Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Çorum
Çukurlara giren 5 aracın lastiği patladı
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:19:57
ÇORUM (İHA)-Çorum’un Alaca ilçesinde yoldaki derin çukurlara giren 5 aracın lastiği yarılırken, ihbar üzerine bölgeye gelen ekipler olası kazalara karşı güvenlik önlemi aldı. Olay, Alaca ilçesine bağlı Eskiyapar köyü yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, güzergah üzerinde seyir halinde olan sürücüler, karanlık ve görüş mesafesinin düşük olması nedeniyle yoldaki çukurları fark edemedi. Derin ve keskin yapıya sahip çukurlara giren 5 aracın lastikleri kısa süre içinde yarılarak kullanılamaz hale geldi. Araçlarında maddi hasar oluşan ve yollarına devam edemeyen sürücüler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler, arkadan gelen araçların aynı tehlikeyi yaşamaması ve muhtemel kazaların önüne geçilmesi için yolda güvenlik önlemi aldı. Lastikleri zarar gören sürücüler, yedek lastiklerini takarak yollarına devam etti.
22 Mayıs 2026 Cuma - 22:57
Bayram yolculuğu başladı: Yollarda yoğunluk arttı
Kurban Bayramı tatilini memleketlerinde geçirmek isteyen vatandaşların yola çıkmasıyla birlikte, Çorum’un Osmancık ilçesinde trafik yoğunluğu başladı. Çorum’un Osmancık ilçesinde, özellikle Samsun istikametinde araç trafiğinin sabah saatlerinden itibaren arttığı görüldü. Osmancık Şehir Geçişi Projesi kapsamında 6 şeritli bölünmüş kara yolunda İstanbul yönünde ulaşım normal seyrinde devam ederken, Samsun yönünde yoğunluğun belirgin şekilde arttığı gözlendi. Bayram tatili nedeniyle polis ekipleri de güzergah üzerindeki kavşaklarda tedbirlerini artırdı. Trafik akışını rahatlatmak amacıyla yoğunluk yaşanan noktalarda sinyalizasyon süreleri yeniden düzenlendi. Ekipler, sürücülerin trafik kurallarına uyması, takip mesafesini koruması ve dikkatli seyretmesi konusunda uyarılarda bulundu.
22 Mayıs 2026 Cuma - 22:43
Çorum’da sağanak yağış etkisini gösterdi
Çorum’da sağanak yağış etkili olurken, yaşanabilecek olumsuzluklara vatandaşların dikkatli olmaları yönünde uyarı yapıldı. Çorum’da öğlen saatlerinden itibaren başlayan sağanak, kısa sürede etkisini gösterdi. Yağışlı havanın bölgede devam etmesi beklenirken, Meteoroloji Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi tarafından son değerlendirmeler paylaşıldı. Yapılan uyarıda, kentte gök gürültülü kuvvetli sağanak yağışın etkili olabileceği bildirildi. Ani sel, su baskını, yıldırım, dolu yağışı, kuvvetli rüzgar ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması istendi. Özellikle dere yatakları, alt geçitler ve su baskını riski bulunan bölgelerde dikkatli olunması gerektiği belirtildi.
22 Mayıs 2026 Cuma - 22:28
Kaygan yolda kontrolden çıkan otomobil takla attı: 5 yaralı
Çorum’un Alaca ilçesinde yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkan otomobilin takla attığı kazada 2’si çocuk, 5 kişi yaralandı. Kaza, Alaca ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kırıkkale istikametinden Tokat’ın Zile ilçesine doğru seyir halinde olan K.A. idaresindeki 71 FK 389 plakalı otomobil, bölgede etkili olan yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıktı. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil takla atarak durabildi. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada sürücü, yolcular G.A., S.A. ile Z.N.A. ve Z.E.A. adlı çocuklar yaralandı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Alaca Devlet Hastanesine kaldırıldı. Maddi hasarlı otomobil, trafik ekiplerince yapılan incelemenin ardından otoparka çekildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
08 Mayıs 2024 Çarşamba - 17:34
Çorum polisinden şok denetim
Çorum’da polis ekiplerince gerçekleştirilen şok uygulamada haklarında arama kararı bulunan 6 kişi yakalandı. İl Emniyet Müdürlüğü asayiş ve güvenliğin sağlanmasına yönelik çalışmaları devam ediyor. Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince 1 Mayıs - 8 Mayıs 202 tarihlerinde yapılan şok uygulamalar ile şüphe ve ihbar üzerine yapılan çalışmalar neticesinde, 2 bin 429 şahsın GBT kontrolü yapıldı. Yapılan uygulamalar sırasında haklarında çeşitli mahkemeler tarafından arama kararı bulunan 6 şahıs yakalanırken, 6’sı ruhsatsız tabanca, 5’i tüfek, 4 kurusıkı tabanca, 7 kesici ve delici alet olmak üzere toplam 22 adet silah, 339 adet fişek, 10 adet şarjör, 126 adet sentetik ecza, 1 gram metamfetamin, 32 gram tütün olarak tabir edilen narkotik madde, 104 deste iskambil kağıdı ve 3 adet hesap defteri ile 5 adet uyuşturucu kullanım aparatı ele geçirildi. Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı birimlerce yapılan denetimlerde 43 umuma açık mekan, 22 kahvehane/kıraathane, 15 kafe, 23 çay ocağı, 6 oyun salonu ve 7 otopark kontrol edilirken, trafik ekipleri tarafından kontrol edilen 517 araçtan 5’ine 76 bin 500 TL idari para cezası uygulandı.
08 Mayıs 2024 Çarşamba - 15:50
İnovasyon ödüllü arıcılık firması enerjisini OKA ve KOSGEB desteğiyle kurduğu GES’ten karşılamaya başladı
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının (KOSGEB), Çorum’da arıcılık malzemeleri imalatı yapan işletmeye sağladığı finansman desteği ile kurulan Güneş Enerjisi Santrali (GES) sayesinde işletmenin enerji ihtiyacı karşılanıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme Başkanlığı iş birliğinde hazırlanan 2023 Yılı İmalat Sanayiinde Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Ortak Finansman Destek Programı kapsamında Çorum OSB’de arıcılık malzemeleri üreten Benka Arıcılık’ın uyguladığı Güneş Enerjisi Santrali Kurulum Projesi tamamlandı. İşletme, enerji ihtiyacını proje ile kurulan GES’ten karşılamaya başlarken, üretim fazlası ile de gelir elde ediyor. Bölgedeki işletmelerin rekabet gücü artıyor, yeni başarı hikâyeleri doğuyor OKA ve KOSGEB iş birliği ile yürütülen Ortak Finansman Desteği Programı ile KOBİ’lerin finansman ihtiyacının karşılanması ve bölgede yatırım hareketi başlatılması hedeflendi. İmalat sanayide yeşil dönüşüme yönelik döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliği odaklı projelerin desteklenmesi önceliğiyle uygulanan program meyvelerini veriyor. Ajans uzmanlarının proje uygulama sürecindeki yönlendiriciliği ile başarılı bir şekilde hayata geçirilen yatırımlar, Bölgede işletmelerin rekabet gücünü artıran başarı hikâyelerine dönüşüyor. Benka Arıcılık fabrikasına yapılan ziyarette, proje ile gerçekleştirilen uygulamalar yerinde incelendi. Yenilenebilir enerji alanındaki yatırımını tamamlayan Benka Arıcılık Yöneticisi Burak Küçükbenli OKA ile birlikte yürüttükleri başarılı proje uygulama sürecine ilişkin açıklamada bulunarak, “Benka Arıcılık olarak, çevreye duyarlı yatırımlarımızla üretim süreçlerimizde enerji tasarrufu sağlamayı ve uluslararası pazardaki rekabetçi üstünlüklerimizi artırmayı hedefliyoruz. OKA ve KOSGEB’in sağladığı destek ile projemizi başarılı bir şekilde uyguladık ve GES tesisi kurulumunu tamamlayıp enerji ihtiyacımızı bu tesisten sağlamaya hatta üretim fazlası ile gelir elde etmeye başladık. Arıcılık faaliyetlerini kolaylaştırma misyonumuz doğrultusunda küçük el aletlerinden, bal dolum tesislerine kadar arıcıların ihtiyaç duyduğu katma değerli ekipmanlar üretiyoruz. Alman ve İsviçreli profesyonel arıcıların Ar-Ge çalışmalarında yer aldığı ve kendi tecrübelerimizle tasarladığımız ‘Mum Yıkama Teknesi’ Mart ayında Arıcılık Malzemeleri ve Arı Ürünleri Sanayicileri Derneği (ARMASAD) tarafından yılın inovasyon ödülüne layık görüldü. Dünya arıcılık sektöründe bilinen, 50’nin üzerinde ülkeye ihracat yapan bir firma olarak çevreye duyarlı, yenilikçi yatırımları sadece enerji tasarrufu için değil, aynı zamanda çevre bilinci ve karbon salınımının azaltılması açısından da önemsiyoruz. OKA ve KOSGEB’in sağladığı gibi programların uygulanması işletmelerin potansiyelini artırması açısından çok önemli” dedi.
08 Mayıs 2024 Çarşamba - 15:46
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı: “Bu dönem Türk arkeolojisinin altın çağı olacak”
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, “Hedefimiz, son 60 yılda Türkiye’de arkeolojiyle ilgili yapılanları 4 yıl içinde yapmak. Bu dönem Türk arkeolojisinin altın çağı olacak” dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü öncülüğünde Hitit ve Ankara Üniversiteleri işbirliğiyle düzenlenen Türkiye’de yerli ve yabancı bilim insanlarınca gerçekleştirilen Hitit Dönemi, kazı, araştırma ve filolojik çalışmaların sunulacağı, bilim dünyasına duyurulacağı "Hititlerin İzinde: Yeni Bilgiler ve Perspektifler" konulu sempozyum başladı. Hitit İmparatorluğu’nun kültürel zenginliğini korumak ve yaşatmak, geçmiş ve bugün arasında bağ kurarak Hititlerin politikası, ekonomisi, sanatı ve dinî inançları hakkında daha fazla bilgi edinmek ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla düzenlenen sempozyuma 100’den fazla bilim insanı, uzman ve yönetici katılırken programda Hititler ve Hititlere yönelik bilimsel çalışmalar ve sonuçlarına ilişkin 29 bildiri sunulacak. Sempozyumun açılış programına katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Anadolu tarihinin temel taşlarından biri Hitit İmparatorluğunun, yazılı belgelere dayalı bir devlet yapısına sahip olması, insanlığa tarihin erken dönemlerinden kalma önemli bir bilgi kaynağına sahip olma ve Anadolu’nun eski çağ tarihini anlama imkanı sunduğunu söyledi. Hitit İmparatorluğu’nun sadece Anadolu ve Mezopatamya coğrafyası için değil tüm dünya için örnek alınan, araştırılması gereken bir uygarlık olduğuna dikkat çeken Yazgı, bu uygarlığın bir marka değeri oluşturulması noktasında büyük bir çaba içerisinde olduklarını açıkladı. Hititler’in, Anadolu’da tarımın gelişmesine ve şehirleşmenin yayılmasına önemli katkılarda bulunduğunu anlatan Yazgı, şunları kaydetti; “Bu ekonomik ve kültürel canlılığın artırılmasına, yaşam standardının artırılmasına yönelik önemli kararlar almışlardır. Hitit imparatorluğunun bu kültürün dünya çapında tanıtılması bizim için önemli önceliklerimizden bir tanesi. Anadolu’nun tarihi ve kültürel kimliğini anlamak için kilit bir öneme sahip olan Hititlerin kültürel mirası, günümüzde Anadolu’nun ve dünya tarihinin bir parçası olarak yaşamaya devam etmektedir, bu da geçmişin günümüze olan etkisini ve önemini vurgularken bilimsel araştırmalarla bunu ortaya koydu. Günümüz dünyasında insanlığın karşısına çıkan başlıca sorunlara binlerce yıl önce duyarlılık gösteren ve çözümler bulan Hititlerin adalet anlayışı, kadın hakları konusundaki ileri görüşlü tutumları, Çok kültürlü yapısı ve hoşgörü anlayışı, çevreyi koruma ve sürdürülebilirlik konusundaki duyarlılıklarının daha adil, barışçıl ve sürdürülebilir bir dünya için bizlere ilham kaynağı olması gerektiğini düşünüyorum” Anadolu da ilk kazıların başladığı bu Çorum’da günümüzde de çok önemli kazı çalışmaları sürdürüldüğünü ve bu çalışmaların bilim camiası tarafından merakla takip edildiğini kaydeden Bakan Yardımcısı Yazgı, “2023 yılında yaklaşık 25 tane yüzey araştırması, kazı çalışması ve arkeolojik çalışmaları Çorum’da gerçekleştirdik. Bu sayının artırılması için ciddi bir çaba içerisindeyiz. Başta, Hitit merkezinde yer alan Boğazköy, Alacahöyük, Ortaköy-Şapinuva ve diğer Hitit kentlerinde sürdürülen uzun soluklu ve geleneksel arkeolojik kazı çalışmaları ile ortaya çıkarılan kültürel miras, toplumun bütün fertlerine ortak geçmişlerini anlatan, aralarındaki bağı güçlendiren önemli bir değer olarak karşımıza çıkmaktadır. Bakanlık olarak, geçmişten devraldığımız mirasa sahip çıkmak ve emanet bilinciyle gelecek nesillere aktarmak için kararlılıkla çalışırken, bu değerleri oluşturan çok kültürlü zengin geçmişin ve tarihsel kimliğin anlaşılmasında ve tanıtılmasında bütün dinamiklerin birlikte hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda, Türk arkeoloji çalışmalarında yeni bir dönemin temsilcisi olarak ortaya çıkan, Arkeoloji ve ilgili bilim alanlarında dünyanın çeşitli bölgelerinde arkeolojik araştırmalar yapmayı, kültürel mirası korumayı ve bu alanda bilimsel çalışmaları teşvik etmeyi amaçlayan Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfını kurduk. Bu Vakfa bağlı olarak hizmet verecek olan Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsünün, önümüzdeki yıllarda gerek ülkemizde gerekse dünya çapında önemli bilimsel çalışmalara imza atacağına ve kültürel mirasın araştırılması, korunması ve tanıtılması noktasında değerli katkılar sağlayacağına gönülden inanıyorum. Artık arkeoloji Türkiye’de farklı bir bakış açısıyla ele alındığını anlatan Yazgın, “Hitit Medeniyetinin günümüze kadar süre gelen kültürel zenginliği ülkemiz için bir marka değeri taşımaktadır. Bu zenginliği korumak ve yaşatmak, geçmiş ve bugün arasında bağ kurarak gelecek kuşaklara aktarmak, hepimizin görevidir. Bu çerçevede, “Geleceğe Miras” projesi ile arkeolojik kazı çalışmalarımızın hem bütçelerini hem de lojistiklerini tarihinde görülmemiş bir oranda artırarak ekiplerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılayacağız. Artık arkeoloji Türkiye’de farklı bir bakış açısıyla ele alınıyor. Bütçelerimizi, imkanlarımızı, arkeolojik çalışmaları artırma noktasında çok ciddi motivasyon sağlamış durumdayız. Bu dönemi Türk arkeolojisinin altın çağı olarak tanımlıyoruz. Hedefimiz, son 60 yılda Türkiye’de arkeolojiyle ilgili yapılanları 4 yılda içinde yapmak. Bu dönem Türk arkeolojisinin altın çağı olacaktır. Bu konuda hocalarımıza, kazı başkanlarımıza güveniyoruz. Onlarla birlikte bu amacı gerçekleştireceğiz. Gelece miras projesi çerçevesinde arkeolojik kazılarla birlikte çıkan bulguların, yapıların restorasyonuyla turizme katılmasıyla birlikte büyük bir sinerji oluşturuyor. Kültür turizminin başkenti olacağına inandığımız Çorum içinde bu çok önemli” ifadelerini kullandı. Yazgın, Anadolu’nun Kaya Anıtları ve Yazıtları Projesi çerçevesinde ülkemizde bulunan Hitit anıtlarının da olduğu kaya anıtları ve kitâbelerinin kataloglaması, 3D taraması ve kayıt altına alınarak belgelenmesine yönelik olarak çalışmaların tamamlanmasının planlandığını belirtti. Cumhuriyet tarihinde Atatürk’ün talimatlarıyla ve Türk Tarih Kurumu desteğiyle başlayan ilk kazılardan olan Alacahöyük kazılarının önemine dikkat çeken Yazgı, Alacahöyük’ün gerçek anlamda da Anadolu ve Hitit uygarlığının tanınmasında bir marka değeri olduğunu, marka değerinin tanıtılması noktasında yoğun bir çaba içerisinde olduklarını sözlerine ekledi. Açılış programına Vali Zülkif Dağlı, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, İl Jandarma Komutanı Kd. Alb. Naim Çetinkaya, Emniyet Müdürü Arif Pehlivan katıldı.
08 Mayıs 2024 Çarşamba - 15:43
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı: “Bu dönem Türk arkeolojisinin altın çağı olacak”
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, “Hedefimiz, son 60 yılda Türkiye’de arkeolojiyle ilgili yapılanları 4 yıl içinde yapmak. Bu dönem Türk arkeolojisinin altın çağı olacak” dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü öncülüğünde Hitit ve Ankara Üniversiteleri işbirliğiyle düzenlenen Türkiye’de yerli ve yabancı bilim insanlarınca gerçekleştirilen Hitit Dönemi, kazı, araştırma ve filolojik çalışmaların sunulacağı, bilim dünyasına duyurulacağı "Hititlerin İzinde: Yeni Bilgiler ve Perspektifler" konulu sempozyum başladı. Hitit İmparatorluğu’nun kültürel zenginliğini korumak ve yaşatmak, geçmiş ve bugün arasında bağ kurarak Hititlerin politikası, ekonomisi, sanatı ve dinî inançları hakkında daha fazla bilgi edinmek ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla düzenlenen sempozyuma 100’den fazla bilim insanı, uzman ve yönetici katılırken programda Hititler ve Hititlere yönelik bilimsel çalışmalar ve sonuçlarına ilişkin 29 bildiri sunulacak. Sempozyumun açılış programına katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Anadolu tarihinin temel taşlarından biri Hitit İmparatorluğunun, yazılı belgelere dayalı bir devlet yapısına sahip olması, insanlığa tarihin erken dönemlerinden kalma önemli bir bilgi kaynağına sahip olma ve Anadolu’nun eski çağ tarihini anlama imkanı sunduğunu söyledi. Hitit İmparatorluğu’nun sadece Anadolu ve Mezopatamya coğrafyası için değil tüm dünya için örnek alınan, araştırılması gereken bir uygarlık olduğuna dikkat çeken Yazgı, bu uygarlığın bir marka değeri oluşturulması noktasında büyük bir çaba içerisinde olduklarını açıkladı. Hititler’in, Anadolu’da tarımın gelişmesine ve şehirleşmenin yayılmasına önemli katkılarda bulunduğunu anlatan Yazgı, şunları kaydetti; “Bu ekonomik ve kültürel canlılığın artırılmasına, yaşam standardının artırılmasına yönelik önemli kararlar almışlardır. Hitit imparatorluğunun bu kültürün dünya çapında tanıtılması bizim için önemli önceliklerimizden bir tanesi. Anadolu’nun tarihi ve kültürel kimliğini anlamak için kilit bir öneme sahip olan Hititlerin kültürel mirası, günümüzde Anadolu’nun ve dünya tarihinin bir parçası olarak yaşamaya devam etmektedir, bu da geçmişin günümüze olan etkisini ve önemini vurgularken bilimsel araştırmalarla bunu ortaya koydu. Günümüz dünyasında insanlığın karşısına çıkan başlıca sorunlara binlerce yıl önce duyarlılık gösteren ve çözümler bulan Hititlerin adalet anlayışı, kadın hakları konusundaki ileri görüşlü tutumları, Çok kültürlü yapısı ve hoşgörü anlayışı, çevreyi koruma ve sürdürülebilirlik konusundaki duyarlılıklarının daha adil, barışçıl ve sürdürülebilir bir dünya için bizlere ilham kaynağı olması gerektiğini düşünüyorum” Anadolu da ilk kazıların başladığı bu Çorum’da günümüzde de çok önemli kazı çalışmaları sürdürüldüğünü ve bu çalışmaların bilim camiası tarafından merakla takip edildiğini kaydeden Bakan Yardımcısı Yazgı, “2023 yılında yaklaşık 25 tane yüzey araştırması, kazı çalışması ve arkeolojik çalışmaları Çorum’da gerçekleştirdik. Bu sayının artırılması için ciddi bir çaba içerisindeyiz. Başta, Hitit merkezinde yer alan Boğazköy, Alacahöyük, Ortaköy-Şapinuva ve diğer Hitit kentlerinde sürdürülen uzun soluklu ve geleneksel arkeolojik kazı çalışmaları ile ortaya çıkarılan kültürel miras, toplumun bütün fertlerine ortak geçmişlerini anlatan, aralarındaki bağı güçlendiren önemli bir değer olarak karşımıza çıkmaktadır. Bakanlık olarak, geçmişten devraldığımız mirasa sahip çıkmak ve emanet bilinciyle gelecek nesillere aktarmak için kararlılıkla çalışırken, bu değerleri oluşturan çok kültürlü zengin geçmişin ve tarihsel kimliğin anlaşılmasında ve tanıtılmasında bütün dinamiklerin birlikte hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda, Türk arkeoloji çalışmalarında yeni bir dönemin temsilcisi olarak ortaya çıkan, Arkeoloji ve ilgili bilim alanlarında dünyanın çeşitli bölgelerinde arkeolojik araştırmalar yapmayı, kültürel mirası korumayı ve bu alanda bilimsel çalışmaları teşvik etmeyi amaçlayan Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfını kurduk. Bu Vakfa bağlı olarak hizmet verecek olan Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsünün, önümüzdeki yıllarda gerek ülkemizde gerekse dünya çapında önemli bilimsel çalışmalara imza atacağına ve kültürel mirasın araştırılması, korunması ve tanıtılması noktasında değerli katkılar sağlayacağına gönülden inanıyorum. Artık arkeoloji Türkiye’de farklı bir bakış açısıyla ele alındığını anlatan Yazgın, “Hitit Medeniyetinin günümüze kadar süre gelen kültürel zenginliği ülkemiz için bir marka değeri taşımaktadır. Bu zenginliği korumak ve yaşatmak, geçmiş ve bugün arasında bağ kurarak gelecek kuşaklara aktarmak, hepimizin görevidir. Bu çerçevede, “Geleceğe Miras” projesi ile arkeolojik kazı çalışmalarımızın hem bütçelerini hem de lojistiklerini tarihinde görülmemiş bir oranda artırarak ekiplerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılayacağız. Artık arkeoloji Türkiye’de farklı bir bakış açısıyla ele alınıyor. Bütçelerimizi, imkanlarımızı, arkeolojik çalışmaları artırma noktasında çok ciddi motivasyon sağlamış durumdayız. Bu dönemi Türk arkeolojisinin altın çağı olarak tanımlıyoruz. Hedefimiz, son 60 yılda Türkiye’de arkeolojiyle ilgili yapılanları 4 yılda içinde yapmak. Bu dönem Türk arkeolojisinin altın çağı olacaktır. Bu konuda hocalarımıza, kazı başkanlarımıza güveniyoruz. Onlarla birlikte bu amacı gerçekleştireceğiz. Gelece miras projesi çerçevesinde arkeolojik kazılarla birlikte çıkan bulguların, yapıların restorasyonuyla turizme katılmasıyla birlikte büyük bir sinerji oluşturuyor. Kültür turizminin başkenti olacağına inandığımız Çorum içinde bu çok önemli” ifadelerini kullandı. Yazgın, Anadolu’nun Kaya Anıtları ve Yazıtları Projesi çerçevesinde ülkemizde bulunan Hitit anıtlarının da olduğu kaya anıtları ve yazıtlarının kataloglaması, 3D taraması ve kayıt altına alınarak belgelenmesine yönelik olarak çalışmaların tamamlanmasının planlandığını belirtti. Cumhuriyet tarihinde Atatürk’ün talimatlarıyla ve Türk Tarih Kurumu desteğiyle başlayan ilk kazılardan olan Alacahöyük kazılarının önemine dikkat çeken Yazgı, Alacahöyük’ün gerçek anlamda da Anadolu ve Hitit uygarlığının tanınmasında bir marka değeri olduğunu, marka değerinin tanıtılması noktasında yoğun bir çaba içerisinde olduklarını sözlerine ekledi. Açılış programına Vali Zülkif Dağlı, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, İl Jandarma Komutanı Kd. Alb. Naim Çetinkaya, Emniyet Müdürü Arif Pehlivan katıldı. (MMY-BÖ)
08 Mayıs 2024 Çarşamba - 14:53
Tarih teknolojiyle buluştu: Binlerce yıllık 2 bin tablet, yapay zekayla okundu
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, binlerce yıllık tarihi vesikalardan oluşan 2 bine yakın Hitit tabletinin yapay zeka yöntemiyle okunduğunu açıkladı. Dünyada bir ilk olarak hayata geçirilen projeyle binlerce yıllık geçmişe sahip olan Hitit tabletleri yapay zeka yöntemiyle okunmaya devam ediyor. Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri ve Çorum Müzesi envanterinde bulunan Hitit çivi yazılı tabletlerin yapay zeka kullanılarak okunması, taranması ve dijital ortama aktarılması amacıyla başlatılan projenin ilk aşaması geçtiğimiz aylarda tamamlanmıştı. Ankara Üniversitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ile Müzeler Genel Müdürlüğü’nün iş birliğinde yürütülen proje çerçevesinde, Hititlerin başkenti Hattuşa’da bulunan binlerce yıllık tabletler yüksek çözünürlüklü olarak fotoğraflanarak 3 boyutlu taranarak yapay zekaya öğretildi. Hitit tabletleri kurulan dijital kütüphane ile dünyaya açılacak Proje çerçevesinde ilk etapta çivi yazılı 500 Hititçe tabletin yapay zeka ile öğrenme süreci tamamlanmış, yapay zeka çalışmasında yüzde 75,66 başarı sağlanmıştı. Proje çerçevesinde bugüne kadar 2 bin tabet yapay zeka yöntemiyle okundu. Okumalardan elde edilen veriler Hititologlar tarafından yapılacak çalışma ile bilim dünyasıyla paylaşılacak. Tarihi vesikalardan oluşan Hitit tabletleri kurulan dijital kütüphane ile dünyaya açılacak. Çorum’da düzenlenen "Hititlerin İzinde: Yeni Bilgiler ve Perspektifler" konulu sempozyumun ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Hitit uygarlığının daha anlaşılması için teknolojiyi kullanma noktasında büyük bir emek harcadıklarını belirterek, “Tüm tabletlerin 3 boyutlu taramak suretiyle yapay zekayı da bunun içerisine katmayı düşündük. Ankara Üniversitemiz ile birlikte bugüne kadar bulunmuş tabletlerimizi tarama yoluyla eşleştirdik. Yapay zeka ile buradaki parçaların kırılmış olan tabletlerin yapay zeka ile birlikte tamamlanmasını sağladık. Bugüne kadar 2 bine yakın tablet taranarak okumaları yapıldı. Ve Hitit Kültürü ile uygarlığı ile ilgili birçok veriye bu sayede güvenilir bilgiye ulaşılması noktasında büyük bir adım attık. Bundan sonraki hem kazı çalışmalarında hem restorasyon çalışmalarında bu buluntuların değerlendirilmesi, raporlandırılması Hitit uygarlığının dünyaya daha iyi tanıtabilmesi için bakanlık olarak üniversitelerimizle birlikte daha yoğun çalışacağız” dedi. Yazgın, tabletlerden elde edilen veriler bilimsel bir çalışma ile Ankara Üniversitesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü kamuoyuyla paylaşılacağını sözlerine ekledi.
08 Mayıs 2024 Çarşamba - 06:17
Kurallara uymayan sürücülere ceza yağdı
Çorum'da şehrin iki farklı noktasında yapılan uygulamada kurallara uymayan sürücülere toplamda 213 bin TL idari para cezası uygulandı.
07 Mayıs 2024 Salı - 18:44
Hitit Üniversitesi’nden “Terörizm ve Radikalleşme ile Mücadele ve Türkiye’nin PKK terörizmiyle Mücadelesi” kongresi
Hitit Üniversitesi ve Terörizm ve Radikalleşme ile Mücadele Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen “2. Terörizm ve Radikalleşme ile Mücadele ve Türkiye’nin PKK Terörizmiyle Mücadelesi (1984-2024)” konulu kongre başladı. Kongrede “PKK terör örgütünün eleman temin yöntemleri, medya stratejisi, terör eylemi yöntemleri, diğer ülkelerin PKK politikası, PKK’da kadın olmak” gibi farklı konuların yanı sıra PKK ile mücadele çerçevesinde “Geleneksel ve modern yaklaşımlar, istihbaratın rolü, radikalleşmeden dönüş, terör örgütünün ideolojisiyle mücadele, dijital dünyada mücadele, mücadelede kamu diplomasisi” gibi farklı konular akademik olarak tartışılacak. Hitit Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sami Kiraz, güvenlik ve terörizm çalışmaları alanında çalışan araştırmacıları bir araya getirmek suretiyle geleneksel ve güncel meselelerin tartışıldığı, alana yön verecek yeni bakış açılarının irdelendiği bir platform olma amacı taşıyan kongrenin bu yılki temasının “Türkiye’nin PKK Terörizmiyle Mücadelesi 1984-2024” olduğunu belirtti. Doç. Dr. Kiraz, “Kongremizin temel amacı PKK terör örgütüne odaklanarak Türkiye’deki terörizm olgusunu ve Türkiye’nin terörizmle mücadelesini akademik olarak incelemektir. Kongre çerçevesinde akademisyenler, araştırmacılar, düşünce kuruluşu çalışanları, sivil toplum örgütü üyeleri ve kamu kuruluşu mensuplarını bir araya getirmek; Türkiye’de terörizm ve terörizmle mücadele konularında farkındalık oluşturmak ve konuyla ilgilenenlerin görüşlerini paylaşabilmelerini sağlamak ve Türkiye’nin terörizmle mücadelesi konusunda ortak akılla çözüm üretilebilmesine katkıda bulunmak hedeflenmektedir” dedi. “PKK, başka örgütlere ve başka devletlere taşeronluk yapan bir hale büründü” Terörizm ve Radikalleşme ile Mücadele Derneği Başkanı Erol Başaran Bural ise, PKK terör örgütünün 15 Ağustos 1984 tarihinde Siirt’in Eruh, Hakkari’nin Şemdinli ilçelerinde ilk planlı, eş zamanlı ve kapsamlı terör eylemini düzenlediğini ifade etti. İlk saldırıdan itibaren geçen 40 yıllık süre içerisinde PKK terör örgütünün her açıdan kendisini dönüştürdüğüne dikkat çeken Bural, Türkiye, Irak, Suriye ve İran’ın yanı sıra Avrupa ve Orta Doğu’da yapılandığını, bir yandan uyuşturucu ticaretinin önde gelen parçası haline gelirken, diğer yandan başka örgütlere ve başka devletlere taşeronluk yapan bir hale büründüğünün altını çizdi. Terör örgütü PKK’nın defalarca yöntem, taktik ve strateji değiştirdiğine işaret eden Bural, “Hatta ilk ortaya çıktığı dönemdeki ideolojik eğilimlerini bir kenara bırakarak günümüzde çok daha farklı söylemlere yöneldi. Bununla birlikte Türkiye de PKK ile mücadelede büyük bir değişim ve dönüşüm geçirdi. Terörizmle mücadelenin dinamik doğası sürekli öğrenmeyi ve uyum sağlamayı gerektirdiğinden, devletin bu mücadeleye katkı sağlayan kurumları da değişen şartlara uyum sağladı. Ancak mücadelenin en önemli parçalarından birisi olan bilimsel alanda, yani akademik açıdan mücadele diğer mücadele boyutlarına göre biraz geride kaldı. Doğrudan PKK terör örgütünü odak noktasına alan oldukça az sayıda doktora tezinin bulunması bu durumu ispatlar nitelikte. Tam da bu nedenle PKK ile mücadelenin 40’ıncı yılında bu kongreyi düzenlemeyi ve akademik alana katkı sağlamayı düşündük. Kongremizin temel amacını da PKK terör örgütüne odaklanarak Türkiye’deki terörizm olgusunu ve Türkiye’nin terörizmle mücadelesini akademik olarak incelemek şeklinde belirledik” dedi. Çorum’un barış kenti olduğunu ifade eden Çorum Valisi Zülkif Dağlı ise dünyanın ilk uluslararası barış anlaşmasının bu toraklarda imzalandığını hatırlattı. Gazze ve dünyanın birçok bölgesinde barışa nasıl ulaşılır diye çaba gösterilen bir dönemde olduğumuzu ifade eden Vali Dağlı, Gazze’de 40 bine yakın insanın hayatını kaybettiğine dikkat çekti. Artık terörün kavram değiştirdiğini anlatan Vali Dağlı, “Öğrencilik yıllarımızda bizim için en önemli konulardan birisi Türk dış politikası endeksi içerisinde Kıbrıs konusuydu. 1950’den 1990’lı yıllara kadar Kıbrıs’ı konuştuk. Dünya da Soğuk Savaş ve etrafında şekillenen iki kutuplu dünyaydı. 1990’lı yıllardan itibaren bunun da kaybolduğunu, çok kutuplu, çok bölgesel anlayışa doğru konunun evrildiğini görüyoruz. Terörizm 1984’lü yıllardan itibaren ülkemizin gündeminde. Biz o günleri göz önüne getiriyoruz. Nerden nereye geldiğimizi de karşılaştırma imkanı buluyoruz. Bu anlamda ne kadar ileri adım attığımızı görmüş oluyoruz. Terörizm vekalet savaşları yoluyla arttı. Ülkemizin etrafında da arttı. Bu manada PKK’yı ve terörizmi konuşmak son derece önemli” şeklinde konuştu. Açılış programına İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Naim Çetinkaya, İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Eşref Savaş Başcı da katıldı.
07 Mayıs 2024 Salı - 17:36
Hitit Üniversitesi öğrencileri Filistin için yürüdü
Hitit Üniversitesi öğrencileri, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına protesto etmek için yürüdü. Kuzey Kampüsü’nde bir araya gelen öğrenciler “Direnişe selam boykota devam”, “Nehirden denize özgür Filistin”, “Çorum’dan Filistin’e, direnişe bin selam”, “Katil İsrail Filistin’den defol” sloganlarıyla Gazze’deki soykırıma tepki gösterdi. Grup adına açıklama yapan Hitit Üniversitesi öğrencisi Zeynep Sabiha Altan, egemen güçlere ve uluslararası örgütlere elindeki siyasi, askeri ve ekonomik gücü kullanarak sessizlik baskısı yapan sözde İsrail devletinin artık mızrağın çuvala sığmadığının farkına varması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde uluslararası platformlara taşınan İsrail barbarlığının dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan dinleri, renkleri, ırkları ve dilleri birbirinden farklı olan ancak vicdanı Gazze’deki çocuklar ve kadınlar için atan yürekli insanlar tarafından protesto edilmeye başlandığını hatırlatan Altan, “Özellikle geçtiğimiz hafta New York kentindeki Columbia Üniversitesi’nde öğrenciler ve akademisyenlerin katılımıyla başlayan İsrail karşıtı gösteriler dünya genelinde onurlu duruşun ’başkaldırı’ fitilini ateşlemiştir. ABD genelinde onlarca kampüse yayılan bu insani duruşu dersleri iptal ettirmek, disiplin soruşturmasına sevk etmek hatta tutuklanmak pahasına sergileyen, eylemlere katılan, sesini yükselten tüm kardeşlerimize AK Parti gençlik kolları olarak yürekten teşekkür ediyoruz” dedi. Yürüyüşe Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, AK Parti Çorum İl Başkanı Murat Günay, CHP İl Başkanı Dinçer Solmaz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
07 Mayıs 2024 Salı - 17:27
DOKAP tarafından desteklenecek projelerin imza töreni gerçekleştirildi
Osmancık Cumhuriyet Anadolu Lisesi “Sanat (Z) Projesi”, Osmancık Şehit Mustafa Ayna Anaokulu ise “Geçmişten Geleceğe Kültür Köprüsü Projesi” ile destek almaya hak kazandı. Osmancık İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüz tarafından hazırlanan Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) tarafından destek sağlanacak olan iki proje için imza töreni düzenlendi. Projenin protokolleri DOKAP Başkanı Hakan Gültekin, Osmancık Kaymakamı Ayhan Akpay ve Osmancık İlçe Milli Eğitim Müdürü İdris Makineci’nin katılımlarıyla imzalandı. Öğrencilerin akademik gelişiminin yanında sosyal ve kültürel yönden de gelişimlerine katkı sağlayacak olan Sanat (Z) Projesi ile öğrencilerimizi çağın en büyük sorunlarından biri olarak görülen kitle iletişim araçlarının zararlı yönlerinden kurtararak kitaplarla, tiyatro ve manevi değerlerimizle ilgilenmeleri sağlanacak. Toplam yatırım tutarı 284 bin 600 TL olan proje ile ilçedeki ilk yazarlık atölyesi kurulmuş olup, öğrencilerin yazmış olduğu eserler yapılacak olan tiyatro salonunda sahnelenecek. Böylelikle öğrencilerimiz modernleştirilmiş ve teknik olarak donatılmış yazarlık, oyunculuk ve dekor kıyafet hazırlama atölyelerinde üretime katkıda bulunarak kendilerini değerli hissedecekler ve okula aidiyet duyguları artacaktır. Geçmişten Geleceğe Kültür Köprüsü Projemiz ile anaokulu öğrencileri dijital aletlerin donuk ekranlarından kurtarıp geleneksel oyunlara yönlendirecek, birliktelik duygularının gelişmesini sağlayacak “Oyuncak Müzesi ve Masal Evi” yapılacak. Masal Evi içerisinde tiyatro gösterimi ve geleneksel oyunlar sergilenerek çocuklarımıza kültürel aktarım sağlanmış olacaktır. Masal Evi sayesinde öğretmenlerimiz sınıf dışında uygulamalı eğitim yapacak; masal anlatıcılığı, müzede öğrenme, tiyatro, oyun, drama ve müzik gibi birçok faaliyet gerçekleştirilecektir. Ayrıca Masal Evi ve Oyuncak Müzesi; sınıf rehber öğretmenleri tarafından masal ve oyun terapisi, resim analizi, çocukları tanıma ve bilgi toplama amacıyla veri kaynağı olarak kullanmaya imkan sağlayacak olup oyuncak müzesi bölgemizde ilk ve tek olacaktır. Genel hedefleri ile geleneksel oyun ve oyuncaklar kullanılarak kültürel aktarımın sağlanması, çocukların anne babaları ile oyun oynayarak aile içi iletişimin güçlendirilmesi sağlanacak olan projemizin toplam yatırım tutarı 778 bin TL olarak belirlendi.
07 Mayıs 2024 Salı - 16:36
Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürü Fatma Ceren Yazgan:
Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürü ve Büyükelçi Fatma Ceren Yazgan, “PKK’nın Türkiye içerisinde İçişleri Bakanlığına yönelik eylemi sonrasında Avrupa’da zemin kaybettiğini gördüm. Avrupa bunu kınadı. Bu nedenle terör örgütü listesinde kalmaya devam ediyor” dedi. Hitit Üniversitesi ve Terörizm ve Radikalleşme ile Mücadele Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen “2. Terörizm ve Radikalleşme ile Mücadele ve Türkiye’nin PKK terörizmiyle Mücadelesi (1984-2024)” konulu kongreye davetli olarak katılan Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürü Fatma Ceren Yazgan, “Güvenlik Diplomasisinde ve Terörizmle Mücadelede Turnusol Kağıdı PKK” başlıklı bir sunum yaptı. "Bir örgütün varlığını devam ettirmesi için devletin gücü karşısında ancak uluslararası destekle var olabiliyor" Terörü onkolojik bir vaka olarak tanımlayan Yazgan, “Bünyemizde nasıl bir hücre bozulması olduğunda kanser oluyorsak bunun içeriden gelen genetik sebepleri var. Geçmişten gelen bazı atılmış adımlar, verilmiş kararlar var. Siz bunun içerisinde doğuyorsunuz. Siyasal şiddet terör bunun bir biçimi taktiksel bir davranış biçimi. Normal şiddetten farkı siyasi, kimlik gibi anlamlarla bütünleşmiş olması. Onkolojiyi anlamak için alt bilimler çalışıyor. Terör de böyle, siyaset bilimi çalışacak. Psikoloji çalışacak. Sosyal psikolojiyi çalışacak. Terörle mücadele değil ama terör çalışmaları uluslararası ilişkiler bölümlerinin altında kurulmuş. Neden uluslararası ilişkiler bölümlerinin altında terörizm kuruluyor, niye uluslararası ilişkiler bu bölümü üstleniyor. Çünkü bu bir konjonktür anlamakla ilgili. Uluslararası şiddetin katmanları var. Terör bunun bir yan ürünü. Toplum içinde şiddet ortaya çıkar sonra yok olur. Bir örgütün varlığını devam ettirmesi için devletin gücü karşısında ancak uluslararası destekle var olabiliyor. Toplumsal olarak ne kadar yanlış yaparsanız yapın kendi içinizde o iş bir şekilde bitiyor. İşin içine uluslararası konjektör girdiğinde o iş bitmiyor” ifadelerini kullandı. Terör kavramının tarihçesi hakkında da açıklamalarda bulunan Yazgan, “Bu bir ekosistem. Kökü var. Yaprağı var. Dalları var. İklimler içinde gelişiyor. Devletin akademiden beslenmesi gerekiyor. Akademinin devlete doğru söylemesi gerekiyor. Devletin kendine doğru söylemesi gerekiyor. Zor konuları konuşmamız gerekiyor. Her şeyi açıktan konuşmamız gerekiyor. Bazı konularda terör bizi izliyor. Terörist rasyonel bir aktör. Belli bir plan ve strateji kuruyor. İzleyicisi sadece terör ve korku oluşturmak isteyen katmanlı bir izleyici grubu. Destek almak istediği bir grup var” dedi. “PKK’nın uluslararası yapılanması 1999 yılında gün yüzüne çıktı” “PKK neden turnusol kağıdı” diye soran Büyükelçi Yazgan, “Terörist başı Öcalan’ın yakalandığı dönemki rotayı düşünelim. Suriye’den çıkarıldı. Bir süre çeşitli ülkeleri dolaştı. SSCB döneminde destek aldığı yerlerde bulunmasına izin verilmedi. Roma’da aylarca kaldı. İtalya Türkiye’nin NATO müttefiki. AB tarafından terör örgütü listesinde olan birisi nasıl orada oturur. Bunun sırrı geçmişe dayanıyor. Neden İtalya, oradaki ilişkileri neydi? Kenya’da yakalandı, Yunan büyükelçiliğinde. O yakalandıktan sonra çeşitli ülkelerde teröristler kendini yaktı. Ortalığı birbirine kattılar. Birden bire PKK’nın uluslararası yapılanması 1999 yılında gün yüzüne çıktı. Bundan sonra Türkiye-Yunanistan bir diyalog geliştirdi. 2000’li yıllarda yasaklama kararı geldi. Almaya ve İsveç’te yasaklamalar oldu. Mesele yasaklama veya listelemede de değil. Madem listelendi, bugüne nasıl geldi? Burada olay güç dengelerini kim nasıl kullanıyor? Bütün ülkeler kendi çıkarını, kamu güvenliğini düşünür. Türkiye’de bunu yapıyor. PKK. 1994 yılında Avusturya’da ofisini açtı. PKK, neden AB tarafından listelendi? Çünkü 11 Eylül oldu. Genel farkındalık, güvenlik tehdidi ve Türkiye ile güvenlik işbirliği ihtiyacı arttı. Suriye’den nasıl çıktı. Kenya’da nasıl çıktı. İstihbarat işbirliği vardı. İstihbarat işbirliğinden o istihbaratı verenlerin bugün Suriye’de PKK’yı, YPG’yi desteklediği döneme nasıl geldik” diye konuştu. “Terör örgütü Türkiye’de yapamadıklarını, asla yapamayacaklarını, yurt dışında yapıyor” Terör örgütünün Türkiye’de yapamadıklarını, yurt dışında yaptığına dikkat çeken Yazgan, “Türkiye’yi hedef alan bütün terör örgütlerinin hiçbirinin merkez karar verici kadroları, merkez finans, propaganda örgütsel organları Türdkiye içinde değil. Hepsi yurt dışında. DEAŞ’a bakın, yurt dışında Türkiye’yi hedef alıyor. Türkiye, kendi içinde terörle mücadelede sahada çok başarılı bir ülke. Sahadaki başarılarla biz yurt dışında PKK’nın varlığını neden sonlandıramıyoruza gelince bir PKK 50 senelik bir terör örgütü. İsveç’te PKK’nın beslendiği Kürtçülük olarak adlandırılan ideolojinin geçmişine baktığınız zaman 1950’lere iniyorsunuz. PKK kendisinden başka bir Kürt varlığına kimliğine izin verir mi asla izin vermez? PKK, kendisinden başka bir kimliğe izin vermez. Suriye’de son dönemde izliyoruz, PKK, KDP’ye saldırıyor. İzin vermiyor. Aynı şeyi İsveç’te de yaptı. PKK’yı konuşuyorsak uluslararası arenada kimlerle eklemlendiğine bakabilirsiniz” şeklinde konuştu. “PKK’nın Türkiye Cumhuriyetinin temel ilkelerine düşman” PKK’nın Türkiye Cumhuriyetinin temel ilkelerine düşman olduğunu vurgulayan Yazgan, “Bir örgüt varolmak için eylem yapmak zorunda. Eylem yapmayan terörist ne olur, emekli olmuyor bunlar. Avrupa’ya gidiyor, haraç toplamazsa, uyuşturucu ticareti yapmazsa para kazanamaz. FETÖ’nün düzeneği ile farklı mı, değil. Aşağı yukarı aynı şeyi yapıyorlar. Bütün terör örgütleri aynı şeyi yapıyor. O ülkeler önlem alıyor. Terörün finansmanı ile mücadelede ne zaman önemli hale geldi terör örgütleri havale sistemini kullanmaya başladığı zaman. Bunun üzerine devletler bunun üzerine gitmeye başladı. Bunu sadece DEAŞ kullanmıyor PKK’da kullanıyor. Bir örgüt paramator alıp, bunu Suriye’de birleştirip paramotorla Hatay’a gelmeye kalkıştı. Sonra yakalandılar. Nerden geldi o paramotorlar? Örgütler uluslararası teknolojiyi ediyorlar. Avrupa Birliği’nin merkezinde Brüksel’de üç tane televizyonu olan kaç terör örgütü var. Birisi 7-8 dilde haber yapabiliyor. Nerede? Hollanda da. Avrupa Birliği içerisinde bunlar. Dolaysıyla bu ülkeler kendi kabul ettikleri terör tanımı içerisinde terörün finansmanı konusunda kararlar alıyorlar. Mahkeme kararları mevcut. Hiçbir şey yapmıyorlar değil, PKK’ya da yapıyorlar. Ama PKK onların önceliği olmuyor. Orda eylem yapmıyorlar. Orada kamu düzenini, istihbaratı, halkı rahatsız edecek eylem yapmıyorlar. Ne zaman yaparsa o zaman onlara karşı tedbir ve kontrol altına alma başlıyor. Sonra rahat duruyorlar” ifadelerini kullandı. “PKK’nın amacı Avrupa’dan çıkmak değil” PKK’nın amacının Avrupa’dan çıkmak olmadığının altını çizen Yazgan, “Aslında Avrupa’nın bir PKK problemi var. Belçika’daki son olaylar mesela. Belçika’da olaylar olduğunda herkes tepkisini belirtti ve ’PKK terör örgütü’ dedi. Baktıklarında birincisi bu işi tetikleyenin Suriyeli PKK olduğunu gördüler. İki, oradaki yapıyı kontrol eden PKK’lılar Almanya’da adam örgütleyip otobüslerle geldiler. Kimi hedef aldılar, oradaki Türk kökenli Belçika vatandaşlarını hedef aldı. İç huzur konusunda ciddi bir tehdit olarak varlar. Bunu kullanıyorlar. Yerel belediyelerde bunu kullanıyor. Avrupa’da 350 tane örgütsel yapısı var. Ama sadece Avrupa’da yoklar. Örgüt Avrupa’da siyasi lobi, finansman, propaganda yapıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti üzerinde algı kurmak için varlar. Eğer dünyada terör tehdidi artarsa o ülkelerin siyasi kadroları bu tehdit karşısında seçmenlerinden gelen talep üzerine hassaslaşırlarsa o hassasiyet, güvenlik bürokrasine sokağa yansırsa PKK’ya karşı önlemler, yasalar işliyor. Bazı ülkelerde terörle mücadele yasası yoktu. Bugün bazı Avrupa ülkeleri Hamas’ı terör örgütü olarak kabul ediyor. Sokak’ta çok ciddi önlem alınmaya başlıyor. Kendi tehdit algıları arttığı zaman demokratik ülkeler genel uygulama yaparsa PKK’de etkileniyor” dedi. “Terörle mücadelemiz devam edecek” Genel konjoktürde güçler dengesi değişiminin örgütü de etkilediğini anlatan Yazgan, “PKK’nın yüzde 25’i Suriyeli diyebiliriz. Bu sayı muhtemelen arttı. Filistin olaylarından sonra örgüt elebaşları açıklama yapıyor. Ulus devlet fikrinden vazgeçin. Biz olsak Filistinlilerin yerinde ulus devlet fikrinden vazgeçeriz diyorlar. Örgüt ulus devlet fikrinden vazgeçiyor, bunlara ne istediği sorulduğunda nasıl bir şeyse biz dört parçalı demokratik konfederasyon istiyoruz diyorlar. PKK’nın Türkiye içerisinde İçişleri Bakanlığına yönelik eylemi sonrasında Avrupa’da zemin kaybettiğini gördüm. Avrupa bunu kınadı. Bu nedenle terör örgütü listesinde kalmaya devam ediyor. PKK, kendisini bir meşru müdafaa örgütü olarak konumlandırmaya çalışıyor. O kadar dallanıp budaklandı ki kendi içlerinde bu uluslararası konjonktürde parçalı biryere doğru gidiyorlar. Burada önemli olan Türkiye’nin terörle mücadelesinde tutarlı, meşruiyet zemini asla kaybetmeyen hukuk kuralları içinde uluslararası dengeleri iyi koruyarak kendi işini hatasız yaparak yoluna devam etmesi gerekiyor. Bu mücadele devam edecek. Bu mücadeleyi ne kadar iyi yaparsak o bilgiyi ne kadar iyi yönetirsek, bilgiyi yönetirken derdimizi de anlatmamız gerekiyor. Örgütün Türkiye’ye karşı kullandığı aparatların ve yapının bulunduğu ülkeler Doğu’da, Güneyimizde, Batı’da mevcut. Bu imkanlara sahip PKK tek bir örgüt değil. DHKP-C yine aynı. Biz işimizi iyi yaparsak devlet olarak adalet sistemimiz, cezaevlerinde radikalleşme sadece DEAŞ’a özgü mü değil. Güneydoğu’da niye kız çocukları örgüt tarafından kolay devşirildi. Bunun sosyoljik, eğitim sistemiyle bir yanıtı var. Terörle mücadelede sadece güvenlik güçlerinin konusu değil. Terörle mücadele onkolojik kavramlar hepimizi ilgilendiriyor. Herkes işini iyi yaparsa bizim bu mücadeleyi uzun dönemde değil kısa dönemde kazanma imkânımız var. Bizim dostumuz kim düşmanımız kim bunu bilelim. Kime neyi ne zaman söyleyeceğimizi de bilelim. Bu konuyu biz çözeceğiz. Bize başkası yardım etmeyecek. Terörün kolu bacağı dışarda olmakla beraber çözüm yeri her zaman ülkenin içi” sözleriyle konuşmasını sürdü.
06 Mayıs 2024 Pazartesi - 19:28
Hitit’in “Anne Üniversitesi" başladı
Hitit Üniversitesi Kadın ve Aile Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen Hitit Anne Üniversitesi başladı. Bu yıl Çorum Valiliği ile Alaca, Bayat, Boğazkale ve Laçin Kaymakamlıkları işbirliğinde hayata geçirilen Hitit Anne Üniversitesine 65 anne ve anne adayı katılıyor. Programa katılan kursiyerlere Hitit Üniversitesi kampüslerindeki derslikler ve laboratuvarlarda mikrobiyoloji, ev kazaları, ebru atölyesi, müzik atölyesi, bağımlılıkla mücadele, eşler arası iletişim, akılcı ilaç kullanımı, kültürümüzde kadın ve aile konularında eğitimler verilecek. Eğitimler sonrasında ise Hitit Anne Üniversitesi 2024 yılı öğrencileri için mezuniyet töreni düzenlenecek. İlk ders öncesi öğrencilerle bir araya gelen Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nurcan Baykam, Anne Üniversitesi ile kişisel gelişime katkı sağlamak, aile içi iletişim, ebeveynlik gibi konularda farkındalığı geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Önceki yıllardan farklı olarak Hitit Anne Üniversitesinin bu yıl Alaca, Bayat, Boğazkale ve Laçin ilçelerinden 65 anne ve anne adayına yönelik gerçekleştirildiğini kaydeden Prof. Dr. Baykam, “Hitit Üniversitesi olarak topluma hizmet faaliyetleri çerçevesinde etkinlik ve programlarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu noktada en önemli programlarımızın başında da Anne Üniversitesi programı geliyor. Hitit Anne Üniversitesini bu yıl Çorum Valiliğimiz ile işbirliği içinde farklı bir konseptte düzenliyoruz. Valilik ve üniversite olarak ilçelerimizdeki kadınlarımıza da bir dokunuş yapmak istedik. 4 ilçemizden 65 anne ve anne adayımızı misafir ediyoruz. Yine mikrobiyolojiden akılcı ilaç kullanımına, ebrudan müzik atölyesine kadar farklı alanlarda eğitimler düzenliyoruz. Amacımız, kursiyerlerimizin hem kişisel gelişimlerine katı sağlamak hem de hafızalarda yer edinecek güzel bir anı bırakmak. Bu çerçevede başta Çorum Valiliğimiz olmak üzere Alaca, Bayat, Boğazkale ve Laçin Kaymakamlığına desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. 2024 yılında aramıza katılan değerli anne ve anne adaylarımıza keyifli ve faydalı bir ders dönemi diliyorum.” şeklinde konuştu. Anne Üniversitesi’nde dersler 13 Mayıs’ta sona erecek. Hitit Anne Üniversitesinden mezun olacak kadınlar için 14 Mayıs günü de mezuniyet töreni düzenlenecek.
06 Mayıs 2024 Pazartesi - 18:13
Çorum Belediyesi’nden vatandaşlara hedik ikramı
Çorum Belediyesi, baharın müjdecisi Hıdırellez nedeniyle şehrin farklı noktalarında vatandaşa hedik ikram etti. Çorum Belediyesi, Hıdırellez’in vazgeçilmezi olan hedik geleneğini yaşatmaya devam ediyor. Hıdırellez nedeniyle 6 farklı bölgede vatandaşlara hedik ikram edildi. Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da belediye binası önündeki hedik dağıtımına katıldı. Başkan Aşgın, birlik, beraberlik ve kardeşliğin sürmesi dileğiyle bu yıl da Hıdırellez gününde 6 farklı noktada 10 bin kişiye hedik dağıttıklarını söyledi. Belediye Başkanı Aşgın, “Hıdırellez’in geleneksel yemeklerinden birisi de hediktir. Biz de baharın bereketli olması adına hedik geleneğini yaşatıyoruz. Bu vesileyle tüm hemşerilerimizin Hıdırellez gününü tebrik ediyorum.” dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder