Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Çanakkale
Çanakkale’de çenesine demir saplanan öğrencinin davasının 2’nci duruşması görüldü
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:17:45
Çanakkale’nin Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde özel bir kolejde 7 yaşındaki Kuzey Yiğit Kılıç’ın okul bahçesinde oynarken dik duran çit demirlerine tırmandıktan sonra ayağının kayması sonucu demirin çenesine saplanması ve dudağından çenesine kadar olan dokunun kopması sonucu ailesi tarafından okula açılan ihmal davasının 2’nci duruşması görüldü. Duruşma 4 Mayıs’a ertelenirken, Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ve babası Sinan Kılıç sanıkların cezalandırılmalarını talep ettiler. Olay, Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde Bahçeşehir Koleji’nde meydana geldi. Olay günü saat 16.30’da okul yönetimi tarafından aranan anne Melek Şen ve baba Sinan Kılıç’a çocuklarının küçük bir kaza geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi verildi. Hastaneye gittiklerinde oğullarının yüzünün kısmen koptuğunu gören çift büyük bir şok yaşadı. Şu anda 10 yaşında olan Kuzey Yiğit, üç yıl içinde toplam 7 ameliyat geçirdi. Vücudunda 50, yüzünde ise 25 santimetrelik dikiş izi bulunan çocuk, konuşma, yemek yeme ve ağzını kapatma gibi temel işlevlerde zorluk yaşarken, aile tarafından okula açılan ihmal davasının 2’nci duruşması görüldü. Biga Adliyesi 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün görülen ikinci duruşmaya Kuzey Yiğit Kılıç’ın ailesi, avukatları ile sanık bahçe nöbetçisi Atakan Değirmenci, sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin, sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz ve müdafi avukatları katıldı. Duruşmada celse arasında dosyanın bilirkişilerden döndüğü belirtilerek, rapor okundu. Bilirkişi raporunun sonuç kısmında şu ifadelerin yer aldığı belirtildi: "Bilirkişi heyetimizce dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda ’03.11.2023 tarihinde Biga Bahçeşehir Koleji bahçesinde meydana gelen olay, 7 yaşındaki Kuzey Kılıç’ın teneffüs sırasında panel tel çite tırmanıp üstteki sivri tel çıkıntılarına çen:takılması sonucu alt çene ve dudakta ağır doku kaybı ile sonuçlanan bir okul kazasıdır. Mağdur öğrenci sigortalı çalışan olmadığından olay 5510 ve 6331 anlamında teknik ’iş kazası’ değildir. Ancak çocuk yaşı, çit yapısı ve çocukların öngörülebilir oyun davranışları birlikte değerlendirildiğinde öngörülebilir ve uygun yapısal/organizasyonel tedbirlerle önlenebilir nitelikte Musa Çetin (kampüs müdürü: Okulun fiziki yapısı, bahçe ve çit düzenine ilişkin nihai sorumluluğu üstlenmesine rağmen, panel çitin üst kısmındaki sabit ve süreklilik arz eden sivri tel çıkıntılarını uzun süre gidermemesi ve çocuk kullanıcı profiliyle bağdaşmayan bu yapısal tehlikeyi ortadan kaldırmaması nedeniyle davranışı ile meydana gelen ağır yaralanma arasında doğrudan ve güçlü nedensellik bağı bulunduğu ve tutumunun ’ağır özensiz davranış’ olarak nitelendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Emine Girgin (ilkokul müdürü): Küçük yaş grubu öğrenciler için güvenli fiziksel çevreyi sağlamakla görevli olup, panel çitin üst kısmındaki sabit tehlikeyi görüp gidermede yeterince proaktif davranmadığı, risk değerlendirmesinde bahçel/çit güvenliğini somutlaştırmadığı için bu olay bakımından nedensellik bağı bulunan özensiz davranış ânde olduğu, ancak yetki ağırlığının kampüs müdürlüğünde olması nedeniyle bu özensizliğin orta düzeyde olduğu değerlendirilmiştir. Atakan Değirmenci (bahçe nöbetçisi): Bahçenin genişliği ve öğrenci sayısı nedeniyle tüm öğrencileri anlık gözetmenin fiilen mümkün olmaması, olay sonrası hızlı müdahalesi ve kazanın esas nedeninin çitin yapısal tehlikesi olması dikkate alındığında, bu olay özelinde hafif özensiz davrandığı değerlendirilmiştir. Habibe Yılmaz (İSG uzmanı) ve Hasan Aktoprak (işyeri hekimi): Riskleri bildirme/öneride bulunma görevleri ile çitin fiilen değiştirilmesine ilişkin işveren yetkisi ayrımı gözetildiğinde, mevcut delillerle kazanın doğrudan meydana gelmesinde belirleyici bir teknik ihmal veya özen yükümlülüğüne aykırı davranışları tespit edilememiştir. Kuzey Yiğit Kılıç: Olay tarihinde yaklaşık 7 yaşında olup, ilkokul çağında, tehlikeyi öngörme ve kendini koruma kapasitesi sınırlı, korunmaya muhtaç bir yaş grubundadır. Teneffüste oyun ve merak duygusuyla çite tırmanma davranışı, bu yaş grubu çocuklarda pedagojik ve pratik olarak öngörülebilir tipik bir çocuk davranışı olup, bu olay özelinde özen yükümlülüğüne aykırı bir tutum veya kusur atfedilmesi teknik olarak uygun bulunmamıştır. Dosya kapsamındaki teknik inceleme çerçevesinde yukarıda adı geçen sanıklar ve mağdur dışında, olayın meydana gelmesinde kusur veya özensiz davranışla ilişkili başka kişi veya kurum tespit edilemedi." Duruşmada daha sonra sanık savunmalarına geçildi. İlk olarak sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz dinlendi. Yılmaz savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Kollukta vermiş olduğum ifadem aynen geçerlidir. Ben iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalışmaktayım. Esasında birden fazla firmada görev aldığım dönemler de oluyor. Mağdur çocuğun yaralanması hepimizi üzmüştür. Benim esasında iş tanımım iş sağlığına ve güvenliğine ilişkindir ve çalışan işçilere odaklanırız. Ben görevlendirildikten sonra da Bahçeşehir Koleji’ne de gittim, etrafa baktım fakat belirttiğim üzere biz daha çok çalışanlarla ilgileniriz. Benim görev tanımımın içerisinde çalışanlar bulunmaktadır. Öğrenciler bizim görev ve mesleki tanımımız içerisinde yoktur. Firmalar da bizimle anlaşma yaparken çalışan sayısı üzerinden anlaşma yapar. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yaralanan çocuk mağdur okul öğrencisidir. Bu bir somut olayda meydana gelen hadise bir iş kazası değildir. İş yeri kazasıdır. Bilirkişi raporu da bu beyanlarımı doğrular niteliktedir. Bilirkişi raporunu aynen kabul ediyorum. Benim görev tanımımda okul öğrencileri yoktur. Dosyaya aldırılan bilirkişi raporunda da bana kusur izafe edilmemiştir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, uzlaşmayı talep ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık bahçe nöbetçisi Atakan Değirmenci savunmasında, "İddianameye konu suça ilişkin daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben olay zamanı Bahçeşehir Koleji’nde beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaktaydım. Aynı zamanda bahçe nöbetçisi idim. Ben bahçede nöbetçi olduğum esnada genellikle yürürüm ve etrafa bakınırım. Bu kaza ise kör noktada olmuş. Ben, bana öğrencilerin, ’Öğretmenim bir çocuk düştü’ diye yanıma gelince kazayı öğrendim. Bana uzaktan seslendiler. Hemen oraya gittiğimde mağdur çocuğun kanlar içerisinde olduğunu gördüm. Dokunun düştüğünü de gördüm. Ben hemen etraftaki öğrencileri olay yerinden uzaklaştırdım ve mağdur çocuğa yardım ettim. Ben bu kazada kusurlu olduğumu düşünmüyorum. Bilirkişi raporunda hafif özensiz davrandığım belirtilmiş fakat ben üzerime düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiştim. Olay günü bahçede bir tane nöbetçi öğretmen vardı, o da benim. Bir okul nöbetçisi, bir de bahçe nöbetçisi olarak nöbet tutarız. Her katın da ayrı ayrı nöbetçileri vardır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan vareste tutulma talebim vardır" diye konuştu. Sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, daha önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirterek, "Olay zamanında Bahçeşehir Koleji’nde müdür olarak çalışıyordum, halen de müdür olarak çalışmaya devam ederim. Olay günü odamda olduğum esnada seslerin olması üzerine aşağıya indiğimde mağdur çocuğun yaralanmasını gördüm ve beden eğitimi öğretmeni Atakan ve okulumuzun hemşiresi Ceylen Sütçü ile beraber kendisine müdahale ettik. 7 dakika kadar bir süredede çocuğu Biga Devlet Hastanesine götürdük. İlk müdahale sonrasında mağdur çocuğumuz Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesine gönderildi. Burada da operasyonlar geçirdi, biz de operasyon anında geceye kadar ailenin yanındaydık. İlk operasyonun başarılı geçtiğini düşünmüştük. Bundan dolayı Biga’ya geri döndüğümüz esnada doku uyuşmazlığı olduğu söylendi. Biz ailenin elimizden geldiğince yanında olmaya çalıştık. Biz bu çitleri 2019 yılında okulun açıldığı esnada yaptırdık. Çit yüksekliğinin 1.6 metre olduğunu biliyorum. Biz Biga’da bir firmaya yaptırdık. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından tarafımıza herhangi bir çitlerin zarar verebileceği yönünde bildirimde bulunulmadı. Biz okulun açıldığı 2019 yılında MEB tarafından denetlendik, bize uygunluk verildi. Çitlerle alakalı herhangi bir bildirimde bulunulmadı. Ben 26 yıllık devlet tecrübesine sahibim, eski okullarımda da çitler bu şekilde idi. Ben bilirkişi raporunu dün incelediğimde 2023 yılının Mart ve Mayıs aylarında çitlerle alakalı olarak iki adet uyarı olduğunu gördüm. Ben bu uyarıların sonradan deftere yazıldığını düşünüyorum. Çünkü böyle bir uyarı olsaydı bu tarafıma iletilirdi, ben de gerekli önlemleri alırdım. Deftere sonradan bu tip bir yazı yazıldığını düşündüğümüzden dolayı avukatım aracılığı ile gerekli başvuruları yapacağız. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" şeklinde konuştu. Sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin ise, daha önce verdiği beyanları tekrar ettiğini belirterek, "Ben Bahçeşehir Kolejinde olay zamanı ilkokul müdürü olarak çalışmaktaydım, halen de ilkokul müdürü olarak görev yapıyorum. Ben kazayı görmedim. Öğrenciler benim yanıma gelip bir öğrencinin düştüğünü söyledikleri zaman kazadan haberim oldu. Bahçeye indiğimde Atakan öğretmenin öğrencimizin yanında olduğunu gördüm. Yaralı öğrenciye müdahale edip, ivedi bir şekilde hastaneye intikal ettik. Biz 2019 yılında Doğa Koleji olarak faaliyete başladık, akabinde 2022 yılında ismimiz Bahçeşehir Koleji olarak değiştirildi. Biz hem Doğa Koleji tarafından hem de Bahçeşehir Okulları tarafından gerekli denetimlere tabi tutulduk. Bize herhangi bir şekilde çitlerin sivri olduğu veyahutta zarar verebileceği şeklinde bir bildirimde bulunulmadı. MEB tarafından da bu yönde bir bildirimde bulunulmadı. Ben meydana gelen kazada kusurum olduğunu düşünmüyorum. Meydana gelen kaza bakımından çok üzgünüm aileye geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Biz aile ile elimizden geldiğimizce irtibatlaşmaya çalıştık. Kendileri de bizi bilgilendirmişlerdir. Biz aileye elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık. Çitlerle alakalı olarak çitlerin boyu yüksek olduğundan dolayı öğrencilerimize zarar vereceğini düşünmüyorduk. Ben de 28 yıl boyunca devlette çalıştım, ülkedeki çoğu okulda çitlerin bu şekilde olduğunu biliyorum. Çitlerin yapısının bu şekilde olması olağandır. Bu olaydan sonra ise her ihtimale karşılık olarak çitlerin sivri ucunu düzleştirdik. Bilirkişi raporunda tarafıma kusur izafe edilmiş olsa da ben üzerime düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğimi düşünüyorum. Bundan dolayı bilirkişi raporundaki kusura yönelik bildirimleri kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatımı talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık Hasan Aktoprak’ın avukatı Ezgi Ayhan Bilgi, "Müvekkilimin talimatla ifadesi alınmıştı, bu ifadelerine aynen katılıyoruz. Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda da müvekkilime kusur izafe edilmediği gibi müvekkilimin herhangi bir nedensellik bağı bulunmadığı da belirtilmiştir. Nitekim BYU ile yapılan yargılamada müvekkilimin beraatına karar verilmiştir. Bu aşamada müvekkillin öncelikle beraatını, mahkemeniz aksi kanaatte ise lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz" diye konuştu. Duruşmada Kuzey Yiğit Kılıç’ın babası Sinan Kılıç, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Bahçeşehir Kolejinin herhangi bir denetimi yoktur. MEB tarafından yeterli şekilde denetlenmemiştir. Bununla alakalı belgeyi celse arasında ibraz edeceğiz. Şu aşamada sanıklardan hala şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyoruz" dedi. Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ise, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Sanıklardan halen şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyorum" diye konuştu. Sanıkların ve avukatların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti tarafından sanıkların vareste tutulma taleplerinin kabulüne, İstanbul 60 ASCM’ye müzekkere yazılarak talimat evrakının kapatılmaması ve yeni duruşma gün ve saatinin bildirilmesine, bu nedenle duruşmanın 4 Mayıs’a ertelenmesine karar verildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:25
Çanakkale’de çenesine demir saplanan, yüzü kopan öğrencinin davasının 2’nci duruşması görüldü
Çanakkale’nin Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde özel bir kolejde 7 yaşındaki Kuzey Yiğit Kılıç’ın okul bahçesinde oynarken dik duran çit demirlerine tırmandıktan sonra ayağının kayması sonucu demirin çenesine saplanması ve dudağından çenesine kadar olan dokunun kopması sonucu ailesi tarafından okula açılan ihmal davasının 2’nci duruşması Biga 2’nci Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşma 4 Mayıs’a ertelenirken, Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ve babası Sinan Kılıç, sanıklardan hala şikayetçi olduklarını ve cezalandırılmalarını talep ettiler. Olay, Biga ilçesinde 3 Kasım 2023 tarihinde Bahçeşehir Koleji’nde meydana geldi. Olay günü saat 16.30’da okul yönetimi tarafından aranan anne Melek Şen ve baba Sinan Kılıç’a, çocuklarının küçük bir kaza geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi verildi. Hastaneye gittiklerinde oğullarının yüzünün kısmen koptuğunu gören aile büyük bir şok yaşadı. Şu anda 10 yaşında olan Kuzey Yiğit, üç yıl içinde toplam 7 ameliyat geçirdi. Vücudunda 50, yüzünde ise 25 santimetrelik dikiş izi bulunan çocuk; konuşma, yemek yeme ve ağzını kapatma gibi temel işlevlerde zorluk yaşıyor. Biga Adliyesi 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün ikinci duruşmaya Kuzey Yiğit Kılıç’ın ailesi, avukatları ile sanık Bahçe Nöbetçisi Atakan Değirmenci, sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin, sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz, sanık İşyeri Hekimi Hasan Aktoprak ve müdafi avukatları katıldı. Duruşmada celse arasında dosyanın bilirkişilerden döndüğü bilirkişi raporunun sonuç kısmında "Bilirkişi Heyetimizce dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; "03.11.2023 tarihinde Biga Bahçeşehir Koleji bahçesinde meydana gelen olay, 7 yaşındaki Kuzey Kılıç’ın teneffüs sırasında panel tel çite tırmanıp üstteki sivri tel çıkıntılarına çen:takılması sonucu alt çene ve dudakta ağır doku kaybı ile sonuçlanan bir okul kazasıdır; mağdur öğrenci sigortalı çalışan olmadığından, olay 5510 ve 6331 anlamında teknik "iş kazası" değildir, ancak çocuk yaşı, çit yapısı ve çocukların öngörülebilir oyun davranışları birlikte değerlendirildiğinde öngörülebilir ve uygun yapısal/organizasyonel tedbirlerle önlenebilir nitelikte Musa Çetin (kampüs müdürü: Okulun fiziki yapısı, bahçe ve çit düzenine ilişkin nihai sorumluluğu üstlenmesine rağmen, panel çitin üst kısmındaki sabit ve süreklilik arz eden sivri tel çıkıntılarını uzun süre gidermemesi ve çocuk kullanıcı profiliyle bağdaşmayan bu yapısaltehlikeyi ortadan kaldırmaması nedeniyle, davranışı ile meydana gelen ağır yaralanma arasında doğrudan ve güçlü nedensellik bağı bulunduğu ve tutumunun "ağır özensiz davranış" olarak nitelendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Emine Girgin (ilkokul müdürü): Küçük yaş grubu öğrenciler için güvenli fiziksel çevreyi sağlamakla görevli olup panel çitin üst kısmındaki sabit tehlikeyi görüp gidermede yeterince proaktif davranmadığı, risk değerlendirmesinde bahçel/çit güvenliğini somutlaştırmadığı için, bu olay bakımından nedensellik bağı bulunan "özensiz davranış ânde olduğu, ancak yetki ağırlığının kampüs müdürlüğünde olması nedeniyle bu özensizliğin orta düzeyde olduğu değerlendirilmiştir.Atakan Değirmenci (bahçe nöbetçisi): Bahçenin genişliği ve öğrenci sayısı nedeniyle tüm öğrencileri anlık gözetmenin fiilen mümkün olmaması, olay sonrası hızlı müdahalesi ve kazanın esas nedeninin çitin yapısal tehlikesi olması dikkate alındığında, bu olay özelinde hafif özensiz davrandığı değerlendirilmiştir. Habibe Yılmaz (İSG uzmanı) ve Hasan Aktoprak (işyeri hekimi): Riskleri bildirme/öneride bulunma görevleri ile çitin fiilen değiştirilmesine ilişkin işveren yetkisi ayrımı gözetildiğinde, mevcut delillerle kazanın doğrudan meydana gelmesinde belirleyici bir teknik ihmal veya özen yükümlülüğüne aykırı davranışları tespit edilememiştir. Kuzey Yiğit Kılıç: Olay tarihinde yaklaşık 7 yaşında olup ilkokul çağında, tehlikeyi öngörme ve kendini koruma kapasitesi sınırlı, korunmaya muhtaç bir yaş grubundadır. Teneffüste oyun ve merak duygusuyla çite tırmanma davranışı, bu yaş grubu çocuklarda pedagojik ve pratik olarak öngörülebilir tipik bir çocuk davranışı olup, bu olay özelinde özen yükümlülüğüne aykırı bir tutum veya kusur atfedilmesi teknik olarak uygun bulunmamıştır. Dosya kapsamındaki teknik inceleme çerçevesinde, yukarıda adı geçen sanıklar ve mağdur dışında, olayın meydana gelmesinde kusur veya özensiz davranışla ilişkili başka kişi veya kurum tespit edileme" yönünde rapor düzenlendiği görüldü. Duruşmada sanık savunmalarına geçildi. İlk olarak sanık İSG Uzmanı Habibe Yılmaz dinlendi. Yılmaz duruşmadaki savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Kollukta vermiş olduğum ifadem aynen geçerlidir. Ben iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalışmaktayım, esasında birden fazla firmada görev aldığım dönemler de oluyor. Mağdur çocuğun yaralanması hepimizi üzmüştür. Benim esasında iş tanımım iş sağlığına ve güvenliğine ilişkindir ve çalışan işçilere odaklanırız. Ben görevlendirildikten sonra da Bahçeşehir Kolejine de gittim etrafa baktım fakat belirttiğim üzere biz daha çok çalışanlarla ilgileniriz. Benim görev tanımımın içerisinde çalışanlar bulunmaktadır. Öğrenciler bizim görev ve mesleki tanımımız içerisinde yoktur. Firmalar da bizimle anlaşma yaparken çalışan sayısı üzerinden anlaşma yapar. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yaralanan çocuk mağdur okul öğrencisidir. Bu bir somut olayda meydana gelen hadise bir iş kazası değildir. İş yeri kazasıdır. Bilirkişi raporu da bu beyanlarımı doğrular niteliktedir. Bilirkişi raporunu aynen kabul ediyorum. Benim görev tanımımda okul öğrencileri yoktur. Dosyaya aldırılan bilirkişi raporunda da bana kusur izafe edilmemiştir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, uzlaşmayı talep ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık Bahçe Nöbetçisi Atakan Değirmenci savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben olay zamanı Bahçeşehir Kolejinde beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaktaydım. Aynı zamanda bahçe nöbetçisi idim. Ben bahçede nöbetçi olduğum esnada genellikle yürürüm ve etrafa bakınırım. Bu kaza ise kör noktada olmuş. Ben, bana öğrencilerin, öğretmenim bir çocuk düştü diye yanıma gelince kazayı öğrendim. Bana uzaktan seslendiler. Hemen oraya gittiğimde mağdur çocuğun kanlar içerisinde olduğunu gördüm. Dokunun düştüğünü de gördüm. Ben hemen etraftaki öğrencileri olay yerinden uzaklaştırdım ve mağdur çocuğa yardım ettim. Ben bu kazada kusurlu olduğumu düşünmüyorum. Bilirkişi raporunda hafif özensiz davrandığım belirtilmiş fakat ben üzerime düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiştim. Olay günü bahçede 1 tane nöbetçi öğretmen vardı o da benim. Bir okul nöbetçisi bir de bahçe nöbetçisi olarak nöbet tutarız. Her katın da ayrı ayrı nöbetçileri vardır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan vareste tutulma talebim vardır" diye konuştu. Sanık Kampüs Müdürü Musa Çetin, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben olay zamanında Bahçeşehir Kolejinde müdür olarak çalışıyordum, halen de müdür olarak çalışmaya devam ederim. Olay günü odamda olduğum esnada seslerin olması üzerine aşağıya indiğimde mağdur çocuğun yaralanmasını gördüm ve beden eğitimi öğretmeni Atakan ve okulumuzun hemşiresi Ceylen Sütçü ile beraber kendisine müdahale ettik. 7 dk kadar bir sürede de çocuğu Biga Devlet Hastanesine götürdük. İlk müdahale sonrasında mağdur çocuğumuz Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesine gönderildi. Burada da operasyonlar geçirdi, biz de operasyon anında geceye kadar ailenin yanında idik. İlk operasyonun başarılı geçtiğini düşünmüştük. Bundan dolayı Biga ya geri döndüğümüz esnada doku uyuşmazlığı olduğu söylenildi. Biz ailenin elimizden geldiğince yanında olmaya çalıştık. Biz bu çitleri 2019 yılında okulun açıldığı esnada yaptırdık. Çit yüksekliğinin 1.6 metre olduğunu biliyorum. Biz Biga da bir firmaya yaptırdık. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından tarafımıza herhangi bir çitlerin zarar verebileceği yönünde bildirimde bulunulmadı. Biz okulun açıldığı 2019 yılında MEB tarafından denetlendik. Bize uygunluk verildi. Çitlerle alakalı herhangi bir bildirimde bulunulmadı. Ben 26 yıllık devlet tecrübesine sahibim, eski okullarımda da çitler bu şekilde idi. Ben bilirkişi raporunu dün incelediğimde 2023 yılının Mart ve Mayıs aylarında çitlerle alakalı olarak 2 adet uyarı olduğunu gördüm. Ben bu uyarıların sonradan deftere yazıldığını düşünüyorum çünkü böyle bir uyarı olsaydı bu tarafıma iletilirdi ben de gerekli önlemleri alırdım. Deftere sonradan bu tip bir yazı yazıldığını düşündüğümüzden dolayı avukatım aracılığı ile gerekli başvuruları yapacağız. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" şeklinde konuştu. Sanık İlkokul Müdürü Emine Girgin ise, "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben iddianameye konu suça ilişkin olarak daha önceden beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı tekrar ederim. Ben Bahçeşehir Kolejinde olay zamanı ilkokul müdürü olarak çalışmaktaydım halen de ilkokul müdürü olarak görev yapıyorum. Ben kazayı görmedim. Öğrenciler benim yanıma gelip bir öğrencinin düştüğünü söyledikleri zaman kazadan haberim oldu. Bahçeye indiğimde Atakan öğretmenin öğrencimizin yanında olduğunu gördüm. Yaralı öğrenciye müdahale edip ivedi bir şekilde hastaneye intikal ettik. Biz 2019 yılında Doğa Koleji olarak faaliyete başladık akabinde 2022 yılında ismimiz Bahçeşehir Koleji olarak değiştirildi. Biz hem Doğa Koleji tarafından hem de Bahçeşehir Okulları tarafından gerekli denetimlere tabi tutulduk. Bize herhangi bir şekilde çitlerin sivri olduğu veyahutta zarar verebileceği şeklinde bir bildirimde bulunulmadı. MEB tarafından da bu yönde bir bildirimde bulunulmadı. Ben meydana gelen kazada kusurum olduğunu düşünmüyorum. Meydana gelen kaza bakımından çok üzgünüm aileye geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Biz aile ile elimizden geldiğimizce irtibatlaşmaya çalıştık. Kendileri de bizi bilgilendirmişlerdir. Biz aileye elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık. Çitler ile alakalı olarak çitlerin boyu yüksek olduğundan dolayı öğrencilerimize zarar vereceğini düşünmüyorduk. Ben de 28 yıl boyunca devlette çalıştım, ülkedeki çoğu okulda çitlerin bu şekilde olduğunu biliyorum. Çitlerin yapısının bu şekilde olması olağandır. Bu olaydan sonra ise her ihtimale karşılık olarak çitlerin sivri ucunu düzleştirdik. Bilirkişi raporunda tarafıma kusur izafe edilmiş olsa da ben üzerime düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğimi düşünüyorum. Bundan dolayı bilirkişi raporundaki kusura yönelik bildirimleri kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ederim" dedi. Sanık Hasan Aktoprak Müdafii Av. Ezgi Ayhan Bilgi, "Müvekkilimin talimatla ifadesi alınmıştı, bu ifadelerine aynen katılıyoruz. Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda da müvekkilime kusur izafe edilmediği gibi müvekkilimin herhangi bir nedensellik bağı bulunmadığı da belirtilmiştir. Nitekim BYU ile yapılan yargılamada müvekkilimin beraatine karar verilmiştir. Bu aşamada müvekkillin öncelikle beraatine mahkemeniz aksi kanaatte ise lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz" diye konuştu. Duruşmada Kuzey Yiğit Kılıç’ın babası Sinan Kılıç, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Bahçeşehir Kolejinin herhangi bir denetimi yoktur. MEB tarafından yeterli şekilde denetlenmemiştir. Bununla alakalı belgeyi celse arasında ibraz edeceğiz. Şu aşamada sanıklardan hala şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyoruz" dedi. Kuzey Yiğit Kılıç’ın annesi Melek Şen ise, "Bir önceki beyanlarımızı aynen tekrar ederiz. Sanıklardan halen şikayetçiyiz. Cezalandırılmalarını talep ediyorum" diye konuştu. Sanıkların ve avukatların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti tarafından Sanık müdafiilerine ve katılanlar vekiline gerek bilirkişi raporuna karşı gerek alınan beyanlara karşı ve tüm dosya kapsamı ile beyanlarında bulunmaları için gelecek celseye kadar süre verilmesine, Tüm sanıklar yönünde vareste tutulma taleplerinin kabulüne, İstanbul 60 ASCM’ye müzekkere yazılarak talimat evrakının kapatılmaması, yeni duruşma gün ve saatinin bildirilmesine, bu nedenle duruşmanın 4 Mayıs’a ertelenmesine karar verildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:06
Gökçeada’da "Geleneksel Halk Günü" Buluşması: Kaymakam Osman Acar vatandaşları dinledi
Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde Kaymakam Osman Acar, ilçede düzenlenen Geleneksel Halk Günü kapsamında vatandaşlarla bir araya geldi. Kaymakamlık makamında gerçekleştirilen buluşmada, Gökçeadalı vatandaşların istek, talep ve önerileri tek tek dinlendi. Halk Günü görüşmelerinde, vatandaşların günlük yaşamı etkileyen konularına ilişkin başvurular alınırken, çözüm odaklı değerlendirmeler yapıldı. Kaymakam Osman Acar, kamu hizmetlerinde vatandaşla doğrudan temasın önemine dikkat çekerek, sorunların yerinde ve hızlı şekilde ele alınmasının öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. Buluşma sırasında Ramazan ayını tebrik eden Kaymakam Acar, Ramazan boyunca da Halk Günü uygulamasının sürdürüleceğini belirterek, düzenli şekilde vatandaşları kaymakamlık makamında ağırlamaya devam edeceklerini ifade etti. Kaymakam Acar, Gökçeada’da vatandaşların taleplerinin birinci elden dinlenmesi ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde çözüme kavuşturulması için tüm gayretle çalışacaklarını kaydetti. Halk Günü programının, vatandaşların kamu hizmetlerine erişimini güçlendirmesi ve sorunların doğrudan muhatabına iletilmesi açısından önemli bir iletişim zemini oluşturduğu belirtildi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:40
Karabiga Özel Engelli Yaşam Merkezinde çalışan kadınlara jandarma ekiplerinden çeşitli bilgilendirmeler
Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesindekki Özel Engelli Yaşam Merkezinde 30 kadın çalışana Trafik Jandarması tarafından tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirildi. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı, Biga Trafik Jandarması tarafından Karabiga Özel Engelli Yaşam Merkezinde çalışan 30 kadına Trafik Jandarmasınca tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri yapıldı. Kadınlara, genel trafik kuralları, güvenli sürüş ve emniyet kemerinin önemi, "Bir Kural Bir Ömür" kampanyaları, elektrikli bisiklet kullanıcılarının uyacağı kurallar ve koruyucu tertibat kullanımı konularında bilgilendirilmeler gerçekleştirildi.
25 Kasım 2025 Salı - 17:18
Çanakkale’de Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü yürüyüşü
Çanakkale’de Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla farkındalık yürüyüşü gerçekleştirildi. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü çerçevesinde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından farkındalık yürüyüşü gerçekleştirildi.Yürüyüşün ardından Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde Hakime Pala Gürel’e ait resim sergisini gezildi. Eserler hakkında bilgi alan Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman’ın eşi Neşe Toraman, serginin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Etkinliklere Vali Doç. Dr. Ömer Toraman, eşi Neşe Toraman, Vali Yardımcısı Ömer Şahin, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
25 Kasım 2025 Salı - 15:46
Çanakkale’de düzenlenen operasyonda 15 şüpheli tutuklandı
Çanakkale’de jandarma ekipleri tarafından 17-23 Kasım tarihleri arasında düzenlenen operasyonlarda 15 şüpheli tutuklandı. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince suç ve suçlularla mücadeleye yönelik denetimler il genelinde devam ediyor. 17-23 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen denetimlerde, 78 bin 495 şahıs ve 54 bin 972 araç sorgulandı. Sorgulamalarda 143 aranan şahıs ve 26 araç yakalandı. Jandarmanın dedektifleri JASAT tarafından yapılan çalışmalarda ise toplam 22 şahıs yakalanırken bunlardan 15’i tutuklanarak cezaevine sevk edildi.
25 Kasım 2025 Salı - 15:44
Çanakkale’de gerçekleştirilen denetimlerde 2 şahıs tutuklandı
Çanakkale’de emniyet ekipleri tarafından gerçekleştirilen Huzur ve Güven Uygulamalarında 2 şahıs tutuklandı. Çanakkale’de İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından kentin asayişini sağlayabilmek için gerçekleştirilen Huzur ve Güven Uygulamaları hız kesmeden devam ediyor. 17-24 Kasım tarihleri arasında il merkezi ve ilçelerde gerçekleştirilen operasyonlarda, 8 bin 170 şahıs ve 2 bin 635 araç incelendi. İncelemelerde farklı suçlardan aranması bulunan 27 şahıs yakalandı. Denetimler çerçevesinde yapılan aramalarda ise 1 kilo 365 gram narkotik madde ve uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 80 bin 200 TL para ele geçirildi. Denetimler sürecinde 85 şüpheli şahıs hakkında adli işlem yapılırken 2 şahıs tutuklandı. Araçlarda gerçekleştirilen denetimlerde ise 426 araç sürücüsüne idari trafik para cezası uygulandı.
25 Kasım 2025 Salı - 13:02
Orman Genel Müdür Yardımcısı Yüzer: "Çanakkale yangınlardan en çok etkilenen illerimizden bir tanesi"
Çanakkale’de ‘Yanan Alanların Rehabilitasyonunda Yeni Yaklaşımlar’ çalıştayı düzenlendi. Orman Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yüzer, Çanakkale’nin yangınlardan en çok etkilenen illerden biri olduğunu belirterek, "Aslında bizim bir şekilde o ateşin tutuşmasını engelleyecek eylemlere, eğitimlere, bilinçlendirilmelere daha çok odaklanmamız gerekiyor" dedi. Çanakkale’de yaşanan orman yangınlarının ardından yanan alanların yeniden yeşertilmesi amacıyla Çanakkale Valiliği koordinasyonunda Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından ‘Yanan Alanların Rehabilitasyonunda Yeni Yaklaşımlar’ çalıştayı gerçekleştirildi. Çalıştayın açılışında konuşan Çanakkale Orman Bölge Müdürü Enver Demirci, "İlimiz sınırları içerisinde son yıllarda yaşanan orman yangınları hepimizi derinden etkilemiş, yalnızca ağaçlarımızı değil, toprağımızı, suyumuzu, yaban hayatımızı, ekosistem bütünlüğünü ve toplumun hafızasını da yaralamıştır. Ancak bizler biliyoruz ki ormanlar sadece geçmişimizin emaneti değil, geleceğimizin teminatıdır" dedi. Çalıştayda ele alınacak konulara değinen Demirci, "Bu nedenle bugün burada zarar gören orman alanlarının ekolojik, ekonomik ve sosyal açıdan yeniden kazanılması için ortak aklı, bilimsel temelli ve kurumsal iş birliğini güçlendirmek amacıyla bir aradayız. Çalıştayımızda yangın sonrası ekosistemin iyileştirme, doğal yenilenme, toprak ve su koruma, biyolojik çeşitliliğin desteklenmesi, yeniden ağaçlandırma yöntemleri ve kurumlar arası koordinasyon gibi kritik başlıklar ele alınacaktır. Bu çalıştay çıktılarının hem Çanakkale özelinde hem de ülkemizin orman yönetim politikalarında önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Son zamanlarda orman yangınlarının iklim değişikliği nedeniyle bir hayli ülke gündeminde yer aldığını kaydeden Orman Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yüzer ise, "Orman yangınları son zamanlarda ülke gündeminde. İklim değişikliği hakikaten süreçte bizi bu gerçeklerle baş başa bıraktı. Son yıllarda yoğun bir orman yangınları süreci yaşıyoruz. 2021 orman yangınları sürecini hep beraber yaşadık. Bunlara da hazırlıklı olmamız gerekiyor. Tabii yangın anında vatandaşlarımızın da en çok gündeminde olan, zihnine takılan soru; ‘Bu yanan alanlar ne olacak?’ 2021 yılındaki o akut dönemi ben de Ankara’da merkezden yakından takip etmiştim. En çok gündem edilen soru buraları nasıl yeniden ağaçlandıracak, nasıl yeniden ormanlaşacak konusuydu. Yangının ilk üç gününde bunlar ülke gündeminde çok yoğun bir şekilde yer aldı. Daha sonra Orman Genel Müdürlüğü olarak da buraların doğanın kendini yeniden yenileyebileceğini, orman yangınlarının da ormanlar açısından ekosistemin bir süreci içerisinde var olduğunu ve yeniden ormanlaştırma çalışmalarının aşamalarını kamuoyuyla paylaştık. O günkü süreçte kamuoyunun, vatandaşımızın gönlüne bir nefse de olsa su serperek oraların yeniden ormanlaştırabileceğini vatandaşa anlatmış, onlar da rahatlamışlardı. 2021’de yaşadığımız o yangınlardaki 135 bin hektarlık ormanlık alan bugün yeniden yeşillendirildi. Bunları hep birlikte yakından takip ediyoruz" diye konuştu. Ülke genelinde yaşanan orman yangınlarından en çok etkilenen illerden birinin Çanakkale olduğunu vurgulayan Yüzer, "Son 10 yıllık sürece baktığımızda 2025 yılı Çanakkale’de orman yangınları açısından hakikaten 143 adet orman yangınının vuku bulduğu, yaklaşık 7 bin 500 hektarlık orman alanımızın yangınlar dolayısıyla zarar gördüğü bir süreci yaşadı. Şimdi yeniden ormanlaştırma çalışmalarına başlıyoruz. Aslında orman yangınları süreci öncesiyle, sonrasıyla, yangın anıyla bütüncül bir şekilde yönetilmesi gereken bir süreç. Biz orman yangınlarının sadece yangın anındaki müdahale yöntemiyle değil, yangın öncesiyle ve sonrasıyla bir bütüncül olarak ele almak durumundayız. İklim değişikliği sürecinde yaşadığımız bu olumsuz meteorolojik olaylar, bizleri aslında bir gerçekle baş başa bırakıyor" şeklinde konuştu. Orman yangınlarının çıkmaması için daha çok bilinçlendirici eğitimlerin yapılması gerektiğini aktaran İbrahim Yüzer, sözlerine şöyle devam etti: "İklim değerlerindeki üç 30 kuralı, orman yangınlarıyla mücadelede belli bir noktada yapabileceğini kısıtlıyor. Üç 30 dediğimiz; sıcaklığın 30 derecenin üzerinde olduğu, rüzgarın yine saatte 30 kilometrenin üzerinde olduğu ve nemin de yüzde 30’un altında olduğu bir süreçte bu ateşin tutuştuktan sonra onunla mücadele etmek öyle kolay olmuyor. İşte o nedenle aslında bizim bir şekilde o ateşin tutuşmasını engelleyecek eylemlere, eğitimlere, bilinçlendirilmelere daha çok odaklanmamız gerekiyor." Çalıştaya Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Orman Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yüzer, Çanakkale Orman Bölge Müdürü Enver Demirci, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, kurum temsilcileri ve çok sayıda akademisyen katıldı.
25 Kasım 2025 Salı - 11:46
Gelibolu’da balık satış yerlerinde denetim
Gelibolu’da ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince balık satış yerlerinde denetimler gerçekleştirildi. Gelibolu ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Su Ürünleri Kontrol ile Gıda Kontrol ekiplerince balık satış yerlerinde denetimler gerçekleştirildi. Denetimler kapsamında satışa sunulan balıkların boy, tür ve avlanma zamanı uygunluğu, iş yerlerinin hijyen şartları incelendi. Ürün etiketleme kurallarına uyulup uyulmadığı, satış alanlarının genel düzeni, kullanılan ekipmanların uygunluğu ve izlenebilirlik belgelerinin tam olup olmadığı da ekiplerce kontrol edildi.
25 Kasım 2025 Salı - 09:43
Çanakkale Boğazı’ndan geçen kuru yük gemisi makine arızası yaptı
Çanakkale Boğazı’ndan geçen 119 metre boyundaki ’ATA1’ isimli kuru yük gemisi makine arızası yaptı. Gemi römorkörler ile yedeklenerek Bozcaada Demir Sahası’na demirletildi. Bodrum’dan Ukrayna’ya giden Panama bayraklı 119 metre boyundaki ’ATA1’ isimli kuru yük gemisi, Çanakkale Boğazı’ndan geçişi sırasında Kumkale önlerinde makine arızası yaptı. Gemi kaptanının durumu telsizle Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğüne bildirmesi üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne (KEGM) bağlı ’Kurtarma-14’ römorkörü sevk edildi. Boğazı geçecek diğer gemiler de arıza hakkında bilgilendirildi. Gemi, kılavuz kaptan refakatinde römorköre yedeklenerek Bozcaada Demir Sahası’na emniyetle demirletildi.
24 Kasım 2025 Pazartesi - 10:34
Ünlü komediyen Ata Demirer Çanakkale ve Bozcaada’ya olan aşkını anlattı
Çanakkale’nin Bozcada ilçesinde yaşayan ünlü komediyen Ata Demirer, "Beni buraya ilk getiren şey insanlar değil. Ben buraya doğa için geldim" dedi. Havasıyla küçük bir kasabayı yansıtan, dar sokaklarında farklı mimarideki eski Rum evleri, deniz ürünleri restoranları, Türkiye’nin en iyi korunmuş tarihi kalesi, koyları, temiz ve buz gibi deniziyle son yılların gözdesi ünlü komedyen Ata Demirer’in de yaşamak için tercih ettiği yer oldu. Demirer ilk defa tüplü dalış için geldiği Bozcaada’ya aşık olarak burada yaşamaya karar verdi. Bozcaada’nın doğası için buraya sevdalandığını ve doğasının kendini korumaya devam ettiğini vurgulayan Demirer, "O doğa bir şekilde kendini korumaya devam ediyor ve buranın doğallığı anlamında korunabildiğini düşünüyorum. Kendimce imar yok işte efendime söyleyeyim, koylar ihaleli açılmadı, koylar duruyor" diye konuştu. Bozcaada ile tanıştıktan sonra ada aşığı olduğunu öğrendi Bozcaada aşığı Ünlü komediyen Ata Demirer, "Adamanya varmış bende. Öyle diyorlar ya, ada sevdalısı. Onu tabii Bozcaada’yla tanıştıktan sonra anladım. Ben o insanlardan biriyim. Yani adada daha çok rahat eden, ana karadan kopuk olduğunda daha rahat eden karakterlerden biriyim" dedi. Bozcaada’ya ilk defa 17 yaşında geldi Bozcaada’nın doğasıyla büyülendiğini söyleyen komediyen Ata Demirer, "Biz böyle bindik, geldik. Annem, kardeşim, ben üçümüz. Hiç unutmuyorum. Çok güzeldi. Bir bahar günüydü. Hava da çok güzeldi. O çıkartma teknesi diyeyim ben onu artık, öyle kodladık. Yakar Kaptan’ın teknesiyle adaya ilk çıkışımızı yaptık. İlk deniz tüplü dalışımda yaşım 17 idi. Burnum falan kanamıştı. Basınç ayarlamasını 4 gün yapamamışım bilmem ne. Aşık olmuştum. Taşların içinde böcekler, sarpalar, her yerde akyalar, sinaritler" ifadelerini kullandı. İlk kazandığı parayla Bozcaada’dan ev aldı Kazandığı ilk parayla aşık olduğu yerden ev aladığını belirten komediyen Demirer, "İlk kazandığım parayla burayı aldım ben. Yani biriktirdiğim ilk parayla. O zaman ben büyük aşığım Bozcaada’ya. Yani buranın florası, faunası, bulunduğu enlem, boylam, yani Datça ile biliyorsun aynı, aynı meridyendeler bildiğim kadarıyla. Çok başka rüzgarları. Çanakkale, Bozcaada benim için çok büyük aşk" şeklinde konuştu. Bozcaada’nın doğası kendini koruyor Bozcaada’nın doğasını korumasından memnun olan Demirer, "Beni buraya ilk getiren şey insanlar değil. Ben buraya doğa için geldim. O doğa bir şekilde kendini korumaya devam ediyor ve buranın doğallığı anlamında korunabildiğini düşünüyorum. Kendimce imar yok işte efendime söyleyeyim, koylar ihaleli açılmadı, koylar duruyor" dedi. Hayat sana güzel dedikleri yer için 21 sene bekledim Bozcaada’da yaşadığı evin beğenildiğini ama bunun için uzun süre uğraşlar verdiğini aktaran ünlü komediyen sözlerine şöyle devam etti: "Abi hayat sana güzel bir yerdeyiz değil mi? Çamların içinde oturuyoruz. İyi de bu çamları ben ektim. Bu çamlar 20 yaşında. 2006 yılında ektim. 20 yaşına, 21 yaşına girmek üzere. Şimdi 21 sene bunun altında oturmak için bekledim. Yani şu an tabii ki hayat bana güzel. Hatta ben burada birazdan et mangal da yaparım. Çam kokuları eşliğinde. Hayat bana güzel ama 21 sene büyümesini beklediğim ağacın altında yapıyorum bunu. Ben herkese dünya için bir şey yapmalarını öneririm kardeşim. Çoluğunuza çocuğunuza kalır diye değil. Nazım Hikmet’in dediği gibi torununa kalır diye değil. Kendin için yani. Yaşamak şakaya gelmez demiş ya. Çünkü bu bana yaşadığımı hissettiriyor. Ben bunu kimse için ekmedim. Kendim için ektim. Çünkü ben kuşlara çok meraklıyım. Gelip buna kuşlar ötüyor, görüyorum. Sabah burada bir yürüyüş yapıyorum. Köpeklerimle hep burada böyle yürürdüm. Burası böyle şey gibi. Askeriye gibi jandarma. Burada mıntıka temizliği yapıyoruz. Burada yürüyoruz. Tertemiz hava alıyorum ben. Burada yürüyorum. Burası benim ormanım yani. Ben öleceğim. Burası dünyaya kalacak. Bence yaşadığınız yeri güzelleştirerek başlayın. Dünyayı daha güzel görürsünüz ve hayat bana güzel. Yapacak bir şey yok"
24 Kasım 2025 Pazartesi - 10:00
Çanakkale Boğazı’nda çifte gökkuşağı
Çanakkale Boğazı’nda günün ilk ışıklarıyla ortaya çıkan çifte gökkuşağı izleyenleri büyüledi. Çanakkale’de dün öğle ve gece saatlerinde aralıklarla devam eden yağmur gündüz yerini kısa süreliğine açık havaya bıraktı. Günün ilk ışıklarıyla birlikte Çanakkale Boğazı’nda çifte gökkuşağı süsledi. Boğazın üzerinde oluşan renk cümbüşü vatandaşları mest etti.
23 Kasım 2025 Pazar - 16:46
Gökçeada’da çocuklar sağlık ve afet konularında bilgilendirildi
Çanakkale’de Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde yürütülen ’Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ programı çerçevesinde çocuklar çeşitli eğitimler aldı. Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde Sağlık Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen ’Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ programı çerçevesinde Cumhuriyet İlkokulu bahçesinde geniş kapsamlı bir eğitim ve farkındalık etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, öğrencilerin küçük yaşlardan itibaren sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmesi ve sağlık konularında bilinçlenmesi amacıyla 112 Acil Sağlık Hizmetleri, afet bilinci, UMKE tanıtımı, aile hekimliği uygulamaları, ağız ve diş sağlığı, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, kişisel hijyen ile bulaşıcı hastalıklardan korunma başlıklarında interaktif eğitimler gerçekleştirildi. Gökçeada Toplum Sağlığı Merkezi, UMKE ve 112 Acil ekiplerinin katılımıyla gerçekleştirilen programda, öğrenciler uygulamalı eğitimlerle hem eğlendi hem öğrendi. Programa Gökçeada Kaymakamı Osman Acar da katılarak çocuklarla yakından ilgilendi. Kaymakam Acar, çocukların geleceğinin sağlam temellere oturması için sağlık alanında yapılan bu tür çalışmaların önemine dikkat çekerek "Geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın sağlık bilinciyle yetişmesi önceliğimizdir. Çocuklarımız için her alanda olduğu gibi sağlık eğitiminde de en iyisini hedefliyoruz" dedi.
22 Kasım 2025 Cumartesi - 16:51
Çanakkale’de hijyenik olmayan şarküteri işletmesinde el konulan ürünler imha edildi
Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde yapılan denetimde mide bulandıran görüntülerin ortaya çıktığı bir şarküteri işletmesinde ele geçirilen ürünler imha edildi. Gökçeada İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü kontrol görevlilerince et, et ürünleri ve süt ürünleri satan işletmede gerçekleştirilen denetimler sırasında bir şarküteri mağazasında et ve et ürünlerinin, sütlerin ve kanatlı etlerinin (tavuk eti) uygun şartlarda muhafaza edilmemesinden kaynaklı bozulmuş olduğu, son tüketim tarihi geçmiş gıda ürünleri bulunduğu, işletmenin genel ve özel hijyen şartlarını sağlamadığı tespit edildi. Ekipler tarafından bozuk olduğu ve son tüketim tarihi geçmiş olan ürünlere el konuldu. Şarküteri işletmesine yapılan denetim sonucunda işletme faaliyetten men edilip mühürlendi. 840 kilogram kanatlı eti, bin 169 kg kırmızı et, 112,5 litre süt imha edildi.
22 Kasım 2025 Cumartesi - 16:27
Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’nde ‘TAMP’ tatbikatı
Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’nde ‘TAMP’ (Türkiye Afet Müdahale Planı) tatbikatı başarıyla gerçekleştirildi. Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’nde, afetlere hazırlık çerçevesinde TAMP tatbikatı başarıyla gerçekleştirildi. AFAD, UMKE, 112 ve kolluk kuvvetleri ile koordineli şekilde yapıldı. Gerçeği aratmayan tatbikatta senaryo gereği Kepez Liman yolunda Belediye Otobüs ile kimyasal madde yüklü bir aracın kaza yapması sonucunda 35 kazazede hastaneye getirildi. Kimyasal maddeden etkilenen kazazedeler, sağlık ekipleri tarafından KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer) Arındırma Ünitesinde arındırılarak gerekli tedavilerine başlandı. Yatışı gerekli olan hastalar ise uygun görülen servislere yerleştirildi. HAP (Hastane Afet Planı) Başkanı olarak görev alan Başhekim Op. Dr. Hasan Keser, tatbikatta görev alan tüm çalışanlara, Sivil Savunma Birimine ve sürece destek veren üniversiteli öğrencilere teşekkür ederek, afetlere hazırlık konusunda yapılan bu çalışmaların büyük önem taşıdığını vurguladı.
22 Kasım 2025 Cumartesi - 16:25
Çocuklar Troya Müzesi’ni ele geçirdi
Çanakkale’de, 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip Troya Ören Yeri’nden çıkan eserlerin sergilendiği Troya Müzesi’nde "Takeover Day" (Devralma Günü) etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliği çerçevesinde bir gün boyunca 16 çocuk müzeyi devralarak, müze müdürü, müdür yardımcısı, müzede tur rehberi, gişe görevlisi, güvenlik, karşılama görevlisi, mağaza personeli, sosyal medya yöneticisi, eğitimci, arkeolog olarak çalıştı. Çanakkale’de, 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip Troya Ören Yeri’nden çıkan eserlerin sergilendiği Troya Müzesi farklı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. İlk kez 2010 yılında İngiltere’de ortaya çıkan "Takeover Day" (Devralma Günü) etkinliği bu yıl 3’üncü kez Troya Müzesi’nde gerçekleşti. Devralma Günü, müzelerin çocukları normalde yetişkinlerin yaptığı işleri devralmaya davet ettiği gün olarak tanımlanıyor. Bu özel günde müze profesyonellerinin yaptıkları tüm görevleri bir günlüğüne çocuklara devredildi. Müzede ‘Takeover Day’ (Devralma Günü) etkinliği çerçevesinde koleksiyon sorumlusu, güvenlik personeli, rehber, sosyal medya görevlisi, mağaza görevlisi, kafe personeli, müze müdürü, sanat tarihçisi, arkeolog gibi farklı görevlerde toplam 16 çocuk saat 09.00 ile saat 17.00 arasında Troya Müzesi’nde çalıştılar.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder