Yerel Haberler
Bursa
Osmangazi Belediyesi 19 Mayıs coşkusunu tenis kortlarına taşıdı 17 Mayıs 2026 Pazar - 13:24:46 Osmangazi Belediyesi tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen tenis turnuvası, Bursa’daki genç sporcuların katılımıyla başladı. Bursa genelindeki 16 farklı kulüpten 15-20 yaş arası 34 erkek ve 14 kız sporcunun katıldığı "19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Tenis Turnuvası", gençleri hem sporla buluşturmayı hem de 19 Mayıs ruhunu yaşatmayı amaçlıyor. Ertuğrul Sağlam Spor Tesisleri’nde 16-17 Mayıs tarihlerinde eleme maçları oynanacak turnuvada, finale kalan sporcular 19 Mayıs’ta düzenlenecek final müsabakalarında dereceye girebilmek için ter dökecek. Turnuva boyunca sporcular, teknik becerilerini sergilerken aynı zamanda centilmenlik ve fair-play ruhu içinde mücadele ediyor. Üç gün sürecek müsabakaların sonunda birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü olan sporcular kupa ve madalya ile ödüllendirilecek ödüller 19 Mayıs’ta düzenlenecek törenle takdim edilecek. "Turnuvaya 48 genç sporcu kazanmak için ter dökecek" Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Tenis Turnuvası düzenlendiğini ifade eden Osmangazi Belediyesi Tenis Branşı Koordinatörü Nazif Cesur, "Turnuvaya Bursa genelinden 15-20 yaş arasındaki 48 genç sporcu katıldı. Toplamda 34 erkek, 14 kız sporcu 3 gün boyunca turnuvada kazanmak için ter dökecek. Turnuva eleme usulüyle düzenleniyor. Turnuvada birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü olan sporculara kupaları 19 Mayıs’ta düzenlenen törenle verilecek" şeklinde konuştu. Osmangazi Belediyesi’nin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na özel olarak düzenlediği tenis turnuvasına katılan genç sporcular, organizasyonda yer almaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:16 Bursa Erkek Liseliler, 143. pilav gününde buluştu ’Bursa Mektebi Sultanisi’ adıyla Sultan 2. Abdülhamid tarafından yaptırılan Bursa Anadolu Erkek Lisesi’nden mezun olanlar, 143’üncü Pilav Günü’nde eski günleri yâd etti. Yıllar sonra aynı okulun çatısı altında buluşan mezunlar hasretle bir birine sarılırken, yüzlerindeki tebessüm ise herkesi mutlu etti. Bursa Anadolu Erkek Lisesi Okulu ve Bursa Erkek Lisesi Mezunlar Derneği (BELDER) işbirliğiyle düzenlenen pilav günü etkinliği yoğun bir katılımla gerçekleşti. Türkiye’nin önemli siyasetçi ve sanatçılarını yetiştiren okulun mezunları, dün gibi yaşadıkları hatıralarına bir fotoğraf karesi daha ekledi. Salondaki mezunlara ve okumakta olan öğrencilere seslenen Okul Müdürü Şahin Boztepe, Bursa Erkek Lisesi’nin, 143 yıldır yetiştirdiği öğrencilerle Türkiye’nin kalkınmasında, yönetilmesinde, ekonomisinde, sanatın ve sporun gelişmesinde her zaman söz sahibi olduğunu söyledi. Pilav günü etkinliğine katılım sağlayan mezunlara teşekkürlerini ileten Boztepe, "Eğitim camiasında ulu bir çınar olan lisemiz, Sait Faik’in ilk öyküsüne, Reşat Nuri’nin Çalıkuşu’na, Orhan Şaik Gökay’ın şiirlerine ilham kaynağı olmuş, ülke yönetiminde, yerel yönetimlerde söz sahibi olan siyasetçi ve bürokratların, sanat ve bilimde iz bırakmış duayenlerin de beşiği olmuştur. Okul yönetimi olarak bugüne kadar büyük titizlikle taşınmış bu emaneti korumak ve kendilerinden sonrakilere aynı hassasiyetle devretmek için gayret ediyoruz. Bursa Erkek Lisesi, öğrenci merkezli anlayışıyla, ortak akılla alınan kararlarla, akademik ve psikolojik desteklerini alarak, bir okul değil yuva olma bilinciyle, araştırmacı, özgüveni yüksek, aklın ve bilimin ışığından sapmayan, milli ve manevi değerlere bağlı, gücünü şanlı mazisinden alarak geleceğe hazırlanan gençlerin yuvasıdır" dedi. Okulun en genç öğrencisi olarak konuşma yapan Bekir Berk de 2. Abdülhamid gibi eğitime büyük önem veren bir hükümdarın devrinde kurulan, köklü okulun koridorlarında Cumhuriyet’in ilk yıllarındayken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de yürüdüğünü dile getirdi. Bir milletin geleceğini değiştiren, büyük liderlerin iz bıraktığı koridorlarda bugün kendisinin ve arkadaşlarının yürüyor olmasının, tarifsiz bir gurur yaşattığını aktaran Berk, "Böyle bir okulda okumak sadece eğitim almak değil, büyük bir tarihin ve mirasın parçası olmak demek. Aramızda 50 yıl önce mezun olmuş büyüklerimiz var, farklı dönemler, farklı hayatlar, farklı hikayeler ama hepsini yeniden aynı avluda buluşturan bir şey var. Bu okulun, o insanlarda bıraktığı aidiyet duygusu" diye konuştu. Konuşmaların ardından 60 yıl önce liseden mezun olan kişiye onur belgesi verildi. Törende bazı mezunlar söz hakkı alarak davetlilerle geçmişte yaşadığı hatıraları paylaştı. Daha sonra törene katılan davetliler ile mezunlar okulda pilav yedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:05 Bursa Erkek Liseliler, 143. pilav gününde buluştu ’Bursa Mektebi Sultanisi’ adıyla Sultan Abdülhamid tarafından yaptırılan Bursa Anadolu Erkek Lisesi’nden mezun olanlar, 143’üncü Pilav Günü’nde eski günleri yad etti. Yıllar sonra aynı okulun çatısı altında buluşan mezunlar hasretle bir birine sarılırken, yüzlerindeki tebessüm ise herkesi mutlu etti. Bursa Anadolu Erkek Lisesi Okulu ve Bursa Erkek Lisesi Mezunlar Derneği (BELDER) işbirliğiyle düzenlenen pilav günü etkinliği yoğun bir katılımla gerçekleşti. Türkiye’nin önemli siyasetçi ve sanatçılarını yetiştiren okulun mezunları, dün gibi yaşadıkları hatıralarına bir fotoğraf karesi daha ekledi. Salondaki mezunlara ve okumakta olan öğrencilere seslenen Okul Müdürü Şahin Boztepe, Bursa Erkek Lisesi’nin, 143 yıldır yetiştirdiği öğrencilerle Türkiye’nin kalkınmasında, yönetilmesinde, ekonomisinde, sanatın ve sporun gelişmesinde her zaman söz sahibi olduğunu söyledi. Pilav günü etkinliğine katılım sağlayan mezunlara teşekkürlerini ileten Boztepe, "Eğitim camiasında ulu bir çınar olan lisemiz, Sait Faik’in ilk öyküsüne, Reşat Nuri’nin Çalıkuşu’na, Orhan Şaik Gökay’ın şiirlerine ilham kaynağı olmuş, ülke yönetiminde, yerel yönetimlerde söz sahibi olan siyasetçi ve bürokratların, sanat ve bilimde iz bırakmış duayenlerin de beşiği olmuştur. Okul yönetimi olarak bugüne kadar büyük titizlikle taşınmış bu emaneti korumak ve kendilerinden sonrakilere aynı hassasiyetle devretmek için gayret ediyoruz. Bursa Erkek Lisesi, öğrenci merkezli anlayışıyla, ortak akılla alınan kararlarla, akademik ve psikolojik desteklerini alarak, bir okul değil yuva olma bilinciyle, araştırmacı, özgüveni yüksek, aklın ve bilimin ışığından sapmayan, milli ve manevi değerlere bağlı, gücünü şanlı mazisinden alarak geleceğe hazırlanan gençlerin yuvasıdır" dedi. Okulun en genç öğrencisi olarak konuşma yapan Bekir Berk de 2. Abdülhamid gibi eğitime büyük önem veren bir hükümdarın devrinde kurulan, köklü okulun koridorlarında Cumhuriyetin ilk yıllarındayken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de yürüdüğünü dile getirdi. Bir milletin geleceğini değiştiren, büyük liderlerin iz bıraktığı koridorlarda bugün kendisinin ve arkadaşlarının yürüyor olmasının, tarifsiz bir gurur yaşattığını aktaran Berk, "Böyle bir okulda okumak sadece eğitim almak değil, büyük bir tarihin ve mirasın parçası olmak demek. Aramızda 50 yıl önce mezun olmuş büyüklerimiz var, farklı dönemler, farklı hayatlar, farklı hikayeler ama hepsini yeniden aynı avluda buluşturan bir şey var. Bu okulun, o insanlarda bıraktığı aidiyet duygusu" diye konuştu. Konuşmaların ardından 60 yıl önce liseden mezun olan kişiye onur belgesi verildi. Törende bazı mezunlar söz hakkı alarak davetlilerle geçmişte yaşadığı hatıraları paylaştı. Daha sonra törene katılan davetliler ile mezunlar okulda pilav yedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:05 Bursa’da feci kaza: Motosiklet tutkunu sanatçı hayatını kaybetti, oğlu ağır yaralandı Bursa’da Orhaneli yolunda otomobilin çarptığı motosikletin sürücüsü profesyonel seslendirme sanatçısı Ali Bilensir hayatını kaybetti, yanında bulunan 12 yaşındaki oğlu ağır yaralandı. Kaza, saat 08.30 sıralarında Doğancı Mahallesi’nde bulunan Doğancı Tüneli’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Bilal Ç. yönetimindeki 16 BEZ 897 plakalı otomobil, aynı yönde seyir halinde olan Ali Bilensir idaresindeki 16 BRL 633 plakalı motosiklete henüz bilinmeyen bir nedenle çarptı. Şiddetli çarpmanın etkisiyle motosiklet metrelerce savrulurken, baba ve oğlu yola savruldu. Kazayı gören diğer sürücüler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde motosiklet sürücüsü Ali Bilensir’in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Motosiklette yolcu olarak bulunan oğlu C.B. (12) ise kazada ağır yaralandı. Ayağında kırık olduğu öğrenilen çocuk, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla Uludağ Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Hayatını kaybeden Ali Bilensir’in profesyonel seslendirme sanatçısı olduğu öğrenilirken, sabah saatlerinde Bursa’da düzenlenecek motosiklet buluşmasına katılmak üzere yola çıktığı belirtildi. Acı haberin ardından yakınları ve motosiklet camiası büyük üzüntü yaşadı. Kaza nedeniyle tünelde trafik bir süre kontrollü olarak sağlanırken, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Ali Bilensir’in cenazesi otopsi işlemleri için Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Kazayla ilgili adli tahkikat sürüyor.
BUÜ’lü hemşirelerin uluslararası bilimsel yayın başarısı
17 Ocak 2026 Cumartesi - 11:47 BUÜ’lü hemşirelerin uluslararası bilimsel yayın başarısı Uluslararası Q1 kategorisindeki dergilerde makaleleri yayımlanan Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Hastanesinde görev yapan hemşireler, hastane yönetimi tarafından düzenlenen törenle ödüllendirildi. BUÜ Hastanesinde görev yapan hemşireler, sağlık hizmetindeki yoğun mesailerini akademik başarılarla taçlandırarak bilim dünyasına önemli katkılar sunmaya devam ediyor. Kendi alanlarında 2025 yılı içerisinde dünyanın en saygın yayınları arasında kabul edilen uluslararası Q1 kategorisindeki dergilerde makaleleri yayımlanan hemşireler, hastane yönetimi tarafından düzenlenen törenle ödüllendirildi. Bilimin ışığında akademik gelişime tam destek Hastane Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam ve Başhemşire Uzm. Hemşire Fatma Düzgün, bilimsel çalışmalarıyla fark oluşturan sağlık profesyonellerine teşekkür belgelerini takdim ederek, akademik gelişimin sağlık hizmet kalitesi üzerindeki kritik önemine vurgu yaptılar. Prof. Dr. Halil Sağlam, bilimin ışığında ilerleyen tüm hemşirelerin gelişimine yönelik desteklerin artarak devam edeceğini belirterek bu başarının tüm sağlık camiası için gurur verici olduğunu ifade etti. Hemşirelerin bilimsel çalışmaları dünya litaratüründe Enfeksiyon Kontrol Komitesi’nden Uzm. Hemşire Gül Çalışkan, antibiyotik direnci ve enfeksiyon yönetimi üzerine hazırladığı kritik çalışmasıyla Eylül 2025’te dünyaca ünlü Scientific Reports dergisinde yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Kemoterapi Ünitesi Sorumlu Hemşiresi Saliha Macun ise onkoloji hastalarında kanülasyon işlemlerinin ağrı ve hasta memnuniyeti üzerindeki etkisini inceleyen araştırmasını Mart 2025’te Almanya merkezli prestijli bir yayında bilim dünyasıyla paylaştı. Diyabet ve iç hastalıkları alanında da ses getiren çalışmalara imza atan İç Hastalıkları Başhemşiresi Uzm. Hemşire Semure Zengi, Klinik Sorumlu Hemşiresi Uzm. Hemşire Suzan Adalı ve Diyabet Eğitim Hemşiresi Hülya Ek, pandeminin diyabetik ayak hastaları üzerindeki etkilerini inceleyen kapsamlı araştırmalarını Ağustos 2025’te Journal of Clinical Medicine dergisinde yayımladı. Son olarak Genel Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesi’nden Uzm. Hemşire Dilan Ayhan, yoğun bakımda el hijyeni eğitimine yönelik hazırladığı randomize kontrollü çalışmasıyla Kasım 2025’te Nursing in Critical Care dergisinde yer alarak hastanenin akademik başarı tablosuna yeni bir halka ekledi.
Tıkla, paylaş vicdanın rahatlasın
17 Ocak 2026 Cumartesi - 11:14 Tıkla, paylaş vicdanın rahatlasın Türk Dil Kurumu (TDK), 300 bin vatandaşın katılımıyla Türkiye’de 2025 yılının kelimesinin "dijital vicdan" olarak seçildiğini duyurdu. Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, "Sosyal medyada paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireyler, insani görevlerini yerine getirdiklerini hissediyor. Oysa vicdan, kişinin kendi davranışları hakkında ahlaki bir yargıda bulunmasını sağlayan güçtür" dedi. Türk Dil Kurumu (TDK), 300 bin vatandaşın katılımıyla yaptığı oylama sonucunda 2025 yılının kelimesini "dijital vicdan" olarak belirledi. Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, kavramın çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı yeni ve çoğu zaman yanıltıcı işlevi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tıklayarak vicdanını rahatlattığını zannediyorsun İnsanların gerçek hayatta sorumluluk almadıkları ya da almak istemedikleri konularda sosyal medya platformlarındaki paylaşım ve beğeniler ile vicdanlarını rahatlatma eğilimine girdiklerini vurgulayan Doç. Dr. Dursun Boz, "Bu durum vicdanı tıklanabilir bir duruma getirmektedir. Paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireyler "tıklama" aracılığıyla insani görevlerini yerine getirdiğini hissetmektedir. Halbuki vicdan; kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlâk değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç olarak tanımlanmaktadır" dedi. "Gazze ve Doğu Türkistan’daki dramları ile ilgili paylaşımları beğenmek sorumluluktan uzak tutmaktadır" Boz, "dijital vicdan" kavramının çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı bu yeni, çoğu zaman yanıltıcı işlevi anlatan gerekli bir kavram olarak dilimizde yerini aldığını ifade ederek, "Mesela Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun önünde gerçekleşen insanlık dramlarında, ilgili konunun sosyal medya içeriğini beğenmek ve hatta bu durumlar için ’içerik üretmek’, o olayın gerçekliğini bozarak bireyde sanal bir vicdani rahatlamaya yol açmaktadır. Sosyal ve bireysel sorumluluktan uzak tutmaktadır. Dijital vicdan, insanları somut gerçekler karşısında somut çözümler üretmekten alıkoyarak sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olmaktadır" dedi. "Vicdan, bir eyleme dönüşmekten çıkarak sembolik bir ifade halini almaktadır" Geleneksel olarak vicdanın, insanların ahlaki bilinçlerini ve doğru ile yanlış arasındaki farkı ayırt etme kabiliyetini temsil ettiğini aktaran Dursun Boz, "Dijital vicdan sayesinde, bireylerin ve kuruluşların dijital platformlar ve çevrimiçi alanlardaki faaliyetlerinde etik sorumluluğu göz önünde bulundurması gerekiyor" diye konuştu. Dijital vicdan kavramı, ile dijitalleşme döneminde etik sorumlulukların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Boz, "Dijital vicdan ile insanları "şimdi ne yapmam gerekir" sorusuyla baş başa bırakan bir konuya değiniliyor. Bir şey icra etmek yerine bir gösterim yapmanın yeterli olduğu, fakat yine de iç huzurumuzu sağladığımız bir durumdur. Dijital vicdan açısından bakıldığında vicdan, bir eyleme dönüşmekten çıkarak sembolik bir ifade halini almaktadır. Hareket geri planda kalıyor, sorumluluk yok oluyor; geride yalnızca bir tıklamayla hem vicdanı rahatlatan hem de diğerlerini yargılamaya yarayan bir dijital etik kalmaktadır" diye konuştu. Doç. Dr. Dursun Boz, sosyal medyada dijital vicdanı nasıl kullanmak gerektiğine ilişkin de şu önerilerde bulundu: "Paylaşım yapmadan önce kaynağını doğrulamalıyız. Gereksiz uygulama izinleri iptal edilmeli. Yapay zekâ içerikleri şeffaf bir şekilde paylaşılmalı. Ekranın arkasında gerçek insanların olduğunu unutmamalıyız. Linç kültürü ve psikolojik baskıya karşı empati ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeliyiz."
Kestel ve Gürsu’da fabrikalar artık zehir saçmayacak
17 Ocak 2026 Cumartesi - 10:04 Kestel ve Gürsu’da fabrikalar artık zehir saçmayacak Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, ilçenin en büyük sorunlarından biri olan fabrikaların oluşturduğu hava kirliliğinin çözümü için Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi’nde hidrojenli hibrit filtrasyon sisteminin bu ay kurulacağını ve diğer OSB’ler için de harekete geçeceklerini söyledi. Başkan Erol, sistemin başarılı olması durumunda Türkiye’de ilk olarak diğer ilçelere ve illere örnek olacağına dikkat çekti. Bursa’nın Kestel ilçesinde hava kirliliğiyle mücadele kapsamında önemli adımlar atılıyor. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, ilçede yaşayan vatandaşların büyük bölümünün en önemli sorun olarak hava kirliliğini dile getirdiğini belirterek, bu sorunun çözümü için somut adımlar atıldığını söyledi. Göreve geldikleri günden itibaren hava kirliliğiyle mücadeleyi öncelik haline getirdiklerini ifade eden Başkan Erol, "Bu iş çözülene kadar arkasında olacağımızı söyledik. Geldiğimiz noktada sanayicilerimizin de çözüm sürecine paydaş olmaya başladığını görüyoruz. 2025 yılında çevreyle ilgili en büyük cezaların yazıldığı bir dönem yaşadık. 2026 yılında ise yeni bir sistem kuruyoruz" dedi. Yeşil Çevre Kooperatifi öncülüğünde, Bursa Valiliği’nin koordinasyonunda bir çalışma yürütüldüğünü kaydeden Erol, "Bursa Valisi Erol Ayyıldız önderliğinde yürütülen çalışmalar sonucu, bu ay içerisinde Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi’nde hidrojenli hibrit bir filtrasyon sistemi kurulacak. Daha önce prototipini denedik ve olumlu sonuçlar aldık. Şimdi fabrikanın üretim prosesine uygun şekilde hazırlanan proje hayata geçirilecek" diye konuştu. Kestel ilçesindeki bütün OSB’lerdeki fabrika bacaları bu sistemi kullanacak Sistemin başarılı olması halinde Türkiye’de ilk olacağını vurgulayan Başkan Erol, "Bu çalışma önce Kestel’de, ardından Bursa’da ve sonrasında Türkiye genelinde örnek olacak. Kestel’de yaklaşık 80’e yakın boya bacası bulunuyor. Bursa genelinde ise bu sayı 900’e yaklaşıyor. Sistem başarılı olursa bakanlık nezdinde yönetmeliğe alınması için girişimlerde bulunacağız. Filtrasyon sistemlerinin organize sanayi bölgeleri üzerinden kurulacak. Organize sanayi bölgeleri kendi yönetimleri üzerinden sorumluluk alacak. Kestel OSB’de yaklaşık 20, Barakfa OSB’de 30’un üzerinde, Uludağ OSB’de ise 20’nin üzerinde baca bulunuyor. Yakın zamanda bu konuda somut adımların net şekilde görüleceğini düşünüyoruz" dedi.
Uludağ’ın fındığı destek bekliyor
17 Ocak 2026 Cumartesi - 09:54 Uludağ’ın fındığı destek bekliyor Bursa’da Uludağ eteklerinde üretilen fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede 30 bin dekarda yetiştiriciliği yapılan cevizi geçeği vurgulandı. Tarımsal üretim ve bitkisel ürün çeşitliliği ile önde gelen Bursa’da Karadeniz fındığı kalitesinde yıllardır fındık üretiliyor. Uludağ eteklerinde yetiştirilen fındıklar, hasat edildikten sonra Trabzon’dan bile talep görüyor ve Karadenizli tüccarlar gelip ürün alıyor. İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, yaptığı açıklamada, İnegöl’de 300 bin dekar tarım arazisi bulunduğunu belirterek, yarısından fazlasında sulu tarım yapıldığını anlattı. Birçok ilçede 3-4 ürünle bitkisel üretim yapılırken İnegöl’deki ürün çeşitliliğinin 80’in üzerinde olduğuna dikkati çeken Sezai Çelik, bunun da bölge çiftçisinin elini güçlendirdiğini kaydetti. Son yıllarda ilçede ceviz yetiştiriciliğinin arttığını ve henüz tam verime ulaşmayan genç bahçelerle birlikte üretim alanının 30 bin dekara ulaştığını dile getiren Çelik, şöyle konuştu: "İnegöl’ün Uludağ etekleri bölümünde fındık uzun yıllardır üretiliyor. Yaklaşık 4 bin dekarda fındık üretimi yapılıyor. Fındık üreticileri genellikle fındık fiyatlarından memnun. Yıllardır ülkede alternatif ürünlerden bahsediliyor. Bizim bölge alternatif ürün için fındık açısından son derece uygun. Çiftçiyi kırsalda tutmamız gerekiyorsa, alternatif ürün önemliyse Karadeniz’de fındığa verilen desteğin İnegöl’de de olmasını istiyoruz." İnegöl’de fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede cevizi geçeğini vurgulayan Çelik, "Uludağ etekleri ve Bilecik’in yamaçlarındaki fındık kalitesi Karadeniz fındığından az değildir. Sofralık çok lezzetli fındığımız oluyor." dedi.