Yerel Haberler
Diyarbakır
Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi vatandaşın evi ‘denetimli serbestlik hükümlülerince’ onarıma alındı 04 Mart 2026 Çarşamba - 16:49:02 Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi bir kadının evinde, Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında denetimli serbestlik hizmetlerine ilişkin imza altına alınan protokol kapsamında, denetimli serbestlik hükümlülerince onarıma başlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında Denetimli Serbestlik Hizmetlerine ilişkin adına iş birliği protokolü imza altına alındı. Protokol ile Sur İlçe Kaymakamlığına bağlı bulunan kurum ve kuruluşlarda ve Kaymakamlıkça belirlenen ihtiyaç sahibi kişilerin ev bakım ve tadilatlarının yapılmasında Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri doğrultusunda (boya badana, bahçe bakımı ve peyzaj çalışmaları, temizlik vb.) insan kaynağı noktasında destek veriliyor. Bu yolla toplumsal faaliyetlerde işgücü anlamında gerekli destek sağlanırken, diğer taraftan hükümlülerin toplum yararına yürütülen faaliyetlerde görev alması sağlanarak toplumsal yaşamın ve birlikteliğin sağlıklı bir iletişim ile devam edebilmesi ve nitelikli bir birey haline dönüşebilmesi adına gerekli rehberliğin sağlanması bir diğer hedef olarak belirleniyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Celbek, ceza infaz hukuk sisteminin son merhalesi olan denetimli serbestlik biriminde hükümlülerin, müdürler, kurs hocalarının koordinesinde kamuya ait binaları, yerleri peyzaj, boya, badana ve temizlik faaliyetlerini yerine getirdiğini söyledi. Aynı zamanda hükümlülerin de cezasını bu şekilde infaz etmiş olduğunu belirten Celbek, hükümlülerin iyilik ve empati duygularının geliştiğini; topluma entegre olduklarını, mesleki becerilerini de geliştirdiklerini ifade etti. Başsavcı vekili Celbek, burada Sur Kaymakamlığıyla bir protokol imzaladıklarını söyleyerek, "Hamdolsun devletimiz çok köklü, çok büyük. Özelikle o video, fotoğraflara baktım. Maddi durumu iyi olmayan bir vatandaşımız kaymakamlığımıza başvuruyor, kaymakamımızın tespitleriyle, bizde iş birliği içerisinde hükümlü arkadaşlarımız gidiyorlar boya, badana, peyzaj baştan sona yerine getiriyorlar. Burada hükümlüler de şunu görmüş oluyor. Devletin büyüklüğünü, yüceliğini. O aidiyet duyguları da gelişmiş oluyor. Başsavcımız Erdal Bey’in talimat ve tensipleriyle buradayız. Öncelikle ona teşekkür ediyorum. Sizlere çok teşekkür ediyorum. İlk defa böyle özel bir durumla karşılaşıyoruz, direkt vatandaşlarımızın. Biz, genelde kamuya ait binalar üzerinde çalışma yapıyorduk" dedi. Sur İlçe Kaymakamı Hasan Akbulut ise, okulların listesini yaptıklarını, boya badana ihtiyacı olan okulların sayılarının belli olduğunu dile getirdi. Bunlardan birinin de Ziya Gökalp İlkokulu olduğunu kaydeden Akbulut, "Tarihi bir okul. Diyarbakır’da 112 yıllık bir okul. Burayı da boyayacağız. Diğer bir tarafta ilçemizde ekonomik durumu kötü olan herkesi biliyoruz. Bunlara çeşitli şekillerde yardımlarda bulunuyorduk. Yardımlarımızdan biri de boya, badana, tadilat oluyor. Bu vesile ile kamu hizmetini etkin bir şekilde sağlamış oluyoruz. Diğer taraftan hükümlülerin topluma kazandırılması amaçlanıyor. Bu da çok değerli, çok kıymetli. İlçemize, vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyoruz" diye konuştu. Ziya Gökalp İlkokulu’nda düzenlenen iş birliği protokolüne, Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Özcan, Sur İlçe Milli Eğitim Müdürü Demir Ernez, Denetimli Serbestlik Müdürü Sinan Yaşar ve okul müdürü Mustafa Bozkuş hazır bulundu.
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:01 DESOB’tan ’Geleneksel Ramazan Fuarı’na tepki Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB), Mezopotamya Fuar Merkezi’nde düzenlenen Geleneksel Ramazan Fuarı’nda il dışından gelen firmaların perakende satış yapılmasına izin verilmesinin yerel esnafı mağdur ettiğini belirterek, duruma tepki gösterdi. DESOB, 3-8 Mart 2026 tarihleri arasında Elazığ Yolu üzerindeki Mezopotamya Fuar Merkezi’nde düzenlenen Geleneksel Ramazan Fuarı’na karşı harekete geçti. Trabzon, Konya, Malatya ve çeşitli illerden gelen firmaların tekstil, giyim, gıda ve kozmetik başta olmak üzere birçok ürünü perakende olarak satışa sunmasına karşı tepkisini kamuoyuna duyurmak amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. DESOB adına basın açıklamasını okuyan Yönetim Kurulu üyesi ve Bakkallar, Bayiler ve Şekerciler Odası Başkanı Fahrettin Gülmüş, yerel esnafa yapılan haksız rekabeti kabul etmediklerini söyledi. Gülmüş, "Kentimizde Ramazan Bayramı döneminde; Trabzon, Konya, Malatya ve diğer illerden tekstil, giyim, gıda, yiyecek, içecek, kozmetik ve benzeri ürünlerin parekende satışı amacıyla Elazığ Yolu üzerinde bulunan Mezopotamya Fuar Merkezi alanında 3-8 Mart 2026 tarihleri arasında ’Geleneksel Ramazan Fuarı’ adı altında ürün satışları ve alışverişi düzenleneceği şeklinde birliğimiz ve odalarımıza bağlı esnafımızdan gelen yoğun şikayetler üzerine söz konusu bu basın açıklamasını yapmak zaruri olmuştur. Bilindiği üzere bayram dönemleri, esnafımız için hayati öneme sahip zaman dilimleridir. Yıl boyunca ağır ekonomik şartlar altında faaliyet gösteren kira, vergi, SGK primi ve diğer tüm yasal yükümlülüklerini eksiksiz biçimde yerine getiren yerel işletmeler, bayram öncesi oluşan ticari hareketlilik sayesinde ayakta kalabilmektedir. Ancak tam da bu hassas dönemde, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’na ait fuar alanında il dışından gelen bazı firmalara ’fuar’ adı altında fiilî satış izni verilmesi, yerel esnafımıza açık bir haksızlıktır. Şehrimizde kalıcı iş yeri bulunmayan, sürekli vergi mükellefi olmayan ve kira yükümlülüğü taşımayan ve satışı yapılan ürünlerin sağlık ve hijyen kurallarına uygunluğu bilinmeyen markaların, bayram yoğunluğundan faydalanmak üzere geçici şekilde satış yapmalarına göz yumulması; adil rekabet ilkesinin açıkça ihlalidir" dedi. Hiçbir kurum veya organizasyonun, yıl boyunca sabit gider ve kamusal yükümlülük üstlenen esnafın emeğini birkaç günlük organizasyon uğruna riske atamayacağını ifade eden Gülmüş, şöyle konuştu: "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının temel sorumluluğu, yerel ticareti korumak, geliştirmek ve rekabet şartlarını adil biçimde sağlamaktır. Bu düşünce ile hiçbir kurum, yerel ticaretin zarar görmesine seyirci kalmamalıdır. Çünkü bu ve benzeri tüm yapı, kurum ve organizasyonlar, şehir ekonomisine karşı sorumsuz bir yaklaşım sergilemektedir. Buradan açık ve net şekilde ifade ediyoruz: Bayram öncesi bu tür satış organizasyonları ile rekabet eşitliğini zedeleyen fiiller hakkında gerekli idari ve hukuki işlemler yapılmalıdır. Yerel esnafı mağdur eden uygulamalara son verilmelidir. Adil ve eşit rekabet şartları ivedilikle sağlanmalıdır. Aksi halde oluşacak ekonomik mağduriyetin ve ticari huzursuzluğun sorumluluğu bu karara imza atanlarda olacaktır. Yerel esnafımızın emeğini ve hakkını korumak; yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Sürecin takipçisi olacağımızı, gerekli idari ve hukuki başvuru yolları dâhil olmak üzere tüm meşru ve demokratik haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz."
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:17 "Obezite, kişinin yaşam kalitesini düşürüyor" Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Obezite Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. İhsan Solmaz, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla obezitenin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Obezitenin, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikimi olarak tanımlandığını belirten Doç. Dr. İhsan Solmaz, Dünya Sağlık Örgütü’nün obeziteyi vücut kitle indeksine göre sınıflandırdığını ifade etti. Vücut kitle indeksinin, kilonun metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplandığını belirten Solmaz, 25 ile 30 arasındaki değerlerin fazla kilolu, 30’un üzerindeki değerlerin ise obez olarak değerlendirildiğini söyledi. Türkiye’de fazla kilolu ve obez birey sayısının giderek arttığına dikkat çeken Solmaz, obezitenin birçok kronik hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtti. Solmaz, obezitenin diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, kalp ve damar hastalıkları ile uyku apnesi gibi sağlık sorunlarına neden olabildiğini, ayrıca boyun ve bel fıtığı ile diz kireçlenmesi gibi kas-iskelet sistemi problemlerini de beraberinde getirdiğini ifade etti. Obezitenin bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürdüğünü vurgulayan Solmaz, tedavide en önemli adımın yaşam tarzı değişikliği olduğunu söyledi. Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin obeziteyle mücadelede büyük önem taşıdığını belirten Solmaz, özellikle yüksek kalorili un ve hamur işi ürünlerin azaltılması gerektiğini ifade etti. Haftada en az dört gün 45 dakika ya da haftanın her günü en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapılmasının önerildiğini dile getiren Solmaz, hastanın vücut kitle indeksine göre gerekli durumlarda medikal tedavi seçeneklerinin de uygulanabildiğini kaydetti. Diyarbakır İl Sağlık Müdürü ve Kardiyoloji Uzmanı Dr. Emre Asiltürk ise obezitenin kalp sağlığı açısından ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekerek, fazla kilonun kalbin iş yükünü artırdığını ve bu durumun zamanla hipertansiyon, damar sertliği ve kalp krizi riskini yükseltebildiğini belirtti. Asiltürk, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin hem obeziteyi önlemede hem de kalp sağlığını korumada büyük önem taşıdığını vurguladı.
Karacadağ Caddesi modern bir görünüme kavuşuyor
12 Kasım 2025 Çarşamba - 09:41 Karacadağ Caddesi modern bir görünüme kavuşuyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kent girişlerinin yeniden düzenlenmesi kapsamında uzun süredir çalışma yürütülmeyen Karacadağ Caddesi’ni yeniden düzenleyerek modern bir hale dönüşmesini sağlıyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, uzun süredir kapsamlı bir düzenleme yapılmayan kent girişlerinden Mardin yolunun devamı olan Bağlar ilçesinde yer alan kentin en eski caddelerinden biri olan Karacadağ Caddesi’nde yürüttüğü peyzaj çalışmaları devam ediyor. Kent estetiğini güçlendirmek, ulaşım akslarını daha düzenli hale getirmek için devam eden çalışmalar, 8’inci ana jet üstünden Şanlıurfa yolu bağlantısına kadar olan bölümde gerçekleştiriliyor. Ekipler, düzenleme kapsamında ilk etapta kimi alanda düşük kimi alanda yüksek olan beton bordürleri sökerek caddenin refüjünü aynı seviyeye indirdi. Kuruçeşme ve Kantar Kavşağı olarak bilinen bölümde mevcut bordür düzeni yeni bazalt malzemeye uygun hale getiriliyor. Altyapı çalışmaları kapsamında bitkilerin gelişimlerini sağlıklı şekilde sürdürmelerini sağlamak amacıyla refüjlere sulama hatları döşeyen ekipler, yaya güvenliği nedeniyle Karacadağ Caddesi üzerinde yer alan ferforjeleri de söküyor. Sökülen ferforjeler, boyanarak daha uygun seviyeye getirilerek yeniden yerlerine monte edilecek. Altyapı çalışmalarının ardından üstyapı işlemlerine başlayacak olan ekipler, su tasarrufunu düşünerek Karacadağ Caddesi’nde kuru peyzaj örneklerine yer verecek. Kuru peyzaj uygulamasında alanlara dolamit, cüruf ve çim ayracı yerleştirilecek. Ekipler, ayrıca kuru peyzaj uygulanan alanın daha derli toplu görünmesini sağlamak için refüjü, çeşitli türlerde ağaç ve çalılarla süsleyecek. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığının, gerçekleştireceği çalışmanın tamamlanmasıyla Bağlar Karacadağ Caddesi daha yeşil, estetik ve güvenli bir görünüme kavuşmuş olacak.
35 yıllık araçla Diyarbakır’ı karış karış geziyorlar
12 Kasım 2025 Çarşamba - 09:34 35 yıllık araçla Diyarbakır’ı karış karış geziyorlar Diyarbakır’a tatil yapmaya geldikten sonra çok beğenip yerleşen Ceren ve İbrahim Altay çifti, hobi olarak 90 model serçe otomobilleriyle sokak sokak gezip çektikleri videolarla kentti tanıtıyor. Çocukları için sürekli piknik yapan Altay ailesi, gittikleri yerlerin videolarını sosyal medyalarında paylaşıp çevrelerindeki insanların da buralara gelmesine vesile oluyor. Bu duruma çevresinden yoğun ilgi olunca videolarına devam eden Altay ailesi bu kez Diyarbakır’ın tarihi sokaklarını ve esnafın videolarını çekip sosyal medyalarında paylaşmaya başladı. 3 yıl önce tatil yapmaya geldikten sonra çok beğenip Diyarbakır’a taşınan Altay çifti, Diyarbakır’ın tanıtılmasında büyük rol oynuyor ve bu çalışmalarını tamamen hobi amaçlı ücretsiz bir şekilde devam ediyor. ‘’Oğlumuzu doğada büyütmek istiyoruz’’ Eskişehirli olan anne Ceren Altay, bir yıl önce piknik videosuyla maceralarının başladığını söyledi. Altay, "Oğlumuz var, 5 yaşında. Oğlumuzu doğada büyütmek istiyoruz. AVM’lerde değil, kapalı yerlerde değil, kapalı alanlarda değil doğada, doğanın içinde büyütmek istiyoruz. Bu nedenle bir video paylaştık. Videomuz sosyal medyada çok ilgi gördü. Sağ olsunlar bizleri de çok sevdiler, böylelikle yolculuğumuza devam ediyoruz. Diyarbakır’da en çok beğendiğimiz yer sanırım Ulu Cami, Dağkapı tarafı. Bize en çok etkileyen, en çok sevdiğimiz, gezmekten hiçbir zaman yorulmadığımız, bıkmadığımız bir yer" dedi. ‘’Diyarbakır güzel değil, çok güzel’’ Diyarbakır’ın güzel değil çok güzel olduğunu ve kente hayran kaldığını belirten Ceren Altay, "Biz bunu söylüyoruz ailecek. Diyarbakır’ı görmeden, buraları gezmeden buranın güzelliğini anlayamayacaklar’’ diye konuştu. İbrahim Altay ise eşi ve oğluyla beraber Diyarbakır’ın güzelliklerini gezerek tanıtmaya devam ettiklerini söyledi. Altay, "90 model serçemizle beraber Diyarbakır’ın unutulmaya yüz tutmuş esnafını gezerek, onları hatırlayarak, onlara hal hatırını sorarak, onları tekrar canlı tutmaya, onları hatırlamaya devam ediyoruz. Hepsinden çok güzel dönükler alıyoruz. Hepsi çok memnun bizim bu paylaşımlarımızdan. Karşılıksız yapıyoruz biz bu işi, hobi olarak yapıyoruz. Diyarbakır bize bir kucak açtı, biz de ona karşılık olarak ahde ve vefa denilecek şekilde. Onlarla beraber çay içmeye gidiyoruz, muhabbet ediyoruz, geçmişlerini soruyoruz. Onlar da bizim sayemizde sosyal medyayla ulaşılamayan kitlelere sosyal medya sayesinde ulaşıyorlar. Eşimle ve oğlumla geziyoruz buraları" şeklinde konuştu. ‘’Hiçbir ücret almıyoruz, Diyarbakır’ı severek tanıtıyoruz’’ İşten hiçbir karşılık beklemediklerini, ücret almadıklarını aktaran İbrahim Altay, şu ifadeleri kullandı: "Diyarbakır’ı severek tanıtıyoruz. Buradaki insanların bize yaklaşımı bizim hoşumuza gidiyor gerçekten. Ulu Cami ve Suriçi’nde selam vermeden gezdiğimiz bir vakit yoktur. Çaldığımız her kapıda bir çayımız, yemeğimiz vardır. Arabamız 90 model, onunla beraber gezmeye çalışıyoruz. Girilmeyen sokaklara giriyoruz. Diyarbakır’ın unutulmaya yüz tutmuş yerlerini tanıtmak istiyoruz. Diyarbakır’da bulunduğumuz süre boyunca buradaki esnaf olsun ya da bu Diyarbakırlı arkadaşlarımızdan hiçbir zaman yabancılık çekmedik. Onlar bizi her zaman kucak açtılar. Birbirimizde numaramız var. Onlar beni arıyor, ben onları arıyorum. Herhangi bir başımı sıkıştığında devamlı birbirimizi aradığım zaman hemen geliyorlar. Bunun en somut örneği deprem zamanı. Ben Diyarbakır’daydım. Yakınlarımdan önce Diyarbakır’da bulunan arkadaşlarım, ‘Abi iyi misin, gidecek yerin var mı, bize gel’ diye arayanlar oldu. O zaten bizim için bir, buraya bağ kurmamızın bir nedeni de olabilir aslında. Burada olmaktan mutluyuz."
Vali Zorluoğlu: ’’Sorumluların tespitiyle birlikte gerekli müeyyideler uygulanacak’’
11 Kasım 2025 Salı - 16:29 Vali Zorluoğlu: ’’Sorumluların tespitiyle birlikte gerekli müeyyideler uygulanacak’’ Vali Murat Zorluoğlu, Diyarbakır’ın Kulp ilçesi viyadük inşaatı iskelesinde meydana gelen çökme olayına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, ’’Şu anda iki tane savcımız bu olayla ilgili çalışmalarını sürdürüyor. Sorumluların tespitiyle birlikte gerekli müeyyideler uygulanacak’’ dedi. Edinilen bilgilere göre Kulp-Muş kara yolu üzerinde yapımı devam eden viyadük inşaatının iskelesinde çökme meydana geldi. Kazada 5 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine AFAD, 112 Acil Sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrollerde Şeyhmus Anuştekin (45), Tahsin Dere (45) ve Salih Lale’nin (52) hayatını kaybettiği belirlendi. Durumu ağır olan Mehmet Şirin Y. (50) ve Cüneyt N. (36) hastaneye kaldırıldı. Adli ve idari soruşturma başlatıldı Kulp ilçesinde açıklamalarda bulunan Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, bugün saat 12.30 sularında viyadük ayaklarının betonu dökülürken bir kazanın meydana geldiğini söyledi. Vali Zorluoğlu, ‘’Maalesef üzücü bir kaza meydana geldi ve o kaza neticesinde 5 tane çalışan işçimiz orada yüksekten düşmek suretiyle yaralandılar. Tabii süratle oraya gerek 112 üzerinden gerek diğer yollarla haber alır almaz. Tüm birimlerimiz başta Jandarma, AFAD, itfaiye gibi birimlerimiz olmak üzere gereken müdahale yapıldı. Orada yaralılar süratle hastanelere sevk edildi. Maalesef şu ana kadar üç tane çalışanımız hayatını kaybetti. İki tane yaralımız ki bir tanesi hava ambulansıyla olmak üzere buradan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldı. Bunlardan bir tanesinin durumu ağır, diğeri de tıbben sıkıntılı olmakla birlikte biri biraz daha ağır bir vaka. Bunları da hastanede yakından takip ediyoruz. Tabii üç tane çalışanımızın, kardeşimizin vefatından büyük bir üzüntü duyduğumuzu ifade etmeliyim. Allah rahmet eylesin hepsine. Yakınlarına baş sağlığı diliyoruz. Yaralılarımıza inşallah yüce Allah’tan şifa diliyoruz. Biz de başsavcımızla birlikte bölgedeydik. Oraya da gittik. Yerinde inceledik ve başsavcılığımız aracılığıyla zaten gereken adli soruşturmayı kapsamlı bir şekilde başlattı. Şu anda iki tane savcımız doğrudan bu olayla ilgili çalışmalarını sürdürüyorlar. Elbette bütün boyutlarıyla ele alınacak ve sorumluların tespitiyle birlikte gerekli cezai müeyyideler de uygulanacak. İdare boyutuyla da biz valilik olarak ilgileniyoruz’’ diye konuştu.
Karacadağ pirincinde ilaç kalıntısı olmadığı analizlerle doğruladı
11 Kasım 2025 Salı - 16:16 Karacadağ pirincinde ilaç kalıntısı olmadığı analizlerle doğruladı Basmati pirincinde tespit edilen kalıntılar sonrasında, tüketiciler sağlıklı ve güvenilir alternatiflere yöneldi. Diyarbakır’ın Karacadağ bölgesinde doğal yöntemlerle ve ilaçsız yetiştirilen coğrafi işaretli Karacadağ pirinci, yüksek protein, kendine özgü aroması ve yapışmama özelliğiyle öne çıkarak yerli ve temiz gıda arayışının yeni adresi oldu. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan Diyarbakır’ın eşsiz iklimi ile Karacadağ’ın volkanik topraklarının ürünü olan Karacadağ pirinci, Lyra Heritage markasının öncülüğünde küresel bir lezzet ve sağlık ikonu olmaya hazırlanıyor. Marka, gerçekleştirdiği kapsamlı bilimsel analizlerle, ata tohumu olan bu özel pirincin sadece lezzetiyle değil, aynı zamanda düşük glisemik indeksi, yüksek besleyiciliği ve sporcu dostu yapısıyla da fark oluşturduğunu kanıtladı. Lyra Heritage’ın bu stratejik hamlesi, hem Diyarbakır ekonomisine hem de coğrafi işaretli ürünlerin dünya pazarına açılmasına önemli katkı sağlamayı hedefliyor. Marka, pirincin doğal ve katkısız yapısını laboratuvar verileriyle destekleyerek, özellikle şeker hastaları ve sağlıklı beslenmeyi yaşam tarzı haline getiren tüketiciler için güvenilir bir alternatif olduğunu ortaya koydu. Sporcu ve diyabet dostu pirinç Yapılan analizler, Karacadağ pirincinin rafine pirinç çeşitlerine göre belirgin ölçüde daha düşük glisemik indekse sahip olduğunu gösteriyor. Bu özellik, kan şekerini daha yavaş yükselterek uzun süreli tokluk ve enerji sağlıyor. Düşük glisemik indeks, kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olarak diyabet hastaları için uygun bir tüketim imkanı sunuyor. Doğal lif, mineral ve B grubu vitaminler açısından zengin yapısıyla besleyici bir alternatif oluşturuyor. Volkanik topraklarda geleneksel yöntemlerle, kimyasal gübre ve ilaç kullanılmadan yetiştirilmesi, doğallığını korumasını sağlıyor. Lyra Heritage Yönetim Kurulu Başkanı İclal Beşenk, Karacadağ pirincinin sağlık ve lezzetin mükemmel harmanı olduğunu söyledi. Beşenk, "Karacadağ pirinci, bizim için sadece bir gıda maddesi değil, yüzyıllık bir mirastır. Ancak bu mirasın dünya sofralarında hak ettiği yeri alabilmesi için, geleneksel bilgisini modern bilimin verileriyle desteklememiz gerekiyordu. Amacımız, Karacadağ pirincinin düşük glisemik indeksli olduğunu bilimsel analizlerle kanıtlamak ve bu sayede diyabet hastaları dahil herkesin güvenle tüketebileceği, sporcular için ideal bir yavaş salınımlı enerji kaynağı olduğunu göstermekti. Analiz sonuçlarımız, bu ata tohumunun ne kadar değerli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Lyra Heritage olarak, Karacadağ pirincini küresel bir marka yaparken, aynı zamanda Diyarbakır’ın tarım potansiyelini de dünyaya tanıtmayı hedefliyoruz. İhracat kapılarını açarak bölge çiftçisinin emeğini değerlendirecek, üretim kapasitesini artıracağız. Bu proje, coğrafi işaretli ürünlerimizin uluslararası pazarda güçlü bir şekilde temsil edilmesini sağlayacak ve Diyarbakır’ı sadece tarihi ve kültürel zenginlikleriyle değil, aynı zamanda sağlıklı ve eşsiz gıda ürünleriyle de anılan bir şehir haline getirecektir. Biz, topraktan gelen bu doğal zenginliği, global bir sağlık trendine dönüştürmeye kararlıyız" dedi.