Yerel Haberler
Çanakkale
Dr. Öğr. Üyesi Taşçı: "Türkiye çok büyük bir diplomatik ahlak örneği sergiliyor" 05 Mart 2026 Perşembe - 10:43:44 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırıları sonrası Türkiye’nin diplomatik tutumu hakkında yaptığı açıklamada, "Türkiye Barış Pınar’a harekatı yapıp PKK’lıları hedef aldığında her gün ona resmi devlet televizyonundan lanetler okuyan bir İran var. Aynı şekilde sürekli sıradaki Türkiye diyen bir İsrail var. Bütün bunlara rağmen, Kerkük seçimlerinde bize yapılanlara rağmen, Suriye’de İran’ın yaptıklarına rağmen Türkiye, şu an komşuluk ahlakı ve diplomatik ahlakını konuşturarak, araya girerek Amerika’nın önünde bent olmaya çalışıyor" dedi. ÇOMÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Uluslararası İlişkiler ve Politika Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Necat Taşcı, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırıları karşısında Türkiye’nin diplomatik pratiklerine ilişkin İhlas Haber Ajansına açıklamalarda bulundu. Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Dolayısıyla Türkiye’nin bu tavrını İran’ın da kaybetmek istemeyeceğini, İsrail’in bütün dünyayı ve bölgeyi karşısına almışken bir de ekstra Türkiye’yi karşısına almak istemeyeceğini, Amerika’nın da aynı şekilde bu kadar hesap kitap konusunda şaşırdığı bir denklemin içerisinde yeni bir pusulaya ihtiyaç duyacağı için Çin’le girişeceği rekabette Türkiye’ye onunda sandığından daha çok ihtiyacı olduğunu bildiğinden dolayı karşısına almayacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı. ABD’nin, İsrail’in ve İran’ın böyle bir atmosferin içerisinde bir de Türkiye’yi karşısına almayacağını vurgulayan Taşçı, "ABD’nin, İsrail’in ve İran’ın böyle bir atmosferin içerisinde bir de Türkiye gibi bir gücü karşısına almayı göze alamayacağını düşünüyorum. Bunun Amerika perspektifinden birinci ve temel nedeni, Amerika biliyorsunuz önümüzdeki birkaç sene içerisinde gerçekten çok çetin bir mücadeleye Çin’le girişeceğini öngörüyor. Özellikle Türkiye’den büyük bir geniş bir coğrafyada vaat ettikleri var Amerika Birleşik Devletleri’ne. Amerika bunu kaybetmek istemiyor. İsrail’in özellikle son 2 buçuk senelik soykırımla beraber bölgeden izole olması, İran’ın politikaları sebebiyle bölge ülkeleri arasındaki uçurumun genişlemiş olması ve şu son İran’ın özellikle körfez ülkelerin hedef almasıyla bu uçurumun açılması Türkiye’ye bütün aktörlerin hem Amerika’nın dış politika önceliklerinin ihtiyacı olduğunu gösteriyor bu bölgede. O yüzden mesela biz Amerika’yı bu konuda eleştiriyoruz" dedi. Türkiye’nin bölgesel ’üçüncü onurlu bir yol oluşturabiliriz’ söylemlerine mesafeli yaklaşan körfez ülkelerinin Türkiye’nin ne kadar haklı olduklarını şimdi fark ettiklerini belirten Dr. Öğretim Üyesi Taşçı, "Amerika’nın şu anda Suudi Arabistanlı yetkililer mesela El Cezire’de çıkıp bizi sattı. Yani o hava savunma sistemleri İsrail’i korumak için orası öncelendi ve biz yarı yolda bırakıldık diyorlar, bu bir. Diğer taraftan Çin çok iyi bir imtihan vermedi. İran’da Pezeşkiyan kendi ağzıyla artık alenen eleştirecek raddeye geldi biliyorsunuz. Bu da mesela Çin’le müttefik olma ihtimali olan ülkeler için bir ders. Dolayısıyla bu senaryo hem Amerika’nın hem Çin’in yani yağmurdan kaçarken doluya tutulma senaryosuna döndürdüğü için bölgedeki aktörleri Türkiye’yi ön plana çıkarıyor. Nasıl? Türkiye’nin daha önce söylediği ve belirttiği bizim bölgesel üçüncü onurlu bir yol oluşturabiliriz minvali söylemleri, bölgesel bir inisiyatif oluşturmalıyız minvali söylemlerine zamanında sadece Türkiye söylüyor diye, maalesef bazı körfez ülkeleri mesafeli yaklaşmışlardı. Şu an geldiğimiz senaryo Türkiye’nin aslında bunu söylerken ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla bu akıl sahadaki gerçekliklerle beraber desteklenmişken bir realize edilebilirse, Türkiye öncülüğünde böyle bir organizasyon ortaya çıkarabilirse, Müslüman ülkeler, bölge ülkeleri bu hem Gazze’deki, hem bölgedeki hem de bundan sonra yeni jeopolitik denklemler içerisindeki birçok dengeyi değiştirmeye namzet olabilir" şeklinde konuştu. Savaş durumunda Türkiye’nin diplomatik ve komşuluk ahlakını konuşturduğunu kaydeden Taşçı, şu ifadeleri kullandı: "Buradan şunu söylemek ile çalışmıyorum yani siyasi bir pragmatizm yapmıyorum ama zaten Türkiye çok büyük bir diplomatik ahlak örneği sergiliyor. Bakın Türkiye Barış Pınar’a harekatı yapıp PKK’lıları hedef aldığında her gün ona resmi devlet televizyonuna lanetler okuyan bir İran var. Aynı şekilde sürekli sıradaki Türkiye diyen bir İsrail var. Bütün bunlara rağmen, Kerkük seçimlerinde bize yapılanlara rağmen, Suriye’de İran’ın yaptıklarına rağmen Türkiye, şu an komşuluk ahlakı ve diplomatik ahlakını konuşturarak, araya girerek Amerika’nın önünde bent olmaya çalışıyor. Türkiye bunu yaparken, Allah korusun ama benzeri bir durum başına gelseydi aynısının kendisine yapılmayacağını biliyor. Dolayısıyla Türkiye’nin bu tavrını İran’ın da kaybetmek istemeyeceğini, İsrail’in bütün dünyayı ve bölgeyi karşısına almışken bir de ekstra Türkiye’yi karşısına almak istemeyeceğini, Amerika’nın da aynı şekilde bu kadar hesap kitap konusunda şaşırdığı bir denklemin içerisinde yeni bir pusulaya ihtiyaç duyacağı için Çin’le girişeceği rekabette Türkiye’ye onunda sandığından daha çok ihtiyacı olduğunu bildiğinden dolayı karşısına almayacağını düşünüyorum."
04 Mart 2026 Çarşamba - 13:47 Dr. Mithat Atabay: "Savaşın yaklaşık olarak 4-5 hafta süreceği tahmin edilmektedir" ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, "Aslında baktığımız zaman bu savaşın temeli daha 1990’lara dayanıyor. Çünkü Amerika 1990’larda bir harita yayınlamış ve Orta Doğu bölgesindeki devletlerin çeşitli şekillerde parçalanacağını ilan etmişti" dedi. ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırılarına ilişkin İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açıklamalarda bulundu. Dr. Mithat Atabay, "Amerika, İran’ı dize getirmek için bütün gücünü kullanarak İsrail’le birlikte hareket ediyor ve bu savaşın yaklaşık olarak 4-5 hafta süreceği tahmin edilmektedir" ifadelerini kullandı. ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, bu savaşın temellerinin öncesinde atıldığını belirterek, "Aslında baktığımız zaman bu savaşın temeli daha 1990’lara dayanıyor. Çünkü Amerika 1990’larda bir harita yayınlamış ve Orta Doğu bölgesindeki devletlerin çeşitli şekillerde parçalanacağını ilan etmişti. Başlangıçta bu hayal gibi görünse de baktığımız zaman son 30 yılda bunun son ayaklarından bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle İran bölgesinde önemli bir güç. Çünkü Orta Doğu coğrafyasında üç temel halk var. Bunlardan bir tanesi Araplar, bir tanesi Acemler, biri de Türkler. Bu üç halk birbirleriyle de aynı zamanda egemenlik savaşı da yapmışlardır tarih boyunca. Bunlar her zaman dışarıdan gelecek olan güçlere karşı da aslında iş birliği içerisinde oldular. Ama baktığımız zaman 20. yüzyıl ve 21. yüzyıl Orta Doğu coğrafyasında enerji kaynaklarının bulunduğu bir yer olarak karşımıza çıktı ve adeta dünyanın kalbi olarak kendisini ön plana çıkardı. En büyük rakip olarak da baktığımız zaman İran’ı görüyoruz. Çünkü İran 1979 yılındaki özellikle İslam devrimi sonrasında ön plana çıktı ve kendisi gibi Şii olan gruplarla birlikte Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in en büyük düşmanı olarak karşılarına çıktı. Amerika Birleşik Devletleri 1990’dan itibaren Orta Doğu’daki devletleri birer birer dize getirdikten sonra sıra İran’a gelmişti. Bunu da özellikle İran’ın nükleer güç olarak ortaya çıkmasını gerekçe göstererek, gerçekte ise İran’ın bir siyasi güç ve askeri güç olarak varlığını ezmek amacıyla böyle bir saldırıya geçti ve bu saldırı önce 12 gün savaşıyla kendisini gösterdi. Şimdi ise Amerika, İran’ı dize getirmek için bütün gücünü kullanarak İsrail’le birlikte hareket ediyor ve bu savaşın yaklaşık olarak 4-5 hafta süreceği tahmin edilmektedir" dedi. Savaşın ne kadar elektronik bir savaş da olsa mutlaka bir kara harekatı ile sonuca varılacağını söyleyen Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, "Tabii baktığımız zaman bu savaş aslında bir elektronik savaş olarak karşımıza çıkıyor. Ama savaşlar hiçbir zaman hava kuvvetleri veyahut da bu tür füze saldırılarıyla sonuçlanmıyor. Mutlaka kara harekatı gerekiyor. Amerika Birleşik Devletleri, İran içerisindeki çeşitli grupları da ayaklandırmak vasıtasıyla iç savaş çıkarmak istiyor. Ancak şu ana kadar bunda başarılı olamadığını görüyoruz. Eğer bu şekilde devam ederse İran karşılık verecek ve bu karşılık çerçevesinde de orada bir kaos ortamı ortaya çıkacak. İran, Amerika Birleşik Devletleri’nin bu direncini kırmak için körfezdeki ülkelere ve Amerika’nın üstlerine saldırılar gerçekleştirirken aynı zamanda bugün de Hürmüz Boğazı’nı kapattı ve petrolü bir silah olarak kullanma yolunu tercih etti. Bu durumda tabii buradaki kaos dünya ekonomisini derinden etkileyecek" şeklinde konuştu. Türkiye’nin yeni bir göç dalgası için tedbirli olması gerektiğini kaydeden Dr. Mithat Atabay, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye’ye baktığımız zaman Türkiye özellikle bu savaşın uzun sürmesi karşısında yeni bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalacak. Bu durumda Türkiye’nin tedbirli olması gerekiyor. Ayrıca Türkiye petrolü ve doğal gazı dışarıdan almaktadır. Hem kuzeyinde hem de doğusunda böyle bir savaş durumunda bunların fiyatları hıza artacağı öngörülmektedir. Türkiye’nin ödemeler dengesinde açık meydana gelecek. Bu açık iki şekilde kapanabilir. Bir tanesi ya borç para bularak bunları karşılamak veyahut da Türkiye’de özellikle fiyatları artırmak. Fiyatları artırdığınız zaman çünkü vergi toplayacaksınız ama sabit gelirlerin kazançlarını veyahutta maaşları artmadığı zaman veya çiftçinin gelirleri artmadığı zaman zengin ile fakir arasındaki uçurum artacak. Böyle durumda tabii fakirlik arttığı zaman hastalıklar ve ekonominin sağlıksız bir şekilde devam etmesi gibi bir olayla karşı karşıya kalacak Türkiye. Bunun benzer bir durumu 1973’te petrolün özellikle savaş aracı olarak kullanılması döneminde Türkiye yaşamıştı. Türkiye o zaman cari açık nedeniyle büyük bir kaosa girdi. Sürekli yüksek enflasyon ve ülke içerisinde de özellikle anarşinin tırmanması şeklinde kendini gösterdi." Türkiye’nin ekonomik olarak bu savaşı atlatması için üretime önem vermesi gerektiğini vurgulayan Dr. Atabay, sözlerine şöyle devam etti: "Tabii Türkiye’nin bunu atlatabilmesi için önce üretime önem vermesi gerekiyor. Ayrıca Avrupa ve diğer ülkelerle ticaretine hız vermesi ve özellikle de ticareti yaparken kendi öz kaynaklarına dayanarak ve kendi özellikle yeraltı kaynakları ve tarım ürünlerinin üretimini artırıp bunları dünyaya pazarlaması gerekiyor. Son zamanlarda gördüğümüz üzere mesela petrol fiyatları artarken bir taraftan da buğday fiyatlarının arttığını dünyada görüyoruz. O yüzden Türkiye’nin tarım ürünlerinin üretimine önem vermesi ve kendi kaynaklarını ve kendi öz değerlerini kullanarak bunları planlaması gerekiyor. Aksi takdirde Türkiye dışarıdan borç alarak bunu yüksek faizlerle ödemek durumuyla karşı karşıya kalacak. O durumda da Türkiye’nin tabii ödemeler dengesi açık vereceği için Türkiye’de fakirle zengin arasındaki uçurum artacak."
04 Mart 2026 Çarşamba - 10:37 Çanakkale’de aranan 159 şahıs yakalandı Çanakkale’de gerçekleştirlen denetimlerde farklı suçlardan aranan 159 şahıs yakalanırken 19 araca ise el konuldu. İl Jandarma Komutanlığı ve Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) 23 Şubat-1 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen denetimlerde 60 bin 815 şahıs ve 72 bin 416 araç sorgusu gerçekleştirildi. Kontrollerde aranması bulunan 119 şahıs yakalanırken 19 araç ele geçirildi. ’Basit tehdit’ suçundan hakkında 18 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’borçlunun ödeme şartını ihlal’ suçundan hakkında 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’kasten yaralama’ suçundan hakkında 6 ay 20 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’nitelikli emval veren ağaç kesme’ suçundan tutuklamaya yönelik cezası bulunan 1 şüpheli, ’hakaret’ suçundan hakkında 30 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’vergi usul kanununa muhalefet’ suçundan hakkında 3 yıl 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’kişilerin huzur ve sükununu bozma’ suçundan hakkında 13 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması’ suçundan 4 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlama’ suçundan 2 yıl 11 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’2863 Sayılı Yasaya Muhalefet’ suçundan 2 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’izinsiz olarak ateşli silah ve mermileri ülkeye sokma imal etme nakletme satma’ suçundan 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, çeşitli suçlardan ifadelerinin alınmasına yönelik 29 şüpheli olmak üzere toplam 40 şüpheli yakalandı. Jandarmadaki işlemleri aradından mahkemeye çıkan şüphelilerden 11’i tutuklandı.
AK Partili Gider: "Özgür Özel siyasete de CHP’ye de, Türkiye’ye de yakışmıyorsun"
08 Temmuz 2025 Salı - 16:28 AK Partili Gider: "Özgür Özel siyasete de CHP’ye de, Türkiye’ye de yakışmıyorsun" AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, gazetecilere yaptığı açıklamada "Sandık ve Recep Tayyip Erdoğan yıllardır yan yana çok iyi duruyor da, ‘korku’ kelimesi bu ikiliye yaklaşamaz. Vesayet odaklarından ve çamur siyasetinden başka hiç bir dayanağı olmayan Özgür Özel siyasete de CHP’ye de, Türkiye’ye de yakışmıyorsun" ifadelerini kullandı. AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) yönettiği belediyelerdeki yolsuzluk ve rüşvet iddiaları; CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in erken seçim çağrıları üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerini değerlendirdi. CHP’li belediyelerindeki yolsuzluk ve rüşvet iddialarının karşısında başta Özgür Özel olmak üzere, ana muhalefet partili yöneticilerin bu iddiaları görmezden gelerek, yürütülen soruşturmaların siyasi operasyon olduğu tezini savunmasının, en hafif tabirle, "aymazlık" olduğunu iddia eden Gider, yolsuzluk, rüşvet, irtikap veya ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalarla CHP’li belediyelerin yanı sıra AK Parti, MHP ve DEM gibi belediyelerin de soruşturma geçirdiğini, yargılama sonucunda birçok ismin de cezalandırıldığını söyledi. Suç işleyen her kimse cezalandırılmalıdır AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, açıklamasında "Suç işleyen her kimse, milletin parasına göz diken kim varsa, parti gözetmeksizin hukuki olarak cezalandırmalıdır. Bizim bakış açımız budur. Bundan daha net bir açıklama olur mu? CHP Genel Başkanı Özel ve yöneticileri yargı sürecini beklemelidir, yargıyı etkileyen davranışlardan kaçınmalı, yargı ve emniyet mensuplarını tehdit etmemelidir" dedi. AK Partili