Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Çanakkale
Çanakkale’de çenesine demir saplanan öğrencinin davasının 2’nci duruşması görüldü
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:17:45
Çanakkale’nin Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde özel bir kolejde 7 yaşındaki Kuzey Yiğit Kılıç’ın okul bahçesinde oynarken dik duran çit demirlerine tırmandıktan sonra ayağının kayması sonucu demirin çenesine saplanması ve dudağından çenesine kadar olan dokunun kopması sonucu ailesi tarafından okula açılan ihmal davasının 2’nci duruşması görüldü. Duruşma 4 Mayıs’a ertelenirken, Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ve babası Sinan Kılıç sanıkların cezalandırılmalarını talep ettiler. Olay, Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde Bahçeşehir Koleji’nde meydana geldi. Olay günü saat 16.30’da okul yönetimi tarafından aranan anne Melek Şen ve baba Sinan Kılıç’a çocuklarının küçük bir kaza geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi verildi. Hastaneye gittiklerinde oğullarının yüzünün kısmen koptuğunu gören çift büyük bir şok yaşadı. Şu anda 10 yaşında olan Kuzey Yiğit, üç yıl içinde toplam 7 ameliyat geçirdi. Vücudunda 50, yüzünde ise 25 santimetrelik dikiş izi bulunan çocuk, konuşma, yemek yeme ve ağzını kapatma gibi temel işlevlerde zorluk yaşarken, aile tarafından okula açılan ihmal davasının 2’nci duruşması görüldü. Biga Adliyesi 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün görülen ikinci duruşmaya Kuzey Yiğit Kılıç’ın ailesi, avukatları ile sanık bahçe nöbetçisi Atakan Değirmenci, sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin, sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz ve müdafi avukatları katıldı. Duruşmada celse arasında dosyanın bilirkişilerden döndüğü belirtilerek, rapor okundu. Bilirkişi raporunun sonuç kısmında şu ifadelerin yer aldığı belirtildi: "Bilirkişi heyetimizce dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda ’03.11.2023 tarihinde Biga Bahçeşehir Koleji bahçesinde meydana gelen olay, 7 yaşındaki Kuzey Kılıç’ın teneffüs sırasında panel tel çite tırmanıp üstteki sivri tel çıkıntılarına çen:takılması sonucu alt çene ve dudakta ağır doku kaybı ile sonuçlanan bir okul kazasıdır. Mağdur öğrenci sigortalı çalışan olmadığından olay 5510 ve 6331 anlamında teknik ’iş kazası’ değildir. Ancak çocuk yaşı, çit yapısı ve çocukların öngörülebilir oyun davranışları birlikte değerlendirildiğinde öngörülebilir ve uygun yapısal/organizasyonel tedbirlerle önlenebilir nitelikte Musa Çetin (kampüs müdürü: Okulun fiziki yapısı, bahçe ve çit düzenine ilişkin nihai sorumluluğu üstlenmesine rağmen, panel çitin üst kısmındaki sabit ve süreklilik arz eden sivri tel çıkıntılarını uzun süre gidermemesi ve çocuk kullanıcı profiliyle bağdaşmayan bu yapısal tehlikeyi ortadan kaldırmaması nedeniyle davranışı ile meydana gelen ağır yaralanma arasında doğrudan ve güçlü nedensellik bağı bulunduğu ve tutumunun ’ağır özensiz davranış’ olarak nitelendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Emine Girgin (ilkokul müdürü): Küçük yaş grubu öğrenciler için güvenli fiziksel çevreyi sağlamakla görevli olup, panel çitin üst kısmındaki sabit tehlikeyi görüp gidermede yeterince proaktif davranmadığı, risk değerlendirmesinde bahçel/çit güvenliğini somutlaştırmadığı için bu olay bakımından nedensellik bağı bulunan özensiz davranış ânde olduğu, ancak yetki ağırlığının kampüs müdürlüğünde olması nedeniyle bu özensizliğin orta düzeyde olduğu değerlendirilmiştir. Atakan Değirmenci (bahçe nöbetçisi): Bahçenin genişliği ve öğrenci sayısı nedeniyle tüm öğrencileri anlık gözetmenin fiilen mümkün olmaması, olay sonrası hızlı müdahalesi ve kazanın esas nedeninin çitin yapısal tehlikesi olması dikkate alındığında, bu olay özelinde hafif özensiz davrandığı değerlendirilmiştir. Habibe Yılmaz (İSG uzmanı) ve Hasan Aktoprak (işyeri hekimi): Riskleri bildirme/öneride bulunma görevleri ile çitin fiilen değiştirilmesine ilişkin işveren yetkisi ayrımı gözetildiğinde, mevcut delillerle kazanın doğrudan meydana gelmesinde belirleyici bir teknik ihmal veya özen yükümlülüğüne aykırı davranışları tespit edilememiştir. Kuzey Yiğit Kılıç: Olay tarihinde yaklaşık 7 yaşında olup, ilkokul çağında, tehlikeyi öngörme ve kendini koruma kapasitesi sınırlı, korunmaya muhtaç bir yaş grubundadır. Teneffüste oyun ve merak duygusuyla çite tırmanma davranışı, bu yaş grubu çocuklarda pedagojik ve pratik olarak öngörülebilir tipik bir çocuk davranışı olup, bu olay özelinde özen yükümlülüğüne aykırı bir tutum veya kusur atfedilmesi teknik olarak uygun bulunmamıştır. Dosya kapsamındaki teknik inceleme çerçevesinde yukarıda adı geçen sanıklar ve mağdur dışında, olayın meydana gelmesinde kusur veya özensiz davranışla ilişkili başka kişi veya kurum tespit edilemedi." Duruşmada daha sonra sanık savunmalarına geçildi. İlk olarak sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz dinlendi. Yılmaz savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Kollukta vermiş olduğum ifadem aynen geçerlidir. Ben iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalışmaktayım. Esasında birden fazla firmada görev aldığım dönemler de oluyor. Mağdur çocuğun yaralanması hepimizi üzmüştür. Benim esasında iş tanımım iş sağlığına ve güvenliğine ilişkindir ve çalışan işçilere odaklanırız. Ben görevlendirildikten sonra da Bahçeşehir Koleji’ne de gittim, etrafa baktım fakat belirttiğim üzere biz daha çok çalışanlarla ilgileniriz. Benim görev tanımımın içerisinde çalışanlar bulunmaktadır. Öğrenciler bizim görev ve mesleki tanımımız içerisinde yoktur. Firmalar da bizimle anlaşma yaparken çalışan sayısı üzerinden anlaşma yapar. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yaralanan çocuk mağdur okul öğrencisidir. Bu bir somut olayda meydana gelen hadise bir iş kazası değildir. İş yeri kazasıdır. Bilirkişi raporu da bu beyanlarımı doğrular niteliktedir. Bilirkişi raporunu aynen kabul ediyorum. Benim görev tanımımda okul öğrencileri yoktur. Dosyaya aldırılan bilirkişi raporunda da bana kusur izafe edilmemiştir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, uzlaşmayı talep ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık bahçe nöbetçisi Atakan Değirmenci savunmasında, "İddianameye konu suça ilişkin daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben olay zamanı Bahçeşehir Koleji’nde beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaktaydım. Aynı zamanda bahçe nöbetçisi idim. Ben bahçede nöbetçi olduğum esnada genellikle yürürüm ve etrafa bakınırım. Bu kaza ise kör noktada olmuş. Ben, bana öğrencilerin, ’Öğretmenim bir çocuk düştü’ diye yanıma gelince kazayı öğrendim. Bana uzaktan seslendiler. Hemen oraya gittiğimde mağdur çocuğun kanlar içerisinde olduğunu gördüm. Dokunun düştüğünü de gördüm. Ben hemen etraftaki öğrencileri olay yerinden uzaklaştırdım ve mağdur çocuğa yardım ettim. Ben bu kazada kusurlu olduğumu düşünmüyorum. Bilirkişi raporunda hafif özensiz davrandığım belirtilmiş fakat ben üzerime düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiştim. Olay günü bahçede bir tane nöbetçi öğretmen vardı, o da benim. Bir okul nöbetçisi, bir de bahçe nöbetçisi olarak nöbet tutarız. Her katın da ayrı ayrı nöbetçileri vardır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan vareste tutulma talebim vardır" diye konuştu. Sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, daha önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirterek, "Olay zamanında Bahçeşehir Koleji’nde müdür olarak çalışıyordum, halen de müdür olarak çalışmaya devam ederim. Olay günü odamda olduğum esnada seslerin olması üzerine aşağıya indiğimde mağdur çocuğun yaralanmasını gördüm ve beden eğitimi öğretmeni Atakan ve okulumuzun hemşiresi Ceylen Sütçü ile beraber kendisine müdahale ettik. 7 dakika kadar bir süredede çocuğu Biga Devlet Hastanesine götürdük. İlk müdahale sonrasında mağdur çocuğumuz Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesine gönderildi. Burada da operasyonlar geçirdi, biz de operasyon anında geceye kadar ailenin yanındaydık. İlk operasyonun başarılı geçtiğini düşünmüştük. Bundan dolayı Biga’ya geri döndüğümüz esnada doku uyuşmazlığı olduğu söylendi. Biz ailenin elimizden geldiğince yanında olmaya çalıştık. Biz bu çitleri 2019 yılında okulun açıldığı esnada yaptırdık. Çit yüksekliğinin 1.6 metre olduğunu biliyorum. Biz Biga’da bir firmaya yaptırdık. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından tarafımıza herhangi bir çitlerin zarar verebileceği yönünde bildirimde bulunulmadı. Biz okulun açıldığı 2019 yılında MEB tarafından denetlendik, bize uygunluk verildi. Çitlerle alakalı herhangi bir bildirimde bulunulmadı. Ben 26 yıllık devlet tecrübesine sahibim, eski okullarımda da çitler bu şekilde idi. Ben bilirkişi raporunu dün incelediğimde 2023 yılının Mart ve Mayıs aylarında çitlerle alakalı olarak iki adet uyarı olduğunu gördüm. Ben bu uyarıların sonradan deftere yazıldığını düşünüyorum. Çünkü böyle bir uyarı olsaydı bu tarafıma iletilirdi, ben de gerekli önlemleri alırdım. Deftere sonradan bu tip bir yazı yazıldığını düşündüğümüzden dolayı avukatım aracılığı ile gerekli başvuruları yapacağız. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" şeklinde konuştu. Sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin ise, daha önce verdiği beyanları tekrar ettiğini belirterek, "Ben Bahçeşehir Kolejinde olay zamanı ilkokul müdürü olarak çalışmaktaydım, halen de ilkokul müdürü olarak görev yapıyorum. Ben kazayı görmedim. Öğrenciler benim yanıma gelip bir öğrencinin düştüğünü söyledikleri zaman kazadan haberim oldu. Bahçeye indiğimde Atakan öğretmenin öğrencimizin yanında olduğunu gördüm. Yaralı öğrenciye müdahale edip, ivedi bir şekilde hastaneye intikal ettik. Biz 2019 yılında Doğa Koleji olarak faaliyete başladık, akabinde 2022 yılında ismimiz Bahçeşehir Koleji olarak değiştirildi. Biz hem Doğa Koleji tarafından hem de Bahçeşehir Okulları tarafından gerekli denetimlere tabi tutulduk. Bize herhangi bir şekilde çitlerin sivri olduğu veyahutta zarar verebileceği şeklinde bir bildirimde bulunulmadı. MEB tarafından da bu yönde bir bildirimde bulunulmadı. Ben meydana gelen kazada kusurum olduğunu düşünmüyorum. Meydana gelen kaza bakımından çok üzgünüm aileye geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Biz aile ile elimizden geldiğimizce irtibatlaşmaya çalıştık. Kendileri de bizi bilgilendirmişlerdir. Biz aileye elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık. Çitlerle alakalı olarak çitlerin boyu yüksek olduğundan dolayı öğrencilerimize zarar vereceğini düşünmüyorduk. Ben de 28 yıl boyunca devlette çalıştım, ülkedeki çoğu okulda çitlerin bu şekilde olduğunu biliyorum. Çitlerin yapısının bu şekilde olması olağandır. Bu olaydan sonra ise her ihtimale karşılık olarak çitlerin sivri ucunu düzleştirdik. Bilirkişi raporunda tarafıma kusur izafe edilmiş olsa da ben üzerime düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğimi düşünüyorum. Bundan dolayı bilirkişi raporundaki kusura yönelik bildirimleri kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık Hasan Aktoprak’ın avukatı Ezgi Ayhan Bilgi, "Müvekkilimin talimatla ifadesi alınmıştı, bu ifadelerine aynen katılıyoruz. Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda da müvekkilime kusur izafe edilmediği gibi müvekkilimin herhangi bir nedensellik bağı bulunmadığı da belirtilmiştir. Nitekim BYU ile yapılan yargılamada müvekkilimin beraatına karar verilmiştir. Bu aşamada müvekkillin öncelikle beraatını, mahkemeniz aksi kanaatte ise lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz" diye konuştu. Duruşmada Kuzey Yiğit Kılıç’ın babası Sinan Kılıç, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Bahçeşehir Kolejinin herhangi bir denetimi yoktur. MEB tarafından yeterli şekilde denetlenmemiştir. Bununla alakalı belgeyi celse arasında ibraz edeceğiz. Şu aşamada sanıklardan hala şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyoruz" dedi. Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ise, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Sanıklardan halen şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyorum" diye konuştu. Sanıkların ve avukatların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti tarafından sanıkların vareste tutulma taleplerinin kabulüne, İstanbul 60 ASCM’ye müzekkere yazılarak talimat evrakının kapatılmaması ve yeni duruşma gün ve saatinin bildirilmesine, bu nedenle duruşmanın 4 Mayıs’a ertelenmesine karar verildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:25
Çanakkale’de çenesine demir saplanan, yüzü kopan öğrencinin davasının 2’nci duruşması görüldü
Çanakkale’nin Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde özel bir kolejde 7 yaşındaki Kuzey Yiğit Kılıç’ın okul bahçesinde oynarken dik duran çit demirlerine tırmandıktan sonra ayağının kayması sonucu demirin çenesine saplanması ve dudağından çenesine kadar olan dokunun kopması sonucu ailesi tarafından okula açılan ihmal davasının 2’nci duruşması Biga 2’nci Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşma 4 Mayıs’a ertelenirken, Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ve babası Sinan Kılıç, sanıklardan hala şikayetçi olduklarını ve cezalandırılmalarını talep ettiler. Olay, Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde Bahçeşehir Koleji’nde meydana geldi. Olay günü saat 16.30’da okul yönetimi tarafından aranan anne Melek Şen ve baba Sinan Kılıç’a, çocuklarının küçük bir kaza geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi verildi. Hastaneye gittiklerinde oğullarının yüzünün kısmen koptuğunu gören aile büyük bir şok yaşadı. Şu anda 10 yaşında olan Kuzey Yiğit, üç yıl içinde toplam 7 ameliyat geçirdi. Vücudunda 50, yüzünde ise 25 santimetrelik dikiş izi bulunan çocuk; konuşma, yemek yeme ve ağzını kapatma gibi temel işlevlerde zorluk yaşıyor. Biga Adliyesi 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün ikinci duruşmaya Kuzey Yiğit Kılıç’ın ailesi, avukatları ile sanık Bahçe Nöbetçisi Atakan Değirmenci, sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin, sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz, sanık İşyeri Hekimi Hasan Aktoprak ve müdafi avukatları katıldı. Duruşmada celse arasında dosyanın bilirkişilerden döndüğü bilirkişi raporunun sonuç kısmında "Bilirkişi Heyetimizce dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; "03.11.2023 tarihinde Biga Bahçeşehir Koleji bahçesinde meydana gelen olay, 7 yaşındaki Kuzey Kılıç’ın teneffüs sırasında panel tel çite tırmanıp üstteki sivri tel çıkıntılarına çen:takılması sonucu alt çene ve dudakta ağır doku kaybı ile sonuçlanan bir okul kazasıdır; mağdur öğrenci sigortalı çalışan olmadığından, olay 5510 ve 6331 anlamında teknik "iş kazası" değildir, ancak çocuk yaşı, çit yapısı ve çocukların öngörülebilir oyun davranışları birlikte değerlendirildiğinde öngörülebilir ve uygun yapısal/organizasyonel tedbirlerle önlenebilir nitelikte Musa Çetin (kampüs müdürü: Okulun fiziki yapısı, bahçe ve çit düzenine ilişkin nihai sorumluluğu üstlenmesine rağmen, panel çitin üst kısmındaki sabit ve süreklilik arz eden sivri tel çıkıntılarını uzun süre gidermemesi ve çocuk kullanıcı profiliyle bağdaşmayan bu yapısaltehlikeyi ortadan kaldırmaması nedeniyle, davranışı ile meydana gelen ağır yaralanma arasında doğrudan ve güçlü nedensellik bağı bulunduğu ve tutumunun "ağır özensiz davranış" olarak nitelendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Emine Girgin (ilkokul müdürü): Küçük yaş grubu öğrenciler için güvenli fiziksel çevreyi sağlamakla görevli olup panel çitin üst kısmındaki sabit tehlikeyi görüp gidermede yeterince proaktif davranmadığı, risk değerlendirmesinde bahçel/çit güvenliğini somutlaştırmadığı için, bu olay bakımından nedensellik bağı bulunan "özensiz davranış ânde olduğu, ancak yetki ağırlığının kampüs müdürlüğünde olması nedeniyle bu özensizliğin orta düzeyde olduğu değerlendirilmiştir.Atakan Değirmenci (bahçe nöbetçisi): Bahçenin genişliği ve öğrenci sayısı nedeniyle tüm öğrencileri anlık gözetmenin fiilen mümkün olmaması, olay sonrası hızlı müdahalesi ve kazanın esas nedeninin çitin yapısal tehlikesi olması dikkate alındığında, bu olay özelinde hafif özensiz davrandığı değerlendirilmiştir. Habibe Yılmaz (İSG uzmanı) ve Hasan Aktoprak (işyeri hekimi): Riskleri bildirme/öneride bulunma görevleri ile çitin fiilen değiştirilmesine ilişkin işveren yetkisi ayrımı gözetildiğinde, mevcut delillerle kazanın doğrudan meydana gelmesinde belirleyici bir teknik ihmal veya özen yükümlülüğüne aykırı davranışları tespit edilememiştir. Kuzey Yiğit Kılıç: Olay tarihinde yaklaşık 7 yaşında olup ilkokul çağında, tehlikeyi öngörme ve kendini koruma kapasitesi sınırlı, korunmaya muhtaç bir yaş grubundadır. Teneffüste oyun ve merak duygusuyla çite tırmanma davranışı, bu yaş grubu çocuklarda pedagojik ve pratik olarak öngörülebilir tipik bir çocuk davranışı olup, bu olay özelinde özen yükümlülüğüne aykırı bir tutum veya kusur atfedilmesi teknik olarak uygun bulunmamıştır. Dosya kapsamındaki teknik inceleme çerçevesinde, yukarıda adı geçen sanıklar ve mağdur dışında, olayın meydana gelmesinde kusur veya özensiz davranışla ilişkili başka kişi veya kurum tespit edileme" yönünde rapor düzenlendiği görüldü. Duruşmada sanık savunmalarına geçildi. İlk olarak sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz dinlendi. Yılmaz duruşmadaki savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Kollukta vermiş olduğum ifadem aynen geçerlidir. Ben iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalışmaktayım, esasında birden fazla firmada görev aldığım dönemler de oluyor. Mağdur çocuğun yaralanması hepimizi üzmüştür. Benim esasında iş tanımım iş sağlığına ve güvenliğine ilişkindir ve çalışan işçilere odaklanırız. Ben görevlendirildikten sonra da Bahçeşehir Kolejine de gittim etrafa baktım fakat belirttiğim üzere biz daha çok çalışanlarla ilgileniriz. Benim görev tanımımın içerisinde çalışanlar bulunmaktadır. Öğrenciler bizim görev ve mesleki tanımımız içerisinde yoktur. Firmalar da bizimle anlaşma yaparken çalışan sayısı üzerinden anlaşma yapar. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yaralanan çocuk mağdur okul öğrencisidir. Bu bir somut olayda meydana gelen hadise bir iş kazası değildir. İş yeri kazasıdır. Bilirkişi raporu da bu beyanlarımı doğrular niteliktedir. Bilirkişi raporunu aynen kabul ediyorum. Benim görev tanımımda okul öğrencileri yoktur. Dosyaya aldırılan bilirkişi raporunda da bana kusur izafe edilmemiştir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, uzlaşmayı talep ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık Bahçe Nöbetçisi Atakan Değirmenci savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben olay zamanı Bahçeşehir Kolejinde beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaktaydım. Aynı zamanda bahçe nöbetçisi idim. Ben bahçede nöbetçi olduğum esnada genellikle yürürüm ve etrafa bakınırım. Bu kaza ise kör noktada olmuş. Ben, bana öğrencilerin, öğretmenim bir çocuk düştü diye yanıma gelince kazayı öğrendim. Bana uzaktan seslendiler. Hemen oraya gittiğimde mağdur çocuğun kanlar içerisinde olduğunu gördüm. Dokunun düştüğünü de gördüm. Ben hemen etraftaki öğrencileri olay yerinden uzaklaştırdım ve mağdur çocuğa yardım ettim. Ben bu kazada kusurlu olduğumu düşünmüyorum. Bilirkişi raporunda hafif özensiz davrandığım belirtilmiş fakat ben üzerime düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiştim. Olay günü bahçede 1 tane nöbetçi öğretmen vardı o da benim. Bir okul nöbetçisi bir de bahçe nöbetçisi olarak nöbet tutarız. Her katın da ayrı ayrı nöbetçileri vardır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan vareste tutulma talebim vardır" diye konuştu. Sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben olay zamanında Bahçeşehir Kolejinde müdür olarak çalışıyordum, halen de müdür olarak çalışmaya devam ederim. Olay günü odamda olduğum esnada seslerin olması üzerine aşağıya indiğimde mağdur çocuğun yaralanmasını gördüm ve beden eğitimi öğretmeni Atakan ve okulumuzun hemşiresi Ceylen Sütçü ile beraber kendisine müdahale ettik. 7 dk kadar bir sürede de çocuğu Biga Devlet Hastanesine götürdük. İlk müdahale sonrasında mağdur çocuğumuz Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesine gönderildi. Burada da operasyonlar geçirdi, biz de operasyon anında geceye kadar ailenin yanında idik. İlk operasyonun başarılı geçtiğini düşünmüştük. Bundan dolayı Biga ya geri döndüğümüz esnada doku uyuşmazlığı olduğu söylenildi. Biz ailenin elimizden geldiğince yanında olmaya çalıştık. Biz bu çitleri 2019 yılında okulun açıldığı esnada yaptırdık. Çit yüksekliğinin 1.6 metre olduğunu biliyorum. Biz Biga da bir firmaya yaptırdık. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından tarafımıza herhangi bir çitlerin zarar verebileceği yönünde bildirimde bulunulmadı. Biz okulun açıldığı 2019 yılında MEB tarafından denetlendik. Bize uygunluk verildi. Çitlerle alakalı herhangi bir bildirimde bulunulmadı. Ben 26 yıllık devlet tecrübesine sahibim, eski okullarımda da çitler bu şekilde idi. Ben bilirkişi raporunu dün incelediğimde 2023 yılının Mart ve Mayıs aylarında çitlerle alakalı olarak 2 adet uyarı olduğunu gördüm. Ben bu uyarıların sonradan deftere yazıldığını düşünüyorum çünkü böyle bir uyarı olsaydı bu tarafıma iletilirdi ben de gerekli önlemleri alırdım. Deftere sonradan bu tip bir yazı yazıldığını düşündüğümüzden dolayı avukatım aracılığı ile gerekli başvuruları yapacağız. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" şeklinde konuştu. Sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin ise, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben Bahçeşehir Kolejinde olay zamanı ilkokul müdürü olarak çalışmaktaydım halen de ilkokul müdürü olarak görev yapıyorum. Ben kazayı görmedim. Öğrenciler benim yanıma gelip bir öğrencinin düştüğünü söyledikleri zaman kazadan haberim oldu. Bahçeye indiğimde Atakan öğretmenin öğrencimizin yanında olduğunu gördüm. Yaralı öğrenciye müdahale edip ivedi bir şekilde hastaneye intikal ettik. Biz 2019 yılında Doğa Koleji olarak faaliyete başladık akabinde 2022 yılında ismimiz Bahçeşehir Koleji olarak değiştirildi. Biz hem Doğa Koleji tarafından hem de Bahçeşehir Okulları tarafından gerekli denetimlere tabi tutulduk. Bize herhangi bir şekilde çitlerin sivri olduğu veyahutta zarar verebileceği şeklinde bir bildirimde bulunulmadı. MEB tarafından da bu yönde bir bildirimde bulunulmadı. Ben meydana gelen kazada kusurum olduğunu düşünmüyorum. Meydana gelen kaza bakımından çok üzgünüm aileye geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Biz aile ile elimizden geldiğimizce irtibatlaşmaya çalıştık. Kendileri de bizi bilgilendirmişlerdir. Biz aileye elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık. Çitler ile alakalı olarak çitlerin boyu yüksek olduğundan dolayı öğrencilerimize zarar vereceğini düşünmüyorduk. Ben de 28 yıl boyunca devlette çalıştım, ülkedeki çoğu okulda çitlerin bu şekilde olduğunu biliyorum. Çitlerin yapısının bu şekilde olması olağandır. Bu olaydan sonra ise her ihtimale karşılık olarak çitlerin sivri ucunu düzleştirdik. Bilirkişi raporunda tarafıma kusur izafe edilmiş olsa da ben üzerime düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğimi düşünüyorum. Bundan dolayı bilirkişi raporundaki kusura yönelik bildirimleri kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık Hasan Aktoprak Müdafii Av. Ezgi Ayhan Bilgi, "Müvekkilimin talimatla ifadesi alınmıştı, bu ifadelerine aynen katılıyoruz. Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda da müvekkilime kusur izafe edilmediği gibi müvekkilimin herhangi bir nedensellik bağı bulunmadığı da belirtilmiştir. Nitekim BYU ile yapılan yargılamada müvekkilimin beraatine karar verilmiştir. Bu aşamada müvekkillin öncelikle beraatine mahkemeniz aksi kanaatte ise lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz" diye konuştu. Duruşmada Kuzey Yiğit Kılıç’ın babası Sinan Kılıç, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Bahçeşehir Kolejinin herhangi bir denetimi yoktur. MEB tarafından yeterli şekilde denetlenmemiştir. Bununla alakalı belgeyi celse arasında ibraz edeceğiz. Şu aşamada sanıklardan hala şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyoruz" dedi. Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ise, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Sanıklardan halen şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyorum" diye konuştu. Sanıkların ve avukatların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti tarafından Sanık müdafiilerine ve katılanlar vekiline gerek bilirkişi raporuna karşı gerek alınan beyanlara karşı ve tüm dosya kapsamı ile beyanlarında bulunmaları için gelecek celseye kadar süre verilmesine, Tüm sanıklar yönünde vareste tutulma taleplerinin kabulüne, İstanbul 60 ASCM’ye müzekkere yazılarak talimat evrakının kapatılmaması, yeni duruşma gün ve saatinin bildirilmesine, bu nedenle duruşmanın 4 Mayıs’a ertelenmesine karar verildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:06
Gökçeada’da "Geleneksel Halk Günü" Buluşması: Kaymakam Osman Acar vatandaşları dinledi
Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde Kaymakam Osman Acar, ilçede düzenlenen Geleneksel Halk Günü kapsamında vatandaşlarla bir araya geldi. Kaymakamlık makamında gerçekleştirilen buluşmada, Gökçeadalı vatandaşların istek, talep ve önerileri tek tek dinlendi. Halk Günü görüşmelerinde, vatandaşların günlük yaşamı etkileyen konularına ilişkin başvurular alınırken, çözüm odaklı değerlendirmeler yapıldı. Kaymakam Osman Acar, kamu hizmetlerinde vatandaşla doğrudan temasın önemine dikkat çekerek, sorunların yerinde ve hızlı şekilde ele alınmasının öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. Buluşma sırasında Ramazan ayını tebrik eden Kaymakam Acar, Ramazan boyunca da Halk Günü uygulamasının sürdürüleceğini belirterek, düzenli şekilde vatandaşları kaymakamlık makamında ağırlamaya devam edeceklerini ifade etti. Kaymakam Acar, Gökçeada’da vatandaşların taleplerinin birinci elden dinlenmesi ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde çözüme kavuşturulması için tüm gayretle çalışacaklarını kaydetti. Halk Günü programının, vatandaşların kamu hizmetlerine erişimini güçlendirmesi ve sorunların doğrudan muhatabına iletilmesi açısından önemli bir iletişim zemini oluşturduğu belirtildi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:40
Karabiga Özel Engelli Yaşam Merkezinde çalışan kadınlara jandarma ekiplerinden çeşitli bilgilendirmeler
Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesindekki Özel Engelli Yaşam Merkezinde 30 kadın çalışana Trafik Jandarması tarafından tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirildi. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı, Biga Trafik Jandarması tarafından Karabiga Özel Engelli Yaşam Merkezinde çalışan 30 kadına Trafik Jandarmasınca tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri yapıldı. Kadınlara, genel trafik kuralları, güvenli sürüş ve emniyet kemerinin önemi, "Bir Kural Bir Ömür" kampanyaları, elektrikli bisiklet kullanıcılarının uyacağı kurallar ve koruyucu tertibat kullanımı konularında bilgilendirilmeler gerçekleştirildi.
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:40
Direksiyon hakimiyetini kaybedip ağaca çarpan sürücü hayatını kaybetti
Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde ağaca çaparak otomobil sürücüsü hayatını kaybetti. Kaza sabah saat 06.00 sıralarında Gelibolu ilçesi Sütlüce mevkiinde meydana geldi. Gelibolu’dan Eceabat istikametine doğru 17 AAV plakalı otomobili ile seyir halinde olan Alper Atıcı direksiyon hakimiyetini kaybetti. Sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine otomobil yoldan çıkarak ağaca çarptı. Kazayı gören diğer sürücüler 112 Acil Yardım ekiplerine haber verdiler. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk tetkikleri sonrasında sürücü Alper Atıcı’nın hayatını kaybettiği belirlendi. Sürücünün cansız bedeni Gelibolu Şehit Koray Onay Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Jandarma ekipleri olayala ilgili inceleme başlattı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:21
Çanakkale’nin meşhur domatesi tezgahlarda 40 liradan 10 liraya kadar düştü
Çanakkale’nin Bayramiç, Ezine ve merkeze bağlı batak ovasında yetişen ünlü Çanakkale domatesi son hasadı yapılırken fiyatı 10 TL’ye kadar düştü. Çanakkale’nin kendine has aroması ve rengiyle markalaşan domatesi, lezzetini Kaz Dağları ile Çanakkale Boğazı’ndan esen rüzgarların yanı sıra potasyum oranı yüksek topraklarından alıyor. Lezzetinin sırrı, rüzgar ve toprak olan, Bayramiç, Ezine ve merkeze bağlı batak ovasında yetişen meşhur Çanakkale domatesinin bazı tarlalarda son hasadı yapılıyor. Yağmurların bölgede yoğun yağması nedeniyle tarlada nadir de olsa kalan Çanakkale domateslerinin bozulmaması için üreticiler tarlada kalan son domatesleri satıyor. Sezon ortasında 40 TL gibi fiyatlara satılan Çanakkale domatesi son hasadında Bayramiç ilçe pazarı tezgahlarında 10 TL’ye kadar düştü. Bayramiçli üretici ve pazarcı Mehmet Demiroğlu (46) "Yağmurdan sonra domatesler bozulunca pazarda 10 liraya kadar düştü. Yağmur yağınca üzerinde cildinde leke, üzerinde toprak, çamur oluyor. Biz de 10 liraya satıp bitirmeye çalışıyoruz. Meşhur Çanakkale domatesi zaten bu senen alıcı olmadığı için çoğu domates tarlada kaldı. Yağmurlar da gelince bozuldu zaten" dedi.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 22:39
Karabiga’da 3 Aralık Coşkusu, Engeller Sevgi ve Umutla Aşılıyor
Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesinde, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, anlamlı ve coşkulu bir programla kutlandı. Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, belediye meclis üyeleri, AK Parti Biga İlçe Başkanı Ahmet Şahin ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra protokol üyeleri ve Karabigalıların katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, sevgi ve farkındalık mesajları ön plana çıktı. Programın ev sahipliğini yapan Karabiga Özel Bakım Merkezi’nde kalan engelli bireylerin hazırladıkları gösterilerle büyük beğeni topladı. Renkli sunumların sergilendiği etkinlik, duygu dolu anlara ve neşeli dakikalara sahne oldu. Onları Görmezden Gelemeyiz Programda bir konuşma yapan Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, "Onları yok sayamayız, görmezden gelemeyiz. Aksine, hayat standartlarını yükseltmek ve önlerindeki engelleri kaldırmak en temel görevimizdir. Karabiga’da muazzam bir kamu binamız var ve buradaki kardeşlerimizin yaşam standartları oldukça yüksek. Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Ankara Yollarını Aşındırdık, Sonunda Başardık Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi ise, Özel Bakım Merkezi’nin kente kazandırılması için verdikleri mücadeleyi anlattı. Başkan Elbi, "Bu merkezi şehrimize kazandırmak için resmen Ankara yollarını aşındırdık. Faaliyete geçtikten sonra ne kadar doğru ve hayırlı bir iş yaptığımızı, buradaki kardeşlerimizi her ziyaretimizde bir kez daha anlıyoruz. Çok uğraştık, ama sonunda başardık. Onları çok seviyoruz, bizim canlarımız. Şunu asla unutmamalıyız: Hepimiz birer engelli adayıyız" diyerek toplumsal farkındalığa dikkat çekti. Etkinlik, protokol üyelerinin ve katılımcıların Özel Bakım Merkezi sakinleriyle bir araya gelmesi, sohbet etmesi ve hatıra fotoğrafları çektirmesiyle son buldu.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 16:40
Çanakkale’de jandarmanın yakaladığı 18 şüpheli tutuklandı
Çanakkale’de jandarma ekipleri tarafından suç ve suçlularla mücadeleye yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda 18 şüpheli tutuklandı. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından 24-30 Kasım tarihleri arasında suç ve suçlularla mücadeleye yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda, 70 bin 253 şahıs ve 50 bin 418 araç sorgulandı. Denetimler neticesinde 117 aranan şahıs ve 16 araç yakalandı. JASAT tarafından yapılan çalışmalarda ise yakalanan 23 şüpheliden 18’i tutuklandı.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 16:14
Çanakkale’de huzur ve güven uygulamaları: 5 şüpheli tutuklandı
Çanakkale’de emniyet ekipleri tarafından gerçekleştirilen huzur ve güvenlik uygulamalarında 5 şüpheli tutuklandı. Çanakkale’de İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından huzur ve güvenlik uygulamaları devam ediyor. Uygulamalar çerçevesinde 24 Kasım - 01 Aralık tarihleri arası gerçekleştirilen denetimlerde 8 bin 414 şahıs ve 2 bin 551 araç sorgulandı. Denetimler sırasında farklı suçlardan aranması bulunan 24 şüpheli yakalanırken 350 araç sürücüsüne idari trafik para cezası uygulandı. Gerçekleştirilen aramalarda ise 132,55 gram narkotik madde, 19 adet narkotik içerikli hap, uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 17 bin 200 TL ele geçirildi. Hakkında adli işlem başlatılan 60 şüpheliden 5’i çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine sevk edildi.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 15:16
Çanakkale’de uyuşturucu operasyonu: 1 tutuklama
Çanakkale’de uyuşturucu operasyonlarında yakalanan 11 şüpheliden 1’i çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince uyuşturucu ve uyarıcı madde ile mücadele çerçevesinde kent genelinde 25 Kasım-2 Aralık tarihlerinde narkotik köpeğinin de katılımıyla 6 operasyon gerçekleştirildi. Yapılan aramalarda; 90 gram sentetik kannabinoid, 175 mililitre A/M maddesi sentetik kannabinoid ham madde, 45 gram metamfetamin, 40 adet sentetik ecza, 6 gram kubar esrar, hassas terazi, 300 gram sentetik kannabinoid yapımında kullanılan tütün, 780 mililitre sentetik kannabinoid yapımında kullanılan aseton, 23 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Operasyonlarlarda 11 şüpheli gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemleri sonrasında mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 1’i tutuklanarak cezaevine sevk edildi.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 15:01
Bayramiç’te kanlıca mantarı köylünün gelir kapısı oldu
Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde, Kaz Dağları’nın kuzey yamaçlarındaki köylerde toplanan ve bölgede ’çam melkisi’ adıyla bilinen kanlıca mantarı köylünün geçim kapısı oldu. Mantarın kilosu ilçe pazarında 70 ile 100 lira arasında satılıyor. Bayramiç ilçesinde, Kaz Dağları’nın kuzey yamaçlarındaki köylerde toplanan mantarlar geçim kaynağı oldu. Önemli bir gelir kaynağı olan kanlıca mantarını toplamak için dağ köylerinde yaşayan vatandaşlar, Kaz Dağları’na akın ediyor. Halk arasında bölgede ’çam melkisi’ adıyla bilinen kanlıca mantarı ilçe pazarında kilosu 70 ile 100 lira arasında satılıyor. Bu yıl bol olması sebebiyle mantar köylünün gelir kapısı olurken, pazarda satın alınan mantarlar evlerde lezzetli bir yemek çeşidi olarak sofralarda yerini alıyor. Kanlıca mantarının kendilerinin geçim kaynağı olduğunu ifade eden Akçakıl Köyü Muhtarı Erhan Saldıran, "Kaz Dağları’na gidip topluyoruz. Allah bin bereket versin, mantar geçim kaynağımız oldu. Bu yıl çok mantar var" dedi.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 14:52
Bayramiç’te kanlıca mantarı köylünün gelir kapısı oldu
Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde, Kaz Dağları’nın kuzey yamaçlarındaki köylerde toplanan ve bölgede ’çam melkisi’ adıyla bilinen kanlıca mantarı köylünün geçim kapısı oldu. Mantar kilosu ilçe pazarında 70 ile 100 lira arasında satılıyor. Bayramiç ilçesinde, Kaz Dağları’nın kuzey yamaçlarındaki köylerde toplanan mantarlar geçim kaynağı oldu. Önemli bir gelir kaynağı olan kanlıca mantarını toplamak için dağ köylerinde yaşayan vatandaşlar, Kaz Dağları’na akın ediyor. Halk arasında bölgede ’çam melkisi’ adıyla bilinen kanlıca mantarını ilçe pazarında kilosu 70 ile 100 lira arasında satılıyor. Bu yıl bol olması sebebiyle mantar köylünün gelir kapısı olurken, pazarda satın alınan mantarlar evlerde lezzetli bir yemek çeşidi olarak sofralarda yerini alıyor. Kanlıca mantarının kendilerinin geçim kaynağı olduğunu ifade eden Akçakıl köyü muhtarı Erhan Saldıran, "Kaz Dağları’na gidip topluyoruz. Allah bin bereket versin, mantar geçim kaynağımız oldu. Bu yıl çok mantar var" dedi. (MS
03 Aralık 2025 Çarşamba - 14:24
Çanakkale’de kolluk birimlerine 95 yeni araç
Çanakkale’de emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatı tarafından kullanılmak üzere 95 yeni araç hizmete alındı. Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü’nde düzenlenen araç teslim törenine, Vali Doç. Dr. Ömer Toraman, İl Emniyet Müdürü Ergün Dağıstanlı, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanı Yarbay Orhan Öğrenci, emniyet, jandarma ve sahil güvenlik personeli katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından törende konuşan Vali Ömer Toraman, kolluk birimlerinin, vatandaşın can ve mal emniyeti için huzuru için 7/24 büyük bir özveriyle görevini yürüttüğünü söyledi. Devletin bütün imkanlarıyla teşkilatları güçlü ve donanımlı kılmak için gayret sarf ettiğini ifade eden Vali Toraman, teşkilatların araç yeterliliğinin artması ve personelin vazifelerini daha iyi yapmaları için çalıştıklarını belirterek, hizmete alınan 95 araçtan 74’ünün emniyet, 19’unun jandarma, 2’sinin ise sahil güvenlik teşkilatı tarafından kullanılacağını söyledi. Çanakkale İl Müftüsü Mustafa Bilgiç tarafından yaptırılan duanın ardından hizmete alınan araçların temsili anahtar teslimi yapıldı. Hizmete alınan araçlar, protokol tarafından görev yerlerine uğurlandı.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:47
Çanakkale barajlarında sevindiren artış
Çanakkale’de yaşanan son yağışlarla birlikte barajlarda beklenen artış meydana geldi. Yaz aylarında yaşanan kuraklık nedeniyle barajlardaki doluluk oranları ciddi şekilde düştü. Kuraklık, Çanakkale’deki barajları da tehdit ederken, Çanakkale merkez ve ilçelerinde, yeterli miktarda yağış alamayınca barajlardaki su seviyesi düştü. Son haftalardaki yağışlarla birlikte barajlardaki su seviyesi de yükselmeye başladı. Çok sayıda su kaynağına sahip olduğu için mitolojide adı ’Bin Pınarlı İda’ olarak geçen Kaz Dağları’ndan beslenen 96 milyon 500 bin metreküp su kapasitesine sahip Bayramiç Barajı ile kent merkezinin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı’ndaki su seviyeleri de son yağışlarla birlikte artış gösterdi. Son verilere göre; Atikhisar Barajı yüzde 39.43, Ayvacık Barajı yüzde 51.50, Biga Bakacak Barajı yüzde 25.21, Lapseki Bayramdere Barajı yüzde 48.43, Bayramiç Barajı yüzde 23.32, Gökçeada Zeytinliköy Barajı yüzde 53.29, Biga Taşoluk Barajı yüzde 6.41, Gelibolu Tayfur Barajı yüzde 22.18, Lapseki Umurbey Barajı yüzde 42.50 doluluk oranına ulaştı.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:44
Karabiga’da belde belediye bazında ilk ve tek zihinsel engelli bakım merkezi
Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesinde belde belediye bazında ilk ve tek zihinsel engelli merkez faaliyet gösteriyor. Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, "Çok iyi isabetli bir iş yaptığımızı böyle faaliyete geçirip gördükten sonra bilmiş olduk, farkına vardık" dedi. Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesinde belediyenin imkanlarının verimli kullanılması üzerine bir takım çalışmalar gerçekleştiriliyor. Çalışmalar ve planlamalar neticesinde bir binanın müsait kaldığı ve planlanan engelli bakım merkezi projesi için uygun olduğu kararı alndı. Projeyle manevi sorumluluğu yüksek ve beldenin özellikle kadın istihdamı sorununu çözüme ulaştırmak hedefledi. 2023 yılında ise hem Çanakkale hem de ülke genelinde yuva arayan engellilere bir yuva açarak faaliyetlere başlandı. Bu süreçte asrın felaketinden etkilenen depremzede engelliler de Karabiga’da kendisine yer bulmuş oldu. Faaliyette bulunulan 2 yılı aşkın sürede kuruluş TSE, İSO 9001 belgesi ve erişilebilirlik belgesini aldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı belirlediği bakım hizmetleri kalite standartlarını sağlayarak günümüze kadar 78 engelli bireyi ağırladı ve bakım hizmetine devam ediyor. Bakım merkezinde 39 personel istihdam ediliyor. Bakım merkezinde görev yapan sorumlu müdür hariç geri kalan 38 personel kadın istihdamı politikasıyla seçilerek mevcut çalışmalarına devam ediyor. Ekiplerin büyük bir özveriyle hizmet verdiğini söyleyen Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, "Türkiye’de belde belediye bazında ilk ve tek zihinsel engelli merkezi olarak Karabiga’mızda hizmet vermeye başladık 2020 yılında. Bu hizmeti çok özverili bir şekilde tüm arkadaşlarımız yerine getiriyor. Mevcut kurumumuzda 59 hastamız var. Bayan ve erkek olarak karışık. Ülkemizin çoğu yerinden gelen hastalarımız var. Çalışan arkadaşlarımız onlara yakinen ilgilenip tüm ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılıyorlar burada. Bu konuda da biz maneviyat olarak çok mutluyuz. Onlarla bir abi-kardeş, anne-baba yakınlığı görüyoruz onlardan da. Ayrı bir duygu, ayrı bir huzur onlarla ilgilenmek. Ben de buradan tüm çalışan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum onlara yakinen ilgilendikleri için hepsiyle" dedi. Bakım merkezinde farklı etkinliklerin olduğunu belirten Başkan Elbi, "Burada çeşitli etkinliklerimiz oluyor. Tüm görevli arkadaşlarımız zaman zaman onlarla işte boyama yapıyorlar, çeşitli gösteriler yapıyorlar. 3 Aralık Engelliler Günü’nde de ayrı bir sürprizleri var. İnşallah onu da burada oyun olarak sergileyecekler. Güzel bir atmosferde, güzel bir bakım evine faaliyete geçirmiş olduk beldemizde" diye konuştu. Zihinsel engelli bakım merkezinde çalışmanın bir gönül işi olduğunu vurgulayan Ahmet Elbi, "Şimdi çalışanlar da gönül işi. Ben buraya zaman zaman gelip dolaştığımda da onu görüyorum. Yani yemek zamanı, kaşıkla ağzına verip işte ağzını silip onunla yakın ilgilendiğini görüyorsun. Ablacığım, anneciğim, babacığım diye hitap ettiklerini, kardeşim diye hitap ettiklerini görüyorsun. Bu da insana mutluluk veriyor. Bu gönül işi yani herkes yapamaz bunu. Çünkü öz bakımları var, öz bakımlarının yapılması gerekiyor. Yakından ilgilenmek gerekiyor. Bu da ayrı bir şey. Arkadaşlar bunu en iyi şekilde yapıyorlar burada" ifadelerini kullandı. Bakım merkezi ile beldede yaşayan kadınlara istihdam sağlandığını kaydeden Başkan Elbi, "Hasta bakışçılarımızın yüzde 95’i Karabiga’da ikamet ediyor. Tabii sağlık personeli olarak da okul bitirmesi gerektiği için prosedür gereği, bunları da ilçemizden karşılamış oluyoruz. Yani gene bölgemizin çalışanları burada" şeklinde konuştu. Başkan Elbi, bakım merkezi açma sürecini şu sözlerle aktardı: "2019 yılında atıl vaziyeti olan binamız otel olarak kullanıyordu. Belediye bütçesine zarar verdiği için biz de zihinsel engelli merkezi olarak düzenlenmesine, kurulmasına karar verdik. Bizim merkezimizde 59 hastamız var. Ülkemizin çeşitli yerlerinden gelen. Burada da huzur içinde bakılıyor hepsi. Çok iyi isabetli bir iş yaptığımızı böyle faaliyete geçirip gördükten sonra bilmiş olduk, farkına vardık. Bu yüzden de çok mutluyuz. Ülkemize, Karabiga’mıza, çevremize hayırlı uğurlu olsun." Bakım merkezinde yaşayan Cengiz Altundal (48), günlerini şöyle anlattı: "Günümüz çok iyi geçiyor. Her şey yapılıyor burada. Resimler yapılıyor. Burası bir yuva oldu. Ömer abi, belediye başkanı, hepsi yardımcı oldu. Allah bin kere razı olsun. Önceden benim böyle bir sıcak yuvam yoktu. Annemle, babamla iyi aram yoktu yani. Kötüydü. Yuvam yıkıldı, darmadağın oldu. Buraya geldim daha güzel oldu. Çok güzel bir yuvam oldu yani. Çok memnunum." Bakım merkezinde yaşayan İbrahim Tufan (45) ise "Ömer abim yardım ediyor bize. Hastalara yardım ediyor. Biz Ömer abime yardım ediyoruz. Hastalara, annelere yardım ediyoruz. Hep sağlıkçılara yardım ediyoruz. Şiir okuyoruz, resim yapıyoruz, şehitler için onu okuyoruz" şeklinde konuştu.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:39
Karabiga’da belde belediye bazında ilk ve tek zihinsel engelli bakım merkezi
Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesinde belde belediye bazında ilk ve tek zihinsel engelli merkezi faaliyet gösteriyor. Karabiga Belediyesi Başkanı Ahmet Elbi, "Çok iyi isabetli bir iş yaptığımızı böyle faaliyete geçirip gördükten sonra bilmiş olduk, farkına vardık" dedi. Biga ilçesine bağlı Karabiga belediyesince belediyenin imkanlarının verimli kullanılması üzerine bir takım çalışmalar gerçekleştiriliyor. Çalışmalar ve planlamalar neticesinde bir binanın müsait kaldığı ve planlanan engelli bakım merkezi projesi için uygun olduğu kararı alındı. Projeyle manevi sorumluluğu yüksek ve beldenin özellikle kadın istihdamı sorununu çözüme ulaştırmak hedefledi. 2023 yılında ise hem Çanakkale hem de ülke genelinde yuva arayan engellilere bir yuva açarak faaliyetlere başlandı. Bu süreçte asrın felaketinden etkilenen depremzede engelliler de Karabiga’da kendisine yer bulmuş oldu. Faaliyette bulunulan 2 yılı aşkın sürede kuruluş TSE, İSO 9001 belgesi ve erişilebilirlik belgesini aldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı belirlediği bakım hizmetleri kalite standartlarını sağlayarak günümüze kadar 78 engelli bireyi ağırladı ve bakım hizmetine devam ediyor. Bakım merkezinde 39 personel istihdam ediliyor. Bakım merkezinde görev yapan sorumlu müdür hariç geri kalan 38 personel kadın istihdamı politikasıyla seçilerek mevcut çalışmalarına devam ediyor. Ekiplerin büyük bir özveriyle hizmet verdiğini söyleyen Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, "Türkiye’de belde belediye bazında ilk ve tek zihinsel engelli merkezi olarak Karabiga’mızda hizmet vermeye başladık 2020 yılında. Bu hizmeti çok özverili bir şekilde tüm arkadaşlarımız yerine getiriyor. Mevcut kurumumuzda 59 hastamız var. Bayan ve erkek olarak karışık. Ülkemizin çoğu yerinden gelen hastalarımız var. Çalışan arkadaşlarımız onlara yakinen ilgilenip tüm ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılıyorlar burada. Bu konuda da biz maneviyat olarak çok mutluyuz. Onlarla bir abi-kardeş, anne-baba yakınlığı görüyoruz onlardan da. Ayrı bir duygu, ayrı bir huzur onlarla ilgilenmek. Ben de buradan tüm çalışan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum onlara yakinen ilgilendikleri için hepsiyle" dedi. Bakım merkezinde farklı etkinliklerin olduğunu belirten Belediye Başkanı Ahmet Elbi, "Burada çeşitli etkinliklerimiz oluyor. Tüm görevli arkadaşlarımız zaman zaman onlarla işte boyama yapıyorlar, çeşitli gösteriler yapıyorlar. 3 Aralık Engelliler Gününde de ayrı bir sürprizleri var. İnşallah onu da burada oyun olarak sergileyecekler. Güzel bir atmosferde, güzel bir bakım evine faaliyete geçirmiş olduk beldemizde" diye konuştu. Zihinsel engelli bakım merkezinde çalışmanın bir gönül işi olduğunu vurgulayan Ahmet Elbi, "Şimdi çalışanlar da gönül işi. Ben buraya zaman zaman gelip dolaştığımda da onu görüyorum. Yani yemek zamanı, kaşıkla ağzına verip işte ağzını silip onunla yakın ilgilendiğini görüyorsun. Ablacığım, anneciğim, babacığım diye hitap ettiklerini, kardeşim diye hitap ettiklerini görüyorsun. Bu da insana mutluluk veriyor. Bu gönül işi yani herkes yapamaz bunu. Çünkü öz bakımları var, öz bakımlarının yapılması gerekiyor. Yakından ilgilenmek gerekiyor. Bu da ayrı bir şey. Arkadaşlar bunu en iyi şekilde yapıyorlar burada" ifadelerini kullandı. Bakım merkezi ile beldede yaşayan kadınlara istihdam sağlandığını kaydeden Başkan Elbi, "Hasta bakışçılarımızın yüzde 95’i Karabiga’da ikamet ediyor. Tabii sağlık personeli olarak da okul bitirmesi gerektiği için prosedür gereği, bunları da ilçemizden karşılamış oluyoruz. Yani gene bölgemizin çalışanları burada" şeklinde konuştu. Başkan Elbi, bakım merkezi açma sürecini şu sözlerle aktardı: "2019 yılında atıl vaziyeti olan binamız otel olarak kullanıyordu. Belediye bütçesine zarar verdiği için biz de zihinsel engelli merkezi olarak düzenlenmesine, kurulmasına karar verdik. Bizim merkezimizde 59 hastamız var. Ülkemizin çeşitli yerlerinden gelen. Burada da huzur içinde bakılıyor hepsi. Çok iyi isabetli bir iş yaptığımızı böyle faaliyete geçirip gördükten sonra bilmiş olduk, farkına vardık. Bu yüzden de çok mutluyuz. Ülkemize, Karabiga’mıza, çevremize hayırlı uğurlu olsun." Bakım merkezinde yaşayan Cengiz Altundal(48), günlerini şöyle anlattı: "Günümüz çok iyi geçiyor. Her şey yapılıyor burada. Resimler yapılıyor. Burası bir yuva oldu. Ömer abi, belediye başkanı, hepsi yardımcı oldu. Allah bin kere razı olsun. Önceden benim böyle bir sıcak yuvam yoktu. Annemle, babamla iyi aram yoktu yani. Kötüydü. Yuvam yıkıldı, darmadağın oldu. Buraya geldim daha güzel oldu abi. Çok güzel bir yuvam oldu yani. Çok memnunum." Bakım merkezinde yaşayan bir başka misafir İbrahim Tufan(45) ise "Ömer abim yardım ediyor bize. Hastalara yardım ediyor. Biz Ömer abime yardım ediyoruz. Hastalara, annelere yardım ediyoruz. Hep sağlıkçılara yardım ediyoruz. Şiir okuyoruz, resim yapıyoruz, şehitler için onu okuyoruz" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder