Yerel Haberler
Diyarbakır
Anneler Günü’nde kan davasına son verdiler 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:19:10 Diyarbakır’da kavga sonucu yaralıların olmasıyla başlayan kan davası, iş adamı ve kanaat önderi Mustafa Çubuk’un tarafları bir araya getirmesiyle Anneler Günü’nde barışla sonuçlandı. Diyarbakır’ın Karacadağ bölgesinde, yaklaşık 5 ay önce Polat ve Korkut aileleri arasında farklı nedenlerden dolayı yaşanan kavgada yaralananlar oldu. Olayın kan davasına dönüşmemesi için iş adamı ve kanaat önderi Mustafa Çubuk başta olmak üzere kanaat önderleriyle ailelerin büyükleriyle görüşmeler gerçekleştirerek barış sağlanması talep edildi. Taraflar, olumlu görüş belirterek olayın barışla sonuçlanmasını kabul etti. Bir düğün salonunda bir araya gelen taraflar, Kur’an-ı Kerim’in altından geçerek barıştı. Burada konuşan Çubuk, Karacadağ bölgesinin aşiretler bölgesi olduğunu, Doğu ve Güneydoğu’da aşiretler arasındaki en ufak kavganın ölüm ve büyük olaylarla sonuçlandığını söyledi. Dedesinin ve babasının kanaat önderliği yaparak barışı sağladığını belirten Çubuk, "Biz de elimizden geldiği kadar olayların büyümemesi için barışı sağladık. Polat ve Korkut ailesi arasında kargaşa çıktı, bundan dolayı yaralılar oldu. Biz de araya girerek bu barışı sağladık. Allah, herkesten razı olsun. Gelen herkese çok teşekkür ediyorum. Barışla sonuçlandı. Bölgemizde artık kavga, olay istemiyoruz. Bölgemizde huzur gelsin, kan davalarının yaşanmasını istemiyoruz. Anneler Günü’nde barışı sağladık. Çok mutluyum" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:09 Yargıyı hedef alan CHP Genel Başkanı Özel’e şehit yakınları ve gazilerden sert tepki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in, Adalet Bakanı Akın Gürlek üzerinden devlet kurumlarını ve yargıyı hedef alan açıklamaları, şehit yakınları ve gazilerin sert tepkisine neden oldu. Türkiye Cumhuriyeti devletinin, sosyal medya dedikodularıyla yönetilen değil, köklü kurumları, güçlü güvenlik yapısı ve anayasal düzeniyle ayakta duran büyük bir devlet olduğunu belirten şehit yakınları ve gaziler, Özgür Özel’in açıklamalarını sorumsuzluk olarak değerlendirdi. Şehit yakınları ve gaziler adına açıklama yapan Terör Gazisi, 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yine haddini aşarak Akın Gürlek üzerinden devlet kurumlarını ve yargıyı hedef alan açıklamalarının, siyasi sorumluluk duygusundan uzak, ciddiyetsiz ve kamu vicdanını rahatsız eden bir anlayışın ürünü olduğunu söyledi. Gündüz, "Bir yargı mensubu üzerinden Cumhurbaşkanlığı makamını, devletin güvenlik kurumlarını ve istihbarat mekanizmasını zan altında bırakmaya çalışmak, muhalefet yapmak değil, devlet ciddiyetine zarar vermektir. Siyasi tükenmişlik yaşayanların, gündemde kalabilmek adına kurumları hedef alan söylemlerle algı oluşturmaya çalışması milletimizin feraseti karşısında karşılıksız kalacaktır. Görevini hukuk ve devlet disiplini içerisinde yapan her kamu görevlisinin yanında durmak, milli sorumluluğun gereğidir. Türk yargısını hedef alan, devlet kurumlarını tartışmaya açan ve toplumsal güveni sarsmaya çalışan bu anlayışı reddediyoruz. Türkiye dedikoduyla değil hukukla, manipülasyonla değil devlet aklıyla yoluna devam edecektir. Şehit ve gazi aileleri olarak her zaman yerli ve milli Bakanımız Akın Gürlek’in yanındayız" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:11 İşaret diliyle yürekten beste: "Sizi Ruhumla Duyabilirim" Diyarbakır’da 25 yıllık müzik öğretmeni Özgül Kanbal’ın işitme engelli öğrencileriyle hazırladığı özel beste, büyük beğeni topladı. Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde bulunan Surkent İşitme Engelliler Ortaokulunda görev yapan 25 yıllık müzik öğretmeni Özgül Kanbal, anlamlı bir projeye imza attı. "Sizi Ruhumla Duyabilirim" adlı besteyi öğrencileriyle birlikte hazırlayan Kanbal, şarkıyı işaret diliyle seslendirerek müziğe farklı bir boyut kazandırdı. İşitme engelli öğrencilerin aktif rol aldığı çalışma, kısa sürede büyük ilgi gördü. Duygusal anlatımı ve güçlü mesajıyla dikkat çeken proje, Yenişehir ilçesindeki diğer işitme engelliler okullarına da örnek oldu. Hazırlanan çalışma, ilçedeki tüm işitme engelliler okullarında uygulanmaya başlanırken, eğitimde fırsat eşitliği ve sanatsal ifade açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Proje, engellerin sanatla aşılabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Müzik öğretmeni Özgül Kanbal, meslek hayatı boyunca binlerce öğrencinin kalbine dokunduğunu ifade etti. Kanbal, "Bu yıl ilk kez işitme engelli bireylerle çalışma fırsatı buldum. Onların dünyasına girdikçe çok önemli bir şey fark ettim. Biz hep onların bizi duymadığını düşünüyorduk. Ama fark ettim ki asıl mesele onların bizi duymaması değil. Çünkü onlar bizi kalpleriyle, ruhlarıyla duyabiliyorlar. Asıl eksik olan biz onları duyabiliyor muyuz? Biz onları anlayabiliyor muyuz? Bu farkındalıkla ‘Sizi ruhumla duyabilirim’ adlı bir müzik eseri besteledim. Bu bir müzik eserinden, bir şarkıdan ziyade bir çağrı niteliğinde oldu. İşitme engelli bireylerin bize ruhlarıyla ve kalpleriyle duyabildiklerini, işitmenin sadece kulakla olmadığını göstermek amacıyla bir çağrıydı. Bu farkındalıkla bir proje geliştirdik. Sağ olsun Okul Müdürümüz Bülent Öztürk ve İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Hüsamettin Atlı’nın desteğiyle Yenişehir ilçesinde bir proje başlattık. Diğer okullardaki müzik öğretmenleri bir ders boyunca çocuklarda farkındalık oluşturmak amacıyla bu şarkıyı küçük işaret diliyle öğretmiş olacaklar. Yaş grupları küçük olan öğrencilerimiz de işitme engelli bireylerimiz için empati duygusu gelişmiş olacaklar ve çok kapsamlı sosyal farkındalık oluşturacağız. Bu açıdan da çok heyecanlıyım. Hedefimiz ilk başta Yenişehir ilçesinde olmasıydı pilot uygulama olarak. Sizlerin sayesinde Diyarbakır ilinde ve Türkiye genelinde yayılmasını istiyorum. Çünkü gerçekten biz onları duymuyoruz. Herkes sessizliğin sesi olmaya var mı? Projeyle devam etmek istiyorum ben. Milli Eğitimde de bir içerik olarak uygulanmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. İşitme engelli öğrencilerden Ela Kaya, şarkı söylemeyi çok sevdiğini söyledi. Kaya, "Projeyi çok sevdim. Bu şarkıyı tüm okullarda arkadaşlarımla söylemek isterdim" dedi. Bir diğer öğrenci Şever Arslan ise şarkı söylerken çok mutlu olduğunu ve çok eğlendiğini dile getirdi.
Rehber öğretmenden YKS tercih sürecinde önemli uyarı
25 Temmuz 2025 Cuma - 11:33 Rehber öğretmenden YKS tercih sürecinde önemli uyarı Diyarbakır Final Okulları Rehberlik Servisi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih döneminde öğrenci ve velilere önemli uyarılarda bulundu. Rehber öğretmen Oktay Arslan, tercih sürecinin öğrencilerin geleceğini belirleyecek en kritik aşamalardan biri olduğunu vurgulayarak, dikkatli ve bilinçli tercih yapılması gerektiğinin altını çizdi. Final Okulları, tercih sürecinde öğrencilere destek olmak amacıyla kapsamlı bir rehberlik hizmeti sunuyor. Bu hizmet, yalnızca Final Okulları öğrencilerine değil, tüm öğrencilere ücretsiz olarak sağlanıyor. Kayıtlı olsun ya da olmasın, isteyen her öğrenci Diyarbakır Final Okulları’na gelerek tercih danışmanlığı hizmetinden yararlanabiliyor. Tercih yaparken başarı sıralaması, kontenjanlar, geçmiş yıl verileri ve adayın ilgi alanlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Arslan, 19 Temmuz’da açıklanan YSK tercih sürecinin 30 Temmuz-11 Ağustos tarihleri arasında yapılacağını söyledi. Tercih sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli noktalar olduğuna dikkat çeken Arslan, "Bu süreçte öncelikle 24 tane tercih hakkımızın olduğunu bilmeniz gerekiyor. Burada en az 1, en fazla 24 tane tercih hakkımız var. Bölüm, şehir ve üniversite odaklı yapılacak bu tercih sürecinde en önemli olayın bölüm olduğunu unutmayalım. Bölümün niteliğiyle beraber şehir ve üniversiteyi birleştirirsek en doğru tercih yapmış olacağız. Bunun için de özellikle velilerimizin dikkat etmesi gereken noktalar şunlar. Barajlarımız var, bu baraj dilimi içerisine giremediği zaman tercihte bulunamıyoruz" dedi. "Tıp’ta 50 bin barajımız var, diş hekimliğinde 80 bin barajımız var, eczacılıkta 100 bin barajımız var, mimarlıkta 250 bin barajımız var, öğretmenlik ve mühendislikte 300 bin barajımız var. Yine geçen yıl 125 bin olan bu yıl 100 bine düşürülen hukuk barajımız var" diyen Arslan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Öğrencilerimiz sayısal ve eşit ağırlık türlerinde ilgili barajları yakalamadığı sürece herhangi bir tercih hakkında bulunamıyorlar. Tercih aralığında bulunurken sıralamamızın yüzde 50 altını, yüzde 100 üstüne alınır. Diyelim ki 50 bin sıralama yaptık, burada bizler 30-35 binlerden başlayıp 80 bin bandına kadar gidip orada da bir tercih listesi oluşturabiliriz." Arslan, uzman rehber öğretmenlerden mutlaka destek alınması gerektiğini ve Final Okulları ile Kurs merkezlerinden ücretsiz bir şekilde destek alınabileceğini kaydederek, "Diyarbakır Final Okulları olarak aynı zamanda üç kurs merkezimiz var. Uzman rehber öğretmenlerden mutlaka destek almanız gerekiyor. Bizler de tüm Diyarbakır’daki öğrencilerimize tüm velilerimize kapılarımızı sonuna kadar açıyoruz. Sizler de gelip uzman hocalarımızdan tercih desteği alabilirsiniz" ifadelerini kullandı. YKS’de 35 bin baraj yapan Esra Tutuş, tercihler için uzman rehber öğretmenden destek aldığını ifade ederek, "Diş hekimliğini istiyorum. Ailemle görüşüp karar vereceğiz" dedi.
Rehber hocadan YKS tercih sürecinde önemli uyarı
25 Temmuz 2025 Cuma - 11:14 Rehber hocadan YKS tercih sürecinde önemli uyarı Diyarbakır Final Okulları Rehberlik Servisi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih döneminde öğrenci ve velilere önemli uyarılarda bulundu. Rehber öğretmen Oktay Arslan, tercih sürecinin öğrencilerin geleceğini belirleyecek en kritik aşamalardan biri olduğunu vurgulayarak, dikkatli ve bilinçli tercih yapılması gerektiğinin altını çizdi. Final Okulları, tercih sürecinde öğrencilere destek olmak amacıyla kapsamlı bir rehberlik hizmeti sunuyor. Bu hizmet, yalnızca Final Okulları öğrencilerine değil, tüm öğrencilere ücretsiz olarak sağlanıyor. Kayıtlı olsun ya da olmasın, isteyen her öğrenci Diyarbakır Final Okulları’na gelerek tercih danışmanlığı hizmetinden yararlanabiliyor. Tercih yaparken başarı sıralaması, kontenjanlar, geçmiş yıl verileri ve adayın ilgi alanlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Arslan, 19 Temmuz’da açıklanan YSK tercih süreci 30 Temmuz ile 11 Ağustos arasında tercihler alınacağını söyled. Burada dikkat edilmesi gereken önemli noktalar olduğuna dikkat çeken Arslan, "Bu süreçte öncelikle 24 tane tercih hakkımızın olduğunu bilmeniz gerekiyor. Burada en az 1, en fazla 24 tane tercih hakkımız var. Bölüm, şehir ve üniversite odaklı yapılacak bu tercih sürecinde en önemli olayın burada bölüm olduğunu unutmayalım. Bölümün niteliğiyle beraber şehir ve üniversiteyi birleştirirsek en doğru tercih yapmış olacağız. Bunun için de özellikle velilerimizin dikkat etmesi gereken noktalar şunlar. Barajlarımız var, bu baraj dilimi içerisine giremediği zaman tercihte bulunamıyoruz" dedi. "Tıp’ta 50 bin barajımız var, diş hekimliğinde 80 bin barajımız var, eczacılık da 100 bin barajımız var, mimarlıkta 250 bin barajımız var, öğretmenlik ve mühendislikte 300 bin barajımız var yine bu yıl değişen geçen yıl 125 bin olan bu yıl 100 bine düşürülen hukuk barajımız var" diyen Arslan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Öğrencilerimiz sayısal ve eşit ağırlık türlerinde ilgili barajları yakalamadığı sürece herhangi bir tercih hakkında bulunamıyorlar. Tercih aralığında bulunurken sıralamamızın yüzde 50 altını, yüzde 100 üstüne alınır. Örneğin diyelim ki 50 bin sıralama yaptık, burada bizler 30-35 binlerden başlayıp 80 bin bandına kadar gidip oranın da bir tercih listesi oluşturabiliriz." Arslan, uzman rehber öğretmenlerden mutlaka destek alınması gerektiğini ve Final Okulları ile Kurs merkezlerinden ücretsiz bir şekilde destek alınabileceğini kaydederek, "Diyarbakır Final Okulları olaraktan aynı zamanda üç tane kurs merkezimiz var uzman rehber öğretmenlerden mutlaka destek almanız gerekiyor. Bizler de tüm Diyarbakır’daki öğrencilerimize tüm velilerimize kapılarımızı en sonuna kadar açıyoruz sizler de gelip uzman hocalarımız tarafından tercih desteği alabilirsiniz" ifadelerini kullandı. YKS’de 35 bin sıralama yapan Esra Tutuş, tercihler için uzman rehber öğretmenden destek aldığını ifade etti. Tutuş, "Diş hekimliğini istiyorum. Ailemle görüşüp karar vereceğiz" dedi.
Diyarbakır’da 4 kişi hayatını kaybettiği yangına ilişkin iddianame hazırlandı
25 Temmuz 2025 Cuma - 07:34 Diyarbakır’da 4 kişi hayatını kaybettiği yangına ilişkin iddianame hazırlandı Diyarbakır’da aynı aileden 4 kişinin öldüğü yangına ilişkin 3’ü tutuklu 18 zanlı hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca aralarında tutuklu şüpheliler binanın müteahhidi M.A, yapı denetim firması sahibi B.C. ve şantiye şefi M.S.A. ile 1’i hakkında yakalama kararı bulunan tutuksuz 15 şüpheli için hazırlanan iddianame 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İddianamede, merkez Kayapınar ilçesi Fırat Mahallesi 566. Sokak’taki 13 katlı apartmanda 5 Haziran’da saat 18.10 sıralarında çıkan yangının ihbar edilmesiyle olay yerine polis ve itfaiye ekiplerinin yönlendirildiği, güvenlik önlemleri alınarak alevlerin söndürülmeye çalışıldığı ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca olaya ilişkin hemen soruşturma başlatıldığı kaydedildi. Anne Bircan Çavdar (36) ile çocukları Yunus Emre (12), Elif (10) ve Zeynep’in (4) apartman boşluğu ve yangın merdiveni kapısının önünde olay yerinde vefat ettikleri belirtilen iddianamede, otopsi ve muayene sonucunda ölümün karbonmonoksit zehirlenmesine bağlı olduğunun belirlendiği ifade edildi. İddianamede, yangında zehirlenerek veya vücutların çeşitli yerlerinden hayati önem arz etmeyecek şekilde yaralanan 16 kişinin şikayetçi ve davacı oldukları kaydedildi. İddianamede, delil dayanağı ve ilk ön rapor doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporuna ilişkin şu ifadeler yer aldı: "Yangının elektrik tesisatındaki mevzuata aykırılıklar ve yetersizlikler nedeniyle başladığı, yangın güvenliği önlemlerinin alınmadığı belirlenmiştir. Elektrik kablolarının mevzuata uygun olmayan şekilde üst üste istiflendiği, şaft kapaklarının plastik malzemeden yapılması ve yangına dayanıklı olmaması nedeniyle yangının hızla yayıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca elektrik ana dağıtım panosunda kaçak akım koruma rölesinin bulunmaması, topraklama eksiklikleri ve sigorta sistemindeki uygunsuzluklar yangının büyümesine zemin hazırlamıştır." Diyarbakır Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce olay yeri inceleme ekipleri tarafından alınan numunelerde inceleme yapıldığı ve rapor hazırlandığı belirtilen iddianamede, bir kundaklama veya yangın çıkarma durumunun dış etkene bağlı olarak birileri tarafından yapılmadığının anlaşıldığı vurgulandı. İddianamede, aralarında iki elektrik elektronik mühendisi, inşaat mühendisi, makine mühendisi ve elektrik teknisyeninin bulunduğu 5 kişilik bilirkişi heyeti tarafından binada yapılan incelemelerin ardından hazırlanan rapor da yer aldı. Bilirkişi raporunda, "Binaların Yangından Korunması Yönetmeliği"ne ilişkin bilgiler verilerek, yapıdaki aykırı uygulamalara dikkat çekildi. Raporda, binada içme suyu ve yangın için aynı deponun kullanıldığının tespit edildiği kaydedilerek, "Mevcut kullanılan depo E blok altında planlanmıştır. Depo betonarme olarak planlandığı ve içerisi su dolu olduğu için kapasitesi ölçülememiştir. Yangın ve içme suyu için bir pompa ve hidrofor görülmüştür. Binada yangın dedektörü ve yangın alarm sistemi görülmemiştir" denildi. Raporun sonuç ve kanaat kısmında, şu ifadeler yer aldı: "Elektrik tesisatındaki muhtemel kısa devre nedeniyle kablolarda oluşan sıcaklığın şaft kanalında (binanın elektrik tesisatlarının geçtiği dikey boşluk) bulunan kolon kablolarının üst üste ve istiflenmiş şekilde birbirine yakın olması nedeniyle diğer kablolara yayılması, bina elektrik tesisatı koruma ve topraklama elemanlarının yetersiz kalması veya olmaması nedeniyle oluşan sıcaklık şaft kanalında bulunan kabloların yanmasına neden olmuştur. Şaft kanalı genel yapısının ve şaft kapaklarının mevzuata aykırı şekilde imal edilmiş olması, şaft kanalı içerisinde normalde olmaması gereken malzemeler nedeniyle yangının yayılarak ve alevli bir şekilde ilerleyip çatıya kadar ulaştığı değerlendirilmiştir. Binanın genel olarak onaylı projeye uygun şekilde tatbik edilmemiş olması, projeye aykırı imalatların yapılmış olması, bu imalatların yangın yönetmeliğine aykırı olması nedeniyle yangının mevzuatta belirtilen hususlara aykırı şekilde imalatlardan kaynaklandığı görüş ve kanaatine varılmıştır." İtfaiyenin ön raporu İddianamede yer alan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığınca hazırlanan ön raporda ise şu tespitlere yer aldı: "Binada herhangi bir yangın kompartımanı (Bina içerisinde, üstü ve altı da dahil olmak üzere her yanı en az 60 dakika yangına karşı dayanıklı yapı elemanlarıyla duman ve ısı geçirmez alanlara ayrılmış (hacim) bölüm bulunmamaktadır. Şaft kapaklarının yangına dayanıklı olmayan PVC malzemeden yapıldığı, kapakların ısı ve duman sızdırdığı, çatının taşıyıcı sisteminin yanmaz malzeme olmadığı ve ahşap olduğu, kaplama malzemesinin mimari projede kiremit, mevcutta ise trapez sac olduğu görülmüştür. Yangın güvenlik holünün taban alanının 2,5, kaçış yönündeki boyutunun ise 1,34 metrekare olduğu, yangın güvenlik hollerinin eşyalarla dolu olduğu görülmüştür. Yangın merdiven kapısının ilgili standartlara uygun olmadığı, duman sızdırdığı ve kendinden kapanır olmadığı görülmüştür. Bütün yapılarda aksi belirtilmedikçe en az 2 çıkış tesis edilmesi ve çıkışların korunmuş olması gerekirken bu binada 1 çıkış mevcuttur. Binada 2 merdivenin sokağa müstakil çıkışının olmadığı, yangın merdiveni kapısının merdivenin 3’te 1’inden fazlasını daralttığı görülmüştür. Servis merdiveninin baş kurtarma mesafesinin 206 santimetre olduğu belirlenmiştir. Yangın merdiveninde basamak yüksekliklerinin düzensiz olduğu ve basamak genişliğinin 250 milimetreden az olduğu görülmüştür. Kaçış merdiveni güvenlik holünde elektrik tesisatı ve şaft kapakları görülmektedir. Yangın merdiveninde havalandırma ve basınçlandırma olmadığı görülmüştür." Yangın merdiveninin bodrum kata inmediğinin belirlendiği ifade edilen raporda, servis merdiveni önünde ise güvenlik holü bulunmadığı, bodrum kattaki kapıların hiçbirinin yangın kapısı olmadığının belirlendiği kaydedildi. Binadaki kaçış yolu kapısının genişliğinin en az 69,7 santimetre, yüksekliğinin ise 195 santimetre olduğunun görüldüğü aktarılan raporda, şu ifadeler yer aldı: "Yapı yüksekliği 30,50 metreden fazla ve 51,50 metreden az olan konutlarda, birbirlerine alternatif, her ikisi de korunumlu ve en az birinde yangın güvenlik holü düzenlenmiş ve basınçlandırma uygulanmış 2 kaçış merdiveni yapılması mecburidir. Binada 2 merdivenin korunumlu olmadığı ve merdivenlerin sokağa müstakil çıkışının bulunmadığı görülmektedir. Binadaki kabloların yangına dayanıklı olmadığı ve aynı zamanda çelik boru içerisinden geçirilmediği belirlendi. Asansörlerin yangın uyarısı aldığında kat ve koridor çağrılarını kabul etmemesi gerekir. Binada bu asansör sistemlerinin olmadığı görülmektedir. Elektrik şaftında tüm katlarda açıklıkların yangın durdurucu harç, yastık, panel gibi bir malzemeyle kapatılmadığı görülmektedir. Binada herhangi bir acil durum aydınlatması, yönlendirmesi, algılama ve uyarı sistemi bulunmamaktadır. Binada yangın dolaplarının faal olmadığı ve yönetmelikte belirtilen standartlara uygun olmadığı, aynı zamanda ’itfaiye su alma’ ve ’su verme ağzının’ bulunmadığı görülmektedir. Kazan dairesinin kapısının genel kullanılan merdivenlere doğrudan açıldığı görülmektedir." İddianamede yer verilen Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin (TMMOB) hazırladığı raporun sonuç kısmında da yangının elektrik tesisatından ve buna olabilecek bir dış müdahaleden veya kablo bacasına dış müdahaleden kaynaklı olup olmadığının tespit edilemediği belirtildi. İddianamede, şüphelilerin öngörülebilir bir neticeyi (ölüm ve yaralanma ile sonuçlanan bir yangın) engellemek için mesleklerinin ve kanunların kendilerine yüklediği dikkat ve özen yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal ettiklerine dikkat çekildi. Yangının çıkış nedeninin bilirkişi raporlarına göre elektrik tesisatındaki kısa devre arızası olarak tespit edildiği anlatılan iddianamede, şu değerlendirmeler paylaşıldı: "Yapısal eksiklikler, elektriksel ve mimari olarak inşaatta yapılan hatalar yangının kontrol edilemez hale gelmesine ve felakete dönüşmesine neden olmuştur. Şüphelilerin elektrikten kaynaklı yangın sonrasında bunu kontrol edecek sistemleri binada kullanmayışı, yangının kontrol edilme aşamasına kadar olan zaman diliminde yangına müdahale sistemlerinin bakımsızlığı, yangından kaçmaya dair bölümlerin yönetmeliklere aykırı düzenlenmesi ve açıkça hayati nitelikte birçok hususta aykırılığın söz konusu olması gibi fiiller, basit bir taksirin ötesinde, sonucun gerçekleşebileceğini öngörmelerine rağmen ’bir şey olmaz’ düşüncesiyle hareket ettiklerini gösteren ’bilinçli taksir’ kapsamında değerlendirilmelidir." İddianamede, soruşturma neticesinde toplanan deliller, olay yeri inceleme raporları ve bilimsel bilirkişi mütalaaları, yangının, yapının projelendirilmesi, inşa edilmesi ve denetlenmesi süreçlerinde yönetmeliklere aykırı malzeme kullanımı ile yangın güvenliği tedbirlerinin eksik veya yetersiz bırakılması sonucunda meydana geldiğini gösterdiği ifade edildi. İddianamenin sonuç kısmında şunlar yer aldı: "Binanın şaft boşluklarında ve diğer taşıyıcı olmayan bölümlerinde, yürürlükteki ’Yangından Korunma Yönetmeliği’ hükümlerine aykırı olarak, yangına dayanımı düşük, kolay alev alabilen ve yangın anında zehirli duman yayan malzemelerin kullanıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca yangın söndürme sistemlerinin, duman tahliye sistemlerinin ve acil çıkış güzergahlarının standartlara uygun olmadığı veya işlevsiz olduğu belirlenmiştir. İlgili yapıda yangın önlemeyle beraber yangın çıkması sonrası müdahale sistemlerinde bakımsızlık ve donanım yetersizliği tespit edilmiştir. Bu da facianın tekil bir hatadan ziyade, farklı kademelerdeki bir dizi ihmal ve kusurun bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını göstermektedir. Neticeyi öngördüğü halde, sırf şansına veya başka etkenlere göre hareket eden şüphelilerin eylemleri noktasında bilinçli şekilde dikkat ve özen yükümlülüklerini ihlal ettikleri anlaşılmıştır. Bu eylemlerin yangının çıkışı ve yayılması sonucunda meydana gelen ölümler ve yaralanmalar açısından ’bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasında neden olma’ halini oluşturduğu anlaşılmıştır. Şüphelilerin yargılamalarının yapılarak eylemlerine uyan sevk maddeleri gereğince cezalandırılmaları kamu adına iddia ve talep olunur." İddianamede, 5 şüpheli hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildi. İstenilen ceza İddianamede, tutuklu şüpheliler binanın müteahhidi M.A, yapı denetim firması sahibi B.C. ve şantiye şefi M.S.A. ile hakkında yakalama kararı bulunan yapı denetim firması sahibi S.Y. ile tutuksuz şüpheliler şantiye şefi F.K, elektrik denetçisi mühendisleri H.T, G.Ç.Ç. ve K.Ç. elektrik kontrolörleri S.A, İ.B, S.D. ve Ş.Y. proje uygulama denetçileri R.Ç.A. ve Ö.T. kontrol elemanları H.G, B.Ş. ve N.Ç. site yöneticisi A.K. hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası isteniyor.
Aşırı sıcaklardan dolayı Diyarbakır Müzesi’nde yüzde 75’lik ziyaretçi düşüşü
24 Temmuz 2025 Perşembe - 10:04 Aşırı sıcaklardan dolayı Diyarbakır Müzesi’nde yüzde 75’lik ziyaretçi düşüşü Diyarbakır Müzesi’ne sıcak havadan dolayı ziyaretçi oranında yüzde 75 düşüş yaşandı. Diyarbakır’da aşırı sıcak hava dalgası kent turizmini etkiledi. Merkez Sur ilçesi İçkale’deki Diyarbakır Müzesi’nde aşırı sıcaklardan dolayı ziyaretçi sayısında yüzde 75 oranında bir düşüş yaşandı. Müze müdürü Müjdat Gizligöl, Diyarbakır turizminin son yıllarda büyük gelişme kaydetmeye başladığını söyledi. Ziyaretçi sayılarına baktıklarında her yıl bir öncekinden daha iyi geçmekte olduğunu belirten Gizligöl, müze açısından ise son 5 yılda çok güzel gelişmeler olduğunu, ziyaretçilerin bir hayli arttığını kaydetti. Gizligöl, Diyarbakır‘a gelen turist profiline baktıklarında genellikle bahar ayları tercih edildiğini belirterek, "Kış ve yaz aylarında ziyaretçi sayılarımız bir hayli düşüyor. Temmuz, Ağustos ayları ise aşırı sıcaklardan dolayı Nisan, Mayıs aylarına göre yüzde 75’in üzerinde ziyaretçi profilinde bir düşüş yaşanıyor. Bizim en kötü sezonumuz Temmuz, Ağustos ayı diyebiliriz. Hatta kış ayından daha kötü geçiyor bizim açımızdan" dedi. Sıcak havanın mevsim normallerinin çok üzerinde olduğunu, bunu normal karşıladıklarını söyleyen Gizligöl, "Diyarbakır keşke 12 ay boyunca ziyaretçilerin geldiği, uğradığı bir yer olsa. Maalesef sıcaklardan dolayı turlar çok azalmakta. Çünkü bize gelen ziyaretçilerin çok büyük kısmını turlar oluşturuyor. Turlar daha ve serin bölgelere kaymış durumda" diye konuştu. Mardin’den Diyarbakır’a ailesiyle gezmeye gelen Adnan Yalçın, hava sıcak olmasına rağmen dışarıya çıkıp gezme ihtiyaçlarını karşıladıklarını ifade etti. Yalçın, "Çocuklar evde durmak istemiyorlar, dışarı çıkmak istiyorlar. Diyarbakır’a da gelmişken gezmeden olmaz. Maalesef aşırı sıcakların altında da olsa gezmekten ödün vermiyoruz" şeklinde konuştu.