Yerel Haberler
Diyarbakır
22 Mart 2026 Pazar - 11:35 Dünyada şu ana kadar 60 kişide olan bu vakanın sonuncusu Diyarbakır’da görüldü Diyarbakır’da yaşayan 38 yaşındaki hasta, kolon kanseri tedavisi görürken, ileri evre sonucu penisinde oluşan kitle nedeni ile uzuv kaybı yaşadı. Literatürde dünyada şu ana kadar hastalığın bu aşamasında 60 kişide uzuv kaybıyla sonuçlanırken, bunun 10’u Türkiye’de yaşandı. Diyarbakır’da yaşayan 38 yaşındaki hastaya, 3 yıl önce kolon kanseri teşhisi konuldu. Hasta, ileri evre kanser olduğu için kemoterapi almaya başladı. Kolon ameliyatı olan hasta, daha sonra radyoterapi ve kemoterapi almaya devam etti. Tedavi sürecinde hastanın penisinde kitle tespit edilip tedaviler bu yönde devam etti. 10 ay kesintisiz 2 saat uyuyamayacak hale gelen hasta, doktorlarla yapılan istişare sonucu penisin alınması kararı alındı. Tıp literatüründe dünyada şu ana kadar 60 vaka kayıtlara geçerken, bunun 10’u Türkiye’de ve en sonuncusu Diyarbakır’da yaşandı. Memorial Diyarbakır Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Muhammet Fatih Kılınç, İHA muhabirine, vakanın dünyada çok nadir olan, literatürde şu ana kadar bildirilmiş 60. vaka olduğunu açıkladı. Bunlardan birinin de hastanelerinde karşılarına çıktığını belirten Doç. Dr. Kılınç, 38 yaşında bir erkek hastasının peniste ağrı, peniste ele gelen kitle ile kendilerine başvurduğunu ifade etti. "Ağrıları yatarak uyumasını önlüyor, ağrı kesiciler fayda etmiyordu" Doç. Dr. Kılınç, hastaya baktıklarında yaklaşık 3 yıl önce kolon kanseri tespit edildiğini kaydederek, "Bu hastamızda biraz ileri evre olduğu için hastamız ilk önce kemoterapi alıyor. Daha sonra hastaya kolon ameliyatı yapılıyor. Ameliyattan sonra hasta radyoterapi ve kemoterapiye devam ediyor. Ama ilerleyen süreçlerde hastanın penisinde ele gelen bir kitle tespit ediliyor. Daha sonra hastanın aldığı kemoterapi rejimleri bu kitleyi yok etmek için yapılıyor. Buna rağmen kitle büyümeye devam ediyor" dedi. "Hastada penisinde ağrı başlıyor ve hasta ilerleyen süreçte idrar yapamamaya kadar bir duruma geliyor" diyen Doç Dr. Kılınç, konuşmasına şöyle devam etti: "Biz, bu hastanın tedavi değişikliğine gitmemizi ilk başta organ korumaya yönünde bir stratejimiz oldu. Daha sonra hastada kemoterapi değişikliği yapılsa da bir çare bulunamıyor. Hastanın yaklaşık 10 aydır şiddetli ağrıları devam ediyor ve idrar yapamamaya başlıyor. Belirli aralıklarla hastaya sonda takılsa da kitle büyümeye devam ediyor. Hasta bize geldiğinde psikolojisi bozulmuştu. 10 aydır yatarak uyuyamıyordu. Kesintisiz 2 saat uyku uyuyamadığını ifade ediyordu. Ne kadar ağrı kesici alsa da ağrıları devam ediyordu. Aile hayatı bozulmuştu, iş hayatı bozulmuştu, çocuklara ilgilenemiyordu." "Hasta, uzuv kaybı yaşamış olmasına rağmen hayat kalitesi yükseldi" Artık yaptıkları bütün tedavilerin fayda etmediğini tespit ettiklerini aktaran Doç. Dr. Kılınç, "Hastayla ortak bir karar verip hastanın penisini alma yoluna gittik. Yani şu an hastanın bir organ kaybı, uzuv kaybı yaşamış olmasına rağmen hayat kalitesi yükseldi. ’Hocam artık uyuyabiliyorum, uzanabiliyorum, psikolojim daha da iyi oldu’ dedi. Uzuv kaybı yaşamasına rağmen hayat kalitesi yükseldi. Bizim burada değinmek istediğimiz şey kolan kanserinin farkındalığı. Kolon kanseri artık genç yaşlarda görülmeye başladı. Erken tanı bizim için önemli. Erken tanı olmazsa bu hastalığın nerelere gittiğini, ne gibi sonuçlar olduğunu ve organ kaybı, uzuv kaybına kadar gidebileceğini gördük. Bizim değinmek istediğimiz, kolan kanserinin farkındalığı, erken yaşta, erken tedavi, erken tanı bizim için önemli olduğunu, halkı bilinçlendirme yoluna gitmek istedik" diye konuştu. "10’u Türkiye’de tüm dünyada 60 hasta var" Vakaların 10 tanesinin Türkiye’de olduğuna değinen Doç. Dr. Kılınç, "Diğer kesimi tüm dünyada. Yaklaşık 50 tanesi dünya literatüründe bildirilmiş. Yeme alışkanlığımız özellikle bizim ülkemizde fazla. Çünkü bizde daha çok et tüketimi, yanmış ve kızartılmış et tüketimi olduğu için, yani işlenmiş et tüketimi fazla olduğu için özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kolan kanseri çok fazla görünmeye başladı. Yeme alışkanlığımız ve sağlıklı beslenme alışkanlığımızla dikkat etmemiz gerektiğini gösteren bir durum. Korkulması gereken bir durum. Uzuv kaybına kadar gidebiliyor. Halkın bilinçlenmesi için önemli olduğunu düşünüyoruz. Özellikle yaşadığımız coğrafyada çok sık görüldüğünü ifade ettik. Bu coğrafyada insanlar için eğer aile öykümüz var ve 40 yaşını geçmişse mutlaka yılda bir sefer kolan kanseri tarama testine girmemiz gerekiyor. İlk önce bu dahiliye bölümleri ve gastroenteroloji bölümlerimize başvurmamız gerekiyor. Tarama yapılması çok önemli, özellikle aile öykümüz varsa" ifadelerini kullandı.
Ticaret Bakanı Bolat: "Nisanda mal ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,5 artışla 20,9 milyar dolara yükselmiştir"
02 Mayıs 2025 Cuma - 14:45 Ticaret Bakanı Bolat: "Nisanda mal ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,5 artışla 20,9 milyar dolara yükselmiştir" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Nisan’da mal ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,5 artışla 20,9 milyar dolara yükselmiştir. En yüksek ikinci nisan ayı rakamı elde edildi" dedi. Ticaret Bakanı Bolat, Diyarbakır Valiliği’nde Nisan ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı. Son yıllarda bölgesel savaşlar, tedarik zinciri aksaklıkları, bölgesel krizler, enflasyonist baskılar ve gümrük vergilerinin artırılması gibi küresel olumsuzluklara değinen Bolat, bu durumun küresel ticaretin gidişatı konusunda önemli bir belirsizliğe yol açtığını söyledi. Bakan Bolat, dünya ekonomisindeki tahminlerin ve beklentilerin bir miktar aşağı çekildiğini belirterek, bunlara rağmen IMF, Dünya Bankası ve OECD’nin Türkiye için büyüme tahminlerini yükselttiğini vurguladı. Türkiye ekonomisinin son 18 çeyrektir büyümesini kesintisiz devam ettirdiğinin altını çizen Bolat, "Kısa bir süre sonra açıklanacak 2025 yılı ilk çeyrek büyümesinde de olumlu ve artı bir yükseliş bekliyoruz. Bunun istihdama da olumlu katkıları oldu. Mart ayı verileri itibarıyla ülkemizde işsizlik oranı yüzde 7,9’a geriledi. Bu, son 20 yılın en düşük oranı olarak kayda geçti" diye konuştu. "Yüzde 8,5’lik artış bizleri ümitlendirdi" Bakan Bolat, ihracat verilerindeki olumlu göstergelerin devam ettiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Nisanda mal ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,5 artışla 20,9 milyar dolara yükselmiştir. Geçen yıl nisan ayında bu rakam 19 milyar 292 milyon dolardı. Bu yüzde 8,5’lik artış son 9 ayın aylık en yüksek artışı olarak bizleri de ümitlendirdi. En yüksek ikinci nisan ayı rakamı elde edildi. Parite biliyorsunuz 1,12’lerde, 1,02’ye kadar gelmişti iki ay öncesine kadar. Yeniden 1,13 civarında seyretmekte şu aralar. Paritenin avro lehine gelişmesi ihracatımızda nisanda 440 milyon dolar pozitif etki yapmıştır. Bir iş günü de nisan ayında fazladır geçen yıla kıyasla. Bunun da 400 milyon dolar civarında olumlu takvim etkisini belirtmek isterim." Bakan Bolat, küresel alanda yaşanan belirsizlikten, küresel ticaretteki gerileme beklentisinden, AB’nin ithalatındaki düşüşten, Türkiye’nin en büyük pazarları olan Almanya ve Fransa gibi ülkelerdeki düşük büyüme oranlardan bahsederek, Çin’in dünyaya sattığı ürünlerin fiyatlarının her geçen ay düştüğünü, rekabetin kızıştığını anlattı. Tüm bunlara rağmen yılın ilk 4 ayının üçünde mal ihracatının arttığına dikkati çeken Bolat, "Bu sevindiricidir. Sadece şubatta düşük bir gerileme kaydedildi. Ama 3 ay ihracatımızı artırma noktasında ihracatçılarımızla birlikte başarılı olduk ülke olarak" değerlendirmesinde bulundu. Yıllıklandırılmış rakamda Cumhuriyet rekoru kırıldı Bolat, son 23 ayın 16’sında ihracatın arttığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Buradan özellikle yıllıklandırılmış ihracatta da bir rekor açıklamak istiyorum. Son 12 aylık yıllıklandırılmış mal ihracatımız Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesi olan 265 milyar dolara yükselmiştir. Hatırlarsanız yıla 261,8 milyar dolarla başlamıştık. O da 2024’ün rekor rakamıydı. Böylece son 4 ayda 3,2 milyar dolar, son 1 yılda ise yüzde 2,7’lik artışla 7,1 milyar dolar net mal ihracat artışı sağlanmıştır." Nisan ayında ithalat yüzde 12,9 arttı Bakan Bolat, nisanda mal ithalatının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,9 artarak 33 milyar dolara yükseldiğini kaydederek, şu bilgileri verdi: "Bir yıl önce nisanın 29,2 milyar dolar olduğunu düşündüğümüzde yaklaşık 3,8 milyar dolar ithalat artışımız nisanda gerçekleşti. Burada en önemli unsur, 2 Nisan’da ABD’nin gümrük vergileri açıklandıktan sonra biliyorsunuz dünya mali piyasalarında büyük bir çalkantı oldu. Borsalarda ciddi kayıplar gerçekleşti. Ticaret akışlarında ciddi belirsizlik meydana gelince özellikle güvenli liman olarak görülen altına doğru bir hücum oldu ayın başında ve ortalarında. Bu da bizdeki altına talebi körükledi. Bu nedenle altın, otomotiv, makine, kakao ve kahve gibi ürünlerin ithalatındaki artışlarla 3,8 milyar dolar ithalat artışı gerçekleşti." Ticaret Bakanı Bolat, doğal gaz ithalatının nisanda 750 milyon dolardan 1,5 milyar dolara yükseldiğini belirterek, altın, doğal gaz ve LNG fiyatlarındaki artışların ithalata yönelik olumsuz etkilerinden bahsetti. Bakan Bolat, petrol fiyatlarındaki düşüşün ise ithalata düşürücü etki yaptığını söyledi. Nisan ayında dış ticaret açığının 12 milyar 38 milyon dolar olduğunu ve yüzde 21,7 artış yaşandığını belirten Bolat, "İhracatın ithalatı karşılama oranı da nisanda yüzde 63,5’tir. Geçen yılın aynı döneminde yüzde 66,2’di. Altın ve enerji ithalatını hariç tuttuğumuzda ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 76,2 seviyesine yükselmiştir" açıklamasında bulundu. Son 12 ayda ihracat yüzde 2,7, ithalat yüzde 0,2 arttı Ticaret Bakanı Bolat, yılın ilk 4 ayında ihracatın 2024’ün aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 4 arttığını belirterek, şu bilgileri verdi: "Geçen yılın ilk 4 ayındaki ihracat artış oranımız ise yüzde 2’ler civarındaydı. 83 milyar dolardı. Bu yıl ilk 4 ayda 86,2 milyar dolar mal ihracatı yaptık. İthalata baktığımızda orada yüzde 6,7’lik artışla 120,8 milyar dolar ithalatımız gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde 113,2 milyar dolardı. Burada da yaklaşık 7,6 milyar dolarlık artış var. Dolayısıyla 3,2 milyar dolarlık mal ihracatı artışı, 7,6 milyar dolarlık mal ithalatı artışı var. Böylece ilk 4 ayımızda dış ticaret açığımız da 34,5 milyar dolar olarak gerçekleşti, yüzde 14,5’lik bir artışla. İlk 4 ayda ilave açık 4,4 milyar dolar düzeyindedir. İhracatın ithalatı karşılama oranı da ilk 4 ayda yüzde 71,4 olarak gerçekleşmiştir. Geçen yılın aynı döneminde yüzde 73,4’tü." Bakan Bolat, nisan itibarıyla son 12 aylık toplam yıllık ihracatın Cumhuriyet rekoru olan 265 milyar dolara yükseldiğini tekrar ederek, şu ifadeleri kullandı: "Böylece son bir yıldaki artış oranımız yüzde 2,7, değer olarak da 7,1 milyar dolardır. Son bir yılda ithalatımız ise 351,6 milyar dolardır. Oradaki artış çok sınırlı, yüzde 0,2 ve sadece 701 milyon dolara gelmektedir. Yani son bir yıllıkta ithalat yatay, aynı duruyor. İhracat yüzde 2,7’lik artmıştır. Dış ticaret açığımızda da son bir yılda 86,6 milyar dolardayız. Ondan önceki bir yıla kıyasla 6,4 milyar dolar azalmıştır dış ticaret açığımız son bir yılda." İhracatı ve ithalatı en çok artan ve azalan ürünler Ticaret Bakanı Bolat, ilk 4 ayda ihracatı en çok artan ürünün "kıymetli ve yarı kıymetli taşlar" olduğunu belirterek, "Yani altın ve mücevherat ihracatında 1,4 milyar dolar artış var. Savunma sanayisi ihracatında 567 milyon dolar, motorlu kara taşıtlarında 553 milyon dolar, elektrikli makinelerde 304 milyon dolar, hava ve uzay taşıtları ihracatımızda yani İHA’lar, SİHA’larda 286 milyon dolar artışımız var" diye konuştu. İhracatı en çok azalan ürünlerin rafine petrol ürünleri, örülmemiş giyim, değirmencilik ürünleri, demir ve çelik ile örme giyim eşyası olduğunu bildiren Bolat, şöyle devam etti: "İthalatta demir ve çelikte 712 milyon dolar azalış var. Hububatta 373 milyon dolar, metal cevherinde 155 milyon dolar. İthalatta artış gösterenler de 1,4 milyar dolar altın ithalatı, işlenmemiş altın kastediyoruz. 864 milyon dolar motorlu kara taşıtları, 627 milyon dolar elektrikli makine, cihazlar. 571 milyon dolar kakao ithalatımızda artış var. Dünya kakao fiyatları üç katına çıktığı için bu rakam söz konusu. 511 milyon dolar da bakırda artış var." "Yıllıklandırılmış hizmet ihracatı 116,4 milyar dolara yükseldi" Bakan Bolat, ocak-nisan döneminde ihracatta ilk 5 ülkenin Almanya, İngiltere, ABD, İtalya ve Irak olarak sıralandığını kaydederek, "AB ihracatımızı artırdığımız en büyük ihracat bölgesi. AB’ye ihracatımız da yıllıklandırılmış 111 milyar dolara yükselmiştir. AB’nin ithalatının son 3 yılda 630 milyar dolar azaldığını düşünürsek ihracatımızın sınırlı da olsa artması sevindiricidir" diye konuştu. Bolat, ihracatın Türk Devletleri Teşkilatı ülkelerine yüzde 5,4, İslam İşbirliği Teşkilatı ülkelerine yüzde 10 arttığını söyledi. Hizmetler ihracatında resmi verilerin iki ay geriden geldiğini aktaran Bolat, ocak-şubat döneminde hizmetler ihracatının yıllık bazda yüzde 3,9 artışla 14 milyar dolara yaklaştığını bildirdi. Ticaret Bakanı Bolat, "Yıllıklandırılmış 116,4 milyar dolara yükseldik. Yani ilk iki ayda yıllıklandırılmışta 1,2 milyar dolar öne geçmiş olduk" dedi. "Küresel ve bölgesel krizlerde yükselen bir ülkeyiz" Bakan Bolat, ihracatın istihdam, üretim ve yatırım anlamına geldiğini ve ekonominin kırmızı çizgisi olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Dünya ekonomisindeki ve ticaretindeki son belirsizlik ve dalgalanmalar karşısında sevindirici olan, ihracatçılarımızın kapıları daha fazla çalınmaya, telefonları daha çok çalmaya başladı. Özellikle Batı cenahından, Körfez cenahından Uzak Doğu başta olmak üzere tedarik ve lojistik zincirlerinin sıkıntıya girdiğini gören alıcılar, ithalatçılar güvenilir ve kaliteli ürünler üreten, güvenilir bir tedarik ve lojistik üssü olan Türkiye’mizden daha fazla ithalat yapmak istiyorlar. Göstergeler, işaretler bunu gösteriyor. Bunu önümüzdeki aylarda da hep birlikte göreceğiz inşallah. Çünkü Türkiye olarak biz küresel ve bölgesel krizlerde yükselen bir ülkeyiz." Bolat, Türkiye’nin "kriz savar" gücünün çok yüksek olduğunu belirterek, dayanıklı ekonomiye sahip olduklarını, güçlü bir siyaset ve diplomasilerinin bulunduğunu sözlerine ekledi.
15 sanığın yargılandığı Narin Güran cinayeti davası 30 Mayıs’a ertelendi
02 Mayıs 2025 Cuma - 12:16 15 sanığın yargılandığı Narin Güran cinayeti davası 30 Mayıs’a ertelendi Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin 6’sı tutuklu 12 sanık ile suça sürüklenen 3 çocuğun yargılandığı dava, 30 Mayıs’a ertelendi. Merkez Bağlar ilçesinde Narin Güran cinayetine ilişkin "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapis cezası istemiyle haklarında dava açılan tutuklu sanıklar Maşallah, Fuat ve Birsen Güran, Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy, Mehmet Şevket Kaya ve Muhammed Kaya ile tutuksuz sanıklar Şeyma Kaya, İbrahim Halil Güran, Hediye Güran, Barış Güran, Kurtuluş Güran ve Ömer Faruk Güran, çocuklar R.A. (16), M.G. (16) ve İ.K. (17), sabah saatlerinde Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesinde hazır bulundu. Duruşma, savcının esas hakkındaki mütalaasını sunması ile başladı. Tanık ve avukatların dinlemelerinin ardından mahkeme duruşmayı 30 Mayıs’a erteledi. Cumhuriyet savcısının sunduğu mütalaada sanıkların 6 aydan 5 yıla kadar ayrı ayrı cezalandırılmaları talep edilmişti. Olay Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta 2024’te kaybolan ve 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin 6’sı tutuklu 12 kişi ile suça sürüklenen 3 çocuk hakkında yürütülen soruşturma tamamlanmıştı. Başsavcılık tarafından, 12 kişi hakkında "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, çocuklar R.A. (16), M.G. (16) ve İ.K. (17) hakkında aynı suçtan hazırlanan iddianame ise 2. Çocuk Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinin, kendilerindeki dosyanın, Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesinde 6’sı tutuklu 12 sanık hakkında açılan davayla birleştirilmesi yönündeki talebi kabul edilmişti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran ile Nevzat Bahtiyar hakkında yürütülen soruşturma tamamlanmış, 4 sanık hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle hazırlanan iddianame, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesince 23 Ekim 2024’te kabul edilmişti. Sanıkların yargılanmasına 7 Kasım 2024’te başlanmış, mahkeme heyeti 28 Aralık 2024’teki duruşmada, tutuklu sanıklar Yüksel, Enes ve Salim Güran’ın "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Narin’in cansız bedenini Eğertutmaz Deresi’ne sakladığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar’ın da "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmalarına ve tutukluluk hallerinin devamına karar vermişti.
HAK-İŞ Konfederasyonu Diyarbakır İl Başkanı Aküzüm, 1 Mayıs’ı kutladı
01 Mayıs 2025 Perşembe - 14:25 HAK-İŞ Konfederasyonu Diyarbakır İl Başkanı Aküzüm, 1 Mayıs’ı kutladı HAK-İŞ Konfederasyonu Diyarbakır İl Başkanı ve Öz Sağlık İş Sendikası Şube Başkanı Mehmet Aküzüm, 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramını kutladı. Aküzüm, "Ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında emeği ve alın terinden vazgeçmeden var gücü ile çalışan emekçilerin, bugün alın terimizin, emeğimizin, birlik ve dayanışmamızın günüdür" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Diyarbakır İl Başkanı ve Öz Sağlık İş Sendikası Şube Başkanı Mehmet Aküzüm, Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında emeği ve alın terinden vazgeçmeden var gücü ile çalışan emekçilerin, bugün alın terinin, emeğin, birlik ve dayanışmanın günü olduğunu söyledi. Sorunlar, öneriler ve talepler için coşkuyla, inançla meydanlarda olduklarını belirten Aküzüm, "Bugün 1 Mayıs’ta; Van ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyelerinde hukuksuz ve haksız şekilde işten çıkarılan, 360 gündür eylem çadırında ekmeği ve hakkı için direnen emekçi kardeşlerimizin, Altındağ Belediyesi, Lezita ve Yolbulan’da grev yapan, aylardır alın teri ve emeği için mücadele eden emekçilerimizin yanında olduğumuzu bir kez daha haykırıyoruz. HAK-İŞ olarak, sendikal hak ve özgürlüklere yönelik yapılan tüm müdahaleleri kınıyor, sendikadan istifaya zorlanan, işten çıkarılan emekçilerin bir an önce işlerine iade edilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi buradan bir kez daha ilan ediyoruz" dedi. "Türkiye, terörsüz bir gelecek için kararlı adımlarla ilerlemektedir" diyen Akyüz, sözlerine şöyle devam etti: "Ülkemiz, terörden arındırılmış bir Türkiye hedefi doğrultusunda yeni ve kararlı bir sürece girmiştir. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, terörün her türlüsünü reddeden milli birlik ve beraberliği esas alan bu sürece güçlü desteğimizi ifade ediyoruz. 2025 yılı Kamu Çerçeve Protokolü sürecinin sosyal diyalog ilkesiyle yürütülmesini ve taleplerimizin karşılanmasını istiyoruz. Toplu iş sözleşmesinin, kamu işçilerimizin ücret adaleti, sosyal hakları ve çalışma şartları açısından kalıcı kazanımlar sağlaması gerektiğine inanıyoruz. 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edildiği bu süreçte, kamu işçilerinin aile bütünlüğünü koruyacak adımların atılmasını bekliyor, gerekli yasal ve idari düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Filistin başta olmak üzere; Doğu Türkistan’dan Arakan’a kadar pek çok coğrafyada insanlar temel hak ve özgürlüklerinden mahrum bırakılmakta, ağır insanlık ihlallerine maruz kalmaktadır. Siyonist İsrail rejiminin Filistin halkına yönelik saldırıları, yalnızca bölge barışını değil, tüm insanlığın ortak vicdanını hedef almaktadır. Bizler, emeğin onurunu savunduğumuz kadar, insan onurunun da evrensel değerlerle korunması gerektiğine inanıyoruz. HAK-İŞ olarak, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının hiç yaşanmadığı bir çalışma hayatı istiyoruz".