Yerel Haberler
Bolu
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:14 Kadınların renkli dünyası sokağa taşındı Bolu’da boş vakitlerini değerlendirmek için kurslara katılan kadınlar, hünerlerini İzzet Baysal Caddesi’nde sergiledi. Hazırlanan stantlarda, modern örgü sanatı amigurumiden, anneden toruna miras kalan iğne oyası Mudurnu gelin tacına kadar birçok eser göz kamaştırdı. Bolu’da Gençlik Haftası ve 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında İzzet Baysal Caddesi’ne kadınların el emeği ürünlerinin sergilendiği stantlar kuruldu. Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı kurslarda boş vakitlerini değerlendirerek eğitim alan 18’den 65 yaşa kadar çok sayıda kadın, İzzet Baysal Caddesi’nde kurulan stantlarda eserlerini sergileme heyecanı yaşadı. Sergide; kara kalem çalışmaları, resim, el nakışı, iğne oyası ve kağıt ipten örgü çantaların yanı sıra özellikle amigurumi figürleri ziyaretçilerin ilgisini çekti. "Tekniği öğrenen bir günde bitirebiliyor" Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde eğitmenlik yapan Emine Sevgi Özçelik, kurslarda geleneksel Türk sanatlarından el işlemelerine kadar geniş bir yelpazede eğitim verdiklerini belirtti. Özellikle ilgi gören amigurumi sanatı hakkında bilgi veren Özçelik, "Amiguruminin de bütün el sanatlarında olduğu gibi bir tekniği var. Zincir çekmekle başlıyoruz, sık iğneyle devam ediyoruz. Daha sonra sayılarla çalışarak bu figürleri ortaya çıkarabiliyoruz. Tekniği öğrendikten sonra bir günde bitirebiliyorlar. Önemli olan işçiliğin kalitesi. Kaliteli işçilik olduğunda bir günde tamamlanabiliyor" dedi. "Anneden çocuğa, toruna kadar aktarılabilecek çok güzel bir el işi mirası" Sergide dikkat çeken bir diğer ürün ise Mudurnu yöresine ait geleneksel gelin tacı oldu. Tamamen iğne oyasıyla yapılan eser hakkında bilgi veren kursiyer Emine Arslan, "Bu bizim yöresel bir işlememiz. Gelinlerimizin başında taç olarak kullanılıyor. Anneden çocuğa, toruna kadar aktarılabilecek çok güzel bir el işi mirası. Mudurnu’da 7’den 70’e herkes bunları yapıp çocuklarının çeyizine bırakır. Biz de hocamızın sayesinde bu güzel sanatları öğrenip burada sergileme imkanı bulduk" şeklinde konuştu.
Mudurnu’da istihdam için ‘Hünerli Eller Projesi’
20 Temmuz 2024 Cumartesi - 14:13 Mudurnu’da istihdam için ‘Hünerli Eller Projesi’ Bolu’nun Mudurnu ilçesinde "Hünerli Eller Projesi" çerçevesinde gerçekleştirilen örnek bahçeyi inceledi. Bolu Valisi Erkan Kılıç, çiftçilere ve kadınlara istihdam alanı oluşturmak adına çok değerli bir çalışma olduğunu belirtti. Mudurnu ilçesinde Akbaşlar mevkiinde "Hünerli Eller Projesi" çerçevesinde örnek bahçe oluştu. Seralar içerisinde yetiştirilen çilek, domates gibi ürünlerin hasat mevsimi geldi. Bolu Valisi Erkan Kılıç ve İlçe Kaymakamı Ayhan Kalaycıoğlu örnek bahçeleri ziyaret etti. 4 adet serada yetiştiricilik yapan Muhterem Özsoy’un seralarını gezen protokol, sera hakkında bilgiler aldı. Vali Kılıç, yüzde 50 destekli Hünerli Eller Projesi’nin çiftçilere ve kadınlara istihdam alanı oluşturmak adına çok değerli bir çalışma olduğunu belirtti. Vali Erkan Kılıç, “Gerçekten çok güzel örnek bahçeler oluşturulmuş. Domates, salatalık, biber bamya, enginar, çilek buranın arazisi toprağı Süreyya Astarcı’ya ait, sağ olsun o da bize destek verdi. Gerçekten ürünlere de baktık gördük çok verimli olmuş çilek çok güzel yetişmiş diğer ürünlerde aynı şekilde gıda hep önemli biliyoruz ama artık tarımsal üretimi artırmamız gerekiyor. Artıralım hem vatandaşımız tarımsal ürünleri daha ucuz tüketebilsin hem de ülke ekonomisine katkı sağlansın. Güzel bir tarımsal toprağımız var bu toprakları değerlendirmemiz gerekiyor” dedi.
