimiz bu tür acı olayların olmamasıdır. Bu konuda alınması gereken tedbirler var. Konun sadece adalet, hukuk boyutu yok. Bunun için, eğitim, aile, gençlik, her alanda topyekûn bir mücadele gerekiyor’’ dedi. Çocukların suça sürüklenmesini önlemek, suç işleyen çocuklara yönelik yaptırımlar konusunda Meclis’te araştırma komisyonu kurulduğunu anlatan Tunç, ’’Hem çocukların suça sürüklenmesini önlemek, hem de suça sürüklenen çocuklarla ilgili yaptırımlar konusunda gerekeni yapmak. Bu anlamda Adalet Bakanlığı olarak bir taslak üzerinde çalışmıştık. Geniş bir istişare yaptık. Hukukçularımızdan görüşler aldık. TCK nin 31. Maddesinde biliyorsunuz 18 yaş altı çocukların ceza sorumluluğu düzenlenmiş. Burada 12-15 yaş grubu var. Bir de 15-18 yaş grubu var. 12 yaşından az olanları ceza sorumluluğu yok. Çocuklara özgü tedbirler uygulanıyor. 12-15 yas arasındakilere cezası, yetişkinlere göre yarı oranda indiriliyor. 15-18 yaş grubundakiler ise cezaları 3’te bir oranında indiriliyor. Dolayısıyla çocuklarla ilgili cezalarda, yetişkinlere göre indirimler söz konusu. Bütün dünya ülkelerinin uygulamalarını da inceledik. Ama maalesef, bazı basına düşen İsveç te, ceza sorumluluğu 15’ten 13 yaşa düşürülüyormuş, darısı bizim başımıza’ diyen haberler görüyoruz. Bizde ceza sorumluluğu 12 yaşın üstünde. İsveç daha yeni 13 yaşa yeni indirmeyi düşünüyor. Bizim hazırladığımız taslakta, özellikle 18 yaş altı suç işleyen çocuklar bakımından, her olayın suç işleniş şekli, suç işleme eğilimi, geçmişteki sabıka durumu, gözetilerek, her dosya bazında hakimlere indirim noktasında bir takdir yetkisinin verilmesi noktasında bir önerimiz vardı. Bu öneriyi de meclis grubumuzla paylaştık. Meclis grubumuz, diğer partilerle de görüşerek, partiler arasında bu konuda daha kapsamlı bir çalışma yapılması konusunda bir kanaat oluştu. Araştırma komisyonu kuralım, çocukları suça sürükleyen nedenlerden kurtarmak, nedenleri tespit etmek ve alınması gereken tedbirler almak bakımından, hem diğer tedbirler, hem de yaptırımla, ceza hukuku ile ilgili tedbirler bakımından daha kapsamlı bir çalışma iradesi, mecliste doğdu. Tüm partilerin ortak kararı ile bir araştırma komisyonu kuruldu. Mecliste İstanbul Milletvekilimiz Tuba Durgut’un başkanlığında bu komisyon çalışmalarına devam ediyor. Hem bizim önerilerimiz, çeşitli bakanlıkları, kurumları, akademisyenleri dinliyorlar. Bizler de görüşlerimizi komisyona ifade ediyoruz. Komisyonun oluşturacağı rapor sonrasında yasal düzenleme ihtiyacı tekrar Meclisin gündeme gelebilecektir. Komisyon çalışmalarını bekliyoruz. Çocukların suç örgütleri tarafından kullanılması ile ilgili cezaları, 11. Yargı paketinde arttırmıştık. Hem 10, hem de 11. yargı paketinde, ceza adaletinin etkinliğini sağlamaya yönelik önemli düzenlemeler hayata geçti. Özellikle meskun mahallede silah atma, trafikte yol kesme. Bunlar hep ceza kanununda yerlerini aldı. Hapis cezası gerektiren hususlar olarak şuanda yürürlüğe girmiş durumda. Çocuklar bakamından araştırma komisyonu önemli. Öncelikle çocukları suça iten nedenlerden korumak lazım. Bu nedenle meclisimiz araştırarak, çözüm önerilerini ortaya koyarak, ceza hukuku anlamında da yapılması gerekenleri güdemiimizde tutmaya devam edeceğiz’’ dedi. Yılmaz Tunç, Van Gölü’nde ölü olarak bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabais ile ilgili soru üzerine ise, ’’Rojin Kabais sorusturmasi devam ediyor. ÖlÖlüm sebebi suda boğulma olarak belirlendi ama öncesinde herhangi bir şiddete maruz kaldı mı, kalmadı mı? Bunlar araştırılıyor. Bu konuda dijital materyaller alındı. İfadeler alındı, şüpheli görülen kişilerden DNA testleri yapıldı. Tüm bunlar Adli Tıp sürecinde incelendi. Telefonunun incelenmesi ile ilgili olrak da benim bizzat İspanya Adalet bakanıyla bir görüşmem oldu. Telefonun incelenmesine devam ediliyor. 10 haneli bir şifre olduğu için, sürekli bir deneme yapılarak, cep telefonundaki bilgilere ulaşılmaya çalışılıyor. Ailesiyle görüşme yaptık. Kararlıyız dedik. Sorumlular, hayatını kaybetmesine neden olanlar, katiller varsa, bu konuda devlet hiçbir şeyi gizlemez’ dedik. Maalesef gerek sosyal medyada, gerekse bazı çevreler tarafından sanki devletin, yargının ’birilerini gizliyormuş’ gibi paylaşımda bulunalar var. Yargı, devlet, üniversiteye yeni başlamış bir kızcağızın, hakkını korur. Onun hakkını hukukunu korumak devletin görevidir. Hiç bir kimseyi, kim olursa olsun, sıfatı ne olursa olsun, gizleme olmaz. Maalesef bu konular üzerinden dezenformasyon yapanlar da var. Aileyle görüştük, acıları gerçekten çok büyük. Onlara, ’Biz Rojin kızımızın, evladımızın iyaşamını yitirmesi konusunda, hiç bir karanlık nokta kalmayacak şekilde incelenmesi, soruşturulması hususunu sonuna kadar takip edeceğimizi ifade ettik’’ şeklinde konuştu. Bakan Tunç, gazetecilerin sorusu üzerine Sivas’ta kar altında yürürken görüntülerinin de yer aldığı video ile ilgili eleştiride bulunan muhalefete de cevap vererek, ’’Ne diyeyim ben buna. Bütün bakanlarımız illeri ziyaret ediyor. Ben bugüne kadar 62 ili ziyaret ettim. İlin protokolündeki herkes, valiler, siyasi parti il başkanları, adalet bakanı olduğumuz için başsavcımız, komisyon başkanımız, protokoldeki herkes karşılamada bulunuyorlar. Ertesi gün yapılacak programları istişare ediliyor. Sivas’a ziyarette bulundum. Kar yağışı vardı. Ertesi gün de programlarımız söz konusuydu. Özellikle CHP, bu konuyu Adalet bakanı gitti, yanında baş savcı vardı, Hakimler savcılar Kurulu Başkan Vekili vardı. Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkan Vekili, sivaslı. Memleketinde, Adalet Bakanı ile beraber olmasından daha doğal ne olabilir ki? Gittiğim yerlerde CHP’li milletvekilleri karşılamada bulunuyor. CHP’li belediyelere ziyarette bulunuyorum. Bizde parti ayrımı söz konusu olmaz. Hiçbir ayrım yapmadan herkesi programa davet ediyoruz. Sivas’ta da il protokolü ile bulunduğumuz ortamı maalesef, sanki yargı bağımsızlığına aykırı bir durum varmış, bir e işte parti devleti. Arkadaşlar parti devletinin ne olduğunu bu millet hiç bir zaman unutmaz. 