Yerel Haberler
Diyarbakır
26 Mayıs 2026 Salı - 14:12 Arefe gününde mezarlıklarda yoğunluk yaşandı Kurban Bayramı arefesinde vatandaşlar yakınlarının kabirlerini ziyaret etmek için mezarlıklara akın etti. Duaların edildiği, mezarların temizlenip çiçeklerle süslendiği mezarlıklarda yoğunluk oluştu. Kurban Bayramı arefesinde mezarlıklar ziyaretçilerle dolup taştı. Sabahın erken saatlerinden itibaren yakınlarının kabirlerini ziyaret eden vatandaşlar, mezarlıklarda dua edip Kur’an-ı Kerim okudu. Bazı vatandaşlar mezarları temizleyip çiçek bırakırken, bazıları da bayram öncesi yakınlarını anmanın hüznünü yaşadı. Mezarlıklarda oluşan yoğunluk nedeniyle girişlerde zaman zaman araç trafiği de meydana geldi. Vatandaşlar, her bayram öncesi olduğu gibi bu arefe gününde de vefat eden yakınlarını unutmadıklarını belirterek dua etmek için mezarlıklara geldiklerini söyledi. Mezarlık ziyaretine gelen vatandaşlardan Salih Çiftçi, kayınının rahmet ettiğini eşiyle birlikte mezarına geldiklerini söyledi. Çiftçi, "Erken geldik kalabalığa kalmayalım diye. Öğleden sonrada çınara gideceğiz ablamın ilk bayramıdır onun mezarına ziyaretine gideceğiz" dedi. Bir diğer vatandaş Hüseyin Akbudak ise çok üzücü bir durum olduğunu ifade etti. Akbudak, "Öğle ve akşama doğru çok kalabalık oluyor. Trafikte felç oluyor. O yüzden biz erken geldik. Kardeşim ve yeğenimin mezarına geldik. Depremde kaybetmiştik onları" ifadelerini kullandı.
26 Mayıs 2026 Salı - 14:01 Kasaplardan Kurban Bayramı öncesi ’acemilik’ uyarısı Kurban Bayramı yaklaşırken kasaplar, her yıl yaşanan yaralanmalara karşı kesicileri uyardı. Acemi kasapların en çok dikkatsizlik nedeniyle kendilerini kestiğini belirten ustalar, bıçakların keskin olması, hayvana eziyet edilmemesi ve hayvanın ayaklarının sıkıca tutulmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Kurban Bayramı öncesi hazırlıklar sürerken, Diyarbakır Yenişehir ilçesindeki hayvan pazarındaki kasaplar önemli uyarılarda bulundu. Her bayram çok sayıda kişinin kurban kesimi sırasında dikkatsizlik nedeniyle yaralandığını belirten kasap ustaları, özellikle acemi kasapların daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Kasaplar, kurban kesiminde kullanılacak bıçakların mutlaka keskin olması gerektiğini belirterek, kör bıçakların hem hayvana eziyet verdiğini hem de kazalara davetiye çıkardığını söyledi. Hayvanın kontrol altında tutulmasının önemine dikkat çeken ustalar, ayakların sağlam şekilde bağlanması ve kesim sırasında birkaç kişinin destek vermesi gerektiğini ifade etti. Kasaplar ayrıca, kurban kesiminin ehil kişiler tarafından yapılmasının hem dini kurallara hem de güvenlik açısından önemli olduğunu belirterek vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu. Kasap İslam Kaya, hayvanı yere yatırdıktan sonra tekbir çekilmesi gerektiğini ve hayvanın acı çekmemesi için tek seferde sivri bir bıçak ile hayvana eziyet edilmeden kesilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Meslektaşlarımdan ricam hayvana eziyet etmesinler. Bıçakları her zaman sivri olsun. Ayrıca hayvanı kesim alanına getirirken sürükleyerek getirmesinler, incitmesinler. Kesimden sonra etine dikkat etmesi lazım. Eğer siyah et ise hastalıklı hayvandır. Kurban sahibini uyarması lazım. Kesim yaparken hayvanın ayaklarına dikkat etmeleri lazım çok hareket etmemesi lazım. Kendileri de ellerine ve ayaklarına dikkat etmesi lazım. Kurbanı keserken sürekli odak noktası hayvan olması lazım. Hastaneler bol bol dikiş atıyor bugünlerde. Acemilerin kesim yapmaması lazım" dedi. Bir diğer usta İsmail Ersoy ise hayvanları dinin gerektirdiği usule göre kesmeye çalıştıklarını söyledi. Ersoy, "Bu hayvanlara eziyet etmek günahtır. Tedbirlerimizi alıyoruz ve hayvanımızı kesiyoruz. Parçalayıp, doğrayıp poşetlere koyuyoruz. Meslektaşlarıma önerim helal bir şekilde kessinler. Hayır yapan kadar biz de bu sevaba ortak oluyoruz eğer güzel kesersek. Bir diğer önerim ise bıçaktan mümkün mertebe ellerini ve ayaklarını uzak tutsunlar" ifadelerini kullandı.
Eksun gıda yılın ilk 3 ayında FAVÖK tutarını yüzde 26,8 artırdı
12 Mayıs 2026 Salı - 14:27 Eksun gıda yılın ilk 3 ayında FAVÖK tutarını yüzde 26,8 artırdı Yılın ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıklayan Eksun Gıda, TMS 29 enflasyon muhasebesi uygulanmış verilere göre ilk 3 ayda 3 milyar lira hasılat elde ederken, karlılık göstergelerinde yukarı yönlü ivmesini sürdürerek performansını daha ileri bir seviyeye taşıdı. KAP’a yapılan bildirime göre 2026 yılının ilk üç ayında 139 milyon lira FAVÖK karı elde eden şirket, operasyonel verimliliğiyle dikkat çekti. Sofraların vazgeçilmezi Sinangil ve Sinangil Gluten YOK markalarıyla gıda ve un sektörünün öncü isimleri arasında yer alan Eksun Gıda, operasyonel verimlilik, ürün çeşitliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarının finansal sonuçlara olumlu yansıdığını duyurdu. Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) bildirilen TMS 29 enflasyon muhasebesi standartları uygulanmış 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarına göre, Eksun Gıdanın karlılık rasyoları hem brüt hem de operasyonel seviyede kayda değer bir iyileşme kaydetti. Şirketin brüt karı, önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,2 artış göstererek 417 milyon liraya ulaştı. Söz konusu dönemde etkin maliyet yönetimi sayesinde brüt kar marjı ise yüzde 11,3’ten yüzde 14,1 seviyesine yükseldi. Önceki yılın aynı döneminde 109,6 milyon lira olan Eksun Gıdanın FAVÖK tutarı operasyonel tarafta sergilenen güçlü performans neticesinde yüzde 26,8 artarak 2026 yılının ilk 3 ayında 139 milyon lira oldu. FAVÖK marjı ise yüzde 3,1’den yüzde 4,7’ye yükseldi. Finansal borçluluk yapısında da iyileşme gözlemlenen Eksun Gıdanın 2025 yılı sonunda 1,68 seviyesinde olan borç/özkaynak rasyosu, 2026 yılı ilk çeyrek sonu itibarıyla 1,43 seviyesine gerileyerek şirketin finansal risk yönetimindeki iyileşmeyi ortaya koydu. Enflasyon muhasebesi uygulanmamış verilere göre ise 2026 yılı ilk çeyrekte şirketin brüt karı yüzde 34,5’lik artışla 420,8 milyon liradan 565,9 milyon liraya, FAVÖK tutarı yüzde 45 artışla 177,5 milyon liradan 257,4 milyon liraya ve net karı ise yaklaşık üç kat artarak 35 milyon liradan 101,8 milyon liraya yükseldi. "2026 hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerliyoruz" Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan, ilk çeyrek performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede, "2026 hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerliyoruz. Karlılık göstergelerimizde kaydettiğimiz bu artış, maliyet yönetimindeki disiplinli yaklaşımımızın, operasyonel verimlilik odaklı çalışmalarımızın ve doğru stratejik kararlarımızın somut bir sonucu oldu. TMS 29 enflasyon muhasebesi ilkelerine uygun olarak hazırlanan verilere göre ilk çeyrekte marjlarımızı iyileştirerek finansal yapımızı kuvvetlendirdik" dedi. Başarının temelinde saha ve veri gücü var Şirket performansının arkasında güçlü organizasyon yapısı, sahadaki etkinlik ve veriyle beslenen yönetim yaklaşımının belirleyici rol oynadığını vurgulayan Hasan Abdullah Özkan, değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü: "Karar alma süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı sistemlerle tanımlamıyor; sahadan anlık veri akışıyla beslenen, uçtan uca veri sürekliliği sağlayan dijital altyapımız ve yapay zeka destekli analitik kabiliyetlerimizle çok katmanlı bir yönetim modeli benimsiyoruz. Sahadaki aktif varlığımız sayesinde, işimizin en kritik bileşenlerinden biri olan hammadde tedariğini doğru zamanda, doğru şartlarda ve doğru kaliteyle yönetmeye odaklanıyoruz. Bu alandaki disiplinli yaklaşımımızı sürdürerek, operasyonel gücümüzün temelini oluşturan doğru alım refleksimizi kararlılıkla sürdürüyoruz." "Küresel tedarik eğilimlerini takip ediyoruz" "Tedarik zincirimizi uçtan uca bütüncül bir perspektifle ele alıyoruz" diyen Özkan, "Böylelikle yalnızca operasyonel süreçleri yönetmekle kalmıyor; değişen piyasa dinamiklerini, küresel tedarik eğilimlerini ve risk unsurlarını eş zamanlı analiz ederek stratejik kararlarımızı bu çerçevede şekillendiriyoruz. Uluslararası ve yerel kaynaklardan doğru, güvenilir ve karşılaştırılabilir veri setlerine erişim sağlayarak bu verileri içgörü odaklı analizler ve sektörel karşılaştırmalarla derinleştiriyor, karar alma süreçlerimize güçlü ve sürdürülebilir bir öngörü kabiliyeti kazandırıyoruz. Bu yaklaşımı istikrarlı biçimde sürdürmemiz, karar alma hızımızı ve doğruluğunu artırırken kurum içi uyum, iş birliği kültürümüz ve deneyimli yönetim perspektifimizle birleşerek sürdürülebilir operasyonel başarıyı destekliyor" ifadelerini kullandı. "20’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz" Küresel ölçekte çeşitlenen tedarik imkanlarını yakından takip ettiklerini kaydeden Özkan, "Hammadde yapımızı esnek ve dirençli bir şekilde yönetiyor, değişken piyasa dinamiklerine rağmen üretim kalitemizi istikrarlı biçimde sürdürüyoruz. Tüm bu yapının temelinde ise yüksek yetkinliğe sahip, sorumluluk bilinci güçlü ve belirsizlikleri etkin şekilde yönetebilen insan kaynağımız yer alıyor. Ekip arkadaşlarımızı ortak hedefler doğrultusunda değer üreten ve geleceğimizi birlikte şekillendiren stratejik paydaşlar olarak konumlandırıyoruz. Sürekli gelişimi odağına alan kurum kültürümüzle, uzun vadeli ve kalıcı başarıyı güçlendirmeye devam ediyoruz. Türk gıda sektörünün güvenilir temsilcilerinden biri olarak, sahadaki çevik ve organize satış ekiplerimizle yüksek kalitedeki ürünlerimizi nihai tüketiciden profesyonel mutfaklara kadar uzanan geniş bir kullanım alanına taşıyor; ürünlerimizi Türkiye’nin 81 ilinde tüketicilerle buluşturuyoruz. Türkiye operasyonlarımızın yanı sıra, Avrupa’dan Amerika’ya, Orta Asya’dan Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada 20’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz" dedi. Türkiye’nin yeni ekmeği projesinde AR-GE kabiliyeti ve yetkin insan gücüyle yer aldı Eksun Gıda, Ar-Ge odaklı ürün geliştirme çalışmalarıyla büyümesini desteklerken; yeni un çeşitleri ve buğday paçallarına yönelik projeleriyle özellikle tam buğday unu odağında öne çıkıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan ve Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenen "Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası" kapsamında pilot il olarak belirlenen Konya’da yürütülen çalışmalara AR-GE gücüyle katkı sağlayan şirket, bu süreçte üretim denemeleri, reçete optimizasyonu, kalite analizleri ve standardizasyon testlerini içeren kapsamlı bir geliştirme sürecinde yer aldı. Elde edilen çıktılar doğrultusunda geliştirilen tam buğday ekmeğinin, pilot uygulamaların ardından kademeli olarak yaygınlaştırılması hedefleniyor. Üretim yeşil enerjiyle sağlanacak Eksun Gıda, yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında planladığı rüzgar enerjisi santrali projelerini hayata geçirmek üzere çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda şirket, İzmir’de teşvik belgelerini aldığı toplam 18,9 MW’lık kapasiteye sahip rüzgar enerjisi santrallerinin (RES) yapımına başladı. Santrallerin tamamlanmasıyla birlikte Eksun Gıdanın tüm üretim süreçlerinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen yüzde 100 temiz enerji kullanılacak. Eksun Gıda Türkiye’nin en değerli markaları arasında Uluslararası lider marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından yayımlanan 2025 yılı "Türkiye’nin En Değerli Markaları" listesinde Eksun Gıda da yer aldı. Bu başarı Eksun Gıdanın markalaşma, operasyonel yetkinlik ve sürdürülebilir büyüme alanlarındaki performansını uluslararası alanda tescillerken, Türk gıda sektörünün küresel rekabette artan gücünü yansıtması adına da önemli bir adım olarak dikkat çekti.
Diyarbakır’da yapı sektörü ihracat odaklı yurt dışına açılıyor
12 Mayıs 2026 Salı - 13:19 Diyarbakır’da yapı sektörü ihracat odaklı yurt dışına açılıyor Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), kentte yapı ve inşaat malzemeleri sektörünü daha rekabetçi hale getirmek ve dış pazarlara açmak amacıyla önemli bir adım attı. DTSO öncülüğünde "Yapı ve İnşaat Malzemeleri Küme Girişimi" oluşturuldu. Ticaret Bakanlığı’ndan Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (URGE) desteği alınarak yürütülecek girişimle, sektörde faaliyet gösteren firmaların ortak hareket ederek güç birliği oluşturması ve yurt dışına açılmaları hedefleniyor. Yeni oluşturulan küme yapısı ile Diyarbakır’daki firmaların yalnızca yerel pazarda değil, ulusal ve uluslararası ölçekte daha etkin bir konuma gelmesi amaçlanıyor. Girişim kapsamında firmalara ihtiyaç analizi, eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunulacak ve tanıtım faaliyetleri ile yurt dışı pazarlama ve alım heyeti organizasyonlarıyla firmaların dış ticaret kapasitesinin artırılması sağlanacak. Böylece hem kurumsal gelişim desteklenecek hem de firmaların küresel değer zincirlerine entegrasyonu için zemin hazırlanacak. ‘’Küme girişimi sektörel gelişme açısından Diyarbakır için bir ilk’’ Konuyla ilgili açıklama yapan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, girişimin sektörde yeni bir anlayışın kapısını aralayacağını söyledi. Ulusal pazarda daha güçlü bir etki oluşturmak ve uluslararası piyasalara açılmak için birlikte hareket etmenin bir zorunluluk haline geldiğini ifade eden Kaya, küme yaklaşımının firmalara önemli bir çarpan etkisi sağlayacağını dile getirdi. Kaya, firmaların birbirleriyle rekabet etmek yerine ortak bir güç oluşturma perspektifiyle hareket edeceğini belirterek, bu ilk URGE girişimine katılımın büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Halihazırda Ticaret Bakanlığından proje onayı alınmış olup Diyarbakır Yapı ve İnşaat Malzemeleri Küme Girişiminde yer almak isteyen firmaların katılımı kurumsal gelişimleri ve uluslararası piyasalarda yer almaları bakımından önem arz ettiğini dile getiren Kaya, istekli firmaların DTSO İhracat Destek Ofisi’ne başvuru yapmaları gerektiğini kaydetti.
Dicle’de çiftçiler kırsal kalkınma yatırımlarının desteklemeleri hakkında bilgilendirildi
12 Mayıs 2026 Salı - 10:28 Dicle’de çiftçiler kırsal kalkınma yatırımlarının desteklemeleri hakkında bilgilendirildi Diyarbakır’ın Dicle İlçesinde 2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında, sağlanacak olan desteklemeler hakkında çiftçi ve üreticiler bilgilendirildi. Dicle İlçe Tarım ve Orman Müdürü Deniz Yıldırım, çiftçilerin her zaman yanında oldukları belirterek, program hakkında detaylı bilgi aktardı. Özellikle kadın ve genç çiftçilere yönelik önemli desteklerin sağlandığı program hakkında konuşan Yıldırım, "2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında yeni dönem başvuruları başladı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen program, tarıma dayalı yatırımları ve kırsal altyapıyı yüzde 50 ile yüzde 70 arasında hibe ile destekliyor. Başvurular 29 Nisan 2026 tarihinde başlamış olup, 12 Haziran 2026 saat 23.59’a kadar devam edecek. Proje bütçelerinin yüzde 50 ile yüzde 70’i hibe olarak verilecek. Hibeye esas proje tutarı alt limiti 100 bin lira olarak belirlendi. Proje tutar üst limitleri ise 30 milyon liraya kadar çıkabilmektedir. Başvurular dijital ortamda alınmaktadır. Bitkisel ürün işleme, hayvansal ürün işleme süt işleme, modern sera, tarımsal üretim yapıları, yenilenebilir enerji, sulama sistemlerini kapsıyor. 2026 desteklenen yatırım alanları dahilinde, ürünlerin işlenmesi, kurutulması, dondurulması, paketlenmesi ve depolanması, et işleme, yem üretimi tesisleri, tam otomasyonlu seralar ve sera teknolojileri, çelik silo, soğuk hava deposu, ahır, ağıl, güneş, rüzgar ve biyogaz enerji üretim tesisleri, modern damlama ve yağmurlama sulama sistemleri, arı yetiştiriciliği, ipek böceği yetiştiriciliği, su ürünleri yetiştiriciliği konularında çiftçilere destekleme verilecek. 2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı’na çiftçiler ve üreticiler, tüzel kişiler, kooperatifler ve birlikler başvurabilir. ‘Uzman Eller’ Projesi kapsamında ise genç çiftçilere 250 bin liraya kadar hibe sağlanacak" dedi.
Şanlıurfa’nın sevilen sesleri DicleFest’te sahne alacak
12 Mayıs 2026 Salı - 09:43 Şanlıurfa’nın sevilen sesleri DicleFest’te sahne alacak Dicle Elektrik, Şanlıurfa’da düzenleyeceği DicleFest kapsamında üç gün boyunca sevilen sanatçıları müzikseverlerle buluşturacak. Festival programında 14 Mayıs Perşembe Münevver Özdemir, 15 Mayıs Cuma Mahmut Tuncer ve 16 Mayıs Cumartesi Zekeriya Ünlü konserleri yer alacak. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik, kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji hedefiyle yürüttüğü çalışmaların yanı sıra, sosyal ve kültürel projeleriyle de bölge halkıyla buluşmaya devam ediyor. Bu kapsamda Şanlıurfa’da 14-17 Mayıs’ta düzenlenecek enerji ve teknoloji festivali DicleFest kapsamında, teknoloji alanlarından konserlere, tiyatro gösterilerinden bilim projelerine uzanan zengin programıyla kente festival coşkusu taşıyacak. Üç gün boyunca sevilen sanatçılar sahnede olacak DicleFest Şanlıurfa programı kapsamında konser heyecanı 14 Mayıs Perşembe günü Münevver Özdemir konseriyle başlayacak. Saat 20.30’da sahne alacak olan sanatçı, festivalin ilk gününde katılımcılara müzik dolu bir akşam yaşatacak. Festivalin ikinci gününde ise Şanlıurfa’nın sevilen isimlerinden Mahmut Tuncer ise 15 Mayıs Cuma günü saat 20.30’da sevenleriyle buluşacak. DicleFest’in konser programı, 16 Mayıs Cumartesi günü saat 20.30’da başlayacak Zekeriya Ünlü konseriyle devam edecek. "Dicle’nin Rüyası" tiyatro gösterisi de sahnelenecek Dicle Elektrik’in bölge halkıyla bir araya gelerek toplumsal faydayı güçlendirmeyi hedeflediği DicleFest, konserlerin yanı sıra gün boyu sürecek ziyaret ve etkinliklerle de dikkat çekecek. Bu kapsamda festival programında tiyatro etkinliği de yer alacak. "Dicle’nin Rüyası" adlı tiyatro gösterisi, 14 Mayıs Perşembe ve 15 Mayıs Cuma günleri saat 19.30’da izleyicilerle buluşacak. DicleFest’in kültür-sanat yönünü güçlendiren ve sürdürülebilir enerji uygulamalarını minik izleyicilere enerjik bir dil ile anlatan gösteri, festival alanındaki etkinliklere farklı bir renk katacak.
Diyarbakır’da 16 yıllık hukuk mücadelesi
12 Mayıs 2026 Salı - 09:40 Diyarbakır’da 16 yıllık hukuk mücadelesi DİYARBAKIR (İHA) – Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde 2010 yılında meydana gelen ve 1 kişinin öldüğü 2 kişinin de yaralandığı olaya toplam 54 hapis cezası alan Hakan Kaçar’ın mahkumiyeti, Yargıtay’da bozulmasının arından yerel mahkeme hakkında beraat kararı verdi. Tekrar Yargıtay’a giden karar geri döndü. Yerel mahkeme kararında direnince konu Yargıtay Ceza Genel Kuruluna taşındı. Kaçar, olayla ilgisinin olmadığını iddia ederek 16 yıllık beklemenin son bulmasını istedi. Ergani ilçesinde 2010 yılında dönemin Fatih Mahallesi muhtarı Hakan Kaçar’ın babasının dayısı Ali Haydar Özdil (54), bıçaklanarak öldürüldü. Kaçar, ölenin yakınının beyanı üzerine gözaltına alınarak tutuklandı. Kaçar, ne kendisi ne de onun üzerine ifade verenlerin olay yerinde olmamasına rağmen çelişkili beyanlar üzerine yargılanıp tutuklandığını öne sürdü. Bu süre zarfında yargılandığı Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde öldürme ve öldürmeye teşebbüs olaylarından 54 yıl ceza aldı. Daha sonra karar Yargıtay 1. Ceza Dairesince iyi hal indirimi yapılmadığı gerekçesiyle bozulup yerel mahkemeye geri gönderildi. Yerel mahkeme bu sefer Kaçar’ın beraatına karar verdi. Tekrar Yargıtay 1. Ceza Dairesine giden karar, yeniden bozularak yerel mahkemeye gönderildi. Yerel Mahkeme de kararında diretince konu bu sefer Yargıtay Ceza Genel Kuruluna sevk edildi. ’’Dosya tam okunsa suçsuz olduğum suçsuz olduğum ortadadır’’ Konuya ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Hakan Kaçar (47), ’’2010’da Ergani’de Fatih Mahalle muhtarıyken bir kişi öldürüldü, iki kişi yaralandı. Ondan dolayı ben ve babamı tutukladılar. Bu süreç iki sen sürdü. İki sene sürerken babam tahliye oldu. Bana toplamda 54 yıl ceza vererek tahliye ettiler. Karara bir hakim şerh koydu. Dosya, Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. 2014’te duruşmalı mahkemem vardı. İfademi almadan çıkardılar. İndirim haliyle dosyayı 62’nci maddeden bozarak geri gönderdiler. Dosya gelince tekrar tutuklamam çıktı. 2016’da cezaevindeyken FETÖ darbe girişimi oldu. Mahkeme heyeti değişmişti. Mahkeme heyeti değişince bana ceza veren hakimler de FETÖ’den içeri alınmıştı. Heyet değişince dosyam yeniden incelendi ve bana beraat kararı verdiler. Dosya, tekrarda Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi beraatımı bozdu. Ben indirim vermiştim, sen niye beraat vermişsin diye. Halbuki dosya tam okunsa suçsuz olduğum ortadadır. Çelişkili iki ifade üzerimde var. Dosya geri gelince tekrardan yakalamam çıktı. 3 sene 6 ay firari hayatım oldu. Mahkemeye bir gün kala yakalandım. Bir gece cezaevinde kaldıktan sonra sabah mahkemeye çıktım. Mahkeme, tekrardan kendi kararına direndi. Dosya, tekrardan Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. Daire beraatımı kabul etmeyince iki sefer hakkı olunca ve tekrardan geri yollayamayınca dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna yolladı. 1 sene 4-5 ay buradadır. İsmimi telaffuz eden bayan daha önce kardeşiyle bir münakaşamız olmuştu. Büyükler araya girip bizi barıştırdılar. Olay yerinde ben nasıl yoksam o bayanda yoktur. O, daha evvelki husumetten dolayı ismimi verdi. Olay esnasında ne ben ne o bayan var. 2011’de dosyamızın gizliliği kalkarken Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkeme Başkanı benim ve babamın olay gününün 24 saatlik HTS kayıtlarını istedi. Daha sonra başkan tayin olunca sonradan gelen ve FETÖ’den yakalanan hakim HTS kayıtlarımızı istemedi. Bizden 3 ay sonra gelen adamın HTS kayıtlarını istedi evvelki başkanın da istemesine rağmen bir türlü gelmedi. Olay yeri keşif de istemedi. FETÖ’den tutuklanan hakim 54 yıl ceza vererek 2 yıl tutukluluğu göz önünde bulundurup beni tahliye etti. 54 yıl ceza alıp 2 yıl yatarla tahliye olan mahkumla daha karşılaşmadım. Olay olduğunda polis beni aldı. Silah sesi gelince bu bayan diyor muhtarın elinde silah vardı. El swaplarımızı aldılar bir şey çıkmadı. Bayanın anlattığına göre sözde silahla öldürülmüş. Halbuki ölen, bıçakla öldürülmüş. Bıçakta da bir izim yok’’ dedi.
Özel hastane, sistemde görünen rapora ‘vermedim’ dedi, hayatı kabusa dönüştü
12 Mayıs 2026 Salı - 09:36 Özel hastane, sistemde görünen rapora ‘vermedim’ dedi, hayatı kabusa dönüştü Diyarbakır’da denetimli serbestlik uygulanan bir kişi, hastalığı nedeni ile denetime gidemeyeceği için Özel Batı Hastanesinden 2 defa heyet raporu aldı. Raporlar e-nabız, e-devlet ve Sağlık Bakanlığı sisteminde görünmesine rağmen hastanenin ’’Raporları biz vermedik’’ demesiyle şahsın hem denetimi kaldırıldı hem de hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan soruşturma başlatıldı. Diyarbakır’da yaşayan İsmail Korkar isimli vatandaş, 2025’in ekim ve kasım aylarında Özel Batı Hastanesinde heyet raporu aldı. Aldığı heyet raporları e-nabız, e-devlet ve Sağlık Bakanlığının sisteminde görünen Korkar, birkaç ay sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden gelen yazı ile neye uğradığını şaşırdı. Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün mazeretsiz denetime gelmemesi nedeni ile dosyasının kapatıldığını öğrenen Korkar, avukatı aracılığıyla İnfaz Hakimliğine başvuruda bulundu. İnfaz Hakimliği de Özel Batı Hastanesine yazı yazarak raporu istedi. Özel Batı Hastanesi, e-nabız, e-devlet ve Sağlık Bakanlığının sisteminde görünmesine rağmen raporu kendilerinin vermediğini belirtince Korkar’ın denetimli serbestlikten yararlandırılmasının kaldırılması istendi. Korkar hakkında ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunuldu. İsmail Korkar, mart ayında denetiminin biteceğini beklerken infazının yandığını üstüne hakkında soruşturma açıldığını öğrenince yıkıldı. Korkar, şimdi tüm resmi kaynaklarda görünen raporunun işlenip hakkındaki kararların kaldırılmasını bekliyor. ’’Devletin sisteminde görünen raporuma sahte diyorlar’’ Karaciğer yağlanması, guatr gibi kronik rahatsızlıklarının olduğunu belirten Korkar, ’’Ben de bu dönemde influenza olmuştum. Bununla birlikte başladı rapor alma olayı. Gidemiyordum denetime, hatta denetimdekiler bile bana raporunu sen getirme, ağabeyin, arkadaşın getirsin demişlerdi halimi gördükten sonra. Sonrasında Özel Diyarbakır Batı Hastanesinden iki tane heyet raporu aldım KBB bölümünden. Aradan birkaç ay geçtikten sonra infaz hakimliğinden bir karar çıktı. ‘Batı Hastanesinden alınan raporlar şahıs tarafından PDF üzerinden kendisi düzenlemiş, bize teslim etmiş’ diye bir karar çıkardılar. Sonra da hakkımda resmi belgede sahtecilikten suç duyurusunda bulundular. Raporum sahte değil, e-nabız uygulamasında görünüyor, e-devlette görünüyor, Sağlık Bakanlığı sistemlerinde görünüyor, SGK’da görünüyor. Devletin sisteminde görünen raporuma, sahte diyorlar’’ dedi. Hastanenin gönderdiği kağıtta TC numarası yanlış girilmiş Konunun ardından ertesi gün hastaneye gittiğini aktaran Korkar, konuşmasına şöyle devam etti: ’’Başhekime dedim ki zaten gönderdiğiniz kağıtta da bir hata var, mahkemeye gönderdikleri kağıtta TC kimlik numaramı da yanlış girmişler. Hatalı girdiklerini belirttim onlar da ‘Yok biz hata yapmadık, zaten hakkımızda bir soruşturma var, müfettiş atanmış Sağlık Bakanlığından’ dedi. Sonra da dedi ki ‘Doktorlarımız korkuya kapılıp, denetimden aramışlar İsmail’in nesi var diye, bunlar da demek ki haklarında bilmediğimiz bir soruşturma var, korkudan o soruşturma olduğunu sanmışlar, İsmail’i tanımıyoruz demişler, doktorlar da panikle kendi sistemlerinden silmişler’ dedi başhekim bana.’’ İnfazı yandı, cezaevi yolu göründü Hem infazının yandığını cezaevine iadesine karar verildiğini hem de hakkında da suç duyurusunda bulunulduğunu anlatan Korkar, ‘’Bir buçuk yaşında bir çocuğum var, rahatsız. Zaten bu denetimi bitirip rahatlamak istiyorduk. 8 Martta bitmiş olması gereken denetimim biz bu ayın başında denetimimizin bitmediğini tekrardan cezaevine gönderileceğimi öğrendim’’ diye konuştu. ’’Hastane bizde kayıt yok diyor’’ Müvekkili İsmail Korkar’a, Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından denetimli serbestlik uygulandığını ifade eden Av. Aycan Ceylan, ’’Bununla ilgili bir dosya kapama kararı çıktı. Hastane raporlarını Denetimli Serbestlik Şubesi kabul etmedi. Daha sonra biz İnfaz Hakimliğine müracaatta bulunduk. Raporlarımızın olduğunu ve müvekkilimin geçerli bir mazereti bulunduğuna dair, itirazımızın kabul edilmesi için karar verilmesini istedik. İnfaz Hakimliği başta bu talebimizi kabul etti. Ve geçerli bir mazeret var dedi. 2 ay sonra birden ek karar çıkartarak ben sehven hata yapmışım, Batı Hastanesine yazı yazmam gerekiyormuş ve o raporları oradan sorgulatmam gerekiyormuş diye Batı Hastanesine bir müzekkere yazdı. Batı Hastanesi ise müvekkilimizin e-nabız, e-devlet, e-rapor sistemi ve Sağlık Bakanlığının veri tabanında kayıtlı olan raporlarına ilişkin olarak bizde böyle bir kayıt yoktur dedi’’ şeklinde konuştu. Gülistan Doku olayından örnek verdi Şu anda infazın durdurulmasına ilişkin itirazda bulunduklarını burgulayan Av. Ceylan, şöyle devam etti: ’’Çünkü müvekkilim ile ilgili remzi belgede sahtecilik suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunuldu. Biz raporları doğrulama sisteminden doğrulayabiliyoruz ancak Diyarbakır Özel Batı Hastanesi kesinlikle bu raporlar bizim tarafımızdan verilmedi, herhangi bir kayıt da bulunmamaktadır diyor. Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından uygulanan denetim tedbirini yerine getirmesi gerekiyor, eğitim alması gerekiyordu bununla ilgili de sürekli bir başvuruda bulunması gerekiyordu ancak müvekkilimin kronik rahatsızlıkları olduğu için bir tedavi süreci gördü. O tedaviye ilişkin de yasal metni çok açık bir şekilde geçerli bir mazeret sunduğun takdirde biz bunu kabul ederiz diyor. Biz de mazeretleri Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne sunmamıza rağmen denetimli serbestlik dosyayı kapama yaptığı için komisyon kararı ile haliyle İnfaz Hakimliğine itiraz yoluyla ancak mazeretin geçerli olduğunu kabul ettirebildik. 2025’in ekim ve kasım aylarına ilişkin farklı tarihlere dair raporlar bunlar. Bir inkardan bahsetmiyoruz, tekerrüre düşmüş sürekli bir inkardan bahsediyoruz. Diyarbakır Özel Batı hastanesi kesinlikle bu raporları biz vermedik, bizde herhangi bir kaydı bulunmamaktadır demesine rağmen Sağlık Bakanlığının veri tabanında e-nabızda, e-devlet verilerinde tamamında ve doğrulanabilir belge olarak bu raporlar kayıt altında. Yakın zamanda da vahim bir olay yaşadık kişisel verilerin sızdırılması yahut yok edilmesine ilişkin Gülistan Doku olayı da buna bir örnektir. Haliyle müvekkilimin verileri hastane tarafından eğer silindiyse, doktorlar tarafından eğer silindiyse ve hastanenin iddia ettiği gibi herhangi bir teftiş süreci varsa bununla ilgili detaylı bir inceleme de yapılması gerekmektedir.’’ Öte yandan, Özel Batı Hastanesi, konunun hastaneleri ile ilgili olmadığını doktorların sorumluluğunda olan bir konu olduğunu savundu.
Diyarbakır’da lohusa anneler için bilgilendirme toplantısı düzenlendi
12 Mayıs 2026 Salı - 09:33 Diyarbakır’da lohusa anneler için bilgilendirme toplantısı düzenlendi Memorial Diyarbakır Hastanesi tarafından düzenlenen lohusa toplantısında kadın sağlığı, doğum sonrası süreç, emzirme ve anne psikolojisi konularında annelere uzman hekimler tarafından bilgi verildi. Memorial Diyarbakır Hastanesinde kadınlara yönelik lohusa bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Düzenlenen etkinlikte doğum sonrası annelerin yaşadığı fiziksel ve psikolojik değişimler ele alınırken, uzman doktorlar ve sağlık personeli tarafından katılımcılara önemli bilgi aktarıldı. Toplantıda özellikle emzirmenin önemi, anne sütüyle beslenme, lohusalık döneminde dikkat edilmesi gerekenler, uyku düzeni ve annelerin psikolojik destek süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Katılımcı anneler merak ettikleri soruları uzmanlara yöneltme fırsatı buldu. Etkinlikte annelere sunum yapan Uzm. psikolog Elif Gültekin, Memorial Dicle Hastanesinde lohusa annelerle buluştuklarını söyledi. Gültekin, "Daha önce hamilelik sürecini geçirdiğimiz annelerle lohusalık döneminde neler yaşadığımızı, eş desteğinin ve aile desteğinin önemini konuştuk. Süreç içerisinde yardım istemenin aslında bize bir yük olmadığını, tamamen yükü hafifleten bir destek olduğunu konuştuk. Süreç içerisinde depresyon yaşayıp yaşamadığımız ya da farklı konularda psikolojik olarak depresyon yaşayıp yaşamadığımızı görüştük. Beraber değerlendirdik ve süreçlerimizi tamamlamış olduk" dedi. Annelerden Zemzem Meriç, fikir ve ortamın çok güzel olduğunu dile getirdi. Meriç, "Bizden önceki nesilden farklı olarak kendi hayatını kurmaya çalışan kadınlar olduk. Maalesef hamilelikle birlikte bu durum biraz kısıtlandı. O yüzden böyle şeylerin herkesin başına geldiğini duymak bize çok iyi geliyor. Bu süreçleri yaşayan kadınlar varsa kesinlikle tavsiye ederim" diye konuştu. Bir diğer anne Duygu Doğan ise çok güzel bir etkinlik gerçekleştirdiklerini aktardı. Doğan, "Bir lohusa toplantısı yaptık ve gerçekten çok keyifli, çok verimli geçti. Eminim ki buradaki bütün anneler, buradan çıktıktan sonra evlerine daha aydınlanmış, daha rahat ve bebeklerine çok daha fazla şefkatle yaklaşabilecekleri bir zihinle döneceklerdir diye düşünüyorum. Çok keyifliydi. Bu güzel toplantı için doktorumuza çok teşekkür ediyorum. İnşallah devamı da gelecek" şeklinde konuştu.