Yerel Haberler
Bitlis
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:07 Türk tekstili Bitlis’te canlanıyor Bitlis’te devlet destekleriyle hayata geçirilen tekstil atölyeleri ve üretim tesisleri, kent ekonomisine önemli katkı sunuyor. Son yıllarda devlet destekleriyle açılan tekstil atölyeleri ve fabrikalar, bölge ekonomisine canlılık kazandırırken binlerce kişiye de iş imkânı sağlıyor. Organize sanayi bölgesi başta olmak üzere farklı noktalarda faaliyet gösteren atölyelerde üretim aralıksız sürüyor. Devlet teşvikleri sayesinde yatırımcıların ilgisi artarken, kentte üretim kapasitesi de her geçen gün yükseliyor. Yatırım Teşvik Programı kapsamında sağlanan teşvikler sayesinde kentte tekstil sektörü hızla büyüyor ve istihdam oranları artıyor. Kent genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 50 ile 60 tekstil işletmesinde, binlerce kişi çalışarak hem iç pazara hem de yurt dışına üretim yapıyor. Bu atölyeler sayesinde Bitlis’te 10 ila 12 bin arasında kişi istihdam edilirken, üretimin artmasıyla ekonomik katkı da büyüyor. Devletten sağlanan arazi tahsisi, vergi ve sigorta kolaylıkları ile İş-Kur destekleri, yatırımcılar için teşvik unsuru olurken, organize sanayi bölgesi gibi alanlarda kurulan tesisler yatırımcı ilgisini artırıyor. Üretilen tekstil ürünleri yurt içi pazarının yanı sıra farklı bölgelere dağıtılıyor, kentin ekonomik döngüsüne önemli katkı sunuyor. 30 yılın 18 yılını İstanbul’da 12 yılını ise Bitlis’te tekstil işi ile uğraşarak geçiren Emirhan Uludil, "Yaklaşık 30 yıldır tekstille meşguliyetim var. Bunun 18 yılı İstanbul’da, 12 yılı da Bitlis’te. Son 12 yıl Bitlis’e geldim. Devlet desteklerinden dolayı geldim tabii ki. Devlet destekleri olmasa da olmazdı bu işler buralarda. Devlet destekleri devam etmektedir. Halen de bazı projeler de inşallah olur. Daha iyi istihdam sağlanır. Barış sürecinden sonra daha da güzel şeyler oldu. Yatırımcılar geldi, gelmeye devam ediyor. İyi şeyler oluyor. Bugün Bitlis gibi bir yerde bizimle çalışan yaklaşık 400 personel var. Bitlis genelinde il ve ilçelerde sanırım 10’la 12 bin arası çalışan personellerimiz var" diye konuştu.
BEÜ’de "1. Uluslararası Akıllı Sistemler, Tasarım ve Enerji" Konferansı başladı
28 Kasım 2025 Cuma - 22:09 BEÜ’de "1. Uluslararası Akıllı Sistemler, Tasarım ve Enerji" Konferansı başladı Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) ile Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğinde düzenlenen "1. Uluslararası Akıllı Sistemler, Tasarım ve Enerji" Konferansı, 28 Kasım’da üniversitenin merkez yerleşkesinde başladı. Akademik yeniliklerin, disiplinler arası araştırmaların ve sektörel iş birliklerinin ele alındığı etkinlik, farklı üniversite ve kurumlardan bilim insanlarını hem çevrim içi hem yüz yüze bir araya getirdi. Açılış konuşmalarının ilkini düzenleme kurulu adına Doç. Dr. Vedat Tümen yaptı. Tümen, akıllı sistemler, tasarım ve enerji alanlarında gelişen teknolojilerin bilim dünyasına sunduğu imkanlarla dikkat çekerek konferansın yeni araştırma yönelimlerine katkı sağlayacağını ifade etti. Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Çoban ise BEÜ’nün ilgili alanlarda yürüttüğü çalışmalara değinerek etkinliğin disiplinler arası akademik üretimi teşvik eden önemli bir platform olduğuna vurgu yaptı. Programın açılış ve selamlama konuşmasını ise Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş gerçekleştirdi. Elmastaş, üniversitenin bilimsel üretim ve araştırma kültürünü geliştirme konusundaki kararlılığını vurgulayarak konferansın kurumsal vizyon açısından büyük önem taşıdığını belirtti. "Akıllı sistemler, tasarım ve enerji alanları, günümüzün dönüşen teknolojik dinamiklerini anlamada kritik bir rol üstlenmektedir. Üniversitemiz, bu alanlarda üretilen bilgiyi toplum yararına dönüştürmeyi temel bir sorumluluk olarak görmektedir" diyen Elmastaş, etkinliğin ulusal ve uluslararası ölçekte bilimsel iş birliklerinin güçlenmesine katkı sağlayacağını dile getirdi. Konferansın ilk oturumunda Bursa Uludağ Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Davut İzci çevrim içi sunumuyla yer aldı. Doğa esinli optimizasyon yöntemlerinin mühendislik problemlerinin çözümündeki rolünü anlatan İzci, bu yöntemlerin verimlilik ve performans artışı sağlayan yenilikçi yönlerine dikkat çekti. Ardından Bitlis Eren Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ercan Işık, "2023 Kahramanmaraş Depremleri Öncesi ve Sonrasında Betonarme Yapıların Karşılaştırmalı Değerlendirmesi" başlıklı sunumunda yapı dayanımı, mevcut bina stoğu ve deprem sonrası gözlemlenen performans farklılıklarına ilişkin önemli bulgular paylaştı. Program toplu fotoğraf çekimiyle son bulurken, akademik oturumlar Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nde üçer kişilik gruplar hâlinde devam etti. Katılımcılar, çeşitli alanlarda sunulan bildiriler aracılığıyla güncel araştırma eğilimlerini takip etme ve yeni iş birlikleri geliştirme imkanı buldu. Konferansa 6 farklı ülkeden, 27 üniversiteden 93 bilim insanı katıldı ve toplam 60 bildiri sunuldu. Yapay zeka ve enerji teknolojileri etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Katılımcılar, yapay zekâ uygulamaları ve sürdürülebilir enerji çözümlerine ilişkin en güncel gelişmeleri paylaşma fırsatı yakaladı. 28 Kasım’da başlayan konferansın 29 Kasım 2025 tarihinde çevrim içi olarak devam edeceği bildirildi. Etkinlik kapsamında akıllı sistemler, yenilikçi tasarım yaklaşımları, sürdürülebilir enerji teknolojileri ve disiplinler arası araştırmalar gibi geniş bir çerçevede bilimsel bilgi paylaşımının yapılması hedefleniyor.
Bitlis, Van ve Muş illerindeki öğrenciler "Mavi Bilim’le" buluştu
27 Kasım 2025 Perşembe - 14:35 Bitlis, Van ve Muş illerindeki öğrenciler "Mavi Bilim’le" buluştu Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen Mavide Bilim (Science in Blue) Projesi çerçevesinde alanında uzman bilim insanları tarafından Bitlis, Muş ve Van illerindeki öğrencilere sualtı arkeolojisi, kültürel mirasın korunması, sualtı teknolojileri ve bilimsel araştırma süreçleriyle ilgili eğitim ve sunum programları gerçekleştirdi. Galatasaray Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi ve Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi (BURC) iş birliğiyle yürütülen proje çerçevesinde Türkiye’nin 7 bölgesindeki okullarda mavi ekonomi, sualtı kültür mirası, sualtı bilimsel araştırmaları ve yenilikçi dalış teknolojileri konularında farkındalık çalışmaları gerçekleştiriliyor. Bu plan doğrultusunda Doğu Anadolu Bölgesi’nin seçilen illerinden olan Bitlis, Van ve Muş illerinde Anadolu Su Altı Araştırma ve Sporları Derneği iş birliği ile eğitim ve sunum programları gerçekleştirdi. Mavide Bilim Projesi’nin "Araştırmacılar Okulda" etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen eğitim ve sunumlarla Galatasaray Üniversitesi’nden Prof. Dr. Salih Murat Egi ve Boğaziçi Su Altı Araştırma Eğitim merkezi dalış eğitmeni Ufuk Vardar tarafından öğrencilere hem teorik hem de uygulamalı eğitim ve sunumlar yapıldı. Etkinliklerle ilgili bilgi veren Anadolu Su Altı Araştırma ve Sporları Derneği Başkanı Mehmet Salih Aygün, "Mavide Bilim" projesi çerçevesinde Bitlis, Van ve Muş illerimizde öğrencimizle birlikte sualtı dünyasının büyüleyici kapılarını araladık" dedi. Galatasaray Üniversitesi’nden Prof. Dr. Salih Murat Egi ve Boğaziçi Su Altı Araştırma Eğitim Merkezi dalış eğitmeni Ufuk Vardar’ın etkili sunumuyla; Bitlis, Van ve Muş illerindeki öğrencilerin su altında anlık sesli iletişimi mümkün kılan OceanReef tam yüz maskelerini yakından tanıma fırsatı bulduğunu kaydeden Aygün, "Ayrıca, su altı araştırmalarında kullanılan robotlar ve scooter’lar hem teknik özellikleri hem de kullanım amaçlarıyla detaylı biçimde tanıtıldı. Etkinlik boyunca, bu teknolojilerin deniz bilimlerinde nasıl devrim oluşturduğu, araştırmalara nasıl katkı sunduğu ve gelecekte bilim insanlarının işini nasıl kolaylaştıracağı örneklerle anlatıldı. Öğrenciler, yalnızca teorik bilgi edinmekle kalmayıp, cihazları yakından görerek ve deneyimleyerek öğrenmenin keyfini yaşadılar. Etkinliğimiz boyunca öğrenciler, temel dalış tekniklerini öğrendi; dalış kıyafeti, maske, şnorkel gibi ekipmanları yakından tanıma fırsatı buldu. Denizin altındaki sessiz ama canlı dünyaya dair sorular sordular, dalış biliminin hem macera dolu hem de disiplinli yönlerini keşfettiler. Projemizin temel amacı olan gençlerin sualtı bilimine ilgisini artırmak ve onları keşfetmeye, öğrenmeye teşvik etme hedefimizi; pırıl pırıl öğrencilerimizin gözlerindeki merak ve sordukları müthiş sorular sayesinde gerçekleştirdiğimizi anladık. Projeye Destek ve katkılarından dolayı Bitlis İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze, okullarımızın değerli idarecilerine, öğretmenlerimize ve sevgili öğrencilerimize şükranlarımızı sunarız" dedi. Proje ve etkinliklerle ilgili bilgi veren Galatasaray Üniversitesi Mühendislik ve Teknoloji Fakültesi, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Murat Egi, projenin önemine vurgu yaptı. Projenin ayağından birinin de Doğu Anadolu Bölgesi olduğunu kaydeden Egi, Bitlis, Van ve Muş illerinde toplam 800 öğrenci ve 100’ün üzerinde öğretmenle bir araya gelme imkanı bulduklarını ifade etti.
Bitlis, Van ve Diyarbakır arasında ulaşımın konforunu artıracak projeler hızla sürüyor
25 Kasım 2025 Salı - 15:19 Bitlis, Van ve Diyarbakır arasında ulaşımın konforunu artıracak projeler hızla sürüyor Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapımı devam eden Bitlis-Tatvan ve Tatvan-Van çevre yolu ve tünel projelerinde incelemelerde bulundu. Çevre yolu üzerinde bulunan tünellerden bir tüpünün iki ucunun birleşmesini inceleyen Karakaya çalışmalar hakkında yetkililerden detaylı bilgi alarak, projelerin bölgenin ulaşım standartlarını yükselteceğini ifade etti. Tünellerdeki kazı-destek, betonlama ve yol genişletme çalışmalarını yerinde değerlendiren Vali Karakaya, projelerin planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini belirtti. Vali Karakaya, çevre yolu ve tünellerin tamamlanmasıyla birlikte Bitlis, Tatvan, Van ve Diyarbakır arasındaki trafik yükünün önemli ölçüde azalacağını vurgulayarak, "Burada zor bir coğrafyada güzel bir hizmet hızlı bir şekilde devam ediyor. Müteahhit firmalarımız da yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürüyorlar. Tabi bugün ana gündemimiz Tatvan çevre yolu olarak değerlendirdiğimiz Van-Diyarbakır hattındaki, Doğu-Güneydoğu Anadolu hattındaki yola hizmet verecek olan yaklaşık 10,2 kilometre uzunluğundaki Tatvan çevre yolu. Tatvan çevre yolu ile ilgili çalışmalar epeydir devam ediyor. Bu çalışmalar ikmal ihalesiyle birlikte hız kazanmış durumda. Bu 10,2 km’lik yol güzergahında iki adet tünelimiz mevcut ve ikisi de çift tünel şeklinde. Bu tünellerden bir tanesinde artık geçiş sağlanmış durumda. Diğeri yine T2 tüneli dediğimiz tünelin diğerinde ise üçte ikisi tamamlanmış durumda. T1 tünelinde çalışmalar başladı. Buna ek olarak yaklaşık 145 metre uzunluğunda bir köprü viyadük inşaatı başlamış durumda. 