Yerel Haberler
Burdur
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:55 CHP Genel Başkanı Özel: "İran’ın kararını İran halkı verecektir" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye’nin İran konusunda çok dikkatli, sivilleri gözeten İran’ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, dikkatli bir diplomasi sürecini takip etmesi gerekir. İran’ı kurtarmak ne Trump’a ne eli kanlı Netanyahu’ya düşmüştür. İran’ın kararını İran halkı verecektir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Burdur’da partisinin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine katıldı. Özel, yaptığı konuşmada, gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında, "Bolu’ya hukukçu arkadaşlarımızı, siyasi arkadaşlarımızı yönlendirdik. ’Neymiş, ne soruyorlarmış?’ dedik. Cevap geldi, cevap geldi. Suçlandığı husus şu: Bir vakıf var, vakıf. Bu vakfa para giriyor, para çıkıyor. Çıkan para Bolu’da, Boluluların; Bolu’da ve Türkiye’de okuyan çocuklarına ya da yoksul ailelerin Bolu’ya gelmiş çocuklarına burs veren vakıf. Bu vakfa iş insanları yardım yapmışlar. Biz şu kadarını biliyoruz; bizim arkadaşlarımızın kör kuruşa tenezzül etmediğini, ne yaptıysa şehir için, kent için, fakirin fukaranın kursağından geçecek bir şey için yaptığını biliyoruz, hepsiyle de gurur duyuyoruz" şeklinde konuştu. "İran’ın kararını İran halkı verecektir" İran ve ABD arasında yaşanan olaylara da değinen Özgür Özel, "İran’da bizim destekleyemeyeceğimiz, yaptığı muamelelerle çok eleştirdiğimiz, bilhassa kadın hakları konusunda son derece sorunlu yönetim var. İran’ın kendi geleceğini tayin etmesi demokratik yönetim en büyük temennimiz. Ama şimdi Trump ile Netanyahu, sivillerin hayatını kaybedeceği bir saldıraya giriştiler. Türkiye’nin İran konusunda çok dikkatli, sivilleri gözeten İran’ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, dikkatli bir diplomasi sürecini takip etmesi gerekir. İran’ı kurtarmak ne Trump’a ne eli kanlı Netanyahu’ya düşmüştür. İran’ın kararını İran halkı verecektir" diye konuştu. "Türkiye’nin öncelik belirleme sorunu vardır" Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm belediyeleri, teker teker yapılan bütün ölçümlerde, çok ufak tefek istisnalar hariç, seçildiklerinden çok daha iyi bir noktadalar. Memnuniyetin en temeline gittiğinizde eskiden yapılan borçların eridiğini görüyorsunuz; aynen Burdur’da olduğu gibi. Bizim İller Bankası paylarımız yüzde 40 kesiliyor ama yeni aldığımız belediyelerde yine de borçlarımız eriyor. Ayrıca CHP seçim kazanmadan önce özellikle küçük ilçelerde ya da nüfusu daha az olan illerde ’CHP gelirse sosyal yardımları keser’ yalanının çöktüğünü; en az artan yerde 3 kat arttığını, ortalama sosyal yardımların belediyelerimizde 5 kat arttığını, kreşlerin ve okul çağındaki çocuklara yapılan desteklerin büyük bir karşılık gördüğünü görüyoruz. Bugünkü iktidar maalesef zengini seven, fakiri görmeyen, emekliye selam vermeyen, emekçinin sesini duymayan, çiftçinin derdiyle dertlenmeyen, süt üreticisinin derdini tasasını duymayan, varsa yoksa zengine çalışan bir iktidardır. O yüzden Türkiye’nin kaynak sorunu yoktur, Türkiye’nin öncelik belirleme sorunu vardır" ifadelerini kullandı. "Darbenin hiçbir türlüsüyle işimiz olmaz" 28 Şubat postmodern darbenin yıldönümü olduğunu hatırlatan Özel, "Darbenin hiçbir türlüsüyle işimiz olmaz" dedi. Özel, 15 Temmuz darbe girişimine değinerek, "Biz o gün anında önce Ankara’daki arkadaşları topladık. Meclis Başkanı’nı, başkanvekillerini, diğer partileri aradık. Bilhassa AK Parti’ye ’Gün demokrasinin yanında durma günüdür’ dedik. ’Meclisi açın, birlikte direneli’ dedik. Tayyip Bey’in yaptığı bütün kötülüklere, AK Parti ile bütün rekabetimize rağmen darbe gecesi milletin seçtiğinin, milletin tercihlerinin arkasında durduk" dedi.
Ehliyetsiz sürücü kaldırıma çarpıp takla attı ardından kamyonete çarptı :3 yaralı
30 Mayıs 2025 Cuma - 14:02 Ehliyetsiz sürücü kaldırıma çarpıp takla attı ardından kamyonete çarptı :3 yaralı Burdur’un Bucak ilçesinde ehliyetsiz bir gencin kullandığı hafif ticari araç kontrolden çıkarak kaldırıma çarptıktan sonra takla atarak kırmızı ışıkta bekleyen kamyonete arkadan çarptı. Kaza sonucu araçtaki 3 kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Kaza, saat 10.00 sıralarında Bucak ilçesi Onaç Mahallesi Alparslan Türkeş Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 16 yaşındaki Mehmet E.Ö. idaresindeki 15 ACV 236 plakalı hafif ticari araç, ilçe girişindeki kavşağa geldiği sırada sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu kaldırıma çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan araç, takla atarak kırmızı ışıkta bekleyen Ahmet Ü. (46) yönetimindeki 15 EJ 837 plakalı kamyonete çarptı. Araç hurdaya döndü, 3 kişi hastaneye kaldırıldı Kazada sürücü Mehmet E.Ö. ile araçta yolcu olarak bulunan Yakup D. (19) ve Mustafa G. (23) yaralandı. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Hurdaya dönen araçta sıkışan yaralılar, itfaiye ekiplerinin titiz çalışmasıyla araçtan çıkarıldı. Yaralılara olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından, ambulanslarla Bucak Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Ehliyetsiz çıktı Kazanın ardından yapılan kontrollerde aracı kullanan sürücünün ehliyetsiz olduğu tespit edildi. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
Burdur’da gerçeğini aratmayan orman yangını tatbikatı
29 Mayıs 2025 Perşembe - 17:51 Burdur’da gerçeğini aratmayan orman yangını tatbikatı Burdur’da AFAD tarafından düzenlenen orman yangını tatbikatı gerçeğini aratmadı. Burdur’un Gölhisar ilçesinde, orman yangınlarına hazırlık amacıyla Burdur Valiliği koordinesinde "Gölhisar Orman Yangını Masa Başı ve Saha Tatbikatı" gerçekleştirildi. Tatbikat, Burdur AFAD İl Müdürlüğü ile Gölhisar Orman İşletme Şefliği tarafından organize edildi. Çarşamba günü saat 10.00’da başlayan tatbikat, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında görevli kurumların katılımıyla hem masa başı hem de saha uygulamalı olarak iki aşamalı şekilde yapıldı. Tatbikatın masa başı bölümü, Gölhisar Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Meslek Yüksekokulu konferans salonunda yürütüldü. Saha tatbikatı ise aynı okulun arkasındaki ormanlık alanda gerçekleştirildi. Ekipler, senaryo gereği çıkarılan orman yangınına müdahale etti. Tatbikatı, Gölhisar Uygulamalı Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda kurulan kriz merkezinden Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan yönetti. Vali Bilgihan’a, Gölhisar Kaymakamı Emre Çiftçi, Belediye Başkanı İbrahim Sertbaş, İlçe Jandarma Komutanı Hamit Büyükyanar, İlçe Emniyet Müdürü İzzet Karaduman, İlçe Sağlık Müdürü Ersin Yıldırım ve Gölhisar Orman İşletme Müdürü Serkan Ay eşlik etti. Senaryo gereği ormanda çıkan yangın, ekiplerin koordineli müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürüldü. Tatbikatta ayrıca olay yerinde bulunan kampçılardan yaralananlar ve dumandan etkilenen vatandaşlar, AFAD, UMKE ve sağlık ekipleri tarafından güvenli alana taşınarak ilk müdahaleleri yapıldı.
Hayat boyu öğrenme haftasında kursiyerler yeteneklerini sergiledi
29 Mayıs 2025 Perşembe - 16:45 Hayat boyu öğrenme haftasında kursiyerler yeteneklerini sergiledi Burdur’un Gölhisar ilçesinde Hayat Boyu Öğrenme Haftası etkinlikleri kapsamında, Halk Eğitim Merkezi kursiyerleri ile öğrencilerin yıl boyunca hazırladığı eserlerin yer aldığı sergi açıldı. Gölhisar Kaymakamlığı koordinesinde, İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından düzenlenen sergide, Halk Eğitim Merkezi kursiyerlerinin yanı sıra Prof. Dr. Sevgi Kurtulmuş Bilim ve Sanat Merkezi ile Özel Eğitim Uygulama Okulu öğrencilerinin el emeği çalışmaları sergilendi. Sergi, 28 Mayıs Çarşamba günü saat 14.30’da Gölhisar Kaymakamı Emre Çiftçi, Belediye Başkanı İbrahim Sertbaş ve ilçe protokolünün katılımıyla düzenlenen törenle açıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılışta konuşan Gölhisar Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Fatih Tekin, Hayat Boyu Öğrenme’nin önemine dikkat çekti. Halk Eğitimi Merkezlerinin her yaş ve eğitim düzeyindeki bireylerin ilgi, istek ve yeteneklerine göre eğitim aldıkları önemli kurumlar olduğunu belirten Tekin, "Merkezimizde 73 alanda 2 bin 991 kurs açılmış durumda. Kursları başarıyla tamamlayan vatandaşlarımıza uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalar verilmektedir. El sanatlarından bağlama kursuna, direksiyon eğitiminden robotik kodlamaya kadar birçok alanda eğitim vermekteyiz" dedi. Konuşmaların ardından halk oyunları gösterileri sahnelendi. Protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesinin kesilmesiyle birlikte sergi gezildi. Yapay zekâ ürünlerinden robotik kodlama çalışmalarına, ahşap işçiliğinden plastik sanatlara, kumaş ve el örgüsü ürünlere kadar birçok farklı çalışma ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Serginin 3 gün boyunca açık kalacağı bildirildi.
Burdur’da 1 Haziran - 1 Kasım tarihleri arasında ormanlık alanlara girişler yasaklandı
29 Mayıs 2025 Perşembe - 13:22 Burdur’da 1 Haziran - 1 Kasım tarihleri arasında ormanlık alanlara girişler yasaklandı Burdur’da orman yangınlarının önlenmesi amacıyla 1 Haziran-1 Kasım 2025 tarihleri arasında ormanlık alanlara girişlerin yetkili makamların iznine tabi tutulduğu açıklandı. Burdur Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte hava sıcaklıklarında artış ve kuraklık nedeniyle yangın riskinin yükseldiği belirtildi. Ormanlık alanlarda insan ve araç hareketliliğinin artması sonucu kasten ya da kusurlu davranışlarla orman yangınlarının çıkabileceği değerlendirildiği için, il sınırları dahilindeki ormanlık ve kırsal alanlarda çıkabilecek yangınları önlemek amacıyla gerekli tedbirlerin alınmasının milli servetimiz olan ormanları korumak için zorunlu olduğu vurgulandı. Açıklamada, 6831 Sayılı Orman Kanunu, 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu, 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu ve Burdur İli Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyonu kararları ile İçişleri Bakanlığı genelgesi doğrultusunda 1 Haziran - 1 Kasım 2025 tarihleri arasında ormanlık alanlara girişlerin sadece yetkili makam izniyle mümkün olduğu bildirildi. Ek listede yer alan orman parkları, tabiat parkları ve günübirlik kontrollü alanlar dışındaki ormanlık alanlara, görevliler, izinli arıcılar ve çobanlar dışında girişler yasaklandı. Ormanlık alanlarda piknik, kamp ve ateş yakmak yasak Açıklamada orman parkları, milli parklar ve tabiat parkları içerisindeki piknik ve mesire alanları ile günübirlik kontrollü alanlar haricindeki ormanlık alanlarda 1 Haziran - 1 Kasım tarihleri arasında mangal ve ateş yakmanın, mahalli mülki amirden izin almadan etkinlik, piknik yapmak, çadır kurmak, kamp yapmak ve konaklamanın yasak olduğu duyuruldu. Vatandaşların sadece kendilerine tahsis edilen piknik ve mesire alanlarından gerekli önlemleri alarak faydalanabilecekleri, bu alanlarda ateş yakmaksızın piknik yapılabileceği ve çöplerin bırakılmaması konusunda görevliler ve işletme sahiplerince sık sık uyarılar yapılacağı belirtildi. Ormanlık ve orman kenarlarında yanıcı, parlayıcı, patlayıcı, tutuşturucu atıklar ile inşaat ve cam gibi malzemelerin bırakılması kesinlikle yasaklandı. Ayrıca, turizm tesisleri, çadır kamp alanları ve piknik alanlarında havai fişek, dilek balonu, parlayıcı ve patlayıcı maddelerin kullanımı da mahalli mülki amirin özel izni olmadan yasaklandı. Yangına karşı birçok kurum sorumluluk üstlendi Orman civarındaki tesislerin, sanayi kuruluşlarının ve yerleşim yerlerinin yangın söndürme ekipleri kuracaklarını ve ormanlık alan ile tesis arasında koruma bandı oluşturacaklarını belirtildi. Bu konuda denetimlerin Orman Bölge Müdürlüğü, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve belediyeler tarafından yapılacağı ifade edildi. Karayolu güzergahlarında seyir ve park halindeki araçlardan kaynaklanabilecek yangın riskine karşı, araçlardan sigara, cam eşya, çöp gibi yangına sebep olabilecek malzemelerin atılması yasaklandı ve bu tür atıkların belirli aralıklarla temizleneceği açıklandı. Belediyelerden orman içi ve kenarındaki çöp toplama ve depolama alanları çevresinde koruma bandı oluşturarak yangına karşı gerekli tedbirleri almaları ve yangın riskine karşı iş makinelerini (dozer, loder, kepçe) hazır bulundurmaları istendi. Enerji nakil hatlarının ve trafo merkezlerinin yapım ve bakımının ilgili kuruluşlar tarafından zamanında ve eksiksiz yapılması, yangın riskine karşı her türlü tedbirin alınması ve gerektiğinde yetkililerce talep edilmesi durumunda enerji kesintisi uygulanması gerektiği belirtildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İlçe Tarım Müdürlükleri ve Ziraat Odası Başkanlıklarının çiftçilere ve üreticilere tarımsal alanlardaki yasaklar ve yangın riski konusunda bilgilendirme toplantıları yapacakları, kritik günlerde ise SMS yoluyla uyarılar gönderecekleri ifade edildi. Valilik, Kaymakamlıklar ve Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda kolluk kuvvetleri, milli parklar görevlileri ve diğer yetkililerin yangın riski olan bölgelerde devriye faaliyetlerini artıracakları; ormanlık alanların gece gündüz kontrol edileceği; riskli bölgelerde fotokapan, drone, Plaka Tanıma Sistemi ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi kullanılarak etkin gözetim sağlanacağı duyuruldu. Özellikle Ağlasun ve Bucak ilçeleri arasındaki Isparta-Antalya karayolu (Dereboğazı Havzası) bölgesinin riskli alan olarak değerlendirildiği, burada resmi ve sivil devriyelerin sıklaştırılacağı bildirildi. Yangın meydana gelmesi durumunda, Valilik ve Kaymakamlıkların emriyle tüm kamu ve özel sektör imkanlarının kullanılarak etkili müdahale yapılacağı belirtildi. Kurallara uymayanlara idari ve adli yaptırım Yasaklara uymayanlar hakkında 6831 Sayılı Orman Kanunu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre idari ve adli işlemler uygulanacağı açıklandı. Burdur genelinde piknik yapılabilecek alanlar Burdur Valiliği, piknik yapılabilecek orman parkları ve mesire alanlarını da belirtti. Bu alanlar arasında Burdur Belediyesi Alyazmalım Mesire Alanı, Ağlasun Ateşgül Konaklamasız Orman Parkı, Yeşilova Salda Gölü Tabiat Parkı, Kemer Asarcık Konaklamasız Orman Parkı, Burdur Serenler Tepesi Tabiat Parkı, Karamanlı Sarımsaklıoluk Konaklamasız Orman Parkı, Altınyayla 15 Temmuz Şehitleri ve Gazileri Konaklamasız Orman Parkı, Gölhisar Kibriya Konaklamasız Orman Parkı, Gölhisar Böğrüdelik Konaklamasız Orman Parkı, Bucak Oğuzhan Konaklamasız Orman Parkı, Bucak Millet Ormanı Konaklamasız Orman Parkı ve Bucak Kocaaliler Çınar Kontrollü Piknik Alanından oluşuyor.
Restoranda kurşun yağdırdı, "Benden sürekli haraç istedi, tehdit etti, çok pişmanım" dedi
29 Mayıs 2025 Perşembe - 12:06 Restoranda kurşun yağdırdı, "Benden sürekli haraç istedi, tehdit etti, çok pişmanım" dedi Burdur’da restoranda karşılaştığı husumetlisini silahla vurarak öldürmekten tutuklanan sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşmada sanık öldürdüğü kişinin kendisinden uzun süredir haraç istediğini, tehdit ve baskı altında kaldığını öne sürerken, maktulün ailesi ise olayın bir plan dahilinde gerçekleştiğini belirterek en ağır cezayı talep etti. Hüseyin Mete’yi (42) kasten öldürmek suçundan tutuklanan Ramazan Uçar, Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşmaya sanık Uçar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile bağlanırken, maktulün annesi Sevilay Mete, babası Nihat Mete, kız kardeşi Nilgün Mete ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. "Silahımı çaldı, para istedi, tehdit etti" Sanık Ramazan Uçar, mahkemedeki savunmasında Hüseyin Mete ile daha önceden ne samimiyetinin ne de husumetinin olduğunu belirterek, olaydan yaklaşık bir hafta önce arkadaşlarıyla birlikte gittikleri mekânda Hüseyin ile tanıştığını, herhangi bir sorun yaşanmadığını aktardı. Uçar, ancak sonrasında Hüseyin ve Ömür’ün ortadan kaybolduğunu, kendilerini yarım saat bekledikten sonra sinirlenip mekandan çıktığını, bu sırada Ömür ve Hüseyin’in arabayla gelerek kendisini almak istediklerini ancak sinirli olduğu için binmediğini, silahını da mekana girerken arabada bıraktığı için orada kaldığını ve Mete’nin silahı çaldığını öğrendiğini belirtti. Uçar, Hüseyin Mete’nin kendisinden 15 bin, sonra 50 bin, ardından 60 bin TL haraç istediğini, sürekli arayıp ailesine yönelik tehditlerde bulunduğunu belirterek, "Kendi silahının mermisini yersin, eşinin çalıştığı yeri biliyorum" gibi sözlerle kendisini ve ailesini tehdit ettiğini iddia etti. Mete’nin kendisini geceleri sürekli arayarak 60 bin TL istediğini de söyleyen Uçar, "Ruhsatlı silahımı aldığı için savcılığa suç duyurusunda bulunmaya giderken Hüseyin Ömür’ü aradı, silahı geri vereceğini söyledi. Ancak köye döndüğümüzde Hüseyin bizi tehdit etti, ’Buradan sağ çıkamazsınız’ dedi. Ömür korktu, ağladı. Parayı vereceğimize söz verince bıraktı. Ömür, devlet memuru olduğu için ’Parayı verip kurtulacağız’ dedi. Bankadan para çekip Hüseyin’e verdik. Tanımadığımız biri silahı getirdi. Hüseyin, ‘Ömür cezasını çekti, sıra sende, 50 bin TL vereceksin’ dedi. Ben köyde kahvehane işletiyorum, o günkü bin 200 TL hasılatımı da aldı. Sonra benden haftalık 2 bin TL ceza parası alacağını söyledi ve silahı bana verdi" dedi. "Olay günü panikledim, ateş ettim" Olay günü yaşananları da anlatan Uçar, "Sanayide alkol aldıktan sonra olayın yaşandığı mekana gittim. Hüseyin Mete daha önce sürekli beni arayarak para soruyordu, bıktığım için engelledim. Mekâna girdiğimde içeride kimse yoktu, tedirgindim. Hesabı ödeyip kalkmayı düşünüyordum. İkinci bardağımı içerken Hüseyin geldi, önce girişte bir masaya oturdu, sonra yanıma geçti. Bana selam verdi, ben almadım. ’Neden selamımı almadın? Beni engellemişsin, seni bulamayacağımı sandın, attığın her adımdan haberim var’ dedi. Ona kızgındım, muhatap olmadım. ’Burada yiyip içeceğim, hesabı sen ödeyeceksin, silahına mı güveniyorsun? Yoksa evde bana sıkardın’ dedi. Çok sinirlendim ve silahı belime dayadım ama sonra vazgeçtim. Hüseyin silahı fark ederek ’Kameraya dua et, hesabını dışarıda keseceğim’ dedi. Bu tehditler ve küfürler yüzünden psikolojim bozuldu, sonra bir el ateş ettim. Hüseyin üzerime gelince panikledim, korktum. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Mekândan çıktım, kaçmayı düşündüm. Silahı ağacın altına gömdüm. Daha sonra polise teslim oldum ve silahın yerini gösterdim. Benden önce haraç istememişti. Olaydan dolayı çok üzgünüm, pişmanım. Takdir mahkemenindir" diye konuştu. Hüseyin Mete’nin babası Nihat Mete ise, "Ramazan olayın öncesinde etrafındakilere mekanda Hüseyin’i öldüreceğini anlatmış. Sanığın bu olayı tasarlayarak gerçekleştirdiğini düşünüyorum. En üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi. Hüseyin Mete’nin annesi Sevilay Mete, "Silah olayını duyduğumda oğluma çok kızdım. ‘Bana yanlış yaptılar’ dedi. Silahı sahiplenmek için almadığını, Ramazan’ın mekan sahibini vurmayı düşündüğünü, o yüzden aldığını, para istemediğini söyledi. Sanık bu olayı tasarlayarak yapmıştır" diyerek en üst cezayı almasını talep etti. Hüseyin Mete’nin kız kardeşi Nilgün Mete de, "Ağabeyim bana telefonda olayları anlatmıştı. Ramazan mekanlarda ağabeyimin adını kullanıp yiyip, içip, borç yapmış. Ağabeyim bu konuyu konuşurken aralarında arbede çıkmış. Ramazan’ın ondan sonra mekan sahibi ile arasında husumet olmuş. Ramazan mekan sahibinden özür dilemiş ama mekan sahibi kabul etmemiş. Sonra Ramazan arabadan silahı istemiş. O sırada çıkan arbedede ağabeyim silahı almış, ’Silah taşımayı öğrendiğinde silahı benden alırsın’ demiş. Ağabeyim para istememiş. Ramazan silahı geri alabilmek için ağabeyime 10 bin lira para teklif etmiş. Ağabeyim Ramazan’ın mekanlarda kendisini sorduğunu, aradığını söylemişti. Sanık bu olayı tasarlayarak gerçekleştirmiştir. En yüksek şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Tanıkların dinlenmesinin ardından kısa bir ara veren mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay, 31 Ekim 2024 tarihinde saat 21.00 sıralarında Burdur merkez Sinan Mahallesi’ndeki bir restoranda meydana geldi. İddialara göre aralarında geçmişten gelen husumet bulunan Ramazan Uçar (36) ve Hüseyin Mete (42) aynı mekânda karşılaştı. Ramazan Uçar, Hüseyin Mete’nin bulunduğu masaya yakın bir yere oturduktan kısa süre sonra yanında taşıdığı tabanca ile Mete’ye 6 el ateş etti ve olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrollerde Hüseyin Mete’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri, kaçan zanlıyı kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Uçar, çıkarıldığı mahkemece "kasten öldürme suçundan" tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında Uçar hakkında tasarlayarak kasten adam öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle dava açıldı.
Restoranda görüp kurşun yağdırdı, "Benden sürekli haraç istedi, tehdit etti, çok pişmanım" dedi
29 Mayıs 2025 Perşembe - 11:41 Restoranda görüp kurşun yağdırdı, "Benden sürekli haraç istedi, tehdit etti, çok pişmanım" dedi Burdur’da bir restoranda karşılaştığı husumetlisini silahla vurarak öldüren Ramazan Uçar,’ın yargılanmasına başlandı. Olay anının restorandaki güvenlik kamerası tarafından da saniye saniye kaydedildiği cinayetle ilgili zanlı ilk duruşmasında verdiği ifadede, öldürdüğü Hüseyin Mete’nin kendisinden uzun süredir haraç istediğini, tehdit ve baskı altında kaldığını öne sürdü. Hayatını kaybeden Mete’nin ailesi ise olayın bir plan dahilinde gerçekleştiğini belirterek en ağır cezayı talep etti. Olay, 31 Ekim 2024 tarihinde saat 21.00 sıralarında Burdur merkez Sinan Mahallesi’ndeki bir restoranda meydana geldi. İddialara göre aralarında geçmişten gelen husumet bulunan Ramazan Uçar (36) ve Hüseyin Mete (42), aynı mekânda karşılaştı. Ramazan Uçar, Hüseyin Mete’nin bulunduğu masaya yakın bir yere oturduktan kısa süre sonra yanında taşıdığı tabanca ile Mete’ye 6 el ateş etti ve olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrollerde Hüseyin Mete’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri, kaçan zanlıyı kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Uçar, çıkarıldığı mahkemece "kasten öldürme suçundan" tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında hakkında tasarlayarak kasten adam öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan Ramazan Uçar’ın yargılandığı ilk duruşma Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Sanık Uçar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile bağlanırken maktulün annesi Sevilay Mete, babası Nihat Mete, kız kardeşi Nilgün Mete ve taraf avukatları hazır bulundu. "Silahımı çaldı, para istedi, tehdit etti" Ramazan Uçar mahkemedeki savunmasında Hüseyin Mete ile daha önceden ne samimiyetinin ne de husumetinin olduğunu belirterek Olaydan yaklaşık bir hafta önce arkadaşlarıyla birlikte gittikleri mekânda Hüseyin ile tanıştığını, herhangi bir sorun yaşanmadığını aktardı. Ancak sonrasında bir süre sonra Hüseyin ve Ömür’ün ortadan kaybolduğunu kendilerini yarım saat kadar bekledikten sonra sinirlenip mekandan çıktığını bu sıra da Ömür ve Hüseyin’in arabayla gelerek kendisini almak istediklerini ancak sinirli olduğu için binmediğini, silahını da mekana girerken arabada bıraktığı için orada kaldığını ve Mete’nin silahı çaldığını öğrendiğini belirtti. Uçar, Hüseyin Mete’nin kendisinden 15 bin, sonra 50 bin, ardından 60 bin TL haraç istediğini, sürekli arayıp ailesine yönelik tehditlerde bulunduğunu ileri sürdü "Kendi silahının mermisini yersin, eşinin çalıştığı yeri biliyorum" gibi sözlerle kendisini ve ailesini tehdit ettiğini iddia etti. Mete’nin kendisini geceleri sürekli arayarak 60 bin TL istediğini de söyleyen Uçar; "Ruhsatlı silahımı aldığı için savcılığa suç duyurusunda bulunmaya giderken Hüseyin Ömür’ü aradı, silahı geri vereceğini söyledi. Ancak köye döndüğümüzde Hüseyin bizi tehdit etti, "Buradan sağ çıkamazsınız" dedi. Ömür korktu, ağladı. Parayı vereceğimize söz verince bıraktı. Ömür, devlet memuru olduğu için Parayı verip kurtulacağız" dedi. Bankadan para çekip Hüseyin’e verdik. Tanımadığımız biri silahı getirdi. Hüseyin, ‘Ömür cezasını çekti, sıra sende, 50 bin TL vereceksin’ dedi. Ben köyde kahvehane işletiyorum, o günkü bin 200 TL hasılatımı da aldı. Sonra benden haftalık 2 bin TL ceza parası alacağını söyledi ve silahı bana verdi." dedi. "Olay günü panikledim, ateş ettim" Olay günü yaşananları da anlatan Uçar, "Sanayide alkol aldıktan sonra olayın yaşandığı mekana gittim. Hüseyin Mete daha önce sürekli beni arayarak para soruyordu, bıktığım için engelledim. Mekâna girdiğimde içeride kimse yoktu, tedirgindim. Hesabı ödeyip kalkmayı düşünüyordum. İkinci bardağımı içerken Hüseyin geldi, önce girişte bir masaya oturdu, sonra yanıma geçti. Bana selam verdi, ben almadım. "Neden selamımı almadın? Beni engellemişsin, seni bulamayacağımı sandın, attığın her adımdan haberim var" dedi. Ona kızgındım, muhatap olmadım. "Burada yiyip içeceğim, hesabı sen ödeyeceksin, silahına mı güveniyorsun? Yoksa evde bana sıkardın" dedi. Çok sinirlendim ve silahı belime dayadım ama sonra vazgeçtim. Hüseyin silahı fark ederek "Kameraya dua et, hesabını dışarıda keseceğim" dedi. Bu tehditler ve küfürler yüzünden psikolojim bozuldu. Sonra bir el ateş ettim. Hüseyin üzerime gelince panikledim, korktum. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Mekândan çıktım, kaçmayı düşündüm. Silahı ağacın altına gömdüm. Daha sonra polise teslim oldum ve silahın yerini gösterdim. Benden önce haraç istememişti. Olaydan dolayı çok üzgünüm, pişmanım. Takdir mahkemenindir. sözlerini sarf etti. Hüseyin Mete’nin babası Nihat Mete ise, Ramazan olayın öncesinde etrafındakilere mekanda Hüseyin’i öldüreceğini anlatmış. Sanığın bu olayı tasarlayarak gerçekleştirdiğini düşünüyorum. En üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi. Hüseyin Mete’nin annesi Sevilay Mete, ise "Silah olayını duyduğumda oğluma çok kızdım. ‘Bana yanlış yaptılar’ dedi. Silahı sahiplenmek için almadığını, Ramazan’ın mekan sahibini vurmayı düşündüğünü o yüzden aldığını, para istemediğini söyledi. Sanık bu olayı tasarlayarak yapmıştır." diyerek en üst cezayı almasını talep etti. Hüseyin Mete’nin kız kardeşi Nilgün Mete ise "Abim bana telefonda olayları anlatmıştı. Ramazan mekanlarda abimin adını kullanıp yiyip, içip, borç yapmış. Abim bu konuyu konuşurken aralarında arbede çıkmış. Ramazan’ın ondan sonra mekan sahibi ile arasında husumet olmuş. Ramazan mekan sahibinden özür dilemiş ama mekan sahibi kabul etmemiş. Sonra Ramazan arabadan silahı istemiş. O sırada çıkan arbedede abim silahı almış. "Silah taşımayı öğrendiğinde silahı benden alırsın" demiş. Abim para istememiş. Ramazan silahı geri alabilmek içim abime 10 bin lira para teklif etmiş. Abim Ramazan’ın mekanlarda kendisini sorduğunu, aradığını söylemişti. Sanık bu olayı tasarlayarak gerçekleştirmiştir. En yüksek şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum." ifadesinde bulundu. Tanıkların dinlenmesinin ardından kısa bir ara veren mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. (SK-