Yerel Haberler
Bolu
Bolu’da geleceğin iletişimcileri kendi hikayelerini dijitale taşıdı 18 Nisan 2026 Cumartesi - 13:33:17 Bolu’da İletişim Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Dijital Hikaye Anlatımı Atölyesi’nde bir araya gelen geleceğin iletişimcileri, ’Bugün de Öğrenci’ temasıyla kendi eğitim deneyimlerini dijital ortama taşıdı. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) İletişim Fakültesi’ndeki Dijital Hikaye Anlatımı Atölyesi (DİHA), Prof. Dr. Rengim Sine Nazlı koordinatörlüğünde yeni bir çalışmaya imza attı. Gazetecilik ve İletişim Bilimleri Ana Bilim Dalı yüksek lisans öğrencilerinin katıldığı etkinlikte, lisansüstü eğitim gören geleceğin iletişimcileri doğrudan kendi hikayelerini paylaşma imkanı buldu. Bilal Erkan Değer ve Berfu Bayav Oflaz’ın kolaylaştırıcı olarak yer aldığı atölye, yuvarlak masa etrafında samimi bir sohbetle başladı. Katılımcılar öğrencilik deneyimlerine dair duygu, düşünce ve hatıralarını masaya yatırarak; bu sürecin zorluklarını, heyecanını ve hüznünü birbirleriyle paylaştı. Sözlü paylaşımların tamamlanmasının ardından sözlerin yerini renkler aldı. Geleceğin iletişimcileri, iç dünyalarındaki yansımaları somutlaştırmak için boya kalemleriyle kendi hikayelerini kağıda döktü. Her öğrencinin kendi hikayesini resmetmesinin ardından, bu anlatıların dijital kurguyla birleştirilmesi aşamasına geçildi. Baştan sona öğrencilerin kendi emeğiyle kurgulanan özgün eserlerle atölye başarıyla tamamlandı.
17 Nisan 2026 Cuma - 21:13 Tanju Özcan’ın şantaj davasına damga vuran iddia: "Narven Termal Kasaba’ya şoförü götürdü, Tanju Özcan’la birlikte olurken izledi" Bolu’da ’icbar suretiyle irtikap’ suçundan tutuklu bulunan ve İçişleri Bakanlığı tarafından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan’ın hem ’müşteki’ hem de ’sanık’ sıfatıyla yer aldığı şantaj davasının ilk duruşması görüldü. Duruşmada mağdur Öznur Ç., "Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" dedi. Geçtiğimiz şubat ayında, Tanju Özcan’ın Mehmet Eren Akgüney hakkında şantaj iddiasıyla bulunduğu suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada, 13 sayfalık iddianame Bolu 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 28 Şubat’ta Akgüney gözaltına alınıp tutuklanırken, Tanju Özcan da farklı bir dosya olan "icbar suretiyle irtikap" kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede, Özcan’ın belediye personeli Öznur Ç.’ye gönderdiği mesajların kadının eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney’in eline geçtiği; Akgüney’in bu mesajlar karşılığında Özcan’dan 20 milyon lira, lüks otomobil ve oto yıkama tesisi talep ettiği belirtildi. Şantaja aracılık ettikleri iddiasıyla Boluspor Kulüp Başkanı Erdal Bayrak ve CHP’li Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin de dosyada yer aldı. Aynı dosyada, Öznur Ç.’ye yönelik eylemleri ve makam odasındaki sözleri nedeniyle Tanju Özcan’ın da "şantaj" suçundan 3 yıla kadar hapsi isteniyor. Tanju Özcan’ın avukatı hakimin üzerine yürüdü Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına, başka bir suçtan dolayı tutuklu bulunan Tanju Özcan sağlık sorunları sebebiyle katılmazken, dosyada adı geçen Özgür Yıldız da mazeret bildirerek duruşmada yer almadı. Duruşmanın başında Özcan’ın avukatı Uğur Poyraz, mahkeme hakimine yönelik "Tanju Özcan’a hasım olmuş bir kişisiniz" diyerek reddi hakim talebinde bulundu. Hakimin üzerine yürüyen avukat Poyraz, CMK 203/2 maddesi gereğince salondan çıkarılmasına karar verilince direndi. Kolluk kuvvetleri ve mübaşirle yaşanan arbedenin ardından duruşmaya ara verildi. "Bu konuyu kapatmamız lazım, Tanju Özcan siyasi olarak güçlü" Tanju Özcan’ın Özel Kalemi Özgür Yıldız’ın kendisine ‘Konuyu kapatmamız lazım Tanju Özcan siyasi olarak güçlü’ dediğini söyleyen tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney, "Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Öznur benim kız arkadaşımdı. Ara sıra aramızda sorunlar oluyordu ama görüşmeye devam ediyorduk. Zorla görüşmedik, aramız kötü değildi. Öznur Ç. evimdeyken telefonunun çalması ya da mesaj gelmesi sonrasında durumu fark ettim. Bana Tanju Özcan’la görüştüğünü söyledi. Belediyeye kendisiyle alakalı bir ses kaydı atılmış. Bunu da Tanju Özcan’ın öğrendiğini ve kendisini çağırdığını anlattı. Tanju Özcan, Öznur’a, ’Bu ses kaydını Eren duyarsa sıkıntı olur’ demiş ve Öznur da bundan dolayı görüşmek zorunda kaldığını söyledi. Ben de bu durumdan etkilendim. Benim üzerimden mağdur ediliyor. Ses kaydının içeriğinde Öznur Ç.’nin çocuk aldırdığı söylenmiş. Ben Tanju Özcan’ı milletvekilliği döneminden beri tanırım. Tanju Özcan’ı aradım ve ’Biz insanları belediyeye birileri kız arkadaşımızla, kardeşimizle, kızımızla birlikte olsun diye mi işe aldırdık?’ dedim. Tanju Özcan da bana, ’Sen benimle böyle konuşamazsın, haddini bil, bu konuşmanın hesabını sana sorarım’ dedi. Öznur’un bana karşı olan suçlamalarını kabul etmiyorum. Bu beyanları baskı altında verdiğini düşünüyorum. Tanju Özcan benimle konuştuktan sonra Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’i aramış. Benim söylemlerimle alakalı konuşup bu konuyu kapatmalarını istemiş. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’e durumu izah ettim, araya girmemelerini istedim. Onlar da bir şey demediler. Konu bel altı olduğu için dahil olmak istemediler. Tanju Özcan’ı daha sonra tekrar aradım. Ona, ’Sen beni tanıyorsun, yüzüme bakıyorsun ama böyle bir şeyi de yapabiliyorsun’ dedim. Tanju Özcan bana sinirlenerek telefonu başkasına verdi. Telefonu Özel Kalem Müdürü Özgür Yıldız aldı. Özgür bana ’Yarın görüşelim’ dedi. Ertesi gün beni aradı ve belediyenin tesisine davet etti. Gittiğimde konuyu kendisine de anlattım. Özgür bana, ’Bu konu bizi sıkıntıya sokar, bu konuyu kapatmamız lazım. Kapanmazsa sen de sıkıntı yaşarsın abi. Tanju Özcan siyasi olarak güçlü’ dedi. Ben de ’Yanlışı ben yapmadım, neden sıkıntıyı ben yaşayayım?’ diye karşılık verdim. Kimseden herhangi bir şey istemedim. O da bana bir şey teklif etmedi. Başka kimseyi de aramadım. Öznur’la görüşüyordum ama bu tehdit meselesiyle alakalı olarak kimseyle görüşmedim" dedi. "Ben bunun kesinlikle siyasi manevra olduğunu düşünüyorum" Mehmet Eren Akgüney’in savunmasından sonra verilen aranın ardından ilk olarak davada tutuksuz olarak yargılanan CHP’li Bolu Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin savunma yaptı. Tanju Özcan ile abi-kardeş ilişkilerinin olduğunu ve soruşturma esnasında sanık olduğunu öğrendiğinde şoke olduğunu dile getiren Hüseyin Ekrem Serin, "71 yaşındayım, 3 dönemdir belediye meclis üyeliği yapıyorum. CHP’nin grup başkanvekiliyim. 20 yıldır Tanju Özcan’la siyaset yapıyorum. Gece saat 23.00 sıralarında Tanju Bey beni aradı. Mehmet Eren’in kendisini telefonla aradığını söyledi. Ne demek istediğini anlamadım. Bu nedenle Mehmet Eren ile benim görüşmemi istedi. Mehmet Eren’in rahmetli babası benim çocukluk arkadaşımdı. Eren’i de yıllardır tanırım. Tanju Bey’le görüştükten sonra ben Eren’i telefonla aradım. Telefonda Eren’e durumu sordum. Bana söylediği şey çok netti; ’Hüseyin Amca konu çok hassas, telefonda görüşülecek bir konu değil’ dedi ve telefonu kapattık. Benim daha sonra öğrendiğim bilgiye göre, Tanju Özcan Erdal Bayrak’ı aramış. Ne konuştuklarını bilmiyorum. Ben daha sonra Erdal Bayrak ile görüştüm. Eren bu konuyu Erdal Bey’e detaylı olarak anlatmış. Bu konuda Eren konuşmak istememiş ve ’Bana bu konuda herhangi bir şey söylemeyin’ demiş. Tanju Bey, bizimle görüşmek istediğini Özgür Yıldız’a bildirmiş. Belediyede Özgür de bana söyledi. Destek Hizmetleri Müdürlüğü binasında ben, Erdal Bayrak, Tanju Özcan ve Özgür Yıldız görüştük. Bu görüşmede ’konuyu halledelim’ şeklinde bir konuşma geçti. Görüşmemizde Erdal Bayrak, konunun hassas olduğunu belirterek bu konuya kendilerinin dahil edilmemesini istediğini söyledi. Bunun üzerine Tanju Özcan, Erdal Bayrak’a gerekirse hukuki yollardan hakkını arayacağını söyledi. Muhabbet esnasında kesinlikle en ufak bir şekilde para konusu konuşulmadı. Sonrasında benim hiçbir görüşmem olmadı. Daha sonra ise Özgür Yıldız bana birkaç defa bu konuyu çözmemizi istedi. Tanju Özcan’ın siyasi geleceği olduğunu belirtti. Özgür Bey otogarda yapılan görüşmede, ’Aracımı satıp üzerine de 3-5 kuruş ekleyip Eren’e vereyim’ dedi. Biz de ’Verirsen biz karışmayız’ dedik. Tanju Özcan ile abi kardeş gibiydik. Bana böyle ithamlarda bulunması beni çok şaşırttı. Ben Erdal Bayrak’ı da çocukluğundan bilirim. Erdal ile de abi kardeş gibiyiz. Biz bu konuyla alakalı Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na çağrıldığımızda ben tanık olarak çağrıldığımı düşünmüştüm. Fakat başsavcılıktan şüpheli olduğumu öğrenince çok şaşırdım. Tanju Özcan bizden şikayetçi olmuş. Ben bunun kesinlikle siyasi manevra olduğunu düşünüyorum" dedi. "Tanju Özcan araya girmem konusunda ısrarcı oldu, hassas konu olduğu için ‘beni bulaştırmayın’ dedim" Davada tutuksuz sanık olarak yargılanan Boluspor Başkanı Erdal Bayrak ise, "Gece saatlerinde Tanju Özcan beni arayarak, ’Senin şoförün bana ileri geri konuştu’ dedi. Ancak Eren’in kendisine tam olarak ne dediğini söylemedi. Bunun üzerine Eren’i aradım ve ’Senin Tanju Özcan’la ne işin var?’ diye sordum. Eren de bana ’Maviş’ lakaplı Öznur Ç. ile olan mesajlarını yakaladığını, konuyu yarın daha detaylı anlatacağını söyledi. Ertesi sabah Eren beni almaya geldiğinde otogara gittik. Orada ne olduğunu sorduğumda Eren bana olayın detaylarını anlattı. Ardından Tanju Özcan’ı aradım, ancak kendisi ’Sonra konuşuruz’ diyerek telefonu kapattı. Daha sonra Hüseyin Ekrem Serin’le yaptığımız görüşmede, o da bana Tanju Özcan’ın kendisini aradığını söyledi. Ben de beni de aradığını belirttim. Hüseyin Amca ile bu durumu konuştuk. Sonrasında Tanju Özcan’ı tekrar aradım ve Hüseyin Amca’yı da yanıma alarak yanına gideceğimizi söyledim. Bolu Belediyesi Ek Hizmet Binasına, Tanju Özcan’ın yanına gittik. İçeri girdiğimizde Özgür Yıldız da oradaydı. Tanju Özcan, Eren konusunu açtı. Ben kendisine, ’Eren konusu biraz bel altı bir mevzu, bizi bu konuya dahil etme’ dedim. Ancak Tanju Özcan bu konuda biraz ısrarcı oldu. Hatta bana, ’Özgür’le senin aranda böyle bir şey olsa ben hallederdim’ şeklinde bir ifade kullandı. Ben de bunun üzerine, verdiği örneğin doğru bir örnek olmadığını belirttim. Ben Boluspor Başkanı olduğum için ve Özgür ile Tanju Bey’in belediyede görev yapmaları sebebiyle, Boluspor ile ilgili konularda kendileriyle ara ara görüşüyorduk. Keza Ali Sarıyıldız’ın da belediyede olması sebebiyle zaman zaman görüşmelerimiz oluyordu. İlerleyen süreçte Hüseyin Amca’yı aramışlar. Özgür ile beraber otogara geldiler. Otogarda Boluspor ile ilgili konuşurken konu yine Eren’in ’Maviş’ (Öznur Ç.) meselesine geldi. Özgür, bu konunun kendileri için çok önemli olduğunu belirtti. Bana, ’Eren’e yıkama tesisi açalım, bir arabam var, 3-5 kuruş da birikmiş param var, onu falan versek’ şeklinde bir teklifte bulundu. Ben de kendisine cevaben, ’Eren ölmedi, telefonu da açık. Kendisini arayın, beni bu konuya bulaştırmayın’ dedim. Daha sonra Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı‘na ifade vermeye geldiğimizde ben Tanju Özcan‘ın benden şikayetçi olmasına çok şaşırdım" diye konuştu. "Tanju Özcan’la birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" Duruşmada müşteki sıfatıyla yer alan Öznur Ç., savunması sırasında salondaki kalabalık nedeniyle rahat beyanda bulunamayacağını ifade ederek, partililerin ve gazetecilerin dışarı çıkarılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, bu talebi değerlendirerek gazetecilerin ve izleyicilerin salondan çıkartılmasına karar verdi. Salonun boşaltılmasının ardından kapalı oturumda dinlenen Öznur Ç., ifadesinde şok edici iddialarda bulundu. Öznur Ç. mahkemedeki beyanında, "Tanju Özcan belediyeye gelen ses kaydından sonra beni yanına çağırdı ve bu ses kaydını ‘Eren duyarsa ne olur?’ dedi. Benim ile arkadaşlık isteğinde bulundu. Ben bunu kabul etmememe rağmen işten çıkarılma korkusu ve zaten kendisiyle sıkıntı yaşadığım Mehmet Eren ile sıkıntılar yaşamamak için istemeyerekte olsa Tanju Özcan ile iletişim kurmak zorunda kaldım. Hatta Tanju Özcan benimle WhatsApp üzerinden arama ve mesajlar ile iletişim kurmaya çalıştığında ben bunlara cevap vermiyordum bunun üzerine şoförü Suat beni arayarak, ‘başkan sana mesaj attı, ona cevap ver’ dedi. Başkanın bu zorlama ilişkileri sırasında şoförü Suat’ta sürekli aktif bir şekilde işin içindeydi. Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" ifadelerini kullandı. "Eren tarafından mesajların siyasi rakiplere satılacağını söylediler" Başka bir suçtan dolayı cezaevinde tutuklu bulunan ve duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan tanık Ali Sarıyıldız ise ifadesinde şunları kaydetti: "Ben Eren’i tanımıyorum. Hüseyin Ekrem Serin, Erdal Bayrak ve Özgür Yıldız ile bir kere görüştüm. Bir restoranda dördümüz bir araya geldik. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin, bize bu olayın çok uzatılmaması ve kapatılması gerektiğini söyledi. Konuşmalar esnasında para mevzusu geçti. 20 milyon TL, bir araba ve oto yıkama yeri istendiği söylendi. Bunları Ekrem Serin ve Erdal Bayrak dile getirdi. Bu talepler karşılanırsa Eren’in konuyu kapatacağını ifade ettiler. Ayrıca Hüseyin Ekrem Serin ve Erdal Bayrak, Eren’in elinde mesajlar olduğunu ve bunların Eren tarafından siyasi rakiplere satılacağını söylediler. Ben o masadan kalkarak bu konuya girmek istemediğimi belirttim. Ben akşam saat 6’da işinden evine giden birisiyim." Şantaj duruşmasında 1 sanık tahliye edildi Savunmaların ve tanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney’in tahliyesine hükmetti. Dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve diğer tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşma 4 Mayıs tarihine ertelendi.
17 Nisan 2026 Cuma - 11:10 Kendini savcı olarak tanıtıp yaşlı kadının altınlarını alan 2 şüpheli yakalandı Bolu’da, kendilerini polis ve savcı olarak tanıtıp, "Kimlik bilgileriniz terör örgütünün eline geçti" yalanıyla 71 yaşındaki kadını 350 bin TL dolandıran 2 şahıs, polis ekiplerinin 250 saatlik güvenlik kamerası incelemesi sonucu İstanbul’da yakalandı. Adliyeye sevk edilen şüpheliler, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay, 7 Nisan’da Bolu il merkezinde meydana geldi. İddiaya göre, 71 yaşındaki F.A.’yı telefonla arayarak kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan şüpheliler, yaşlı kadını "Kimlik bilgileriniz terör örgütünün eline geçti" diyerek korkuttu. Paniğe kapılan F.A., toplam 350 bin TL değerindeki nakit para ve ziynet eşyasını ikametine gelen dolandırıcılara elden teslim etti. Bir süre sonra dolandırıldığını anlayan yaşlı kadının ihbarı üzerine Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri harekete geçti. 250 saat kamera izlemesi Şüphelilerin yakalanması için geniş çaplı araştırma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, bölgedeki çok sayıda güvenlik kamerasını ve şüpheli aracı mercek altına aldı. Yaklaşık 250 saatlik kamera kaydını saniye saniye izleyen polis, olayı gerçekleştirenlerin F.A. (30) ve P.E. (42) olduğunu tespit etti. Şüphelilerin İstanbul’un Esenyurt ilçesinde olduğunu belirleyen ekipler, 16 Nisan’da iki farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda F.A. ve P.E. yakalanarak gözaltına alındı. Bolu’ya getirilen ve emniyetteki işlemleri tamamlanan biri kadın olmak üzere 2 şüpheli, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Bolu’da 78 kişinin öldüğü Grand Kartal Otel faciasında Başsavcılık istinafa gitti
15 Ocak 2026 Perşembe - 13:03 Bolu’da 78 kişinin öldüğü Grand Kartal Otel faciasında Başsavcılık istinafa gitti Bolu’da 78 kişinin yaşamını yitirdiği Grand Kartal Otel faciası davasında, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı karara itiraz ederek Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurdu. Başsavcılık, otel sahibi aile üyelerinin ’olası kast’ yerine ’bilinçli taksir’, kamu görevlilerinin ise ’bilinçli taksir’ yerine ’taksir’ suçundan cezalandırılmasını talep etti. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Grand Kartal Otel davasında verilen kararlara ilişkin hazırladığı istinaf dilekçesini Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi Başkanlığı’na sundu. Dilekçede, sanıkların suç vasıflarının yeniden değerlendirilmesi istendi. Otel sahipleri için ’bilinçli taksir’ istemi Başsavcılık tarafından sunulan dilekçede, ‘Olası kastla öldürme ve yaralama’ suçundan ceza alan Grand Kartal Otel Yönetim Kurulu Üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül ile kızları Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras’ın suç vasfına itiraz edildi. Başsavcılık, sanıkların eylemlerinin ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Otel müdürünün cezasında indirim talebi İstinaf başvurusunda, ‘Bilinçli taksirle’ suçundan ceza alan Otel Müdürü Zeki Yılmaz’ın durumu da ele alındı. Yılmaz’ın yangın güvenliği eğitimi ve tatbikatları yaptırmadığı, sorumlu olduğu yangın paneli, duman dedektörleri ve alarm sistemleri konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmediği vurgulandı. Ancak dilekçede, Yılmaz’ın 16 Aralık 2024’te yapılması planlanan itfaiye denetiminin iptaline yönelik bir eylemde bulunduğuna veya talimat verdiğine dair dosyada tespit bulunmadığına dikkat çekildi. Yılmaz’ın sonucu öngörmesine rağmen tedbirsiz davrandığı belirtilerek, ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan cezalandırılması talep edildi. Beraat eden sanıklara ceza istemi Savcılık, yargılama sonucunda beraat eden mutfak personeli Faysal Yaver ile İş Güvenliği Uzmanı Ece Kayacan hakkındaki karara da itiraz etti. Dilekçede, bu isimlerin de ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan cezalandırılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, FQC Global Sertifikasyon A.Ş. yetkilisi Ali Ağaoğlu ile şirket çalışanı Aleyna Beşinci hakkında ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan ceza verilmesi istendi. Kamu görevlileri için suç vasfı itirazı Dilekçede, faciada sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan hapis cezası alan kamu görevlileri hakkında da değerlendirmede bulunuldu. Bolu İl Özel İdaresi eski Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, Ruhsat ve Denetim Şube Müdürü Yeliz Erdoğan ile eski şube müdürü Mehmet Özel’in eylemlerinin ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçu kapsamında kaldığı ifade edilerek, kararın bu yönde düzeltilmesi talep edildi.
17 yaşındaki çocuk, husumetlisini silahla vurdu: 2 gözaltı
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:22 17 yaşındaki çocuk, husumetlisini silahla vurdu: 2 gözaltı Bolu’nun Mudurnu ilçesinde 17 yaşındaki çocuk, aralarında husumet bulunan esnafı tabancayla vurarak ağır yaraladı. Olaya ilişkin saldırgan ve kuzeni gözaltına alındı. Olay, Taşkesti beldesi merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Taşkesti’de esnaflık yapan Yusuf T. (37) ile aralarında daha önceden husumet bulunduğu öne sürülen Doğuş K. (17) arasında tartışma yaşandı. Olayın büyümesi üzerine 17 yaşındaki Doğuş K., yanında bulundurduğu tabancayla Yusuf T.’ye ateş açtı. Kalbine, koluna ve bacağına kurşun isabet eden Yusuf T. kanlar içerisinde yere yığıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı Yusuf T., Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ameliyata alınan Yusuf T.’nin hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. 2 şüpheli gözaltında Jandarma ekipleri olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. Yapılan çalışmalarda, saldırı sırasında kullanılan aracı şüpheli Doğuş K.’nin amcasının oğlu Turgut K.’nin kullandığı tespit edildi. Turgut K. jandarma tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Silahlı saldırıyı gerçekleştiren Doğuş K. da uzun süren arama çalışmalarının ardından yakalandı. Husumetin sebebi muhtar babanın bıçaklanması Öte yandan, şüpheli Doğuş K.’nin babası muhtar H.K.’nin bıçaklı saldırıda yaralandığı öğrenildi. İki taraf arasında bu olay nedeniyle husumet oluştuğu ve silahlı saldırının bu gerginliğin ardından gerçekleştiği iddia edildi.
Hastane müdür yardımcısı ile sendika başkanı arasında "klima" kavgası kamerada
14 Ocak 2026 Çarşamba - 15:15 Hastane müdür yardımcısı ile sendika başkanı arasında "klima" kavgası kamerada Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde müdür yardımcısı ile bir sendika şube başkanı arasında klima arızası nedeniyle çıkan tartışma arbedeye dönüştü. Şube başkanının müdür yardımcısını boğazından ittiği anlar güvenlik kamerasına yansırken, taraflar birbirinden şikayetçi oldu. Olay, dün sabah saatlerinde Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin acil servis girişinde meydana geldi. İddiaya göre, Türk Sağlık-Sen Bolu Şube Başkanı Furkan Özübek ile hastanenin müdür yardımcısı Berkay Aktaş arasında, hastanedeki bir klimanın arızalı olması nedeniyle tartışma çıktı. Sözlü tartışma büyüyerek arbedeye dönüştü. Özübek Aktaş’ı boğazından iterken, gerginlik hastane personelinin araya girmesiyle sonlandırıldı. Beyaz kod verildi Yaşanan gerginliğin ardından Müdür Yardımcısı Berkay Aktaş, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet durumunda kullanılan ’beyaz kod’ bildiriminde bulundu. Hastaneden darp raporu alan Aktaş, polis merkezine giderek şikayetçi oldu. Furkan Özübek’in de emniyete giderek Aktaş’tan şikayetçi olduğu öğrenildi. Arbede kamerada Öte yandan, hastane koridorunda yaşananlar, güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde tarafların tartıştığı, ardından fiziksel temasın yaşandığı ve çevredekilerin müdahale ettiği anlar yer aldı. Olayla ilgili başlatılan adli soruşturma sürüyor.
Bolu’da deprem riski taşıyan iki hastane kapanıyor
14 Ocak 2026 Çarşamba - 11:09 Bolu’da deprem riski taşıyan iki hastane kapanıyor Bolu’da yapılan teknik incelemeler sonucunda deprem yönetmeliğine uygun olmadığı tespit edilen iki devlet hastanesinin kapatılmasına karar verildi. Her iki hastanedeki doktor, personel ve tıbbi birimlerin, tadilat çalışmalarının ardından Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’ne taşınacağı belirtildi. Bolu’da sağlık hizmeti veren iki önemli hastane binası için deprem güvenliği gerekçesiyle tahliye kararı alındı. Yapılan teknik incelemelerde, kent merkezinde bulunan İzzet Baysal Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi ile Kalıcı Konutlar’da bulunan İzzet Baysal Devlet Hastanesi Merkez Ünitesi binalarının mevcut deprem yönetmeliği standartlarını karşılamadığı belirlendi. Muhtemel deprem riskine karşı hasta ve çalışan güvenliğini sağlamak amacıyla binaların boşaltılması kararlaştırıldı. Valilik kararı açıkladı Bolu Valiliği tarafından yapılan değerlendirmelere ilişkin bilgilendirme yapıldı. Valilik tarafından, "İlimizde sağlık hizmetlerinin güvenli ve etkin bir şekilde sunulmasını sağlamak amacıyla; ilgili kurum ve uzmanlar tarafından sağlık tesislerine yönelik yapısal analizler, risk değerlendirmeleri ve hizmet performans incelemeleri gerçekleştirilmiştir. Yapılan teknik çalışmalarda bazı hastane binalarımızın mevcut fiziki durumları ile hizmet sunum kapasiteleri birlikte değerlendirilmiş olup bu değerlendirmeler neticesinde; hasta ve personel güvenliğini önceleyen, sağlık hizmetlerinin daha güçlü bir altyapı ile sürdürülmesini hedefleyen bir planlama çerçevesinde İzzet Baysal Devlet Hastanesi bünyesinde hizmet veren bazı sağlık birimlerimizin birleştirilmesine yönelik karar alınmıştır. Söz konusu karar, kısa vadeli çözümlerden ziyade, uzun vadede ilimizde sağlık hizmetlerinin daha nitelikli, erişilebilir ve dayanıklı bir yapıya kavuşturulmasını amaçlamaktadır. Bu kapsamda, İzzet Baysal Devlet Hastanesi Merkez Ünitesi ile Kadın Doğum ve Çocuk Ünitesinde sunulmakta olan sağlık hizmetleri başta İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi olmak üzere İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı diğer birimlerde verilmeye devam edilecektir. Bu süreçte, sağlık hizmetleri herhangi bir aksaklığa mahal verilmeden, planlı şekilde yürütülecek olup, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimi kesintisiz olarak devam edecektir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla süreçle ilgili gelişmeler paylaşılmaya devam edilecektir" ifadelerine yer verildi. Taşınma işleminin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için Köroğlu Ünitesi’nde hazırlıklar başladı. Mevcut binada kapasite artışı ve fiziki şartların iyileştirilmesi amacıyla tadilat çalışmaları yapılacak. Köroğlu Ünitesi’ndeki tadilatların tamamlanmasının ardından önümüzdeki aylarda riskli binaların tamamen boşaltılması ve taşınma sürecinin gerçekleşmesi bekleniyor.