4 ayak üzerine. Ayaklarla ilgili çalışmalar başladı, devam ediyor. Bunun haricinde de yine 10,2 km’lik yolun zemini ile ilgili çalışmalar da hızla devam ediyor. Yüzde 75-80’in üzerinde bir fiziki gerçekleşme sağlandı" diye konuştu. Çevre yolu ve tünellerin Diyarbakır ve Van güzergahında yolculuk yapan vatandaşlara hizmet vereceğini ifade eden Vali Karakaya, "Toplamda ise yaklaşık yüzde 55 civarında bu güzergâhtaki fiziki gerçekleşmenin sağlandığını değerli arkadaşlarımızdan bilgi aldık. Yolun Van-Diyarbakır hattında yolculuk yapan bütün vatandaşlarımıza hizmet verecek bir yol olmakla birlikte özellikle Bitlis ilimiz için ve Tatvan ilçemiz için çok kıymetli bir hizmete vesile olacak. Takriben, Tatvan’dan özellikle yaz aylarında günlük 30 binin üzerinde araç trafiği var. Bu araç trafiğinin, en az yüzde 35’i kadarı, yani trafiğin üçte biri kadarı bu çevre yolunu kullanacağını değerlendiriyoruz. Bu araçların daha çok ağır vasıtalar olduğunu düşünürsek Tatvan şehir içi trafiğinde de yaklaşık yüzde 50 gibi bir rahatlamaya katkı sağlayacağını düşünüyoruz" dedi. Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun her türlü desteği verdiğini de belirten Vali Karakaya, "Bakanımız ile yaptığımız görüşmelerde sağ olsun kendisi her türlü desteği veriyor. Milletvekilimiz Turan Bedirhanlıoğlu ile birlikte geçen yıl gittiğimizde bu çalışmalara hız kazandırılması talimatını verdi. Sağ olsun Karayolları Bölge Müdürümüz, Van Bölge Müdürümüz ekibi ile birlikte mesai mevhumu gözetmeksizin yoğun bir çaba içerisindeler. Şimdi biz umut ediyoruz ki ve çalışmalar gösteriyor ki 2027 yılı yaz sonunda bitmesini arzu ediyoruz. Tabii bu yüzde 100 söyleyebileceğimiz bir şey değil. Teknik olarak zeminde çıkabilecek problemlerde olabiliyor. Ama hedefimiz 2027 yılı içerisinde bu güzel hizmetin kadim şehrimiz Bitlis’e ve doğunun incisi Tatvan ilçemize kazandırılması için çalışmalarımız devam ediyor. Ben bu konuda tekrar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze, Bölge Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum. İnşallah ilerleyen safhalarında tekrar ziyaret edeceğiz" diye konuştu.
Arin Gölü alarm veriyor: "Beş yıl içinde tamamen kuruyabilir"
24 Kasım 2025 Pazartesi - 09:38 Arin Gölü alarm veriyor: "Beş yıl içinde tamamen kuruyabilir" Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde doğa tutkunları birçok kuş türüne ev sahipliği yapan Arin Gölü’ndeki kuraklık tehlikesine dikkat çekti. Van Gölü Aktivistleri Derneği üyeleri, göldeki kurumaya dikkat çekmek için Adilcevaz ilçesi Aydınlar beldesinde bir araya geldi. Arin köyünden başlayıp 15 kilometre yürüyüş yaparak göldeki tehlikeye dikkat çeken grup üyeleri gölün kurumasının kuşların yaşam alanını tehdit ettiğini belirtti. Dikkuyruk, uzunbacak, kızılbacak, Van Gölü martısı, angıt ve kılıçgaga gibi pek çok kuş türünün yaşadığı ve ürediği Arin Gölü’nün son yıllarda su seviyesinin hızla düşmesi nedeniyle ciddi bir tehdit altına girdiğini ifade eden aktivistler, "Son birkaç yılda gölde 200 metrelik su çekilmesi yaşandı ve kuruma hızla devam ediyor. Göldeki su seviyesinin hızla düşmesi; tarımsal sulama, vahşi sulama ve iklim değişikliği gibi faktörlerin birleşiminden kaynaklanıyor. Son birkaç yıldır bu göle dikkat çekmeye çalışıyoruz. Bu yıl ile geçen yıl arasındaki fark oldukça belirgin. Çekilme 200 metreyi geçti ve hızla devam ediyor. Bu hızla devam ederse, göl 5 yıl içinde tamamen kuruyabilir. Arin Gölü, ekosistem için çok önemli bir alan. Burası, yüzlerce kuş türünün üreme ve yaşam alanı. Eğer bu kuruma devam ederse, yalnızca göl değil, buradaki canlı yaşamı da ciddi şekilde tehdit altına girecek" dedi. Grup üyelerinden Nusret Altan ise Arin Gölü’nün yanı sıra Van Gölü’nün de benzer bir tehdit altında olduğunu vurgulayarak, "Arin Gölü’ndeki durum gerçekten içler acısı. Daha önce keyifle geldiğimiz bu yerin bu şekilde kuruduğunu görmek çok üzücü. Van Gölü için de aynı sorun söz konusu. Havzada 6 binin üzerinde su kuyusu var. Bu, büyük bir su israfı anlamına geliyor. Eğer bu şekilde devam ederse, Van Gölü de aynı akıbeti paylaşabilir" diye konuştu.