Yerel Haberler
Bursa
Milli voleybolcu Kübra Akman’a öğrencilerden sevgi seli 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:09:05 Sultanlar Ligi’nde forma giyen milli voleybolcu Kübra Akman, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftası kapsamında Bursa’da öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilerin büyük bir coşku ve yoğun ilgiyle karşıladığı milli sporcu, profesyonel spor yaşamına dair deneyimlerini öğrencilerle paylaşırken sporun yalnızca fiziksel başarı değil; disiplin, takım ruhu ve kararlılık olduğunu vurguladı. Gerçekleşen buluşmada, voleybola 12 yaşında başladığını ifade eden Akman, başarıya giden yolda çok çalışmanın en önemli unsur olduğuna dikkat çekti. Profesyonel sporculuğun yalnızca fiziksel avantajlarla şekillenmediğini belirten milli sporcu Akman, "Uzun boylu olmak tek başına avantaj değil. Çok çalışmak, hızlı olmak ve kendini geliştirmek en önemli nokta. Kısa boylu olabilirsiniz ama çok başarılı bir sporcu olabilirsiniz" sözleriyle öğrencilere ilham verdi. Sporun yalnızca bireysel başarıdan ibaret olmadığını vurgulayan Kübra Akman, takım ruhunun ve arkadaşlıkların başarıdaki önemine de değindi. Akman, "Güzel arkadaşlıkların olduğu yerde yapamayacağınız hiçbir şey yok. Bazen sizin yapamayacağınızı düşündüğünüz bir şeyi arkadaşınız size yeniden inandırır. Sporda hiçbir şey tamamen tek başına başarılmaz. O gün antrenmanda takım arkadaşınız sizi motive etmezse, ertesi gün sahada aynı performansı göstermeniz çok zor olur" ifadelerini kullandı. Profesyonel sporculuk hayatının perde arkasına dair samimi paylaşımlarda da bulunan Akman, bazı maç dönemlerinde rutinlerini hiç bozmadığını, hatta kimi zaman her akşam aynı yemeği tercih ettiğini belirterek yüksek performans sporunda disiplinin günlük yaşamın her alanına yansıdığını ifade etti. Sporun Şahin’i ödülü verildi Program sonunda Kübra Akman’a Şahinkaya Eğitim Kurumları tarafından "Sporun Şahini" ödülü takdim edildi. Şahinkaya kız voleybol takımlarıyla bir araya gelen milli sporcu, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirirken salonda büyük bir coşku yaşandı. Şahinkaya Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dilay Şahinkaya ise yaptığı açıklamada, "19 Mayıs, yalnızca bir bayram değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe duyduğu güvenin ve inancın en güçlü simgelerinden biridir. Bizler de Atatürk’ün inandığı gençliğin kanatlarında daha yükseğe uçma arzusuyla çalışıyoruz. Bu anlamlı haftada ülkemizi uluslararası arenada başarıyla temsil eden önemli bir sporcu olan Kübra Akman’ı öğrencilerimizle buluşturmak bizim için son derece kıymetli" ifadelerini kullandı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:51 Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı’dan 19 Mayıs mesajı Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 107. yıl dönümü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Samsun’da tutuşturulan istiklal meşalesinin bugün genç girişimcilerin vizyonuyla dünyayı aydınlattığını belirten Başkan Matlı, güçlü Türkiye hedefine ancak yenilikçi ve cesur bir gençlikle ulaşılabileceğini ifade etti. Başkan Özer Matlı, mesajında şu değerlendirmelerde bulundu: "19 Mayıs, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük yolunda attığı en önemli adımlardan biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da yaktığı bağımsızlık meşalesi, bugün de gençlerimizin azmi ve vizyonuyla yolumuzu aydınlatmaktadır. Günümüzde ülkelerin gücü; üreten, araştıran ve teknolojiye yön veren gençlerle ölçülmektedir. Yapay zekadan tarıma, sanayiden girişimciliğe kadar her alanda yenilikçi fikirler geliştiren gençlerimiz, Türkiye’nin geleceğinin en büyük güvencesidir. Bursa Ticaret Borsası olarak gençlerimizi yalnızca geleceğin değil, bugünün de önemli bir parçası olarak görüyoruz. Onların enerjisini ve fikirlerini iş dünyasının tecrübesiyle buluşturacak her projeyi desteklemeye devam edeceğiz. Bu vesileyle, bağımsızlık mücadelemizin öncüsü Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarını derin bir şükran ve rahmetle anıyor; ülkemizin aydınlık yarınları olan tüm gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kutluyorum."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:54 Kardeş kentler Nilüfer’de buluştu Nilüfer Belediyesi’nin bu yıl 24’üncüsünü düzenlediği Nilüfer Uluslararası Spor Şenlikleri kapsamındaki Kardeş Kentler Turnuvası için gelen sporcular ve yöneticiler onuruna gala yemeği verildi. Nilüfer Belediyesi tarafından bu yıl 24’üncüsü gerçekleştirilen Nilüfer Uluslararası Spor Şenlikleri, farklı şehir ve ülkelerden gelen sporcuları Bursa’da buluşturmaya devam ediyor. Şenlik programı kapsamında düzenlenen Kardeş Kentler Turnuvası’na katılan sporcu, antrenör ve idari yöneticiler, Podyum Davet’te düzenlenen gala yemeğinde bir araya geldi. Geceye; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Gazimağusa Belediye Başkanı Süleyman Uluçay, Nilüfer Belediyespor Başkanı Muharrem Or, Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, kardeş kentlerin yöneticileri ve sporcuları katıldı. Başkan Şadi Özdemir’den dostluk ve barış mesajı Gecenin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, yaklaşık bir aydır devam eden şenlikler sayesinde ilçede tam bir spor şöleni yaşandığını vurguladı. 171 okuldan 20 bin öğrencinin 24 farklı branşta mücadele ettiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, turnuvanın sadece bir spor organizasyonu olmadığın altını çizdi. Genç sporcuların filenin iki yakasında aslında sınırları sildiğini ve yeni dostluk köprüleri kurduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Farklı kültürlerden gelen dostlarımızı aynı sofrada ağırlamak bizim için büyük bir mutluluk. Sahada kupalar ve madalyalar elbet kazanılır ancak kalıcı olan kardeşliktir. Kazanan hep dostluk ve barış olsun" dedi. Başkan Şadi Özdemir konuşmasında, 6 Şubat 2023 depreminde Adıyaman’daki Isias Otel’de hayatını kaybeden Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti Gazimağusa Türk Maarif Koleji’nin sporcularını da unutmadı. Başkan Şadi Özdemir, Beşevler Cimnastik Salonu’na "Şampiyon Melekler" isminin verileceğini ve bu adımla çocukların hatırasının sonsuza dek gençlerin koşup oynadığı bir spor tesisinde yaşatılacağını ifade etti. "Nilüfer Belediyesi her zaman yanımıza" Kardeş kent Gazimağusa’nın Belediye Başkanı Süleyman Uluçay ise konuşmasında, Nilüfer Belediyesi’nin gösterdiği bu vefalı duruşun kendileri için taşıdığı değeri aktardı. 2023 yılındaki depremde KKTC şampiyonu olan 14 yaşındaki voleybolcu çocukları kaybetmenin derin acısını hala yaşadıklarını belirten Uluçay, "Nilüfer Belediyesi, her zaman olduğu gibi bugün de kardeşlerinin acısını paylaşmak için yanımızda yer aldı. Bu, bizim için gerçekten çok kıymetli. Gösterilen misafirperverlik ve bu anlamlı jest için tüm Nilüfer halkına ve Belediye Başkanımıza teşekkür ederim" diye konuştu. Konuşmaların ardından sahne alan Nilüfer Halk Dansları ekibi, gösterisiyle salondaki konuklara keyifli anlar yaşattı. Gece, kardeş kentlerden gelen yöneticilere ve sporculara hediye takdim edilmesiyle sona erdi.
Kurulan her meyve bahçesinde "Bursa" imzası var
10 Ocak 2026 Cumartesi - 09:14 Kurulan her meyve bahçesinde "Bursa" imzası var Bursa’nın İnegöl ilçesine bağlı kırsal Cerrah Mahallesi’nin, yılda yaklaşık 15 milyon tohumdan anaç (aşılanmamış küçük fidan, çöğür) üretimiyle ülkede kurulan her bahçede imzası bulunuyor. Cerrah Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayram, Cerrah’ın uzun yıllardır tohum anaç yani çöğür üretttiğini belirterek, kooperatifin 2007 yılında kurulduğunu ve 2011’den bu yana profesyonel faaliyet yürüttüğünü anlattı. Bayram, 2011 yılına kadar 60 civarında ortakları bulunduğunu, ziraat mühendisi çalıştırma zorunluluğu ve kendilerine rakip olan doku kültürü laboratuvarlarındaki üretimin artmasıyla ortak sayılarının bugün 30’a gerilediğini kaydetti. Bugün 600 dönüm üzerinde çöğür ve fidan üretimi yapıldığını dile getiren Bayram, şöyle konuştu: "Fidanın başlangıcı çöğürdür. Tohum anaç yani çöğür olmadan fidan olmaz. 2025 yılını hesap edersek yaklaşık 15 milyon çöğür üretimimiz oldu. Ayrıca 3 milyona yakın elma anacı üretiyoruz. Bunun yanında tohum anacını üretirken fidanını da üretiriz dedik ve ona başladık. Kimisi sadece çöğür kimi de hem çöğür hem fidan üretiyor. İnegöl’ü Bursa’yı içine katarsak bölgeye yaklaşık 7 milyon da fidan üretimi var. Sadece Cerrah olarak 20 milyon civarında çöğür ve fidan üretiyoruz." Kayısı tohumu Tokat’tan, kiraz Düzce’den, armut Ardahan’dan Türkiye’de fidan üreten ya da üretecek herkesin Cerrah’ı bildiğine dikkati çeken Bayram, "En sağlıklı çöğür, fidan üretimi Marmara’da, Bursa’da, İnegöl’de oluyor" dedi. İnegöllü çöğür üreticilerinin tohumlar için ülkenin farklı yerlerine gittiğini aktaran Bayram, "Mesela armut için Ardahan’a giderler. Orada dağda ormanda yabani armut tohumlarını toplarlar. Kayısı Tokat ve Erzincan dağlarından getirilir. Zerdalidir yabani kayısı. Kiraz tohumunu Düzce bölgesinin köylerinden temin ediyoruz. Erik, Bursa ve civarında var. Tohumlar İnegöl’e getirilir ve süreç başlar" ifadesini kullandı. 15 yılda Azerbaycan’a milyonlarca fidan gönderildi Tohumların Cerrah’da bir yıl içinde çöğüre dönüştüğünü anlatan Bayram, "Tohum anacı en sağlıklı anaçtır, çöğürdür. Bunlarla kurulan bahçeler terbiye edilmesi gerekiyor ki verimli bahçe oluşsun. Bugün Türkiye’de kurulan her meyve bahçesinde, Azerbaycan’da kurulan bahçelerin önemli bölümünde Cerrah imzası var. Bizdeki çöğür olmadan bahçe kurulamaz" dedi. Bayram, Azerbaycan’ın yanı sıra Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ile Avvrupa, Ortadoğu ve Arap ülkelerine ihacatlarının olduğunu belirterek, "Azerbaycan son yıllarda meyvede büyük hamle yapıyor. 15 yıldır Azerbaycan’a milyonlarca çöğür ve fidan gönderildi. Oradaki bahçelerin büyük kısmı, Türkiye’den giden çöğür ve fidanlarla oluşturuldu" diye konuştu.
Yıldırım’a yeni kültür merkezleri inşa ediliyor
10 Ocak 2026 Cumartesi - 09:14 Yıldırım’a yeni kültür merkezleri inşa ediliyor Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, ilçede yeni kültür merkezlerini hayata geçireceklerini söyledi. Duaçınarı’nda 9 dönümlük alanda 900 kişilik kültür merkezi ve nikah salonunun ihalesi yapıldı. Yıldırım Medresesi Gençlik Merkezi olarak hizmet verecek, Setbaşı’ndaki Ermeni Kilisesi ise kültür merkezi olarak şehre kazandırılacak. Küreklidere Şelalesi’nin yanında da Çocuk Köyü Projesi hayata geçirilecek. Bursa’nın fethinin 700. yılına denk gelen 2026 yılında ilçede kültür ve sanat projelerine de hız vereceklerini aktaran Yılmaz, Duaçınarı’na 900 kişilik kültür ve nikah salonu açılacağını Setbaşı-Yeşil arasındaki Ermeni Kilisesinin de Setbaşı Kültür Merkezi olarak Bursa’ya kazandırılacağını duyurdu. 2025 yılında yapılan, 2026 yılında yapımı devam eden ve tamamlanacak olan projeleri İhlas Haber Ajansı Bursa Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş’e anlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünün 2026 yılına denk geldiğini bu sebeple ilçede kültür sanat işlerine ağırlık vereceklerinin altını çizdi. Yılmaz, "Biz de bu noktada kültür sanat sezonumuzu ‘Beylikten Cihan Devletine’ mottosuyla açmıştık ve güzel bir törenle birlikte programı gerçekleştirmiştik. Bu dönemde inşallah birçok kadim değerimizi ayağa kaldıracağız, Fevziye Parkı’nda olduğu gibi. Yeşil-Emirsultan aksında çok özel bir proje yarışması yapmıştık, burada inşallah kent kimliğine kazandıracağımız önemli bir iş olacak. Yine kentimizin birçok noktasında kadim değerlerimizi ayağa kaldırmaya devam ediyoruz. Yıldırım Medresesi inşallah çok güzel bir merkez olacak 2026 yılında. Burayı inşallah kullanıyor olacağız, hizmete açmış olacağız. Burayı daha ziyade bir gençlik merkezi gibi kullanmayı hedefliyoruz. Yine Yıldırım Kafe formatımızın olduğu, bir gençlik mekânı, ailelerin buluşma mekânı olacak bir merkez olacak burası inşallah. Çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hamdolsun, orası bizim ilk Yıldırım Kafe formatımız. Tabii ki orası büyük bir gençlik merkezi; kütüphanesi ve kapalı yüzme havuzu ile birlikte. Şimdi başka noktalarda da bu projemizi gerçekleştiriyoruz. İşte Yıldırım Medresesi böyle bir proje olacak inşallah. Önümüzde Darüşşafaka var, onunla da ilgili de ileride çalışacağız" dedi. 900 kişilik yeni kültür merkezi Duaçınarı’nın hemen yanı başında yapılacak nikah salonu ihalesinin yapıldığını belirten Oktay Yılmaz, "İnşallah Yıldırım’a 800-900 kişilik kapasitesi olan bir kültür merkezinin inşaatını gerçekleştireceğiz. İleride orası nikâh salonu ve bir ticaret merkezi olacak. Dolayısıyla Yıldırım için bir buluşma merkezi olacak. Duaçınarı’nın hemen yanı başında, biz de onun için Duaçınarı ismini kullandık. Yer altında 2 kat otoparkımız, ofisler, zemin katta kafeler, üst kısımlar iş merkezleri olacak. Başka bir kısmında da nikâh salonları ve sergi salonlarımız olacak inşallah. Duaçınarı Metro İstasyonu’ndan indiğinizde rahatlıkla gelebileceğiniz bir yer olacak burası. Birçok kültürel organizasyonumuzu da burada yapacağız çünkü artık Barış Manço Kültür Merkezi yetmiyor. Ciddi teveccühler var. Yaptığımız kültür programlarına, onları burada yapmayı hedefliyoruz" dedi. Ermeni kilisesi kültür sanat merkezi olacak Yine ilçe sınırları içerisinde kalan Setbaşı Mahallesindeki eski Ermeni Kilisesi’ni kültür merkezi olarak Bursa’ya kazandıracaklarını aktaran Yılmaz sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bir diğer projemiz de Setbaşı’nda. Geçtiğimiz dönem büyükşehir ile Setbaşı-Yeşil arasında cephe sağlıklaştırma işleri yapmıştık. Biz de Yıldırım Belediyesi olarak Kafeler Sokağı’nın sokak sağlıklaştırma işlerini yapmıştık. İyi bir karşılık bulmuştur. Yine bu sokakta bulunan Ermeni Kilisesi vardı, buranın kamulaştırmasını yaptık geçen dönem. Projelerini hazırladık ve şu anda orada ihalesini yaparak işe de başladık. Burası Setbaşı Sanat Merkezi olarak inşallah Bursa’mıza hizmet edecek. Burasını da 2026 sonuna kadar tamamlamayı hedefliyoruz. Güzel bir sanat merkezini de yine Bursalı hemşerilerimizle buluşturmuş olacağız."
"Gebelikte fiziksel değişimler, hastalık olarak algılanmamalı"
10 Ocak 2026 Cumartesi - 09:04 "Gebelikte fiziksel değişimler, hastalık olarak algılanmamalı" "Gebe okullarında verilen eğitim ve destekler, anne adaylarının gebelik sürecini bilinçli, güvenli ve kaygıdan uzak bir şekilde geçirmesine katkı sağlıyor" diyen Nev Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Tayfur Çift, gebe okulu hakkında açıklamalarda bulundu. Doç Tayfur Çift’e göre, "Gebelikte fiziksel değişimler, hastalık olarak algılanmamalı. Gebeler arası iletişim süreci kolaylaştırıyor. Psikolojik destek sürecin ayrılmaz bir parçası.Lohusalık döneminde destek hayati öneme sahip. Nev Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Tayfur Çift, gebe okullarının anne adaylarını bilinçlendirerek gebelik sürecinde yaşanabilecek komplikasyonların önüne geçilmesinde önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Gebelik sürecine hazırlığın yalnızca doğuma değil, gebeliğin tamamına yönelik olması gerektiğini vurgulayan Çift, bu sürecin doğru bilgiyle çok daha sağlıklı yönetilebileceğini ifade etti. "Fizyolojik süreçler ile riskli durumlar ayırt ediliyor" Gebe okullarında anne adaylarına gebeliğin fizyolojik süreçleri ile problemli durumların ayrımının öğretildiğini belirten Doç. Dr. Çift, "Anne adaylarının vücutlarında meydana gelen değişimleri tanıması, hangisinin normal hangisinin riskli olduğunu bilmesi büyük önem taşıyor. Olası bir problemde vakit kaybetmeden hastaneye ya da en yakın aile hekimliğine başvurulması sağlanıyor" dedi. "Fiziksel değişimler hastalık olarak algılanmamalı" Gebelikte pek çok fizyolojik değişimin yaşandığını hatırlatan Çift, bu değişimlerin çoğu zaman anne adayları tarafından hastalık olarak algılanabildiğine dikkat çekti. "Bu sürecin gebeliğin doğal bir parçası olduğunun bilinmesi, gebenin kendini daha güvende hissetmesini sağlıyor. Bilgi, kaygıyı azaltan en önemli unsurlardan biri" diye konuştu. "Aile desteği gebelik sürecini güçlendiriyor" Gebe okullarında yalnızca anne adaylarının değil, aile bireylerinin de sürece dahil edildiğini belirten Doç. Dr. Çift, eşlerin ve aile büyüklerinin olumlu geri bildirimlerinin gebelik sürecini doğrudan etkilediğini söyledi. "Olumsuz tutumlar yerine destekleyici bir yaklaşım, gebenin hem fiziksel hem de psikolojik olarak daha sağlıklı bir süreç geçirmesine katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı. "Lohusalık döneminde destek hayati öneme sahip" Doğum sonrası dönemin, yani lohusalık sürecinin kadınlar için oldukça zorlayıcı olabildiğini dile getiren Çift, bu dönemde annelerin kendilerini zaman zaman yalnız, dışlanmış ya da soyutlanmış hissedebildiğini belirtti. Yeni doğan bebeğin bakımının annenin zamanının büyük bölümünü aldığını vurgulayan Çift, bu süreçte verilen desteğin anne ruh sağlığı açısından kritik olduğunu söyledi. "Psikolojik destek sürecin ayrılmaz bir parçası" Gebelik ve doğum sonrası dönemde psikolojik desteğin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Tayfur Çift, gebe okullarında bu alanda da rehberlik sağlandığını ifade etti. Anne adaylarının duygusal dalgalanmalarının normal olduğunun anlatıldığını belirten Çift, bu desteğin annenin kendini yalnız hissetmesini engellediğini söyledi. "Gebeler arası iletişim süreci kolaylaştırıyor" Gebe okullarının en önemli avantajlarından birinin de anne adaylarının birbirleriyle iletişim kurabilmesi olduğunu belirten Çift, "Benzer süreçlerden geçen gebelerin bir araya gelmesi, gebeliği daha kolay, daha keyifli ve daha eğlenceli bir hale getiriyor" dedi. "Amaç: gebeliği kaygı değil güvenle yaşamak" Gebe okullarının temel amacının gebeliğin bir anksiyete ya da stres kaynağı olarak değil, doğru destekle sağlıklı ve güzel bir süreç olarak yaşanmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tayfur Çift, bilinçli ve desteklenen gebeliklerin hem anne hem bebek sağlığına olumlu katkı sunduğunu sözlerine ekledi.