Yerel Haberler
Diyarbakır
Mavi Listeden Diyarbakır OSB’ye dönüşüm paketi 09 Nisan 2026 Perşembe - 12:49:09 Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) 9 Mayıs 2026 tarihinde yapılacak seçimler öncesi mevcut başkan ve Mavi Liste Başkan adayı Mustafa Fidan, sanayinin geleceğine yön verecek kapsamlı proje paketini kamuoyuna duyurdu. Fidan, OSB’nin sadece büyüyen değil, aynı zamanda yön veren bir üretim merkezi haline getirilmesini hedeflediklerini söyledi. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinde seçim süreci başlarken, Mavi Liste Başkan adayı Mustafa Fidan, kentin sanayi geleceğini dönüştürmeyi hedefleyen projelerini bir grup sanayici ile birlikte açıkladı. Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen kahvaltılı toplantıda konuşan OSB’nin mevcut başkanı Mustafa Fidan, mevcut potansiyelin bugüne kadar yapılanlarla sınırlı olmadığını belirterek, "Diyarbakır’ın çok daha güçlü bir sanayi yapısına ulaşması mümkün. Biz bu hedefi somut projelerle hayata geçirmeye talibiz" dedi. Görevde bulundukları süre boyunca açık, şeffaf, ulaşılabilir ve hesap verebilir ilkesiyle hareket ettiklerini belirten Fidan, "Bizler Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu olarak bu görevi üstlendiğimiz ilk günden itibaren şunu hiç unutmadık, bu makam bir yetki alanı değil, bir emanettir. Bu yüzden alınan her kararın bir ihtiyaca dayanmasına, yapılan her işin sanayicinin önünü açmasına dikkat ettik. Çünkü Diyarbakır OSB’de hiçbir hizmet kendiliğinden ortaya çıkmadı. Her biri planlandı, tartışıldı ve bu kentin üretim gücünü büyütmek için hayata geçirildi. Geldiğimiz noktada açıkça görüyoruz ki, Diyarbakır’ın mevcut kaynakları ve gelişim potansiyeli, bugüne kadar yapılanlarla sınırlı değil; çok daha güçlü bir sanayi yapısı kurmak mümkün" diye konuştu. Organize Sanayi Bölgesini bir adım daha ileri taşımak, bu büyüme kararlılığını sürdürmek ve güçlendirmek için "Mavi Liste" olarak yeniden aday olduklarını belirten Fidan, şöyle devam etti: "Biz OSB’yi yönetmeye değil, OSB’nin gerçek sahiplerine hizmet etmeye yeniden talibiz. Bu sorumluluğu en güçlü şekilde üstlenmeye hazırız. Bugün burada yalnızca bir adaylığı açıklamıyoruz. Diyarbakır’ın üretimle büyüyecek geleceğine dair yaklaşımımızı ortaya koyuyoruz. 4 yıl önce bu sorumluluğu devraldığımızda Dünya pandemiyle sarsılıyordu. Ardından 6 Şubat depremleriyle bölge olarak ağır bir sınavdan geçtik. Böylesi bir dönemde birçok yerde üretim yavaşlarken, Diyarbakır OSB’de fabrikalar çalışmaya devam etti. Üretim durmadı, istihdam gerilemedi. Çünkü biz ‘Sanayicimiz çökerse şehir çöker’ inancıyla hareket ettik. 4 yıl içinde OSB’de faaliyet gösteren firma sayısı 269’dan 370’e çıktı. Parsel sayısı 409’dan 597’ye yükseldi. İstihdam 14 binden 23 bine ulaştı. OSB alanı büyüdü, altyapı güçlendi, enerji kapasitesi artırıldı. Ama asıl önemli olan, bu büyümenin plansız değil, yönü olan bir büyüme olmasıdır. Mavi Liste olarak yeni dönemde hedefimiz, Diyarbakır OSB’yi yalnızca büyüyen değil, yön veren bir sanayi merkezi haline getirmektir. 9 Mayıs’taki seçim, Diyarbakır’ın üretim vizyonu açısından önemli bir seçim olacaktır. Mavi Liste olarak bu kente ve sanayicilerimize hizmeti bir adım daha ileri taşımak için önemli projelerimizle geliyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığımız projeler, sadece OSB’nin mevcut kapasitesini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda Diyarbakır’ın bölgesel ve ulusal ölçekte güçlü bir üretim ve yatırım merkezi olmasına katkı sağlayacaktır. Üreten Diyarbakır büyür. Üreten Diyarbakır güçlenir. Ve üreten Diyarbakır kendi geleceğini kendi emeğiyle kurar. Tüm sanayicilerimizi bu ortak hedefe sahip çıkmaya, Mavi Liste etrafında buluşmaya davet ediyoruz. Kazanan bir liste olmayacak. Kazanan Diyarbakır olacak." Mustafa Fidan, daha sonra Mavi Listenin projelerini açıkladı. Fidan’ın dile getirdiği projeler arasında özellikle enerji, eğitim, teknoloji ve altyapı yatırımları dikkat çekti. OSB’nin enerji maliyetlerini düşürmek amacıyla 5 Megawatt kapasiteli Arazi Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesinin ihale aşamasına getirildiği belirtilirken, yenilenebilir enerjiyle sürdürülebilir üretim altyapısının güçlendirileceği ifade edildi.
Glütensiz proje büyüyor
02 Nisan 2026 Perşembe - 15:22 Glütensiz proje büyüyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, glütensiz ürünlere erişimde zorluk yaşayan çölyak hastaları için 2026 yılında 7 bin destek kolisini ihtiyaç sahiplerine ulaştırarak hem yaşamı kolaylaştırmayı hem de ekonomik yükü hafifletmeyi hedefliyor. Belediye, tüm çölyak hastalarına ulaşmayı ve bu desteği sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlarken, proje kapsamında vatandaşlar ürünlere daha kolay eriştiklerini belirtti. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, çölyak hastalığı ile mücadele eden vatandaşların en büyük sorunu olan "pahalı ve kısıtlı gıda" bariyerini aşmaları için sürdürdüğü projede bu yıl hedef çıtasını yükseltti. Çölyak hastaları için glütensiz beslenme bir tercih değil, zorunluluk. Ancak bu zorunluluk, beraberinde ciddi bir ekonomik yük ve erişim sorunu getiriyor. Market raflarında sınırlı sayıda bulunan glütensiz ürünler, çoğu zaman yüksek fiyatlarıyla dikkat çekiyor. Nadir ve Kronik Hastalıklar Şube Müdürlüğü, bu olumsuzlukların önüne geçmek amacıyla 2026 yılında 7 bin adet destek kolisi dağıtacak. Çölyaklı bireylerin yaşam kalitesini doğrudan artırmayı amaçlayan proje kapsamında ekipler, 2026’nın ilk çeyreğinde bin 750 kişiye gıda kolisi ulaştıracak. Yıl içinde 4 aşamada devam edecek dağıtımlarla toplamda 7 bin destek kolisinin ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılması hedefleniyor. Proje hakkında bilgi veren Nadir ve Kronik Hastalıklar Şube Müdürü Sevda Erdem Ateş, ilk etapta bin 750 vatandaşa ulaşmayı planladıklarını, yıl içinde bu sayıyı 7 bin koliye tamamlamayı hedeflediklerini belirtti. Ateş, çalışmaların ilçe belediyeleriyle iş birliği içinde yürütüldüğünü vurgulayarak, "Dağıtımlarımızı koordineli bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Amacımız ihtiyaç sahibi tüm çölyak hastalarına ulaşmak ve bu desteği sürdürülebilir hale getirmek" dedi. 2026 yılı boyunca glütensiz gıda kolilerinin 4 ayrı aşamada dağıtılmasının planlandığını aktaran Ateş, glütensiz ürünlerin hem temininde yaşanan zorluklara hem de yüksek maliyetlerine dikkat çekti. Ateş, "Bu ürünlerin erişilebilirliğini artırmak ve maliyet yükünü azaltmak bizim için çok önemli. Özellikle gelişim çağındaki çocukların sağlıklı ve dengeli beslenmesi önceliğimiz. Bu nedenle kolilerde çocuklara yönelik atıştırmalıklara da yer veriyoruz" ifadelerini kullandı. Diyarbakır Çölyak Glutensiz Derneği Başkanı Ekrem Varli, piyasadaki fiyat farkına dikkat çekerek belediyenin desteğinin önemini şu sözlerle anlattı: ’’Normal bir unun kilosu 15-20 lira iken, çölyak hastalarının kullanmak zorunda olduğu unun kilosu 250 TL’yi buluyor. Bir paket normal makarna 20-30 lira iken, glutensiz bir paket makarna 200 lira. Bu durum, dar gelirli bir ailenin bu gıdalara ulaşmasını imkansız hale getiriyor. Belediye tarafından verilen bu koliler, sofralarımıza sadece gıda değil, aile bütçemize de ciddi destek sağladı.’’ Yüksek fiyatların yanı sıra Diyarbakır’da glütensiz ürünlere erişimde de zorluk yaşadıklarını belirten Varli, ürünleri internet üzerinden temin ettiklerini, ancak belediyenin sağladığı destekle bu erişimin kolaylaştığını ifade etti. Belediyenin desteğinin kendilerini mutlu ettiğini ve güçlendirdiğini dile getiren Varli, projenin devam etmesi temennisinde bulundu. Çölyak hastası iki çocuk annesi Zekiye İçlek, çocuklarına 5 yıl önce teşhis konulduğunu ve o dönemde glütensiz ürün bulmakta büyük zorluk yaşadıklarını belirtti. Daha önce glütensiz ürünlere ulaşmak için market market dolaştıklarını ancak ürün bulamadıklarını ifade eden İçlek, belediyenin desteği sayesinde ürünlere artık daha rahat ulaştıklarını kaydetti. Ürünlerin yüksek fiyatları nedeniyle geçmişte ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadıklarını vurgulayan İçlek, düzenli yapılan yardımlar sayesinde aile bütçelerinin rahatladığını ve çocuklarının daha sağlıklı beslenebildiğini söyledi. Çölyak hastası çocuğu bulunan bir diğer vatandaş Şeyhmus Palamut da hastalıkla ilk karşılaştıklarında sürecin oldukça zor geçtiğini ifade etti. Zamanla belediyenin sağladığı destekler sayesinde bu sürecin daha yönetilebilir hale geldiğini belirten Palamut, özellikle son iki yılda yapılan çalışmaların önemli katkılar sunduğunu söyledi. Palamut, ilerleyen süreçte kentin farklı noktalarında glütensiz ürünlerin satılabileceği büfe veya marketlerin açılmasının faydalı olacağını belirterek, desteklerin artarak devam etmesini istediklerini ifade etti.