Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Çanakkale
Çanakkale’de çenesine demir saplanan öğrencinin davasının 2’nci duruşması görüldü
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:17:45
Çanakkale’nin Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde özel bir kolejde 7 yaşındaki Kuzey Yiğit Kılıç’ın okul bahçesinde oynarken dik duran çit demirlerine tırmandıktan sonra ayağının kayması sonucu demirin çenesine saplanması ve dudağından çenesine kadar olan dokunun kopması sonucu ailesi tarafından okula açılan ihmal davasının 2’nci duruşması görüldü. Duruşma 4 Mayıs’a ertelenirken, Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ve babası Sinan Kılıç sanıkların cezalandırılmalarını talep ettiler. Olay, Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde Bahçeşehir Koleji’nde meydana geldi. Olay günü saat 16.30’da okul yönetimi tarafından aranan anne Melek Şen ve baba Sinan Kılıç’a çocuklarının küçük bir kaza geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi verildi. Hastaneye gittiklerinde oğullarının yüzünün kısmen koptuğunu gören çift büyük bir şok yaşadı. Şu anda 10 yaşında olan Kuzey Yiğit, üç yıl içinde toplam 7 ameliyat geçirdi. Vücudunda 50, yüzünde ise 25 santimetrelik dikiş izi bulunan çocuk, konuşma, yemek yeme ve ağzını kapatma gibi temel işlevlerde zorluk yaşarken, aile tarafından okula açılan ihmal davasının 2’nci duruşması görüldü. Biga Adliyesi 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün görülen ikinci duruşmaya Kuzey Yiğit Kılıç’ın ailesi, avukatları ile sanık bahçe nöbetçisi Atakan Değirmenci, sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin, sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz ve müdafi avukatları katıldı. Duruşmada celse arasında dosyanın bilirkişilerden döndüğü belirtilerek, rapor okundu. Bilirkişi raporunun sonuç kısmında şu ifadelerin yer aldığı belirtildi: "Bilirkişi heyetimizce dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda ’03.11.2023 tarihinde Biga Bahçeşehir Koleji bahçesinde meydana gelen olay, 7 yaşındaki Kuzey Kılıç’ın teneffüs sırasında panel tel çite tırmanıp üstteki sivri tel çıkıntılarına çen:takılması sonucu alt çene ve dudakta ağır doku kaybı ile sonuçlanan bir okul kazasıdır. Mağdur öğrenci sigortalı çalışan olmadığından olay 5510 ve 6331 anlamında teknik ’iş kazası’ değildir. Ancak çocuk yaşı, çit yapısı ve çocukların öngörülebilir oyun davranışları birlikte değerlendirildiğinde öngörülebilir ve uygun yapısal/organizasyonel tedbirlerle önlenebilir nitelikte Musa Çetin (kampüs müdürü: Okulun fiziki yapısı, bahçe ve çit düzenine ilişkin nihai sorumluluğu üstlenmesine rağmen, panel çitin üst kısmındaki sabit ve süreklilik arz eden sivri tel çıkıntılarını uzun süre gidermemesi ve çocuk kullanıcı profiliyle bağdaşmayan bu yapısal tehlikeyi ortadan kaldırmaması nedeniyle davranışı ile meydana gelen ağır yaralanma arasında doğrudan ve güçlü nedensellik bağı bulunduğu ve tutumunun ’ağır özensiz davranış’ olarak nitelendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Emine Girgin (ilkokul müdürü): Küçük yaş grubu öğrenciler için güvenli fiziksel çevreyi sağlamakla görevli olup, panel çitin üst kısmındaki sabit tehlikeyi görüp gidermede yeterince proaktif davranmadığı, risk değerlendirmesinde bahçel/çit güvenliğini somutlaştırmadığı için bu olay bakımından nedensellik bağı bulunan özensiz davranış ânde olduğu, ancak yetki ağırlığının kampüs müdürlüğünde olması nedeniyle bu özensizliğin orta düzeyde olduğu değerlendirilmiştir. Atakan Değirmenci (bahçe nöbetçisi): Bahçenin genişliği ve öğrenci sayısı nedeniyle tüm öğrencileri anlık gözetmenin fiilen mümkün olmaması, olay sonrası hızlı müdahalesi ve kazanın esas nedeninin çitin yapısal tehlikesi olması dikkate alındığında, bu olay özelinde hafif özensiz davrandığı değerlendirilmiştir. Habibe Yılmaz (İSG uzmanı) ve Hasan Aktoprak (işyeri hekimi): Riskleri bildirme/öneride bulunma görevleri ile çitin fiilen değiştirilmesine ilişkin işveren yetkisi ayrımı gözetildiğinde, mevcut delillerle kazanın doğrudan meydana gelmesinde belirleyici bir teknik ihmal veya özen yükümlülüğüne aykırı davranışları tespit edilememiştir. Kuzey Yiğit Kılıç: Olay tarihinde yaklaşık 7 yaşında olup, ilkokul çağında, tehlikeyi öngörme ve kendini koruma kapasitesi sınırlı, korunmaya muhtaç bir yaş grubundadır. Teneffüste oyun ve merak duygusuyla çite tırmanma davranışı, bu yaş grubu çocuklarda pedagojik ve pratik olarak öngörülebilir tipik bir çocuk davranışı olup, bu olay özelinde özen yükümlülüğüne aykırı bir tutum veya kusur atfedilmesi teknik olarak uygun bulunmamıştır. Dosya kapsamındaki teknik inceleme çerçevesinde yukarıda adı geçen sanıklar ve mağdur dışında, olayın meydana gelmesinde kusur veya özensiz davranışla ilişkili başka kişi veya kurum tespit edilemedi." Duruşmada daha sonra sanık savunmalarına geçildi. İlk olarak sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz dinlendi. Yılmaz savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Kollukta vermiş olduğum ifadem aynen geçerlidir. Ben iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalışmaktayım. Esasında birden fazla firmada görev aldığım dönemler de oluyor. Mağdur çocuğun yaralanması hepimizi üzmüştür. Benim esasında iş tanımım iş sağlığına ve güvenliğine ilişkindir ve çalışan işçilere odaklanırız. Ben görevlendirildikten sonra da Bahçeşehir Koleji’ne de gittim, etrafa baktım fakat belirttiğim üzere biz daha çok çalışanlarla ilgileniriz. Benim görev tanımımın içerisinde çalışanlar bulunmaktadır. Öğrenciler bizim görev ve mesleki tanımımız içerisinde yoktur. Firmalar da bizimle anlaşma yaparken çalışan sayısı üzerinden anlaşma yapar. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yaralanan çocuk mağdur okul öğrencisidir. Bu bir somut olayda meydana gelen hadise bir iş kazası değildir. İş yeri kazasıdır. Bilirkişi raporu da bu beyanlarımı doğrular niteliktedir. Bilirkişi raporunu aynen kabul ediyorum. Benim görev tanımımda okul öğrencileri yoktur. Dosyaya aldırılan bilirkişi raporunda da bana kusur izafe edilmemiştir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, uzlaşmayı talep ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık bahçe nöbetçisi Atakan Değirmenci savunmasında, "İddianameye konu suça ilişkin daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben olay zamanı Bahçeşehir Koleji’nde beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaktaydım. Aynı zamanda bahçe nöbetçisi idim. Ben bahçede nöbetçi olduğum esnada genellikle yürürüm ve etrafa bakınırım. Bu kaza ise kör noktada olmuş. Ben, bana öğrencilerin, ’Öğretmenim bir çocuk düştü’ diye yanıma gelince kazayı öğrendim. Bana uzaktan seslendiler. Hemen oraya gittiğimde mağdur çocuğun kanlar içerisinde olduğunu gördüm. Dokunun düştüğünü de gördüm. Ben hemen etraftaki öğrencileri olay yerinden uzaklaştırdım ve mağdur çocuğa yardım ettim. Ben bu kazada kusurlu olduğumu düşünmüyorum. Bilirkişi raporunda hafif özensiz davrandığım belirtilmiş fakat ben üzerime düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiştim. Olay günü bahçede bir tane nöbetçi öğretmen vardı, o da benim. Bir okul nöbetçisi, bir de bahçe nöbetçisi olarak nöbet tutarız. Her katın da ayrı ayrı nöbetçileri vardır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan vareste tutulma talebim vardır" diye konuştu. Sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, daha önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirterek, "Olay zamanında Bahçeşehir Koleji’nde müdür olarak çalışıyordum, halen de müdür olarak çalışmaya devam ederim. Olay günü odamda olduğum esnada seslerin olması üzerine aşağıya indiğimde mağdur çocuğun yaralanmasını gördüm ve beden eğitimi öğretmeni Atakan ve okulumuzun hemşiresi Ceylen Sütçü ile beraber kendisine müdahale ettik. 7 dakika kadar bir süredede çocuğu Biga Devlet Hastanesine götürdük. İlk müdahale sonrasında mağdur çocuğumuz Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesine gönderildi. Burada da operasyonlar geçirdi, biz de operasyon anında geceye kadar ailenin yanındaydık. İlk operasyonun başarılı geçtiğini düşünmüştük. Bundan dolayı Biga’ya geri döndüğümüz esnada doku uyuşmazlığı olduğu söylendi. Biz ailenin elimizden geldiğince yanında olmaya çalıştık. Biz bu çitleri 2019 yılında okulun açıldığı esnada yaptırdık. Çit yüksekliğinin 1.6 metre olduğunu biliyorum. Biz Biga’da bir firmaya yaptırdık. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından tarafımıza herhangi bir çitlerin zarar verebileceği yönünde bildirimde bulunulmadı. Biz okulun açıldığı 2019 yılında MEB tarafından denetlendik, bize uygunluk verildi. Çitlerle alakalı herhangi bir bildirimde bulunulmadı. Ben 26 yıllık devlet tecrübesine sahibim, eski okullarımda da çitler bu şekilde idi. Ben bilirkişi raporunu dün incelediğimde 2023 yılının Mart ve Mayıs aylarında çitlerle alakalı olarak iki adet uyarı olduğunu gördüm. Ben bu uyarıların sonradan deftere yazıldığını düşünüyorum. Çünkü böyle bir uyarı olsaydı bu tarafıma iletilirdi, ben de gerekli önlemleri alırdım. Deftere sonradan bu tip bir yazı yazıldığını düşündüğümüzden dolayı avukatım aracılığı ile gerekli başvuruları yapacağız. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" şeklinde konuştu. Sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin ise, daha önce verdiği beyanları tekrar ettiğini belirterek, "Ben Bahçeşehir Kolejinde olay zamanı ilkokul müdürü olarak çalışmaktaydım, halen de ilkokul müdürü olarak görev yapıyorum. Ben kazayı görmedim. Öğrenciler benim yanıma gelip bir öğrencinin düştüğünü söyledikleri zaman kazadan haberim oldu. Bahçeye indiğimde Atakan öğretmenin öğrencimizin yanında olduğunu gördüm. Yaralı öğrenciye müdahale edip, ivedi bir şekilde hastaneye intikal ettik. Biz 2019 yılında Doğa Koleji olarak faaliyete başladık, akabinde 2022 yılında ismimiz Bahçeşehir Koleji olarak değiştirildi. Biz hem Doğa Koleji tarafından hem de Bahçeşehir Okulları tarafından gerekli denetimlere tabi tutulduk. Bize herhangi bir şekilde çitlerin sivri olduğu veyahutta zarar verebileceği şeklinde bir bildirimde bulunulmadı. MEB tarafından da bu yönde bir bildirimde bulunulmadı. Ben meydana gelen kazada kusurum olduğunu düşünmüyorum. Meydana gelen kaza bakımından çok üzgünüm aileye geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Biz aile ile elimizden geldiğimizce irtibatlaşmaya çalıştık. Kendileri de bizi bilgilendirmişlerdir. Biz aileye elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık. Çitlerle alakalı olarak çitlerin boyu yüksek olduğundan dolayı öğrencilerimize zarar vereceğini düşünmüyorduk. Ben de 28 yıl boyunca devlette çalıştım, ülkedeki çoğu okulda çitlerin bu şekilde olduğunu biliyorum. Çitlerin yapısının bu şekilde olması olağandır. Bu olaydan sonra ise her ihtimale karşılık olarak çitlerin sivri ucunu düzleştirdik. Bilirkişi raporunda tarafıma kusur izafe edilmiş olsa da ben üzerime düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğimi düşünüyorum. Bundan dolayı bilirkişi raporundaki kusura yönelik bildirimleri kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık Hasan Aktoprak’ın avukatı Ezgi Ayhan Bilgi, "Müvekkilimin talimatla ifadesi alınmıştı, bu ifadelerine aynen katılıyoruz. Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda da müvekkilime kusur izafe edilmediği gibi müvekkilimin herhangi bir nedensellik bağı bulunmadığı da belirtilmiştir. Nitekim BYU ile yapılan yargılamada müvekkilimin beraatına karar verilmiştir. Bu aşamada müvekkillin öncelikle beraatını, mahkemeniz aksi kanaatte ise lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz" diye konuştu. Duruşmada Kuzey Yiğit Kılıç’ın babası Sinan Kılıç, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Bahçeşehir Kolejinin herhangi bir denetimi yoktur. MEB tarafından yeterli şekilde denetlenmemiştir. Bununla alakalı belgeyi celse arasında ibraz edeceğiz. Şu aşamada sanıklardan hala şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyoruz" dedi. Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ise, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Sanıklardan halen şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyorum" diye konuştu. Sanıkların ve avukatların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti tarafından sanıkların vareste tutulma taleplerinin kabulüne, İstanbul 60 ASCM’ye müzekkere yazılarak talimat evrakının kapatılmaması ve yeni duruşma gün ve saatinin bildirilmesine, bu nedenle duruşmanın 4 Mayıs’a ertelenmesine karar verildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:25
Çanakkale’de çenesine demir saplanan, yüzü kopan öğrencinin davasının 2’nci duruşması görüldü
Çanakkale’nin Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde özel bir kolejde 7 yaşındaki Kuzey Yiğit Kılıç’ın okul bahçesinde oynarken dik duran çit demirlerine tırmandıktan sonra ayağının kayması sonucu demirin çenesine saplanması ve dudağından çenesine kadar olan dokunun kopması sonucu ailesi tarafından okula açılan ihmal davasının 2’nci duruşması Biga 2’nci Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşma 4 Mayıs’a ertelenirken, Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ve babası Sinan Kılıç, sanıklardan hala şikayetçi olduklarını ve cezalandırılmalarını talep ettiler. Olay, Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde Bahçeşehir Koleji’nde meydana geldi. Olay günü saat 16.30’da okul yönetimi tarafından aranan anne Melek Şen ve baba Sinan Kılıç’a, çocuklarının küçük bir kaza geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi verildi. Hastaneye gittiklerinde oğullarının yüzünün kısmen koptuğunu gören aile büyük bir şok yaşadı. Şu anda 10 yaşında olan Kuzey Yiğit, üç yıl içinde toplam 7 ameliyat geçirdi. Vücudunda 50, yüzünde ise 25 santimetrelik dikiş izi bulunan çocuk; konuşma, yemek yeme ve ağzını kapatma gibi temel işlevlerde zorluk yaşıyor. Biga Adliyesi 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün ikinci duruşmaya Kuzey Yiğit Kılıç’ın ailesi, avukatları ile sanık Bahçe Nöbetçisi Atakan Değirmenci, sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin, sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz, sanık İşyeri Hekimi Hasan Aktoprak ve müdafi avukatları katıldı. Duruşmada celse arasında dosyanın bilirkişilerden döndüğü bilirkişi raporunun sonuç kısmında "Bilirkişi Heyetimizce dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; "03.11.2023 tarihinde Biga Bahçeşehir Koleji bahçesinde meydana gelen olay, 7 yaşındaki Kuzey Kılıç’ın teneffüs sırasında panel tel çite tırmanıp üstteki sivri tel çıkıntılarına çen:takılması sonucu alt çene ve dudakta ağır doku kaybı ile sonuçlanan bir okul kazasıdır; mağdur öğrenci sigortalı çalışan olmadığından, olay 5510 ve 6331 anlamında teknik "iş kazası" değildir, ancak çocuk yaşı, çit yapısı ve çocukların öngörülebilir oyun davranışları birlikte değerlendirildiğinde öngörülebilir ve uygun yapısal/organizasyonel tedbirlerle önlenebilir nitelikte Musa Çetin (kampüs müdürü: Okulun fiziki yapısı, bahçe ve çit düzenine ilişkin nihai sorumluluğu üstlenmesine rağmen, panel çitin üst kısmındaki sabit ve süreklilik arz eden sivri tel çıkıntılarını uzun süre gidermemesi ve çocuk kullanıcı profiliyle bağdaşmayan bu yapısaltehlikeyi ortadan kaldırmaması nedeniyle, davranışı ile meydana gelen ağır yaralanma arasında doğrudan ve güçlü nedensellik bağı bulunduğu ve tutumunun "ağır özensiz davranış" olarak nitelendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Emine Girgin (ilkokul müdürü): Küçük yaş grubu öğrenciler için güvenli fiziksel çevreyi sağlamakla görevli olup panel çitin üst kısmındaki sabit tehlikeyi görüp gidermede yeterince proaktif davranmadığı, risk değerlendirmesinde bahçel/çit güvenliğini somutlaştırmadığı için, bu olay bakımından nedensellik bağı bulunan "özensiz davranış ânde olduğu, ancak yetki ağırlığının kampüs müdürlüğünde olması nedeniyle bu özensizliğin orta düzeyde olduğu değerlendirilmiştir.Atakan Değirmenci (bahçe nöbetçisi): Bahçenin genişliği ve öğrenci sayısı nedeniyle tüm öğrencileri anlık gözetmenin fiilen mümkün olmaması, olay sonrası hızlı müdahalesi ve kazanın esas nedeninin çitin yapısal tehlikesi olması dikkate alındığında, bu olay özelinde hafif özensiz davrandığı değerlendirilmiştir. Habibe Yılmaz (İSG uzmanı) ve Hasan Aktoprak (işyeri hekimi): Riskleri bildirme/öneride bulunma görevleri ile çitin fiilen değiştirilmesine ilişkin işveren yetkisi ayrımı gözetildiğinde, mevcut delillerle kazanın doğrudan meydana gelmesinde belirleyici bir teknik ihmal veya özen yükümlülüğüne aykırı davranışları tespit edilememiştir. Kuzey Yiğit Kılıç: Olay tarihinde yaklaşık 7 yaşında olup ilkokul çağında, tehlikeyi öngörme ve kendini koruma kapasitesi sınırlı, korunmaya muhtaç bir yaş grubundadır. Teneffüste oyun ve merak duygusuyla çite tırmanma davranışı, bu yaş grubu çocuklarda pedagojik ve pratik olarak öngörülebilir tipik bir çocuk davranışı olup, bu olay özelinde özen yükümlülüğüne aykırı bir tutum veya kusur atfedilmesi teknik olarak uygun bulunmamıştır. Dosya kapsamındaki teknik inceleme çerçevesinde, yukarıda adı geçen sanıklar ve mağdur dışında, olayın meydana gelmesinde kusur veya özensiz davranışla ilişkili başka kişi veya kurum tespit edileme" yönünde rapor düzenlendiği görüldü. Duruşmada sanık savunmalarına geçildi. İlk olarak sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz dinlendi. Yılmaz duruşmadaki savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Kollukta vermiş olduğum ifadem aynen geçerlidir. Ben iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalışmaktayım, esasında birden fazla firmada görev aldığım dönemler de oluyor. Mağdur çocuğun yaralanması hepimizi üzmüştür. Benim esasında iş tanımım iş sağlığına ve güvenliğine ilişkindir ve çalışan işçilere odaklanırız. Ben görevlendirildikten sonra da Bahçeşehir Kolejine de gittim etrafa baktım fakat belirttiğim üzere biz daha çok çalışanlarla ilgileniriz. Benim görev tanımımın içerisinde çalışanlar bulunmaktadır. Öğrenciler bizim görev ve mesleki tanımımız içerisinde yoktur. Firmalar da bizimle anlaşma yaparken çalışan sayısı üzerinden anlaşma yapar. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yaralanan çocuk mağdur okul öğrencisidir. Bu bir somut olayda meydana gelen hadise bir iş kazası değildir. İş yeri kazasıdır. Bilirkişi raporu da bu beyanlarımı doğrular niteliktedir. Bilirkişi raporunu aynen kabul ediyorum. Benim görev tanımımda okul öğrencileri yoktur. Dosyaya aldırılan bilirkişi raporunda da bana kusur izafe edilmemiştir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, uzlaşmayı talep ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık Bahçe Nöbetçisi Atakan Değirmenci savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben olay zamanı Bahçeşehir Kolejinde beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaktaydım. Aynı zamanda bahçe nöbetçisi idim. Ben bahçede nöbetçi olduğum esnada genellikle yürürüm ve etrafa bakınırım. Bu kaza ise kör noktada olmuş. Ben, bana öğrencilerin, öğretmenim bir çocuk düştü diye yanıma gelince kazayı öğrendim. Bana uzaktan seslendiler. Hemen oraya gittiğimde mağdur çocuğun kanlar içerisinde olduğunu gördüm. Dokunun düştüğünü de gördüm. Ben hemen etraftaki öğrencileri olay yerinden uzaklaştırdım ve mağdur çocuğa yardım ettim. Ben bu kazada kusurlu olduğumu düşünmüyorum. Bilirkişi raporunda hafif özensiz davrandığım belirtilmiş fakat ben üzerime düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiştim. Olay günü bahçede 1 tane nöbetçi öğretmen vardı o da benim. Bir okul nöbetçisi bir de bahçe nöbetçisi olarak nöbet tutarız. Her katın da ayrı ayrı nöbetçileri vardır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan vareste tutulma talebim vardır" diye konuştu. Sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben olay zamanında Bahçeşehir Kolejinde müdür olarak çalışıyordum, halen de müdür olarak çalışmaya devam ederim. Olay günü odamda olduğum esnada seslerin olması üzerine aşağıya indiğimde mağdur çocuğun yaralanmasını gördüm ve beden eğitimi öğretmeni Atakan ve okulumuzun hemşiresi Ceylen Sütçü ile beraber kendisine müdahale ettik. 7 dk kadar bir sürede de çocuğu Biga Devlet Hastanesine götürdük. İlk müdahale sonrasında mağdur çocuğumuz Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesine gönderildi. Burada da operasyonlar geçirdi, biz de operasyon anında geceye kadar ailenin yanında idik. İlk operasyonun başarılı geçtiğini düşünmüştük. Bundan dolayı Biga ya geri döndüğümüz esnada doku uyuşmazlığı olduğu söylenildi. Biz ailenin elimizden geldiğince yanında olmaya çalıştık. Biz bu çitleri 2019 yılında okulun açıldığı esnada yaptırdık. Çit yüksekliğinin 1.6 metre olduğunu biliyorum. Biz Biga da bir firmaya yaptırdık. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından tarafımıza herhangi bir çitlerin zarar verebileceği yönünde bildirimde bulunulmadı. Biz okulun açıldığı 2019 yılında MEB tarafından denetlendik. Bize uygunluk verildi. Çitlerle alakalı herhangi bir bildirimde bulunulmadı. Ben 26 yıllık devlet tecrübesine sahibim, eski okullarımda da çitler bu şekilde idi. Ben bilirkişi raporunu dün incelediğimde 2023 yılının Mart ve Mayıs aylarında çitlerle alakalı olarak 2 adet uyarı olduğunu gördüm. Ben bu uyarıların sonradan deftere yazıldığını düşünüyorum çünkü böyle bir uyarı olsaydı bu tarafıma iletilirdi ben de gerekli önlemleri alırdım. Deftere sonradan bu tip bir yazı yazıldığını düşündüğümüzden dolayı avukatım aracılığı ile gerekli başvuruları yapacağız. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" şeklinde konuştu. Sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin ise, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben Bahçeşehir Kolejinde olay zamanı ilkokul müdürü olarak çalışmaktaydım halen de ilkokul müdürü olarak görev yapıyorum. Ben kazayı görmedim. Öğrenciler benim yanıma gelip bir öğrencinin düştüğünü söyledikleri zaman kazadan haberim oldu. Bahçeye indiğimde Atakan öğretmenin öğrencimizin yanında olduğunu gördüm. Yaralı öğrenciye müdahale edip ivedi bir şekilde hastaneye intikal ettik. Biz 2019 yılında Doğa Koleji olarak faaliyete başladık akabinde 2022 yılında ismimiz Bahçeşehir Koleji olarak değiştirildi. Biz hem Doğa Koleji tarafından hem de Bahçeşehir Okulları tarafından gerekli denetimlere tabi tutulduk. Bize herhangi bir şekilde çitlerin sivri olduğu veyahutta zarar verebileceği şeklinde bir bildirimde bulunulmadı. MEB tarafından da bu yönde bir bildirimde bulunulmadı. Ben meydana gelen kazada kusurum olduğunu düşünmüyorum. Meydana gelen kaza bakımından çok üzgünüm aileye geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Biz aile ile elimizden geldiğimizce irtibatlaşmaya çalıştık. Kendileri de bizi bilgilendirmişlerdir. Biz aileye elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık. Çitler ile alakalı olarak çitlerin boyu yüksek olduğundan dolayı öğrencilerimize zarar vereceğini düşünmüyorduk. Ben de 28 yıl boyunca devlette çalıştım, ülkedeki çoğu okulda çitlerin bu şekilde olduğunu biliyorum. Çitlerin yapısının bu şekilde olması olağandır. Bu olaydan sonra ise her ihtimale karşılık olarak çitlerin sivri ucunu düzleştirdik. Bilirkişi raporunda tarafıma kusur izafe edilmiş olsa da ben üzerime düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğimi düşünüyorum. Bundan dolayı bilirkişi raporundaki kusura yönelik bildirimleri kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık Hasan Aktoprak Müdafii Av. Ezgi Ayhan Bilgi, "Müvekkilimin talimatla ifadesi alınmıştı, bu ifadelerine aynen katılıyoruz. Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda da müvekkilime kusur izafe edilmediği gibi müvekkilimin herhangi bir nedensellik bağı bulunmadığı da belirtilmiştir. Nitekim BYU ile yapılan yargılamada müvekkilimin beraatine karar verilmiştir. Bu aşamada müvekkillin öncelikle beraatine mahkemeniz aksi kanaatte ise lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz" diye konuştu. Duruşmada Kuzey Yiğit Kılıç’ın babası Sinan Kılıç, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Bahçeşehir Kolejinin herhangi bir denetimi yoktur. MEB tarafından yeterli şekilde denetlenmemiştir. Bununla alakalı belgeyi celse arasında ibraz edeceğiz. Şu aşamada sanıklardan hala şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyoruz" dedi. Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ise, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Sanıklardan halen şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyorum" diye konuştu. Sanıkların ve avukatların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti tarafından Sanık müdafiilerine ve katılanlar vekiline gerek bilirkişi raporuna karşı gerek alınan beyanlara karşı ve tüm dosya kapsamı ile beyanlarında bulunmaları için gelecek celseye kadar süre verilmesine, Tüm sanıklar yönünde vareste tutulma taleplerinin kabulüne, İstanbul 60 ASCM’ye müzekkere yazılarak talimat evrakının kapatılmaması, yeni duruşma gün ve saatinin bildirilmesine, bu nedenle duruşmanın 4 Mayıs’a ertelenmesine karar verildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:06
Gökçeada’da "Geleneksel Halk Günü" Buluşması: Kaymakam Osman Acar vatandaşları dinledi
Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde Kaymakam Osman Acar, ilçede düzenlenen Geleneksel Halk Günü kapsamında vatandaşlarla bir araya geldi. Kaymakamlık makamında gerçekleştirilen buluşmada, Gökçeadalı vatandaşların istek, talep ve önerileri tek tek dinlendi. Halk Günü görüşmelerinde, vatandaşların günlük yaşamı etkileyen konularına ilişkin başvurular alınırken, çözüm odaklı değerlendirmeler yapıldı. Kaymakam Osman Acar, kamu hizmetlerinde vatandaşla doğrudan temasın önemine dikkat çekerek, sorunların yerinde ve hızlı şekilde ele alınmasının öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. Buluşma sırasında Ramazan ayını tebrik eden Kaymakam Acar, Ramazan boyunca da Halk Günü uygulamasının sürdürüleceğini belirterek, düzenli şekilde vatandaşları kaymakamlık makamında ağırlamaya devam edeceklerini ifade etti. Kaymakam Acar, Gökçeada’da vatandaşların taleplerinin birinci elden dinlenmesi ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde çözüme kavuşturulması için tüm gayretle çalışacaklarını kaydetti. Halk Günü programının, vatandaşların kamu hizmetlerine erişimini güçlendirmesi ve sorunların doğrudan muhatabına iletilmesi açısından önemli bir iletişim zemini oluşturduğu belirtildi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:40
Karabiga Özel Engelli Yaşam Merkezinde çalışan kadınlara jandarma ekiplerinden çeşitli bilgilendirmeler
Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesindekki Özel Engelli Yaşam Merkezinde 30 kadın çalışana Trafik Jandarması tarafından tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirildi. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı, Biga Trafik Jandarması tarafından Karabiga Özel Engelli Yaşam Merkezinde çalışan 30 kadına Trafik Jandarmasınca tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri yapıldı. Kadınlara, genel trafik kuralları, güvenli sürüş ve emniyet kemerinin önemi, "Bir Kural Bir Ömür" kampanyaları, elektrikli bisiklet kullanıcılarının uyacağı kurallar ve koruyucu tertibat kullanımı konularında bilgilendirilmeler gerçekleştirildi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 17:04
Motor ve araçlarda yüksek sesli müzik yayını ve abartı egzoz kullananlara ceza
Çanakkale’de, yüksek sesle müzik yayını yapan ve abartı egzoz kullananlara emniyet ekiplerince 28 araca ceza yazılarak 2 araç trafikten men edildi. Çanakkale’de İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince araç ve motosikletlerde yüksek sesle müzik yayını yapan ve abartı egzoz kullananlara 17-27 Kasım tarihleri arasında denetim gerçekleştirildi. Kamu huzurunu bozması nedeniyle yasaklanan yüksek sesle müzik yayını yapmak ve abartı egzoz kullanmak sebebiyle 28 araca cezai işlem uygulandı. 2 araç ise trafikten men edildi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:36
Kazakistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Amankul’dan Vali Toraman’a ziyaret
Kazakistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Nuriddin Amankul, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman’ı ziyaret etti. Kazakistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Nuriddin Amankul ve Konsolos Aybek Yestleuov Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman’ı makamında ziyaret etti. Vali Toraman, Başkonsolos Amankul ve Konsolos Yestleuov ile bir süre görüşerek sohbet etti. Ziyarette, iki ülke arasındaki ilişkiler ve Çanakkale’de yürütülebilecek iş birliği alanlarına yönelik çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyaret günün anısına çekilen fotoğraf ile son buldu.
27 Kasım 2025 Perşembe - 09:28
Biga’da proje çerçevesinde 2 yılda 845 dekar mera alanı ıslah edildi
Çanakkale’nin Biga ilçesinde yürütülen proje çerçevesinde 2 yılda 845 dekar alana tohum ve gübre atımı gerçekleştirildi. Biga ilçesi Selvi köyünde Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen "Mera Islah ve Amenajman" projeleri çerçevesinde 2 yıldır çalışmalar devam ediyor. Mera ıslah çalışmaları kapsamında 845 dekar alana tohum ve gübre atımı gerçekleştirildi. Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan, çalışmaları yerinde inceledi. Mera ıslah çalışmalarının ardından, üreticiler ile bir araya gelinerek bölge tarım ve hayvancılığı hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 22:16
Ezine’de tarihi geçmiş ve etiketsiz ürün satan 2 markete 596 bin TL ceza
Çanakkale’de zabıta ekiplerince denetim yapılan iki markete tarihi geçmiş ve etiketsiz ürün sattığı için toplam 596 bin 506 TL ceza kesildi. Çanakkale’nin Ezine ilçesinde zabıta ekiplerince market denetimleri gerçekleştirildi. Denetimlerde bir işletmede son kullanma tarihi geçmiş 148 adet ürün raflarda satışa sunulduğu diğer bir işletmede ise 54 adet üründe etiket olmadığı tespit edildi. Son kullanma tarihi geçmiş ürün satan işletmeye 437 bin 44 TL, ürünleri etiketsiz satışa sunan işletmeye ise 159 bin 462 tl cezai işlem uygulandı. Zabıta ekiplerince 2 markete toplam 596 bin 506 TL ceza kesildi. Ayrıca son kullanma tarihi geçmiş ürünler zabıta ekiplerince imha edildi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 21:41
Çanakkale’de izinsiz ve uygunsuz şartlarda çalışan işletme mühürlendi
Çanakkale’de izinsiz ve uygunsuz şartlarda çalışan et ve sakatat işleme faaliyeti gösteren işletme mühürlendi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 19:03
Çanakkale’de göçmen kaçakçılığı operasyonu: 6 organizatör ve 105 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale’de jandarma ekiplerince gerçekleştirilen göçmen kaçakçılığı operasyonunda 6 organizatör ve 105 kaçak göçmen yakalandı.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 16:52
Çanakkale’de boğaza dökülen atık su ile karşılaşan dalgıç, o anları su altı kamerasıyla kaydetti
Çanakkale’nin Kepez açıklarında denize dalış yapan bir dalgıç, boğaza dökülen atık su ile karşılaştı. Dalgıç Müjdat Turan o anları su altı kamerası ile görüntüledi. Rekortmen Dalgıç Müjdat Turan, balık avı için zıpkınla dalış yaptı. Bir süre balık arayan dalgıç Turan, Çanakkale Boğazı’a dökülen atık su ile karşılaştı. Dalgıç, o anları su altı kamerası ile görüntüledi. Olayı anlatan rekortmen Dalgıç Müjdat Turan, "Kepez açıklarında daldığımda 12-13 metre derinlikte pis bir suyun denize aktığını gördüm. Merak ettim ve bu görüntüyü kaydettim. Korkunç bir görüntü. Görüntüyü bunun ne olduğunu öğrenmek için aldım. Umarım yetkililer bu konuda önlem alır" dedi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 15:28
Çanakkale’de doğalgaz patlaması: 1 yaralı
Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde doğalgaz patlaması sonucu 1 kişi yaralandı. Olay, öğle saatlerinde Gelibolu ilçesi Camikebir Mahallesi Fikirli Sinan 5. Sokak’ta 3 katlı bir binanın zemin katında meydana geldi. Patlamada ortalık savaş alanına dönerken, evin penceresi iskeletiyle beraber yerinden çıktı. Patlama sonrası vatandaşlar durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine itfaiye ve doğalgaz ekipleri sevk edildi. Olayda yaralanan G.A., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis ve ilgili ekipler olayla ilgili inceleme başlattı.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:48
Kadın cinayetine kurban giden annenin kızı konuştu: "Annem sadece hayatını bize adamıştı"
Çanakkale’de 2 buçuk ay önce boşandığı eski eşi Ferdi A. (45) tarafından av tüfeğiyle öldürülen Şerife A.’nın (37) 18 yaşındaki kızı Şehrazat A. annesini öldüren babasının en ağır şekilde cezalandırılmasını isteyerek, "Annem hayatını sadece bize adamıştı. Olayın sabahı hep birlikte evden çıktık ama eve annemsiz döndük" dedi. Olay, 11 Ekim saat 10.30 sıralarında Ezine ilçesi Camikebir Mahallesi Seferşah Caddesi’nde meydana geldi. Ferdi A., 2 buçuk ay önce boşandığı eski eşi Şerife A.’ın çalıştığı işletmeye gelerek eşini av tüfeği ile göğsünden vurdu. İhbar üzerine adrese gelen sağlık ekipleri, yaptıkları ilk müdahalenin ardından Şerife A.’yı hastaneye kaldırdı. Kadın, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay sonrası kaçan Ferdi A., Ezine İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Babam sürekli anneme iftira atıyordu Annesinin hayatını çocuklara adadığını belirten Şehrazat A., "Babam sürekli anneme iftira atıyordu, sen beni aldatıyorsun, başkaları var hayatında diyordu. Annemin hayatında öyle bir şey yoktu. Annem sadece hayatını bize adamıştı. Annem iş yerinde bizi büyütüp, bakıp bir yerlere getirmek için çalışıyordu. Olay sabahı kavga ettiler. Babam yine anneme sen beni aldatıyorsun diyordu. Annem de dedi artık yani yeter böyle bir şey yok. Ben sadece çalışıyorum, çocuklarıma bakabilmek için. Zaten babam bize bakmıyordu. Ne bileyim, insan bir babalık yapardı, onu da yapmadı bize. Annem hem baba hem anne oldu bize. Tek amacı bizdik" dedi. Ferdi A. eşine sürekli boşanmakla tehdit ediyordu Babasının annesini sürekli boşamakla tehdit ettiğini ifade eden Şehrazat A., "Babam sürekli anneme seni boşayacağım gibisinde söylemlerde bulunuyordu. Çok kez dile getiriyordu. Anneme ben söylemiştim anne boşan ki kendine özgür bir hayatın olsun, sana karışamasın, artık sana laf söyleyemesin gibisinden konuşmuştum. Annem boşamıştı onu. Daha yeni olduğu için hani belli bir şey yoktu ama boşanmışlardı. Biz aynı evde kalıyorduk hep birlikte ama annemle babam ayrı odalarda kalıyorlardı. Ben annemle aynı odada kalıyordum. Babam gidip bir ay gelmiyordu, iki ay gelmiyordu. Kendi işinde çalışıyordu" diye konuştu. Hep birlikte evden çıktık ama eve annemsiz döndük Şehrazat A., olay gününü ise şu ifadelerle anlattı: "Olay işlenmeden bir gün önce gecesi gelmişti. Geçip yatmıştı. Sabahına annemle kavga ederek kalktılar. Annemin odasına geçip anneme bağırmaya, sen beni aldatıyorsun ithamlarında bulunmaya başlamıştı. O sabah kavga ettikleri zaman abim alıp annemi iş yerine bıraktı. Sonra biz de iş yerlerimize geçtik. 10.30 gibi arkadaşlarım aradı beni. Gel, baban anneni vurdu dediler. Ben gittiğimde annemi vurmuştu zaten. Biz o olayın sabahı hep birlikte evden çıktık ama eve annemsiz döndük." Kardeşlerinin velayetini istiyor Kendisinden küçük iki kardeşinin velayetini istediğini kaydeden Şehrazat A., "Kardeşlerim şu an benimle. Biz dört kardeşiz. Bir tane abim var o da ben de çalışıyoruz. Diğer iki kardeşim okuyorlar. Onlar benimle. Bende kalmasını istiyorum. Onların velayeti için her şeyi yapmaya hazırım. Kimseye de vermem" şeklinde konuştu. Hiçbir kadın cinayeti suçsuz kalmamalı Bir an önce babasının gerekli cezayı almasını istediğini söyleyen Şehrazat A., "Ben bir an önce ceza almasını istiyorum. Kadın cinayetleri sıkça görülen bir şey. Böyle şeyler neden oluyor onu da bilmiyorum. Suçsuz insanlara, illaki suçlu olanlar da vardır ama bunların cezası ölüm olamaz. Ben adalete güveniyorum. Adalet er ya da geç yerini bulacak. Hiçbir kadın cinayeti suçsuz kalmamalı. Hak eden hak ettiği cezayı en ağır şekilde almalı. Anneme bunu yaptığı için ben en ağır cezayı almasını istiyorum" şeklinde konuştu.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:07
Bozcaada ve Gökçeada’ya bazı feribot seferleri iptal edildi
Çanakkale’nin Kuzey Ege Denizi’ndeki Bozcaada ve Gökçeada ilçelerine yapılması planlanan bazı feribot seferleri olumsuz hava şartları nedeniyle iptal edildi. Çanakkale Boğazı ile adalar hattında yolcu ve araç taşımacılığı yapan Gestaş Deniz Ulaşım A.Ş., Kuzey Ege Denizi’ndeki olumsuz hava şartları nedeniyle Bozcaada ve Gökçeada hattında yapılması planlanan bazı feribot seferlerinin iptal edildiğini duyurdu. Buna göre Geyikli-Bozcaada hattında Geyikli’den saat 08.00 ve 18.00, Bozcaada’dan saat 07.00 ve 17.00, Kabatepe-Gökçeada hattında ise Kabatepe’den saat 09.00 ve 21.00, Gökçeada’dan saat 07.00 ve 19.00 seferleri yapılacak olup, gün için planlanan diğer tüm seferler iptal edildi.
25 Kasım 2025 Salı - 17:54
Gökçeada ve Bozcaada’da küçükbaş hayvancılığın gelişmesi için destek
Çanakkale’nin Gökçeada ve Bozcaada ilçelerinde küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi için yem bitkileri tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. Gökçeada-Bozcaada Tarımsal Kalkınma ve İskan Projesi ile Gökçeada ve Bozcaada ilçelerinde mevcut doğal kaynakların en iyi şekilde değerlendirilerek adalarda ikamet eden ve edecek üreticilere tarımsal destek sağlanarak tarımsal üretimin artırılarak üreticilerin gelir düzeylerinin yükseltilmesi, tarımın sürdürülebilir geçim kaynağı yapılarak faal ve yerleşik bir nüfusun oluşturulması hedefleniyor. 1993 yılında hayata geçirilen projenin tarımsal bölümü 2001 yılından beri uygulanıyor. Projenin yapılmasına dayanak oluşturan hedeflere ulaşılıncaya kadar devam etmesi gereken proje çerçevesinde üreticilere yönelik teşvikler devam ediyor. Projede yer alan ‘Küçükbaş Hayvancılığın Geliştirilmesi’ başlığı çerçevesinde yem bitkileri tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. Program kapsamında; bin 500 kilogram macar fiği, 500 kilogram italyan çimi, 25 kilogram korunga üreticilere teslim edildi.
25 Kasım 2025 Salı - 17:52
Çanakkale’de üretim tesislerine denetimler devam ediyor
Çanakkale’de üretim tesislerine denetimler devam ediyor. İl Tarım ve Oman Müdürülüğü ekiplerince üretim tesislerine yönelik denetimler devam ediyor. Ezine’de ise bir mandıra ve zeytinyağı fabrikası ekiplerce kontrol edildi. Denetime Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan, Ezine Kaymakamı Yusuf Kaptanoğlu, il ve ilçe idarecileri katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder