Yerel Haberler
Diyarbakır
Arslanoğlu’nun ‘Satırları Arasında Huzuru Bulacaksın’ kitabı çıktı 15 Mart 2026 Pazar - 12:06:09 Mart 2024’te çıkan ’Hayırlı Havadis’ isimli kitabı yurt içinde ve yurt dışında on binlerce okuyucuya ulaşan yazar Abdülkadir Aslanoğlu’nun, ’Satırları Arasında Huzuru Bulacaksın’ isimli son kitabı Ramazan ayında raflardaki yerini aldı. Aslanoğlu’nun, Münteha Yayınlarından çıkan son kitabı, Hazreti Peygamberin, O’nun güzide ashabının ve İslam büyüklerinin hayatları, öğütleri ve hatıralarından oluşan yüz elliyi aşkın pasajdan oluşuyor. Aslanoğlu, ’’Bize göre, bugün İslam dünyasında yaşanan sıkıntıların en büyük nedeni, Müslüman bireyin, kendisine geçmişten intikal eden medeniyet bilinci ve çizgisinden sapmış olmasıdır. Müslüman bireyin medeniyet bilincine sahip olması, bir defa, en başta Kur’an-ı Kerim’e, Hz. Peygamberin sahih hadislerine ve daha sonra da, hayatlarını İslam’a adamış büyük insanların yani İslam bilginlerinin hayatları, hatıraları ve öğütlerine sımsıkı sarılmasını gerekli ve kaçınılmaz kılar. Bu hayat menbaı pınardan hakkıyla beslenen birey, sahip olması gereken şuura ulaşmış ve Allah’ın istediği kul olma şerefine erişmiş olur. Biz, bu mütevazı çalışmamızda, genelde çağın zorlukları altında ezilen Müslümanına ama özelde genç Müslümana yol gösterecek, onu hakikate götürecek yüz elliyi aşkın pasaja yer verdik. Unutulmamalıdır ki çoğu zaman, bunalım ve buhranlar içinde bocalayan bir insan, hakikati anlatan ibretlik bir kıssa veya hikayeyle irkilir, kendine gelir, içinde doğan güneşin sıcaklığı ve ışıltısıyla içine düştüğü o buhrandan selametle çıkar, huzura erişir. İşte Satırları Arasında Huzuru Bulacaksın isimli bu çalışmamız, tamda bu amaçla vücut bulmuş bir eser olarak yazıldı. Hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim’’ dedi.
15 Mart 2026 Pazar - 11:02 Başkan Gündüz: ’’Türkiye’nin güçlenmesi bölgemizin barışı, istikrarı ve adaleti için büyük bir umuttur’’ Terör gazisi, 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın son dönemde yaptığı değerlendirmelerin, içinde bulundukları coğrafyanın gerçeklerini ve Türkiye’nin tarihi sorumluluğunu açık bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi. Başkan Gündüz, son dönemlerde bölgede yaşanan olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bugün bölgede özellikle Orta Doğu ve Körfez bölgesi başta olmak üzere ciddi bir askeri hareketlilik ve gerilimin yaşandığını belirten Başkan Gündüz, ’’Yakın tarih incelendiğinde yıllar önce Irak’a yönelik müdahalelerin ‘nükleer silah’ iddialarıyla meşrulaştırılmaya çalışıldığı ancak daha sonra bu iddiaların hiçbir somut karşılığının olmadığı açıkça görülmüştür. Bugün benzer gerekçelerle İran’a yönelik tehdit ve saldırı söylemlerinin gündeme gelmesi, uluslararası sistemdeki çifte standardı ve hukukun nasıl göz ardı edilebildiğini bir kez daha göstermektedir. Bülent Turan’ın konuşmasında vurguladığı gibi ‘Ben kızdım bombalarım’ anlayışı ne uluslararası hukukun ne de insanlık vicdanının kabul edebileceği bir yaklaşımdır. Bu tür müdahaleci ve güç merkezli politikalar yalnızca bölgesel istikrarsızlığı derinleştirmekte, masum sivillerin hayatını tehdit etmekte ve dünya barışını daha da kırılgan hâle getirmektedir. Ancak Turan’ın konuşmasındaki en önemli ve dikkat çekici nokta, yalnızca dış gelişmelere tepki göstermekle yetinmeyip İslam dünyasının kendi iç muhasebesini yapması gerektiği yönündeki çağrısıdır. Bugün nüfusu, doğal kaynakları, coğrafi büyüklüğü ve ekonomik potansiyeli son derece yüksek olan İslam dünyasının, ortak hareket etme konusunda yeterli birlik ve dayanışmayı sağlayamaması önemli bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Özellikle Filistin ve Gazze’de yaşanan trajediler, sadece son birkaç yılın değil, 1948’den bu yana devam eden ve on yıllardır çözülemeyen büyük bir tarihi sorunun sonucudur. Buna rağmen bu kadar büyük bir coğrafyanın ve güçlü potansiyelin bu sorunu kalıcı şekilde çözememiş olması, Bülent Turan’ın ifade ettiği gibi ciddi bir muhasebe yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu noktada sanayi, teknoloji, ekonomik istikrar ve siyasi dayanışma alanlarında güçlü bir iş birliği kurulması hayati önem taşımaktadır. Çünkü güçlü olmayan toplumlar, kendileri üzerinde söz sahibi olamazlar. Güç, yalnızca askeri kapasiteyle değil, aynı zamanda ekonomik üretim, bilimsel gelişme, teknoloji, eğitim ve kurumsal dayanışmayla ortaya çıkar. Bülent Turan’ın Türkiye’ye dair yaptığı değerlendirme de son derece anlamlıdır. Türkiye sıradan bir ülke değildir. Tarihi, medeniyet birikimi, coğrafi konumu ve insan kaynağıyla son derece özel bir ülkedir. Türkiye ayağa kalktığında yalnızca kendisi değil, aynı zamanda bulunduğu geniş coğrafya da güç kazanacaktır. Bugün Türkiye’nin sahip olduğu potansiyel, sadece ekonomik büyüme hedefleriyle değil, aynı zamanda tarihi ve medeniyet sorumluluğuyla değerlendirilmelidir. Çünkü bu toprakların taşıdığı tarih ve medeniyet mirası, Türkiye’ye yalnızca bir ülke olmanın ötesinde bölgesel bir sorumluluk da yüklemektedir. Bu nedenle Türkiye’nin sivil toplumuyla, siyasetiyle, akademisiyle, sendikalarıyla ve toplumun tüm kesimleriyle birlikte daha güçlü bir gelecek inşa etmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye’nin güçlenmesi yalnızca bir ekonomik başarı değil, aynı zamanda bölgemizin barışı, istikrarı ve adaleti için de büyük bir umut anlamına gelmektedir. Bu vesileyle İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın ortaya koyduğu bu gerçekçi, samimi ve sorumluluk bilinci taşıyan değerlendirmeleri son derece kıymetli bulduğumuzu ifade ediyor, Türkiye’nin birlik, dayanışma ve ortak hedefler doğrultusunda daha güçlü yarınlara yürüyüşünde bu tür çağrıların büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Türkiye’nin tarihi birikimi, güçlü iradesi ve milletimizin azmiyle daha büyük hedeflere ulaşacağına olan inancımız tamdır’’ dedi.
Uzmandan yaz ayları için beslenme uyarısı: "Su tüketimini artırın, hafif öğünleri tercih edin"
26 Temmuz 2025 Cumartesi - 12:03 Uzmandan yaz ayları için beslenme uyarısı: "Su tüketimini artırın, hafif öğünleri tercih edin" Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte sıcaklıklar artarken, beslenme alışkanlıklarının da mevsime uygun şekilde düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğünde görev yapan Uzman Diyetisyen Sidar Bezeng, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Bezeng, özellikle Diyarbakır gibi sıcak bölgelerde yaşayanların su tüketimini artırmaları gerektiğini belirterek, "Günlük su tüketimimizi, mevcut miktara ek olarak en az bir litre artırmalıyız. Bu, yaz aylarında dikkat edilmesi gereken en önemli unsurların başında geliyor" dedi. Tatlı tercihleri konusunda da uyarılarda bulunan Bezeng, yaz mevsiminde ağır, yağlı, şerbetli tatlılar yerine; sütle yapılmış, meyve ile tatlandırılmış hafif tatlıların tercih edilmesinin daha sağlıklı olacağını ifade etti. Bezeng ayrıca, gün içindeki öğünlerde ağır, yağlı, tuzlu ve şekerli yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Yemek menülerimizde salata, meyve gibi hafif besinlere yer vermeliyiz. Bu şekilde hem sağlığımızı koruruz hem de sıcak havalarda günü çok daha rahat geçiririz" ifadelerini kullandı. Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Ustada satış danışmanı olan Mehmet Emin Turan ise en çok tercih edilen tatlının soğuk baklava olduğunu ifade etti. Turan, "Havalar çok sıcak olduğu için soğuk baklavada hem sütlü hem de soğuk olduğu için en çok satılan ürünümüz" dedi.
Çocuklar arasındaki kavgaya silahla müdahale eden şahsa "adli kontrol kararı"
26 Temmuz 2025 Cumartesi - 11:52 Çocuklar arasındaki kavgaya silahla müdahale eden şahsa "adli kontrol kararı" Diyarbakır’ın merkez Kayapınar ilçesinde çocuklar arasında çıkan kavgaya silahla müdahale eden şahsa "adli kontrol" kararı verildi. Mağdur ailenin avukatı Demet Demirci’nin yaptığı itiraz, savcılık tarafından reddedildi. 13 Temmuz’da ilçenin Mezopotamya Mahallesi 612. Sokak’ta akşam saatlerinde bir sitede çocuklar arasında henüz bilinmeyen bir nedenle kavga çıkmış, evinin balkonundan çocuğunun da karıştığı kavgayı gören baba M.R.T., tabancayla sitenin bahçesine inmişti. Kavgaya karışan çocuklar ile ailelerinin bulunduğu bölgeye yönelen M.R.T., alanda bulunan kişilerle tartışmış, tabancasını çıkarınca çevredekilerin müdahalesiyle bölgeden uzaklaştırılmaya çalışılan M.R.T., bu sırada bir el ateş etmişti. O anlar sitenin güvenlik kamerasına yansımıştı. Can kaybı ve yaralanmanın yaşanmadığı olayın ardından ihbar üzerine siteye polis ekipleri sevk edilmişti. Gözaltına alınan M.R.T., emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilmişti. Şahıs, "adli kontrol" kararıyla serbest bırakılmıştı. Mağdur ailenin avukatı Demet Demirci’nin karara itirazı, savcılık tarafından reddedildi. Avukat Demirci, 12 yaş grubunda iki çocuğun kavgaya karışması sonrasında olaya dahil olan şüpheli babanın, evinde bulundurduğu ruhsatsız silahı ile mermiyi namluya sürerek patlamaya hazır bir halde çocukların kavga ettiği alana doğru koşarak silahıyla bizzat müvekkiline doğru ateş ettiğini söyledi. Şüpheli hakkında sadece 6136 sayılı kanuna muhalefet suçu yönünden tahkikat yürütüldüğü, tahkikat evraklarına göre görevli kolluk personelinin basit bir silahlı kavga konusu üzerine olay yerine gittiği anlaşıldığını belirten Demirci, bu doğrultuda savcılığa dosyanın verildiği, savcılığın da sulh ceza hakimliğine adli kontrol hükümleri uygulanarak dosyayı sevk ettiği Diyarbakır 3. Sulh Ceza Hakimliğinin de şüpheliyi adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bıraktığı bir karar ellerinde olduğunu ifade etti. "Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmanın sadece 6136 sayılı kanuna muhalefet suçları yönünden değil, şüpheli şahsın çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan da ifadesinin alınması gerektiği, soruşturmanın kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden yürütülmesini, şüpheli şahsın birden fazla kişiye karşı öldürmeye teşebbüsten dolayı hakkında tutuklama kararı verilmesi gerektiği kanaatindeyiz" diyen Demirci, "Bu kararın verilmemesi müvekkillerimizin can güvenliğini ortadan kaldırmayacaktır. Söz konusu karara yapmış olduğumuz tüm itirazlara rağmen ne yazık ki, hala tutuklanmamış olup verilen bu karar hukuka, hakkaniyete aykırı olup kamu vicdanını sızlamaktadır" dedi. Demirci, konuşmasını şöyle tamamladı: "Şüpheli şahsın bulunduğu daireden çıktığı andan, eylemi gerçekleştirdiği ana kadar ki amacı müvekkillerimizi öldürmek olduğu aşikar olup şüpheli şahsın kızının araya girmesi nedeniyle bu durum gerçekleşmemiştir. Bu durum bütünüyle kamera kayıtlarında mevcut. Fail dışarıdan gelen bir engel sebepten dolayı fiilini gerçekleştirememiş veya filine son verememişse bu durum kasten öldürmeye teşebbüs suçu için bir kriter olarak kabul edilir. Somut olayımızda da şüpheli eylemi bizzat kendisi sonlandırmamış, kızının araya girmesi nedeniyle eylemi sonlandırmış, ardından da müvekkillerimize zarar vermek kastıyla müvekkillerimizin kaçmış olduğu yöne doğru ateş etmeye devam etmiştir. Bu şahsın sadece adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılması müvekkillerimizin hayatını da riske atmaktadır."
Diyarbakır’da Rahmet-İ Rahman Camii dualarla açıldı
25 Temmuz 2025 Cuma - 16:29 Diyarbakır’da Rahmet-İ Rahman Camii dualarla açıldı Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde hayırseverlerin katkılarıyla inşa edilen Rahmet-i Rahman Camii ve Kur’an Kursu, düzenlenen törenle ibadete açıldı. Merhum Hacı Şeyhmus Bektaş’ın aziz hatırasına ithafen, hayırsever Bektaş ve Özbek ailelerinin katkılarıyla yapımı tamamlanan caminin açılış programına; Vali Murat Zorluoğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Sait Yaz, Diyanet Akademisi Başkanı Doç. Dr. Enver Osman Kaan, İl Müftüsü Celal Büyük, Dini Yüksek İhtisas Merkezi Müdürü Dr. Bahadır Opus ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Vali Murat Zorluoğlu, camilerin sadece bir ibadet mekanı değil, aynı zamanda İslam medeniyetinin ve toplumsal birlikteliğin temsili olduğunu dile getirdi. Camilerin tarih boyunca üstlendikleri manevi, kültürel ve toplumsal rolü vurgulayan Zorluoğlu, "Bu mübarek günde, bu güzel vesileyle bizleri bir araya getiren yüce Mevlamıza hamdu senalar olsun. Camiler yeryüzünde Kabe’nin birer şubesidir. Bu yönleriyle İslam toplumlarının kimliğini, İslam medeniyetlerinin de sembolünü teşkil ederler. 1400 yıldır yeryüzünde camilerimiz; sevginin, adaletin, merhametin, ilmin, birlik ve beraberliğin merkezi olmuşlardır. Ve inşallah kıyamete kadar da bu misyonlarını sürdüreceklerdir" ifadelerini kullandı. Vali Zorluoğlu, caminin inşasında emeği geçen herkese teşekkür ederek, "Bu muazzam mabet elbette bugün burada ete kemiğe büründü; ancak arkasında çok büyük bir gayret, sabır ve fedakarlık var. Özellikle Bektaş ve Özbek aileleri başta olmak üzere, katkı sunan tüm hayırseverlerimize, işçilerimize, mimarlarımıza ve bu hizmetin tüm sahiplerine hem şahsım hem de devletimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Bu caminin Diyarbakır’ımıza ve aziz milletimize hayırlı olmasını temenni ediyor; Allah’ın rahmeti, bereketi ve mağfiretinin hepimizin üzerine olmasını diliyorum" diye konuştu. Hayırseverler adına konuşan Tuncay Bektaş ise caminin yalnızca fiziksel bir yapı değil, bir anlam ve idealin vücut bulmuş hali olduğunu vurguladı. Bektaş,"Rahmetli babamızın hatırasını yaşatan bu cami, gençlerimiz için bir ilim ve irfan yuvası olacaktır" dedi. Rahmet-i Rahman Camii ve Kur’an Kursu, yaklaşık 2000 kişi kapasiteli ibadet alanıyla birlikte; 60 öğrenci kapasiteli yatılı Kur’an Kursu, 10 derslik, 10 yatakhane, hanımefendilere özel ferah ibadet bölümü, 150 kişilik aşevi, 1200 metrekarelik çatı terası, sohbet kamelyaları, engelli dostu asansör ve WC’ler ile cami giderlerine katkı sağlamak amacıyla planlanmış ticari alanlarla hem ibadet hem hizmet hem de eğitim merkezi olarak inşa edildi. Mimarisinde doğal ahşap işlemelerin yer aldığı, kubbesinde Mülk ve İhlas surelerinden ayetlerin işlendiği Rahmet-i Rahman Camii ve Kur’an Kursu, sadece bir yapı değil; dua, ilim ve dayanışmanın vücut bulmuş hâli olarak Diyarbakır’a kazandırıldı. Program, İl Müftüsü Celal Büyük’ün duası ve kurdele kesimi ile sona erdi.