Yerel Haberler
Bursa
400 uzman, Antalya’da romatizmal hastalıkları ele alacak 17 Mayıs 2026 Pazar - 12:37:20 Uluslararası katılımlı ’Türk Romatoloji Kongresi’ 20-24 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Antalya’da düzenlenecek Türk Romatoloji Kongresi’nde, GLP1 reseptör agonistleri ve inflamatuar romatizmal hastalıklar, obezite romatizmal hastalık aktivitesini ve ilaçların etkinliğini etkiler mi?, yapay zekâ çağında FTR hekiminin sosyal medya kullanımı, hukuki sorumluluklar, Car-T tedaviler, tedavisi zor PsA yaklaşımı, MR erken tanıya mı yol açıyor?, fibromiyalji, mikrobiyata ve beslenme, vitaminler, obezite ve ilaç etkinliği, romatolojide steroidlerin akılcı kullanımı ve osteoporoz ile eklem ağrılı çocuk konuları ele alınacak. Türk Romatoloji Kongresi hakkında bilgi veren Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ketenci, "Romatoloji günümüzde bir yan dal olarak tanımlansa da, romatolojik hastalıkların geniş yelpazesi nedeniyle her FTR hekiminin bu alanda bilgi sahibi olması; farklı alanlarda uzmanlaşmış hekimlerimizin ise ayırıcı tanıda romatoloji bilgilerini geliştirmesi büyük önem taşımaktadır" dedi. Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Özgür Akgül ise, "Kongremizde, romatolojik hastalıkların tanı ve tedavisindeki güncel gelişmeler, bilimsel veriler ışığında ele alınacak, vaka sunumları, interaktif oturumlar, kurslar, ‘Uzmanına Danış’ platformları ve bilimsel tartışmalar ile zengin bir program sunulacaktır. Bu içerik, alanımızda bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve klinik uygulamalarımıza yeni yaklaşımlar kazandırmayı hedeflemektedir" şeklinde konuştu. Türk Romatoloji Kongresi’nde 19 panel, 5 Uydu Sempozyumu, Görüntüleme Okulu MR Görüntüleme Kursu, 6 sözel bildiri oturumu, 83 sözel bildiri ve 70 poster bildiri sunumu gerçekleştirilecek. Hasan Eker yönetimindeki BURKON tarafından organize edilen Türk Romatoloji Kongresi, 400 uzmanın katılımıyla bilimsel düzeyi yüksek toplantılar ve bildirilerle 4 gün sürecek.
17 Mayıs 2026 Pazar - 12:33 Yiğitler Mahallesi’nde yapımı süren Makbule-Tevfik Yıldırım Engelsiz Yaşam Merkezi’nde çalışmalar yüzde 92 oranında tamamlandı Toplumun tüm kesimlerine yönelik projeler üreten Yıldırım Belediyesi, özel bireyleri de unutmuyor. Özel bireylerin hayatlarını kolaylaştıracak Makbule-Tevfik Yıldırım Engelsiz Yaşam Merkezi’nin yüzde 92’si tamamlandı. Yıldırım Belediyesi, ‘Engelsiz şehir Yıldırım’ anlayışıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yıldırım Belediyesi, özel bireylerin tüm ihtiyaçları göz önünde bulundurularak planlanan önemli bir merkezi ilçeye kazandırıyor. Yiğitler Mahallesi’nde yapımı süren Makbule-Tevfik Yıldırım Engelsiz Yaşam Merkezi’nde çalışmalar yüzde 92 oranında tamamlandı. 5 bin 305 metrekarelik tesisin bünyesinde; hasta bakım odaları, fizik tedavi ve fizyoterapi odaları, psikolog odaları, bireysel ve aile terapi odaları, spor salonu, danışma, eğitmen odası ve bekleme salonu gibi birimler yer alacak. Tesiste ayrıca özel vatandaşların sosyalleşmesi adına yüzme havuzu, kafeterya, yemekhane, kuaför, tekstil atölyesi, ahşap atölyesi, bağlama ritim kursu, filografi atölyesi, sergi alanı, konferans salonu, seminer salonu, çocuk oyun alanı, derslikler de bulunacak. Bursa’ya hizmet verecek Makbule-Tevfik Yıldırım Engelsiz Yaşam Merkezi’nde incelemelerde bulunan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Merkezde sona yaklaşıldığını belirten Başkan Yılmaz, "Özel durumu bulunan kardeşlerimizin hayatını kolaylaştıracak ve onları sosyal yaşamın içinde daha güçlü bir şekilde yer almasını sağlayacak yatırımlara öncelik veriyoruz. Bu kapsamda insana dokunan önemli bir projeyi hayata geçiriyoruz. Makbule-Tevfik Yıldırım Engelsiz Yaşam Merkezi sadece Yıldırım’a değil Bursa’ya değer katacak. Merkezimiz; özel gereksinimli hemşehrilerimizin tüm beklenti ve ihtiyaçlarına cevap verecek. Aileleriyle birlikte hem öğrenip hem sosyalleşebilecekleri bir yaşam alanı oluşturuyoruz. Bu tesis kapılarını açtığında Bursa’nın en özel projelerinden biri olacak. Bursa’ya çok özel bir tesis kazandırmanın heyecanı içerisindeyiz. Özel gereksinimli hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artıracak çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 11:03 Terazide hile yapana hapis şoku Günlük alışverişlerde kasap, manav veya pazardan alınan ürünlerin eve gelindiğinde eksik çıkması durumu, genellikle "Birkaç gram için şikayetçi olmayayım" denilerek geçiştiriliyor. Oysa hukukçular eksik tartı ve terazide hile yapmanın hapis cezasıyla sonuçlanabileceğine dikkat çekiyor. Çarşı pazardan alınan 3 kilo meyve ya da sebze evde daha az çıkabiliyor. Genellikle ‘Allah’ından bulsun’ denilerek hak aramadan genellikle vazgeçilebiliyor. Günlük hayatta çok kez eksik tartının gündeme gelmesine rağmen göz ardı edildiğini belirten Avukat Sami Işılak, "Günlük alışverişlerimizde kasap, manav veya pazar esnafından aldığımız ürünlerin eve geldiğimizde eksik çıkması durumu, genellikle ‘Birkaç gram için şikayetçi olmayayım’ denilerek geçiştirilmektedir. Oysa hukuken bu basit bir ayıplı mal durumu değil, çok ağır bir ceza davası konusudur. Mesleki güveni kötüye kullanmak: nitelikli dolandırıcılıktır. Türk Ceza Kanunu’na göre, ticari faaliyetleri sırasında ölçü ve tartı aletlerinde hile yapan kişi basit dolandırıcılıktan değil, TCK Madde 158/1-h bendi gereğince ‘Nitelikli Dolandırıcılık’ suçundan yargılanır" DEDİ. Çünkü kanun, müşterinin esnafa duyduğu mesleki güvenin istismar edilmesini çok daha ağır bir suç kabul ettiğini belirten Işılak, "Bu suçun cezası 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezasıdır. Suç şikayete tabi değildir, resen soruşturulur. Fail, soruşturma aşamasında zararı giderirse ceza indirimi (etkin pişmanlık) hükümleri uygulanabilir. Eğer satın aldığınız ürünün gramajından şüphe ediyorsanız ve tartıda hile (mıknatıs, dara düşmeme, eksik kalibrasyon) yapıldığını tespit ederseniz; esnafla tartışmak yerine derhal Alo 153 Zabıta, Alo 175 Tüketici Danışma Hattı veya CİMER’i arayın.. Ekiplerin o teraziye el koyup mühürlemesini sağlayın. Ardından tutulan tutanakla Savcılığa suç duyurusunda bulunun. Hakkınızı ve emeğinizi gram gram da olsa kimseye yedirmeyin" dedi.
Nilüfer’in pazarlarında hizmet kalitesi iş birliğiyle artıyor
17 Ocak 2026 Cumartesi - 13:01 Nilüfer’in pazarlarında hizmet kalitesi iş birliğiyle artıyor Nilüfer Belediyesi, ilçe genelindeki giyim ve semt pazarlarında düzeni sağlamak ve vatandaşlara daha konforlu bir alışveriş ortamı sunmak amacıyla Bursa Yaymacılar Odası ve Bursa Seyyar Pazarcılar Odası ile protokol imzaladı. Nilüfer Belediyesi, ilçedeki pazar yerlerinde denetim, temizlik ve yerleşim düzenini daha verimli hale getirmek için yeni bir adım attı. Mevcut yönetmelikler çerçevesinde hazırlanan iş birliği protokolü ile pazar yerlerindeki hizmet standartlarının yükseltilmesi hedefleniyor. Nilüfer Belediyesi’nin tasarrufunda bulunan pazar alanlarında hayata geçirilen bu düzenleme; pazar kurulan günlerde alanın belirlenen sınırların dışına taşmasını önlemeyi ve pazar sonrasında oluşan temizlik ihtiyacının daha hızlı giderilmesini amaçlıyor. Yapılan protokol ile pazar yerlerindeki bazı teknik hizmetlerin yürütülmesinde meslek odalarından destek alınacak. Buna göre, giyim pazarları için Bursa Yaymacılar ve Benzerleri Esnaf Odası, semt pazarları için ise Bursa Seyyar Pazarcılar Esnaf Odası ile koordineli bir çalışma yürütülecek. Nilüfer Belediyesi ve odalar arasındaki protokol Nilüfer Belediyesi Halk Evi Başkanlık Makamı’nda imzalandı. Törene, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, Bursa Seyyar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Ahmet Refik Aksu ve Bursa Yaymacılar ve Benzerleri Esnaf Odası Başkanı Fahrettin Tüccaroğlu katıldı. Nilüfer’de esnaf gülümseyecek Protokol töreninde konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, önceliklerinin Nilüfer’deki esnafın gülümsemesi ve Nilüfer halkının sağlıklı ortamlarda hizmet alması olduğunu söyledi. Bu kapsamda pazarları daha iyi getirmeye yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, "Her iki oda başkanımıza verdikleri desteklerden dolayı teşekkür ederiz. Biz de elimizden gelen her desteği Nilüfer’in esnafı için yapmaya devam edeceğiz" dedi. Bursa Seyyar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Ahmet Refik Aksu da, "Nilüfer’deki pazarların huzur ve güvenliği, esnafımızın daha sağlıklı ortamda alışveriş yapabilmesi ve kapalı pazar yerlerimizin sayısının artırılması için Başkan Şadi Özdemir ile görüşmeler yaptık. Nilüfer’de güzel şeylere hep birlikte imza atacağız. Bundan vatandaşımız da faydalanacak" diye konuştu. Nilüfer’deki giyim pazarlarının Türkiye çapında bilindiğini kaydeden Bursa Yaymacılar ve Benzerleri Esnaf Odası Başkanı Fahrettin Tüccaroğlu ise, "Nilüfer Belediyesi’nin çalışmaları ve destekleri sayesinde modern pazar alanlarımızın sayısını artırmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Bursa’da yüzlerce kadın aynı anda iyilik için ilmek attı
17 Ocak 2026 Cumartesi - 12:31 Bursa’da yüzlerce kadın aynı anda iyilik için ilmek attı Bursa’da yüzlerce kadın aynı andı sinema salonunda toplanıp hem film izledi hem de hep birlikte örgü ördü. Sosyal sorumluluk projesi kapsamında dağ ilçesi Harmancık’taki 200 çocuk için atkı, bere ve yastık örüldü. Etkinliğe Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ile Harmancık Beledyie Başkanı Haşim Ali Arıkan’ın eşi Melda Arıkan da destek verdi. Nilüfer Belediyesi ve Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen "Kalpten İlmekler İyilik Perdesinde" projesinde yaklaşık 200 kadın sinema salonunda hem film izledi hem de Harmancık’taki ihtiyaç sahibi çocuklar için atkı, bere ve yastık ördü. Dayanışma kenti Nilüfer, örnek bir sosyal sorumluluk projesine daha ev sahipliği yaptı. Nilüfer Belediyesi, Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği iş birliğinde "Kalpten İlmekler İyilik Perdesinde" etkinliği Konak Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan’ın eşi Melda Arıkan da salonda yerini aldı. Etkinlikte alışılmışın dışında bir sinema deneyimi yaşandı. Yaklaşık 200 gönüllü kadın "İyilik için ilmek atıyoruz" diyerek sinema koltuklarını doldurdu. Gönüllü kadınlar, sanatçı Adile Naşit’in hayatının konu alındığı "Adile" filmini izlerken, bir yandan da Harmancık’taki ihtiyaç sahibi çocuklar ve dezavantajlı bireyler için atkı, bere ve kalpten yastıklar ördü. Film gösterimi sırasında, gönüllülerin örgü örebilmesi için salonun ışıkları da kapatılmadı. Harmancıklı çocukları ısıtacak Projeye katkı sağlayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, "Hayat bazen bizden büyük adımlar değil, küçük ama anlamlı dokunuşlar ister. Bir film izlemek, kısa bir yürüyüş yapmak gibi sıradan görünen anlarda bile, bir insanın hayatına dokunma imkânı sağlar. Bugün burada tam da bunu yapıyoruz" diyerek konuşmasına başladı. Adile filminin şefkati, emeği ve kalpten gelen sevgiyi hatırlatan bir hikâye olduğunu dile getiren Nuray Özdemir, "Biz de bu hikâyeye, kendi ilmeklerimizle eşlik ediyoruz. Bugün örülen her atkı, her bere; Harmancık’taki çocuklara ve dezavantajlı bireylere yalnızca bir sıcaklık değil, "yalnız değilsin" duygusunu taşıyacak. İyilik böyle çoğalıyor" diye konuştu. Özdemir, tüm gönüllülere, Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği’ne ve dayanışmaya ev sahipliği yapan Nilüfer Belediyesi’ne teşekkür etti. Nilüfer Belediyesi, Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği Elif Kamacı Efe ise sadece örgü örmediklerini, kadın emeğinin sağlayacağı farkındalığı da ortaya koyduklarını söyledi. Efe, 200 kadının emeğinin Harmancık’ta çocuklarla buluşacağını dile getirdi. Etkinlikte, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan’ın eşi Melda Arıkan’a da örgüden kalp hediye edildi. Film sonunda el emeği ürünler, çocuklar ve dezavantajlı bireylerle ulaştırılmak üzere sepetlere bırakıldı.
Uludağ rengarenk, sömestr cümbüşü yaşanıyor..
17 Ocak 2026 Cumartesi - 11:58 Uludağ rengarenk, sömestr cümbüşü yaşanıyor.. Türkiye’de kar ve kayak denince ilk akla gelen yer olan Uludağ’da okulların tatil olmasıyla birlikte adeta cümbüş yaşanıyor. 15 günlük sömestr tatilini fırsat bilen Türkiye’nin bir çok ilinden öğrenci turlarla Uludağ’a akın etti. Zirveya akın edenlerin kimisi boardla kimisi poşetle kayıyor, düşenler, sosyal medya uğruna soğuktan donmayı göze alanlar bile var Turların sunduğu uygun fiyatları kaçırmayan öğrenciler Uludağ’a geldiklerinde ise yüksek fiyatlı ürünler karşısında çaresizlik yaşıyor. Türkiye’nin en büyük kış turizm merkezi Uludağ, yarıyıl tatilinde öğrenciler ve ailelerin akınına uğradı. 8 bin 500 yatak kapasitesine sahip 20 otel ve kamuya ait 7 misafirhanede doluluk oranı yüzde 90’a ulaştı. Kar kalınlığının 78 santimetre olarak ölçüldüğü bölgede kayak pistleri yerli ve yabancı turistlerle dolup taştı, pistlerde adeta bir kış şenliği yaşanıyor Hava sıcaklığının gündüz en yüksek 1 derece, gece ise -11 dereceye kadar düştüğü Uludağ’da Öğrenciler ve aileler pistlerde kayak, snowboard ve kayak keyfi yaparken, bazı günü birlikçilerde poşet ve yanlarında getirdikleri kızaklarla karın tadını çıkarıyor. Uludağ’da sömestr dönemi için otellerde gecelik fiyatlar 42 bin TL’ye kadar çıkarken, erken rezervasyon yapanlar avantajlı paketlerden yararlanabiliyor. Yoğun talep nedeniyle birçok otelde yer bulmak çok zor. Kamu misafirhanelerinde ise kişi başı konaklama ücretleri kahvaltı ve akşam yemeği dâhil 2 bin 500 TL’den başlıyor. Sömestr tatilinde öğrencilerin ve ailelerin gözde adresi olan Uludağ’da yaşanan yoğunluk en çok telesiyejlerde kendini gösterdi. Sömestr tatilini fırsat bilen binlerce kayak sever, zirveye çıkabilmek için telesiyejler önünde uzun süre sıra bekledi. Telesiyejlerde yaşanan yoğunluğa rağmen tatilciler, kar ve güneşin tadını çıkarmaya devam ederken, yetkililer yoğun saatlerde dikkatli olunması yönünde uyarılarda bulundu. Hafta sonu güneşli havanın hakim olduğu Uludağ’da önümüzdeki haftada kar yağışı bekleniyor. İstanbul’dan tatil günübirlik Uludağ’a gelip fotoğraf çektiren bir gurup genç, hazırlıksız geldiklerini itiraf edip eksi 7 derecede çok üşüdüklerini söyledi. İlk defa kayak ve snowboard yapan gençler de düşe kalka öğrendiklerini ifade ettiler.
BUÜ’lü hemşirelerin uluslararası bilimsel yayın başarısı
17 Ocak 2026 Cumartesi - 11:47 BUÜ’lü hemşirelerin uluslararası bilimsel yayın başarısı Uluslararası Q1 kategorisindeki dergilerde makaleleri yayımlanan Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Hastanesinde görev yapan hemşireler, hastane yönetimi tarafından düzenlenen törenle ödüllendirildi. BUÜ Hastanesinde görev yapan hemşireler, sağlık hizmetindeki yoğun mesailerini akademik başarılarla taçlandırarak bilim dünyasına önemli katkılar sunmaya devam ediyor. Kendi alanlarında 2025 yılı içerisinde dünyanın en saygın yayınları arasında kabul edilen uluslararası Q1 kategorisindeki dergilerde makaleleri yayımlanan hemşireler, hastane yönetimi tarafından düzenlenen törenle ödüllendirildi. Bilimin ışığında akademik gelişime tam destek Hastane Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam ve Başhemşire Uzm. Hemşire Fatma Düzgün, bilimsel çalışmalarıyla fark oluşturan sağlık profesyonellerine teşekkür belgelerini takdim ederek, akademik gelişimin sağlık hizmet kalitesi üzerindeki kritik önemine vurgu yaptılar. Prof. Dr. Halil Sağlam, bilimin ışığında ilerleyen tüm hemşirelerin gelişimine yönelik desteklerin artarak devam edeceğini belirterek bu başarının tüm sağlık camiası için gurur verici olduğunu ifade etti. Hemşirelerin bilimsel çalışmaları dünya litaratüründe Enfeksiyon Kontrol Komitesi’nden Uzm. Hemşire Gül Çalışkan, antibiyotik direnci ve enfeksiyon yönetimi üzerine hazırladığı kritik çalışmasıyla Eylül 2025’te dünyaca ünlü Scientific Reports dergisinde yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Kemoterapi Ünitesi Sorumlu Hemşiresi Saliha Macun ise onkoloji hastalarında kanülasyon işlemlerinin ağrı ve hasta memnuniyeti üzerindeki etkisini inceleyen araştırmasını Mart 2025’te Almanya merkezli prestijli bir yayında bilim dünyasıyla paylaştı. Diyabet ve iç hastalıkları alanında da ses getiren çalışmalara imza atan İç Hastalıkları Başhemşiresi Uzm. Hemşire Semure Zengi, Klinik Sorumlu Hemşiresi Uzm. Hemşire Suzan Adalı ve Diyabet Eğitim Hemşiresi Hülya Ek, pandeminin diyabetik ayak hastaları üzerindeki etkilerini inceleyen kapsamlı araştırmalarını Ağustos 2025’te Journal of Clinical Medicine dergisinde yayımladı. Son olarak Genel Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesi’nden Uzm. Hemşire Dilan Ayhan, yoğun bakımda el hijyeni eğitimine yönelik hazırladığı randomize kontrollü çalışmasıyla Kasım 2025’te Nursing in Critical Care dergisinde yer alarak hastanenin akademik başarı tablosuna yeni bir halka ekledi.
Tıkla, paylaş vicdanın rahatlasın
17 Ocak 2026 Cumartesi - 11:14 Tıkla, paylaş vicdanın rahatlasın Türk Dil Kurumu (TDK), 300 bin vatandaşın katılımıyla Türkiye’de 2025 yılının kelimesinin "dijital vicdan" olarak seçildiğini duyurdu. Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, "Sosyal medyada paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireyler, insani görevlerini yerine getirdiklerini hissediyor. Oysa vicdan, kişinin kendi davranışları hakkında ahlaki bir yargıda bulunmasını sağlayan güçtür" dedi. Türk Dil Kurumu (TDK), 300 bin vatandaşın katılımıyla yaptığı oylama sonucunda 2025 yılının kelimesini "dijital vicdan" olarak belirledi. Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, kavramın çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı yeni ve çoğu zaman yanıltıcı işlevi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tıklayarak vicdanını rahatlattığını zannediyorsun İnsanların gerçek hayatta sorumluluk almadıkları ya da almak istemedikleri konularda sosyal medya platformlarındaki paylaşım ve beğeniler ile vicdanlarını rahatlatma eğilimine girdiklerini vurgulayan Doç. Dr. Dursun Boz, "Bu durum vicdanı tıklanabilir bir duruma getirmektedir. Paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireyler "tıklama" aracılığıyla insani görevlerini yerine getirdiğini hissetmektedir. Halbuki vicdan; kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlâk değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç olarak tanımlanmaktadır" dedi. "Gazze ve Doğu Türkistan’daki dramları ile ilgili paylaşımları beğenmek sorumluluktan uzak tutmaktadır" Boz, "dijital vicdan" kavramının çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı bu yeni, çoğu zaman yanıltıcı işlevi anlatan gerekli bir kavram olarak dilimizde yerini aldığını ifade ederek, "Mesela Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun önünde gerçekleşen insanlık dramlarında, ilgili konunun sosyal medya içeriğini beğenmek ve hatta bu durumlar için ’içerik üretmek’, o olayın gerçekliğini bozarak bireyde sanal bir vicdani rahatlamaya yol açmaktadır. Sosyal ve bireysel sorumluluktan uzak tutmaktadır. Dijital vicdan, insanları somut gerçekler karşısında somut çözümler üretmekten alıkoyarak sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olmaktadır" dedi. "Vicdan, bir eyleme dönüşmekten çıkarak sembolik bir ifade halini almaktadır" Geleneksel olarak vicdanın, insanların ahlaki bilinçlerini ve doğru ile yanlış arasındaki farkı ayırt etme kabiliyetini temsil ettiğini aktaran Dursun Boz, "Dijital vicdan sayesinde, bireylerin ve kuruluşların dijital platformlar ve çevrimiçi alanlardaki faaliyetlerinde etik sorumluluğu göz önünde bulundurması gerekiyor" diye konuştu. Dijital vicdan kavramı, ile dijitalleşme döneminde etik sorumlulukların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Boz, "Dijital vicdan ile insanları "şimdi ne yapmam gerekir" sorusuyla baş başa bırakan bir konuya değiniliyor. Bir şey icra etmek yerine bir gösterim yapmanın yeterli olduğu, fakat yine de iç huzurumuzu sağladığımız bir durumdur. Dijital vicdan açısından bakıldığında vicdan, bir eyleme dönüşmekten çıkarak sembolik bir ifade halini almaktadır. Hareket geri planda kalıyor, sorumluluk yok oluyor; geride yalnızca bir tıklamayla hem vicdanı rahatlatan hem de diğerlerini yargılamaya yarayan bir dijital etik kalmaktadır" diye konuştu. Doç. Dr. Dursun Boz, sosyal medyada dijital vicdanı nasıl kullanmak gerektiğine ilişkin de şu önerilerde bulundu: "Paylaşım yapmadan önce kaynağını doğrulamalıyız. Gereksiz uygulama izinleri iptal edilmeli. Yapay zekâ içerikleri şeffaf bir şekilde paylaşılmalı. Ekranın arkasında gerçek insanların olduğunu unutmamalıyız. Linç kültürü ve psikolojik baskıya karşı empati ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeliyiz."