Yerel Haberler
Diyarbakır
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:51 Diyarbakır’da "11. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması" başladı Diyarbakır’da, 36 ülkeden 44 yarışmacının katılacağı "11. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması" başladı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından, 20-26 Nisan’da gerçekleştirilecek yarışmaya ilişkin Valilik Hevsel Toplantı Salonu’nda basın mensuplarına değerlendirmede bulunan Vali Murat Zorluoğlu, organizasyona ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Vali Zorluoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın din hizmetleri ve dini eğitim alanında bilgi ve tecrübesini uluslararası platforma taşımak, Müslümanlar arasında birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu geliştirmek için birçok çalışma yürüttüğünü ifade ederek, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ülkenin kadim şehirlerinde düzenlediği Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma Yarışması’nın 11’incisinin bugün Diyarbakır’da başladığını ifade etti. Yarışma kapsamında 100’ün üzerinde ülkeye davetiye gönderildiğini aktaran Vali Zorluoğlu, "Toplam 134 yarışmacı başvuruda bulunmuştur. Tasarruf tedbirleri doğrultusunda ön elemeler online şekilde Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından gerçekleştirilmiş ve yarışmacı sayısı da 44’e düşürülmüştür. Diyarbakır’da icra edilecek programa Mısır, Rusya, İran, Tacikistan, Danimarka, Malezya, Yeni Zelanda ve Filistin başta olmak üzere 36 ülkeden toplam 44 yarışmacı katılacaktır" dedi. "Yarışmanın ödül töreni, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecektir" 26 Nisan’daki finalde derecelerin belirleneceğini dile getiren Vali Zorluoğlu, "Yarışmacıların 12’si ’Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma’, 32’si ise ’hafızlık’ kategorisinde yarışacaktır. Ayrıca organizasyon kapsamında 9 jüri üyesi ve 6 organizasyon görevlisi ile toplam 59 kişinin de ilimize gelmesini bekliyoruz. Yarışmanın ödül töreni, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı’mızın himayelerinde 29 Nisan saat 14.00’te gerçekleştirilecektir" diye konuştu. Vali Zorluoğlu, yarışma kapsamında merkez 4 ilçe ve diğer bazı ilçelerde Kur’an-ı Kerim programlarının da icra edileceğini belirterek, şunları kaydetti: "Kur’an-ı Kerim, öyle mukaddes bir kitap ki eline alıp dokunmak, sayfalarını açıp bakmak, okumak, dinlemek, anlamak, üzerinde düşünmek, tefekkür etmek ve onu yaşamak, şüphesiz en güzel ibadettir. Tüm vatandaşlarımızı, Valiliğimizin de önemli bir şekilde destek verdiği bu çok kıymetli programı yakından takip etmeye, bundan maksimum düzeyde yararlanmaya davet ediyorum." Toplantıya Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafiz Osman Şahin, Vali Yardımcısı İlyas Öztürk, Diyarbakır Müftüsü Celal Büyük de katıldı.
Hekimler, meme kanserine dikkat çekmek için yola çıktı
22 Ocak 2026 Perşembe - 09:56 Hekimler, meme kanserine dikkat çekmek için yola çıktı ’Meme Kanserinde Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri Projesi’nin ikinci eğitimi Diyarbakır’da gerçekleşti. Meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekmek ve toplumsal bilinci artırmak amacıyla Roche İlaç Türkiye’nin katkılarıyla hayata geçirilen ‘Meme Kanseri Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri Projesi’nin ikinci halk eğitimi, Türk Cerrahi Derneği, Europa Donna Türkiye ve Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle 16 Ocak’ta Diyarbakır’da düzenlendi. Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda, meme kanseri hakkında temel bilgiler, erken tanı yöntemleri, risk azaltma stratejileri ve bölgesel tarama programlarına katılımın artırılmasına yönelik çözüm önerileri ele alındı. Etkinliğe Türk Cerrahi Derneği Başkanı, Başkent Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Serdar Karaca, Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Diyarbakır Gazi Yaşargil Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurettin Ay, Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Bahri Çakabay, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Prof. Dr. Sadullah Girgin ve Europa Donna Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Derya Subaşı Sezgin katıldı. "Eğitimlerle meme kanseri tanısının daha erken evrede konulmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz" Açılış konuşmasını yapan Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, meme kanserinin dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin başında geldiğini söyledi. Çakmak, Türk Cerrahi Derneği’nin, Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinde ileri evre meme kanserin önüne geçebilmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla oluşturdukları "Meme Kanserinde Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri" projesinin ikinci durağı olarak Şanlıurfa’dan sonra Diyarbakır’da olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Meme kanserinde erken tanının, kadınların hem yaşam sürelerinin hem de hayat kalitelerinin artması adına büyük bir öneme sahip olduğunu aktaran Çakmak, "Bunun için elimizdeki en önemli güç, mamografik tarama programları. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nca mamografik tarama programları ücretsiz olarak 40 yaşın üzerindeki kadınlarda yapılıyor. Ancak kadınların bu tarama programlarına düzenli olarak katılması çok değerli. Bu proje, özellikle lokal ileri ya da ileri evre meme kanseri vakalarının daha sık görüldüğü bölgelerde, derneğimiz tarafından kadınların tarama programlarına katılımını artırmak amacıyla hayata geçirildi" dedi. Diyarbakır’da çok sayıda kadının katılımıyla gerçekleştirilen interaktif toplantıda, kadınların mamografiye erişimde ve taramaya katılımda karşılaştıkları engellerin ele alındığını belirten Çakmak, erken tanı konusunda katılımcıların bilgilendirildiğini ifade etti. Kadınların meme kanserine ilişkin sorularının açık ve anlaşılır biçimde yanıtlandığını vurgulayan Çakmak, bu sayede ülkenin her bölgesinde meme kanseri tanısının daha erken evrede konulmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Toplantının son derece yol gösterici geçtiğini dile getiren Çakmak, 200’ün üzerinde katılımcının yer aldığı etkinlikte yöneltilen soruların, bölgesel düzeyde erken tanının güçlendirilmesine yönelik atılabilecek adımlar açısından önemli bir rehber sunduğunu kaydetti. Bu toplantılardan elde edilen geri bildirimler doğrultusunda hazırlanacak raporların, bölgedeki erken tanı ve tarama programlarına katılımın artırılmasına yönelik atılacak adımlar açısından daha etkili bir yol haritası sunacağını belirten Çakmak, elde edilen verilerin Bakanlık ile paylaşılacağını ifade etti. Şanlıurfa ile başlattıkları saha çalışmalarının ikinci durağının Diyarbakır olduğunu aktaran Çakmak, farkındalık toplantılarının Gaziantep, Kahramanmaraş ve Van’da devam edeceğini söyledi. Bu illerden alınacak geri bildirimler doğrultusunda, farkındalık düzeyindeki eksikliklerin ve kadınların mamografik taramalara katılım nedenlerinin analiz edilerek rapor haline getirileceğini ve Sağlık Bakanlığı’na sunulacağını kaydetti. "Meme kanserinde doğru bilgiye erişim, kendi kendine meme muayenesi ve düzenli mamografi çok önemli" Şimdiye kadar ziyaret edilen iki ilden elde edilen izlenimlere de değinen Çakmak, kadınların özellikle sosyal medyada karşılaştıkları yanlış bilgilerin taramalara katılımı olumsuz etkilediğini belirterek, bu yanlış bilgilendirmelerin giderilmesine yönelik çalışmaların önemine dikkat çekti. "Bilgi güçtür, ama doğru bilgi özellikle meme kanserinde kadınların yaşamasını sağlıyor" diyen Çakmak, konuşmasını şöyle tamamladı: ’’Bu nedenle basında gerçek, doğru ve kanıta dayalı bilgilere yer verilmesi konusunda bazı önlemlerin alınması gerektiği sonucuna vardık. Bir diğer önemli nokta ise mamografiye erişimde yaşanan ulaşım ve erişim zorluklarıydı. Kadınların yaşadıkları yerlere bağlı olarak tarama merkezlerine ulaşmakta sorun yaşadıklarını tespit ettik. Bu noktada Sağlık Bakanlığımızın gezici mamografi üniteleri bulunuyor. Bunların yeniden devreye alınmasının mümkün olabileceğini düşünüyoruz ve bu önerimizi Bakanlığımıza ileteceğiz. Bunun dışında, mamografi sırasında hissedilen ağrı da kadınların mamografiden korkmasında önemli bir faktör. Bu konudaki soru işaretlerini de toplantılarımızda ortadan kaldırdık. Esas amacımız; kadınların kendi kendine meme muayenesini rutin olarak yapmayı öğrenmesi, taramanın ne kadar değerli ve önemli olduğunu bilmesi ve her yıl düzenli olarak mamografi çektirmesi. Bunun yanı sıra, burada edindikleri doğru bilgileri çevrelerindeki kadınlarla paylaşarak her birinin birer meme kanseri konusunda doğru bilgi elçisi olmasını ve bir mum yakarak birçok kadını aydınlanmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz." Toplantı sonrasında katılımcılara kendi kendine muayene yöntemleri de uygulamalı olarak anlatıldı.
8 bin kadına JINKART dağıtıldı
21 Ocak 2026 Çarşamba - 10:19 8 bin kadına JINKART dağıtıldı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin kadınlara yönelik sosyal destek projesi JINKART kapsamında ikinci dönemde 8 bin kadına kart dağıtıldı. Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığının, sosyal güvencesi olmayan kadınların gündelik hayatını kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirdiği JINKART Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar sürüyor. Projenin ilk döneminde 7 bin kadına JINKART dağıtılırken, 8 Eylül 2025’te başlayan ve 18 Eylül itibarıyla sona eren ikinci başvuru döneminde ise toplam 50 bin 519 kadın JINKART için başvuruda bulundu. Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı, yapılan başvuruları belirlenen kriterler doğrultusunda incelemeye aldı. Buna göre, üzerine kayıtlı taşınmazı bulunmayan, herhangi bir işte çalışmayan, 18-64 yaş aralığında olan, indirimli ya da ücretsiz ulaşım kartı kullanmayan ve hane geliri düşük olan kadınların başvuruları değerlendirmeye alındı. Değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından şartları taşıyan 10 bin kadına JINKART verilmesi için çalışma başlatıldı. Kart dağıtımları, Yenişehir ilçesinde bulunan Millet Bahçesindeki JINKART bürosunda gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda şu ana kadar 8 bin kadına kartları teslim edilirken, kalan 2 bin kartın dağıtımı ise devam ediyor. Merkez ve dış ilçelerde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine ait otobüslerde geçerli olacak JINKART’a aylık 90 biniş tanımlanacak. Kadınlara ücretsiz ulaşım hakkı sunan kart, aynı zamanda Büyükşehir Belediyesine bağlı sosyal tesislerde yüzde 10 indirim imkanı sağlıyor. JINKART’ın, kadınların ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda daha görünür, güçlü ve bağımsız bir şekilde yer almasına katkı sunması hedefleniyor.
Dicle’de 2025’in asayiş verileri açıklandı: 1 yılda 546 olay aydınlatıldı, 411 şüpheli yakalandı
21 Ocak 2026 Çarşamba - 09:24 Dicle’de 2025’in asayiş verileri açıklandı: 1 yılda 546 olay aydınlatıldı, 411 şüpheli yakalandı Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde 2025’te meydana gelen 546 olayın tamamı aydınlatıldı, 411 şüpheli yakalandı, Dicle Kaymakamlığı, 2025’te ilçe genelinde meydana gelen asayiş olayları hakkında verileri paylaştı. Dicle genelinde 1 Ocak 2025 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında 546 olayın meydana geldiği belirtilen açıklamada, "Dicle İlçe Jandarma Komutanlığı ve Dicle İlçe Emniyet Amirliğinin titiz ve başarılı çalışmaları sonucunda meydana gelen 546 olayın tamamı aydınlatıldı. Jandarma ve polisin yaptığı çalışmalar sonucunda 411 şüpheli yakalandı, 16 şüpheli ise tutuklandı. İlçe Jandarma komutanlığı ve İlçe Emniyet Amirliği sorumluluk alanında asker ve polisin yaptığı başarılı çalışmalar sonucunda 132 bin 252 araç ve 68 bin 380 şahıs kontrol edildi. Bin 529 araca 8 milyon 280 bin 931 liralık yasal işlem yapıldı. 65 araç trafikten men edildi. İlçe Jandarma Komutanlığı ve İlçe Emniyet Amirliği sorumluluk alanında asker ve polisin yaptığı başarılı çalışmalar sonucunda 2024 yılında 7 tabanca, 7 yivsiz av tüfeği, 1 kuru sıkı tabanca; 2025 yılında ise 4 tabanca, 2 yivsiz av tüfeği ve 1 pompalı tüfek ele geçirildi" denildi. Dicle’de 1 yıla ait mal varlıklarına karşı işlenen 9 önemli suça dair önemli verilerinin de paylaşıldığı açıklamada, "İlçe genelinde 1 Ocak ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında 3 evde hırsızlık olayı, 2 iş yerinden ve kurumdan hırsızlık, 1 motosiklet hırsızlığı, 3 dolandırıcılık olmak üzere, 9 olay meydana geldi. Söz konusu olayların 6’sı İlçe Emniyet Amirliği sorumluluk alanında, 3’ü ise İlçe Jandarma Komutanlığı sorumluluk alanında meydana geldi. Kolluk kuvvetlerinin yaptığı titiz çalışmalar sonucunda söz konusu 9 olayın tamamı aydınlatıldı. Ayrıca yukarıda belirtilen 9 olayın genel toplamında, bir önceki yıla göre ilçede gerçekleşme sayısında yüzde 43,73 oranında azalma oldu" ifadelerine yer verildi. İlçe genelinde 1 yılda meydana gelen ve kişilere karşı işlenen olaylar hakkında da önemli bilgilerin yer aldığı açıklamada, şunlar kaydedildi: "İlçede 1 Ocak 2025 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında 74 kasten yaralama, 3 cinsel taciz, 2 çocuğun cinsel istismarı, 2 cinsel saldırı, 2 kasten öldürme, 3 kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 1 kişilerin huzur ve sükununu bozma, 30 tehdit ve 3 hakaret olayı olmak üzere toplamda 120 olay meydana geldi. Söz konusu olayların 29’u İlçe Emniyet Amirliği sorumluluk alanında, 91 ise İlçe Jandarma Komutanlığı sorumluluk alanında meydana geldi. Meydana gelen söz konusu 120 olayın tamamı jandarma ve polisin titiz çalışmaları sonucu aydınlatıldı. Ayrıca yukarıda belirtilen 120 olayın genel toplamında, bir önceki yıla göre ilçede gerçekleşme sayısında yüzde 14,89 oranında azalma oldu." Dicle’de 1 yılda yapılan KADES ihbarlarına da değinilerek, ’’Dicle genelinde 5 KADES ihbarı alındı. Alınan ihbarlar soncu ortalama olarak polisin intikal süresi 5 dakika 8 saniye, jandarmanın ise ortalama intikal süresi 10 dakika 30 saniye olarak kayıtlara geçti" denildi.
Kulp’ta kar esareti: Pazar esnafının büyük çoğunluğu tezgah açamadı
20 Ocak 2026 Salı - 16:09 Kulp’ta kar esareti: Pazar esnafının büyük çoğunluğu tezgah açamadı Diyarbakır’ın Kulp ilçesini 3 gündür esir alan yoğun kar yağışı ticari hayatı durma noktasına getirdi. İlçenin en büyük pazarlarından olan salı pazarı bu hafta kurulamazken, ürününü satmaya gelen az sayıda esnaf teneke içinde yaktıkları ateşle nöbet tuttu. Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde günlerdir etkili olan ağır kış şartları, günlük yaşamı ve yerel ekonomiyi olumsuz etkilemeye devam ediyor. İlçe genelinde üç gündür aralıksız süren kar yağışı ve ardından gelen dondurucu soğuklar nedeniyle, vatandaşların en önemli alışveriş noktası olan semt pazarları da nasibini aldı. Kulp ilçesi Turgut Özal Mahallesi’nde her hafta binlerce vatandaşın uğrak noktası olan ve yüzlerce tezgahın kurulduğu salı pazarı, bu hafta kar engeline takıldı. Caddelerin kar ve buzla kaplı olması nedeniyle pazar esnafının büyük çoğunluğu tezgah açamadı. Normal şartlarda sabahın erken saatlerinde başlayan pazar hareketliliği, yerini karla kaplı sessiz bir bekleyişe bıraktı. Zorlu hava koşullarına rağmen ekmek parası için pazar yerine gelen az sayıda esnaf ise tezgah açmak yerine kamyonet kasalarından satış yapmaya çalıştı. Özellikle narenciye ve kışlık sebze getiren esnaf, müşteri beklerken dondurucu soğuktan korunmak için teneke varillerin içinde ateş yakarak ısınmaya çalıştı. Pazar esnafından Hasan Yıldız, kış şartlarının bellerini büktüğünü belirterek yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi: ’’Biz her hafta salı günü buraya gelir, tezgahımızı kurar, rızkımızı arardık. Ancak son iki haftadır Kulp’ta kış çok çetin geçiyor. Geçen hafta da zorlandık, bu hafta ise kar ve buzlanma nedeniyle tezgah açacak yer bile bulamadık. Soğuk hava hem ürünü donduruyor hem de vatandaşı dışarı çıkarmıyor. Çoğu arkadaşımız gelemedi, gelenler de ateş başında ısınarak günü kurtarmaya çalışıyor. Satışlarımız durma noktasına geldi."
Aç kalan kaya sansarı evlerin dibine kadar indi
20 Ocak 2026 Salı - 16:03 Aç kalan kaya sansarı evlerin dibine kadar indi Diyarbakır’ın Kulp ilçesini etkisi altına alan ve üç gün süren yoğun kar yağışı, doğadaki yaşamı zorlaştırdı. Hamzalı Mahallesi Çöl mezrasında aç kalan bir kaya sansarı, yiyecek bulmak umuduyla yerleşim alanına inince güvenlik kameralarına yansıdı. Kulp ilçesinde günlerdir etkili olan ağır kış şartları, sadece insanları değil yaban hayatını da olumsuz etkiliyor. İlçe genelinde üç gündür aralıksız devam eden kar yağışı sonrası her yer beyaz örtüyle kaplanırken, doğada yiyecek bulmakta zorlanan hayvanlar çareyi insan yerleşimlerine inmekte buldu. Kulp ilçesine bağlı kırsal Hamzalı Mahallesi Çöl mezrasında bir bağ evinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler, doğadaki zorlu yaşam mücadelesini gözler önüne serdi. Gece saatlerinde kaydedilen görüntülerde, bölgede nadir görülen ve kaya sansarı olduğu belirlenen yabani bir hayvanın, karla kaplı bahçede yiyecek aradığı görüldü. Bölgeyi etkisi altına alan yoğun kar yağışı nedeniyle arazinin tamamen kapanması, avlanma imkanlarını kısıtladı. Normal şartlarda insanlardan uzak durmasıyla bilinen ve utangaç bir tür olan kaya sansarının, açlık dürtüsüyle yerleşim yerinin içine kadar girmesi kış şartlarının ağırlığını ortaya koydu. Güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan o anlarda sansarın kar üzerinde hızlı ve temkinli adımlarla ilerlediği, etrafı koklayarak yiyecek bir şeyler aradığı ve ardından gözden kaybolduğu görüldü. Bölge sakinleri, kar yağışının yoğun olduğu dönemlerde tilki ve sansar gibi yaban hayvanlarının evlerin yakınına kadar geldiğini belirtti.
Aç kalan kaya sansarı evlerin dibine kadar indi
20 Ocak 2026 Salı - 15:58 Aç kalan kaya sansarı evlerin dibine kadar indi Diyarbakır’ın Kulp ilçesini etkisi altına alan ve 3 gün süren yoğun kar yağışı, doğadaki yaşamı zorlaştırdı. Hamzalı Mahallesi Çöl mezrasında aç kalan bir kaya sansarı, yiyecek bulmak umuduyla yerleşim alanına inince güvenlik kameralarına yansıdı. Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde günlerdir etkili olan ağır kış şartları, sadece insanları değil yaban hayatını da olumsuz etkiliyor. İlçe genelinde üç gündür aralıksız devam eden kar yağışı sonrası her yer beyaz örtüyle kaplanırken, doğada yiyecek bulmakta zorlanan hayvanlar çareyi insan yerleşimlerine inmekte buldu. Kulp ilçesine bağlı kırsal Hamzalı Mahallesi Çöl mezrasında bir bağ evinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler, doğadaki zorlu yaşam mücadelesini gözler önüne serdi. Gece saatlerinde kaydedilen görüntülerde, bölgede nadir görülen ve "Kaya Sansarı" olduğu belirlenen yabani bir hayvanın, karla kaplı bahçede yiyecek aradığı görüldü. Bölgeyi etkisi altına alan yoğun kar yağışı nedeniyle arazinin tamamen kapanması, avlanma imkanlarını kısıtladı. Normal şartlarda insanlardan uzak durmasıyla bilinen ve utangaç bir tür olan kaya sansarının, açlık dürtüsüyle yerleşim yerinin içine kadar girmesi kış şartlarının ağırlığını ortaya koydu. Güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan o anlarda sansarın kar üzerinde hızlı ve temkinli adımlarla ilerlediği, etrafı koklayarak yiyecek bir şeyler aradığı ve ardından gözden kaybolduğu görüldü. Bölge sakinleri, kar yağışının yoğun olduğu dönemlerde tilki ve sansar gibi yaban hayvanlarının evlerin yakınına kadar geldiğini belirtti.