Kıbrıs Gazisi Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı Yamaner: “Kıbrıs’ı belirtilen zamandan daha evvel ele geçirdik”
20 Temmuz 2024 Cumartesi - 12:57 Kıbrıs Gazisi Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı Yamaner: “Kıbrıs’ı belirtilen zamandan daha evvel ele geçirdik” Kıbrıs Türklerini özgürlüğe kavuşturan 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yılında Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı, Kıbrıs Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, “Türk alayının icabında yok olabileceğini belirtmemizin üzerine Türkiye’de bu hazırlıklar başladı. Kıbrıs’ı belirtilen zamandan daha evvel ele geçirdik” dedi. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından yürütülen Kıbrıs Barış Harekatı’nın üzerinden 50 yıl geçti. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yılında Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı, Kıbrıs Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, Kıbrıs Barış Harekatı’nı Yunanlıların başlattığını ifade etti. O yıllarda Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı’nda görev yapan Yamaner, Yunan askerlerinin bölgede hareketlenmesi üzerine Türkiye’ye durumu bildirdiklerini ve Türkiye’de hazırlıkların başladığını anlattı. İHA’ya konuşan Kıbrıs Gazisi Yamaner, “Türk Alayının icabında yok olabileceğini belirtmemizin üzerine Türkiye’de bu hazırlıklar başladı” dedi. “Kıbrıs Barış Harekatı’na katılmak durumunda kaldık” Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığında Kıbrıs’ta görevli olduğunu ifade eden Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı, Kıbrıs Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, “1969 Kara Harp okulu mezunuyum. 1973 yılında Kıbrıs Türk kuvvetleri alayına tayinim çıktı. Kıbrıs Türk kuvvetleri alayı, Zürih ve Londra anlaşmaları 1960 yılında Birleşmiş Milletler kararıyla kurulan bir alay. Biz orada 25 subay, 625 askerimiz vardı. 1973 yılında gittik. 1974 yılı 20 Temmuz’unda da Kıbrıs Barış Harekatı’na katılmak durumunda kaldık” dedi. “Türk Alayının icabında yok olabileceğini belirtmemizin üzerine Türkiye’de bu hazırlıklar başladı” Yunanlıların savaşı başlatmak için harekete geçtiğinin altını çizen Kıbrıs Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, “Kıbrıs Barış Harekatı’nın biz başlatmadık Yunanlıların Megali İdea dedikleri maddelerin içerisinde bir tanesinde Enosis var. Enosis demek Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlanması demektir. Tanksavar takım komutanıydım, en ağır silahlar ben de 4 tane 57 milimetrelik geri tepmesiz topumuz vardı. Bunun dışında ağır silahımız yoktu. Karşımızda da 900 mevcutlu bir Yunan alayı vardı. Bizim alayın karşısında. Her türlü tankı, topuğu, ağır silahları mevcuttu. O Megali İdea’nın bir maddesi Enosis’te, Yunanlılar Enosis’i bir an evvel yerine getirmek istediler. Orada bunlar Rum milli muhafız birliklerinin başında bulunan Yunan subaylar bir an evvel getirelim, Makarios ise ‘ben ekonomik baskıyla ekonomik zorluklarla yavaş yavaş Enosis’i yerine getireceğim’ düşüncesindeydi. Yunanlıların 15 Temmuz’da karşımızda Lefkoşa’nın havaalanına Yunan uçaklarının gelmeleriyle silahlarının taşınmaları bizim dikkatimizi çekti ve Türkiye ile irtibatımızda bunu belirttik. Geciktiğimiz takdirde 650 mevcutlu Türk Alayının icabında yok olabileceğini belirtmemizin üzerine Türkiye’de bu hazırlıklar başladı. Ve 20 Temmuz sabahı bu harekât