Yerel Haberler
Çanakkale
10 Mart 2026 Salı - 10:22 Karabiga Panayırı Yıllar Sonra Yeniden Hayat Buluyor Karabiga Belediyesi, yıllardır özlenen Karabiga Panayırı’nı 4-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında yeniden düzenleyerek beldenin geleneğini yeniden yaşatmaya hazırlanıyor. Karabiga Belediyesi, şehrin unutulmaz geleneklerinden biri olan Karabiga Panayırı’nı yeniden hayata geçiriyor. 4-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında düzenlenecek panayırla birlikte Karabiga, alışveriş, eğlence, kültür ve sosyal etkinliklerin buluştuğu renkli günlere sahne olacak. Panayır organizasyonunun detaylarını değerlendirmek amacıyla Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, belediye meclis üyeleri ve organizasyonu gerçekleştirecek firma yetkililerinin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda panayır alanı, etkinlik programı ve organizasyon süreci hakkında istişarelerde bulunuldu. Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi yaptığı açıklamada, Karabiga Panayırı’nın beldenin geçmişinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, "Şehrimizin hafızasında yer eden bu güzel geleneği yeniden başlatmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 4-8 Temmuz tarihleri arasında düzenleyeceğimiz panayırımızda hemşehrilerimiz ve misafirlerimizle birlikte alışveriş, eğlence, kültür ve birlik dolu günlerde buluşacağız. Bu organizasyonla Karabiga’nın sosyal hayatına yeni bir canlılık kazandırmayı hedefliyoruz" dedi. Başkan Elbi, tüm Karabigalılara ve çevre bölgelerden gelecek misafirlere çağrıda bulunarak panayır coşkusuna ortak olmaya davet etti.
10 Mart 2026 Salı - 09:34 Çanakkale’de 5. kattan düşen restarotör Tuğba Yavaş’ın ölümünde mahkeme eşine kasten adam öldürme soruşturması başlattı Çanakkale’de 39 yaşındaki restoratör Tuğba Yavaş’ın 5. kattan düşerek hayatını kaybettiği olayla ilgili eşi Alptekin Yavaş’ın tutuksuz yargılanmasına devam edildi. Hakim, intihara teşvik olarak görülen davada, ‘Kasten Öldürme’ suçunun değerlendirilmesi için Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacak. Olay, 30 Ekim 2024 tarihinde merkeze bağlı Kepez beldesi Hamidiye Mahallesi Aziz Nesin Caddesi’ndeki bir apartmanda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle Tuğba Yavaş (39), apartmanın 5’inci katındaki dairenin balkonundan park halindeki motosikletin üzerine düştü. Durumu fark eden komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ambulansla Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Tuğba Yavaş, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından polis ekipleri tarafından delillerin toplanması sonucunda olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda ekipler Tuğba Yavaş’ın eşi Prof. Dr. Alptekin Yavaş’ın ifadesine başvurdu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Alptekin Yavaş. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı’nın soruşturmaşının tamamlamasının ardından iddianame hazırlandı. Prof. Dr. Alptekin Yavaş hakkında ‘başkasını intihara yönlendirme halinde intiharın gerçekleşmesi’ suçundan Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İlk duruşmanın ardından dava Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesince ele alındı. Bu arada sanık Alptekin Yavaş’ın avukatları, yeni duruşma öncesi tutukluluk için itiraz etti. Mahkeme ise sanık Yavaş’ın tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına karar verdi. Ayrıca davanın 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmesine karar verildi. Kasten öldürme suçundan dava açılmasına karar verildi Dosya ile ilişkin Cumhuriyet Savcısı mütalaasında intihara yönlendirme suçu açısından iddianame tanzim edilmesine rağmen, özellikle tanıklar arasından Berke Taha Çetin’in beyanında yer aldığı gibi Tuğba Yavaş’ın baş üstü yönünde düşmüş olduğu, aynı zamanda sanık Alptekin Yavaş’ın da soruşturma ve kovuşturma aşamasında beyanlarının çelişkili olduğu detaylarına dikkat çekildi. Cumhuriyet Savcısı bu detayları göz önünde bulundurarak sanık hakkında ‘Kasten Öldürme’ suçu açısından şüphe hasıl olduğunu belirtti. Cumhuriyet Başsavcılığına kasten öldürme suçu yönünden suç duyurusunda bulunulmasının, dava dosyası açısından ise suç duyurusunda bulunulacak olan soruşturma dosyasının bekletici mesele olmaması gerektiği belirtildi. Tutuksuz yargılanmaya devam ediyor Sanık Alptekin Yavaş’ın ikametgahının sabit olması ve delillerin büyük ölçüde toplanmış olması gerekçesiyle tutuksuz yargılanmasının devamına karar verilip, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşma 8 Haziran tarihine ertelendi. Konuya ilişkin yazılı açıklamada bulunan müşteki Avukatı Türkan Kara, "Şüpheli şekilde ölü bulunan Tuğba Yavaş’ın dosyası ‘Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan soruşturma başlatılması kararıyla başsavcılığa gönderildi. İş bu dosyada neye dayanılarak intihar davası olarak görüldüğü anlaşılamadı. Bunun hukuken kabul edilemezliği ve ivedi şekilde sanık hakkında eşe karşı kasten öldürme suçundan soruşturma başlatılması gerektiği yönünde i talebimizin savcılık ve mahkeme tarafından kabulü, her şeyden önce emsal niteliğindedir. Özellikle hiç bir şüpheye yer bırakmadan, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması tek talebimizdir. Tuğba Yavaş dosyası bu şekilde yüksekten düşmeye bağlı şüpheli kadın ölümlerinin artış gösterdiği bir süreçte, çok yerinde ve anlamlı emsal olacak bir dosyadır. Hukuki mücadelemiz devam edecektir. Adalete inancı her zaman tam olan bir hukukçu olarak bu karar bu duygumu pekiştirmiştir" ifadelerine yer verdi.
09 Mart 2026 Pazartesi - 19:52 Çanakkale’de "Savaşın Gölgesinde Kadın" Paneli Düzenlendi Çanakkale’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi’nde "Savaşın Gölgesinde Kadın" başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı uzmanlarından Aslıhan Kervan’ın moderatörlüğünde düzenlenen panelde, savaş dönemlerinde kadınların toplumsal, kültürel ve fikri hayattaki rolleri farklı disiplinlerden yaklaşımlarla ele alındı. Panelin ilk konuşmacısı Dr. Aslı Topsoy, Geç Osmanlı döneminden Cumhuriyet’e uzanan süreçte Türk kadınının hak mücadelesini ve bu mücadelenin toplumsal dönüşüm üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Dr. Mert Yavaşca ise Birinci Dünya Savaşı yıllarında resim sanatında kadın temsilini ele alarak, savaş döneminde sanat eserlerinde ortaya çıkan değişen kadın kimliği üzerine değerlendirmelerde bulundu. Panelin son konuşmacısı Dr. Ersin Antep ise müzikte kadın varlığına dikkat çekerek, özellikle kadın bestecilerin eserlerinde vatan algısı ve savaş yıllarının duygusal dünyasının nasıl yansıtıldığını anlattı. Dinleyicilerin soruları ve katkılarıyla zenginleşen panelde, Milli Mücadele döneminde silaha sarılarak cepheye çıkan Türk kadınının, bu mücadeleye giden süreçte Birinci Dünya Savaşı yıllarında hasta bakıcılık yaparak, ekonomik hayata katılarak, dernekler kurarak ve basın hayatında yer alarak kendisini görünür kıldığı; böylece devlet ve toplumla daha güçlü bir temas kurduğu vurgulandı. Panel, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
Çanakkale’de yangınlarla mücadele için koordinasyon toplantısı düzenlendi
11 Nisan 2025 Cuma - 13:42 Çanakkale’de yangınlarla mücadele için koordinasyon toplantısı düzenlendi Çanakkale’de 2025 yılında orman yangınlarının önlenmesine yönelik alınacak tedbirler, yapılması gereken ortak çalışmalar, yangına müdehalede yürütülmesi gereken faaliyetlere birlikte araç ve ekipman kapasitesinin görüşüldüğü "2025 Yılı Çanakkale İli Orman Yangınları İle Mücadele Koordinasyon Toplantısı" düzenlendi. Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman başkanlığında Orman Bölge Müdürlüğü Dardanos Yerleşkesinde gerçekleştirilen toplantıya, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkale Orman Bölge Müdürü Enver Demirci, il müdürleri, ilgili kurum temsilcileri ile Orman Bölge Müdürlüğü personeli katıldı. Çanakkale’de çıkan yangınlar, orman yangınları konusunda alınan tedbirler, orman yangınları ile orman yangını esnasında yapılan mücadele çalışmaları, araç ve ekipman kapasitesi, hakkında katılımcılara bilgilendirme sunumu yapıldı. Bilgilendirmelerin ardından düzenlenen koordinasyon toplantısında Çanakkale genelinde muhtemel orman yangınlarının önlenmesine, çıkan yangınların kısa sürede en az zararla söndürülmesine, kurumlar arası koordinasyon ve iş birliğinin etkinleştirilmesine yönelik çalışmalar değerlendirildi. Toplantı, görüş ve önerilerin paylaşılmasının ardından sona erdi.
Çanakkale Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi Toplantısı Yapıldı
11 Nisan 2025 Cuma - 08:59 Çanakkale Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi Toplantısı Yapıldı Çanakkale’de tarımsal kuraklıkla mücadele kapsamında toplantı düzenlendi. Toplantıda, tarımsal üretimin kuraklıktan etkilenmemesi için kısa ve uzun vadede alınacak tedbirler toplantıda kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Çanakkale’de tarımsal kuraklıkla mücadele kapsamında düzenlenen İl Kriz Merkezi Toplantısı, Vali Yardımcısı Dr. Polat Kara başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan’ın açılış konuşmasıyla başladı. Demirhan, kuraklıkla mücadelenin kuraklığın olmadığı yıllarda suyun tasarruflu kullanılmasıyla başarılabileceğini belirtti. Kuraklık öncesi ve sırasında tüm kurumların, suyun etkin ve verimli kullanımı konusunda eğitimler vermesi gerektiğini ifade eden Demirhan, özellikle çocukların su tasarrufu konusunda bilinçlendirilmesinin önemine değindi. "Ne tarlamızda, ne işyerimizde, ne de evimizde bir damla suyu israf etme lüksümüz yok" diyerek suyun korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Ramazan Eren, "2024/2025 Üretim Sezonunda Ekili Dikili Alanlarda Mevcut Durum ve Kuraklığın Etkisi" konulu bir sunum yaptı. Sunumda, tarımsal üretimin kuraklıktan nasıl etkilendiği ve bu etkilerin nasıl minimize edilebileceği üzerinde duruldu. Toplantıda, tarımsal üretimin kuraklıktan etkilenmemesi için kısa ve uzun vadede alınacak tedbirler toplantıda kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Baraj ve göletlerin sulama sahalarında uygulanacak kararlar ve önlemler ele alındı. Katılımcıların görüş ve önerileri alınarak, kuraklıkla mücadelede ortak bir strateji belirlendi. Çanakkale’de tarımsal kuraklıkla mücadele için atılacak adımların ele alındığı toplantı, su tasarrufunun önemi ve kuraklığın etkilerini azaltmaya yönelik çözüm önerileriyle sona erdi.
Çanakkale’de Su Zirvesinde kriz, su zirvesine sponsor olan maden firmalarına çevreciler tepki gösterdi
10 Nisan 2025 Perşembe - 15:42 Çanakkale’de Su Zirvesinde kriz, su zirvesine sponsor olan maden firmalarına çevreciler tepki gösterdi Çanakkale’de düzenlenen ‘Zirve17; Çanakkale Su Zirvesi’ programında, sahnede söz almak isteyen Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Doğan, programa sponsor olan maden firmaları TÜMAD, TÜPRAG ve OREKS’e tepki gösterdi. Doğan, sponsor maden şirketlerini protesto etmek isterken polis ekipleri tarafından sahneden indirilerek, salondan çıkarıldı. Çanakkale’nin hayati öneme sahip ve tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı üzerindeki artan baskı ve iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele etmek amacıyla, Çanakkale Valiliği’nin himayesinde; Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Devlet Su İşleri, Çanakkale Belediyesi, Çanakkale Teknopark ve Çanakkale Sanayicileri ve İş Adamları Derneği’nin katkılarıyla ‘Zirve17; Çanakkale Su Zirvesi’ düzenlendi. Program saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Yapılan sunumların ardından protokol konuşmaları gerçekleştirildi. Program sırasında konuşmak isteyen Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Doğan’a izin verilmedi. Süheyla Doğan, programa sponsor olan maden firmaları TÜMAD, TÜPRAG ve OREKS’e tepki gösterdi. Doğan, sponsor maden şirketlerini protesto etmek isterken polis ekipleri tarafından sahneden indirilerek, salondan çıkarıldı. Programa, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, DSİ Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Han Kılıçarslan, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan, Çanakkale Teknopark Genel Müdürü Erkan Bil ve daire müdürleri katıldı. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Doğan, "TÜMAD kim Allah aşkına. TÜMAD Lapseki’nin yeraltı sularına el koyan ve madene çeken şirket ve orada bir ekosistemi mahveden, ormanları mahveden bir şirket. TÜPRAG kim Tahtalı barajının dibinde maden açan şirket. Kışladağda, efemçukurunda yeraltı sularını, ekosistemi mahveden bir şirket. OREKS kim. OREKS Yenice’de, Kalkım’da ve Armutçuk’ta bir metalik madencilik şirketi. Şirketin madeninde göçükler meydana geldi, bir işçi yaşamını yitirdi. Bir işçi parmaklarını kaybetti. Kim bu şirkette buraya sponsor olabiliyor. İşçi katili, çalışan katili bir şirket burada sponsorluk yapıyor. OREKS kim. Biz halkız oysa. Biz ekoloji örgütleri buraya davet edilmedik. Çalışma gruplarında yerimiz yok. Olmadı, çağırmadılar bizi. O zaman gelelim burada konuşalım diye kayıt yaptırdık. Ama bir baktık ki, maden şirketleri sponsor ve bu zirveye gölge düştü dedik, protesto edeceğiz dedik, ediyoruz. İçeri de bunları söylemeye çalıştım. Ama yaka paça, karga tulumba beni aşağıya indirdiler. Diyecektim ki, bu maden şirketleri sponsor olamaz. Paraları kirli, halkın gözyaşları, kan teri var. Halkın suyunu, toprağını, bir orman ekosistemini yok eden şirketlerin paraları nasıl kullanılır. DSİ ne yapıyor. İçeri de konuşan Genel Müdür Yardımcımız, DSİ ne yapıyor. Protokol konuşmalarını saygıyla bekledim. Bir tane metalik madencilik tehlikesinden, tehdidinden bahsedilmedi" dedi. Açıklamanın ardından bir grup çevreci, ‘Madene Verecek Suyumuz Yok’, ‘Su Altından Değerlidir’ sloganları attı. Salonda devam eden yapılan eylem sırasında bir grup çevreci de otel girişinde basın açıklaması yaparak, su zirvesine teki gösterdi. Kazdağları Ekoloji Platformu tarafından yapılan açıklamada ise, "Su Zirvesi’nde, Çanakkale’nin su varlıklarının korunması için alınması gereken önlemler ve su varlıklarımıza yönelik metalik madenciliği gibi tehditlerin ortaya konulmasını beklerken, ne yazık ki, TÜMAD, TÜPRAG gibi altın şirketleri Zirve’ye sponsor yapılmıştır. Programda şirketlere plaket takdim edileceği de yazılıdır. Bu durum oldukça düşündürücü ve endişe vericidir. Suyumuzu korumak, suyumuzla ilgili yol haritası çıkarmak sularımıza el koyan, kirleten maden şirketlerine mi kalmıştır. Bunca kamu kurumu, bu Zirve’yi maden şirketlerinin kirli parası olmadan, kendi kurumsal imkanlarla gerçekleştiremez miydi. Nurol Holding’e ait olan TÜMAD, Lapseki’de, Lapseki Ovası’na içme ve sulama suyu sağlayan Bayramdere Barajı’nın hemen yakınında, ve ayrıca, İvrindi’de, Düdüklü Suyu’nun kaynağında süyanürlü altın madenciliği faaliyeti yürütmektedir. TÜMAD, Lapseki’nin yer altı kuyularından su çekmektedir. Uluslararası Eldoradogold şirketinin yüzde yüz iştiraki olan TÜPRAG, İzmir’in içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’nın hemen bitişiğinde Efemçukuru Altın Madeni’ni işletmektedir. Ayrıca, Uşak Eşme’de Kışladağ Altın Madeni Projesi ile koca bir dağı yok etmiş, 2006’larda binlerce kişinin zehirlenmesine yol açmıştır. Proje’nin ÇED Olumlu Kararı iç hukukun tüketilmesinden sonra başvurulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından yakın bir zamanda iptal edilmiş, yargılama yeniden başlamıştır. OREKS, Yenice’nin Kalkım ilçesi yakınlarında ve ayrıca Armutçuk’da metalik madencilik yapmaktadır. Madende birkaç kez göçükler yaşanmış, işçiler yaşamını kaybetmiştir. Çalışma şartları nedeniyle, greve giden işçilere baskı uygulanmış ve hakları verilmemiştir. Şirketin proje alanında Gönen Barajı’nı besleyen Han Deresi bulunmaktadır. Zirveyi düzenleyen tüm kurumlara buradan sesleniyoruz; Şirketlerin değil halkın ve doğanın yararını gözetin. Ekolojik yıkımların sorumlusu madenci şirketleri yeşil aklamayın. Su varlıklarımızı şirketlere peşkeş çekmeyin. Suyun kullanım önceliği madencilerin değil, halkın ve doğadaki diğer canlılarındır" denildi.