Yerel Haberler
Diyarbakır
IBAN mağduriyetinin giderilmesine yönelik çalışmalarda sona gelindi 04 Nisan 2026 Cumartesi - 17:35:19 Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, IBAN’ın kullandırılması sebebiyle oluşan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik çalışmalarda sona yaklaşıldığını belirtti. Uzun yıllar Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemelerinde ve dolandırıcılık suçları ile görevli Ağır Ceza Mahkemelerinde görev yapmış olan Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, IBAN mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik düzenlemenin bitme aşamasına geldiğini söyledi. Çakmakkaya, "Suç örgütleri yanında dolandırıcılık suçunu işleyen kişiler suça konu haksız kazancın izlerini başkalarına ait IBAN’lar ve banka kartları kullanarak kaybettiriyorlar. Hesabının üzerinde bloke olduğu, iş arayan mağdurun işe alınacağı ancak şirket için gerekli olduğundan hesaplarına ihtiyaç bulunduğu, hesap kiralamanın yasal olduğu gibi beyanlarla kişiler kandırılarak hesapları kullanılıyor. Dolandırıcılar bunun yanında masum kişileri arayarak kendilerini hakim, savcı, polis gibi unvanlarla tanıtarak anılan hesaplara para aktarımını sağladıktan sonra elde edilen parayı kiraladıkları IBAN üzerinden başka hesap ve kripto varlıklara aktarmak suretiyle veya diğer ortakları vasıtası ile çekerek aklıyorlar. Bu durumda hesabı kullanılan kişi suçun faili olarak ilk ulaşılan kişi oluyor. Kolay para, komisyon veya kısa süreli kullanım vaatlerine aldanan kişiler, bilgi sahibi olmasa da IBAN bilgilerini veya kredi kartlarını üçüncü kişilere kullandırmaları sebebi ile nitelikli dolandırıcılık, suç gelirlerinin aklanması gibi nitelikli suçlardan yargılanabiliyorlar. Kişilerin hesap bilgilerini bir kez vermeleri üzerine birden fazla suça iştirak etmekten yargılanmaları, dolandırıcılık suçunun yüz kızartıcı suçlardan olması sebebi ile hesabın da suçta kullanılması sonucu doğal olarak hesap bilgilerini kullandıran kişiler lekelenmeme hakkının ihlal edilmesi tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor. Bu bağlamda yasada yer alan dolandırıcılık suçuna iştirak ile suç gelirlerinin aklanması arasında ince çizgide kalan kişilerin bulunması yanında suç kastı olduğuna dair şüphe bulunan kişilerin varlığı ve bunların yargılama sürecine dahil edilmesi kişilerin kendi hak ve özgürlükleri açısından ciddi risk teşkil ediyor. Süreç içerisinde dolandırıcıların doğrudan veya yardım eden sıfatı ile ile ortağı olarak bilerek suça iştirak edenle ile sahte satış vaadi ile kaparo alınması, sahte internet sitesi, sigorta süresinin bittiği yenilenmesi gerektiği, adının örgüt soruşturmasına karıştığı suçüstü yapılması için kolluğun paraya ihtiyacı olduğu gibi yöntemlerle kandırılan kişiler ile hesapları kullanılan kişiler yüz yüze kalıyor. Sahte ilanların uzun süre internet üzerinde kalması çağrı merkezlerine ait hatların uzun süre kullanımda tutulması, teknolojik ilerlemeler karşısında teknik ve personel altyapısının yetersiz kalması sonucu etkin soruşturma yapılmaması gibi parası elde edilen kişiler ile hesapları kullanılan bireyler yüz yüze kalabiliyor. Anılan durum mağduriyet oluşturabiliyor" dedi. "Gençler ve öğrenciler hedef alınıyor" Cumhuriyet Savcısı Çakmakkaya, özellikle gençlerin ve öğrencilerin hedef alındığını söyledi. Çakmakkaya, "Acil para göndereceğim, hesabını kısa süreli kullanabilir miyim, komisyon kazanacaksın gibi ifadeler çoğunlukla dolandırıcılık ağlarının tuzaklarıdır. Bu tekliflere itibar edilmemesi gerekir. Kolay para vaadine itibar edilmemeli. Emek sarf etmeksizin hesap kiralama veya benzer tekliflere karşı dikkatli olunmalıdır. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Anabilim Dalı bünyesinde 2025 yılında Doç. Dr. Cuma Ece ile yürütülen akademik bilgilendirme ve 2026 yılında etkinlik temelli bilgilendirmeye dayalı faaliyetlerin farkındalık çalışmalarına örnek olması açısından özel bir önemi bulunuyor. Bilişim ve dolandırıcılık suçları konusunda proje temelli akademik çalışmalar sürmektedir. Konu ile ilgili Hakimler Savcılar Kurulu ile YÖK’ün başsavcılıklar ve üniversitelere gönderdikleri iş birliği ve farkındalık faaliyetlerinin artırılmasına yönelik yazılar sonrası konu hakkındaki bilgilendirme faaliyetlerinin önemli bir ivme kazanmıştır" diye konuştu. Yasal düzenlenenin önemi ve kapsamı Teknolojik gelişmelerin dijital finansal işlemlerden çevrimiçi platformlara kadar toplumsal yaşamın her alanını dönüştürmesi ve hızlı değişimin hukuki düzenlemelerin de yeni ihtiyaçlara göre şekillenmesini gerekli kıldığını, bilişim ve dolandırıcılık suçlarına ilişkin yasal düzenlemelerin bu bağlamda hukukun uyum süreçlerini ve norm üretim hızını anlamak açısından somut bir örnek sunduğunu belirten Çakmakkaya, mevcut yasaların hem bireysel hakları koruma hem de toplumsal güvenliği sağlama ihtiyacına dayalı olarak oluşturulduğuna, bilişim suçları ve dolandırıcılık alanındaki düzenlemelerin, teknolojik yeniliklerin getirdiği riskler ve boşluklar göz önünde bulundurularak geliştirilmesi gerektiğine, hukuki çerçevenin bu suçları kapsayacak şekilde güncellenmesi, düzenleyici mekanizmaların teknolojiyle dengeli ilerlemesini desteklemesinin önemli olduğuna, yargı kararları ve uygulamaların hukuki süreçlerin teknolojik gelişmelerle uyumlu olması açısından önemini vurguladığına değindi. Açık kaynak araştırmasına göre 50 bin kişinin hüküm aldığı, 300 bin kişinin yargılama sürecinde olduğunun anlaşıldığını söyleyen Çakmakkaya, yasal düzenleme yapılırken çok sayıda kişinin konudan mağdur olduğunun iddia edildiği dikkate alınarak süratli ve kapsayıcı şekilde ele alınması gerektiğini belirtti. Çakmakkaya, dolandırıcılık dosyalarının yeniden ele alınması ile infaz süreçlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inandığını belirterek, yasa çalışmasının hukukun gelişimi için olumlu bir adım olduğuna işaret etti. 2018 yılında uluslararası hakemli Balkan ve Yakın Doğu Sosyal Bilimler Dergisi’nde yayınlanan "Bilişim Suçları ile Mücadelede Karşılaşılan Sorunlar", 2024 yılında "Sosyal Medyada Ökse Tuzağı: Dijital Dönüşümün Bireylere ve Kamuya Etkisi", 2025 yılında "Banka Hesapları ve Kredi Kartlarının Üçüncü Kişilere Kullandırılmasının Dolandırıcılık Suçu Olarak Nitelendirilmesi Üzerine Değerlendirme" başta olmak üzere makale ve kitaplarında konuyu irdelediğini belirten Çakmakkaya, bu bağlamda bilimsel araştırmalara dayalı çözüm önerileri sunduğunu söyledi. Çakmakkaya, bilişim ve dolandırıcılık suçlarında araştırma ve delil toplamanın tamamen kolluk tarafından yürütülmesi yerine adliyelerde suçları analiz edebilecek bilişim uzmanları aracılığı ile yapılması, katiplik sınav koşullarının güncellenmesi ile yıllar önce yerleşik uygulama olan üç dakikada 90 kelime yazma yerine bilişim suçları büroları için iki yıllık bilişim alanında yüksekokul mezunu ve bu alanda yeterliliği olanların alınması gerektiğini dile getirdi. Çakmakkaya, hukuk fakültelerinde bilişim alanında yan dal ve benzeri şekilde eğitim alanlarının ileride bilişim konusunda hakim savcı avukat olarak yetiştirilmesinin önünün açılmasının hakim ve savcı yardımcılarının da yardımcılık sürecinde bilişim ihtisas mahkemelerinde görev yapabilecekleri göz önüne alınarak, bu alanda yetiştirilmelerinin gerektiğine, itibar suikastlarının ayrı bir kanun maddesi ile düzenlenerek ayrı tutulmak şartı ile hakaret suçlarını gelir kapısı haline getiren kişilerin tespiti ile adliyeleri haksız ve kasıtlı meşgul eden eylemlerin önlenmesi, 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınlar ile Bu Yayınlar ile İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi" hakkındaki yasanın güncellemesinin konunun çözümüne katkı sağlayacağına, bilişim ve dolandırıcılık alanında Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu yanında konuyla ilgili 5651 sayılı yasa gibi yasalarla birlikte geniş kapsamlı olarak ele alınması gerektiğini kaydetti. Organizasyonlarda insan kaynakları yönetiminin, kurumsal sosyal sorumluluk anlayışını beraberinde getirdiğine değinen Çakmakkaya, dijital teknolojilerde yaşanan baş döndürücü hızın suçlu profili ve suç tiplerine de yansıdığına dikkat çekerken, yasaların anılan gelişime ayak uydurmakta zorlandığını, süreçlerin iyileştirilmesi için Adalet Bakanlığı, Hakimler Savcılar Kurulu, YÖK, İçişleri Bakanlığı ve diğer kurumların birlikte çalışma yürütmesi gerektiğine, özellikle yasaların uygulanması esnasında karşılaşılan sorunların kürsüden anlık takibinin önem taşıdığına, bu amaçla merkezde ve taşrada çalışma komisyonları kurulması ile yeni suç türlerine karşı yasa önerilerinin il ve ilçe başsavcılıkları ile adalet komisyonlarının yapacakları istatistik, analiz, raporlama, öneri ile ivme kazanacağına dikkat çekti. 12. Yargı Paketi’nde yer alması beklenen yasa değişikliğinin toplumsal bir sorunu çözmek açısından oldukça önemli olduğuna değinen Çakmakkaya, bu alanda yasanın önemli bir boşluğu dolduracağına inandığını sözlerine ekledi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 14:56 Kayapınar’da "İyileştiren Kütüphane" temasıyla programlar düzenlendi Diyarbakır’da Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi’nde bu yıl "İyileştiren Kütüphane" temasıyla kutlanan 62. Kütüphane Haftası, zengin içerikli etkinliklerle tamamlandı. Resmi kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle gerçekleştirilen programlar kapsamında "Kuşaklar Arası İletişim"den "Bağımlılıkla Mücadele"ye, "Ağız ve Diş Sağlığı"ndan "İyileştiren Edebiyat"a, "Sanat Gecesi"nden "Dengbej Dinletisi"ne kadar geniş bir yelpazede etkinlikler düzenlendi. Ayrıca "Yapay Zeka Uygulamaları ve Prompt Mühendisliği", "Yapay Zeka Çağında Finansal Okuryazarlık" ve "Doğru Yapay Zeka Kullanımı ve Siber Güvenlik" gibi güncel konuların ele alındığı programlar da katılımcılardan büyük ilgi gördü. Teknolojiden kültürel mirasa, sanattan sağlığa, eğitimden kişisel gelişime kadar pek çok alanda gerçekleştirilen etkinlikler, toplumun her kesimine hitap ederek kütüphanelerin çok yönlü işlevini gözler önüne serdi. "Engelsiz Okuma Atölyesi", "Satranç Turnuvası", "Üretici Drama Atölyesi" ve "Motivasyon ve İlham" gibi etkinlikler ise özellikle gençlerin ve çocukların aktif katılımıyla renkli anlara sahne oldu. Hafta boyunca vatandaşların ziyaretine açık olan "Kitap ve Resim Sergisi" de büyük ilgi görerek, kütüphanenin kültürel zenginliğini yakından tanıma fırsatı sundu. Hafta boyunca düzenlenen etkinliklere 2 bin 239’u kadın, 2 bin 125’i erkek olmak üzere toplam 4 bin 364 kişi katılım sağladı. Bu yoğun ilgi, kütüphanelerin sadece bilgiye erişim noktası değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve eğitsel birer yaşam alanı olduğunu ortaya koydu. Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürü İrfan Tekin, Kütüphane Haftası’nın önemine değinerek, "Kütüphanelerimiz, bilgiye erişimin ötesinde toplumsal gelişimin, kültürel etkileşimin ve bireysel dönüşümün merkezleridir. Kayapınar’da gerçekleştirilen bu kapsamlı etkinlikler, kütüphanelerimizin toplum üzerindeki iyileştirici gücünü açıkça ortaya koymuştur. Emeği geçen tüm kurumlarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi Müdürü Abdulbari Tanrıverdi ise hafta boyunca gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Her yaştan vatandaşımızın yoğun katılımıyla gerçekleşen etkinliklerimiz, kütüphanemizin yaşayan bir kültür merkezi olduğunu bir kez daha göstermiştir. ‘İyileştiren Kütüphane’ anlayışıyla sadece bilgi sunan değil, bireylerin hayatına dokunan bir yapı olmayı sürdüreceğiz. Bu süreçte bizleri yalnız bırakmayan tüm katılımcılarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi’nin yıl boyunca düzenleyeceği etkinliklerle toplumun her kesimine ulaşmaya ve "iyileştiren kütüphane" anlayışını güçlendirmeye devam edeceği bildirildi.
Narin Güran cinayetinde Nevzat Bahtiyar’ın "suçu üstlenmesi teklifi" iddialarına ilişkin ifadeler dava dosyasına girdi
03 Aralık 2024 Salı - 15:44 Narin Güran cinayetinde Nevzat Bahtiyar’ın "suçu üstlenmesi teklifi" iddialarına ilişkin ifadeler dava dosyasına girdi Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın cansız bedenini dereye sakladığını itiraf eden tutuklu sanık Nevzat Bahtiyar’ın "suçu üstlenmesi" yönünde Güran ailesinin teklifte bulunduğu iddialarına ilişkin 2’si "şüpheli" sıfatı ile olmak üzere 6 kişinin alınan ifadesi dava dosyasına eklendi. Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin tutuklu amca Salim, anne Yüksel ve ağabey Enes Güran ile komşuları Nevzat Bahtiyar "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanıyor. Nevzat Bahtiyar’ın oğlu İbrahim Bahtiyar, 11 Kasım’da Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına "Güran ailesince Hasan K. aracılığıyla kendilerine bir ev ile amcasına ait ancak ruhsat kaydı Güran ailesinin üzerinde olan bir aracın devrinin verilmesi karşılığında babasının suçu üstlenmesinin istendiği" iddiasıyla dilekçe ile başvuru yaptı. Bahtiyar, bu iddiasına ilişkin Hasan K. ile yaptıkları telefon görüşmesine ilişkin ses kaydını da Başsavcılığa sundu. Bunun üzerine ses kaydı deşifre edilerek tutanak hazırlandı. İddialara ilişkin ayrıca 28-29 Kasım’da İl Jandarma Komutanlığınca Hasan K. (65) ve tutuklu sanık amca Salim Güran’ın amcası Ali Rıza Güran’ın (65) "şüpheli" sıfatı ile Nevzat Bahtiyar’ın eşi Gazal (46), oğulları İbrahim (20) ve Ferhat Bahtiyar (24) ile kızı Fadile N.’nin (27) ise "bilgi" amaçlı ifadeleri alındı. Hasan K.’nin Ali Rıza Güran’ın Bahtiyar ailesine iletmesi için "Ben yapmışım dese, evlerini getirirdik, Gazal’ın evini Gazal’a verirdik. Sen onlara söyleyebilir misin? Ben onlara diyemem" dediğini ileri sürerek başlayan telefon görüşmesinde şunlar yer aldı: "Gazal Bahtiyar: Deseydin enayi var karşınızda. Onlar yapsın, onun üstüne atsın, evi versin Gazal’a. Ben onu Nevzat’a kurban ederim. Dünya malına mı kanacağım? Nevzat’ın evini yıktılar, evine ateş attılar. Hasan K: Ben dedim çocukları bana söyledi, ’Arabamızın devrini bize versinler.’ (Güran ailesi) Küçük kardeşleri, ’Tamam arabanın devri mesele değil. Zamanı gelince veririz.’ dedi Gazal Bahtiyar: Kendileri öldürdü, onlar kızlarını öldürdü, bizimkinin boynuna koydular. Sonra teklif göndersinler. Hasan K: Bana söylediler, ben de söylerim dedim. Gazal Bahtiyar: Söyle ayaklarını denk atsınlar, bana kelimeler söylemesinler amca. Bu fukarayı hapiste çürüttüler. Hasan K: Ne diyeyim Allah hakkınızı bırakmasın. Gazal Bahtiyar: Amin. Bu fukaranın hiçbir şeyden haberi yoktu amca, ben evdeydim. Geldi yemeğini yedi, gitti, ağaçlarını suladı, onu çağırdı, ne yaptıysa onun üstüne attı. Hasan K: Suç onundur, Nevzat’ın hakkı ölümdür. Nevzat niye cesetlerini götürdü, sakladı. Deseydi ’Ben niye saklıyorum? Gazal Bahtiyar: Onu tehdit ettiler amca, onu tehdit etmeseydi gider miydi? Hasan K: Gittiğinde; bir haftası bittiğinde, tutuklandığında gitseydi ’Zorla bana yaptırdı.’ Girmezdi hapse. Gazal Bahtiyar: Sakın hacı Rıza (Ali Rıza Güran) onların tekliflerini göndermesin. Hasan K: Haber gönderseler siz de ’yok’ dersiniz. İbrahim Bahtiyar (Nevzat Bahtiyar’ın oğlu): Dayı onlara söylersin, devlet ne derse odur. Onlar demiyor muydu devlet ne derse odur. Devlet ortaya çıkaracak. Hasan K: Kim ise devlet çıkaracak ortaya. Ben evlerin arasındayım, millet etrafımda, fazla konuşamıyorum." İddialara ilişkin 6 kişinin ifadesi alındı Nevzat Bahtiyar’ın oğlu İbrahim Bahtiyar, jandarmada verdiği ifadesinde, ablası Fadile N.’nin 27 Ekim’de ağabeyi Ferhat’ın evine geldiğini belirtti. Bahtiyar, ablası Fadile N.’nin kendisi ve annesinin bulunduğu odada, "Ali Rıza Güran’ın Hasan K.’yi yanına çağırdığını ve ’Narin’i zaten Nevzat öldürmüş, suçunu kabul etsin, çocukları gelsin köydeki evine, biz yine onlara bakacağız, sahip çıkacağız. Nevzat suçu üstlensin, bizim çocuklar çıksın, sen de git bunu Gazal’a ve çocuklarına ilet." dediğini anlattığını öne sürdü. Hasan K.’nin bunu önce teyzesi Gülbahar K.’ye ilettiğini, Gülbahar K.’nin de telefonla konuyu ablası Fadile N.’ye söylediğini ifade eden Bahtiyar, şunları yer aldı: "O gün bunları aktarınca Fadile yanımızdan ayrılmadan saat 19.07’de ağabeyim Hakim Bahtiyar’ın kullandığı GSM hattından Hasan K.’yi kullandığı cep telefonundan aradık. Telefonu ortamda bulunanların duyacağı şekilde hoparlöre aldım. Annem Gazal konuşmaya başladı. Halini hatırını sorduktan sonra para teklifinin olup olmadığını sordu. Kendisi de bize ’Beni bugün Ali Rıza Güran aradı, köye çağırdı. Köye giderek Ali Rıza ile buluştum. Bana, ’Zaten Nevzat öldürmüş, her şey ortada, belli. Suçunu kabullensin. Çocukları yine gelsin köydeki eve, biz onlara bakarız, gerekirse sahip çıkarız’ şeklinde teklif iletti. Annem Gazal da ’Beni evle ile mi kandıracaklar? Kocamın başımı yaktılar, onlar gitsin hapiste çürüsün, kocam çıksın. Kesinlikle bize böyle teklifte bulunmasınlar. Ali Rıza bize ev teklifi mi yapıyor? Kabul etmiyoruz. Hasan K. de bunun üzerine, ’Bana iletileni size bildiriyorum’ dedi. Sonra ben konuşmaya başladım. ’Mahkemesi var. Devlet her şeyi ortaya çıkaracak’ dedim." Nevzat Bahtiyar’ın oğlu Ferhat Bahtiyar da ifadesinde Hasan K.’nin Ali Rıza Güran’ın, "Dönsünler köye, onların evini de vereceğiz, maddi ve manevi ne ihtiyaçları varsa karşılayacağız. Bu olayı Nevzat üstlensin, zaten kendisi yapmıştır" şeklindeki teklifini kendilerine ilettiğini iddia etti. Nevzat Bahtiyar’ın kızı Fadile N. ise 27 Ekim’de saat 18.00 sıralarında teyzesi Gülbahar K.’nin kendisini WhatsApp üzerinden aradığını, Hasan K.’nin, ’Ben kıyamadım, onları arayayım, sen onlara söyle." diyerek Ali Rıza Güran’ın teklifini ilettiğini ileri sürdü. Fadile N., Hasan K.’nin teyzesine, "Ali Rıza Güran beni evine çağırdı. ’Nevzat bu olayı yapmış. Bizim aile rezil oldu. Nevzat olayı üstlensin. Çocukları da evine dönsün, biz onlara bakarız, ne ihtiyaçları varsa karşılarız.’ dediğini öne sürerek, teyzesinin bunu kendisine söylemesi üzerine annesi ve kardeşlerinin yaşadığı eve giderek onlara durumu anlattığını belirtti. Nevzat Bahtiyar’ın eşi Gazal Bahtiyar da ifadesinde kızı Fadile N.’nin evlerine gelerek Hasan K. aracılığıyla kendilerine teklif sunulduğunu belirttiğini ifade ederek şöyle dedi: "Hasan K.’yi aradık ve böyle bir teklifin olup olmadığını sorduk. Hasan K. de Ali Rıza Güran’ın kendisini Tavşantepe Mahallesi’ne çağırdığını, ’Git ailesine söyle Nevzat suçu üstlensin. Biz de ailesini köye geri getirelim. Bütün ihtiyaçlarını karşılarız. Bu olay da kapansın.’ dediğini söyledi. Ben de böyle bir teklifi asla kabul etmeyeceğimi, Nevzat’ın Narin’i öldürdüğüne inanmadığımı, paraya kanmayacağımı, Nevzat’ı dünyaya değişmeyeceğimi ve bir daha da böyle bir teklifte bulunmamasını söyledim." Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan Hasan K. ise Nevzat Bahtiyar ve Salim Güran’ın eşlerinin köylerinden olduğunu, onlarla akraba olduklarını belirtti. Ali Rıza Güran ve Hüseyin Güran’ın akranları olduğunu, onları tanıdıklarını ifade eden Hasan K., Narin kaybolduğunda Yalova’da olduğunu söyledi. Orada olduğu sırada Narin’in cenazesinin bulunduğunu, bunun üzerine Yalova’dan Diyarbakır’a döndüğünü belirten Hasan K., şunları kaydetti: "Hüseyin Güran’ın evinin önünde ailece oturuyorlardı. Ali Rıza Güran’ın yanına oturdum. Ali Rıza, ’Eğer bizimki yaptı ise onun Allah belasını versin’ dedi. Sonra Ali Rıza bana ’Tahminen bunu kim yapmıştır?’ diye sordu. Ben ’Devlet işe el atmış, bunu bulacaktır ancak tahminim bu işi Enes yaptı, Salim temizlerken başına bela aldı’ dedim. Ali Rıza beni yolcu ederken bana ’Nevzat’ın karısı da Salim’in karısı da sizin kızınızdır. Nevzat’a söyle o yapmışsa yaptığını söylesin. Çocuklarına, karısına söyle evlerine gelsin, biz onlara karışmayacağız. Biz onlara bakarız, yardım ederiz, zarar vermeyiz’ dedi. Daha sonra Batıkarakoç Mahallesi’ne döndüm. Burada Gülbahar K.’yi gördüm. Ali Rıza Güran’ın aktardıklarını ona söyledim. ’Ben bunu Gazal’a söylemem sen söylemek istersen söyle’ dedim. Aynı günün akşamı Gazal beni oğlunun numarasından arayarak, ’Ben arazi, ev kabul etmiyorum. Ali Rıza nasıl böyle bir şey söyler? gibisinden konuştu. Ben de Gülbahar’a söylediklerimi Gazal’a da söyledim. Ardından ’Yalan söylemeyin, adam arazi ev demedi’ şeklinde söyleyince oğlu İbrahim, ’Dayı seni savcılığa veririz, şahit yazılırsın’ dedi. Ben de yalan söylemem. Beni savcılıkla uğraştırmayın dedim." Ali Rıza Güran, iddiaları kabul etmedi Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan Ali Rıza Güran da televizyonlarda "Salim Güran’ın Arif ve Hüseyin Güran’ın eşleri ile arasında bir ilişki olduğu yönünde asılsız iddia ve haberler çıkması üzerine" Hüseyin Güran’ın kendisine, "Namusumuzla uğraşıyorlar. Git Nevzat’ın karısına söyle, bu konuyu dile getirip bizi daha fazla rezil etmesinler" dediğini öne sürdü. Bunun üzerine Gazal Bahtiyar’ın dayısı olan M.K. ile görüşmek istediğini ancak cep telefonundan ona ulaşamayınca akrabası olan Hasan K’yi aradığını belirten Güran, şunları söyledi: "Hasan K., ’Senden ricam bunlara gidip söyleyeceksin, namusumuz konusuna bir daha girmesinler, bu konuyu ortadan kaldırsınlar.’ dedim. Bunun haricinde olayla ilgili başka bir mevzu konuşulmadı. Ardından Hasan K. de bana ’Sizden bir ricam var. Nevzat Bahtiyar’ın kardeşi, yeğeniniz İ. Güran’dan bir araç almış ancak devrini alamamış. Devir konusunda yardım rica ederim’ dedi. ’Rican başım üstüne ama bu dediğin ileriki zamanda olur’ dedim. Konuşma bu şekilde tamamlandı. Bunun haricinde söylenen iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum. Birkaç gün sonra sosyal medya ve ulusal medyada buna ilişkin asılsız iddiaları görünce Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk."