Yerel Haberler
Burdur
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:08 Uygulama noktasına gelmeden sürücü değiştirdi, kendisi itiraf etse de kamera kaydı istedi Burdur’da uygulama noktasına gelmeden sürücüsü değiştirerek cezadan kaçmaya çalışan genç, sürücü değiştirdiklerini itiraf etse de kamera kaydına bakmak istedi. Kamera kaydı olmadan ceza kesilmesi konusunda ısrar eden sürücünün ehliyetinin 3. kez alkollü araç kullanmaktan geri alındığı tespit edilirken 200 bin lira idari para cezası uygulandı. Olay, gece saatlerinde Burdur-Isparta Kara yolunda bulunan uygulama noktasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, O.G. (25) 15 EU 711 plakalı hafif ticari araç ile seyir halindeyken uygulama yapan polis ekiplerini gördü. Bunun üzerine uygulama noktasına gelmeden sürücü değiştiren O.G., polis ekiplerin dikkati sayesinde fark edildi. Aracı yanındaki ehliyetli kişinin yorgunluğundan dolayı kendisinin sürdüğünü ve polis ekiplerini görünce sürücü değiştirdiklerini kabul eden O.G., kamere kaydı olmadığı için polis ekiplerinin ceza kesemeyeceğini savundu. Daha sonrasında O.G., sürücüsünün uykusun geldiği için aracı kendisinin sürdüğünü söylese de cezadan kaçamadı. Yapılan kontrolde O.G.’nin ehliyetinin 5 yıl içerisinde 3. kez alkollü araç kullanmaktan el konulduğu tespit edilirken O.G.’ye 200 bin lira, aracın sahibine de 40 bin lira idari para cezası uygulandı. O.G., ilk olarak ceza tutanağını inceledi. Bu sırada 200 bin lira ceza yediğini görünen ehliyetsiz sürücü, cezayı tutanağını imzalamadan yoluna devam etti.
03 Mart 2026 Salı - 22:51 Burdur’da kazada ağır yaralanan motosiklet sürücüsünden acı haber Burdur’da plakasını bandana ile gizleyerek polisin ‘dur’ ihtarına uymayan ve girdiği ters yönde otomobille çarpışması sonucu ağır yaralanan motosiklet sürücüsü, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Kaza, dün saat 11.00 sıralarında Bahçelievler Mahallesi Şehit Kalmaz Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, devriye görevindeki polis ekipleri, plakasını bandana ile kapatan bir motosiklet sürücüsüne ‘dur’ ihtarında bulundu. İhtara uymayan Eyüp Rahman Özdemir (20), motosikletiyle kaçmaya başladı. Yaklaşık 10 dakika süren kovalamacanın ardından izini kaybettirmek için ters yöne giren Özdemir’in motosikleti, karşı yönden gelen İ.H. idaresindeki 15 LC 424 plakalı otomobille kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle yola savrulan genç sürücü ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Burdur Devlet Hastanesi’ne kaldırılan genç tedavi altına alındı. Eyüp Rahman Özdemir, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak bugün hayatını kaybetti. Öte yandan sürücüye ’dur’ ihtarına uymamak suçundan 200 bin TL, ters şeritte seyretmekten 90 bin TL, plakayı gizlemekten 46 bin TL, ehliyetsiz araç kullanmaktan 40 bin TL, ruhsat sahibine 40 bin TL, kask takmamaktan ise 5 bin TL olmak üzere toplamda yaklaşık 400 bin lira idari para cezası uygulandığı öğrenildi. Kazaya karışan motosiklet ise 60 gün süreyle trafikten men edildi.
Unutulmaya yüz tutmuş gelenek yıllar sonra yeniden canlandı
01 Şubat 2025 Cumartesi - 11:29 Unutulmaya yüz tutmuş gelenek yıllar sonra yeniden canlandı Burdur’un Gölhisar ilçesinde düzenlenen Teke Yöresi Yaren Geceleri, yıllar sonra yeniden hayat buldu. Türkülerle dolu bu nostaljik gece, hem yerel halktan hem de yurt dışından büyük ilgi gördü. Gölhisar ilçesinde, yıllar önce başlayan ve geleneksel hale gelen Teke Yöresi Yaren Geceleri, uzun bir aranın ardından yeniden hayat buldu. İlçedeki bir kafede düzenlenen etkinlikler, sınırlı imkanlarla geçmişin güzelliklerini geniş kitlelere ulaştırmaya devam ediyor. Her hafta düzenlenen etkinliklerde, Teke Yöresi’nin usta sanatçıları bir araya geliyor ve unutulmaz ezgilerle misafirleri zaman tünelinde nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor. Yurt içinden ve yurt dışından katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği gecelerde, sanatçılar sazlarıyla eski bir geleneği tekrar canlandırıyor. "Kültürümüzü yaşatmak için yola çıktık" Teke Yöresinin yaren geceleri hakkında bilgi veren emekli öğretmen Yılmaz Tunç, Yaren Geceleri’nin tarihçesini ve önemini; "Teke Yöresi, özellikle Koçaş Dağı eteklerinde bulunan Altınyayla (Dirmil) ve Gölhisar ilçeleriyle müzik kültürü açısından en zengin bölgelerden biridir. İlk Yaren Gecesi’ni 14 Mayıs 2007’de Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü’nün katkılarıyla gerçekleştirmiştik. Ancak birkaç yıl devam eden bu etkinlikler ne yazık ki bir süre sonra kesintiye uğradı. Bugün ise haftada bir kez düzenlediğimiz Yaren Geceleri ile bu eşsiz kültürü yeniden yaşatıyoruz. Geçen hafta Gölhisarlı Mahalli geleceğe taşımak ve kültür varlıklarımızı korumak adına bu etkinliklere devam edeceğiz" diyerek anlattı. "Kalbim Dirmilli sanatçılarla atıyor" Etkinliğin ev sahiplerinden Emekli Hemşire Sergül Tekin, geceye dair duygularını dile getirdiği konuşmasında, "Bu gece burada olmaktan dolayı çok duyguluyum. Sipsinin duayenleri ile birlikte kültür elçisi olarak bu faaliyeti sürdürüyoruz. Tüm sanatçılarımıza ve katılımcılara yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Gurbetçi ve yerel katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği Yaren Gecesi için yurt dışından gelen Veli Erbağcı, etkinliklere duyduğu özlemi; "Bu tür etkinlikleri çok özlüyor ve arıyoruz. Haberi alır almaz geldim. Herkese teşekkür ederim" sözleriyle anlattı. Bucak’tan geceye katılan Mehmet Cadıl ise; "Eskiden motosikletimle bu tür programları hiç kaçırmazdım. Bugün de misafirlerimi yanıma alarak bu davete katıldım. Birlik ve beraberlikten güç doğar, bu etkinliği düzenleyenleri tebrik ediyorum" dedi. Türkülerle hüzün ve eğlence bir arada Gecenin ilerleyen saatlerinde, sanatçıların seslendirdiği yöre türküleri eşliğinde katılımcılar kimi zaman eğlenip oyunlar oynarken, kimi zaman duygusal anlar yaşadı. Yıllar sonra yeniden canlanan Teke Yöresi Yaren Geceleri, Burdur’un kültürel mirasını sürdürmek adına umut verici bir adım olarak dikkat çekiyor.
Kardeş cinayetinde iddianame kabul edildi: 3 kardeşe ağırlaştırılmış müebbet ceza talebi
29 Ocak 2025 Çarşamba - 13:15 Kardeş cinayetinde iddianame kabul edildi: 3 kardeşe ağırlaştırılmış müebbet ceza talebi Burdur’un Halıcılar köyünde keçi ağılında tüfekle vurulmuş halde bulunan Cihan K.’nin ölümüne ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. Katil zanlısı kardeş Ahmet K., ağabeyinin kendisine tecavüz etmeye çalıştığını öne sürerek önce korkutmak için ateş edeceğini ancak uyanıp karşı koymasından endişelenerek doğrudan vurduğunu itiraf etti. Olayla ilgili 3 kardeş hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilirken, baba Ahmet K. hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. 22 Şubat’ta Burdur merkeze bağlı Halıcılar köyünde köye yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki dağlık alanda bulunan keçi ağılında Cihan K.(44), kardeşi Ahmet K. (36) tarafından tüfekle vurulmuş halde buldu. Ahmet K., durumu kardeşi Ferhat. K.’ye (27), ardından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptığı kontrolde Cihan K.’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden baba Ahmet K. (80) ile maktulün kardeşlerinden Ferhat K. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken cinayeti işlediğini itiraf eden kardeş Ahmet K. tutuklanarak Burdur E Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi. Cinayet ile ilgili sanıklar hakkında hazırlanan iddianame, Burdur 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. "Bana tecavüz etmek istedi, kendime yediremedim" Katil zanlısı Ahmet K.’nin iddianamede yer alan savunmasında, "Olaydan yaklaşık bir hafta önce ağabeyi Cihan K.’nin kendisine tecavüz etmeye kalkıştığını ama bunu engellediğini, olay günü sabah ezanından sonra ağabeyinin tekrar kendisine tecavüz etmeye çalıştığını ama bunu yine engellediğini ancak bu olaya çok sinirlendiğini ve bunu hazmedemediğini, saat 08.30 sıralarında kulübedeki av tüfeklerinden birini alarak ağabeyine iki el ateş ettiğini, aslında niyetinin ağabeyini vurmak değil korkutmak olduğunu ama daha sonra uyanıp kendisine karşı gelir diye endişelenerek aağabeyini vurduğunu, tüfeği ise kulübenin arkasında bulunan saman balyalarının arasına saklayıp kıyafetleri ise kömürlüğe sakladığını boş kartuşları ise sobanın içinde yakıp arta kalan demir parçalarını dere kenarına attığını, daha sonra saat 09.00 gibi ağabeyi Ferhat K.’yi arayarak ’Ağabeyim Cihan K.’yi vurmuşlar’ diyerek 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradığını, jandarmanın da ihbar sonrası geldiğini, babası ve diğer kardeşlerinin olayla bir ilgisinin olmadığını, kimsenin ağabeyini vurması için telkinde bulunmadığını, olayı tamamen tecavüz olayına sinirlenmesinden dolayı gerçekleştirdiğini ve bu durumu kimsenin bilmediğini" belirttiği ifadelere yer verildi. Ayrıca tutuklu sanık Ahmet K.’nin cezaevindeyken ziyaretine gelen kardeşleri Doğan K. (34) ve Ferhat K.’ye sol avucunun içine "Başınıza dert almayın. Bir yere koyun ben yerini bileyim, nerede siz onu bilmiyorsunuz, mermi doldurma aparatı amcamda kalmıştı" şeklinde yazı yazdığı ve camdan kardeşlerine bunu gösterdiği esnada görevli infaz koruma memurları tarafından durumun fark edilerek müdahale edildiği konusuyla ilgili olarak Ahmet K., savunmasında bunun nedeninin ailesinin başına herhangi bir olay gelmesini istemediği çünkü ailesinin ağabeyinin gerçekleştirmek istediği cinsel saldırıdan bilgilerinin olmaması ve kendilerini korumaları için köydeki evlerinde bulunan başka bir av tüfeğinin bulunduğu yeri söylemek için olduğunu belirttiğine yer verildi. Şüphelilerden kardeş Ferhat K. ise iddianamedeki savunmasında, "Kardeşleri Cihan ve Ahmet K. ile birlikte hayvanlara bakmak için yayla evinde kaldıklarını, yiyecek ihtiyaçlarını karşılamak için dönüşümlü olarak köye gittiklerini, olay tarihinden bir gün önce ikindi vakitlerinde ekmek ve erzak almak için köye geldiğini, o gün babası Ahmet K.’nin evinde kaldığını, sabah 09.00 gibi kardeşi Ahmet K.’nin Cihan K.’nin telefonla kendisini arayarak ’Cihan’ı vurdular kaçtılar, havuzu temizliyordum 2 el ateş sesi duydum’ dediğini, bunu babası Ahmet K.’ye söylediğini ve beraber köy muhtarına haber verdiklerini, muhtarın da durumu jandarmaya bildirdiğini, yayla evinde toplam 3 adet av tüfeği olduğunu ve bu tüfeklerin Cihan K.’ye ait olduğunu, kardeşleri ve babasının Cihan K. ile herhangi bir problem olmadığını, Cihan K.’nin ölümüyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, en son olay gününden 20 gün kadar önce hayvanları otlatırken yaklaşan bir tilkiye cinayette kullanılan tüfek ile ateş ettiğini daha sonra herhangi bir atışta bulunmadığını, olay günü cihan ve Ahmet’in vücuduna veya kıyafetlerine dokunmadığını" söylediği belirtildi. Şüphelilerden diğer kardeş Doğan K. ise iddianamedeki ifadesinde olay günü sabah 06.30 sıralarında işe gitmek için evden ayrıldığını, olay anında kereste fabrikasında çalıştığını, olaydan 09.00 sıralarında Ferhat K.’nin aramasıyla haberinin olduğunu, iş yerinden izin alarak 09.30 sıralarında köye geldiğini ve jandarma ekipleri ile birlikte yayla evine gittiğini, olay yerinde kulübeye girmediğini, ağabeyi Ahmet K.’nin diğer ağabeyi Cihan K.’yi neden vurduğunu bilmediğini, olay günü ve öncesinde herhangi bir şekilde silah kullanmadığını Cihan K. ve Ahmet K.’ye hiçbir şekilde temas etmediğini alınan swaplarda neden atış artığı tespit edildiğini bilmediğini belirttiğine yer verildi. İddianamede maktulün diğer kardeşleri olan ve tutuksuz yargılanan Ferhat K. ile Doğan K.’nin (34) her ne kadar olay günü kulübede olmadıklarını ve olaydan kısa süre önce ikisinin de hiçbir şekilde ateşli silah kullanmadıklarını, ağabeylerinin ölümünü telefonla öğrendiklerini söyleseler de yapılan swap analizinde ellerinde ve kıyafetlerinde ateş artıkları (barut) tespit edildiği, bu yüzden olay anında orada bulundukları suçu Ahmet K. ile müştereken işledikleri iddia edilirken 3 kardeş hakkında da “beden bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kardeşi kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanmaları istendi. Maktul Cihan K.’nin babası Ahmet K. hakkında ise olayla ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtildi.
Kardeş cinayetinde iddianame kabul edildi, 3 kardeşe ağırlaştırılmış müebbet ceza talebi
29 Ocak 2025 Çarşamba - 13:11 Kardeş cinayetinde iddianame kabul edildi, 3 kardeşe ağırlaştırılmış müebbet ceza talebi Burdur’un Halıcılar köyünde keçi ağılına tüfekle vurulmuş halde bulunan Cihan K.’nin ölümüne ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. Katil zanlısı kardeş Ahmet K., abisinin kendisine tecavüz etmeye çalıştığını öne sürerek önce korkutmak için ateş edeceğini ancak uyanıp karşı koymasından endişelenerek doğrudan vurduğunu itiraf etti. Olayla ilgili 3 kardeş hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilirken, baba Ahmet K. hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. 22 Şubat’ta Burdur merkeze bağlı Halıcılar köyünde köye yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki dağlık alanda bulunan keçi ağılında Cihan K.(44), kardeşi Ahmet K. (36) tarafından tüfekle vurulmuş halde buldu. Ahmet K., durumu kardeşi Ferhat. K’ye (27), ardından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptığı kontrolde Cihan K.’nın hayatını kaybettiğini belirledi. Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden baba Ahmet K.(80) ile maktulün kardeşlerinden Ferhat K. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken cinayeti işlediğini itiraf eden kardeş Ahmet K. tutuklanarak Burdur E Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi. Cinayet ile ilgili sanıklar hakkında hazırlanan iddianame Burdur 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. "Bana tecavüz etmek istedi, kendime yediremedim" Katil zanlısı Ahmet K.’nın iddianamede yer verilen savunmasında; “ Olaydan yaklaşık bir hafta önce abisi Cihan K.’nin kendisine tecavüz etmeye kalkıştığını ama bunu engellediğini, olay günü sabah ezanından sonra abisinin tekrar kendisine tecavüz etmeye çalıştığını ama bunu yine engellediğini ancak bu olaya çok sinirlendiğini ve bunu hazmedemediğini, saat 08.30 sıralarında kulübedeki av tüfeklerinden birini alarak abisine iki el ateş ettiğini, aslında niyetinin abisini vurmak değil korkutmak olduğunu ama daha sonra uyanıp kendisine karşı gelir diye endişelenerek abisini vurduğunu, tüfeği ise kulübenin arkasında bulunan saman balyalarının arasına saklayıp kıyafetleri ise kömürlüğe sakladığını boş kartuşları ise sobanın içinde yakıp arta kalan demir parçalarını dere kenarına attığını, daha sonra saat 9.00 gibi abisi Ferhat K.’yi arayarak “Abim Cihan K.”yi vurmuşlar diyerek 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradığını, jandarmanın da ihbar sonrası geldiğini, babası ve diğer kardeşlerinin olayla bir ilgisinin olmadığını, kimsenin abisini vurması için telkinde bulunmadığını, olayı tamamen tecavüz olayına sinirlenmesinden dolayı gerçekleştirdiğini ve bu durumu kimsenin bilmediğini” söylediğine yer verildi. Ayrıca tutuklu sanık Ahmet K.’nın cezaevindeyken ziyaretine gelen kardeşleri Doğan K.(34) ve Ferhat K.’ya sol avucunun içine yazdığı “başınıza dert almayın tü.. bir yere koyun ben yerini bileyim, nerede siz onu bilmiyorsunuz, mermi doldurma aparatı amcamda kalmıştı.” şeklinde yazı yazdığı ve camdan kardeşlerine bunu gösterdiği esnada görevli infaz koruma memurları tarafından durumun fark edilerek müdahale edildiği konusuyla ilgili olarak Ahmet K. savunmasında bunun nedeninin ailesinin başına herhangi bir olay gelmesini istemediği, çünkü ailesinin abinin gerçekleştirmek istediği cinsel saldırıdan bilgilerinin olmaması ve kendilerini korumaları için köydeki evlerinde bulunan başka bir av tüfeğinin bulunduğu yeri söylemek için olduğunu belirttiğine yer verildi. Şüphelilerden kardeş Ferhat K. ise iddianamedeki savunmasında; “ Kardeşleri Cihan ve Ahmet K. ile birlikte hayvanlara bakmak için yayla evinde kaldıklarını, yiyecek ihtiyaçlarını karşılamak için dönüşümlü olarak köye gittiklerini, olay tarihinden bir gün önce ikindi vakitlerinde ekmek ve erzak almak için köye geldiğini, o gün babası Ahmet K.’nin evinde kaldığını, sabah 9.00 gibi kardeşi Ahmet K.’nin Cihan K.’nin telefonla kendisini arayarak “Cihan’ı vurdular kaçtılar, havuzu temizliyordum 2 el ateş sesi duydum” dediğini bunu babası Ahmet K.’ye söylediğini ve beraber köy muhtarına haber verdiklerini, muhtarın da durumu jandarmaya bildirdiğini, yayla evinde toplam 3 adet av tüfeği olduğunu ve bu tüfeklerin Cihan K.’ye ait olduğunu, kardeşleri ve babasının Cihan K. ile herhangi bir problem olmadığını, Cihan K.’nin ölümüyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, en son olay gününden 20 gün kadar önce hayvanları otlatırken yaklaşan bir tilkiye cinayette kullanılan tüfek ile ateş ettiğini daha sonra herhangi bir atışta bulunmadığını, olay günü cihan ve Ahmet’in vücuduna veya kıyafetlerine dokunmadığını ” söylediği belirtildi. Şüphelilerden diğer kardeş Doğan K. ise iddianamedeki ifadesinde olay günü sabah 06.30 sıralarında işe gitmek için evden ayrıldığını, olay anında kereste fabrikasında çalıştığını, olaydan 09.00 sıralarında Ferhat K.’nin aramasıyla haberinin olduğunu, iş yerinden izin alarak 09.30 sıralarında köye geldiğini ve jandarma ekipleri ile birlikte yayla evine gittiğini, olay yerinde kulübeye girmediğini, Abisi Ahmet K.’nin diğer abisi Cihan K.’yi neden vurduğunu bilmediğini, olay günü ve öncesinde herhangi bir şekilde silah kullanmadığını Cihan K. ve Ahmet K.’ye hiçbir şekilde temas etmediğini alınan swaplarda neden atış artığı tespit edildiğini bilmediğini belirttiğine yer verildi. İddianamede maktulün diğer kardeşleri olan ve tutuksuz yargılanan Ferhat K. ile Doğan K.(34)’nın her ne kadar olay günü kulübede olmadıklarını ve olaydan kısa süre önce ikisinin de hiçbir şekilde ateşli silah kullanmadıklarını, abilerinin ölümünü telefonla öğrendiklerini söyleseler de yapılan swap analizinde ellerinde ve kıyafetlerinde ateş artıkları (barut) tespit edildiği bu yüzden olay anında orada bulundukları suçu Ahmet K. işe müştereken işledikleri iddia edilirken 3 kardeş hakkında da “beden bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kardeşi kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanmaları istendi. Maktul Cihan K’nin babası Ahmet K. hakkında ise olayla ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtildi. (SK-