Gider, belediyelerin tek amacının vatandaşa hizmet olduğunu ancak CHP’nin bu açıdan karnesinin zayıflarla dolup taştığını vurguladı. Partisindeki kavgayı, belediyelerindeki iddiaları, baklava kutularındaki euroları örtbas etmek için şehir şehir dolaşan Özel’in tehlikeli ve provokatif dil kullandığının altını çizen Gider, sokaktan medet umduğunu işaret ederek "Özgür Özel ağzından çıkan sözleri duymuyor, sürekli tehdit ediyor. Bu dil zehirlidir Bu dil vesayetçilerin ve darbecilerin dilidir. CHP gibi bir partinin başında olan bir genel başkanı daha sorumlu bir dil kullanmalıdır. Özel, sokaktan medet umuyor ama milletin gücünü de unutuyor. Milletimizin vesayetçi ve darbecilere karşı neler yaptığını dünya alem gördü" şeklinde konuştu. Özgür Özel siyasi çömezdir AK Partili Gider, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "2023 seçimlerinde millet tercihini yaptı, 2028’e kadar bu ülkenin yönetimini bize teslim etti. Özgür Özel dayanaksız bir şekilde sandığı işaret ediyor. Cumhurbaşkanımızı ve bizleri korkaklıkla suçluyor. Kurulduğu günden beri zaferden zafere giden AK Parti ve Cumhurbaşkanımıza bu ithamda bulunmak siyasi acemiliktir. Özgür Özel siyasi çömezdir. Sandık ve Recep Tayyip Erdoğan yıllardır yan yana çok iyi duruyor da, ‘korku’ kelimesi bu ikiliye yaklaşamaz. Vesayet odaklarından ve çamur siyasetinden başka hiç bir dayanağı olmayan Özgür Özel siyasete de CHP’ye de, Türkiye’ye de yakışmıyorsun." AK Partili Gider son olarak, milletin iradesiyle kavga etmenin kimseye faydasının olmadığını da sözlerine ekledi.
Genç restoratörün 5.kattan düşme anı kamerada
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:06 Genç restoratörün 5.kattan düşme anı kamerada Çanakkale’de 39 yaşındaki restoratör Tuğba Yavaş’ın 5. kattan düşerek hayatını kaybettiği olayın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Güvenlik kamerası görüntülerinde Tuğba Yavaş’ın park halindeki motorsikletin üzerine düştüğü an yer alıyor. Olay, 30 Ekim 2024 tarihinde saat 02.30 sıralarında merkeze bağlı Kepez beldesi Hamidiye Mahallesi Aziz Nesin Caddesi’ndeki bir apartmanda meydana geldi. Tuğba Yavaş (39), apartmanın 5’inci katındaki dairenin balkonundan park halindeki motosikletin üzerine düştü. Durumu fark eden komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ambulansla Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’ne sevk edilen Tuğba Yavaş, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından polis ekipleri tarafından yapılan incelemeler sonucunda olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda ekipler Tuğba Yavaş’ın eşi Prof. Dr. Alptekin Yavaş’ın ifadesine başvurdu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Alptekin Yavaş çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Tutuksuz yargılanmasına karar verildi Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı’nın soruşturmasının tamamlanmasının ardından iddianame hazırlandı. Sanık Prof. Dr. Alptekin Yavaş hakkında ‘başkasını intihara yönlendirme halinde intiharın gerçekleşmesi’ suçundan Çanakkale 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İlk duruşmanın ardından dava Çanakkale 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesince ele alındı. Bu arada sanık Alptekin Yavaş’ın avukatları, yeni duruşma öncesi tutukluluk için itiraz etti. Mahkeme ise sanık Yavaş’ın tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına karar verdi. Düştüğü an apartmanın güvenlik kamerasına yansıdı Tutuksuz yargılanan Alptekin Yavaş’ın yargılanmasına devam edilirken Tuğba Yavaş’ın balkondan düştüğü anın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Güvenlik kamerası görüntülerinde Tuğba Yavaş’ın park halindeki motorsikletin üzerine düştüğü an yer alıyor.
Karabiga’da "41. Priapos Deniz Festivali" coşkusu
06 Temmuz 2025 Pazar - 19:01 Karabiga’da "41. Priapos Deniz Festivali" coşkusu Karabiga Belediyesi tarafından düzenlenen Priapos Deniz Festivali, büyük bir coşkuyla kutlanırken, konser ve eğlenceler unutulmaz anlar yaşattı. Festival kapsamında, karpuz yeme, yoğurt yeme, deniz içinde halat çekme, yüzme yarışı ve yağlı direk gibi geleneksel yarışmalar büyük ilgi gördü. Alanya’dan Karabiga’ya gelen flyboard sporcusu Furkan Yılmaz’ın gerçekleştirdiği nefes kesen gösterisi ise festivale renk kattı. Karabiga’da geleneksel hale gelen ve bu yıl 41’incisi düzenlenen Priapos Deniz Festivali, 5-6 Temmuz 2025 tarihlerinde dopdolu bir programla kutlandı. Karabiga Belediyesi tarafından organize edilen festival, Karabigalılara ve katılım sağlayan binlerce misafire keyifli anlar yaşattı. Festivale, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, ilçe ve belde belediye başkanları, daire müdürleri, siyasi parti ve STK temsilcileri, protokol üyeleri ve binlerce vatandaş katıldı. Karabiga’daki festivalde sevilen sanatçılar Emre Fel, Hüsnü Şenlendirici ve Sevtuğ Kasapoğlu sahne aldı. Karabigalılara ve katılım sağlayan binlerce misafire keyifli anlar yaşatan sanatçılar, renkli performansları ve sahne enerjileriyle festivale coşku kattı. Festival kapsamında, kordonda birbirinden eğlenceli yarışmalar ve etkinliklerle festival coşkusu devam etti. Karpuz yeme, yoğurt yeme, deniz içinde halat çekme, yüzme yarışı ve yağlı direk gibi geleneksel yarışmalar büyük ilgi gördü. Alanya’dan Karabiga’ya gelen flyboard sporcusu Furkan Yılmaz’ın gerçekleştirdiği nefes kesen gösterisi ise festivale renk kattı. 10’uncu Yıl Marşı eşliğinde Türk Bayrağıyla gösteri gerçekleştiren flyboard sporcusu Furkan Yılmaz daha sonra Türk bayrağını Belediye Başkanı Ahmet Elbi’ye takdim etti. Karpuz yeme, yoğurt yeme, deniz içinde halat çekme, yüzme yarışı ve yağlı direk yarışmasını kazananlara ödülleri Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi ve protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Karabiga’nın tarihi kimliğini ve deniz kültürünü ortaya çıkaran etkinliğin yaz aylarını renklendirdiğini söyleyen Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, "Dün akşam coşkulu bir Karabiga 41’inci Priapos Deniz Festivalini yapmış olduk. Coşku dolu, heyecanlı ve kalabalıktı. Her iki sanatçımıza da o güzel geceyi vatandaşlarımıza yaşattığı için. Karabiga Belediyesi olarak bizim geleneksel olarak her yıl yaptığımız bir etkinlik. Burada emeği geçen belediye personeli arkkadaşlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum. Bu festivali geliştirerek, her yıl Karabiga’mıza değer katarak, yapmaya devam edeceğiz. Aynı zamanda bizim amacımız Karabiga’mızı, beldemizi turizm beldesi yapmak. Turizmde, kültürde, festivalde öne çıkarmak. Onu da inşallah yerine getirmek için emin adımlarla ilerliyoruz" dedi.