Yerel Haberler
Diyarbakır
Çocuklar sokakta sporla buluştu 07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:03:38 Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin "Koş, Oyna, Paylaş: Sokakta Spor" etkinlikleri kapsamında Oğlaklı Mahallesi’nde bir araya gelen yüzlerce çocuk ve genç, spor, oyun ve müzikle dolu bir gün geçirdi. Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, havaların ısınmasıyla birlikte sporu salon ve tesislerden sokaklara taşıyor. "Her Yerde Spor" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte yüzlerce çocuk ve genç, farklı spor branşlarında hareket dolu bir gün geçirme şansı yakalıyor. Daha önce Yenişehir ilçesindeki Ben u Sen semtinde başlayan organizasyonun bu seferki durağı Bağlar ilçesi Oğlaklı Mahallesi oldu. Çocukların neşesi mahalleye yayıldı Özellikle spor alanlarına erişimi sınırlı olan mahallelerde düzenlenen etkinliklerle çocukların sosyal yaşama daha aktif katılması hedefleniyor. Gün boyunca oyun oynayan, spor yapan ve birlikte vakit geçiren çocuklar, mahallede renkli ve hareketli görüntüler oluşturdu. Etkinlik, yalnızca fiziksel aktiviteyi değil; paylaşmayı, birlikte hareket etmeyi ve dayanışmayı da güçlendiren bir buluşmaya dönüştü. Şenliğe katılan 6-14 yaş arası çocuklar ile 15-25 yaş arası gençler, futbol, basketbol, voleybol, masa tenisi ve badminton gibi branşlarda spor yapma imkanı buldu. Kurulan portatif oyun ve spor alanlarında çocukların enerjisi gün boyu devam etti. Etkinlik kapsamında ayrıca şişme tırmanma duvarı, trambolin, akıl ve zekâ oyunları atölyeleri ile ritim ve müzik etkinlikleri de yoğun ilgi gördü. Yüzlerce çocuk ve gencin farklı spor branşlarını tanıma fırsatı bulduğu etkinlikte, katılımcılar gün boyunca hem spor yaptı hem de keyifli vakit geçirdi. Çocuklar, gençler ve aileler, mahalleye neşe ve heyecan getiren organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, çocukların ve gençlerin sporla daha fazla buluşabilmesi amacıyla "Sokakta Spor" etkinliklerini belirlenen program kapsamında kentin farklı mahallelerinde sürdürmeye devam edecek.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:54 Hani Devlet Hastanesi hizmete açıldı Diyarbakır’ın Hani ilçesinde yapımı tamamlanan Devlet Hastanesi hizmete açıldı. Modern mimarisi, güçlü teknik altyapısı ve geniş hizmet kapasitesiyle dikkat çeken hastane, bölge halkına daha erişilebilir ve nitelikli sağlık hizmeti sunacak. Toplam 10 bin 750 metrekare kapalı alana sahip hastane, 35 yatak kapasitesiyle hizmet vermeye başladı. İhtiyaç halinde kapasitesi 64 yatağa kadar artırılabilecek şekilde planlanan hastane, polikliniklerden ameliyathanelere, yoğun bakım ünitelerinden hemodiyaliz hizmetlerine kadar birçok alanda kapsamlı sağlık hizmeti sunuyor. Hastanede 12 poliklinik odası, 3 ünitli ağız ve diş sağlığı polikliniği, gebe okulu ve ebe polikliniği, 2 ameliyathane, yoğun bakım üniteleri, 8 yataklı hemodiyaliz ünitesi ile evde sağlık hizmetleri birimi yer alıyor. Anne ve bebek dostu yaklaşımıyla öne çıkan hastanede ayrıca, anne adaylarının doğum süreçlerini daha konforlu geçirebilmesi amacıyla modern TDL (Travay, Doğum, Lohusa) odaları da hizmete sunuldu. Acil servis bölümü ise erkek, kadın ve çocuk müşahade alanları, travma ve müdahale odaları, canlandırma ünitesi ile kapsamlı bir yapıda planlandı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, sağlık yatırımlarının vatandaşların sağlık hizmetine erişimini güçlendirdiğini belirterek, "Hani Devlet Hastanemiz, yalnızca bir sağlık tesisi değil; vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha hızlı, güvenli ve modern şartlarda ulaşabilmesi adına önemli bir yatırımdır. Modern altyapısı, donanımlı birimleri ve güçlü sağlık kadrosuyla İlçemize uzun yıllar hizmet verecek önemli bir sağlık kompleksini vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş bulunuyoruz. Sağlık Bakanlığımızın destekleriyle İlimizin sağlık altyapısını güçlendirmeye ve vatandaşlarımıza daha kaliteli sağlık hizmeti sunmaya devam edeceğiz’’ dedi. Hani Devlet Hastanesinin, ilçe merkeziyle birlikte çevre mahalleler ve kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlara da 7 gün 24 saat kesintisiz sağlık hizmeti sunacağı belirtildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:36 İş adamı Bozkuş: ’’Türkiye güçlü liderlikle bölgede huzur ve güvenin teminatı oldu’’ Diyarbakırlı iş adamı Mehmet Bozkuş, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayi, diplomasi ve iç güvenlik alanında ortaya koyduğu başarıları değerlendirerek, elde edilen kazanımların güçlü liderlik, siyasi istikrar ve millet-devlet dayanışmasının sonucu olduğunu söyledi. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın tarih boyunca stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Bozkuş, bugün Orta Doğu başta olmak üzere çevre ülkelerde yaşanan savaşların, çatışmaların ve insani krizlerin göz önüne alındığında Türkiye’nin sergilediği güçlü duruşun daha net anlaşıldığını ifade etti. Bozkuş, "Bugün etrafımıza baktığımızda adeta ateş çemberiyle çevrili bir coğrafyada yaşıyoruz. Sınırlarımızın hemen ötesinde insanlar evlerini, yurtlarını terk etmek zorunda kalıyor, şehirler bombalanıyor, milyonlarca insan büyük mağduriyetler yaşıyor. Böylesine hassas bir dönemde Türkiye’nin dimdik ayakta kalabilmesi, vatandaşlarının huzur ve güven içinde yaşamlarını sürdürebilmesi asla tesadüf değildir. Bunun arkasında 23 yıllık siyasi istikrar, güçlü devlet aklı ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliği vardır" dedi. ’’Savunma sanayisinde tarihi bir dönüşüm gerçekleşti’’ Savunma sanayisinde son yıllarda gerçekleştirilen yatırımların Türkiye’yi dünya çapında söz sahibi ülkeler arasına taşıdığını belirten iş adamı Bozkuş, geçmişte dışa bağımlı olan Türkiye’nin bugün kendi teknolojisini üreten, ihraç eden ve caydırıcı gücünü her geçen gün artıran bir ülke konumuna geldiğini söyledi. Bozkuş açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ’’Bir dönem savunma ihtiyaçlarını büyük ölçüde dışarıdan karşılamak zorunda kalan Türkiye, bugün kendi İHA’sını, SİHA’sını, savaş gemisini, hava savunma sistemini ve stratejik savunma teknolojilerini üretebilen güçlü bir ülke haline gelmiştir. Bu tarihi dönüşüm kolay olmamıştır. Büyük bir vizyon, sabır, kararlılık ve milli duruş gerektirmiştir. Geldiğimiz noktada dünya artık Türkiye’nin kolay lokma olmadığını, bileğinin bükülemeyeceğini açık bir şekilde görmektedir." Türkiye’nin askeri caydırıcılığının yalnızca savunma alanında değil diplomatik alanda da elini güçlendirdiğini vurgulayan Bozkuş, güçlü devletlerin masada da güçlü konuştuğunu belirtti. Bozkuş, "Bugün Türkiye uluslararası platformlarda sözünü dinleten, masada ağırlığı olan bir ülke haline gelmiştir. Bunun temelinde sahada elde edilen güç vardır. Eğer savunma sanayiniz güçlü değilse diplomatik anlamda da etkili olmanız mümkün değildir. Türkiye artık hem sahada hem masada güçlüdür’’ diye konuştu. ’’Saha Expo 2026’da sergilenen teknolojiler gurur kaynağı oldu’’ Saha Expo 2026 Savunma Sanayi Fuarında sergilenen yerli ve milli teknolojilerin Türkiye’nin geldiği noktayı net bir şekilde ortaya koyduğunu dile getiren iş adamı Bozkuş, fuarda tanıtılan sistemlerin tüm dünyada dikkatle takip edildiğini söyledi. Bozkuş, "Saha Expo 2026’da sergilenen savunma sistemleri gerçekten hepimizin göğsünü kabartmıştır. Özellikle yeni nesil teknolojiler, Türkiye’nin savunma sanayisinde artık farklı bir lige çıktığını açıkça göstermektedir. Özellikle kıtalar arası yeni füzemiz 6 bin kilometre menzili olan Yıldırım Han bizi Dünya savunma sanayide yeni bir lige çıkarmış ve gurur kaynağımız olmuştur. Her biri uzun yılların emeği, birikimi ve kararlılığının ürünüdür’’ şeklinde konuştu. Tanıtımı yapılan yüksek menzilli savunma sistemlerinin Türkiye’nin stratejik gücüne büyük katkı sağlayacağını anlatan Bozkuş, bunun ülkeye yönelik kötü niyetli planları olan çevrelerde ciddi bir caydırıcılık oluşturduğunu belirtti. Bozkuş, ‘’Türkiye’ye karşı hesap yapan herkes artık iki kez düşünmek zorundadır. Çünkü karşılarında eski Türkiye yok. Kendi teknolojisini geliştiren, kendi güvenliğini kendisi sağlayan güçlü bir Türkiye var’’ ifadelerini kullandı. ’’Birlik ve beraberlik en büyük gücümüzdür" Türkiye’nin dışarıdaki başarısının içerideki birlik ve beraberlikle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Bozkuş, Cumhur İttifakı çatısı altında sürdürülen güçlü birlikteliğin ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Bozkuş, "Dışarıya karşı güçlü olmanın yolu içeride sağlam durmaktan geçer. Bugün Cumhur İttifakı ile ortaya konulan kararlı duruş, ülkemizin geleceği adına son derece kıymetlidir. Özellikle terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılan adımlar milletimizin huzuru açısından tarihi önemdedir’’ dedi. Toplumun her kesiminin ülkenin geleceği için ortak paydada buluşmasının önemine dikkat çeken Bozkuş, güçlü Türkiye idealinin birlik içerisinde daha da büyüyeceğini söyledi. "Güçlü hükümet, güçlü liderlik, huzurlu Türkiye" Bozkuş, Türkiye’nin bugün geldiği noktanın tesadüfi olmadığını belirterek şöyle dedi: "Türkiye bugün dışarıya karşı caydırıcı, içeride ise vatandaşına güven veren güçlü bir devlettir. İnsanlarımız evlerinde huzur içerisinde yaşayabiliyorsa, geleceğe umutla bakabiliyorsa bunun arkasında güçlü hükümet anlayışı, kararlı liderlik ve millet-devlet dayanışması vardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon, Türkiye’yi bölgesel güçten küresel etkisi olan bir ülke konumuna taşımıştır. Bundan sonra da aynı kararlılıkla yolumuza devam ederek çok daha büyük başarılara ulaşacağımıza inanıyorum."
Diyarbakır Müzesi’nde 91 yıl sonra koç ve koyundan yapılmış mezar taşları ziyarete açıldı
31 Ağustos 2025 Pazar - 10:21 Diyarbakır Müzesi’nde 91 yıl sonra koç ve koyundan yapılmış mezar taşları ziyarete açıldı Diyarbakır Müzesi, 1934 yılında kurulan ve Türkiye’nin en köklü müzelerinden biri olarak biliniyor. Kurulduğu dönemde çevre illerden de birçok tarihi eser toplanarak müzeye kazandırıldı. Bunlar arasında en dikkat çekenlerden biri ise bazalt ve kireç taşından yapılmış koç ve koyun mezar taşları. Müze kayıtlarına göre eserlerden biri Karacadağ’dan, diğerleri ise Muş bölgesinden getirildi. Karacadağ taşlarının tamamen bazalttan oluştuğu, Muş taşlarının ise dokusuyla farklılık gösterdiği belirtiliyor. Mezar taşları en yoğun şekilde Akkoyunlu ve Karakoyunlu dönemlerinde görülse de benzer örneklere Orta Asya’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada rastlanıyor. Anadolu’da ise özellikle Iğdır, Kars, Tunceli, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygın. Bu mezar taşlarının dikkat çeken bir özelliği ise toplumsal simgeler taşıması. Erkekler genellikle koç figürüyle, kadınlar koyun figürüyle, bebekler içinse küçük boyutlu koç veya koyun figürleriyle anılmış. Ayrıca taşların üzerindeki süslemeler, kişinin mesleği ve toplumdaki konumuna dair ipuçları veriyor. Kılıç figürleri savaşçılığı, makas motifleri ise zanaatkarlığı temsil ediyor. Diyarbakır Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, Diyarbakır Müzesi’nin Türkiye’nin en köklü müzelerinden olduğunu dile getirdi. Gizligöl, "1934 yılında kurulmuş ve bölgedeki ilk müzelerden olduğu için çevre illerden de pek çok eser buraya getirilmiştir. Bu eserler arasında gördüğünüz bazalt ve kireç taşından yapılmış koç ve koyun mezar taşları da yer alıyor. Bu mezar taşları 1934-1935 yıllarında müzeye kazandırılmıştır. Bir tanesi Karacadağ bölgesinden, diğerleri ise Muş’tan getirilmiştir. Bunu taşların özelliklerinden anlayabiliyoruz. Karacadağ taşı tamamen bazalt iken, Muş taşının dokusu Diyarbakır’dakinden farklıdır. Nitekim envanter kayıtlarında da bu eserlerin Muş’tan getirildiği yazmaktadır" dedi. Kılıç ve makas gibi motifler de yer alıyor Bu tip mezar taşlarını en çok Akkoyunlu ve Karakoyunlu döneminde görüldüğünü aktaran Gizligöl, şu ifadeleri kullandı: "Yalnızca bu dönemle sınırlı değildir Orta Asya’dan başlayıp Balkanlar’a kadar pek çok bölgede benzer örneklere rastlanır. Anadolu’da ise özellikle Doğu Anadolu, Güneydoğu’nun Toros alt kesimleri, Iğdır, Kars ve Tunceli’de yoğun şekilde görülmektedir. Diyarbakır’da da örnekleri bulunuyor. Biz de müzemizde hem Muş’tan gelen hem de Diyarbakır’da bulunan mezar taşlarını birlikte sergiliyoruz. Mezar taşlarında dikkat çeken bir gelenek vardır: Erkekler genellikle koç şeklinde, kadınlar ise koyun şeklinde tasvir edilmiştir. Eğer bebek için yapılmışsa, küçük boyutlu koç veya koyun figürleri tercih edilmiştir. Kullanılan taş, bölgesine göre değişmektedir. Diyarbakır’da tamamen bazalt taş kullanılırken, Muş’ta bazaltın yanı sıra kireç taşı ve kalker örnekleri de görülmektedir. Bu eserler, yalnızca mezar taşı değil, aynı zamanda toplumsal hayatın da bir yansımasıdır. Üzerlerindeki süslemelerden, kişinin toplumdaki statüsü veya mesleği hakkında bilgi edinebiliyoruz. Kılıç motifleri savaşçı kimliğe, makas figürleri ise zanaatkarlığa işaret edebiliyor. Bazı koç figürlerinde keskin hatlar, bazılarında daha sade bir işçilik göze çarpar. Tüm bu farklılıklar, kişinin toplum içindeki konumuna göre şekillenmiştir. 91 yıl aradan sonra bu eserleri ilk kez ziyarete açtık. Vatandaşlarımızı, bu eşsiz tarihi mirası görmek üzere Diyarbakır Müzesi’ne davet ediyoruz."