Yerel Haberler
Diyarbakır
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:11 5. Harem-i Şerif’te mukabele geleneği asırlardır sürüyor Diyarbakır Ulu Cami’de Ramazan ayında karşılıklı Kur’an-ı Kerim okunması olarak bilinen mukabele geleneği asırlardır devam ediyor. Ramazan ayının gelmesiyle birlikte tarihi Ulu Cami’de mukabele geleneği de başladı. Müslümanların 5. Harem-i Şerif’i olarak bilinen Sur ilçesindeki Ulu Camide vatandaşlar mukabele geleneğine yoğun ilgi gösteriyor. Sabah, öğle ve ikindi namazlarından sonra başlayan mukabeleye katılan vatandaşlar, hafızların Kur’an-ı Kerim tilavetini dinleyip takip ediyor. Ulu Cami imamı Osman Yağmur, Ramazan ayının Kur’an ayı olduğunu söyledi. Yağmur, "Kur’an-ı Kerim Kadir gecesinde indikten sonra Cebrail alyhisselam Peygamber Efendimiz ile Kur’an-ı Kerim’i tekrar etmiştir. Mukabele geleneği o günden başlamış. Yani Peygamber Efendimiz ile Cebrail alyhisselam arasındaki mukabele geleneği o günden bugüne devam etmektedir. Dolayısıyla camilerimizde de şu anda içinde bulunduğumuz Ulu Cami’de aynı şekilde yıllardan beri bu mukabele geleneği sürüyor. Sabah, öğle ve ikindi namazından sonra mukabele geleneğimiz aynen sünnet olarak devam ediyoruz’’ dedi. Kur’an-ı Kerim-in beşeriyetin hidayet rehberi olduğunu aktaran Yağmur, şu ifadeleri kullandı: ’’Sadece Müslümanların değil, bütün insanlığın hidayet rehberidir. Şu iki ayet bize ışık tutuyor ’Huden li’l muttekin’ ve ’Huden li’l nas’. Muttakiler için bir hidayet kaynağı ve insanlar için bir hidayet kaynağı. Yani sadece müminlerin değil, aynı zamanda insanlara yol gösterici bir nizamdır, bir kanundur. Onun için bu gelenekte Kur’an’ı okurken dikkat ettiyseniz sadece okuyup geçmeyerek can alıcı bazı noktalara da cemaate duyurma, cemaate izah etme ve anlatma cihetiyle onu icra ediyoruz. Dikkat buyurduysanız cemaatimiz çok ciddi manada kalabalık. Yani mukabeleye ciddi manada iştirak edip, Kur’an’ı dinleme, acaba Allah bize ne diyor, Cenab-ı Allah’ın göndermiş olduğu bu mesajlar ne anlatılıyor diye düşünüyor. Yani halkımız, kardeşlerimiz, cemaatimiz bu konuda çok ciddi manada hassasiyet gösteriyorlar ve bu da Ramazan boyunca inşallah devam edecek." Mukabeleye kucağında çocuğuyla gelen vatandaşlardan Muhammed Menekşe, Ulu Cami’ye çocuğu için geldiğini, Ramazanın maneviyatını çocuğuna yaşatmaya çalıştığını ifade etti. Menekşe, "Kur’an-ı Kerim dinliyoruz. Bunlar güzel şeyler. Ramazan ayı ile sınırlı kalmaması lazım. Bunu 365 güne yaymamız. Sadece Ramazan ayına özel yapıyoruz bu tür şeyleri" diye konuştu.
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:26 Diyarbakır’da Ramazan ayı dolayısıyla denetimler arttı Diyarbakır’da Ramazan ayı ile birlikte gıda işletmelerine yönelik denetimler artırıldı. Tarım ve Orman Müdürlüğü Gıda Kontrol görevlilerince kentte ekmek, unlu mamuller ve sade pide üretimi yapan fırınlar öncelikli olarak denetlendi. Denetimlere katılan İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, Ramazan ayı boyunca artırılan denetimlerde işletmelerin hijyen ve temizlik kurallarına uygunluğunun titizlikle inceleneceğini belirtti. Denetimlerde alet ve ekipman temizliği, kişisel hijyen, depolama ve muhafaza şartları, ürünlerin son kullanma tarihleri ile gıda üretiminde kullanılan hammaddelerin kontrolleri detaylı bir şekilde yapıldı. Denetimler, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu çerçevesinde, işletmeleri bilgilendirici ve iyileştirici bir yaklaşımla gerçekleştirilirken, Ramazan ayında değişen tüketim alışkanlıkları dikkate alınarak unlu mamuller, ekmek, pastacılık ürünleri, tatlılar, şekerleme, et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünleri gibi gıdaları üreten ve satan işletmelere yönelik resmi denetimler yoğun bir şekilde devam ettirileceği kaydedildi. Ayrıca, "Ramazan paketi" adı altında satılan ve farklı gıda ürünlerini içeren paketlerin satış ve dağıtımını yapan iş yerlerinde, paket içeriğindeki gıdaların son tüketim tarihi ve etiket bilgileri kontrol edilecek. Denetimlerde, kayıtlı işletmelerin faaliyet alanlarının resmi belgelerle uyumlu olup olmadığı da doğrulanıyor. Öte yandan Ramazan ayı boyunca iftar saatlerine yakın zamanlarda lokanta ve restoranlar gibi toplu tüketim alanlarında denetimler sıklaştırıldı. Bunun yanı sıra pastacılık ürünleri, şekerleme satış noktaları ve tatlı üretimi yapan iş yerleri de detaylı bir denetimden geçirildi. Diyarbakır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin, Ramazan ayı boyunca vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla denetim faaliyetlerine aralıksız devam edeceği kaydedildi.
Diyarbakır’da kolonu çatlayan bina sakinleri hırsızlar için nöbet tutuyor
07 Ocak 2026 Çarşamba - 12:57 Diyarbakır’da kolonu çatlayan bina sakinleri hırsızlar için nöbet tutuyor Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesinde bir binanın kolonunda çatlak meydana gelmesi sonucu, yanındaki müstakil ve başka bir apartmandan toplam 83 kişi tahliye edilmişti. Bina sakinleri sabaha kadar hırsızlar için bina önünde nöbet tuttu. İlçenin Fatih Mahallesi Göçmenler Caddesi üzerindeki 6 katlı Bakır-3 Apartmanı’nın taşıyıcı kolonlarından birinin çatlaması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunulmuştu. İhbar üzerine olay yerine AFAD, polis, itfaiye ve Dicle Elektrik ekipleri sevk edilmiş 83 vatandaş tedbir amaçlı tahliye edilmişti. Sakinler, tahliye nedeniyle evlerinde eşyalarını alamadıkları için polis ekipleriyle birlikte nöbet tuttu. Bina sakinlerinden Sedat Çifti, dün sabah saatlerinde kaynak dükkanının sahibinin uyarısıyla ana kolonun çatlak olduğunu öğrendiklerini, yetkili birimlere haber verdiklerini söyledi. Çiftçi, "Tahliye ettiler, bizde dündendir bekliyoruz. Ailem 7 kişi. Kimisi kardeşimin evine gitti, kimisi ablamlara, eş, dost, akrabalara dağıldık. Dündendir mağduruz nereye kadar orada burada yaşayacağız. Buradayız, bu soğukta bekliyoruz. Çünkü eşyalarımız içerde. Bu tür durumlarda hırsızlık olayları çok olduğu için binamızı koruyoruz" dedi. Bina sakinlerinden Metin Yaprak ise eşinin bir ses duyduğunu ve kendisinin şaka yaptığını sandığını ifade etti. Yaprak, "Sabah ben işe gittim. Arkadaşlar beni aradılar dediler ‘kolon çatlamış’ koşarak geldim. Hakikatten de kolon felaket şekilde patlamıştı. Sadece çocuklarımı alabildim. Hiçbir şey alamadan evden çıkmak zorunda kaldık. Çocuklar hastaydı onları başka bir eve misafirliğe götürdüm. Şu an perişan durumdayız. Buna biran önce el atılması lazım" diye konuştu. 2 katlı müstakil evinin Bakır-3 Apartmanına yapışık olduğu gerekçesi ile evi boşaltılan engelli birey Sedat Yavuz da "Benim 2 katlı evim bu binaya yapışıktır. Ben ve eşim engelliyiz. İkimizde şu an çok mağduruz. Evde değildim Ergani ilçesinde işlerim vardı. Eşim beni aradı dedi böyle bir durum vardır. Geldim, eve giremedim. Çocuklarım başka yere gitti, bende başka bir yere misafir oldum" ifadelerinde bulundu.
Kulp’ta kar yağışı görsel şölen oluşturdu
07 Ocak 2026 Çarşamba - 11:44 Kulp’ta kar yağışı görsel şölen oluşturdu Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde geçtiğimiz hafta etkili olan yoğun kar yağışının ardından ilçe merkezi ve kırsal mahalleler beyaza büründü. Kar örtüsü, soğuk havaya rağmen ortaya kartpostallık manzaralar çıkardı. Kulp ilçesinde geçtiğimiz hafta etkili olan yoğun kar yağışı, ilçe genelinde yaşamı zorlaştırırken, doğada eşsiz görüntülerin oluşmasına da neden oldu. Günler süren kar yağışının ardından ilçe merkezi, kırsal mahalleler, dağlık alanlar ve tarım arazileri kalın bir kar tabakasıyla kaplandı. Karla birlikte özellikle sabah ve akşam saatlerinde oluşan gün doğumu ve gün batımı manzaraları, ilçe sakinlerinin ilgisini çekti. Beyaza bürünen vadiler, tepeler ve yerleşim alanları adeta kartpostalları aratmayacak görüntüler sundu. İlçe merkezinde ve yüksek kesimlerde kar kalınlığının yer yer etkili seviyelere ulaştığı gözlemlendi. Kırsal bölgelerde karla mücadele çalışmaları sürerken, vatandaşlar da karın oluşturduğu manzaraları cep telefonlarıyla görüntüledi. İlçe sakinlerinden Musa Yıldız, bu yılki kar yağışının uzun yıllardır görülmediğini belirterek, "En son bu kadar yoğun kar yağışını 1992 yılında hatırlıyorum. Aradan geçen yıllarda kar yağdı ama bu kadar etkili olmamıştı. İlçe merkezinin ve köylerin tamamen karla kaplanması çok güzel bir görüntü oluşturdu. Kar berekettir, yağsın ve daha fazla yağsın" dedi.
Sosyal medyadan başlayan yardım seferberliği çocukları sevindirdi
07 Ocak 2026 Çarşamba - 10:47 Sosyal medyadan başlayan yardım seferberliği çocukları sevindirdi Diyarbakır’da sosyal medya üzerinden gelen yardımlarla ihtiyaç sahibi çocukların ayakkabı ve mont ihtiyacı karşılandı. Merkez Bağlar ilçesi Muradiye Mahallesi Muhtarı Dilek Demir, okula giden birçok çocuğun ayakkabı ve montunun olmadığını belirleyerek sosyal medya üzerinden hayırseverlere çağrıda bulundu. Demir’in, sosyal medyada İbrahim Altay ile birlikte yürüttüğü çalışma kısa sürede karşılık buldu. Yapılan çağrının ardından hayırseverler tarafından gönderilen yardımlarla 200’den fazla çocuğa ayakkabı ve mont ulaştırıldı. Demir, yaklaşık 10 gün önce sosyal medyada İbrahim Bey’in yaptığı paylaşımla birlikte çocukların eksik ayakkabıları için bir talepte bulunduklarını söyledi. Demir, "Paylaşımın ardından geri dönüşler çok güzel oldu. Şu ana kadar yaklaşık 100 çocuğumuzun ayaklarına ayakkabı giydirdik. Hayırseverler destek olmaya devam ediyor, hâlâ yolda olan ayakkabılarımız var. Bu kez hayırseverlerden mont desteği talep ediyoruz. Çocuklarımızın monta ihtiyacı var, havalar soğuk ve üşüyorlar. Mümkün olduğu kadar destek bekliyoruz. Muradiye ve Fatih mahallesi adına, giydirdiğimiz tüm ihtiyaç sahibi vatandaşlar adına katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz. Destek veren tüm hayırseverlerden Allah razı olsun" dedi. 6 çocuk annesi Emine Kaya, tüm çocuklarına ayakkabı desteğinde bulunan Demir’e ve hayırseverlere teşekkür etti. Kaya, "Muhtarımıza geldik yardım istemeye. Allah razı olsun 6 çocuğum var çok fazla durumumda yok. Allah ondan razı olsun ayakkabı verdi çocuklarımıza. Elinden gelen ne yardım olursa bize yapıyor. Bizim annemizdir ne derdimiz olsa ona söylüyoruz oda elinden geleni yapıyor" şeklinde konuştu.
Kulp’ta dondurucu soğuklar oto tamircilerini zorluyor
07 Ocak 2026 Çarşamba - 10:45 Kulp’ta dondurucu soğuklar oto tamircilerini zorluyor Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde geçtiğimiz hafta etkili olan yoğun kar yağışının ardından hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesi, ilçe merkezindeki oto tamircisi esnafını zor durumda bıraktı. Soğuk hava nedeniyle araç arızaları artarken, tamir işlemleri ise ağır şartlar altında sürdürülüyor. Kulp ilçesinde geçtiğimiz hafta etkili olan yoğun kar yağışının ardından ilçe merkezi sert bir soğuk hava dalgasının etkisi altına girdi. Kar yağışı sonrası hava sıcaklıklarının hızla düşmesi, günlük yaşamı olumsuz etkilerken, özellikle ilçe merkezinde faaliyet gösteren oto tamircileri için çalışma şartları daha da ağırlaştı. Kış şartlarının sert geçtiği ilçede, karla kaplanan yollar ve buzlanma nedeniyle araçlarda yaşanan mekanik arızalar artış gösterdi. Ancak soğuk hava, arızalanan araçların tamirini de zorlaştırdı. Açık ya da yarı kapalı alanlarda çalışmak zorunda kalan oto tamircileri, hem düşük sıcaklıklarla hem de ağır iş yüküyle mücadele ediyor. İlçe merkezinde yıllardır oto tamirciliği yapan Faruk Çemşi, bu kışın önceki yıllara göre daha zorlu geçtiğini belirterek, "Yoğun kar yağışının ardından hava çok sert soğudu. Bu günlerde arızalanan araçların tamiratını yapmak gerçekten çok zor. Soğuk hem bizi hem de kullandığımız ekipmanları olumsuz etkiliyor. Özellikle büyük iş makineleri ve zincir takma işlemleri ciddi emek istiyor" dedi. Soğuk hava nedeniyle işlerin yavaşladığını ifade eden Çemşi, buna rağmen vatandaşların mağdur olmaması için yoğun çaba gösterdiklerini vurguladı.
Uzmanından buzlu havada kösele ayakkabı, kundura ve yüksek topuk uyarısı
07 Ocak 2026 Çarşamba - 10:21 Uzmanından buzlu havada kösele ayakkabı, kundura ve yüksek topuk uyarısı Diyarbakır Dağkapı Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Rıdvan Altay, kösele ayakkabı, kundura ve yüksek topuklu ayakkabıların kışın kayma riskini artırdığını belirterek, "Karın daha yumuşak olduğu zeminlerde ve çim gibi buzlanmayı azaltan zeminlerde yürümek sizleri düşmelere karşı koruyacaktır. Bunlara ek olarak özellikle don olan yerlerde ayakkabı üzerine çorap geçirmek, sürtünme kuvvetini artıracağından kayma riskini azaltabilir" dedi. Diyarbakır genelinde yoğun kar yağışının ardından hava sıcaklığı eksi dereceleri görürken, buna bağlı olarak kaygan zeminlerde düşen vatandaşlarda kırık ve burkulmalar meydana geldi. Kar yağışı ve don olan günlerde yaşlı, çocuk ve nörolojik hastalığı olan vatandaşların tek başına mümkün olduğu kadar dışarı çıkmamasının daha uygun olacağını belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Rıdvan Altay, diğer vatandaşların da zaruri ihtiyaçlar dışında ertelenebilir durumlar için dışarı çıkmamasını tavsiye ettiğini söyledi. Dışarı çıkacak vatandaşların ise önlem almadan çıkmasının çok riskli olacağına dikkat çeken Dr. Altay, "Ayakkabılarımız kış mevsimine uygun geniş, kauçuk tabanlı ve altı girintili çıkıntılı olmalıdır. Bu özellikler zeminde vakum etkisi yaparak kaymayı bir miktar azaltır. Kösele ayakkabı veya kunduralar, yüksek topuklu ayakkabılar kuru ortamlar için uygun olup, kayma riskini ciddi manada artıracağı için uygun değildir. Bunlara ek olarak özellikle don olan yerlerde ayakkabı üzerine çorap geçirmek sürtünme kuvvetini artıracağından kayma riskini azaltabilir. Ama bu ayakkabı üzerine çorap giyip rahat bir şekilde yürüyebileceğimiz anlamına gelmez. Çorap ıslanıp soğuk havanın etkisi ile donacak ve etkisini hızlı bir şekilde kaybedecektir. Karın daha yumuşak olduğu zeminlerde ve çim gibi buzlanmayı azaltan zeminlerde yürümek sizleri düşmelere karşı koruyacaktır. Bunlara ek olarak olası bir kayma halinde en sık karşılaştığımız ayak bilek yaralanmalarından korunmak için ise ayak bileğini kavrayan botların giyilmesi uygun olacaktır" dedi. Kar ve don olan yerlerde yürüyüş tarzının da çok önemli olduğunu aktaran Altay, "Küçük adımlar atılmalı ve her basışta zemin kontrol edilip, dengeli olarak yavaş yavaş üzerine yük verilmeli. Hızlı ve geniş adımlar olası kaymada dengenin sağlanamamasına ve düşmeye sebebiyet verebilir. Yürürken ’penguen yürüyüşü’ şeklinde gövde hafif öne eğilmiş, kollar yanlardan açık ve eller serbest, dizler hafifçe kırılarak yavaş ve küçük adımlar ile yürümek gerekir. Ek olarak bir baston, şemsiye veya batondan destek alınabilir. Eller kesinlikle cepte olmamalı. Çünkü düşme anında ellerin cepte olması, kafa travma riskine yol açar ve kişi el desteği ile vücudunu koruma refleksi gösteremez. Özellikle ileri yaştaki kişilerde, karda düşmelere bağlı olarak kırık riskleri, gençlere göre yüksektir. Basit bir düşme bile kırık tehlikesine yol açtığından, ileri yaşta olan kişiler mecbur kalmadıkça karlı havalarda dışarı çıkmamalıdır. Yürürken iki elin dolu olmamasına dikkat edilmeli en az bir el boşta olmalı. Denge kontrolü için ağır cisimleri ve çocukları kucakta taşımamaya özen göstermelidir. Merdiven inip çıkarken kayma riski artmaktadır. Çünkü zeminler genellikle metal, mermer ve granitten yapılmıştır. Bu zeminler kar yağdığında çok daha kaygan hale gelmektedir. Bundan dolayı yürürken merdivenler teker teker ayaklar yan yana gelecek şekilde, zemine kontrol edilip sıkı basarak, korkuluklardan destek almak düşme riskini azaltabilir" şeklinde konuştu. El, el bileği ve dirsek kırıklarıyla çok yaygın karşılaştıklarını söyleyen Altay, "Düşme sırasında dirsekler bükülü tutulmalı, eller göğüs hizasında baş ve yüzü koruyacak şekilde olmalıdır. Mümkünse düşüşü kontrollü olarak kendimizi yana yatıracak şekilde yuvarlanma hareketiyle darbe etkisi azaltılabilir ve ciddi yaralanmaların önüne geçilebilir. Hemen ayağa kalkmaya çalışmayın, biraz bekleyin. Kol ve bacaklarınızı hareket ettirmeyi deneyin. Hareket ettirebiliyor ve bir şekil bozukluğu, morarma, kanama yoksa destekli ve yavaş yavaş mümkünse başkalarından destek alarak ayağa kalkın. Fakat ayak bileği, bacak, kalça, diz gibi bölgelerde bir yaralanma, morluk, kanama, şekil bozukluğu söz konusu ise kesinlikle ayağa kalkmaya çalışmayın, sağlık ekiplerinden yardım isteyin. Özellikle bacak kırığı söz konusu ise üzerine basmamaya dikkat edin. Düşme veya çarpma sonrasında hareketle artan ağrı, şekil bozukluğu, ödem ve kanama ciddi bir yaralanmanın göstergesi olabilir" ifadelerini kullandı.