Yerel Haberler
Burdur
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:55 CHP Genel Başkanı Özel: "İran’ın kararını İran halkı verecektir" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye’nin İran konusunda çok dikkatli, sivilleri gözeten İran’ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, dikkatli bir diplomasi sürecini takip etmesi gerekir. İran’ı kurtarmak ne Trump’a ne eli kanlı Netanyahu’ya düşmüştür. İran’ın kararını İran halkı verecektir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Burdur’da partisinin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine katıldı. Özel, yaptığı konuşmada, gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında, "Bolu’ya hukukçu arkadaşlarımızı, siyasi arkadaşlarımızı yönlendirdik. ’Neymiş, ne soruyorlarmış?’ dedik. Cevap geldi, cevap geldi. Suçlandığı husus şu: Bir vakıf var, vakıf. Bu vakfa para giriyor, para çıkıyor. Çıkan para Bolu’da, Boluluların; Bolu’da ve Türkiye’de okuyan çocuklarına ya da yoksul ailelerin Bolu’ya gelmiş çocuklarına burs veren vakıf. Bu vakfa iş insanları yardım yapmışlar. Biz şu kadarını biliyoruz; bizim arkadaşlarımızın kör kuruşa tenezzül etmediğini, ne yaptıysa şehir için, kent için, fakirin fukaranın kursağından geçecek bir şey için yaptığını biliyoruz, hepsiyle de gurur duyuyoruz" şeklinde konuştu. "İran’ın kararını İran halkı verecektir" İran ve ABD arasında yaşanan olaylara da değinen Özgür Özel, "İran’da bizim destekleyemeyeceğimiz, yaptığı muamelelerle çok eleştirdiğimiz, bilhassa kadın hakları konusunda son derece sorunlu yönetim var. İran’ın kendi geleceğini tayin etmesi demokratik yönetim en büyük temennimiz. Ama şimdi Trump ile Netanyahu, sivillerin hayatını kaybedeceği bir saldıraya giriştiler. Türkiye’nin İran konusunda çok dikkatli, sivilleri gözeten İran’ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, dikkatli bir diplomasi sürecini takip etmesi gerekir. İran’ı kurtarmak ne Trump’a ne eli kanlı Netanyahu’ya düşmüştür. İran’ın kararını İran halkı verecektir" diye konuştu. "Türkiye’nin öncelik belirleme sorunu vardır" Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm belediyeleri, teker teker yapılan bütün ölçümlerde, çok ufak tefek istisnalar hariç, seçildiklerinden çok daha iyi bir noktadalar. Memnuniyetin en temeline gittiğinizde eskiden yapılan borçların eridiğini görüyorsunuz; aynen Burdur’da olduğu gibi. Bizim İller Bankası paylarımız yüzde 40 kesiliyor ama yeni aldığımız belediyelerde yine de borçlarımız eriyor. Ayrıca CHP seçim kazanmadan önce özellikle küçük ilçelerde ya da nüfusu daha az olan illerde ’CHP gelirse sosyal yardımları keser’ yalanının çöktüğünü; en az artan yerde 3 kat arttığını, ortalama sosyal yardımların belediyelerimizde 5 kat arttığını, kreşlerin ve okul çağındaki çocuklara yapılan desteklerin büyük bir karşılık gördüğünü görüyoruz. Bugünkü iktidar maalesef zengini seven, fakiri görmeyen, emekliye selam vermeyen, emekçinin sesini duymayan, çiftçinin derdiyle dertlenmeyen, süt üreticisinin derdini tasasını duymayan, varsa yoksa zengine çalışan bir iktidardır. O yüzden Türkiye’nin kaynak sorunu yoktur, Türkiye’nin öncelik belirleme sorunu vardır" ifadelerini kullandı. "Darbenin hiçbir türlüsüyle işimiz olmaz" 28 Şubat postmodern darbenin yıldönümü olduğunu hatırlatan Özel, "Darbenin hiçbir türlüsüyle işimiz olmaz" dedi. Özel, 15 Temmuz darbe girişimine değinerek, "Biz o gün anında önce Ankara’daki arkadaşları topladık. Meclis Başkanı’nı, başkanvekillerini, diğer partileri aradık. Bilhassa AK Parti’ye ’Gün demokrasinin yanında durma günüdür’ dedik. ’Meclisi açın, birlikte direneli’ dedik. Tayyip Bey’in yaptığı bütün kötülüklere, AK Parti ile bütün rekabetimize rağmen darbe gecesi milletin seçtiğinin, milletin tercihlerinin arkasında durduk" dedi.
Evrakla değil, parayla ikamet: Rüşvet operasyonunda 2 tutuklama
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:41 Evrakla değil, parayla ikamet: Rüşvet operasyonunda 2 tutuklama Burdur’da İl Göç İdaresi’nde görevli bir memur ile yabancı şahısları bu memura yönlendirdiği belirlenen bir kişi, rüşvet operasyonu kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Operasyonda 1 milyon 200 bin TL’lik rüşvet ağı deşifre edilirken, çok sayıda dijital materyal ve yüklü miktarda döviz ile altın ele geçirildi. Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen titiz çalışmada, Burdur İl Göç İdaresi’nde görev yapan A.D. isimli bir memurun, ilde ikamet etmeyen yabancı uyruklu şahıslara usulsüz şekilde ikamet izni düzenlediği ortaya çıkarıldı. Soruşturma kapsamında, A.D.’nin söz konusu yabancıları S.A.K. isimli şahıs aracılığıyla temin ettiği ve işlem karşılığında rüşvet aldığı belirlendi. 19 Mayıs tarihinde düzenlenen operasyonlarda memur A.D., aracı S.A.K. ile birlikte rüşvet verdikleri değerlendirilen D.Ü., B.A.K. ve A.A. gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametlerinde ve araçlarında yapılan aramalarda 39,9 gram altın, 6 bin 200 TL nakit para, 5 bin 730 Amerikan doları ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Emniyet birimlerince yapılan hesaplamalarda, 4 aylık süre içerisinde yaklaşık 1 milyon 200 bin TL tutarında rüşvet alındığı tespit edildi. Şüphelilerin banka hesaplarına bloke konulurken, rüşvetle elde edildiği değerlendirilen bir araca da el konuldu. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden A.D. ve S.A.K. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken diğer 3 şüpheli şahıs ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Üstün yetenekli öğrenciler Bilim Fuarında projeleriyle göz doldurdu
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:40 Üstün yetenekli öğrenciler Bilim Fuarında projeleriyle göz doldurdu Burdur’un Gölhisar ilçesinde düzenlenen TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı, üstün yetenekli öğrencilerin yıl boyunca hazırladığı özgün projelerle büyük beğeni topladı. Robotik uygulamalardan çevre dostu tasarımlara, biyoloji deneylerinden yazılım projelerine kadar birçok alanda sergilenen çalışmalar, katılımcılardan tam not aldı. Fuara Gölhisar Kaymakamı Emre Çifci, Belediye Başkanı İbrahim Sertbaş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Bilal Kavçakar, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda veli katıldı. Yoğun katılımın gözlendiği etkinlikte, öğrenciler hem teorik bilgilerini pratiğe dönüştürme hem de bilimsel düşünce becerilerini sergileme fırsatı buldu. Açılış konuşmasında, Prof. Dr. Sevgi Kurtulmuş Bilim ve Sanat Merkezi’nin müdürü Mustafa Tosun, bilimsel etkinliklerin öğrencilerin gelişiminde önemli rol oynadığını belirterek, "Bu fuar sayesinde öğrencilerimiz, öğrenme süreçlerini somut projelere dönüştürüyor, araştırma ve üretimi birebir deneyimliyor. Emek veren tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum" dedi. Etkinliğin koordinasyonunda görev alan müdür yardımcısı Ahmet Fatih Erdem ve proje yürütücüsü rehber öğretmen Hatice Süslü Tıraka başta olmak üzere, fuarın hazırlanmasında emeği geçen tüm eğitimciler teşekkür aldı. Bilim fuarında öne çıkan projeler arasında enerji tasarrufu sağlayan sistemler, geri dönüşüm temalı çözümler, yazılım ve yapay zekâ uygulamaları da yer aldı. Katılımcılar, öğrencilerin yaşlarına rağmen sergiledikleri bilimsel yaklaşım ve üretici fikirlerinden büyük etkilendiklerini ifade etti. Etkinlik, öğrencilerin bilimsel düşünmeye teşvik edilmesi ve topluma faydalı bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlanması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Burdur TOBB Anadolu Lisesi Korosu uluslararası festivallerden ödüllerle döndü
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:34 Burdur TOBB Anadolu Lisesi Korosu uluslararası festivallerden ödüllerle döndü Burdur TOBB Anadolu Lisesi Çoksesli Korosu, Müzik Öğretmeni Nebihan Onaç yönetiminde katıldığı ulusal ve uluslararası festivallerde kazandığı ödüllerle büyük bir başarıya imza attı. İstanbul’da düzenlenen 10. SANSEV İstanbul Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali ve Denizli’de gerçekleşen 4. Korofest Denizli Korolar Festivalinde sahne alan koro, toplamda dört önemli ödül kazandı. İstanbul’da iki prestijli ödül 8-11 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen 10. SANSEV İstanbul Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali’nde sahne alan TOBB Anadolu Lisesi Çoksesli Korosu, 96 koro arasından sıyrılarak, festivalin prestijli ödüllerinden Müzikalitede Başarı Ödülü’nün sahibi oldu. Ayrıca, değerlendirme kurulunun yalnızca 11 koroya layık gördüğü özel ödüllerden biri olan "Mete Sakpınar Jüri Özel Ödülü" de Burdur ekibine verildi. Koronun ses uyumu, yorum gücü ve sahne hâkimiyeti uluslararası düzeyde takdir toplarken, Burdur’u başarıyla temsil etmenin gururu yaşandı. Denizli’de de çifte başarı 14-16 Mayıs tarihleri arasında Denizli’de gerçekleştirilen 4. Korofest Denizli Korolar Festivaline de katılan Burdur TOBB Anadolu Lisesi Çoksesli Korosu, burada da Entonasyon Ödülü ve Homojenlik ve Koro Tınısı Ödülü olmak üzere iki ödül birden kazandı. Zengin repertuvarı ve yüksek düzeyde sahne performansı ile değerlendirme kurulundan tam not alan koro, hem jüriden hem de seyircilerden büyük alkış topladı. Final konseri 11 Haziran’da Yıl boyunca birçok etkinlikte sahne alarak hem okulunu hem de Burdur’u temsil eden TOBB Anadolu Lisesi Çoksesli Korosu, eğitim-öğretim yılını 11 Haziran’da düzenlenecek olan "Seslerle Yarına – Burdur Okul Koroları Buluşması" etkinliğindeki final konseriyle tamamlayacak.
Burdur’da kardeşini av tüfeği ile öldüren sanığa müebbet hapis cezası
27 Mayıs 2025 Salı - 14:08 Burdur’da kardeşini av tüfeği ile öldüren sanığa müebbet hapis cezası Burdur’un Halıcılar köyünde bir şahsın keçi ağılında tüfekle vurulmuş halde bulunmasına ilişkin 1’i tutuklu 3 kardeşin yargılandığı davanın karar duruşmasında tutuklu sanık müebbet hapis cezasına çarptırılırken tutuksuz yargılanan sanık kardeşler beraat etti. 22 Şubat 2024 tarihinde Burdur merkeze bağlı Halıcılar köyüne yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki dağlık alanda bulunan keçi ağılında Cihan K. (44) tüfekle vurulmuş halde bulundu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Cihan K.’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Jandarma ekipleri tarafından yapılan çalışmalar sonrasında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen olayın şüphelilerinden baba Ahmet K. (80) ile maktulün kardeşlerinden Ferhat K.(27) adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, cinayeti işlediğini itiraf eden Ahmet K.(36) tutuklanarak Burdur E Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi. Daha sonra maktulün diğer kardeşi Doğan K.’de(34) gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Cinayetle ilgili hazırlanan iddianamede baba Ahmet K. hakkında takipsizlik kararı verilirken, kardeşler Doğan K. ve Ferhat K.’nin tutuksuz, Ahmet K.’nin ise tutuklu olarak "beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olan kardeşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmaları talep edildi. Ağabeyleri Cihan K.’yi öldürdükleri iddiası ile yargılanan tutuklu sanık Ahmet K. ve tutuksuz sanıklar Doğan K. (34) ve Ferhat K.’nin yargılandığı davanın karar duruşması bugün 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanık Ahmet K. ile tutuksuz yargılanan sanıklar Doğan K., Ferhat K. ve avukatları ile sanık ve maktulün babası Ahmet K. ile annesi Alime K. hazır bulundu. Sanık Ahmet K.’nın avukatı mütalaaya katılmadıklarını beyan ederek müvekkilinin sürekli cinsel tacize uğradığını ve bu olayları detaylarına kadar anlattığını ve normal bir erkeğin başına gelmeyen bir olayı bu kadar detaylı kurgulayamayacağını belirterek beraatini mahkeme aksi kanaatte ise adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Sanıklar ise önceki beyanlarını tekrar ettiklerini ve beraatlerini talep ettiler. Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti ise tutuksuz yargılanan sanıklar Doğan K. ve Ferhat K.’nın beraatine tutuklu yargılanan sanık Ahmet K. müebbet hapis cezasına çarptırıldı, sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmamasına karar verildi.
Türkiye’nin ilk turistik mağarası İnsuyu, kuruyan sularıyla fosil haline geldi
25 Mayıs 2025 Pazar - 13:29 Türkiye’nin ilk turistik mağarası İnsuyu, kuruyan sularıyla fosil haline geldi Türkiye’nin ilk turistik mağarası İnsuyu, iklim değişikliği ve insan kaynaklı aşırı su kullanımı nedeniyle sularını kaybederek "fosil mağara" statüsüne düştü; bölgedeki yoğun tarım sulaması ve sondajlar ise su krizini derinleştiriyor. 1965 yılında saniyede 50 litre su akan mağarada insan etkisi ve iklim değişimleri nedeniyle su hızla yok oldu. Türkiye’nin turizme açılan ilk mağarası olma özelliği taşıyan İnsuyu Mağarası, Burdur- Antalya karayolunun 13’üncü kilometresinde bulunan Sarpgüney Tepesi’nin eteklerinde yer alıyor. Binlerce yıl önce oluşan ve toplam uzunluğu 8 bin 100 metreye ulaşan mağaranın turizme açılan kısmı ise ilk etapta 1965 yılında 250 metreyle başlamış, günümüzde ise 525 metreye kadar genişletilmişti. Jeolojik olarak kalkerlerden meydana gelen ve suyun etkisiyle sarkıtlar, dikitler ve doğal dehlizler oluşturduğu mağara, bir zamanlar içerisinde yer alan dokuz göl ile sularla doluydu. İnsuyu Mağarası, özellikle 1965’te turizme açıldıktan sonra şifalı suyuyla da büyük ün kazandı. Mağara suyunun şeker hastalığına iyi geldiğine dair rivayetler, Türkiye’nin dört bir yanından ve hatta yurt dışından ziyaretçilerin akın etmesini sağladı. Ancak son 20 yılda başta iklim değişikliği olmak üzere insan kaynaklı aşırı su kullanımı ve çevresel etkiler nedeniyle mağaradaki sular hızla çekilmeye başladı. 2014’te mağaradaki büyük göl tamamen kurudu ve günümüzde göllerin tamamında su bulunmuyor. Mağaranın yalnızca yağmur sonrası sarkıtlardan damlayan suları kaldı. Bu durum, bölgenin doğal su döngüsünün bozulduğunu ve İnsuyu Mağarası’nın artık "fosil mağara" statüsüne geçtiğini gösteriyor. Mağara’nın aynı zamanda İnsuyu Ovası sınırları içinde yer alması, ovada bulunan çok sayıda içme suyu sondajı ve yüksek su tüketen fasulye, mısır gibi tarım ürünlerinin sulanması için açılan sondajlar, bölgedeki su kaynaklarının hızla tükenmesine neden oluyor. Bu insan kaynaklı su kullanımı da mağaranın sularının çekilmesinde önemli bir etken olarak görülüyor. İlk kazma 1965’te vuruldu İl Kültür Müdür Yardımcısı Osman Koçibay, İnsuyu Mağarası’nın turizme açılması ile ilgili olarak; "İlk kazma 22 Temmuz 1965 yılında bu girişte vuruluyor. Akabinde yaklaşık olarak 17 metre uzunluğundaki giriş yapılıyor ve ilk etapta 250 metrelik bölüm 1965 yılının sonlarında 1966 yılın başlarında turizme açılıyor. İlerleyen yıllarda da mağaramızın yaklaşık 600 metrelik bölümü turizme açılmış oluyor." açıklamasında bulundu. Burdur’un susuzluğuna imeceyle gelen çözüm" İl Kültür Müdür Yardımcısı Osman Koçibay, 1930’lu yıllarda Burdur’da yaşanan içme suyu sorununa dikkat çekerek, "1930’lu yılların başlarında Burdur’da içme suyu sorunu yaşanmaya başlamıştır ve 1935 yılının sonlarında İnsuyu ve Gökpınar sularının birleştirilerek kanallar vasıtasıyla Burdur‘a indirilmesi projesi başlatılmıştır. Bu proje kapsamında imece usulüyle her haneden 15 ile 60 yaş arasındaki bir erkek sekiz gün boyunca bu kanal yapımında çalışmıştır. Ayrıca çalışamayanlar ise günlük 50 kuruş olmak üzere toplam 4 lira ücret ödemek zorunda kalmışlardır." dedi. Şifalı suyu ile dünyaca ünlenen İnsuyu Mağarası İl Kültür Müdür Yardımcısı Osman Koçibay, İnsuyu Mağarası’nın sadece doğal güzelliğiyle değil, aynı zamanda şifalı suyuyla da yıllarca büyük ilgi gördüğünü belirterek, "1965 yılının sonlarında İnsuyu Mağarası’nın açılmasıyla birlikte mağarasındaki suyun şeker hastalığına iyi geldiğine ilişkin bir rivayet ortaya çıkmış. Dolayısıyla İnsuyu mağarasının suyu bu sebepten dolayı da sadece Türkiye’de değil tüm dünyada meşhur hale gelmiştir. İnsanlar, özellikle şeker hastaları İnsuyu’nun kendilerine şifa olacağını düşünerek akın akın İnsuyu Mağarası’na gelmişler. Dolayısıyla da ilerleyen yıllarda mağaranın çevresinde tesisler kurulmaya başlanmıştır. Bunun yanında İnsuyu bidonları yapılarak mağaranın suyu bidonlarla çeşitli illere satışa gönderilmiştir. Hatta Trabzon’a yaklaşık olarak bir kamyon su bile satılmıştır. İnsuyu Mağarası’nın suyu o kadar dikkat çekmiştir ki sadece Türkiye’de değil yurt dışından da büyük talep görmüştür. Belçika’dan, Avusturya’dan, Fransa’dan insanlar ya da bilim adamları mağaranın suyunu incelemek için buraya kadar gelmişlerdir. Yine o yıllarda suyla ilgili turizme açılmasından sonra birçok insan turist olarak da İnsuyu’na gelmiştir. Yaklaşık olarak açıldığı yıl ilk üç ayda İnsuyu mağarasını 33 bin kişi ziyaret etmiştir." ifadesinde bulundu. İklim değişikliği ile birlikte özellikle 2000’li yıllardan sonra İnsuyu Mağarası’nın sularının çekilmeye başladığını ve göllerin kuruduğunu da söyleyen Koçibay; "Büyük göldeki su da 2014 yılında neredeyse tamamen kurumuş ve şu anda göllerimizin hiç birisinde su bulunmamaktadır. Sadece yağmurlardan sonra sarkıtlardan damlayan sular bulunmaktadır. Ama İnsuyu Mağaramız halen ziyaretçi akınına uğramaktadır." şeklinde konuştu. 1930’larda İnsuyu Mağarası’nda "Burdur Sırtlanı" efsanesi Koçibay, İnsuyu Mağarası’nın keşif hikayesine dair verdiği bilgide; "1931-1935 yılları arasında gerçekleşen ilk bilimsel çalışmalar sırasında, Burdur’da ‘Moruk Dayı’ lakabıyla tanınan Mustafa Koçay ve arkadaşları 6 Mayıs 1931’de mağaraya girdiler. İçeride ilerlerken karşılaştıkları hayvan kemikleri, 1714 yılında Burdur’a ikinci kez gelen Fransız gezgin Paul Lucas’ın kitabında bahsettiği ve köylüler arasında canavar olarak bilinen ‘Burdur Sırtlanı’nın avladığı bir hayvana ait olduğuna inanıldı. Mustafa Koçay, bu keşfin ardından mağaradan hemen geri çıktı." dedi. Mağara artık fosil durumda Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fiziki Coğrafya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadir Tuncer, İnsuyu Mağarası’nın toplam uzunluğunun 8 bin 100 metre olduğunu belirterek; "Bu mağaranın planı, değişik mağara araştırma kulüpleri ve dernekleri tarafından çizildi. 2021 yılında yapılan ölçümleme ve planlama çalışmalarında toplam uzunluğun 8 bin 100 metre olduğu teyit edildi. Turizme kazandırılan alan ise 525 metredir. 2006 yılından itibaren mağara hızlı bir şekilde suyunu kaybetmeye başladı.2006’da ve 2011’de turizme açılmayan alanlar dahil 9 gölde de su vardı. 2006’dan sonra sular hızla çekildi. Şu anda sadece damlayan yağmur suları var, akan bir su kalmadı. Eskiden aktif olan İnsuyu Mağarası son 20 yılda fosil mağara haline geldi. Bu da bölgedeki suyun hızlı çekildiğini gösteriyor." diye konuştu. Saniyede 50 litre su akıyordu, şimdi kurudu Mağaranın su seviyelerinin düşüşünün, mağara duvarlarındaki izlerden takip edilebildiğini belirten Tuncer; "Eskiden mağaranın suyu eski giriş kısmından güldür güldür akıyordu. Sonrasında aşırı su kullanımı ve iklimsel değişiklikler nedeniyle tamamen yok oldu. Mağaradaki göller kurudu. İnsan etkisi, beşeri faktörler en büyük etken. Köylerin ve şehrin su ihtiyacını karşılamak için yapılan sondajlar, tarım için yapılan sondajlar kontrolsüz su kullanımına neden oldu. Kireç taşı rezervuarı küçük, hızlı su tüketimi mağarayı kuruttu. Eğer bu şekilde devam ederse ovaları sulayacak suyu, köylerde ve şehirlerde içecek suyu bulamayacağız. Mağara zaten fosil hale geldi. Köyler ve tarım alanları da kuraklığa sürüklenecek. İnsuyu Mağarası, 3 milyon yılda oluşan bir mağara. Holosen dönemi boyunca, yani son 11 bin 700 yılda aktif bir mağaraydı. 1965’te saniyede 50 litre su çıkıyordu. Ancak insan etkisi ve iklim değişimleri nedeniyle su hızla yok oldu." dedi. "Eskiden cennet gibiydi, şimdi kurumuş" İnsuyu Mağarası’nı yıllar sonra ziyaret eden Mikail Yılmaz ise gözlemlerini; "1978 yılında ilkokuldayken gelmiştik buraya ve burası inanılmaz güzeldi, her yerden sular akıyordu. Sarkıt ve dikitler vardı. Harika bir yerdi, bayılmıştım buranın güzelliğine. Ama şimdi geldiğimde sarkıt ve dikitler su olmadığından dolayı dökülmüş ve sular çekilmiş, eski tadı kalmamış. İnşallah ilerleyen zamanlarda suyuna tekrar kavuşur ve İnsuyu Mağarası eski ihtişamına tekrar kavuşur." ifadeleriyle anlattı.