kara, deniz havadan olmak üzere müşterek harekat dediğimiz harekatla başlatmış olduk” diye konuştu. “Bizim bir nevi ileri karakolumuzdur” Kıbrıs’ın Türkiye’nin ileri karakolu olduğunu dile getiren Yamaner, “Stratejik ve jeopolitik önemi çok fazladır. Bin 100 kilometre mesafede Yunan mesafesi, bizim kıyılarımızdan 70 kilometre mesafededir. Bizim Topraklarımızdan koptuğu görülmüştür. Coğrafyada belirtilmiştir. Bizim bir nevi ileri karakolumuzdur. Şu anda Ege’de durum malumdur anlatmaya gerek yok. Burası da elden çıktığı takdirde Türk deniz kuvvetleri, Türk Silahlı Kuvvetleri tamamen kuşatılmış. Türkiye kuşatılmış durumda olacaktır. Nefes alamayacak durumda. Hatta 1974 yılında Cumhurbaşkanı olan Fahri Koru Türk emekli Deniz Kuvvetleri Komutanımız, ‘burası elden çıktığı takdirde Türk Türkiye’nin bütün ihmal yolları kapanmıştır’ hassasiyetini belirtmiştir” ifadelerini kullandı. “Bu mutlu gün hepimize kutlu olsun diyorum” 2 gün içerisinde belirtilen hedefleri Türk askerlerinin vurduğunu ifade eden Yamaner, “Kıbrıs’ı belirtilen zamandan daha evvel ele geçirdik biz. Makarios şöyle demişti, ‘Kuzeyden güneye beş parmaklardan kuş bile geçemez’ demişti. ‘Kuzeyden güneye altı ayda geçsinler ben sakalımı keserim’ diyen Makarios Bu kahraman gazilerimiz can veren şehitlerimiz 2 gün içerisinde belirtilen hedefleri ele geçirdiler. İkinci harekatta da harekatın devam ederek başarıyı elde ettiler. Şehitlik en büyük makam. Gazilikçe ikinci büyük makam olarak ben kabul ediyorum. Yalnız gazileri şehitlerden ayırmamak, şehitleri yalnız kendi başına kullanmamak gerektiğinde özellikle söylüyorum. Şehit ve gazi kelimesi ikisi beraber kullanılsın. Allah şehitlerimize rahmet, kalan gazilerimize de uzun ömürler versin. Bu mutlu gün hepimize kutlu olsun diyorum” dedi. Ayrıca Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı, Kıbrıs Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, ‘1974 öncesi ve sonrası’ adlı kitabı yazarak Kıbrıs’ın önemine kitabında değindi. İlk ve ortaokulu Bolu’da bitirdikten sonra Kuleli Askeri Lisesi’ne girdi. Askeri Lise bitiminden sonra 1969 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu. Yurdun çeşitli bölgelerinde Türk Silahlı Kuvvetlerinde vatan savunması için başarılı görevler yaptı. 1973 yılı Şubat Ayında Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alay Komutanlığı (Kıbrıs Değiştirme Birliği) Ağır Silah Bölüğü Tanksavar Takım Komutanı olarak Kıbrıs’a atandı. Birinci Kıbrıs Harekâtında Tanksavar Komutanı olarak bütün Alay Cephesinde Muharebeye katıldı. 2’nci Kıbrıs Barış Harekatında Takım Komutanı olarak ikinci harekata katıldı. Yunan Alayına giren Subaylardan biri oldu. 1960 yılında Birleşmiş Milletler kararı ile Kıbrıs’ta bir Yunan Alayı ile Rum Milli Muhafız Birliği ve Türk tarafında da Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı ve Kıbrıs Türk Mücahit Teşkilatından bir ve ikinci Kıbrıs Harekâtına katılması dolayısıyla Şerit, Rozet ve Beratı aldı. Kıbrıs Şehit ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Ersan Ertan, Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Başkam Emekli Tüm General Melih Tunca’nın da bulunduğu törende şahsına madalya verildi. Genel Kurmay Başkanlığı uhdesinde olan istihbarat okulundaki görevi esnasında 1974 Kıbrıs Barış Harekâtından kalan rahatsızlığının nüksetmesi nedeni ile 1989 yılında kendisi ve ailesinin isteğiyle malulen emekli olmaya karar verdi.
Kıbrıs Gazisi Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı Yamaner, “Kıbrıs’ı belirtilen zamandan daha evvel ele geçirdik biz”
20 Temmuz 2024 Cumartesi - 12:47 Kıbrıs Gazisi Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı Yamaner, “Kıbrıs’ı belirtilen zamandan daha evvel ele geçirdik biz” Kıbrıs Türklerini özgürlüğe kavuşturan 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yılında Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı, Kıbrıs Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, “Türk Alayının icabında yok olabileceğini belirtmemizin üzerine Türkiye’de bu hazırlıklar başladı. Kıbrıs’ı belirtilen zamandan daha evvel ele geçirdik biz” dedi. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından yürütülen Kıbrıs Barış Harekatı’nın üzerinden 50 yıl geçti. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yılında Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı, Kıbrıs Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, Kıbrıs Barış Harekatı’nı Yunanlıların başlattığını ifade etti. O yıllarda Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı’nda görev yapan Yamaner, Yunan askerlerinin bölgede hareketlenmesi üzerine Türkiye’ye durumu bildirdiklerini ve Türkiye’de hazırlıkların başladığını anlattı. İHA’ya konuşan Kıbrıs Gazisi Yamaner, “Türk Alayının icabında yok olabileceğini belirtmemizin üzerine Türkiye’de bu hazırlıklar başladı” dedi. “Kıbrıs Barış Harekatı’na katılmak durumunda kaldık” Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığında Kıbrıs’ta görevli olduğunu ifade eden Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı, Kıbrıs Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, “1969 Kara Harp okulu mezunuyum. 1973 yılında Kıbrıs Türk kuvvetleri alayına tayinim çıktı. Kıbrıs Türk kuvvetleri alayı, Zürih ve Londra anlaşmaları 1960 yılında Birleşmiş Milletler kararıyla kurulan bir alay. Biz orada 25 subay, 625 askerimiz vardı. 1973 yılında gittik. 1974 yılı 20 Temmuz’unda da Kıbrıs Barış Harekatı’na katılmak durumunda kaldık” dedi. “Türk Alayının icabında yok olabileceğini belirtmemizin üzerine Türkiye’de bu hazırlıklar başladı” Yunanlıların savaşı başlatmak için harekete geçtiğinin altını çizen Kıbrıs Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, “Kıbrıs Barış Harekatı’nın biz başlatmadık Yunanlıların Megali İdea dedikleri maddelerin içerisinde bir tanesinde Enosis var. Enosis demek Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlanması demektir. Tanksavar takım komutanıydım, en ağır silahlar ben de 4 tane 57 milimetrelik geri tepmesiz topumuz vardı. Bunun dışında ağır silahımız yoktu. Karşımızda da 900 mevcutlu bir Yunan alayı vardı. Bizim alayın karşısında. Her türlü tankı, topuğu, ağır silahları mevcuttu. O Megali İdea’nın bir maddesi Enosis’te, Yunanlılar Enosis’i bir an evvel yerine getirmek istediler. Orada bunlar Rum milli muhafız birliklerinin başında bulunan Yunan subaylar bir an evvel getirelim, Makarios ise ‘ben ekonomik baskıyla ekonomik zorluklarla yavaş yavaş Enosis’i yerine getireceğim’ düşüncesindeydi. Yunanlıların 15 Temmuz’da karşımızda Lefkoşa’nın havaalanına Yunan uçaklarının gelmeleriyle silahlarının taşınmaları bizim dikkatimizi çekti ve Türkiye ile irtibatımızda bunu belirttik. Geciktiğimiz takdirde 650 mevcutlu Türk Alayının icabında yok olabileceğini belirtmemizin üzerine Türkiye’de bu hazırlıklar başladı. Ve 20 Temmuz sabahı bu harekât kara, deniz havadan olmak üzere müşterek harekat dediğimiz harekatla başlatmış olduk” diye konuştu. “Bizim bir nevi ileri karakolumuzdur” Kıbrıs’ın Türkiye’nin ileri karakolu olduğunu dile getiren Yamaner, “Stratejik ve jeopolitik önemi çok fazladır. Bin 100 kilometre mesafede Yunan mesafesi, bizim kıyılarımızdan 70 kilometre mesafededir. Bizim Topraklarımızdan koptuğu görülmüştür. Coğrafyada belirtilmiştir. Bizim bir nevi ileri karakolumuzdur. Şu anda Ege’de durum malumdur anlatmaya gerek yok. Burası da elden çıktığı takdirde Türk deniz kuvvetleri, Türk Silahlı Kuvvetleri tamamen kuşatılmış. Türkiye kuşatılmış durumda olacaktır. Nefes alamayacak durumda. Hatta 1974 yılında Cumhurbaşkanı olan Fahri Koru Türk emekli Deniz Kuvvetleri Komutanımız, ‘burası elden çıktığı takdirde Türk Türkiye’nin bütün ihmal yolları kapanmıştır’ hassasiyetini belirtmiştir” ifadelerini kullandı. “Bu mutlu gün hepimize kutlu olsun diyorum” 2 gün içerisinde belirtilen hedefleri Türk askerlerinin vurduğunu ifade eden Yamaner, “Kıbrıs’ı belirtilen zamandan daha evvel ele geçirdik biz. Makarios şöyle demişti, ‘Kuzeyden güneye beş parmaklardan kuş bile geçemez’ demişti. ‘Kuzeyden güneye altı ayda geçsinler ben sakalımı keserim’ diyen Makarios Bu kahraman gazilerimiz can veren şehitlerimiz 2 gün içerisinde belirtilen hedefleri ele geçirdiler. İkinci harekatta da harekatın devam ederek başarıyı elde ettiler. Şehitlik en büyük makam. Gazilikçe ikinci büyük makam olarak ben kabul ediyorum. Yalnız gazileri şehitlerden ayırmamak, şehitleri yalnız kendi başına kullanmamak gerektiğinde özellikle söylüyorum. Şehit ve gazi kelimesi ikisi beraber kullanılsın. Allah şehitlerimize rahmet, kalan gazilerimize de uzun ömürler versin. Bu mutlu gün hepimize kutlu olsun diyorum” dedi. Ayrıca Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı, Kıbrıs Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, ‘1974 öncesi ve sonrası’ adlı kitabı yazarak Kıbrıs’ın önemine kitabında değindi. Ahmet Şerafettin Yamaner kimdir? İlk ve ortaokulu Bolu’da bitirdikten sonra Kuleli Askeri Lisesi’ne girdi. Askeri Lise bitiminden sonra 1969 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu. Yurdun çeşitli bölgelerinde Türk Silahlı Kuvvetlerinde vatan savunması için başarılı görevler yaptı. 1973 yılı Şubat Ayında Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alay Komutanlığı (Kıbrıs Değiştirme Birliği) Ağır Silah Bölüğü Tanksavar Takım Komutanı olarak Kıbrıs’a atandı. Birinci Kıbrıs Harekâtında Tanksavar Komutanı olarak bütün Alay Cephesinde Muharebeye katıldı. 2’nci Kıbrıs Barış Harekatında Takım Komutanı olarak ikinci harekata katıldı. Yunan Alayına giren Subaylardan biri oldu. 1960 yılında Birleşmiş Milletler kararı ile Kıbrıs’ta bir Yunan Alayı ile Rum Milli Muhafız Birliği ve Türk tarafında da Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı ve Kıbrıs Türk Mücahit Teşkilatından bir ve ikinci Kıbrıs Harekâtına katılması dolayısıyla Şerit, Rozet ve Beratı aldı. Kıbrıs Şehit ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Ersan Ertan, Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Başkam Emekli Tüm General Melih Tunca’nın da bulunduğu törende şahsına madalya verildi. Genel Kurmay Başkanlığı uhdesinde olan istihbarat okulundaki görevi esnasında 1974 Kıbrıs Barış Harekâtından kalan rahatsızlığının nüksetmesi nedeni ile 1989 yılında kendisi ve ailesinin isteğiyle malulen emekli olmaya karar verdi. (EÖ-