27 Mayıs ihtilalini bu ülkeye yıllarca Demokrasi ve Anayasa Bayramı diye kutlatan partinin, Yassıada zihniyetinin bize ’parti devleti’ dersi vermeye hakkı ve haddi de olamaz. Burada yargı bağımsızlığı ile ilgili eleştiriler noktasında, neden bu kadar CHP yöneticilerinin telaşlı olduklarını bu millet çok biliyor. Onlar rahatsız. Onların hukuk devleti anlayışı ile bizim hukuk devleti anlayışımız çok farklı. Onların hukuk devleti anlayışı 27 Mayıs Hukuk Devleti, 27 Mayıs Yargısıdır. Adnan Menderesi asan yargıdır. Onların huku devletinde yargı bağımsızlığından anladıkları, 28 Şubat yargısıdır. Biz yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık. Milletin yargısı haline getirdik. Yargımiz milli iradeye saygı duyan, darbecilerin değil, milletin yanında olan hale geldi. Bunlar hazmedilemiyor. Başta CHP genel başkanı olmak uzere yaptikları açıklamalara baktığınızda bir telaş var, sıkışmışlığın göstergesi. Yargı yolsuzluktan hesap sormasın istiyorlar. Rüşvetten, rüşvetçiden hesap sormasın istiyorlar. Yargı artık vesayetçiye de geçit vermez. Yargı milletin adına tüyü bitmemişin hakkını yiyenden, hırsızlık yapandan, yolsuzluk yapandan hesap sorar. CHP’nin rahatsızlığı budur. Bu nedenle bizim Sivas’a gidip yaptığımız paylaşımdan yola çıkarak, yargı üzerine özellikle yargı mensuplarımıza hakaret ederek, tehdit ederek, bir takım mana çıkararak, açıklamalar yapmak beyhudedir. Bunları konuşmaya bile gerek yok. Türk yargısı bağımsız ve tarafsız. Hiç bir yerden talimat almadan Anayasa kanun ve vicdanına göre, millet adına görev yapar. Eski yargı sistemi yoktur’’ diye konuştu Yılmaz Tunç, açıklamalarından ardından Bartın Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası Kongresi ’ne katıldı
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketinde TOKİ kurasına katıldı
31 Ocak 2026 Cumartesi - 14:17 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketinde TOKİ kurasına katıldı Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bugün Bartın’da gerçekleştirilen 1620 konut için TOKİ kurasına katıldı. Muhalefeti eleştiri siyaseti yapmakla eleştiren Bakan Tunç, ’’Deprem bölgesini ayağa kaldırıp ve bütün ülke genelinde de bir Recep Tayyip Erdoğan var. Bir Murat Kurum var’’ dedi. Bartın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonunda noter huzurunda gerçekleşen kuraya Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Valisi Nurtaç Arslan Ak Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Hasan Suver, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, kaymakamlar, kurum müdürleri, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, hak sahipleri katıldı. Programda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, kurada adı çıkmayanlara üzülmemesini belirterek, "Kurada çıkmayanlar üzülmesin burada çıkanlar inşallah bir an önce evine kavuşsun. Bütün temennimiz bu. Bugün 500 bin sosyal konutu tüm Türkiye genelinde yapan daha 2 yıl, 3 yıl önce 6 Şubat depremleriyle dünya tarihinin en büyük sarsılan bir ülke ve on bir vilayeti yerle bir olan bir ülke ve o 11 vilayetteki 455 bin konutu iki buçuk yılda inşa eden şehirleri sadece konutlarıyla değil, mahalleleriyle, yollarıyla, kültür merkezleriyle, okullarıyla yeniden var eden bir Türkiye. Deprem bölgesini ayağa kaldırıp ve bütün ülke genelinde de bir Recep Tayyip Erdoğan var. Bir Murat Kurum var" dedi. Türkiye’de ayrım yapmadan eser siyasetin yaptıklarını belirterek muhalefeti de eleştiren Tunç, "Biz sadece Türkiye’yi kalkınma anlamında altyapı üst yapı yatırımlarıyla değil aynı zamanda demokratik kalkınmasını da sağladık. Vesayetçi anlayışı, darbeci anlayışı ortadan kaldırdık milletimizi. Bartın’a üniversite kurmuşsak, Şırnağa’da kuracağız dedik. Zonguldak’ın Çaycuması’na havalanı yapmışsak, olacak dedik ve oldu. Hiçbir ayrım yapmadan her yeri eser yurdu, eser siyaseti yaptık. İşte onun için de 23 yıldan bu yana bu millet bizlerin çalışma azmi daha da güçlendiriyor" diye konuştu. Konuşmaların ardından ise Bartın’da yapılacak 1620 konutun hak sahibin belirlenebilmesi için başvuru yapan 17 bin 643 kişi arasında kura çekimi gerçekleştirdi. Bakan Tunç’un butona basmasıyla başlayan kura çekiminde 600’ü Bartın merkezde. 250’si Kozcağız. İki yüz Amasra, 200 Ulus, 250 Kumluca’da olmak üzere toplam bin 620 konutun hak sahibi belirlendi. Bugüne kadar tamamlanan ve devam eden dolayısıyla toplamda artık neredeyse 5 bin konutu Bartın’a kazandırmış oluyoruz bu kurasını çektiklerimiz tamamlandığında. İnşallah ondan sonraki süreçte de yine ihtiyaç oldukça ki ihtiyaç olduğunu da görüyoruz. Sayın Bakanım ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Bakan Tunç: "(Minguzzi cinayeti) Her alanda topyekün mücadele etmemiz gerekiyor"
31 Ocak 2026 Cumartesi - 13:48 Bakan Tunç: "(Minguzzi cinayeti) Her alanda topyekün mücadele etmemiz gerekiyor" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Üniversitesi’nde gerçekleşen TOKİ konutları kura töreninin ardından gazetecilerin, 15 yaşında öldürülen Ahmet Munguzzi, Van Gölü’nde ölü bulunan üniversite öğrencisi Rojan Kabais ve Sivas ziyaretinde paylaştığı kar görüntüleri ile ilgili eleştiriler ile ilgili sorulara cevap verdi.Adalet Bakanı Tunç, Ahmet Minguzzi davası ile ilgili soru üzerine yaptığı açıkalamada, ’’Ahmet Minguzzi’nin hunharca katledilmesinden sonra Atlas evladımızın da aynı şekilde hayatını kaybetmesi bizi derinden sarstı. Sayın Cumhurbaşkanımız’ın her iki aile için de hem telefonla, hem yüz yüze görüşmeleri oldu. Konuda ne yapılması gerekiyorsa, gerekli talimatları da oldu. Ailelerin acısı çok büyük. Bir annenin evladını kaybetmesi çok acı, anneler ne derse haklıdırlar. Allah kimseye böyle bir acı vermesin. Temennimiz bu tür acı olayların olmamasıdır. Bu konuda alınması gereken tedbirler var. Konun sadece adalet, hukuk boyutu yok. Bunun için, eğitim, aile, gençlik, her alanda topyekûn bir mücadele gerekiyor’’ dedi.Çocukların suça sürüklenmesini önlemek, suç işleyen çocuklara yönelik yaptırımlar konusunda Meclis’te araştırma komisyonu kurulduğunu anlatan Tunç, ’’Hem çocukların suça sürüklenmesini önlemek, hem de suça sürüklenen çocuklarla ilgili yaptırımlar konusunda gerekeni yapmak. Bu anlamda Adalet Bakanlığı olarak bir taslak üzerinde çalışmıştık. Geniş bir istişare yaptık. Hukukçularımızdan görüşler aldık. TCK nin 31. Maddesinde biliyorsunuz 18 yaş altı çocukların ceza sorumluluğu düzenlenmiş. Burada 12-15 yaş grubu var. Bir de 15-18 yaş grubu var. 12 yaşından az olanları ceza sorumluluğu yok. Çocuklara özgü tedbirler uygulanıyor. 12-15 yas arasındakilere cezası, yetişkinlere göre yarı oranda indiriliyor. 15-18 yaş grubundakiler ise cezaları 3’te bir oranında indiriliyor. Dolayısıyla çocuklarla ilgili cezalarda, yetişkinlere göre indirimler söz konusu. Bütün dünya ülkelerinin uygulamalarını da inceledik. Ama maalesef, bazı basına düşen İsveç te, ceza sorumluluğu 15’ten 13 yaşa düşürülüyormuş, darısı bizim başımıza’ diyen haberler görüyoruz. Bizde ceza sorumluluğu 12 yaşın üstünde. İsveç daha yeni 13 yaşa yeni indirmeyi düşünüyor. Bizim hazırladığımız taslakta, özellikle 18 yaş altı suç işleyen çocuklar bakımından, her olayın suç işleniş şekli, suç işleme eğilimi, geçmişteki sabıka durumu, gözetilerek, her dosya bazında hakimlere indirim noktasında bir takdir yetkisinin verilmesi noktasında bir önerimiz vardı. Bu öneriyi de meclis grubumuzla paylaştık. Meclis grubumuz, diğer partilerle de görüşerek, partiler arasında bu konuda daha kapsamlı bir çalışma yapılması konusunda bir kanaat oluştu. Araştırma komisyonu kuralım, çocukları suça sürükleyen nedenlerden kurtarmak, nedenleri tespit etmek ve alınması gereken tedbirler almak bakımından, hem diğer tedbirler, hem de yaptırımla, ceza hukuku ile ilgili tedbirler bakımından daha kapsamlı bir çalışma iradesi, mecliste doğdu. Tüm partilerin ortak kararı ile bir araştırma komisyonu kuruldu. Mecliste İstanbul Milletvekilimiz Tuba Durgut’un başkanlığında bu komisyon çalışmalarına devam ediyor. Hem bizim önerilerimiz, çeşitli bakanlıkları, kurumları, akademisyenleri dinliyorlar. Bizler de görüşlerimizi komisyona ifade ediyoruz. Komisyonun oluşturacağı rapor sonrasında yasal düzenleme ihtiyacı tekrar Meclisin gündeme gelebilecektir. Komisyon çalışmalarını bekliyoruz. Çocukların suç örgütleri tarafından kullanılması ile ilgili cezaları, 11. Yargı paketinde arttırmıştık. Hem 10, hem de 11. yargı paketinde, ceza adaletinin etkinliğini sağlamaya yönelik önemli düzenlemeler hayata geçti.Özellikle meskun mahallede silah atma, trafikte yol kesme. Bunlar hep ceza kanununda yerlerini aldı. Hapis cezası gerektiren hususlar olarak şuanda yürürlüğe girmiş durumda. Çocuklar bakamından araştırma komisyonu önemli. Öncelikle çocukları suça iten nedenlerden korumak lazım. Bu nedenle meclisimiz araştırarak, çözüm önerilerini ortaya koyarak, ceza hukuku anlamında da yapılması gerekenleri güdemiimizde tutmaya devam edeceğiz’’ dedi.Yılmaz Tunç, Van Gölü’nde ölü olarak bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabais ile ilgili soru üzerine ise, ’’Rojin Kabais sorusturmasi devam ediyor. ÖlÖlüm sebebi suda boğulma olarak belirlendi ama öncesinde herhangi bir şiddete maruz kaldı mı, kalmadı mı? Bunlar araştırılıyor. Bu konuda dijital materyaller alındı. İfadeler alındı, şüpheli görülen kişilerden DNA testleri yapıldı. Tüm bunlar Adli Tıp sürecinde incelendi. Telefonunun incelenmesi ile ilgili olrak da benim bizzat İspanya Adalet bakanıyla bir görüşmem oldu. Telefonun incelenmesine devam ediliyor. 10 haneli bir şifre olduğu için, sürekli bir deneme yapılarak, cep telefonundaki bilgilere ulaşılmaya çalışılıyor.Ailesiyle görüşme yaptık. Kararlıyız dedik. Sorumlular, hayatını kaybetmesine neden olanlar, katiller varsa, bu konuda devlet hiçbir şeyi gizlemez’ dedik. Maalesef gerek sosyal medyada, gerekse bazı çevreler tarafından sanki devletin, yargının ’birilerini gizliyormuş’ gibi paylaşımda bulunalar var. Yargı, devlet, üniversiteye yeni başlamış bir kızcağızın, hakkını korur. Onun hakkını hukukunu korumak devletin görevidir. Hiç bir kimseyi, kim olursa olsun, sıfatı ne olursa olsun, gizleme olmaz. Maalesef bu konular üzerinden dezenformasyon yapanlar da var. Aileyle görüştük, acıları gerçekten çok büyük. Onlara, ’Biz Rojin kızımızın, evladımızın iyaşamını yitirmesi konusunda, hiç bir karanlık nokta kalmayacak şekilde incelenmesi, soruşturulması hususunu sonuna kadar takip edeceğimizi ifade ettik’’ şeklinde konuştu.Bakan Tunç, gazetecilerin sorusu üzerine Sivas’ta kar altında yürürken görüntülerinin de yer aldığı video ile ilgili eleştiride bulunan muhalefete de cevap vererek, ’’Ne diyeyim ben buna. Bütün bakanlarımız illeri ziyaret ediyor. Ben bugüne kadar 62 ili ziyaret ettim. İlin protokolündeki herkes, valiler, siyasi parti il başkanları, adalet bakanı olduğumuz için başsavcımız, komisyon başkanımız, protokoldeki herkes karşılamada bulunuyorlar.Ertesi gün yapılacak programları istişare ediliyor. Sivas’a ziyarette bulundum. Kar yağışı vardı. Ertesi gün de programlarımız söz konusuydu. Özellikle CHP, bu konuyu Adalet bakanı gitti, yanında baş savcı vardı, Hakimler savcılar Kurulu Başkan Vekili vardı. Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkan Vekili, sivaslı. Memleketinde, Adalet Bakanı ile beraber olmasından daha doğal ne olabilir ki? Gittiğim yerlerde CHP’li milletvekilleri karşılamada bulunuyor. CHP’li belediyelere ziyarette bulunuyorum. Bizde parti ayrımı söz konusu olmaz. Hiçbir ayrım yapmadan herkesi programa davet ediyoruz. Sivas’ta da il protokolü ile bulunduğumuz ortamı maalesef, sanki yargı bağımsızlığına aykırı bir durum varmış, bir e işte parti devleti. Arkadaşlar parti devletinin ne olduğunu bu millet hiç bir zaman unutmaz. 27 Mayıs ihtilalini bu ülkeye yıllarca Demokrasi ve Anayasa Bayramı diye kutlatan partinin, Yassıada zihniyetinin bize ’parti devleti’ dersi vermeye hakkı ve haddi de olamaz. Burada yargı bağımsızlığı ile ilgili eleştiriler noktasında, neden bu kadar CHP yöneticilerinin telaşlı olduklarını bu millet çok biliyor. Onlar rahatsız. Onların hukuk devleti anlayışı ile bizim hukuk devleti anlayışımız çok farklı.Onların hukuk devleti anlayışı 27 Mayıs Hukuk Devleti, 27 Mayıs Yargısıdır. Adnan Menderesi asan yargıdır. Onların huku devletinde yargı bağımsızlığından anladıkları, 28 Şubat yargısıdır. Biz yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık. Milletin yargısı haline getirdik. Yargımiz milli iradeye saygı duyan, darbecilerin değil, milletin yanında olan hale geldi. Bunlar hazmedilemiyor. Başta CHP genel başkanı olmak uzere yaptikları açıklamalara baktığınızda bir telaş var, sıkışmışlığın göstergesi. Yargı yolsuzluktan hesap sormasın istiyorlar. Rüşvetten, rüşvetçiden hesap sormasın istiyorlar. Yargı artık vesayetçiye de geçit vermez. Yargı milletin adına tüyü bitmemişin hakkını yiyenden, hırsızlık yapandan, yolsuzluk yapandan hesap sorar. CHP’nin rahatsızlığı budur. Bu nedenle bizim Sivas’a gidip yaptığımız paylaşımdan yola çıkarak, yargı üzerine özellikle yargı mensuplarımıza hakaret ederek, tehdit ederek, bir takım mana çıkararak, açıklamalar yapmak beyhudedir. Bunları konuşmaya bile gerek yok. Türk yargısı bağımsız ve tarafsız. Hiç bir yerden talimat almadan Anayasa kanun ve vicdanına göre, millet adına görev yapar. Eski yargı sistemi yoktur’’ diye konuştuYılmaz Tunç, açıklamalarından ardından Bartın Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası Kongresi ’ne katıldı
Bartın’da restoran ve kafelere ilave ücret uyarısı
30 Ocak 2026 Cuma - 14:05 Bartın’da restoran ve kafelere ilave ücret uyarısı Bartın Valiliği yaptığı yazılı açıklama ile, kentteki işletmecileri müşterilerinden masa ücreti, zorunlu servis ücreti, kuver ücreti gibi ilave ödeme talebinde bulunmamaları konusunda uyardı. Bartın Valiliği yaptığı yazılı açıklamada, Ticaret Bakanlığı tarafından 6 bin 502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında çıkarılan Fiyat Etiketi Yönetmeliği değiştiği hatırlatarak, "Restoran, lokanta, kafe, pastane ve benzeri yiyecek, içecek hizmeti sunulan işletmelerdeki menü ve fiyat listesinde servis ücreti, masa ücreti ve kuver ücreti başlığı altında ilave ücret alınmayacak" dedi. Ticaret Bakanlığı tarafından, hizmet sunucu kuruluşlar ile tüketiciler arasında ihtilafları önlemek ve tüketici mağduriyetini engellemek amacıyla yürütülen mevzuat değişikliği çalışması ilgili kuruluşlardan alınan görüşler dikkate alınarak tamamlanmış olup, Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Önceki düzenlemede, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında çıkarılan Fiyat Etiketi Yönetmeliği’ne göre, işletmeler, tarife ve fiyat listesinde gösterilen fiyatlar dışında, servis ücreti gibi herhangi bir ad altında başka bir ücreti, menü ve fiyat listesinde açıkça yer vermek kaydıyla tüketicilerden talep edebilmekteydi. Bununla beraber, Ticaret Bakanlığı tarafından Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde yapılan son değişiklik sonucunda, Resmî Gazete’de yayımlanan Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik uyarınca, işletmeler tüketicilerden zorunlu olarak servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti veya benzeri adlar altında ilave ödeme talep edemeyeceklerdir. Tüketici sadece, bahşiş gibi, gönüllük esasına dayalı ödeme yapabilecek. Tüketiciler, sipariş verdikleri yiyecek ve içeceklerin bedeli dışında, yalnızca bahşiş gibi gönüllülük esasına dayalı olarak ve kendi istekleriyle ilave ödeme yapabilecekler, tüketicilerden zorunlu bir servis ücreti, masa ücreti talep edilmeyecektir" denildi.