Yerel Haberler
Diyarbakır
DTSO Başkanı Mehmet Kaya: "Tarımda yeni model Türkiye’ye örnek olacak" 13 Nisan 2026 Pazartesi - 11:06:16 Diyarbakır’da 11-12 Nisan tarihlerinde düzenlenen Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Tarım, Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayının kapanış konuşmasını yapan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, çalıştayın sadece bölgeye değil tüm Türkiye’ye örnek olacak bir model ortaya çıkaracağını söyledi. Diyarbakır Valiliği, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL), Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Diyarbakır AB Bilgi Merkezi iş birliğinde düzenlenen çalıştayda, 25’er kişiden oluşan dört tematik çalışma grupları, "Bitkisel Üretim", "Hayvancılık", "Tarıma Dayalı Sanayi" ve "Kırsal Kalkınma" başlıklarını masaya yatırdı. Farklı salonlarda eş zamanlı yapılan oturumlarda, bölgenin stratejik ürünleri, sulama ve iklim değişikliğinin üretime etkisi, sözleşmeli üretim ve dijitalleşme gibi konular ele alındı. Hayvancılık oturumlarında ise mera ve yaylakların etkin kullanımı, hayvan sağlığı ve yetiştiricilik modelleri ile et ve süt piyasalarına entegrasyon gibi başlıklar öne çıktı. Tarıma dayalı sanayi oturumlarında işleme, pazarlama ve markalaşma faaliyetleri ile yatırım ve finansman imkanları tartışılırken; kırsal kalkınma oturumlarında ise altyapı ihtiyaçları, kooperatifçilik, genç ve kadın istihdamı ile kırsalda refahın artırılması konuları ele alındı. "Çalıştay gerçek bir heyecan oluşturdu" İki gün süren çalıştayın kapanış konuşmasını yapan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, uzun yıllardan sonra ilk kez verimli bir toplantı gerçekleştirildiğini belirterek, emeği geçen herkese teşekkür etti. "Biz sivil toplum kuruluşları olarak en çok çalıştay yapan yapılardan biriyiz. Ama açık konuşmak gerekirse, çoğu zaman bu çalışmalar bir kitapçığa dönüşmekten öteye gidemedi" diyen Kaya, bu çalıştayın ise farklı bir noktada durduğunu ifade etti. Kaya, hem organizasyonu üstlenen TARPOL’un uzmanlığı hem de katılımcı profilinin niteliğinin kendisinde güçlü bir umut oluşturduğunu ifade ederek, "Çalıştay ciddi bir heyecan uyandırdı. Katılımcıların tamamı bölgeyi bilen, sahayı tanıyan isimlerden oluşuyor. Bu yüzden ilk kez gerçekten sonuç alabileceğimiz bir sürecin içindeyiz’’ ifadelerini kullandı. Geçmişte başlatılan ekonomi koordinasyon toplantılarına atıf yapan Kaya, ortak akıl süreçlerinin Diyarbakır’da somut sonuçlar doğurduğunu hatırlattı. Kaya, "9 yıl önce başlattığımız toplantıların bugün karşılığını görüyoruz. Artık Diyarbakır’ın sanayi altyapısında ciddi bir sorun olmadığını söyleyebiliyoruz. Bu, birlikte düşünmenin ve birlikte hareket etmenin sonucudur" dedi. Kaya, aynı yaklaşımın tarımda da uygulanması halinde benzer bir başarı hikayesinin yazılabileceğini ifade etti. "Bu model Türkiye’nin diğer bölgelerine de örnek olacak" Çalıştay kapsamının yalnızca Doğu ve Güneydoğu ile sınırlı olmadığını vurgulayan Kaya, Türkiye’nin farklı bölgelerinde benzer sorunların yaşandığına dikkat çekerek, şunları kaydetti: "Çatışmalı bir sürecin sonucunda fırsat önümüzde çıktı. Evet biz kendi bölgemizi konuşuyoruz ama bu sorunlar sadece burada değil. Ege’de de var, Akdeniz’de de var. Bu nedenle burada ortaya çıkacak modelin Türkiye’nin diğer bölgelerine de örnek olacağına inanıyorum." Kaya, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası olarak sürecin devamlılığını sağlamak için aktif rol üstleneceklerini belirterek, TARPOL ile birlikte çalışmaya hazır olduklarını ifade etti. Kaya, "Bu sürecin ayaklarının oluşturulacağını biliyoruz. Biz de DTSO olarak hem bölgenin hem Türkiye’nin tarım sorunu olduğunun farkındayız. Bu nedenle her türlü katkıyı sunmaya hazırız’’ dedi. ‘’Süreçle birlikte tarım yeniden ayağa kalkabilir’’ TARPOL Başkanı ve eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ise yaptığı değerlendirmede, bölgenin son 40 yılda yaşadığı çatışmalı sürecin tarım ve hayvancılık üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Mera ve yayla yasaklarının üretim sistemini köklü biçimde değiştirdiğini, kırsaldan kente göçün üretim dengesini bozduğunu anlatan Eker, barış sürecinin önemine dikkat çekerek, "Uzun yıllar süren bir çatışmalı dönem yaşadık. Ama bugün daha farklı bir noktadayız. Bu süreç kalıcı hale gelirse, tarım ve hayvancılık bu bölgenin yeniden kalkınmasının ana unsuru olabilir" diye konuştu. ‘’Coğrafya ne diyorsa onu yapmalıyız" Eker, üretim planlamasında coğrafi gerçeklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, bölgenin özellikle hububat, bakliyat ve küçükbaş hayvancılık için uygun olduğuna dikkat çekti. Eker, "Bu coğrafya bize ne yapmamız gerektiğini söylüyor. Yağış miktarı, toprak yapısı belli. Buna uygun üretim modeli kurmazsak sürdürülebilir bir tarım mümkün değil" şeklinde konuştu. Küresel gelişmelere de değinen Eker, tarımın stratejik öneminin arttığını belirterek, "Bugün gıda artık sadece bir ekonomik faaliyet değil. Gıda güvenliği, doğrudan milli güvenlik meselesidir. Bu nedenle tarımı yeniden konumlandırmak zorundayız’’ dedi. Çalıştayda ortaya çıkan görüş ve önerilerin kapsamlı bir rapora dönüştürüleceğini belirten Eker, bu raporun ilgili devlet kurumlarına sunularak politika yapım sürecine katkı sunacağını kaydetti. İki günlük çalıştay sonuçları rapor haline getirilerek yakın zamanda kamuoyuna duyurulacak.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 10:40 Mesut Bakkal: "Süper Lig’e çıkmak için çok az bir zamanımız kaldı" Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Mesut Bakkal, kendileri için önemli olan Ümraniyespor maçını taraftarın da desteğiyle sorunsuz geçeceklerine emin olduğu söyleyerek, "4 puan avantajını kullanıp, bir an önce de bu işi bitirip, herkesin özlemle beklediği Süper Lig’e çıkmak için çok az bir zamanımız kaldı" dedi. Trendyol 1. Lig ekiplerinden Amed Sportif Faaliyetler, Trendyol 1. Lig’in 35. haftasında bugün sahasında Ümraniyespor ile karşılaşacak. Ligde 34 hafta sonunda 21 galibiyet, 8 beraberlik, 5 mağlubiyet alan Amed Sportif Faaliyetler, 72 puanla lider Erzurumspor’un gerisinde 2. sırada yer alıyor. İHA muhabirine açıklamalar yapan Teknik Direktör Mesut Bakkal, göreve geldiği günden beri her maçın kendileri için final olduğunun altını çizerek, "Bir sonraki maça bakmıyoruz. Bizim için önemli olan Ümraniye maçı. İnşallah onu da kazasız belasız, taraftarla birlikte geçeceğimize eminim. 4 puan avantajını kullanıp, bir an önce de bu işi bitirip, herkesin özlemle beklediği Süper Lig’e çıkmak için çok az bir zamanımız kaldı. Hep beraber bunun mücadelesini verip, çıkacağımıza inanıyoruz" diye konuştu. "Şampiyon olacağımıza inancımız tam" Takımdaki eksikler hakkında bilgi veren Bakkal, "Hasan Ali’nin sakatlığı var, bir de Kahraman’ın ayağında problem var. Başka sakatlığımız yok. 3 günde bir maç oynamanın sıkıntısını yaşıyoruz. Şampiyonluğun coşkun oluşu bizi motive ediyor. Maç biletlerinin de bittiğini biliyoruz. İyi bir şekilde son 3 haftaya girip, devam edeceğiz. Şampiyon olacağımıza inancımız tam. Camianın da beklediği, taraftarın da beklediği mutlu sona ulaşacağımıza inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Tribünlerin dolması, şehirde bayrakların asılması bizi motive ediyor" Tek dertlerinin bir üst lige çıkmak olduğunu yineleyen tecrübeli teknik adam, "Maç biletlerinin bitmesi bizim için avantaj. O gücü arkamızda görerek devam etmek inanılmaz bir olay. Fazlasıyla bize yardımcı oldular, teşekkür de ediyoruz. Tüm camia şampiyonluğa kenetlenmiş durumda. 4 maçın 2’sini aldığımızda rahat bir şekilde çıkacağımızı düşünüyoruz. Camianın kenetlenmesi, tribünlerin dolması, şehirde bayrakların asılması bizi motive ediyor. Biz de oyuncu grubumuzla şunu diyoruz; ’Burayı yakaladıktan sonra bırakmak yok’. Mutlu sona ulaşırız. Diyarbakır’a Süper Lig yakışacak. Hem güzel şehir, hem güzel camia. İnşallah herkesin istediği Süper Lig’e hep beraber ulaşırız" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da 9 ila 16 arası hapis cezası bulunan 3 zanlı yakalandı
14 Eylül 2024 Cumartesi - 09:16 Diyarbakır’da 9 ila 16 arası hapis cezası bulunan 3 zanlı yakalandı Diyarbakır’da polis uygulaması ve denetiminde 9 ila 16 yıl arasında hapis cezası bulunan 3 zanlı yakalandı. Kentte yapılan yol uygulaması ve polis denetiminde uyuşturucu ticareti ve çeşitli asayiş suçlarından aranan 3 farklı şahıs güvenlik güçlerince yakalandı. 10 Eylül’de Şanlıurfa yol uygulama noktasında durdurulan E.M., yapılan GBT-UYAP sorgusunda Batman İlamat ve İnfaz Bürosu tarafından “Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama” suçundan toplam 16 yıl 11 ay 15 gün hapis cezası ile arandığı tespit edildi. Bağlar ilçesinde Göçmenler Caddesi üzerinde yapılan denetimlerde şüpheli hareketleri nedeniyle durdurulan V.Y. isimli şahsın, yapılan GBT sorgusunda 7 farklı asayiş suçundan arandığı tespit edildi. V.Y.’nin, “kumar oynanması için yer ve imkan sağlama”, “vergi usul kanununa muhalefet”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “tehdit ve mermi bulundurma” gibi suçlardan toplam 9 yıl 52 gün hapis cezası ve 1080 TL para cezası ile arandığı belirlendi. 9 Eylül’de ise Gürsel Caddesi’nde yapılan denetimde, S.Y. isimli şahsın GBT sorgusunda, Ankara Batı ve Ceyhan İlamat Büroları tarafından “uyuşturucu ticareti yapma” suçlarından toplam 13 yıl 14 ay hapis cezası ve 58 bin TL para cezası ile arandığı belirlendi. Yapıcıoğlu, parmak izi alındıktan sonra Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne teslim edilmek üzere gözaltına alındı. Zanlılar, işlemlerinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Narin’in cinayetinde tutuklanan anne Yüksel Güran: “O kadar titiz davranıyorlar ki, benden bile şüphe ediyorlar çalışmadan dolayı çok mutluyum” demişti
13 Eylül 2024 Cuma - 15:15 Narin’in cinayetinde tutuklanan anne Yüksel Güran: “O kadar titiz davranıyorlar ki, benden bile şüphe ediyorlar çalışmadan dolayı çok mutluyum” demişti Diyarbakır’da 21 Aralık’ta kaybolan, 8 Eylül’de cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın annesi Yüksel Güran, ‘Kasten öldürme suçuna iştirak etmek’ etme gerekçesiyle tutuklandı. Anne Güran, İhlas Haber Ajansı’na verdiği röportajlarda “O kadar titiz davranıyorlar ki, benden bile şüphe ediyorlar çalışmadan dolayı çok mutluyum. Devletimiz iyi ki böyle bir şey yapıyor. Hepsini kızım için yapıyor. Beni götürsün, babasını, ağabeyini götürsün” ifadelerini kullanmıştı. Narin Güran cinayetinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ‘Kasten öldürme suçuna iştirak etmek’ etme gerekçesiyle tutuklanan anne Yüksel Güran’ın İhlas Haber Ajansı’na verdiği röportajlarda, çalışmalarda titiz davranıldığını, kendisinden bile şüphe edildiğini ve bu çalışmadan dolayı çok mutlu olduğunu söylemişti. Yüksel Güran, 23 Ağustos’ta İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine verdiği röportajda, kızından hiç haber alamadıklarını Çarşamba gününden bu yana kızının kayıp olduğunu söylemişti. Kızının kaybolduğu gün saat 13.00’e kadar evde olduğunu, belirten Güran, “O vakitte evde yemek yedik. Yemekten sonra kızım saate bakıp Kur’an kursuna geç kaldığını söyledi. Saat 16.00’ya kadar kursunun devam edeceğini söyledi. Dersten sonra amcasının kızlarının yanına gideceğini söyledi. Kızım gitti, daha artık gelmedi. Kızımı görmek için tepeye çıktım. Baktım ki orada çocuklar oyun oynuyordu. Ben de orada olduğunu düşünerek bir şey yapmadım” demişti. Kızının bulunması için çağrıda bulunmuştu anne Güran, “Türkiye’ye sesleniyorum. Lütfen kızımı bana bulun. O benim pınar çiçeğimdir. O benim kalbimdir. Daha ben ne diyeyim. Lütfen, kim almışsa kızımı versin. Sizin de bir anne ve babanız var. Kızımı bir köşeye bırakıp gönderin bana. Allah rızası için yardım edin” şeklinde konuşmuştu. Hayalindeki gelinlik tabutuna ve mezarına bırakıldı Yüksel Güran, 24 Ağustos’ta verdiği röportajda ise, Narin’in 6 çocuğundan tek kızı olduğunu söylemişti. Kızının hayali amcaoğlunun düğününde gelinlik giymek olduğunu belirten Güran, “Son bir hafta boyunca sürekli gelinlik almam için ısrar ediyordu. Bugün kınamız vardı, bugün oğlum askere gidiyordu. Hiçbirini bırakmadılar gerçekleştirelim. Hayatımızı mahvettiler, hayallerimizi yıktılar. Neden bırakmadılar kızıma gelinlik giydireyim? Şimdi onların eline ne geçti? Benim yüreğimi yaktılar. Ellerine ne geçti? Bırakmadılar düğün alışverişimizi yapalım. Kızımı götürdüler” şeklinde konuşmuştu. Güran, “Ama bir türlü bulunmuyor. Başka Narin kaybolmasın, başka anne böyle ağlamasın. Yalvarıyorum, sen kimsin kızımı götürdün. Her gün kızımın fotoğrafına bakıyorum. Kızım evden çıktığı zaman ben bilmiyordum elbise giydiğini. Hatta ona şort giydiği için güldüm. Böyle mi camiye gidiyorsun dedim. Bana üstüne elbise alacağını söyledi. Ben sadece kızımı istiyorum. Hayalimizi yıkmayın. Bana Narin’i verin. Allah’tan başka bir şey istemiyorum. Ne olur bize yardımcı olun.” Yüksel Güran, 27 Ağustos’taki röportajında ise, kızı Narin’i istediğini ifade ederek, başka annelerin ağlamaması ve başka Narinlerin kaybolmaması dileğinde bulunmuştu. Sosyal medyada insanların kendilerini çok üzdüğünü belirten Güran, “O kadar çirkin yorumlar geliyor, benim çocuklarımı üzüyorlar. Devleti, polisi, jandarmayı meşgul ediyorlar, kendilerinden utansınlar. İnsan, böyle kız çocuğuyla dalga geçemez. Çok ayıp, bir çocukla, anne yüreğiyle, kardeşleri bu halde nasıl yorum yapıyorlar. Onlara yazıklar olsun. Sabahın köründe kalkıyoruz biri arıyor ’Narin ölmüş’, cesedini görmüş, ’Narin burada’ olmuş. Bize binlerce mesaj geliyor. Biz kendimizi bırakmışız, devletimizi meşgul etmesin. Bunu istiyorum, bunu dile getirmek istiyorum” dedi. Şu an gözaltı olmadığını ifadelerini kullanan Yüksel Güran, şöyle konuşmuştu: “Şu anda beni de götürüyor, babasını da, komşuları da, çocukları da, ağabeyini de götürüyor. Gidiyoruz, geliyoruz. Teşekkür ederiz. O kadar titiz davranıyorlar ki, benden bile şüphe ediyorlar çalışmadan dolayı çok mutluyum. Devletimiz iyi ki böyle bir şey yapıyor. Hepsini kızım için yapıyor. Beni götürsün, babasını, ağabeyini götürsün.” “Bütün ailem mahvoldu. Diyemiyoruz bu yaptı, şu yaptı” “Kendimizi sorguluyoruz, bakıyoruz kendimizde bir şey bulamıyoruz” diyen anne Güran, “Kadın erkek kim olursa yalvarıyorum, Türkiye’nin önünde yalvarıyorum kızımı bir köşede, devlet kapısına bırak. Bütün ailem mahvoldu. Diyemiyoruz bu yaptı, şu yaptı, sen kimsin? Dünya malı istiyorsan elimizden ne gelirse, yatağımızı satarız sana veririz sana o parayı. Dünya malı Narin’den daha mı kıymetli. Beni bir kağıda bırakma bir ömür. Gücüm kalmadı. 5 oğlum var, tek kızım var. Eğer bu kimse biliyor ben ona düşkünüm” şeklinde konuşmuştu. Okulların açılmasına da az kaldığını söyleyen anne Güran, “Bütün çocuklar kapımın önünden gidiyor. Okul karşımda, Narin olmaz ise yaşayamam. Babası dağ gibi düştü, ağabeyi askere gidiyordu, bize zehir ettiler. Bizi sorun, biz böyle bir aile değiliz. Kime zararımız var. Her yere sorun, ailem çok tatlı, ailemiz her gün barışa gidiyor. Narin karşıma çıksa, o kadar ki acı gördüm ben, o adam da olsa kadın da olsa ona teşekkür edeceğim. Güzel bir mevlit vereceğim. Kayınımın düğünü yapılacak ve Türkiye’nin önünde kızımla çiftetelli oynayacağım” ifadelerini kullanmıştı.