Yerel Haberler
Bursa
Kurtulmuş: "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:49:46 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa’daki programlarında küresel sistemde yaşanan güç değişimlerine, ekonomik adaletsizliklere ve "Terörsüz Türkiye" hedefine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin küresel adalet arayışında öncü rol üstlendiğini belirten Kurtulmuş, terörün tamamen sona erdirilmesiyle birlikte Türkiye’nin önünde yeni bir dönemin başlayacağını söyledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında ilk olarak Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen "Küresel Adalet Arayışı" konferansına katıldı. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde öğrencilerle bir araya gelen Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini belirterek, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu söyledi. Her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hale getirmek ve buna da öncülük etmek hepimizin ortak vazifesi olmalıdır" dedi. "Ekonomik adaletsizlik insanlık için tehdit" Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir" diye konuştu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmalara değinen Kurtulmuş, savaş ekonomisinin küresel sistemde büyük bir araca dönüştüğünü belirtti. "Böyle bir dünyada BM’nin fonksiyonu yok" Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, Gazze’de yaşananların insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biri olduğunu belirterek, "Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır" dedi. Filistin’e destek veren futbolcu Lamine Yamal hakkında da konuşan Kurtulmuş, "Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur" ifadelerini kullandı. "Küresel gelişmeler çerçevesinde Türkiye’nin geleceği toplantısına katıldı" Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında daha sonra Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Sivil Toplum Buluşması"nın ardından Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin Geleneksel Cuma Meclisi’nde gerçekleştirilen "Küresel Gelişmeler Çerçevesinde Türkiye’nin Geleceği" toplantısına katıldı. Toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz ile vakıf üyeleri katıldı. "Dünyada güç dengeleri değişiyor" Burada konuşan Kurtulmuş, dünyada güç dengelerinin hızla değiştiğini belirterek çok kutuplu yeni bir dünya düzenine doğru gidildiğini söyledi. Avrupa ile Atlantik arasındaki gerilimlerin arttığını ifade eden Kurtulmuş, NATO ve Avrupa Birliği’nin yaşanan krizlerde etkisiz kaldığını savundu. Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısıyla çözüm üretme kabiliyetini kaybettiğini belirten Kurtulmuş, "Böyle bir dünya sistemi yürümez" dedi. "Türkiye güvenilir bir ortak olarak öne çıkıyor" Türkiye’nin güvenilir bir ortak olarak öne çıktığını ifade eden Kurtulmuş, "Türkiye gücüne itibar edilen ve bu güçten istifade edilmesi gereken önemli bir müttefik olarak görülmeye başlanmıştır" diye konuştu. Türkiye’nin yeni bölgesel ve küresel ittifaklar kurabilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydeden Kurtulmuş, siyasi istikrarın Türkiye’nin yükselişinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefine de değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin yaklaşık 50 yılını kaybettiren terör sorununun ülkeye ağır ekonomik ve sosyal maliyetler yüklediğini ifade etti. "Büyük mesafe alınmıştır" diyen Kurtulmuş, terör örgütünün silah bırakmasının kritik eşik olduğunu söyledi. Sürece toplumun geniş kesimlerinin destek verdiğini belirten Kurtulmuş, "Bu işi hep beraber bitireceğiz" ifadelerini kullandı. "Nizam-ı Alem davası devlet geleneğimizde var" Devlet geleneğinde "Nizam-ı Alem" anlayışının bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin yalnızca kendi meseleleriyle değil dünyanın farklı bölgelerindeki mazlum halklarla da ilgilendiğini söyledi. Çeçenistan’dan Filistin’e, Somali’den Doğu Türkistan’a kadar birçok coğrafyada Türkiye’nin vicdani sorumluluk üstlendiğini kaydeden Kurtulmuş, "Terörü ortadan kaldıracağız. Demokrasiyi tam manasıyla tahkim edeceğiz. İnsan hak ve özgürlüklerini en ileri noktada uygulayacağız" dedi. Toplantı daha sonra soru-cevap bölümüyle devam ederken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş programlarının ardından Bursa’dan ayrıldı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:46 TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:32 TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:02 Nilüfer’de "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri Nilüfer Belediyesi, Engelliler Haftası çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" seminerinde, engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımı ve kalitesinin artırılması konuşuldu. Nilüfer Belediyesi’nin Engelliler Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirildi. Seminere katılan uzmanlar; rehabilitasyondan ağız sağlığına, spordan toplumsal katılıma kadar pek çok başlıkta bilgi paylaştı. Bursa Uludağ Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Öğretim Görevlisi Dr. Sevda Demir Türe, rehabilitasyon sürecinin sadece hastane ile sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Kişiye egzersiz eğitimi vermeyi amaçladıklarını belirten Türe, "Engelli bireylerimiz evde egzersizlerini yapmadığında kazanımları geri kaybediyor. O yüzden biz bunu aşılamaya çalışıyoruz. Eğitimi verip evde devam etmelerini istiyoruz. Engelli bireylerin takipte olmaları çok önemli" dedi. Özel ihtiyaçlı bireylerde sıklıkla ihmal edilen koruyucu diş hekimliği konusuna değinen Uzman Diş Hekimi İsra Ezgi Yalçın, "Hareket kısıtlılığı varsa şarjlı diş fırçaları; yutkunma güçlüğü varsa macunsuz kuru fırçalama; fırçalamada güçlük varsa ise at nalı şeklinde diş fırçaları tercih edilebilir" diye konuştu. Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nimet Haşıl Korkmaz ise konuya bütüncül yaklaşılması gerektiğini söyledi. Önce bedeni güçlendirme, arkasından özgüveni artırma ve topluma katılım geldiğini vurgulayan Korkmaz, "Sporu sadece bir yarışma, müsabaka olarak değil, hayatta kalma şekli olarak ifade etmek gerekiyor. Spor yapın, hayatta kalın diyorum" dedi.
Osmangazi Demirtaş Sakarya Mahallesi’nde kapalı pazar alanının temeli atıldı
23 Ocak 2026 Cuma - 18:20 Osmangazi Demirtaş Sakarya Mahallesi’nde kapalı pazar alanının temeli atıldı Osmangazi Belediyesi tarafından Demirtaş Sakarya Mahallesi’ne kazandırılacak Kapalı Pazar Alanı’nın temel atma töreni gerçekleştirildi. Törende konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, belediye olarak birçok projeyi eş zamanlı yürüttüklerini belirterek, "Arkeopark başta olmak üzere tüm projelerimizde çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Bizim tek bir derdimiz var; Osmangazi’de yaşayan yaklaşık 1 milyon yurttaşımıza en iyi hizmeti sunmak. Talepler sınırsız, kaynaklar ise sınırlı. Buna rağmen mücadele ederek hizmet üretmeye devam ediyoruz. Muhtarlarımızın ve vatandaşlarımızın her zaman telefonumuz da masamız da gönlümüz de açık. Katılım sağlayan herkese teşekkür ediyorum, hayırlı uğurlu olsun" dedi. TBMM CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise, "Erkan Başkan’ı Osmangazi gibi Türkiye’nin göz bebeği bir ilçenin belediye başkanı olarak görmekten gurur duyuyorum. Kreşler, kent lokantaları, kütüphaneler ve pazar yerleriyle sosyal belediyeciliğin gereği neyse eksiksiz yerine getiriliyor. Kapalı pazar alanlarında özellikle kadınlar için tuvaletlerin düşünülmesi son derece kıymetli" ifadelerini kullandı. Törene, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ile mahalle sakinleri katıldı.
8 kilo altının kaybolduğu zırhlı araç kazasına ilişkin firmadan açıklama: "Külçelerin bulunacağına dair kanaatimiz tamdır"
23 Ocak 2026 Cuma - 17:40 8 kilo altının kaybolduğu zırhlı araç kazasına ilişkin firmadan açıklama: "Külçelerin bulunacağına dair kanaatimiz tamdır" Bursa’nın Karacabey ilçesi yakınlarında altın sevkiyatı yapan zırhlı aracın yaptığı kazada 8 kilogram altının kaybolmasına ilişkin olarak firma, olayda herhangi bir sabotaj ya da kasıt bulunmadığını, kayıp altınlara ilişkin arama çalışmalarının güvenlik güçleriyle koordineli şekilde sürdüğünü açıkladı. İzmir-İstanbul Otoyolu’nun Bursa’nın Karacabey ilçesi mevkiinde 20 Ocak gecesi altın taşıyan zırhlı aracın karıştığı trafik kazasına ilişkin firma tarafından yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, "Yaşanan olayda herhangi bir sabotaj, kasıt ya da art niyet söz konusu değildir. Kazaya karışan araçta görev yapan personellerimiz, tamamı kendi bünyemizde yer alan güvenilir ve deneyimli çalışma arkadaşlarımızdır. Personelimizin sağlık ve güvenliği şirketimiz için her şeyin önündedir. Meydana gelen bu elim kazada görevli personellerimizin hafif yaralanmalarla kurtulmuş olması en büyük tesellimizdir. Kaza sonrası yapılan kontrollerde araçta taşınan 11 adet 1 kilogramlık külçe altının bir kısmının kazanın etkisiyle aracın iç bölümünde farklı noktalara savrulduğu tespit edilmiştir. Kayıp olduğu değerlendirilen külçelere yönelik arama çalışmaları, hurdaya dönen araç içerisinde ve olay sahasında güvenlik güçleriyle koordineli şekilde titizlikle sürdürülmektedir. Söz konusu külçelerin de bulunacağına dair kanaatimiz tamdır. Süreç, ilgili tüm kurumlarla iş birliği içerisinde şeffaf ve kontrollü biçimde yürütülmekte olup, gelişmeler kamuoyuyla paylaşılacaktır" denildi.
İnegöl Belediyesi yeni havuz için çalışmalara başladı
23 Ocak 2026 Cuma - 16:33 İnegöl Belediyesi yeni havuz için çalışmalara başladı İnegöl Belediyesi’nin Alanyurt bölgesinde Yunusemre Mahallesinde hayata geçirmeyi planladığı yüzme havuzu için çalışmalar başladı. Yarı olimpik havuz ile çocuk havuzunun da yer alacağı tesisin Eylül ayında tamamlanması hedefleniyor. İnegöl Belediyesi tarafından daha önce projesi duyurulan yeni yüzme havuzu için çalışmalar başladı. Alanyurt bölgesi Yunusemre Mahallesinde Belediye Ek Hizmet Binası önündeki alanda yükselecek havuz, Spor Totot Teşkilatı iş birliğinde İnegöl’e kazandırılacak. 625 m2’lik bodrum kat ve 966 m2’lik zemin kat olacak şekilde planlanan tesiste 12.5x25 metre ölçülerinde 140-180 cm aralığında derinliğe sahip 5 kulvarlı yarı olimpik yüzme havuzu ile birlikte 4x6 metre ölçülerinde ve 50 cm derinlikte bir çocuk havuzu yer alacak. Burada ayrıca Gastro Ekspres ismiyle Gastro Kafe de yer alacak. Başkan Taban projeyi yerinde inceledi 2025 yılı Şubat ayında Spor Toto Teşkilat Başkanı Mehmet Ata Öztürk ile Belediye Başkanı Alper Taban arasında imzalanan protokolün ardından, Kasım ayında yer teslimi yapılan alanda çalışmalar başladı. Belediye Başkanı Alper Taban da beraberindeki heyetle birlikte hafriyat çalışmalarında sona gelinen havuz inşaatında incelemelerde bulundu. Burada projeye dair bilgiler veren Başkan Taban, "Havuzla birlikte burada Gastro Ekspres isimli yeni bir kafe formatımız da uygulanacak. Burada bir yandan havuz hizmeti verilirken yanında otoparkları, kafeteryası ile sosyal bir alan sunulmuş olacak. Aynı zamanda diğer havuzumuzdan farklı olarak çocuk havuzumuz da yer alıyor. 24 m2’lik bir havuz olacak. Çocuk havuzumuzun derinliği 50 cm, diğer yarı olimpik havuzumuz da 5 kulvarlı, 140 cm’den 180 cm’ye kadar derinlik değişiyor. İçerisinde soyunma odaları, duşları, teknik bölümleriyle güzel bir tesis olacak. Bölgenin güzel bir sosyal alanı da olacak. Hemen karşıda Gökhan Çakır Parkımız var. Birbirini tamamlayacak" dedi. Eylül ayında hizmete girmesi bekleniyor Kasım ayının ilk haftasında müteahhit firmaya yer teslimi yapıldığını hatırlatan Başkan Taban, "Eylül ayında inşallah tamamlanması hedefleniyor. 300 günlük bir yapım süresi var. Hava şartlarına da bağlı olarak Eylül ayında burayı aktif etmek istiyoruz. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızdan Spor Bakanımıza, Spor Toto Başkanımıza, Spor Bakanlığı Yatırımlar Genel Müdürümüze, Milletvekilimize, İlçe Başkanımıza ve teşkilat üyelerimize, meclis üyelerimize, çalışma arkadaşlarımıza, muhtarlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Herkesin burada emeği ve katkısı var. Uyum ve ahenkle yeni yeni projeleri de şehrimize kazandıracağız inşallah" diye konuştu. Yunusemre Mahallesine nöbetçi kütüphane Bölgede yapılacak diğer çalışmalara ilişkin de bilgiler veren Taban, şöyle konuştu: "Burada daha önce Ek Hizmet Binası olarak kullanılan bir binamız var. Burada da bir revizyon yapmak istiyoruz. Vatandaşlarımızın kullanımı noktasında daha uygun bir hale getirmek istiyoruz. Kütüphane eksiğimiz var burada. Kütüphanemizi burada hayata geçirmek istiyoruz. Spor tesisi, eğitim alanı gibi birbirini tamamlayan alanları burada toplayacağız. Çok güzel olacak inşallah." Alanyurt Kentsel Dönüşüm Projesi için çalışmalar sürüyor "Bölgede bir kentsel dönüşüm projemiz de var. Yunusemre Mahallemizde Kentsel Dönüşüm Ofisimizi oluşturduk. İnşallah yakın zamanda başta site yöneticilerimizle görüşüp sonrasında vatandaşlarımızla bu işin ne kadar olgunlaşabildiğiniz, beklentileri görüp sonrasında da uygulamaya çevirmek istiyoruz. Burada çok güzel bir dönüşüm hayal ettik. Vatandaşlarımızın da rızası varsa burası bambaşka bir hale gelebilir."
Başkan Davut Gürkan: "İyi ki AK Parti var, iyi ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan var"
23 Ocak 2026 Cuma - 15:47 Başkan Davut Gürkan: "İyi ki AK Parti var, iyi ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan var" AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, saha çalışmaları kapsamında Mustafakemalpaşa ilçesinde bir dizi programa katıldı. Programına Mustafakemalpaşa İlçe Danışma Meclisi Toplantısı ile başlayan Gürkan, daha sonra muhtarlar ve esnafla bir araya geldi. Mustafakemalpaşa İlçe Danışma Meclisine AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı Mutlu Turgut il ve ilçe yöneticileri, mahalle başkanları, meclis üyeleri, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı. Toplantıda konuşan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti’nin sadece seçim dönemlerinde sahaya çıkan bir parti olmadığını vurgulayan Gürkan, seçimlerden sonra da sahada olmaya devam ettiklerini ifade etti. Konuşmasında üye çalışmalarına değinen Gürkan, sahada özveriyle çalışan teşkilat mensuplarına teşekkür ederek, belirlenen hedeflerin başarıyla yakalandığını söyledi. Yapılan çalışmaların AK Parti teşkilatlarının sahadaki gücünü ortaya koyduğunu belirtti. AK Parti’nin hizmet odaklı bir anlayışla çalıştığını dile getiren Gürkan, 24 yıllık AK Parti iktidarında yapılan hizmetlere dikkat çekti. Yapılan çalışmaların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hayata geçirildiğini ifade eden Gürkan, "İyi ki AK Parti var, iyi ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan var" dedi. Ulaşım zammına sert eleştiri Gürkan, ulaşım zamlarına özellikle dikkat çekerek, göreve geldikleri günden bu yana Bursa’da toplu ulaşım ücretlerinin ciddi oranda artırıldığını söyledi. Ulaşım bedelinin 12 TL’den 40 TL’ye çıkarıldığını belirten Gürkan, "Yüzde 15 gibi gösterilen zamların gerçekte yüzde 40’lara varan artışlar olduğu ortada. 8,5 TL’den 10 TL’ye, 30 TL’den 40 TL’ye çıkan rakamlar vatandaşımızın cebini yakıyor" ifadelerini kullandı. "Mustafakemalpaşa’ya 23 yılda 12,6 milyar TL yatırım yapıldı" AK Parti döneminde Mustafakemalpaşa’ya yapılan yatırımlara da değinen Gürkan, son 23 yılda ilçeye 12,6 milyar TL’lik yatırım kazandırıldığını belirtti. Millet Bahçesi, Gençlik ve Kültür Merkezi, TOKİ projeleri ve Devlet Su İşleri yatırımlarının bu çalışmalar arasında yer aldığını ifade etti. "Teşkilat olarak sahada olmaya devam edeceğiz" Konuşmasının sonunda teşkilatın sahadaki önemine vurgu yapan Gürkan, vatandaşlardan gelen her talebin kendileri için önemli olduğunu belirterek, hizmet anlayışıyla çalışmayı sürdüreceklerini söyledi. AK Parti Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı Mutlu Turgut ise yaptığı konuşmada, üye çalışmaları kapsamında 1.500 yeni üyenin AK Parti ailesine katıldığını belirterek, bu tablonun teşkilatın her zaman sahada olmasının, vatandaşa dokunmasının ve davayı Mustafakemalpaşa’da doğru anlatmasının bir sonucu olduğunu söyledi. Turgut, teşkilat olarak ilçede girilmedik sokak, ulaşılmadık mahalle bırakmayacaklarını ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından Mustafakemalpaşa İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’nda ayrıca AK Parti ailesine katılan yeni üyelere, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderilen teşekkür belgeleri, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan tarafından takdim edildi. İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’nın ardından Mustafakemalpaşa ilçesi mahalle muhtarlarıyla buluşan Gürkan, burada istişarelerde bulundu. Programın devamında Ayakkabıcılar Çarşısı esnafını ve Mustafakemalpaşa Pazaryeri’ni ziyaret eden Gürkan, esnafın talep ve sorunlarını dinledi. Gürkan’ın son durağı ise önceki dönem milletvekillerinden Ali Osman Salı tarafından düzenlenen vefa buluşması oldu. Buluşmada önceki dönem AK Parti Mustafakemalpaşa ilçe başkanları, belediye başkanları ve meclis üyeleriyle bir araya gelinerek istişareler gerçekleştirildi.
Başkan Şadi Özdemir’e Kızılcıklı’da çocuklardan kaykay park talebi geldi
23 Ocak 2026 Cuma - 14:36 Başkan Şadi Özdemir’e Kızılcıklı’da çocuklardan kaykay park talebi geldi Bursa’da "Şadi Başkan Mahallende Söz Sende" programı kapsamında Kızılcıklı Mahallesi’ni ziyaret eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, mahalle sakinlerinin taleplerini dinledi. Çocukların kaykay park isteği, Nilüfer Spor Manifestosu’nun gündelik hareket ve aktif yaşam yaklaşımıyla birlikte değerlendirildi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, katılımcı belediyecilik anlayışı doğrultusunda başlattığı "Şadi Başkan Mahallende Söz Sende" buluşmalarını Kızılcıklı Mahallesi ile sürdürdü. Yoğun ilgi gören programda Başkan Şadi Özdemir’e başkan yardımcıları, meclis üyeleri, birim müdürleri, Kızılcıklı Mahalle Muhtarı Ülkü Celep ve Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar eşlik etti. Vatandaşlarla birebir görüşen Başkan Şadi Özdemir, onların talep ve önerilerini yerinde dinledi. Her yaştan vatandaşla bir araya gelen Başkan Şadi Özdemir, onların oyun parkı, yürüyüş yollarının uzatılması, Nilbel Kafe açılması, otobüs duraklarına engelli rampası kurulması gibi çeşitli alanlardaki isteklerini not aldı. İlgili başkan yardımcısı ve müdürlerin de hazır bulunduğu programda Başkan Şadi Özdemir, yapılabilecekler konusunda da vatandaşları bilgilendirdi. Mahalleye yapılması planlanan projeleri de aktaran Başkan Şadi Özdemir, "Vatandaşlarımızın isteklerini yerine getirmek için büyük bir çaba sarf ediyoruz. Kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanarak, Nilüfer’in daha yaşanabilir olması ve halkımızın mutluluğu için çalışıyoruz" dedi. Çocuklardan kaykay park talebi Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in park ve kamusal alanlara verdiği önemi bilen çocuklar, Kızılcıklı Mahallesi’ndeki buluşmaya arkadaşlarıyla birlikte katılarak skate park (kaykay parkı) taleplerini dile getirdi. Birlikte hareket ederek ekip halinde gelen çocuklar, yaşadıkları mahallede açık havada ve özgürce vakit geçirebilecekleri bir alan istediklerini ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Spor Manifestosu’nun temel yaklaşımı doğrultusunda; gündelik hareketi ve aktif yaşamı destekleyen bu tür alanların çocuklar ve gençler için ekranlardan uzaklaşıp sokakta, açık havada ve arkadaşlarıyla bir arada vakit geçirebilecekleri önemli sosyal ve sportif mekânlar olduğunu vurguladı. Özdemir, bu alanların hareket özgürlüğünü ve sosyalleşmeyi güçlendirdiğine dikkat çekti. Uygun alanların değerlendirilerek çocukların talebine karşılık vermek için ellerinden geleni yapacaklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, çocukların kente dair söz söylemesini ve taleplerini doğrudan dile getirmesini çok kıymetli bulduğunu ifade etti. Başkan Özdemir genç sporcuları tebrik etti Program kapsamında SMA hastası Yağız Efe ve ailesi ile de görüşen Başkan Şadi Özdemir, ailenin ihtiyaçları ve destek süreçleri hakkında fikir alışverişinde bulundu. Türkiye şampiyonasına gitmeye hak kazanan Nilüfer Kızılcıklı Spor Kulübü U-16 futbol takımı oyuncularıyla da bir araya gelen Başkan Şadi Özdemir, genç sporcuları tebrik ederek, başarılar diledi.
Başkan Bozbey: "Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz"
23 Ocak 2026 Cuma - 14:34 Başkan Bozbey: "Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, iklim krizi ve artan su stresi karşısında su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, Bursa’nın geleceği için sürdürülebilir su yönetiminin ortak akılla ele alınması gerektiğini söyledi. Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, Mimar ve Mühendisler Grubu ve DSİ Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’, Movenpick Hotel’de ilçe belediye başkanları, kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin açılışında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, su yönetimiyle ilgili çalışmaları yerel yönetim ve genel yönetimin birlikte sürdürmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın ciddi bir iklim krizi yaşadığını, mevsimlerdeki ve yağış rejimlerindeki değişikliğin artık yakından hissedildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Dünya Meteoroloji Örgütü’nün verilerine göre 2050 yılındaki dünya sıcaklığına 2025’in Temmuz ayında ulaşıldığını dile getirdi. Uluslararası çalışmaların kullanılabilir su miktarının son 2 yılda yüzde 10 azaldığını gösterdiğini de anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Ülkemizin yüzde 88’inin çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. 2030 için alarm zillerinin çaldığı söyleniyor. Türkiye, yılda kişi başına düşen bin 519 metreküplük su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke olarak gösteriliyor. Artan nüfusla birlikte kişi başına kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında bin 200 metreküpe, 2040 yılında bin 116 metreküpe, 2050 yılında da bin 69 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Raporlar, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre de Dünya, küresel su iflası sürecine girdi" dedi. Bursa’da son bir yılda barajlardaki su miktarının yüzde 30 civarında azaldığını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, bilim insanlarının raporuna göre, 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ve bir buçuk derece sıcaklık artışının yaşanacağını söyledi. Bursa’nın artık su şehri olmadığını da vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, "Suyu asla siyaset malzemesi yapmamalıyız. Tam tersine suyu nasıl koruyacağımızı, gelecek yıllarda nasıl su sorunu yaşamayacağımızı hep birlikte konuşmalıyız. Projeler ortaya koymalıyız. DSİ tarafından Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı, bugün Bursa için daha kötü günleri bekleyebilirdik. Bugün en büyük havzaya sahip olan Çınarcık Barajı’dır. Bu havzalarımızda maden aramayla ilgili herhangi bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Çünkü her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız. Hatta suyun ve Bursa’nın geleceği için bu havzada maden faaliyeti yapan kurumların izinlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına inanıyoruz" diye konuştu. Bursa’nın, Uludağ’dan ovaya, derelerden barajlara, yeraltı sularından içme suyu havzalarına kadar çok zengin bir ekosisteme sahip olduğuna değinen Başkan Mustafa Bozbey, ancak bu zenginliğin sınırsız olmadığının da altını çizdi. Su seviyesinin Bursa ovasında 250 metrenin altına indiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bir bilim insanımız, Bursa Ovası ve Konya Ovası’nın her yıl 6 santim çöktüğünü bildirdi. Sebebi, yeraltı su seviyesinin aşağıya inmesidir. Bunların da mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Suya olan talep, nüfus, sanayi ve tarımla birlikte her geçen yıl da artıyor. Yerel yönetimler olarak artık suyun nereden geldiğini, nasıl korunduğunu, nasıl kullanıldığını ve nasıl geriye kazanıldığını beraber düşünen bir anlayışla hareket etmeliyiz" dedi. Su kaynaklarının korunmasının ve güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, gri su kullanımına artık daha fazla önem verilmesi ve yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yeraltı su kullanımının da çok iyi takip edilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Kayıp kaçakla mücadeleyi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu konuda sürekli yatırım yapıyoruz. Akıllı altyapı sistemlerini, SCADA uygulamalarını, anlık izleme ve erken uyarı mekanizmalarını Bursa’da genelinde yaygınlaştırıyoruz. Kent planlamasından altyapıya, yeşil alanlarından sanayi bölgelerine kadar her başlıkta suya duyarlı kent anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa üretim kentidir, sanayi kentidir. Sanayi bizim için de bir gerçektir. Bunu yok sayamayız. Tarım da bizim güvencemizdir. Ancak üretim ile su arasında yeni bir denge kurmak zorundayız" diye konuştu. Suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yüzde 15’inin sanayide, yüzde 15’inin ise konutlarda kullanıldığını açıkladı. Tarımdaki vahşi sulamayı ortadan kaldırmak gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Modern sulama tekniklerini hayata geçirmeliyiz. Su verimliliğini artıran uygulamalara öncelik vermeliyiz. Su tasarrufu üretimden vazgeçmek değil, üretimi geleceğe taşımaktır. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere dönüşümü yapmalıyız. Artık su yönetiminde yeni bir paradigma var. ‘Al, kullan, at’ değil, tam tersine ‘geri kazan, yeniden değerlendir’. Bursa’da atık su arıtma tesislerini bu fikirle ele alıyoruz. Arıtmayı bir kaynak yönetim süreci olarak görüyoruz. Çalıştaydan çıkacak her fikir, düşünce ve söylem, Bursa’nın suyla ilgili yol haritasına katkı sağlayacaktır" dedi. Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da suyun önemine vurgu yaparak insanlık tarihi boyunca medeniyetlerin hep suyun etrafında şekillendiğini anlattı. Son yıllarda yaşanan gelişmelerin suyun da sınırsız bir kaynak olmadığını gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, çalıştaydaki her sunumun Bursa ve Türkiye için örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ettiklerini söyledi. Önceki dönem Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, su yönetiminin iyi yapılması halinde susuzluk sorununun yaşanmayacağını dile getirdi. Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Eroğlu, çıkacak sonuçların kuraklıkla mücadeleye katkı sağlamasını diledi. Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan ve Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı’nın konuşmaların ardından çalıştay, uzman isimlerin konuşmacı olduğu oturum bölümleriyle devam etti.
Başkan Mustafa Bozbey: "Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz"
23 Ocak 2026 Cuma - 14:30 Başkan Mustafa Bozbey: "Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, iklim krizi ve artan su stresi karşısında su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, Bursa’nın geleceği için sürdürülebilir su yönetiminin ortak akılla ele alınması gerektiğini söyledi. Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, Mimar ve Mühendisler Grubu ve DSİ Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’, Movenpick Hotel’de ilçe belediye başkanları, kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 2050’deki dünya sıcaklığına 2025’te ulaşıldı Etkinliğin açılışında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, su yönetimiyle ilgili çalışmaları yerel yönetim ve genel yönetimin birlikte sürdürmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın ciddi bir iklim krizi yaşadığını, mevsimlerdeki ve yağış rejimlerindeki değişikliğin artık yakından hissedildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Dünya Meteoroloji Örgütü’nün verilerine göre 2050 yılındaki dünya sıcaklığına 2025’in Temmuz ayında ulaşıldığını dile getirdi. "Türkiye, su kıtlığı çeken ülke durumuna gelebilir" Uluslararası çalışmaların kullanılabilir su miktarının son 2 yılda yüzde 10 azaldığını gösterdiğini de anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Ülkemizin yüzde 88’inin çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. 2030 için alarm zillerinin çaldığı söyleniyor. Türkiye, yılda kişi başına düşen 1519 metreküplük su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke olarak gösteriliyor. Artan nüfusla birlikte kişi başına kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1200 metreküpe, 2040 yılında 1116 metreküpe, 2050 yılında da 1069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Raporlar, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre de Dünya, küresel su iflası sürecine girdi" dedi. "Suyu nasıl koruyacağımızı konuşmalıyız" Bursa’da son bir yılda barajlardaki su miktarının yüzde 30 civarında azaldığını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, bilim insanlarının raporuna göre, 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ve bir buçuk derece sıcaklık artışının yaşanacağını söyledi. Bursa’nın artık su şehri olmadığını da vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, "Suyu asla siyaset malzemesi yapmamalıyız. Tam tersine suyu nasıl koruyacağımızı, gelecek yıllarda nasıl su sorunu yaşamayacağımızı hep birlikte konuşmalıyız. Projeler ortaya koymalıyız. DSİ tarafından Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı, bugün Bursa için daha kötü günleri bekleyebilirdik. Bugün en büyük havzaya sahip olan Çınarcık Barajı’dır. Bu havzalarımızda maden aramayla ilgili herhangi bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Çünkü her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız. Hatta suyun ve Bursa’nın geleceği için bu havzada maden faaliyeti yapan kurumların izinlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına inanıyoruz" diye konuştu. "Su seviyesi 250 metrenin altına indi" Bursa’nın, Uludağ’dan ovaya, derelerden barajlara, yeraltı sularından içme suyu havzalarına kadar çok zengin bir ekosisteme sahip olduğuna değinen Başkan Mustafa Bozbey, ancak bu zenginliğin sınırsız olmadığının da altını çizdi. Su seviyesinin Bursa ovasında 250 metrenin altına indiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bir bilim insanımız, Bursa Ovası ve Konya Ovası’nın her yıl 6 santim çöktüğünü bildirdi. Sebebi, yeraltı su seviyesinin aşağıya inmesidir. Bunların da mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Suya olan talep, nüfus, sanayi ve tarımla birlikte her geçen yıl da artıyor. Yerel yönetimler olarak artık suyun nereden geldiğini, nasıl korunduğunu, nasıl kullanıldığını ve nasıl geriye kazanıldığını beraber düşünen bir anlayışla hareket etmeliyiz" dedi. "Üretim ile su arasında yeni bir denge kurmalıyız" Su kaynaklarının korunmasının ve güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, gri su kullanımına artık daha fazla önem verilmesi ve yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yeraltı su kullanımının da çok iyi takip edilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Kayıp kaçakla mücadeleyi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu konuda sürekli yatırım yapıyoruz. Akıllı altyapı sistemlerini, SCADA uygulamalarını, anlık izleme ve erken uyarı mekanizmalarını Bursa’da genelinde yaygınlaştırıyoruz. Kent planlamasından altyapıya, yeşil alanlarından sanayi bölgelerine kadar her başlıkta suya duyarlı kent anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa üretim kentidir, sanayi kentidir. Sanayi bizim için de bir gerçektir. Bunu yok sayamayız. Tarım da bizim güvencemizdir. Ancak üretim ile su arasında yeni bir denge kurmak zorundayız" diye konuştu. "Geri kazan, yeniden değerlendir" Suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yüzde 15’inin sanayide, yüzde 15’inin ise konutlarda kullanıldığını açıkladı. Tarımdaki vahşi sulamayı ortadan kaldırmak gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Modern sulama tekniklerini hayata geçirmeliyiz. Su verimliliğini artıran uygulamalara öncelik vermeliyiz. Su tasarrufu üretimden vazgeçmek değil, üretimi geleceğe taşımaktır. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere dönüşümü yapmalıyız. Artık su yönetiminde yeni bir paradigma var. ‘Al, kullan, at’ değil, tam tersine ‘geri kazan, yeniden değerlendir’. Bursa’da atık su arıtma tesislerini bu çerçevede ele alıyoruz. Arıtmayı bir kaynak yönetim süreci olarak görüyoruz. Çalıştaydan çıkacak her fikir, düşünce ve söylem, Bursa’nın suyla ilgili yol haritasına katkı sağlayacaktır" dedi. Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da suyun önemine vurgu yaparak insanlık tarihi boyunca medeniyetlerin hep suyun etrafında şekillendiğini anlattı. Son yıllarda yaşanan gelişmelerin suyun da sınırsız bir kaynak olmadığını gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, çalıştaydaki her sunumun Bursa ve Türkiye için örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ettiklerini söyledi. Önceki dönem Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, su yönetiminin iyi yapılması halinde susuzluk sorununun yaşanmayacağını dile getirdi. Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Eroğlu, çıkacak sonuçların kuraklıkla mücadeleye katkı sağlamasını diledi. Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan ve Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı’nın konuşmaların ardından çalıştay, uzman isimlerin konuşmacı olduğu oturum bölümleriyle devam etti.
Başkan Karabatı, emekçileri kahvaltıda ağırladı
23 Ocak 2026 Cuma - 14:26 Başkan Karabatı, emekçileri kahvaltıda ağırladı Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, ilçenin dört bir yanında fedakârca görev yapan saha personelini kahvaltı programında ağırladı. Destek Hizmetleri, Fen İşleri, Temizlik İşleri ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü çalışanlarının katıldığı programda birlik ve dayanışma vurgusu yapan Karabatı, personelin özverili çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Karabatı, saha personelinin belediye hizmetlerinde vatandaşla en güçlü bağı kurduğunu belirterek, emek ve özverinin karşılıksız kalmayacağını ifade etti. Karabatı, "Vatandaşa en çok dokunan sizlersiniz. Ben sizlerle gurur duyuyorum" sözleriyle personeline teşekkür etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada Başkan Karabatı, sahada görev yapan personelle tek tek ilgilenerek emekleri için teşekkür etti. Göreve geldikleri günden bu yana ekip ruhuyla hareket ettiklerini vurgulayan Karabatı, 2025 yılının Karacabey Belediyesi açısından oldukça verimli geçtiğini belirtti. Personelin sorun ve taleplerine her zaman açık olduğunu dile getiren Karabatı, belediyede birlik ve dayanışma anlayışının altını çizdi. "Ben her zaman yanınızdayım. Derdinizi, sıkıntınızı bizzat benimle de paylaşabilirsiniz. Çünkü bizler bir bütünüz" diyen Karabatı, çalışanların sahadaki mücadelesini yakından takip ettiğini belirtti. "Halk için, hizmet için varız" Yeni yıl temennilerini de paylaşan Belediye Başkanı Fatih Karabatı, 2026 yılının kazasız, belasız ve verimli geçmesini dileyerek, "Halk için, hizmet için var olduğumuzu asla unutmayalım. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu özverili çalışmaların 2026 yılında da aynı kararlılıkla devam edeceğine yürekten inanıyorum" diye konuştu. Kahvaltı programı, hatıra fotoğrafı çekimi ve personelin Başkan Karabatı ile birebir sohbet etmesiyle sona erdi.
Uludağ’daki yangında birinci kusurlu, ölen kayak hocasının şirketi sayıldı
23 Ocak 2026 Cuma - 14:12 Uludağ’daki yangında birinci kusurlu, ölen kayak hocasının şirketi sayıldı Bursa Uludağ’da milli sporcu Berkin Usta (25) ile kayak hocası babası Yahya Usta (57) ve annesi Fikriye Usta’nın (57) öldüğü otel yangınıyla ilgili 8 sayfalık iddianame kabul edildi. İddianamede eşi ve milli sporcu oğluyla birlikte hayatını kaybeden kayak hocası Yahya Usta’nın şirketi birinci derecede, oteli işleten firma ikinci derecede kusurlu sayıldı. Otelin mülk sahibi ve ismini veren Kervansaray Yatırım Holding A.Ş.’nin hukuki sorumluluğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı belirtildi. İşletmeci firmanın sahibi Cevdet Kadir A. (41) ile otel müdürü Tekin D.’nin (40), 15’er yıla kadar hapis cezasının istendiği iddianamede, şöminede mangal yapıp közleri karton kutuya koydukları belirlenen kayak odası çalışanları Eren T. (24) ve Mert Kaan Ç. (23) hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. Edinilen bilgiye göre, işletmeciliğini Jura Otelcilik firmasının yaptığı 1’inci Bölge’deki Kervansaray Otel’de, 27 Mart 2025’te saat 05.00 sıralarında yangın çıktı. Uludağ’daki itfaiye ve AFAD ekipleri yangına müdahale ederken, Bursa’dan da takviye ekipler sevk edildi. Binayı saran alevler söndürüldü, dumandan etkilenen 9 kişi tahliye edildi. Otelde kalan Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı, eski milli kayakçı Yahya Usta ile oğlu milli kayakçı Berkin Usta hayatını kaybetti, eşi Fikriye Usta yaralandı. Fikriye Usta da tedavi gördüğü hastanede 6 gün sonra öldü. Yangına ilişkin cumhuriyet başsavcı vekili ile 2 savcının görevlendirildiği soruşturmada, aralarında işletme sahibi, işletme müdürü ve kayak odası çalışanının da olduğu 5 şüpheli ve otelin mülk sahibi gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından ’taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan mahkemeye çıkarılan şüphelilerden oteli işleten firmanın sahibi Cevdet Kadir A. ve otel müdürü Tekin D. ile kayak merkezi çalışanları Eren T. ve Mert Kaan Ç. tutuklandı, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 7 ay sonra 74 sayfalık bilirkişi raporu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından görevlendirilen müfettişin incelemelerini tamamlamasının ardından otel, Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından mühürlendi. Jandarmanın çevresinde geniş güvenlik önlemi aldığı otelde, bilirkişi heyeti de inceleme yaptı. Soruşturma sürerken, olaydan 7 ay sonra hazırlanan 74 sayfalık bilirkişi raporunda, eski milli kayak hocasının sahibi olduğu ’FB Usta’ şirketinin, yangının çıktığı kafe bölümünün kiracısı olduğu iddiasıyla ’asli kusurlu’ bulunduğu öğrenildi. Kabul edilen 8 sayfalık iddianamede geçenler Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame, Bursa 20’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, otelin kiracısının Jura Otelcilik firması olduğu, Kervansaray Yatırım Holding A.Ş.’nin hukuki sorumluluğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı belirtildi. İddianamede yer verilen bilirkişi raporunda, yangının başlangıç bölgesinin kayak odası ve bu odanın açıldığı kısımdan kafe kısmına bağlanan bölgeler olduğunun tespit edildiği, bu bölgelerin sorumluluğunun FB Usta şirketinde olduğu, bölgelerde yakıt depoları dolu şekilde bırakılan paletli kar motorlarının yangını şiddetlendirdiği ifade edildi. FB Usta firmasının, eylemleri ve ihmalleri nedeniyle ’birinci derecede asli kusurlu’ olduğu kaydedilen iddianamede, denetim yapılmasına rağmen eksiklikleri gidermeyen Jura Otelcilik firmasının da ’ikinci derecede asli kusurlu’ olduğu belirtildi. Yangın kutudaki közün yapay ağaca sıçramasıyla başladı, deposu dolu olarak bırakılan kar motorları şiddetini arttırdı Yangının, Yahya Usta’nın şirketi FB Usta’nın işlettiği kayak odası ve telesiyej çalışanı Eren T. ve Mert Kaan Ç.’nin şöminede yaptıkları mangal sonrası karton kutuya koyup, daha sonra şöminenin yanına bıraktıkları közün alev alması sonucu yanında bulunan yapay ağaca sıçradığı ve ağacın yanmaya başladığı ifadelerine yer verildi. İddianameye göre, doğal gaz ısıtıcılarına giden boru hatlarının bütünlüğünün bozulmasıyla sızan gaz ile kafe bölümünde park halinde olan paletli kar motorlarının içindeki yakıt da alevleri şiddetlendirdi ve yangının hızlı yayılmasına sebep oldu. Denetimlerde belirlenen eksiklikleri gidermedikleri ve tedbir almadıkları tespit edilen Jura Otelcilik şirket sahibi Cevdet Kadir A. ve otel müdürü Tekin D.’nin, ’bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıldan 15’er yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacağı öğrenildi. İddianamede ölen kayak hocası Yahya Usta’nın şirketi FB Usta çalışanları Tekin K., bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Mert Kaan Ç. ve Eren T. ile Kervansaray Yatırım Holding A.Ş yetkilisi Zeynep T., otelin kat görevlileri Mehmet Faruk Ç. ve Ahmet İ. ile otelin bar ve mutfağının işletmesini yapan şirketin yetkilisi Rafet Alpan Y. hakkında ’taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği bilgisi de yer aldı.