Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Çanakkale
Çanakkale’de çenesine demir saplanan öğrencinin davasının 2’nci duruşması görüldü
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:17:45
Çanakkale’nin Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde özel bir kolejde 7 yaşındaki Kuzey Yiğit Kılıç’ın okul bahçesinde oynarken dik duran çit demirlerine tırmandıktan sonra ayağının kayması sonucu demirin çenesine saplanması ve dudağından çenesine kadar olan dokunun kopması sonucu ailesi tarafından okula açılan ihmal davasının 2’nci duruşması görüldü. Duruşma 4 Mayıs’a ertelenirken, Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ve babası Sinan Kılıç sanıkların cezalandırılmalarını talep ettiler. Olay, Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde Bahçeşehir Koleji’nde meydana geldi. Olay günü saat 16.30’da okul yönetimi tarafından aranan anne Melek Şen ve baba Sinan Kılıç’a çocuklarının küçük bir kaza geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi verildi. Hastaneye gittiklerinde oğullarının yüzünün kısmen koptuğunu gören çift büyük bir şok yaşadı. Şu anda 10 yaşında olan Kuzey Yiğit, üç yıl içinde toplam 7 ameliyat geçirdi. Vücudunda 50, yüzünde ise 25 santimetrelik dikiş izi bulunan çocuk, konuşma, yemek yeme ve ağzını kapatma gibi temel işlevlerde zorluk yaşarken, aile tarafından okula açılan ihmal davasının 2’nci duruşması görüldü. Biga Adliyesi 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün görülen ikinci duruşmaya Kuzey Yiğit Kılıç’ın ailesi, avukatları ile sanık bahçe nöbetçisi Atakan Değirmenci, sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin, sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz ve müdafi avukatları katıldı. Duruşmada celse arasında dosyanın bilirkişilerden döndüğü belirtilerek, rapor okundu. Bilirkişi raporunun sonuç kısmında şu ifadelerin yer aldığı belirtildi: "Bilirkişi heyetimizce dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda ’03.11.2023 tarihinde Biga Bahçeşehir Koleji bahçesinde meydana gelen olay, 7 yaşındaki Kuzey Kılıç’ın teneffüs sırasında panel tel çite tırmanıp üstteki sivri tel çıkıntılarına çen:takılması sonucu alt çene ve dudakta ağır doku kaybı ile sonuçlanan bir okul kazasıdır. Mağdur öğrenci sigortalı çalışan olmadığından olay 5510 ve 6331 anlamında teknik ’iş kazası’ değildir. Ancak çocuk yaşı, çit yapısı ve çocukların öngörülebilir oyun davranışları birlikte değerlendirildiğinde öngörülebilir ve uygun yapısal/organizasyonel tedbirlerle önlenebilir nitelikte Musa Çetin (kampüs müdürü: Okulun fiziki yapısı, bahçe ve çit düzenine ilişkin nihai sorumluluğu üstlenmesine rağmen, panel çitin üst kısmındaki sabit ve süreklilik arz eden sivri tel çıkıntılarını uzun süre gidermemesi ve çocuk kullanıcı profiliyle bağdaşmayan bu yapısal tehlikeyi ortadan kaldırmaması nedeniyle davranışı ile meydana gelen ağır yaralanma arasında doğrudan ve güçlü nedensellik bağı bulunduğu ve tutumunun ’ağır özensiz davranış’ olarak nitelendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Emine Girgin (ilkokul müdürü): Küçük yaş grubu öğrenciler için güvenli fiziksel çevreyi sağlamakla görevli olup, panel çitin üst kısmındaki sabit tehlikeyi görüp gidermede yeterince proaktif davranmadığı, risk değerlendirmesinde bahçel/çit güvenliğini somutlaştırmadığı için bu olay bakımından nedensellik bağı bulunan özensiz davranış ânde olduğu, ancak yetki ağırlığının kampüs müdürlüğünde olması nedeniyle bu özensizliğin orta düzeyde olduğu değerlendirilmiştir. Atakan Değirmenci (bahçe nöbetçisi): Bahçenin genişliği ve öğrenci sayısı nedeniyle tüm öğrencileri anlık gözetmenin fiilen mümkün olmaması, olay sonrası hızlı müdahalesi ve kazanın esas nedeninin çitin yapısal tehlikesi olması dikkate alındığında, bu olay özelinde hafif özensiz davrandığı değerlendirilmiştir. Habibe Yılmaz (İSG uzmanı) ve Hasan Aktoprak (işyeri hekimi): Riskleri bildirme/öneride bulunma görevleri ile çitin fiilen değiştirilmesine ilişkin işveren yetkisi ayrımı gözetildiğinde, mevcut delillerle kazanın doğrudan meydana gelmesinde belirleyici bir teknik ihmal veya özen yükümlülüğüne aykırı davranışları tespit edilememiştir. Kuzey Yiğit Kılıç: Olay tarihinde yaklaşık 7 yaşında olup, ilkokul çağında, tehlikeyi öngörme ve kendini koruma kapasitesi sınırlı, korunmaya muhtaç bir yaş grubundadır. Teneffüste oyun ve merak duygusuyla çite tırmanma davranışı, bu yaş grubu çocuklarda pedagojik ve pratik olarak öngörülebilir tipik bir çocuk davranışı olup, bu olay özelinde özen yükümlülüğüne aykırı bir tutum veya kusur atfedilmesi teknik olarak uygun bulunmamıştır. Dosya kapsamındaki teknik inceleme çerçevesinde yukarıda adı geçen sanıklar ve mağdur dışında, olayın meydana gelmesinde kusur veya özensiz davranışla ilişkili başka kişi veya kurum tespit edilemedi." Duruşmada daha sonra sanık savunmalarına geçildi. İlk olarak sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz dinlendi. Yılmaz savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Kollukta vermiş olduğum ifadem aynen geçerlidir. Ben iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalışmaktayım. Esasında birden fazla firmada görev aldığım dönemler de oluyor. Mağdur çocuğun yaralanması hepimizi üzmüştür. Benim esasında iş tanımım iş sağlığına ve güvenliğine ilişkindir ve çalışan işçilere odaklanırız. Ben görevlendirildikten sonra da Bahçeşehir Koleji’ne de gittim, etrafa baktım fakat belirttiğim üzere biz daha çok çalışanlarla ilgileniriz. Benim görev tanımımın içerisinde çalışanlar bulunmaktadır. Öğrenciler bizim görev ve mesleki tanımımız içerisinde yoktur. Firmalar da bizimle anlaşma yaparken çalışan sayısı üzerinden anlaşma yapar. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yaralanan çocuk mağdur okul öğrencisidir. Bu bir somut olayda meydana gelen hadise bir iş kazası değildir. İş yeri kazasıdır. Bilirkişi raporu da bu beyanlarımı doğrular niteliktedir. Bilirkişi raporunu aynen kabul ediyorum. Benim görev tanımımda okul öğrencileri yoktur. Dosyaya aldırılan bilirkişi raporunda da bana kusur izafe edilmemiştir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, uzlaşmayı talep ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık bahçe nöbetçisi Atakan Değirmenci savunmasında, "İddianameye konu suça ilişkin daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben olay zamanı Bahçeşehir Koleji’nde beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaktaydım. Aynı zamanda bahçe nöbetçisi idim. Ben bahçede nöbetçi olduğum esnada genellikle yürürüm ve etrafa bakınırım. Bu kaza ise kör noktada olmuş. Ben, bana öğrencilerin, ’Öğretmenim bir çocuk düştü’ diye yanıma gelince kazayı öğrendim. Bana uzaktan seslendiler. Hemen oraya gittiğimde mağdur çocuğun kanlar içerisinde olduğunu gördüm. Dokunun düştüğünü de gördüm. Ben hemen etraftaki öğrencileri olay yerinden uzaklaştırdım ve mağdur çocuğa yardım ettim. Ben bu kazada kusurlu olduğumu düşünmüyorum. Bilirkişi raporunda hafif özensiz davrandığım belirtilmiş fakat ben üzerime düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiştim. Olay günü bahçede bir tane nöbetçi öğretmen vardı, o da benim. Bir okul nöbetçisi, bir de bahçe nöbetçisi olarak nöbet tutarız. Her katın da ayrı ayrı nöbetçileri vardır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan vareste tutulma talebim vardır" diye konuştu. Sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, daha önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirterek, "Olay zamanında Bahçeşehir Koleji’nde müdür olarak çalışıyordum, halen de müdür olarak çalışmaya devam ederim. Olay günü odamda olduğum esnada seslerin olması üzerine aşağıya indiğimde mağdur çocuğun yaralanmasını gördüm ve beden eğitimi öğretmeni Atakan ve okulumuzun hemşiresi Ceylen Sütçü ile beraber kendisine müdahale ettik. 7 dakika kadar bir süredede çocuğu Biga Devlet Hastanesine götürdük. İlk müdahale sonrasında mağdur çocuğumuz Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesine gönderildi. Burada da operasyonlar geçirdi, biz de operasyon anında geceye kadar ailenin yanındaydık. İlk operasyonun başarılı geçtiğini düşünmüştük. Bundan dolayı Biga’ya geri döndüğümüz esnada doku uyuşmazlığı olduğu söylendi. Biz ailenin elimizden geldiğince yanında olmaya çalıştık. Biz bu çitleri 2019 yılında okulun açıldığı esnada yaptırdık. Çit yüksekliğinin 1.6 metre olduğunu biliyorum. Biz Biga’da bir firmaya yaptırdık. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından tarafımıza herhangi bir çitlerin zarar verebileceği yönünde bildirimde bulunulmadı. Biz okulun açıldığı 2019 yılında MEB tarafından denetlendik, bize uygunluk verildi. Çitlerle alakalı herhangi bir bildirimde bulunulmadı. Ben 26 yıllık devlet tecrübesine sahibim, eski okullarımda da çitler bu şekilde idi. Ben bilirkişi raporunu dün incelediğimde 2023 yılının Mart ve Mayıs aylarında çitlerle alakalı olarak iki adet uyarı olduğunu gördüm. Ben bu uyarıların sonradan deftere yazıldığını düşünüyorum. Çünkü böyle bir uyarı olsaydı bu tarafıma iletilirdi, ben de gerekli önlemleri alırdım. Deftere sonradan bu tip bir yazı yazıldığını düşündüğümüzden dolayı avukatım aracılığı ile gerekli başvuruları yapacağız. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" şeklinde konuştu. Sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin ise, daha önce verdiği beyanları tekrar ettiğini belirterek, "Ben Bahçeşehir Kolejinde olay zamanı ilkokul müdürü olarak çalışmaktaydım, halen de ilkokul müdürü olarak görev yapıyorum. Ben kazayı görmedim. Öğrenciler benim yanıma gelip bir öğrencinin düştüğünü söyledikleri zaman kazadan haberim oldu. Bahçeye indiğimde Atakan öğretmenin öğrencimizin yanında olduğunu gördüm. Yaralı öğrenciye müdahale edip, ivedi bir şekilde hastaneye intikal ettik. Biz 2019 yılında Doğa Koleji olarak faaliyete başladık, akabinde 2022 yılında ismimiz Bahçeşehir Koleji olarak değiştirildi. Biz hem Doğa Koleji tarafından hem de Bahçeşehir Okulları tarafından gerekli denetimlere tabi tutulduk. Bize herhangi bir şekilde çitlerin sivri olduğu veyahutta zarar verebileceği şeklinde bir bildirimde bulunulmadı. MEB tarafından da bu yönde bir bildirimde bulunulmadı. Ben meydana gelen kazada kusurum olduğunu düşünmüyorum. Meydana gelen kaza bakımından çok üzgünüm aileye geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Biz aile ile elimizden geldiğimizce irtibatlaşmaya çalıştık. Kendileri de bizi bilgilendirmişlerdir. Biz aileye elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık. Çitlerle alakalı olarak çitlerin boyu yüksek olduğundan dolayı öğrencilerimize zarar vereceğini düşünmüyorduk. Ben de 28 yıl boyunca devlette çalıştım, ülkedeki çoğu okulda çitlerin bu şekilde olduğunu biliyorum. Çitlerin yapısının bu şekilde olması olağandır. Bu olaydan sonra ise her ihtimale karşılık olarak çitlerin sivri ucunu düzleştirdik. Bilirkişi raporunda tarafıma kusur izafe edilmiş olsa da ben üzerime düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğimi düşünüyorum. Bundan dolayı bilirkişi raporundaki kusura yönelik bildirimleri kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık Hasan Aktoprak’ın avukatı Ezgi Ayhan Bilgi, "Müvekkilimin talimatla ifadesi alınmıştı, bu ifadelerine aynen katılıyoruz. Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda da müvekkilime kusur izafe edilmediği gibi müvekkilimin herhangi bir nedensellik bağı bulunmadığı da belirtilmiştir. Nitekim BYU ile yapılan yargılamada müvekkilimin beraatına karar verilmiştir. Bu aşamada müvekkillin öncelikle beraatını, mahkemeniz aksi kanaatte ise lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz" diye konuştu. Duruşmada Kuzey Yiğit Kılıç’ın babası Sinan Kılıç, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Bahçeşehir Kolejinin herhangi bir denetimi yoktur. MEB tarafından yeterli şekilde denetlenmemiştir. Bununla alakalı belgeyi celse arasında ibraz edeceğiz. Şu aşamada sanıklardan hala şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyoruz" dedi. Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ise, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Sanıklardan halen şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyorum" diye konuştu. Sanıkların ve avukatların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti tarafından sanıkların vareste tutulma taleplerinin kabulüne, İstanbul 60 ASCM’ye müzekkere yazılarak talimat evrakının kapatılmaması ve yeni duruşma gün ve saatinin bildirilmesine, bu nedenle duruşmanın 4 Mayıs’a ertelenmesine karar verildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:25
Çanakkale’de çenesine demir saplanan, yüzü kopan öğrencinin davasının 2’nci duruşması görüldü
Çanakkale’nin Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde özel bir kolejde 7 yaşındaki Kuzey Yiğit Kılıç’ın okul bahçesinde oynarken dik duran çit demirlerine tırmandıktan sonra ayağının kayması sonucu demirin çenesine saplanması ve dudağından çenesine kadar olan dokunun kopması sonucu ailesi tarafından okula açılan ihmal davasının 2’nci duruşması Biga 2’nci Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşma 4 Mayıs’a ertelenirken, Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ve babası Sinan Kılıç, sanıklardan hala şikayetçi olduklarını ve cezalandırılmalarını talep ettiler. Olay, Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde Bahçeşehir Koleji’nde meydana geldi. Olay günü saat 16.30’da okul yönetimi tarafından aranan anne Melek Şen ve baba Sinan Kılıç’a, çocuklarının küçük bir kaza geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi verildi. Hastaneye gittiklerinde oğullarının yüzünün kısmen koptuğunu gören aile büyük bir şok yaşadı. Şu anda 10 yaşında olan Kuzey Yiğit, üç yıl içinde toplam 7 ameliyat geçirdi. Vücudunda 50, yüzünde ise 25 santimetrelik dikiş izi bulunan çocuk; konuşma, yemek yeme ve ağzını kapatma gibi temel işlevlerde zorluk yaşıyor. Biga Adliyesi 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün ikinci duruşmaya Kuzey Yiğit Kılıç’ın ailesi, avukatları ile sanık Bahçe Nöbetçisi Atakan Değirmenci, sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin, sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz, sanık İşyeri Hekimi Hasan Aktoprak ve müdafi avukatları katıldı. Duruşmada celse arasında dosyanın bilirkişilerden döndüğü bilirkişi raporunun sonuç kısmında "Bilirkişi Heyetimizce dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; "03.11.2023 tarihinde Biga Bahçeşehir Koleji bahçesinde meydana gelen olay, 7 yaşındaki Kuzey Kılıç’ın teneffüs sırasında panel tel çite tırmanıp üstteki sivri tel çıkıntılarına çen:takılması sonucu alt çene ve dudakta ağır doku kaybı ile sonuçlanan bir okul kazasıdır; mağdur öğrenci sigortalı çalışan olmadığından, olay 5510 ve 6331 anlamında teknik "iş kazası" değildir, ancak çocuk yaşı, çit yapısı ve çocukların öngörülebilir oyun davranışları birlikte değerlendirildiğinde öngörülebilir ve uygun yapısal/organizasyonel tedbirlerle önlenebilir nitelikte Musa Çetin (kampüs müdürü: Okulun fiziki yapısı, bahçe ve çit düzenine ilişkin nihai sorumluluğu üstlenmesine rağmen, panel çitin üst kısmındaki sabit ve süreklilik arz eden sivri tel çıkıntılarını uzun süre gidermemesi ve çocuk kullanıcı profiliyle bağdaşmayan bu yapısaltehlikeyi ortadan kaldırmaması nedeniyle, davranışı ile meydana gelen ağır yaralanma arasında doğrudan ve güçlü nedensellik bağı bulunduğu ve tutumunun "ağır özensiz davranış" olarak nitelendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Emine Girgin (ilkokul müdürü): Küçük yaş grubu öğrenciler için güvenli fiziksel çevreyi sağlamakla görevli olup panel çitin üst kısmındaki sabit tehlikeyi görüp gidermede yeterince proaktif davranmadığı, risk değerlendirmesinde bahçel/çit güvenliğini somutlaştırmadığı için, bu olay bakımından nedensellik bağı bulunan "özensiz davranış ânde olduğu, ancak yetki ağırlığının kampüs müdürlüğünde olması nedeniyle bu özensizliğin orta düzeyde olduğu değerlendirilmiştir.Atakan Değirmenci (bahçe nöbetçisi): Bahçenin genişliği ve öğrenci sayısı nedeniyle tüm öğrencileri anlık gözetmenin fiilen mümkün olmaması, olay sonrası hızlı müdahalesi ve kazanın esas nedeninin çitin yapısal tehlikesi olması dikkate alındığında, bu olay özelinde hafif özensiz davrandığı değerlendirilmiştir. Habibe Yılmaz (İSG uzmanı) ve Hasan Aktoprak (işyeri hekimi): Riskleri bildirme/öneride bulunma görevleri ile çitin fiilen değiştirilmesine ilişkin işveren yetkisi ayrımı gözetildiğinde, mevcut delillerle kazanın doğrudan meydana gelmesinde belirleyici bir teknik ihmal veya özen yükümlülüğüne aykırı davranışları tespit edilememiştir. Kuzey Yiğit Kılıç: Olay tarihinde yaklaşık 7 yaşında olup ilkokul çağında, tehlikeyi öngörme ve kendini koruma kapasitesi sınırlı, korunmaya muhtaç bir yaş grubundadır. Teneffüste oyun ve merak duygusuyla çite tırmanma davranışı, bu yaş grubu çocuklarda pedagojik ve pratik olarak öngörülebilir tipik bir çocuk davranışı olup, bu olay özelinde özen yükümlülüğüne aykırı bir tutum veya kusur atfedilmesi teknik olarak uygun bulunmamıştır. Dosya kapsamındaki teknik inceleme çerçevesinde, yukarıda adı geçen sanıklar ve mağdur dışında, olayın meydana gelmesinde kusur veya özensiz davranışla ilişkili başka kişi veya kurum tespit edileme" yönünde rapor düzenlendiği görüldü. Duruşmada sanık savunmalarına geçildi. İlk olarak sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz dinlendi. Yılmaz duruşmadaki savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Kollukta vermiş olduğum ifadem aynen geçerlidir. Ben iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalışmaktayım, esasında birden fazla firmada görev aldığım dönemler de oluyor. Mağdur çocuğun yaralanması hepimizi üzmüştür. Benim esasında iş tanımım iş sağlığına ve güvenliğine ilişkindir ve çalışan işçilere odaklanırız. Ben görevlendirildikten sonra da Bahçeşehir Kolejine de gittim etrafa baktım fakat belirttiğim üzere biz daha çok çalışanlarla ilgileniriz. Benim görev tanımımın içerisinde çalışanlar bulunmaktadır. Öğrenciler bizim görev ve mesleki tanımımız içerisinde yoktur. Firmalar da bizimle anlaşma yaparken çalışan sayısı üzerinden anlaşma yapar. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yaralanan çocuk mağdur okul öğrencisidir. Bu bir somut olayda meydana gelen hadise bir iş kazası değildir. İş yeri kazasıdır. Bilirkişi raporu da bu beyanlarımı doğrular niteliktedir. Bilirkişi raporunu aynen kabul ediyorum. Benim görev tanımımda okul öğrencileri yoktur. Dosyaya aldırılan bilirkişi raporunda da bana kusur izafe edilmemiştir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, uzlaşmayı talep ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık Bahçe Nöbetçisi Atakan Değirmenci savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben olay zamanı Bahçeşehir Kolejinde beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaktaydım. Aynı zamanda bahçe nöbetçisi idim. Ben bahçede nöbetçi olduğum esnada genellikle yürürüm ve etrafa bakınırım. Bu kaza ise kör noktada olmuş. Ben, bana öğrencilerin, öğretmenim bir çocuk düştü diye yanıma gelince kazayı öğrendim. Bana uzaktan seslendiler. Hemen oraya gittiğimde mağdur çocuğun kanlar içerisinde olduğunu gördüm. Dokunun düştüğünü de gördüm. Ben hemen etraftaki öğrencileri olay yerinden uzaklaştırdım ve mağdur çocuğa yardım ettim. Ben bu kazada kusurlu olduğumu düşünmüyorum. Bilirkişi raporunda hafif özensiz davrandığım belirtilmiş fakat ben üzerime düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiştim. Olay günü bahçede 1 tane nöbetçi öğretmen vardı o da benim. Bir okul nöbetçisi bir de bahçe nöbetçisi olarak nöbet tutarız. Her katın da ayrı ayrı nöbetçileri vardır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan vareste tutulma talebim vardır" diye konuştu. Sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben olay zamanında Bahçeşehir Kolejinde müdür olarak çalışıyordum, halen de müdür olarak çalışmaya devam ederim. Olay günü odamda olduğum esnada seslerin olması üzerine aşağıya indiğimde mağdur çocuğun yaralanmasını gördüm ve beden eğitimi öğretmeni Atakan ve okulumuzun hemşiresi Ceylen Sütçü ile beraber kendisine müdahale ettik. 7 dk kadar bir sürede de çocuğu Biga Devlet Hastanesine götürdük. İlk müdahale sonrasında mağdur çocuğumuz Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesine gönderildi. Burada da operasyonlar geçirdi, biz de operasyon anında geceye kadar ailenin yanında idik. İlk operasyonun başarılı geçtiğini düşünmüştük. Bundan dolayı Biga ya geri döndüğümüz esnada doku uyuşmazlığı olduğu söylenildi. Biz ailenin elimizden geldiğince yanında olmaya çalıştık. Biz bu çitleri 2019 yılında okulun açıldığı esnada yaptırdık. Çit yüksekliğinin 1.6 metre olduğunu biliyorum. Biz Biga da bir firmaya yaptırdık. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından tarafımıza herhangi bir çitlerin zarar verebileceği yönünde bildirimde bulunulmadı. Biz okulun açıldığı 2019 yılında MEB tarafından denetlendik. Bize uygunluk verildi. Çitlerle alakalı herhangi bir bildirimde bulunulmadı. Ben 26 yıllık devlet tecrübesine sahibim, eski okullarımda da çitler bu şekilde idi. Ben bilirkişi raporunu dün incelediğimde 2023 yılının Mart ve Mayıs aylarında çitlerle alakalı olarak 2 adet uyarı olduğunu gördüm. Ben bu uyarıların sonradan deftere yazıldığını düşünüyorum çünkü böyle bir uyarı olsaydı bu tarafıma iletilirdi ben de gerekli önlemleri alırdım. Deftere sonradan bu tip bir yazı yazıldığını düşündüğümüzden dolayı avukatım aracılığı ile gerekli başvuruları yapacağız. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" şeklinde konuştu. Sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin ise, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben Bahçeşehir Kolejinde olay zamanı ilkokul müdürü olarak çalışmaktaydım halen de ilkokul müdürü olarak görev yapıyorum. Ben kazayı görmedim. Öğrenciler benim yanıma gelip bir öğrencinin düştüğünü söyledikleri zaman kazadan haberim oldu. Bahçeye indiğimde Atakan öğretmenin öğrencimizin yanında olduğunu gördüm. Yaralı öğrenciye müdahale edip ivedi bir şekilde hastaneye intikal ettik. Biz 2019 yılında Doğa Koleji olarak faaliyete başladık akabinde 2022 yılında ismimiz Bahçeşehir Koleji olarak değiştirildi. Biz hem Doğa Koleji tarafından hem de Bahçeşehir Okulları tarafından gerekli denetimlere tabi tutulduk. Bize herhangi bir şekilde çitlerin sivri olduğu veyahutta zarar verebileceği şeklinde bir bildirimde bulunulmadı. MEB tarafından da bu yönde bir bildirimde bulunulmadı. Ben meydana gelen kazada kusurum olduğunu düşünmüyorum. Meydana gelen kaza bakımından çok üzgünüm aileye geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Biz aile ile elimizden geldiğimizce irtibatlaşmaya çalıştık. Kendileri de bizi bilgilendirmişlerdir. Biz aileye elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık. Çitler ile alakalı olarak çitlerin boyu yüksek olduğundan dolayı öğrencilerimize zarar vereceğini düşünmüyorduk. Ben de 28 yıl boyunca devlette çalıştım, ülkedeki çoğu okulda çitlerin bu şekilde olduğunu biliyorum. Çitlerin yapısının bu şekilde olması olağandır. Bu olaydan sonra ise her ihtimale karşılık olarak çitlerin sivri ucunu düzleştirdik. Bilirkişi raporunda tarafıma kusur izafe edilmiş olsa da ben üzerime düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğimi düşünüyorum. Bundan dolayı bilirkişi raporundaki kusura yönelik bildirimleri kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık Hasan Aktoprak Müdafii Av. Ezgi Ayhan Bilgi, "Müvekkilimin talimatla ifadesi alınmıştı, bu ifadelerine aynen katılıyoruz. Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda da müvekkilime kusur izafe edilmediği gibi müvekkilimin herhangi bir nedensellik bağı bulunmadığı da belirtilmiştir. Nitekim BYU ile yapılan yargılamada müvekkilimin beraatine karar verilmiştir. Bu aşamada müvekkillin öncelikle beraatine mahkemeniz aksi kanaatte ise lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz" diye konuştu. Duruşmada Kuzey Yiğit Kılıç’ın babası Sinan Kılıç, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Bahçeşehir Kolejinin herhangi bir denetimi yoktur. MEB tarafından yeterli şekilde denetlenmemiştir. Bununla alakalı belgeyi celse arasında ibraz edeceğiz. Şu aşamada sanıklardan hala şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyoruz" dedi. Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ise, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Sanıklardan halen şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyorum" diye konuştu. Sanıkların ve avukatların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti tarafından Sanık müdafiilerine ve katılanlar vekiline gerek bilirkişi raporuna karşı gerek alınan beyanlara karşı ve tüm dosya kapsamı ile beyanlarında bulunmaları için gelecek celseye kadar süre verilmesine, Tüm sanıklar yönünde vareste tutulma taleplerinin kabulüne, İstanbul 60 ASCM’ye müzekkere yazılarak talimat evrakının kapatılmaması, yeni duruşma gün ve saatinin bildirilmesine, bu nedenle duruşmanın 4 Mayıs’a ertelenmesine karar verildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:06
Gökçeada’da "Geleneksel Halk Günü" Buluşması: Kaymakam Osman Acar vatandaşları dinledi
Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde Kaymakam Osman Acar, ilçede düzenlenen Geleneksel Halk Günü kapsamında vatandaşlarla bir araya geldi. Kaymakamlık makamında gerçekleştirilen buluşmada, Gökçeadalı vatandaşların istek, talep ve önerileri tek tek dinlendi. Halk Günü görüşmelerinde, vatandaşların günlük yaşamı etkileyen konularına ilişkin başvurular alınırken, çözüm odaklı değerlendirmeler yapıldı. Kaymakam Osman Acar, kamu hizmetlerinde vatandaşla doğrudan temasın önemine dikkat çekerek, sorunların yerinde ve hızlı şekilde ele alınmasının öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. Buluşma sırasında Ramazan ayını tebrik eden Kaymakam Acar, Ramazan boyunca da Halk Günü uygulamasının sürdürüleceğini belirterek, düzenli şekilde vatandaşları kaymakamlık makamında ağırlamaya devam edeceklerini ifade etti. Kaymakam Acar, Gökçeada’da vatandaşların taleplerinin birinci elden dinlenmesi ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde çözüme kavuşturulması için tüm gayretle çalışacaklarını kaydetti. Halk Günü programının, vatandaşların kamu hizmetlerine erişimini güçlendirmesi ve sorunların doğrudan muhatabına iletilmesi açısından önemli bir iletişim zemini oluşturduğu belirtildi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:40
Karabiga Özel Engelli Yaşam Merkezinde çalışan kadınlara jandarma ekiplerinden çeşitli bilgilendirmeler
Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesindekki Özel Engelli Yaşam Merkezinde 30 kadın çalışana Trafik Jandarması tarafından tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirildi. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı, Biga Trafik Jandarması tarafından Karabiga Özel Engelli Yaşam Merkezinde çalışan 30 kadına Trafik Jandarmasınca tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri yapıldı. Kadınlara, genel trafik kuralları, güvenli sürüş ve emniyet kemerinin önemi, "Bir Kural Bir Ömür" kampanyaları, elektrikli bisiklet kullanıcılarının uyacağı kurallar ve koruyucu tertibat kullanımı konularında bilgilendirilmeler gerçekleştirildi.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:38
Çanakkale barajlarında sevindiren artış
Çanakkale’de yaşanan son yağışlarla birlikte barajlarda beklenen artış meydana geldi. Yaz aylarında yaşanan kuraklık nedeniyle Türkiye’deki barajlardaki doluluk oranları ciddi şekilde düşüş yaşandı. Kuraklık, Çanakkale’deki barajları da tehdit ederken, Çanakkale merkez ve ilçelerinde, yeterli miktarda yağış alamayınca barajlardaki su seviyesi düştü. Son haftalardaki yağışlarla birlikte barajlardaki su seviyesi de yükselmeye başladı. Çok sayıda su kaynağına sahip olduğu için mitolojide adı ’Bin Pınarlı İda’ olarak geçen Kaz Dağları’ndan beslenen 96 milyon 500 bin metreküp su kapasitesine sahip Bayramiç Barajı ile kent merkezinin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı’ndaki su seviyeleri de son yağışlarla birlikte artış gösterdi. Son verilere göre; Atikhisar Barajı yüzde 39.43, Ayvacık Barajı yüzde 51.50, Biga Bakacak Barajı yüzde 25.21, Lapseki Bayramdere Barajı yüzde 48.43, Bayramiç Barajı yüzde 23.32, Gökçeada Zeytinliköy Barajı yüzde 53.29, Biga Taşoluk Barajı yüzde 6.41, Gelibolu Tayfur Barajı yüzde 22.18, Lapseki Umurbey Barajı yüzde 42.50 doluluk oranına ulaştı.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:31
Çanakkale’de 525 kilo balığa el konuldu
Çanakkale’de son 1 haftada yapılan denetimlerde 525 kilogram balığa el konuldu. Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü Su Ürünleri kontrol ekiplerince kent genelinde sürdürülebilir su ürünleri avcılığı için denetimler yapılıyor. Kuzey Ege Denizi, Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi karaya çıkış noktaları, nakil vasıtaları, su ürünleri toptan ve perakende satış yerleri, soğuk hava depolarında son 1 hafta içinde yapılan denetimlerde asgari avlanma boyu olan 18 santimetreden küçük 300 kilogram lüfer, avlanması yasak türlerden olan 225 kilogram vatoz (Raja clavata) ve 1 adet zaman yasağında avlanmış ıstakoza el konuldu. Canlı ıstakoz tekrar denize salındı. Toplamda 525 kilogram balığa el konulurken, idari para cezası uygulandı.
02 Aralık 2025 Salı - 15:02
Çanakkale Boğazı sisin etkisini yitirmesiyle tekrar trafiğe açıldı
Çanakkale Boğazı etkili olan yoğun sisin etkisini kaybetmesinin ardından saat 12.00 itibarıyla tekrar çift yönlü transit gemi geçişlerine açıldı. Çanakkale Boğazı sabah saat 08.30 itibarıyla yoğun sis nedeniyle transit gemi geçişlerine kapatıldı. Yoğun sisin ardından görüş mesafesinin düşmesi nedeniyle kapanan boğaz trafiği, sisin etkisini yitirmesiyle beraber saat 12.00 itibarıyla tekrar açıldı.
02 Aralık 2025 Salı - 11:28
Yoğun sisle kaplanan Çanakkale Boğazı dronla görüntülendi
Çanakkale Boğazı’nda etkili olan yoğun sis havadan görüntülendi. Çanakkale Boğazı’nda yoğun sis etkili oluyor. Etkisini artıran sis nedeniyle deniz ulaşımında aksamalar yaşanıyor. Görüş mesafesinin düşmesi nedeniyle, boğaz trafiği saat 08.30 itibarıyla çift yönlü olarak transit gemi geçişlerine kapatıldı. Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğü yetkilileri, kuzey ve güneyden giriş yapacak gemi kaptanlarını telsizle uyarıp boğaz trafiğinin kapatıldığını duyurdu. Gemiler demir bölgelerinde beklemeye başladı. Etkisini sürdüren sis dron ile de görüntülendi.
02 Aralık 2025 Salı - 11:26
Yoğun sis ile kaplanan Çanakkale Boğazı böyle görüntülendi
Çanakkale Boğazı etkili olan yoğun sis böyle görüntülendi. Çanakkale Boğazı’nda yoğun sis etkili oluyor. Etkisini artıran sis nedeniyle deniz ulaşımında aksamalar yaşanıyor. Görüş mesafesinin düşmesi nedeniyle, boğaz trafiği saat 08.30 itibarıyla çift yönlü olarak transit gemi geçişlerine kapatıldı. Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğü yetkilileri, kuzey ve güneyden giriş yapacak gemi kaptanlarını telsizle uyarıp boğaz trafiğinin kapatıldığını duyurdu. Gemiler demir bölgelerinde beklemeye başladı. Etkisini sürdürmeye devam eden sis dron ile havdan görüntülendi.
02 Aralık 2025 Salı - 10:03
Çanakkale Boğazı sis nedeniyle transit gemi geçişlerine kapatıldı
Çanakkale Boğazı etkili olan yoğun sis nedeniyle saat 08.30 itibarıyla çift yönlü olarak transit gemi geçişlerine kapatıldı. Çanakkale Boğazı’nda etkisini artıran yoğun sis, deniz ulaşımında aksamalara neden oldu. Görüş mesafesinin düşmesi nedeniyle, boğaz trafiği saat 08.30 itibarıyla çift yönlü olarak transit gemi geçişlerine kapatıldı. Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğü yetkilileri, kuzey ve güneyden giriş yapacak gemi kaptanlarını telsizle uyarıp boğaz trafiğinin kapatıldığını duyurdu. Gemiler demir bölgelerinde beklemeye başladı.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 15:57
Çanakkale’de köy yoluna inen ayı cep telefonu kamerasına yansıdı
Çanakkale’nin Lapseki ilçesinde köy yoluna inen ayı, bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı. Lapseki’ye bağlı Şahinli köyünde, aracıyla seyir halinde olan Cüneyt Efe köyün hemen girişindeki yolda bir ayı gördü. Efe, o anları telefon kamerasıyla kayıt altına aldı. Ayı, yoldan geçen diğer araçlardan ürkerek kırsal alana doğru kaçarak gözden kayboldu.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 15:53
Gelibolu’da kahverengi kokarca ile mücadele eğitimleri devam ediyor
Çanakkale’de tarımsal üretimi tehdit eden kahverengi kokarca zararlısına karşı yürütülen eğitim çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Çanakkale’de İl Tarım ve Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerince tarımsal üretimi tehdit eden Kahverengi Kokarca (Halyomorpha halys) zararlısına karşı yürütülen çalışmalar aralıksız sürdürülüyor. Kahverengi kokarcanın halk sağlığına olan etkileri konusunda Gelibolu İlçe Sağlık Müdürlüğü personelleri İl Tarım ve Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerince bilgilendirildi. Eğitimde; zararlının biyolojisi ve morfolojik özellikleri, kışlama alanlarında uygulanabilecek mücadele yöntemleri, canlı zararlı örneklerinin tanıtımı yapılarak katılımcılara bilgilendirici broşürler dağıtıldı. İl Tarım ve Orman Müdürülüğünce yapılan açıklamada, "Kahverengi kokarcanın ev içlerine toplu şekilde girmesi, kişilerde huzursuzluk ve hijyen kaygısına yol açarken böceğin salgıladığı kötü kokulu sıvıya uzun süreli maruziyet, özellikle alerjik kişilerde alerjik rinit ve astım benzeri solunum şikayetlerini tetikliyor. Sonbahar döneminde hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte böceklerin sıcak ve korunaklı alanlara girişlerini önlemek amacıyla; ev giriş noktalarının kahverengi kokarcanın giremeyeceği şekilde kapatılması, eve giren böceklerle temastan kaçınılarak mekanik yöntemlerle uzaklaştırılmaları, böceklerin ezilmemesi ve temas sonrası ellerin yıkanması son derece önemlidir. Eğitim faaliyetlerimiz, üreticilerimizin ve kurum çalışanlarımızın farkındalığını artırarak, Kahverengi Kokarca ile etkin mücadelenin sürdürülebilirliğini hedeflemektedir" ifadelerine yer verildi.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 12:12
Misina ve ipe dolanan caretta carettanın yardımına vatandaşlar yetişti
Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde sahilde misina ve ipe dolanan caretta caretta, vatandaşlar tarafından kurtarılarak doğal ortamına salındı. Gökçeada ilçesinde sahilde gezen Tolga Kılıç ve arkadaşlarının karşısına yerde hareketsiz halde yatan bir caretta caretta çıktı. Kılıç ve arkadaşları caretta carettanın yanına yaklaştıklarında denize atılan misina ve iplere dolandığını fark ettiler. Duyarlı vatandaşlar hayvanı misina ve ipten kurtararak, doğal ortamına geri bıraktı. O anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 11:15
Hamsi bolluğu av baskısı oluşturdu: Şok tesislerinde, taşıyıcı kamyonlarda yer kalmadı
Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Merkez Birliği (DEM-BİR) Çanakkale-Tekirdağ Bölge Birliği Başkanı Naci Karabiber, "Yalnızca hamsi avcılığı yapılıyor. Diğer çeşitler çok çok az diğer bölgelerde. Böyle olunca da bütün avcı gemilerin hepsi Karadeniz’e gitti. Hamsi balığında inanılmaz bir av baskısı oluştu" dedi.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 09:57
Hamsi bolluğu av baskısı oluşturdu, şok tesislerinde, taşıyıcı kamyonlarda yer kalmadı
Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Merkez Birliği (DEM-BİR) Çanakkale-Tekirdağ Bölge Birliği Başkanı Naci Karabiber, "Yalnızca hamsi avcılığı yapılıyor. Diğer çeşitler çok çok az diğer bölgelerde. Böyle olunca da bütün avcı gemilerin hepsi Karadeniz’e gitti. Hamsi balığında inanılmaz bir av baskısı oluştu" dedi. Çanakkale Boğazı’nda az miktarda sardalya ve hamsi balığı olduğunu söyleyen DEM-BİR Çanakkale-Tekirdağ Bölge Birliği Başkanı Naci Karabiber, balıkçı teknelerinin hamsi için Karadenize’e yöneldiğini söyledi. Balıkçıların Karadeniz’e yönelmesiyle hamsi üzerinde yoğun bir baskının oluştuğunu belirten Birlik Başkanı Karabiber, piyasanın da bu arza yetişmediğini aktardı. Karabiber, balıkçıların ise maliyeti karşılamak için hamsi avına yüklendiğini vurgulayarak bunun sürdürülebilir balıkçılığı olumsuz etkilediğini kaydetti. Çanakkale Boğazı’da az miktarda sardalya ve hamsi var Çanakkale Boğazı’ndaki balıklar hakkında konuşan DEM-BİR Çanakkale-Tekirdağ Bölge Birliği Başkanı Naci Karabiber, "Çanakkale’de şu an çok az miktarda bir sardalya balığı var. Kuzey Ege’de yine çok az miktarda bir hamsi balığı var. Havalar daha çok sıcak, lodoslar var. Su sıcaklığı hala 19 derece, 20 derece. Balıklar kış moduna giremedi. Kütle haline gelip toplanamadılar. Marmara’da çok dağınık bir hamsi popülasyonu var. Çok dağınık balıklar. Onlar su sıcaklığı sebebiyle hala toplanmadılar" dedi. Türkiye’nin bütün hamsi filosu Karadeniz’de Hamsi avlamak için balıkçıların Karadeniz’e akın etmesiyle piyasanın arza yetişemediğini söyleyen DEM-BİR Çanakkale-Tekirdağ Bölge Birliği Başkanı Karabiber, "Şu an yalnızca Karadeniz’de hamsi var. Çok bol var. Türkiye’nin bütün hamsi filosu Karadeniz’de. Denize tek tip balık avcılığı yapılıyor şu an. Yalnızca hamsi avcılığı yapılıyor. Diğer çeşitler çok çok az diğer bölgelerde. Böyle olunca da bütün avcı gemilerin hepsi Karadeniz’e gitti. Hamsi balığında inanılmaz bir av baskısı oluştu. Bütün gemiler hamsi avlayınca, tek tip balığa yönelince buna piyasalar cevap veremedi. Şok tesislerinin hepsi doldu. Piyasa bu arzı kaldıramaz hale geldi. Nakliye edecek kamyon bulamaz hale geldik" diye konuştu. Hamsideki bolluk av baskısı oluşturdu Balık olmasının güzel olduğunu ancak bunun av baskısını meydana getirdiğini ifade eden Başkan Naci Karabiber, şunları söyledi: "Balık olması güzel tabi ki. Vatandaş için de ucuz balık, avcı için de gelir kaynağı. Ama böyle olduğu zaman da fiyatlar inanılmaz düştü. Daha dün bir hamsinin kasası 400 lira 500 liraydı. Yani bir kilo hamsinin balıkçıdan çıkışı 30-33 lira. Buna daha nakliyesi, gece bunu avlanmak için tüketilen yakıtı var, içinde çalışan personelim ve giderler var. Vatandaşa kaç paradan ulaşıyor pek fazla karaya çıkma fırsatı bulamıyoruz ama sosyal medyadan gördüğümüz kadarıyla 200-250 lira gibi tezgahlarda satıldığını duyuyoruz. Ama şu an Hamsi’nin kilosu vatandaşa gemiden çıkışı 25-35 lira arası. Bu çok fazla av baskısı meydana getirdi." Hamsi doğuya gitti fiyatlar artacak Hamsi balığının doğuya gittiğini aktaran Başkan Karabiber, "Bütün gemilerin tek tip balığa yönelmesi, yalnızca hamsi balığının avlanması bu sonucu doğurdu. Ama şu an hamside artık tamam, Karadeniz’den doğuya gitti, bitmek üzere. Bütün av filosu doğudan geri döndü. Gürcistan tarafına geçti, Hopa’dan çıktı balık. Trabzon’un önlerinde şu an yine bir hamsi balığı buldu, geri dönüş yapan balıkçı gemilerimiz. Orada avcılık yapıyorlar, o da çok uzun sürmez. Ondan sonra artık gemiler peyderpey Marmara Denizi’ne ve Kuzey Ege’ye açılmaya başlayacaklar. Hem daha çeşitler biraz meydana çıkacak. Kolyoz balığı, tombik balığı, istarvit balığı bulunacak, avlamaya başlayacak gemilerimiz. Daha çeşitlilik de artacak. Ama bu da kötü bir haberi, hamsi fiyatları biraz artacak" ifadelerini kullandı. Maliyetini karşılamak için tek gecede 100 tona kadar balık yakalamak zorunda Balıkçı gemileri ava çıktıkları seferin maliyeti karşılamak için çok fazla balık tutmaya yöneldiğini belirten Naci Karabiber, "Balığın tutulduğu bölge ve tutan gemiye ve tutulan miktara göre değişmekle beraber balıkçı gemisinde bir kasa hamsinin maliyeti 400 liradan alta düşmez, çok nadiren. Çok bol tutması lazım geminin 400 liradan aşağı düşmesi için. 400 lira ile 600 lira arasında değişir şu an bir kasa hamsinin balıkçıya, gemiye maliyeti. Çünkü gecede 3-4 ton, çok abartılı geliyor insanlara ama bir gecede 5 ton yakıt yakan balıkçı gemileri var Karadeniz’de. Çok büyük balıkçı gemilerimiz var. 50 metre gemi, 2’şer, 3’er bin beygir motorları var. O kadar büyük gemileri götürmek için büyük motorlar gerekiyor. Büyük motor, büyük yakıt demek. Ben kendim bu Çanakkale bölgesinde kendi gemimle günlük 1,5 ton, yakıt tüketiyorum. Çok tutmak zorunda, böyle olunca balıkçı çok tutmak zorunda kalıyor. Yani gecede 10 ton, 20 ton, 50 ton, 100 ton gibi rakamlara ulaşmak zorunda. Çünkü maliyeti kurtarmıyor" şeklinde konuştu. Av baskısı sürdürülebilir balıkçılığı olumsuz etkiledi Balıkçıların çok balık tutarak maliyetini karşılamaya çalışmasıyla aslında sürdürülebilir balıkçılığa zarar verdiğini söyleyen Karabiber, "Çok tutmaktan, sürümden kazanmaya çalışıyor bu defa balıkçı. Bu da işte bir sürdürülebilir balıkçılığa çok kötü etki ediyor. Balıkçılık yönetiminin bu konuda bence biraz eksikleri var. Türkiye şu an hamsiye kota uygulandı, bir kota uygulanıyor ama bu yıllık kota olarak geldi. Günlük kota olsaydı mesela bir balıkçı bir günden atıyorum 500 kasadan fazla tutamaz denseydi o zaman bu rakamlar da bu kadar dip görmezdi. Sürdürülebilir balıkçılık açısından da daha iyi sonuçlar alınırdı. Böyle yapmadık. Daha kota da Türkiye yeni uygulanıyor bu yıl 2’nci yılı. Belki ilerleyen yıllarda o günlük kotaya geçilirse daha iyi sonuçlar alınacağına inanıyoruz" dedi.
30 Kasım 2025 Pazar - 18:29
Çanakkale’de yağışların oluşturabileceği hasarlara karşı saha tespit çalışmaları devam ediyor
Çanakkale’de son günlerde etkili olan yağışlar nedeniyle oluşabilecek hasarlara karşı ekipler tarafından saha tespit çalışmaları devam ediyor. Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince il ve ilçelerde 2 gündür aralıklarla yağışlar etkili oluyor. Yağışların ardından oluşabilecek sel, su baskını, şiddetli yağışlar sebebi ile ekili ve dikili alanlar, depolar ve hayvan barınaklarında oluşabilecek zararların tespiti için teknik personeller tarafından saha çalışmaları aralıksız olarak devam ediyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder