Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Diyarbakır
Bakan Gürlek’ten Diyarbakır Adliyesi ve siyasi partilere ziyaret
03 Nisan 2026 Cuma - 18:07:30
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Diyarbakır Adliyesi, AK Parti ve MHP il başkanlıklarını ziyaret etti, Diyarbakır Cezaevi Anı Müzesinde incelemelerde bulundu. Kentte bir dizi program kapsamında gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, Diyarbakır Adliyesine geçerek Başsavcı Erdal Kuruçay ile görüştü. Bakan Gürlek, daha sonra Diyarbakır Cezaevi Anı Müzesi’nde incelemelerde bulundu. Ardından AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığına geçerek partililerle görüşen Bakan Gürlek, daha sonra MHP İl Başkanlığına geçip partililerle görüştü.
03 Nisan 2026 Cuma - 15:38
Dört il için kuvvetli sağanak uyarısı
Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Uyarı Merkezi, Diyarbakır, Batman, Şırnak ve Siirt için kuvvetli sağanak yağış uyarısında bulundu. Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Uyarı Merkezinden yapılan açıklamada, ‘’Yapılan son değerlendirmelere göre bugün akşam saatlerinde bölgemizde beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, Diyarbakır’ın doğusundaki Kocaköy, Kulp, Silvan, Bismil, Hazro, Lice, Şırnak çevreleri ve Güçlükonak, Cizre, Silopi, Uludere, Beytüşşebap ilçeleri ile Siirt ve Batman’ın tamamında kuvvetli olması bekleniyor. Rakımı bin 500 metre üzeri kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması tahmin edilen kuvvetli yağışlara bağlı olarak sel, su baskını, yıldırım, yüksek kesimlerde tipi ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir’’ denildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 15:24
Diyarbakır’da uyuşturucu tacirlerine darbe
Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde narkotik ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonlarda çeşitli tür ve miktarlarda uyuşturucu madde ele geçirildi, 6 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Silvan İlçe Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekipleri, uyuşturucu ile mücadele kapsamında 28 Mart - 2 Nisan tarihlerinde iki ayrı operasyon düzenledi. Gerçekleştirilen operasyonlarda 219, 67 gram toz esrar, 40,26 gram skunk, çeşitli miktarlarda tütünle karışık esrar maddesi, 6,06 gram metamfetamin maddesi ele geçirildi. Ayrıca, uyuşturucu ticaretinde kullanıldığı değerlendirilen bir adet hassas teraziye de el konuldu. Operasyonlar kapsamında "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapma" ile "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak" suçlarından toplam 6 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Şüphelilerden 4’ü serbest bırakılırken, 1 kişi adli kontrol şartıyla serbest kaldı, 1 şüpheli ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
03 Nisan 2026 Cuma - 13:55
Adalet Bakanı Gürlek: ''Sosyal medyaya kimlikle girilecek''
Adalet Bakanı Akın Gürlek Diyarbakır’da katıldığı bir programda yaptığı açıklamada, ’’Sosyal medyada bir kişi bir hakaret ediyorsa ya da bir itibar suikastı yapıyorsa bunun sonuçlarına katlanması lazım. Biz inşallah bu 12. yargı paketinde bunu etik kimliğe büründüreceğiz. Yani bir kişi sosyal medyaya giriyorsa kimliği belli olacak. Yani orada yazdıklarından da ettiği hakaretten de itibar suikastından de sorumlu olacak. ’Yani sosyal medyaya kişisel kimlikle girilecek. Bu konuda zaten sosyal medya sunucularıyla da anlaştık. Onlar da bunu kabul ettiler. 3 aylık sürede herkes sosyal medya gerçek kimliği ile girmiş olacak" dedi.
07 Aralık 2024 Cumartesi - 10:10
Diyarbakır’ın tescilli altın modelini elle yapan sadece 5 ustası kaldı, çırak yetişmiyor
Diyarbakır’ın asırlık tescilli ürünü "kişnişli kolye"sini elle yapan sadece 5 ustası kalırken, atölyelerde çırak yetişmiyor. Kentte Ermeni ve Süryanilerden kalan altın zanaatı ile asırlardır kişnişli kolyesi modeli üretimi elle yapılıyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yaklaşık 20 gün önce tescillenen bu ürün, bir elin parmağını geçmeyen usta sayısı ile geleceğe taşınmak isteniyor. Altın işleme ustası Ercan Eryavuz, yaklaşık 35 yıla aşkın bu işi yaptığını, Diyarbakır kişnişinin yüzyıllara dayanan bir ürün olduğunu söyledi. Ermenilerden ve Süryanilerden kendilerine kadar ulaşan bir ürün olduğuna değinen Eryavuz, el işi dışında fabrikasyon olanları da olduğunu belirtti. Bir sıra kolyenin oluşumu 700 parçadan oluştuğuna değinen Eryavuz, “3-5 bin parçaya kadar gidiyor. Model değiştikçe ürünlerin parçası da değişiyor. Gelecek nesil için kadim bir mirastır. Bu konuda eleman yetiştiremiyoruz, bulamıyoruz. Bu zanaatın ölmesini istemiyoruz. Şu an Diyarbakır’da bunu yapan usta sayısı benimle beraber 5 kişi vardır. Onun dışında Diyarbakır’da kişnişi elle yapan ustalarımız yok” dedi. “Nedeni, daha önce mesleğe eleman yetiştiremedik. Aileler, çocuklarının parasal fikrinden dolayı mesleğe yönelmiyor” diyen Eryavuz, “Tescil edildikten sonra daha dikkat etmeye çalışıyoruz. Tek sıra bir kolyenin yapılması ortalama 2 gün sürebiliyor. Çünkü hepsi el işi. Bir sıra kolyenin bugün ortalama fiyatı 22 bin civarında. Şu, takısı, kolyesi, küpesiyle ortalama 110 bin civarı” şeklinde konuştu. Kalfa Kadir Özdemir (18), 11 yıldır burada olduğunu, hemen hemen hepsini öğrendiğini kaydetti. İlk yıllarda çırak olduğunu, sonra ustalaştığını aktaran Özdemir, “Baskıları kaynakla birleştiriyoruz. Bunları sonra kaynatıyoruz. Bunları daha sonra kolyelere takıyoruz. Sonra ürün böyle oluyor. Bizde ustamız gibi usta olmayı istiyoruz. Çünkü onun elinde yetişiyoruz. Biz de ondan gördüklerimizi gelecekte çırakları eğitmek isteriz” diye konuştu.
06 Aralık 2024 Cuma - 16:39
Diyarbakır’da hackathon etkinliği başladı
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), Bilim Eğitim Vakfı’nın, Karacadağ Kalkınma Ajansı ve Gençlik ve Değişim Derneği ortaklığında hackathon etkinliği başladı. Etkinlik açılışında konuşan DTSO Bilim Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, genç nüfusun ilin en büyük sermayesi olduğunu belirterek, “Bugünkü etkinlik bu alandaki arayışımızın bir sonucu. Kentte geleneksel alanlarda yatırımlar var. Ticaretin güçlü olduğu bir kent. Son yıllarda gençleri destekleyecek çalışmalara yöneldik. Yine kentimizin kültürel miras değerlerinden beslenen fikirlerin de ilimiz turizmini ve yeni nesil turizmi, turizm trendlerini destekleyeceğini düşünüyoruz” dedi. Proje Sorumlusu Meryem Özdemir Ok ise bu çalışmanın kentte ilk defa düzenlendiğini belirterek kültürel miras ve dijitalleşme temasını özellikle seçtiklerini ve gençlerin kentin kültürel mirasından ilham alan fikirler üretmelerini beklediklerini söyledi. 3 gün boyunca sürecek etkinlik sonunda, grupların teknik danışmanlar ve mentörler eşliğinde geliştirecekleri fikirler arasından seçilen ilk üç proje ödül alacak.
06 Aralık 2024 Cuma - 15:24
Narin Güran cinayeti davasında savcı mütalaasını sundu
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayeti davasında cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, 4 sanık hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi.
06 Aralık 2024 Cuma - 15:21
Narin Güran cinayeti davasında savcı mütalaasını sundu
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayeti davasında Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, 4 sanık hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi. Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin tutuklu amca Salim, anne Yüksel ve ağabey Enes Güran ile komşuları Nevzat Bahtiyar’ın "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan yargılandığı davada, Cumhuriyet savcısı hazırladığı 14 sayfalık esas hakkındaki mütalaayı, celse arasında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine sundu. Mütalaada, sanık Yüksel Güran’ın 2 Eylül’de düzenlenen tutanak içeriğinde de belirtildiği gibi olay günü ilk saatlerden itibaren "Narin’in vefat ettiğini bildiği" şeklinde hal ve tavırlar sergilediği, üzüntünün yanı sıra korku ve endişe barındıran sözler söylediği, "Enes’i nasıl kurtarabilirim?" şeklinde beyanlarının olduğu kaydedildi. Narin’in cansız bedenine ulaşıldığı gün çıkan tartışmada kardeşi Yasemin’in "Doğruyu söyleseydiniz böyle olmazdı." şeklindeki sözlerine yer verilen mütalaada, şunlar yer aldı: "Sanık Nevzat Bahtiyar’ın ifade ve savunmalarında, Narin’in cansız bedenini Salim Güran’dan alıp götürdüğü esnada yukarı doğru yani Arif Güran’ın evine doğru baktığında Yüksel Güran’ın yüzünü ellerinin arasına bırakmış şekilde ağlayarak baktığını gördüğü şeklindeki ifadeleri, sanık Yüksel Güran’ın olayın başından beri bir anne içgüdüsü ile kızının kaybolduğu gibi bir davranışta bulunmayıp kızı Narin’in ölümünü kabullenişine dair hareketler sergilemesi dikkate alındığında sanığın diğer sanıklarla birlikte Narin’in öldürülmesine ilişkin iştirak iradesi içerisinde olduğu anlaşılmıştır." Nevzat Bahtiyar’ın, Narin’in cansız bedenini Salim Güran’dan alarak çuval içerisinde Eğertutmaz Deresi’ne bıraktığı yönündeki beyanlarına yer verilen mütalaada, çocuğun cansız bedeninin bulunduğu çuval ile Nevzat Bahtiyar’ın ahırında bulunan çuvalların benzer ve numaralarının ardışık olduğunun tespit edildiği hatırlatıldı. Dosyadaki mevcut kamera kayıtları ve HTS-daraltılmış baz raporundan Nevzat Bahtiyar’ın fiilen kullandığı kırmızı arabayla Narin’in cansız bedenini beyan ettiği gibi söz konusu ikametten alıp Eğertutmaz Deresi’ne gittiğinin belirlendiği ifade edilen mütalaada, Bahtiyar’ın olay günü ve olay saatinde arkadaşı olan Salim Güran ile birlikte Narin Güran’ın ikametine girdiklerinin ve birlikte hareket ettiklerinin tespiti karşısında kovuşturma aşamasında da sürdürdüğü tutumu göz önüne alınarak, diğer sanıklarla Narin’in öldürülmesine ilişkin iştirak iradesi içerisinde olduğunun tespit edildiği belirtildi. Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar’ın kullandıkları araçlarda yapılan detaylı incelemelerde alınan toprak numunelerine ilişkin Van Jandarma Kriminal Laboratuvarının 16 Eylül tarihli raporuna yer verilen mütalaada, raporda her iki araç içerisinden alınan toprak numunelerinin benzer olduklarının tespit edildiğine işaret edildi. Tutuklu sanıkların daha önce verdiği ifadelerinin de yer aldığı mütalaada, "daraltılmış baz" ile ilgili ek bilirkişi raporu, Ulusal Kriminal Büro raporu ve Adli Tıp Kurumu raporuna yer verildi. Sanıkların eylemleri noktasında iştirak tanımı değerlendirildiğinde, müşterek faillikte fiil üzerinde ortak hakimiyet kurulduğu için her bir suç ortağının "fail" konumunda olduğuna dikkati çekilen mütalaada, şu bilgiler paylaşıldı: "Fiil üzerinde ortak hakimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri roller ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır. Suç ortaklarının, suçun işlenmesinde yaptıkları katkının, diğerinin fiilini tamamladığı durumlarda da müşterek faillik söz konusu olacaktır. Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılmasında verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, olay sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Müşterek faillikte aranan en önemli unsurlardan birisi, kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hakimiyetinin bulunmasıdır. Bu halde, suçun gerçekleştirilmesi amacıyla fiilin icrasına katkıda bulunan suç ortaklarının tamamının, bu katkıları dolayısıyla sorumlulukları bulunmaktadır. Bu hususlar doğrultusunda, dosya içeriğinde soruşturma ve kovuşturma boyunca bulunan ve sunulan tüm kamera görüntüleri, ifade tutanakları, adli tıp raporları, olay yeri inceleme raporları, HTS kayıtları, HTS daraltılmış baz analiz raporu ve bu yönde desteklenen bilirkişi raporu, kriminal raporlar, Ulusal Kriminal Büro raporu, görüşme kayıtları, cep telefonları üzerinde yapılan inceleme neticesinde elde edilen veriler, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, olay günü sanıklar Enes, Salim ve Yüksel Güran ile Nevzat Bahtiyar’ın olay saatinde Arif Güran’ın evi ve civarında bulundukları daraltılmış baz analiz raporu ve bilirkişi raporuyla tespit edildi. Ayrıca Ulusal Kriminal Büronun raporu ile de desteklenen ahır ve ev bölgesinde olay saatinde gerçek canlı hareketleri mevcut olup Narin’in de ahır ev bölgesine ulaştığının belirlendiği, bu bağlamda sanıkların olayın sonuna kadar zaman ve mekan birlikteliği içerisinde oldukları ve bu eyleme taraftar olmadıklarını gösterecek şekilde engelleyici bir irade ortaya koymadıkları gibi fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek bildikleri gerçeği açıklamamak suretiyle Narin’in öldürülme saikinin kesin bir şekilde belirlenememesine sebebiyet vererek iştirak iradelerini ortaya koydukları anlaşılmıştır. Sanıkların kasten öldürme suçunun işlenmesinde suçun icrasını kolaylaştırma iradeleri yanında suçun işlenmesi sonrasındaki tutumları da göz önüne alındığında Narin’i boğmak suretiyle ölümüne sebebiyet verdikleri ve üzerlerine atılı suçu müşterek fail olarak işledikleri anlaşılmaktadır." Mütalaada, üzerlerine atılı "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçunu işleyen sanıklar Enes ve Yüksel Güran’ın eylemine uyan Türk Ceza Kanunu’nun 37/1 maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-d,e, 53/1 ve 63. sevk maddeleri uyarınca, sanıklar Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar’ın eylemine uyan Türk Ceza Kanunu’nun 37/1 maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanunu 82/1-e, 53/1 ve 63. sevk maddeleri uyarınca ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmaları, alacakları ceza miktarı nazara alındığında hükümle birlikte sanıkların tutukluluk hallerinin devam edilmesi talep edildi. "Aile bireylerinin toplantı görüntüsü" ile ilgili suç duyurusu Dava dosyasına eklenen "aile bireylerinin toplantı görüntüsü"nün incelenmek üzere Van Kriminal Şube Müdürlüğüne gönderildiği anımsatılan mütalaada, şunlar yer aldı: "İlgili videoların ses iyileştirilmeleri ve söz konusu konuşmaların Türkçe tercümesi yapılmak üzere rapor talep edilen Erhan Güran’ın ikametindeki kamera görüntülerinde yer alan kişilerin eylemlerinin ’kasten yaralama’, ’tehdit’, ’suçluyu kayırma’, ’suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçları yönünden suç ve suç unsuru teşkil ettiği değerlendirildiğinden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusuna bulunulmasına kamu adına talep ve mütalaa olunur." (RK-Y)
06 Aralık 2024 Cuma - 14:27
Diyarbakır’da evlat nöbetindeki aile sayısı 380’e yükseldi
Diyarbakır’da eski HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemini sürdüren aile sayısı 380’e yükseldi. 3 Eylül 2019 tarihinde farklı kentlerden Diyarbakır’a gelerek eski HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi başlatan ailelerin nöbeti kararlılıkla sürüyor. Mardin’den gelen Kamile ve Abdurrahman Karagöz, 2014 yılında terör örgütü PKK’ya katılan oğlu Hamdullah Karagöz’e (33) teslim olması çağrısında bulundu. Abdurrahman Karagöz, gazetecilere, Mardin’den geldiğini ve çocuğunu PKK’dan istediğini söyledi. Karagöz, “Devletimiz arkamızdadır. Kobani olaylarında kayboldu. İhtiyarız, çocuğumuzun gelmesini istiyoruz” dedi.
06 Aralık 2024 Cuma - 13:44
Narin Güran cinayeti davasında Cumhuriyet savcısı mütalaasını verdi: 4 sanık hakkında ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi
Diyarbakır’da öldürülen 8 yaşındaki Narin Güran cinayeti davasında, Cumhuriyet savcısı mütalaasında, 4 sanık hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin tutuklu amca Salim, anne Yüksel ve ağabey Enes Güran ile komşuları Nevzat Bahtiyar "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanıyor. Cumhuriyet savcısı hazırladığı 14 sayfalık mütalaayı, celse arasında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine sundu. Mütalaada, 21 Ağustos’ta saat 20.43’te aile tarafından 112 ihbar hattına Narin Güran’ın kaybolduğu yönünde yapılan ihbar neticesinde kayıp çocuk konusu olarak soruşturmaya başlanıldığı hatırlatılarak, sahada görev alan kolluk birimlerince aktarılan bilgiler neticesinde Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan değerlendirme neticesinde soruşturmanın derinleştirildiği bildirildi. Ailenin bu aşamalarda kolluk görevlilerini yanlış yönlendirdiği ve çelişkili beyanlarda bulundukları aktarılan mütalaada, çocuğu kaybolan bir ailenin kamera kayıtlarından olay günü saat 15.11’de son kez görülen kızlarının kayıp olduğunu kolluk birimlerine saat 20.43’te haber vermesinin izahının olamayacağı kaydedildi. Olay günü şehir dışında olduğu HTS kayıtları ve beyanlarla tespit edilen hakkında ayrıca soruşturma yürütülen Narin Güran’ın babası Arif Güran’a kızının kayıp olduğunun eşi ve çocukları da dahil hiçbir aile ferdi tarafından haber verilmediği, şahsın kızının kayıp olduğunu komşu köyden arkadaşının haber vermesiyle öğrendiği hatırlatılan mütalaada, bu tür durumlarda böyle bir haberin babayla paylaşılacağı hususunun tartışmasız bir toplumsal gerçeklik olduğu belirtildi. Mütalaada, şunlar yer aldı: "Arama faaliyetlerinin başında öncelikle kolluk görevlilerinin aile tarafından Narin Güran’ın son görüldüğü saat hususunda açıkça yanılgıya uğratıldığı, dosyanın aşamalarında yaklaşık 16.00 sıralarında Eğertutmaz Deresi’ne cansız bedenin bırakıldığı sabit olan Narin Güran’ın 17.40’ta kendilerine geldiğini söyleyen Maşallah, Birsen ve Melike Güran’ın beyanları, saat 18.47’de Narin’i gördüğüne ilişkin M.K. isimli çocuğun beyanı dikkate alındığında ailenin organize şekilde hareket ederek çocuk yaştaki tanıkların dahi bu şekilde beyan vermelerini sağlayarak, Narin’in bulunmasını ve olayın aydınlatılmasını engellemeye çalıştıkları, bazı aile üyelerinin jandarma personelini sessizce dinleyerek yapılacak işlemleri öğrenmeye çalıştıkları, yine bazı aile üyelerinin elektrik tellerinin birbirlerine çarpmasını sağlayarak yangın çıkarmaları, bazılarının ise ayak numarası itibarıyla uyumsuz olmasına rağmen buldukları veya tamamen kendi senaryoları olan bulduklarını iddia ettikleri terlikle kolluk personelini yanıltmaya çalıştıkları açıkça belirlenmiştir. Aile üyelerinin neredeyse tamamının olay gününe ait konuşma, mesaj içerikleri ile WhatsApp kayıtlarını silmiş olduklarının belirlenmesi karşısında aile üyelerinin başından itibaren olaydan haberdar oldukları ve ortaya çıkmasını engellemeye yönelik olarak yoğun çaba içerisinde oldukları şüpheye yer vermeyecek biçimde tespit edilmiştir. Bu husus Erhan Güran’ın ikametine ait kamera görüntüleriyle de ortaya konulmuştur. Bu tutumlarını kovuşturma aşamasında da ısrarla sürdürerek yargılamaya ve maddi gerçeğe katkıları bir yana, yargılamayı sürüncemede bırakmak adına ağız birliği yaparak birbirlerine karşı gösterdikleri hassasiyeti aile bireyi Narin Güran’ın ölümünün net bir biçimde ortaya çıkması noktasında göstermedikleri tereddüte mahal vermeyecek şekilde aşikardır. Mütalaada, Tavşantepe Mahallesi’nde Narin Güran’ın kaybolduğu 21 Ağustos gününe ilişkin kamera kayıtlarına ilişkin incelemede yapılan tespitlerle ilgili şu ifadeler yer aldı: "Narin Güran’a ait en net son görüntünün Tavşantepe İlkokuluna ait kamera olduğu, Narin’in olay günü saat 15.11.10’da (kamera saatinin güncel saate göre yaklaşık 4 dakika ileri olduğu) kamera açısından çıkarak ikametine giden patikaya yöneldiğinin net tespiti karşısında Narin’e ait cansız bedenin bulunduğu yeri gösterir tüm kayıtlar ve deliller tekrar irdelenerek bu saat sonrasına yoğunlaşıldığın da Tavşantepe Mahallesi’nin karşı kısmında bulunan çiftliğe ait kamera açısına olay günü saat 15.41.56’da şüpheli bir aracın girdiği, aracın 15.44.43 sıralarında Eğertutmaz Deresi’nin yakınında bulunan toprak yolda durduğu, kamera saatine göre 38 dakika 11 saniye sonra Eğertutmaz deresi civarından ayrıldığı, söz konusu aracın kırmızı renkli şahin marka araç olduğunun tespit edildiği, kamera kayıtlarının takibinde aracın kırmızı renkli şahin marka Ferhat Bahtiyar adına ruhsata kayıtlı ancak fiilen sanık Nevzat Bahtiyar’ı kullanımında olan araç olduğu gerek aşamalarda verilen beyanlar gerekse de kamera görüntülerinden açıkça belirlendi." "Sanıklar Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar’ın olay saatinde bir arada oldukları" tespiti Mütalaada, tutuklu sanıklara ilişkin yapılan değerlendirmelere yer verildi. Sanık amca Salim Güran’ın olayın en başından itibaren telefonundaki ses kayıtlarında Narin’in kaybolduğu saatle ilgili çelişkili beyanlarda bulunduğu, sanığın öncelikli amacının Narin’in bulunmasını ve ölümünün net bir biçimde ortaya çıkmasını engellemek olduğu, ses kayıt içeriklerinde jandarma personeline haber verirken köyde çingenelerin eski bir kırmızı araba görüldüklerine dair beyanlarda bulunarak ve Çarıklı Mahallesi’nde Nevzat Bahtiyar’ın akrabalarının evlerinde arama yapılmasını sağlayarak ilk günden itibaren muhtemel bir olumsuz durumda ise eylemden sadece Nevzat Bahtiyar’ı sorumlu tutabilmek için bir organizasyon içerisinde olduğunun değerlendirildiği ifade edilen mütalaada, şöyle denildi: "Nevzat Bahtiyar’ın cesedi bıraktığı aracın eski model şahin marka ve kırmızı renkli bir araç olmasının bu hususu açıkça ortaya koyduğu, şahsın telefonunda yapılan teknik incelemede cihazda yer alan kayıt programındaki olay gününe ilişkin kendince önemli gördüğü kayıtları silmesi, Whatsapp kayıtlarını silmesi hususlarını izah edemediği, alınan son savunmasında hayat kadınlarıyla görüştüğü yönündeki beyanının kayıt silme eylemine karşı geliştirilmiş bir savunma niteliği taşıdığı, bu durumu doğrulamak için de olay günü Narin’in cansız bedeninin gömülmesinden sonra hayat kadını olduğu değerlendirilen bir kişiye mesaj gönderdiği ve bu mesajın silinmeden telefonda bulunmasının da bu durumu kuvvetle ortaya koyduğu, Nevzat Bahtiyar ile olay günü saat 15.08 dışında hiç görüşmediğini beyan etmesine mukâbil HTS analizi ve dar alan baz çalışması yapılan bilirkişi raporunda yaklaşık olay saatinde bir arada oldukları ve birlikte hareket ettiklerinin açıkça ortaya konulduğu, fiilen kullandığı kendi beyan ile de sabit olan araçta yapılan incelemelerde şoför koltuğu oturma kısmında sürüntü şeklinde DNA profili ile sağ arka kapı iç kısmında kıl örneğinden elde edilen DNA profillerinin Narin’e ait olduğu açıkça belirlenmesinin sadece aracın kapılarının açık olması veya tüm çocukların arabaya binmiş olabilecekleriyle savunulmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmıştır." "Salim Güran’ın kullandığı araçta elde edilen tek DNA profili Narin’e ait" Mütalaada, DNA profiline ilişkin inceleme yapılırken araç içerisinde bulunması muhtemel tüm DNA profillerine dair çalışma yapıldığı, yalnızca belirlenmiş olan Narin Güran’a ait DNA profiline dair bir inceleme yapılmadığı, araçta elde edilen tek DNA profilinin Narin’e ait olduğu, sanığın kendi ailesine dair bir DNA profili dahi bulunamadığı, zira Narin’in babası Arif Güran’a ait araç içerisinde yapılan incelemede de herhangi bir DNA bulunamadığı, kendi babasına ait araçta dahi DNA bulgusu olmayan Narin’in DNA profilinin sanığa ait aracın iki bölümünde de çıkmasının hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğu ifade edildi. Teknik olarak da DNA profilinin "kan, meni, doku, organ, kıl, idrar, tükürük ve vücut sıvısı" gibi biyolojik örneklerde bulunabileceği bilgisine yer verilen mütalaada, Nevzat Bahtiyar’ın Narin’in yerde yatar vaziyette iken ağzından sıvı geldiği yönündeki beyanında DNA profilinin biyolojik örnekten elde edilmiş olabileceği ve sanık Salim Güran’a bulaşması sonucu araçta bulunması hususlarını kuvvetle muhtemel ortaya koyduğu belirtildi. Mütalaada, "Bu sebeplerle sanığın öldürme eylemi içerisinde olduğu ve delilleri karartmaya çalıştığı, dolayısıyla diğer sanıklarla birlikte Narin’in öldürülmesine ilişkin iştirak iradesi içerisinde olduğu" değerlendirmesine yer verildi. Sanık ağabey Enes Güran’ın olay günü ve sonrasında alınan beyanlarında Narin’in kaybolduğu saatle ilgili sürekli çelişkili beyanlarda bulunduğu, olay günü mahalle bakkalına giderek alışveriş yaptığı yönündeki beyanının mahalle bakkalının o gün dükkanını kapattığına dair beyanı karşısında açıkça gerçeğe aykırı olduğunun tespit edildiği belirtilen mütalaada, Enes Güran’ın Narin’in son kamera açısına girdiği saat 15.11 öncesinde ve sonrasında ikamette bulunduğunun HTS analiz raporu ve bilirkişi raporuyla sabit olduğu ifade edildi. Mütalaada, sanık Enes Güran ile ilgili şu değerlendirmelerde bulunuldu: "Sanığın gözlerinde bulunan morluklara ilişkin ilk olarak mısır tarlasında meydana geldiği yönündeki beyanları sonrasında kendisine sinirle vurmuş olabileceğini söyleyerek açıkça çelişkiye düşmüştür. Sırtında bulunan tırnak izine benzer izlere ilişkin ilk beyanlarında bir açıklamada bulunamaz iken adli tıpta sorulan öykü noktasında duvara vurduğu, sonrasında alınan beyanlarında arama çalışmalarında bazı yerlere girerken sırtının çizilmiş olabileceği yönündeki çelişkili beyanları, ceza infaz kurumunda bulunmakta iken görüş esnasında sürekli adli tıp raporlarının çıkıp çıkmadığını sorması nedeniyle üstü örtülü bir şekilde Narin’in cesedi üzerinde kendisine ait herhangi bir DNA çıkıp çıkmayacağı hususunda tedirgin olduğu, Narin Güran’ın diş fırçasını kullanması gibi bir durumdan bahsetmesi ve kardeşi Eren’i kimseye bir şey anlatmaması şeklinde tembih etmesi, yine aynı şekilde ağabeyi Baran Güran ile cezaevinden yapmış olduğu telefon görüşmesinde kendisine ısrarla görüş için avukat gönderilmesini istediği, muhtemel herhangi bir gecikmede aileye dosyaya ilişkin konuşacağı şeklinde tehditvari cümleler kurduğu tespit edilmiştir. Tanık Hediye Güran’ın aşamalardaki beyanlarında zamana ilişkin tutarlı ifadelerin bulunmadığı, olayın cereyan ettiği saatlere ilişkin Enes Güran’ı korumak maksadıyla Enes’in uyuduğuna yönelik çelişkili beyanlarda bulunduğu, aile bireylerinin ve Enes’in arkadaşları olan tanıkların çelişkili beyanları dikkate alındığında sanığın olayın en başından itibaren ısrarla çelişkili beyanlar ile tutum ve davranışlarda bulunduğu, eyleme iştirak etmiş olmanın korkusuyla bu şekilde davrandığının açıkça mahkeme huzurunda da görüldüğü, dolayısıyla diğer sanıklarla birlikte Narin’in öldürülmesine ilişkin iştirak iradesi içerisinde olduğu anlaşılmıştır."
06 Aralık 2024 Cuma - 13:05
Banyoda ısınmak için mangal yakan genç kız zehirlenerek hayatını kaybetti
Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde banyoda ısınmak için mangal yakan genç kız, karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybetti. Edinilen bilgiye göre, Çınar ilçesi Başaklı Mahallesinde ikamet eden 16 yaşındaki N.Ş. akşam saatlerinde ısınmak için girdiği banyoda mangal yaktı. Mangaldan çıkan dumanlarla zehirlenen genç kız hayatını kaybetti. Uzun süre banyodan çıkmayan genç kız, aile fertlerinin içeri girmesiyle yerde ölü olarak bulunurken, genç kızın cenazesi otopsi yapılmak üzere Diyarbakır Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Olay ile ilgili inceleme başlatıldığı belirtildi.
06 Aralık 2024 Cuma - 12:31
Diyarbakır’ın tarihi mekanları sis ile bütünleşti
Diyarbakır’da tarihi mekanlar sis ile bütünleşirken trafikte ise görüş mesafesi yer yer 30 metrelere kadar düştü. Kentte özellikle merkez Sur ilçesinde etkili olan sis görüş mesafesini düşürdü. Ulaşımda herhangi bir aksaklık yaşanmazken görüş mesafesinin yer yer 30 metrelere kadar düştüğü bölgelerde sürücüler araç dörtlülerini yakarak dikkatli ilerledi. İçkale yerleşkesi, Hevsel Bahçeleri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Diyarbakır Surları ile Ongözlü Köprü gibi tarihi mekanları da sis kapladı. İzmir’den gelen Remziye Yıldız, Diyarbakır’ın zaten çok güzel bir şehir olduğunu, tarihi mekanlar ve sisli havanın bir bütün halinde kartpostallık görüntüler oluşturduğunu söyledi.
06 Aralık 2024 Cuma - 12:23
Yol kontrolünde 1 milyon 20 bin TL değerinde kaçak malzeme ele geçirildi
Diyarbakır’da Bismil İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri yol kontrol ve arama noktasında, bir araçta piyasa değeri yaklaşık 1 milyon 20 bin TL değerinde çeşitli kaçak ürünler ele geçirdi. Diyarbakır Valiliğinden yapılan açıklamada, Bismil İlçe Jandarma Komutanlığınca ele geçirilen kaçak malzemelere el konulduğu belirtildi. Açıklamada, ele geçirilen malzemeler arasında 484 adet adaptör, 505 adet şarj kablosu, 30 adet kablosuz kulaklık ve 97 adet tuşlu cep telefon olduğu belirtildi. Ele geçirilen malzemeler muhafaza altına alınırken, M.T. isimli şüpheli Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi.
06 Aralık 2024 Cuma - 12:17
Çocuklara yönelik ağız ve diş sağlığı eğitimi verildi
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmada, Zarokistan Kreş ve Gündüz Bakım Evlerindeki çocuklara ağız ve diş sağlığı eğitimi verildi. Eğitimde, diş maketi eşliğinde ağız ve diş bakımı hakkında görsel sunum yapıldı. Çocuklar, dişlerini doğru fırçalama teknikleri hakkında bilgilendirilerek, en az iki dakika boyunca dişlerini fırçalamaları gerektiği anlatıldı. Ayrıca, eğitim kapsamında hijyen eğitimi, ateş ölçümleri ve bit taraması da yapıldı. x Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından 450 Evler Kreş ve Gündüz Bakım Evinde düzenlenen Ahşap ve Dönüşüm Atölyesi ise çocuklar ve aileleri tarafından ilgiyle katılım gösterildi. Atölyede, geri dönüşümün önemi, çevre bilinci ve kaynakların daha verimli kullanılması hakkında bilgilendirme yapıldı. Katılımcılar, çevre dostu projelere dair çeşitli çalışmalar gerçekleştirerek hem eğlenceli hem öğretici bir deneyim yaşadı.
06 Aralık 2024 Cuma - 10:50
Pamukta sulamanın etkinliğinin arttırılması paneli düznlendi
Diyarbakır Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından pamukta sulamanın etkinliğinin arttırılması konulu panel düzenlendi. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Tarım ve Orman Bakanlığına gönderilen yazıda, 2021 yılı izleme ve değerlendirme sonuçlarına göre GAP illerinde pamuk ekili tarım arazilerinde sulamanın etkin ve verimli bir şekilde yapılmadığı, bilinçsiz sulama ve yetersiz drenaj sonucu topraklarda taban suyunun yükseldiği, tuzluluğun artığı, erozyon oluştuğu ve verimin azaldığı belirtildi. Sulama yönteminin doğru seçimi ve uygulanması konusunda çiftçilerin eğitilmesi ve farkındalığının artırılması amacıyla Tarım ve Orman Müdürlüğünce pamukta sulamanın etkinliğinin arttırılması konulu panel düzenlendi. Panelin açış konuşmasını yapan İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ertan Atalar; tüm ürünlerde olduğu gibi pamuk üretiminde de suyun etkin kullanılmasının tarımsal üretimin devamlılığı ve yüksek verim için oldukça önemli olduğuna değinerek uygulanmakta olan sallma sulama ve basınçlı sumala yöntemleri ile yapılan aralıklı sulamaların bitkinin gelişimini olumsuz etkilediğini ve verim kayıplarına neden olduğunu belirtti. Atalar, Bu panelin sulamada yaşanan sorunların düzeltilebilmesi için atılmış önemli bir adım olduğunu ve buna yönelik çalışmaların aralıksız devam edeceğini dile getirdi. Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümünden Doç. Dr. Neşe Yaman moderatorlüğünde yapılan panelde; Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Suluma Bölüm Başkanı Prof. Dr. Öner Çetin; pamukta etkin sulama stratejileri ve modernizasyon, DSİ 10. Bölge Müdürlüğünden Şube Müdürü Dr. Ramazan Yolcu; pamukta bilinçsiz sulamanın sonuçları, Diyarbakır Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden Dr. Cahit Kaya; pamuk bitkisinde sulama kaynaklı hastalık ve zararlılar, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden Ziraat Mühendisi Murat Türker; tarımsal sulama ve ekipman destekler konularında birer sunum gerçekleştirdi. Panel soru cevap bölümüyle sona erdi.
05 Aralık 2024 Perşembe - 17:22
Sağlıkçılar, Acil Sağlık Hizmetleri Haftası’nda taleplerini dile getirdi
Diyarbakır’da 1-7 Aralık Acil Sağlık Hizmetleri Haftasında sağlıkçılar taleplerini dile getirdi. HEP-SEN Diyarbakır Temsilcisi Faysal Yiğit, Acil Sağlık Hizmetlerinin ülke genelinde her ilin en uç noktalarına kadar yayılmış, 24 saat kesintisiz olarak hizmet veren sağlık ordusunun olmazsa olmaz bir sistemi olduğunu söyledi. Sağlık zincirinin güçlü bir halkası olan ve sağlık hizmetinin öncü kuvvetleri olan 112 Acil Sağlık Hizmetleri çalışanı meslektaşların haftasını kutladığını belirten Yiğit, “1-7 Aralık Acil Sağlık Hizmetleri Haftası münasebetiyle taleplerimiz; 112 Acil Sağlık Hizmeti Çalışanlarının fiziki çalışma koşulları kötü olan istasyonlar derhal iyileştirilmelidir. 112 Acil Sağlık Hizmeti Çalışanlarının deprem riski sayılan illerde bina altında istasyon olmaması ve bazı illerde aynı yerde birlikte çalışılacak ikili istasyon olmaması gerekir. 112’nin "çok riskli birim" ilan edilmesi ve teşvik ek ödemelerinin buna göre düzenlenmesi. Sağlıkta şiddetin önlenmesi için etkin yasaların çıkarılması ve adli vakalarda kolluk kuvvetleriyle koordinasyonun geliştirilmesi. Vaka elemeleri yapılarak 112 acil sağlığın yükünün azaltılması. Türkiye’nin Genel anlamında araçların hurdaya döndüğü yeni ambulansların verilmesi, personel yetersizliği ve çalışanların tükenmiş durumda olması ambulansların sürekli arıza yaptığı ve tamir işlemlerinin uzun sürdüğü bu konularda gerekli iyileştirilmesi yapılması, ambulans filosunun acilen artırılması ve hemen alım yapılması. Klima arızalarının tamiri için gerekli kaynakların sağlanması, kış lastiklerinin zamanında ihalesinin yapılması, acil olarak personel alımı yapılması. Disiplin soruşturmaları ile çalışanlara yönelik baskıların son bulması. 112’nin "çok riskli birim" ilan edilmesi ve teşvik ek ödemelerinin buna göre düzenlenmesi gerekir” dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder