Yerel Haberler
Bursa
Kurtulmuş: "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:49:46 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa’daki programlarında küresel sistemde yaşanan güç değişimlerine, ekonomik adaletsizliklere ve "Terörsüz Türkiye" hedefine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin küresel adalet arayışında öncü rol üstlendiğini belirten Kurtulmuş, terörün tamamen sona erdirilmesiyle birlikte Türkiye’nin önünde yeni bir dönemin başlayacağını söyledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında ilk olarak Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen "Küresel Adalet Arayışı" konferansına katıldı. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde öğrencilerle bir araya gelen Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini belirterek, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu söyledi. Her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hale getirmek ve buna da öncülük etmek hepimizin ortak vazifesi olmalıdır" dedi. "Ekonomik adaletsizlik insanlık için tehdit" Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir" diye konuştu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmalara değinen Kurtulmuş, savaş ekonomisinin küresel sistemde büyük bir araca dönüştüğünü belirtti. "Böyle bir dünyada BM’nin fonksiyonu yok" Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, Gazze’de yaşananların insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biri olduğunu belirterek, "Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır" dedi. Filistin’e destek veren futbolcu Lamine Yamal hakkında da konuşan Kurtulmuş, "Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur" ifadelerini kullandı. "Küresel gelişmeler çerçevesinde Türkiye’nin geleceği toplantısına katıldı" Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında daha sonra Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Sivil Toplum Buluşması"nın ardından Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin Geleneksel Cuma Meclisi’nde gerçekleştirilen "Küresel Gelişmeler Çerçevesinde Türkiye’nin Geleceği" toplantısına katıldı. Toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz ile vakıf üyeleri katıldı. "Dünyada güç dengeleri değişiyor" Burada konuşan Kurtulmuş, dünyada güç dengelerinin hızla değiştiğini belirterek çok kutuplu yeni bir dünya düzenine doğru gidildiğini söyledi. Avrupa ile Atlantik arasındaki gerilimlerin arttığını ifade eden Kurtulmuş, NATO ve Avrupa Birliği’nin yaşanan krizlerde etkisiz kaldığını savundu. Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısıyla çözüm üretme kabiliyetini kaybettiğini belirten Kurtulmuş, "Böyle bir dünya sistemi yürümez" dedi. "Türkiye güvenilir bir ortak olarak öne çıkıyor" Türkiye’nin güvenilir bir ortak olarak öne çıktığını ifade eden Kurtulmuş, "Türkiye gücüne itibar edilen ve bu güçten istifade edilmesi gereken önemli bir müttefik olarak görülmeye başlanmıştır" diye konuştu. Türkiye’nin yeni bölgesel ve küresel ittifaklar kurabilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydeden Kurtulmuş, siyasi istikrarın Türkiye’nin yükselişinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefine de değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin yaklaşık 50 yılını kaybettiren terör sorununun ülkeye ağır ekonomik ve sosyal maliyetler yüklediğini ifade etti. "Büyük mesafe alınmıştır" diyen Kurtulmuş, terör örgütünün silah bırakmasının kritik eşik olduğunu söyledi. Sürece toplumun geniş kesimlerinin destek verdiğini belirten Kurtulmuş, "Bu işi hep beraber bitireceğiz" ifadelerini kullandı. "Nizam-ı Alem davası devlet geleneğimizde var" Devlet geleneğinde "Nizam-ı Alem" anlayışının bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin yalnızca kendi meseleleriyle değil dünyanın farklı bölgelerindeki mazlum halklarla da ilgilendiğini söyledi. Çeçenistan’dan Filistin’e, Somali’den Doğu Türkistan’a kadar birçok coğrafyada Türkiye’nin vicdani sorumluluk üstlendiğini kaydeden Kurtulmuş, "Terörü ortadan kaldıracağız. Demokrasiyi tam manasıyla tahkim edeceğiz. İnsan hak ve özgürlüklerini en ileri noktada uygulayacağız" dedi. Toplantı daha sonra soru-cevap bölümüyle devam ederken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş programlarının ardından Bursa’dan ayrıldı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:46 TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:32 TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:02 Nilüfer’de "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri Nilüfer Belediyesi, Engelliler Haftası çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" seminerinde, engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımı ve kalitesinin artırılması konuşuldu. Nilüfer Belediyesi’nin Engelliler Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirildi. Seminere katılan uzmanlar; rehabilitasyondan ağız sağlığına, spordan toplumsal katılıma kadar pek çok başlıkta bilgi paylaştı. Bursa Uludağ Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Öğretim Görevlisi Dr. Sevda Demir Türe, rehabilitasyon sürecinin sadece hastane ile sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Kişiye egzersiz eğitimi vermeyi amaçladıklarını belirten Türe, "Engelli bireylerimiz evde egzersizlerini yapmadığında kazanımları geri kaybediyor. O yüzden biz bunu aşılamaya çalışıyoruz. Eğitimi verip evde devam etmelerini istiyoruz. Engelli bireylerin takipte olmaları çok önemli" dedi. Özel ihtiyaçlı bireylerde sıklıkla ihmal edilen koruyucu diş hekimliği konusuna değinen Uzman Diş Hekimi İsra Ezgi Yalçın, "Hareket kısıtlılığı varsa şarjlı diş fırçaları; yutkunma güçlüğü varsa macunsuz kuru fırçalama; fırçalamada güçlük varsa ise at nalı şeklinde diş fırçaları tercih edilebilir" diye konuştu. Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nimet Haşıl Korkmaz ise konuya bütüncül yaklaşılması gerektiğini söyledi. Önce bedeni güçlendirme, arkasından özgüveni artırma ve topluma katılım geldiğini vurgulayan Korkmaz, "Sporu sadece bir yarışma, müsabaka olarak değil, hayatta kalma şekli olarak ifade etmek gerekiyor. Spor yapın, hayatta kalın diyorum" dedi.
Nilüfer’de ‘Giymiyorsan Giydir’ dayanışması büyüyor
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:10 Nilüfer’de ‘Giymiyorsan Giydir’ dayanışması büyüyor Nilüfer Belediyesi’nin hayata geçirdiği "Giymiyorsan Giydir" uygulamasıyla, vatandaşların bağışladığı ikinci el giysi ve eşyalar üniversite öğrencileri ve ihtiyaç sahipleriyle buluşturuluyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, uygulamadan 2025 yılında 2 bin 492 hanenin yararlandığını belirterek, sistemin daha da yaygınlaştırılacağını söyledi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, vatandaşların kullanılmayan giysi ve eşyaları belediyeye ait merkezlere ya da mahallelere yerleştirilen bağış kutularına bıraktığını ifade etti. Toplanan ürünlerin titizlikle ayrıştırıldığını belirten Özdemir, "Bu ürünleri yıkıyor, ütülüyor ve kullanıma hazır hale getirerek merkezlerimize taşıyoruz. Üniversite öğrencileri öğrenci kartlarıyla gelip ihtiyaç duydukları ürünleri ücretsiz olarak alabiliyor" dedi. Uygulamanın öncelikli hedef kitlesinin öğrenciler olduğunu vurgulayan Özdemir, kullanılabilir durumda olmayan eşyaların ise geri dönüşüm sistemine dahil edildiğini kaydetti. Başkan Özdemir, "Giymiyorsan Giydir" marketlerinde yalnızca kıyafet değil, gelinlikten takım elbiseye, ayakkabıdan oyuncağa, hatta ev eşyalarına kadar geniş bir ürün yelpazesi bulunduğunu belirterek, "İhsaniye’deki merkezimizde hem öğrenciler hem de ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız bu hizmetten faydalanabiliyor" diye konuştu. Uygulamanın daha dinamik hale getirileceğini dile getiren Özdemir, yeni iletişim kanalları ve yeni bağış noktaları oluşturacaklarını söyledi. Özdemir, "Nilüfer, dayanışma kültürünün güçlü olduğu bir ilçe. Evlerimizde raflarda, depolarda duran ama kullanılmayan ne varsa bunları ihtiyaç sahipleriyle buluşturmak istiyoruz. Büyük eşyalar için belediye olarak araç desteği de sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. Nilüfer halkına çağrıda bulunan Başkan Özdemir, "Dayanışmayı büyütelim. Kullanmadığınız giysi, oyuncak, ev eşyası ne varsa belediyemizle iletişime geçin. Biz alalım, ihtiyaç duyanlarla buluşturalım" dedi.
Nilüfer’de ‘Giymiyorsan Giydir’ dayanışması büyüyor
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:08 Nilüfer’de ‘Giymiyorsan Giydir’ dayanışması büyüyor Nilüfer Belediyesi’nin hayata geçirdiği "Giymiyorsan Giydir" uygulamasıyla, vatandaşların bağışladığı ikinci el giysi ve eşyalar üniversite öğrencileri ve ihtiyaç sahipleriyle buluşturuluyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, uygulamadan 2025 yılında 2 bin 492 hanenin yararlandığını belirterek, sistemin daha da yaygınlaştırılacağını söyledi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, vatandaşların kullanılmayan giysi ve eşyaları belediyeye ait merkezlere ya da mahallelere yerleştirilen bağış kutularına bıraktığını ifade etti. Toplanan ürünlerin titizlikle ayrıştırıldığını belirten Özdemir, "Bu ürünleri yıkıyor, ütülüyor ve kullanıma hazır hale getirerek merkezlerimize taşıyoruz. Üniversite öğrencileri öğrenci kartlarıyla gelip ihtiyaç duydukları ürünleri ücretsiz olarak alabiliyor" dedi. Uygulamanın öncelikli hedef kitlesinin öğrenciler olduğunu vurgulayan Özdemir, kullanılabilir durumda olmayan eşyaların ise geri dönüşüm sistemine dahil edildiğini kaydetti. Başkan Özdemir, "Giymiyorsan Giydir" marketlerinde yalnızca kıyafet değil, gelinlikten takım elbiseye, ayakkabıdan oyuncağa, hatta ev eşyalarına kadar geniş bir ürün yelpazesi bulunduğunu belirterek, "İhsaniye’deki merkezimizde hem öğrenciler hem de ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız bu hizmetten faydalanabiliyor" diye konuştu. Uygulamanın daha dinamik hale getirileceğini dile getiren Özdemir, yeni iletişim kanalları ve yeni bağış noktaları oluşturacaklarını söyledi. Özdemir, "Nilüfer, dayanışma kültürünün güçlü olduğu bir ilçe. Evlerimizde raflarda, depolarda duran ama kullanılmayan ne varsa bunları ihtiyaç sahipleriyle buluşturmak istiyoruz. Büyük eşyalar için belediye olarak araç desteği de sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. Nilüfer halkına çağrıda bulunan Başkan Özdemir, "Dayanışmayı büyütelim. Kullanmadığınız giysi, oyuncak, ev eşyası ne varsa belediyemizle iletişime geçin. Biz alalım, ihtiyaç duyanlarla buluşturalım" dedi. (AÇ-
Köy yerleşik alanları genişliyor: Bursa için yeni plan Haziran’da
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:07 Köy yerleşik alanları genişliyor: Bursa için yeni plan Haziran’da Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, sosyal konut ve köy yerleşik alanlarının genişletilmesine ilişkin köy yerleşik alanlarının genişletilmesinin Kent Anayasası olarak adlandırılan 1/100.000’lik planlarda yer alacağını söyledi. Bozbey, "Bu konuya Kent Anayasasında mutlaka yer vereceğiz. İnsanlarımız imarlı yerini alsın, köyünde yaşasın, kente gelsin çalışsın, akşam da köyüne dönsün istiyoruz. Genişletme mesafesinin yaklaşık 300 metre olarak planlanıyor" dedi. Bozbey, sosyal konut projeleriyle özellikle gençler ve düşük gelirli kesimin barınma sorununa çözüm üretmeyi hedeflediklerini söyledi. 2026 yılı planlamaları kapsamında sosyal konut projelerinin yer aldığını belirten Başkan Bozbey, Ulus Mahallesi’nde belediyeye ait parsel üzerinde çalışmaların tamamlandığını ifade etti. Bozbey, "Ulus Mahallemizde var olan yerimizde arkadaşlarımız hazırlıklarını yaptı. Tamamen kendi parselimizde sosyal konut projesi üretiyoruz. Şu anda gençlerin ve daha düşük ücret alan kesimin konuta erişemediğini, konut alamadığını biliyoruz. Gerçekten barınma sorunu yaşandığını da biliyoruz. Bu anlamda onlara destek maksatlı ilk projemizi orada uygulayacağız" dedi. Projede küçük dairelerin yer alacağını aktaran Bozbey, konutların bir kısmının uzun vadeli satışa sunulacağını, bir kısmının ise asgari ücretin belli bir oranı üzerinden beşer yıllık kiralama modeliyle planlandığını söyledi. İlk etapta, yaklaşık 250 konutluk bir proje ifade eden Başkan Bozbey, "Bu projeyi tamamladıktan sonra ise, yeni projelere yöneleceğiz. Bunun devamı gelmeli. Dairelerin çok az bir kısmı 1+1, genelinin ise 2+1 olacak. Bir odası olsun istiyoruz. Neticede kalabalık aileleriz ya da en azından misafir odası olsun anlayışımız var. Yakın süre içerisinde arkadaşlarımız bunun temelini hep beraber atacak. Projelerin hazırlık aşaması tamamlandı" ifadelerini kullandı. Başkan Bozbey, köy mücavir alanlarının genişletilmesine yönelik çalışmalarla ilgili de açıklamalarda bulundu. Artık dünyanın birçok yerinde insanların kentte çalışıp kırsalda yaşadığını hatırlatan Bozbey, Bursa’da da bu hayat modeline geçmek istediklerini söyledi. Bozbey, "Kentte çalışıp, 15-20 dakika hatta yarım saatlik mesafede kırsalda hayat dünyanın her yerinde var. Bizim de bunu sağlamamız lazım Örneğin Yıldırım’da çalışıp Yenişehir’in bir köyünde gayet normal şekilde hayat sürülebilir. Bunun için köy yerleşik alanlarını mutlaka genişletmemiz, imar alanlarını çoğaltmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. Köy yerleşik alanlarının genişletilmesinin Kent Anayasası olarak adlandırılan 1/100.000’lik planlarda yer alacağını vurgulayan Bozbey, "Bu konuya Kent Anayasasında mutlaka yer vereceğiz. İnsanlarımız imarlı yerini alsın, köyünde yaşasın, kente gelsin çalışsın, akşam da köyüne dönsün istiyoruz. Genişletme mesafesinin yaklaşık 300 metre olarak planlanıyor. Tabi ki her köyde aynı ölçü uygulanmayabilir. Yasaya göre köy yerleşik alanlarını ortalama 300 metre genişletme durumumuz söz konusu. Ancak bunu metreden ziyade planlama olarak düşünmek lazım. Köyün ihtiyacı neyse ona göre, 150 hanelik bir köyün 500 ya da 700 haneye çıkabileceği bir imar hakkı tesis edilecek" diye konuştu. Haziran ayında açıklanması beklenen Kent Anayasası’nda bu düzenlemelerin yer alacağını belirten Başkan Bozbey, "Köylerin özellikle kırsal alanlarda mücavir alanlarla ilgili büyütme konusu mutlaka yer alacak" ifadelerini kullandı.
Köy yerleşik alanları genişliyor: Bursa için yeni plan Haziran’da
24 Ocak 2026 Cumartesi - 09:48 Köy yerleşik alanları genişliyor: Bursa için yeni plan Haziran’da Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, sosyal konut ve köy yerleşik alanlarının genişletilmesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Köy yerleşik alanlarının genişletilmesinin Kent Anayasası olarak adlandırılan 1/100.000’lik planlarda yer alacağını vurgulayan Bozbey, "Bu konuya Kent Anayasasında mutlaka yer vereceğiz. İnsanlarımız imarlı yerini alsın, köyünde yaşasın, kente gelsin çalışsın, akşam da köyüne dönsün istiyoruz. Genişletme mesafesinin yaklaşık 300 metre olarak planlanıyor" dedi. Ekonomik sıkıntılar, bazı fabrikaların kapanması ve otomotiv sektöründeki daralmanın herkes tarafından görüldüğünü belirten Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, sosyal konut projeleriyle özellikle gençler ve düşük gelirli kesimin barınma sorununa çözüm üretmeyi hedeflediklerini söyledi. 2026 yılı planlamaları kapsamında sosyal konut projelerinin yer aldığını belirten Başkan Bozbey, Ulus Mahallesi’nde belediyeye ait parsel üzerinde çalışmaların tamamlandığını ifade etti. Bozbey, "Ulus Mahallemizde var olan yerimizde arkadaşlarımız hazırlıklarını yaptı. Tamamen kendi parselimizde sosyal konut projesi üretiyoruz. Şu anda gençlerin ve daha düşük ücret alan kesimin konuta erişemediğini, konut alamadığını biliyoruz. Gerçekten barınma sorunu yaşandığını da biliyoruz. Bu anlamda onlara destek maksatlı ilk projemizi orada uygulayacağız" dedi. Projede küçük dairelerin yer alacağını aktaran Bozbey, konutların bir kısmının uzun vadeli satışa sunulacağını, bir kısmının ise asgari ücretin belli bir oranı üzerinden beşer yıllık kiralama modeliyle planlandığını söyledi. İlk etapta, yaklaşık 250 konutluk bir proje ifade eden Başkan Bozbey, "Bu projeyi tamamladıktan sonra ise, yeni projelere yöneleceğiz. Bunun devamı gelmeli. Dairelerin çok az bir kısmı 1+1, genelinin ise 2+1 olacak. Bir odası olsun istiyoruz. Neticede kalabalık aileleriz ya da en azından misafir odası olsun anlayışımız var. Yakın süre içerisinde arkadaşlarımız bunun temelini hep beraber atacak. Projelerin hazırlık aşaması tamamlandı" ifadelerini kullandı. Başkan Bozbey, köy mücavir alanlarının genişletilmesine yönelik çalışmalarla ilgili de açıklamalarda bulundu. Artık dünyanın birçok yerinde insanların kentte çalışıp kırsalda yaşadığını hatırlatan Bozbey, Bursa’da da bu hayat modeline geçmek istediklerini söyledi. Bozbey, "Kentte çalışıp, 15-20 dakika hatta yarım saatlik mesafede kırsalda hayat dünyanın her yerinde var. Bizim de bunu sağlamamız lazım Örneğin Yıldırım’da çalışıp Yenişehir’in bir köyünde gayet normal şekilde hayat sürülebilir. Bunun için köy yerleşik alanlarını mutlaka genişletmemiz, imar alanlarını çoğaltmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. Köy yerleşik alanlarının genişletilmesinin Kent Anayasası olarak adlandırılan 1/100.000’lik planlarda yer alacağını vurgulayan Bozbey, "Bu konuya Kent Anayasasında mutlaka yer vereceğiz. İnsanlarımız imarlı yerini alsın, köyünde yaşasın, kente gelsin çalışsın, akşam da köyüne dönsün istiyoruz. Genişletme mesafesinin yaklaşık 300 metre olarak planlanıyor. Tabi ki her köyde aynı ölçü uygulanmayabilir. Yasaya göre köy yerleşik alanlarını ortalama 300 metre genişletme durumumuz söz konusu. Ancak bunu metreden ziyade planlama olarak düşünmek lazım. Köyün ihtiyacı neyse ona göre, 150 hanelik bir köyün 500 ya da 700 haneye çıkabileceği bir imar hakkı tesis edilecek" diye konuştu. Haziran ayında açıklanması beklenen Kent Anayasası’nda bu düzenlemelerin yer alacağını belirten Başkan Bozbey, "Köylerin özellikle kırsal alanlarda mücavir alanlarla ilgili büyütme konusu mutlaka yer alacak" ifadelerini kullandı.
Karacabey Belediyespor’un Play-Off umudu son maça kaldı
23 Ocak 2026 Cuma - 22:26 Karacabey Belediyespor’un Play-Off umudu son maça kaldı Off mücadelesi veren Karacabey Belediyespor, sezonun akıbetini belirleyecek son hafta maçına çıkıyor. Mavi-siyahlı ekip, Pazar günü deplasmanda Sultanbeyli Belediyespor ile karşı karşıya gelecek. Ligde geride kalan 21 haftada 13 galibiyet ve 8 mağlubiyet alan Karacabey temsilcisi, topladığı 42 puanla haftaya 5. sırada girdi. Play-Off’a kalabilmek için ilk 4 içinde yer alması gereken Karacabey Belediyespor’un hedefe ulaşabilmesi için hem Sultanbeyli Belediyespor’u mağlup etmesi hem de 4. sırada bulunan Esenler Belediyespor’un, Çerkezköy Voleybol Akademi karşısında puan kaybetmesi gerekiyor. Karacabey Belediyespor, geçtiğimiz hafta sahasında lider Galatasaray’a 3-2 mağlup olmasına rağmen ortaya koyduğu mücadeleci oyunla alkış aldı. Mavi-siyahlılar, Play-Off biletini daha önce garantileyen Sultanbeyli Belediyespor karşısında da galibiyet arayacak. Sezonun en kritik karşılaşması öncesi hazırlıklarını sürdüren Karacabey Belediyespor’da, antrenör Mustafa Cengiz yönetimindeki teknik ekip ve sporcular, mücadeleye hem fiziksel hem de mental olarak hazır olduklarını ifade etti. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı da son hafta öncesinde takıma destek mesajı verdi. Başkan Karabatı, alınacak sonuçtan bağımsız olarak teknik ekip ve sporculara teşekkür ederek, "Takımımız genç kadrosuna rağmen sahada büyük bir mücadele ortaya koydu. Play-Off’a kalınsa da kalınmasa da Karacabey’i en iyi şekilde temsil ettiler. Hepsiyle gurur duyuyoruz" dedi. Karacabey Belediyespor, Sultanbeyli Belediyespor karşısında galibiyet alıp Esenler Belediyespor’dan gelecek sonucu bekleyerek sezonu Play-Off biletiyle tamamlamayı hedefliyor.
Başkan Karabatı’dan DMD hastası Yağız Efe için yardım çağrısı
23 Ocak 2026 Cuma - 22:11 Başkan Karabatı’dan DMD hastası Yağız Efe için yardım çağrısı Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastalığıyla mücadele eden 8 yaşındaki Bursalı Yağız Efe Erim’in yurt dışında tedavi olabilmesi için başlatılan valilik onaylı yardım kampanyasına destek çağrısında bulundu. Kampanyada şu ana kadar yalnızca yüzde 7’ye ulaşıldığını belirten Başkan Karabatı, tüm belediye başkanlarını, siyasetçileri ve duyarlı vatandaşları minik Yağız Efe’ye sahip çıkmaya davet etti. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, DMD hastası Yağız Efe Erim’i ve ailesini makamında ağırladı. Başkan Karabatı, Yağız Efe’nin hayata tutunabilmesi için yürütülen yardım kampanyasına destek vererek kamuoyuna çağrıda bulundu. Dört çocuklu Erim ailesinin üçüncü çocuğu olan Yağız Efe’ye, geçtiğimiz haziran ayında kasları ilerleyici şekilde zayıflatan ve hayati risk taşıyan DMD tanısı konuldu. Türkiye’de kesin tedavisi bulunmayan hastalık nedeniyle Mustafa ve Hafize Erim çifti, çocuklarının yurt dışında tedavi olabilmesi için valilik onaylı bir yardım kampanyası başlattı. Yaklaşık 6 aydır devam eden kampanyada, gerekli tedavi bedelinin yalnızca yüzde 7’sinin toplanabilmesi endişeleri artırdı. Hareket kabiliyeti giderek azalan Yağız Efe’nin Dubai’deki tedavisinin gecikmesinin, hastalığın ilerlemesi açısından büyük risk taşıdığı ifade edildi. Ailenin destek çağrısı üzerine Yağız Efe’yi makamında misafir eden Başkan Karabatı, kampanyaya destek verdi. Başkan Karabatı yaptığı açıklamada, "Bugün DMD hastası Yağız Efe ile bir araya geldik. Tedavi olabilmesi için valilik onaylı bir yardım kampanyası başlatıldı ancak sürecin yavaş ilerlediğini görüyoruz. Gerekli miktarın yalnızca yüzde 7’si toplanabilmiş durumda. Tüm belediye başkanlarımızı, siyasetçileri ve Bursa ile Karacabey’in duyarlı halkını Yağız Efe Erim’e sahip çıkmaya çağırıyorum. Daha önce Göktuğ bebeğimiz için nasıl kenetlendiysek, Yağız Efe için de aynı dayanışmayı göstermeliyiz" dedi. Başkan Karabatı, kampanyanın daha geniş kitlelere ulaşabilmesi için vatandaşları sosyal medyada duyarlılığa davet ederek, Instagram’da @dmdyagizefe hesabının takip edilmesini istedi. Yağız Efe’nin tedavisine destek olmak isteyen hayırseverlerin, baba Mustafa Erim adına açılmış olan TR34 0013 4000 0037 6026 5000 24 IBAN numarası üzerinden bağışta bulunabileceği belirtildi. Minik Yağız Efe’nin sağlığına kavuşabilmesi için zamanla yarışılan süreçte toplumun her kesiminden destek bekleniyor.
BBBUS hattı Havaist’e devredildi: CHP’li milletvekillerinden ortak açıklama
23 Ocak 2026 Cuma - 19:15 BBBUS hattı Havaist’e devredildi: CHP’li milletvekillerinden ortak açıklama Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin uzun yıllardır Bursa-Sabiha Gökçen Havalimanı arasında yolcu taşımacılığı yaptığı BBBUS hattının işletme hakkının Havaist firmasına verilmesi, Bursa’da tartışmalara neden oldu. Sürecin sözleşme imzalanarak tamamlanmasının ardından CHP Bursa milletvekilleri ortak bir açıklama yaparak karara tepki gösterdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ile Bursa milletvekilleri Hasan Öztürk ve Kayıhan Pala, alınan kararın Bursa’nın ulaşım politikaları ve kamu yararı açısından ciddi sonuçlar doğuracağını belirtti. CHP’li vekiller TBMM’de bir açıklama yaparak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını kararı gözden geçirmeye davet etti. "Artan maliyet Bursalının cebinden çıkacak" CHP’li Hasan Öztürk, yaptığı açıklamasında artan maliyetin Bursalının cebinden çıkacağını belirterek, "Bursa’yla Sabiha Gökçen’i birbirine bağlayan, adı ’BBBUS’ olan, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen taşımacılık işletmesinin ihalesinin; bugün itibarıyla başka bir firmaya hem de olağanüstü yüksek rakamlarla verildiğini öğrendik. Büyükşehir Belediyemiz tarafından yüzde 98 memnuniyet ile işletilen böyle bir işletmenin; Bursa Büyükşehir Belediyesi CHP’ye geçtikten sonra elinden alınmasını kabul etmiyoruz. Bursalılar için gelecek firmanın aynı hizmeti hem daha pahalıya vereceğini hem de daha düşük bir memnuniyete neden olacağını biliyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını bu yanlıştan dönmeye çağırıyoruz" ifadeleriyle karara tepki gösterdi. "Verilen kararın siyasi olduğunu milletimiz görüyor" CHP Genel Başkan Yardımcısı Altaca Kayışoğlu ise, "Bursalılar zaten işlemeyen bir havaalanı nedeniyle hava ulaşımından yoksunlar. Yıllardır bunu dile getiriyoruz. Kamu hizmeti mantığıyla en azından, en yakın havalimanı olan Sabiha Gökçen’e Büyükşehir Belediyesi’nin araçları ile ulaşım sağlanıyordu. Son yerel seçimlerde belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin kazanması ile birlikte; genel iktidar, yerel iktidarda olan hizmetleri ve tahsis edilen yerleri birer birer almaya, CHP’yi güçsüz göstermeye, hizmetlerini azaltmaya çalışıyor" dedi. Altaca Kayışoğlu, verilen kararın siyasi olduğunu savunarak, "Bursalılar da milletimiz de bu yapılanların, verilen kararların siyasi olduğunun farkında. Vatandaşa yönelik hizmeti azaltarak, aslında Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, kendi ayrımcılıklarını yansıtıyorlar. O yüzden birinci partiyiz ve bütün anketlerde öndeyiz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz milletimize ve Bursalılara en iyi hizmeti vermek için; her türlü engeli aşarak, bütün hukuki ve demokratik haklarımızı kullanarak, siyasetin amacı olan milletimize hizmeti sonuna kadar, en iyi şekilde yapacağız" diye konuştu. "Bursa Büyükşehir Belediyesi elinden geleni yapacak" CHP’li Pala da söz konusu kararı eleştirerek, "Adalet ve Kalkınma Partisi, Bursalıların Sabiha Gökçen Havalimanına ekonomik ve konforlu bir yolculuk yapmasını engellemeye çalışıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından sunulan bu hizmetin ortadan kaldırılması, Bursa’dan Sabiha Gökçen’e gitmek isteyenler için yeni bir ekonomik yük olacak. Kimse merak etmesin, bu yük meydana gelmesin diye Büyükşehir Belediyesi elinden geleni yapmaya devam edecek ve yasal haklarını arayacak" ifadelerini kullandı.